IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Reklam Ver

  IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası Üyelere Özel Antikacı

Forum tutkunlarının tek adresi Türkiye Sohbet Odaları Sohbetteyiz herkes burda

ayna chat muhabbetbayilik veren firmalar

Şeker Shell  Sohbet


Antikacı

Geçmişe dair tüm konulara bu başlık altından ulaşabilirsiniz.



2Beğeni(ler)
  • 1 Post By Hesna
  • 1 Post By Ocean

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19 Mart 2018, 19:46   #1
Çevrimdışı
Dünden bugüne İETT otobüsleri


-- Sponsor Baglantı --


Kökleri 19. yüzyılın son çeyreğine dek uzanan İETT İşletmeleri, 87 yıldan beri kesintisiz şekilde vermekte olduğu "otobüs" hizmetiyle kentiçi ulaşım yükünün önemli bir bölümünü omuzlamakta ve İstanbulluları kar, yağmur, çamur demeden gidecekleri yere nakletmeye gayret etmektedir. Âşinâ olduğumuz belediye arabalarının geçmişten günümüze kadar süregelen tarihini kısa atıflarla okumak ve öğrenmek isterseniz, işte buyurun "Dünden Bugüne İETT Otobüsleri":



İLK OTOBÜSLER 1927'DE GELDİ

1871 yılının 31 Temmuz'undan itibaren atlı, 1913'ün yaz aylarından itibarense elektrikli tramvaylarla tanışan İstanbullular, raylı sistem işletilmesine teknik anlamda müsait olmayan semtler arasında çalıştırılmak üzere satın alınan lâstik tekerlekli araçlara, yani "otobüs"lere ilk defa 1927 yılının Eylül ayında merhaba dedi.



İLK OTOBÜS HATTI BEYAZIT - ESKİPOSTANE ARASI

Tramvay İdaresi tarafından satın alınan Renault-Scémia marka tahta kasalı 4 otobüs, 21 Ekim 1927 gününden itibaren "Beyazıt Meydanı-Bakırcılar-Fuatpaşa-Mercan-Sultanhamam-Yenicami Eski Postane" arasında hizmet vermeye başladı. Bu mesafeyi kestirmeden ve yalnızca 15 dakika zarfında inip-çıkan otobüsler, halk tarafından çok tutuldu.





1931'DE TAKSİM-BEŞİKTAŞ HATTI AÇILDI

14 Ağustos 1928 tarihinden itibaren hat daha ileriye, Karaköy'e kadar uzatıldı. Böylelikle İstanbul'un otobüsleri ilk kez köprü atlamaya başladılar. Bir süre sonra ilk hattımızın biraz daha yukarıya, Beyoğlu üzerinden Taksim meydanına kadar işletilmesi kararlaştırıldı. 1929 senesi içinde artık "Beyazıt-Taksim" arasında günboyu servis yapılmaktaydı. Hat, 1931'den itibaren "Taksim-Beşiktaş" şeklinde çalışır hale getirildi



PARÇA YOKLUĞUNDAN OTOBÜSLER ÇALIŞTIRILMADI

İkinci Dünya Savaşı yıllarında yedek parça yokluğu nedeniyle Renaultlar hizmetdışı bırakılınca, İstanbul kısa bir süre otobüssüz kaldı ve kentiçi ulaşım yine eskiden olduğu gibi tramvaylarla sağlanmaya çalışıldı.




KAMYON SATIN ALIP OTOBÜSE ÇEVİRDİK

Savaş nedeniyle hemen hiçbir dış üretici Türkiye'ye otobüs satmadığı, daha doğrusu satamadığı için, İdare bu tıkanıklığı aşmak için bir araçözüm buldu. "Kamyon şasileri"nin üzerine otobüs imal edilecekti. Bu amaçla İsveç'ten 15 adet kamyon satın alındı ve kasaları çıkartılarak yürür aksamları üzerine Elmadağ Belediye atölyesinde yolcu kabini giydirilmeye başlandı.







Scania marka otobüslerden ilki 1943'ün Nisan ayından itibaren halkın hizmetine sunuldu. Bunu diğerleri izledi. Her ne kadar konfordan bir hayli uzak olsalar da, o buhran döneminde dahi İstanbulluları bir şekilde taşıma görevini üstlenerek büyük bir başarının altına imza attılar. Scanialar artık Eminönü ile Kocamustafapaşa, Maltepe ve Rami semtleri arasında mekik dokumaktaydı.





Kamyondan bozma araçları, aynı yıl Amerika'dan satın alınan Gasoille-White orijinal otobüsler takibetti. Uzun ve sıkıntılı bir yolculuktan sonra parçaları sandıklar halinde İstanbul'a ulaştırılan ve yine Elmadağ atölyelerinde montajı yapılan 9 adet White otobüs, 1943'ün yaz aylarında "Taksim-Beşiktaş" ve "Eminönü-Beşiktaş" hatlarında seferlere başladı.







İLK BURUNSUZ OTOBÜSLER

1945 yılında ilk defa burunsuz otobüslerle, Scania-Vabis B-41'lerle şenlenen İstanbul caddeleri, aslında yine bir ilke tanıklık etmekteydi: Yeni alınan otobüslerin "direksiyonları sağda"ydı. Trafik akışı içinde birtakım sıkıntılara sebep olsalar da 4 yıl boyunca "Taksim-Boğaziçi-Sarıyer" hattında çalıştırılan Scania-Vabisler, aynı zamanda İdare'nin ilk burunsuz araçlarıydı.







ANKARA'YA OTOBÜS GÖNDERİLDİ KADIKÖY OTOBÜSSÜZ KALDI

1946'da Amerika'dan temin edilen Ford marka 6 otobüsten beşi, yine aynı senenin sonbaharında büyük bir yangın geçiren Ankara Otobüs İdaresi'ne destek amacıyla başkente gönderildi. Kentin Anadolu yakasında çalıştırılmakta olan Fordların filodan ayrılmasıyla birlikte, Kadıköy-Üsküdar-Hasanpaşa-Bostancı bölgesi yeniden otobüssüz kaldı.







İETT'nin araç yetersizliği nedeniyle Kadıköy yakasında hizmet verememesi üzerine bu kez ÜKHT (Üsküdar-Kadıköy Havalisi Tramvay) Şirketi kendi imkânlarıyla 8 adet Amerikan malı Twin-Coach otobüs satın alarak Kadıköy ile Suadiye, Bostancı, Caddebostan, Erenköy semtleri ve Üsküdar-Kısıklı arasında işletmeye başladı.





1947 yılında İETT İdaresi ilk defa toplu otobüs alımı yaptı ve yine İsveç'ten, bu kez tam 50 araç birden satın aldı. Bu sayede şehirde işlemekte olan filo 79'a yükseldi. Artık tramvaylarla birlikte hatırı sayılır bir otobüs filosu da, 7 ayrı hatta birden İstanbulluların emrindeydi.





1952'DE HAT SAYISI 29'A YÜKSELDİ

1951 ve 52 yıllarında Federal Almanya'dan iki ayrı alım halinde 100 otobüs temin edildi. Büssing 5500/6000 TU.10 model otobüslerin hizmete girmesiyle birlikte İstanbul'daki otobüs hatlarının sayısı ciddi bir artış göstererek 29'a yükseldi.





1954 yılında yine Büssing marka, ama öncekilere nazaran kısa boylu ve az kapasiteli 50 adet 4500-TU.5 model otobüs daha getirildi. Bu alımla birlikte İETT İdaresi'nin vişne çürüğü-krem renklere boyalı araç parkı 202'ye çıktı.







İETT HER İKİ YAKAYA DA HİZMET VERMEYE BAŞLADI

1955'de Mercedes O321H model otobüsler satın alındı. Araçlar genellikle Boğaziçi hatlarında ve Tünel servislerinde kullanılmaya başlandı. Aynı yıl şehrin Kadıköy bölgesinden sorumlu ÜKHT İdaresi lâğvedilerek İETT'ye katıldı. Böylece her iki yakadaki toplutaşıma hizmeti tek elden verilmeye başlandı.





1956-57 yıllarında Çekoslavakya'dan toplam 300 otobüs birden getirtilerek filonun gençleşmesi ve hizmet verilemeyen bölgelere de, Skoda RO-706 model yeni otobüsler sayesinde servislerin ulaşması sağlandı.







1958-61 seneleri arasında İETT yeni bir alım programını daha pratiğe aktardı ve Almanya ile toplam 135 otobüslük bir anlaşma yaptı. 3 farklı marka ve modelden oluşan otobüslerin ilk grubu, 1958'in Aralık ayından itibaren hizmete giren 75 araçlık Mercedes O321H-L'lerdi.





1959'da, programın ikinci kısmını teşkil eden 30 adet Büssing 6500-TU.10 model uzun otobüs sefere başladı. Kapasiteleri oldukça fazla olan Büssingler, yolcu talebinin yoğun olduğu Kocamustafapaşa, Taşlıtarla, Zeytinburnu gibi hatlarda hizmete girdi.





1960'da 30 adet Magirus Saturn-II model otobüs demiryoluyla İstanbul'a getirildi. Tünel'den hareket eden ve prestij hatlar olarak kabul edilen Levend, Kurtuluş, Maçka ve Etiler servislerinde çalıştırılmaya başlandı







Bu arada İdare, 1959 yılının son çeyreğinde deneme amacıyla kentin ilk "üç kapılı" otobüslerini getirterek Sarıyer hattında hizmete soktu. Yapılan tecrübe seferlerinde, diğerlerine göre daha fazla yolcu taşımalarına rağmen, İstanbul'un dar caddelerinde Mercedes O317 model otobüslerden yeterli ölçüde verim alınamadığı görülerek, planlanan 100 adetlik alımın devamı getirilmedi. Eldeki 2 adet ilk "3 kapılı" otobüslerimiz ise geri gönderilmeyerek, 1977 yılına kadar toplutaşıma hizmetine devam etti.



1961 yılında tramvay seferlerine son verilmesi üzerine, yeni bir toplutaşıma sistemi devreye sokuldu: "Troleybüsler"... Üzerindeki bir çift troley direği yardımıyla, havada gerili tellerden hareket enerjisini alan, ancak tramvay gibi raylar üzerinde değil, otobüs gibi kısmen bağımsız hareket edebilen lâstik tekerlekli bu ilginç taşıta İstanbullar isim takmakta gecikmedi: "Boynuzlular"...





Genellikle eski tramvayların geçtiği yollardan çalışacak şekilde kurgulanan troleybüs şebekesi 1960-62 yılları arasında tamamlandı ve ilk araçlar 1961'in Mayıs ayından itibaren "Eminönü-Topkapı" hattında törenle seferlere başladı. Bunu diğer servisler izledi. Şebekenin hizmet verdiği hat adedi kısa sürede 16'ya ulaştı.







İtalya'dan satın alınan 100 adet Ansaldo San Giorgio marka troleybüs, 1984'e kadar İstanbul'da hizmetini sürdürdü. Seksenlerin ilk yarısında doruğa çıkan elektrik kesintileri yüzünden trafiği aksattıkları gerekçesiyle troleybüs hizmetine son verildi. Arabaların bir kısmı ESHOT İdaresi'ne devredildi ve 1992 yılına kadar İzmir'de çalışmaya devam etti.





1961 yılında yine Çekoslavakya'dan, ancak daha önce getirilenlerin daha gelişmiş versiyonu olan Skoda RTO-Max model otobüsler satın alındı. 21 otobüslük mini filo 1980'e kadar hizmet verdi. Fokurdayan bir motor sesine sahiboldukları için, halk arasındaki isimleri "çaydanlık"tı.





1984'de hizmetdışı kalan "Tosun"un orijinaline benzeri 2014'de İETT İkitelli atölyelerinde yeniden imal edildi. Bu aracın elektrik motoru desteğiyle turistik amaçlı "Sultanahmed-Taksim" hattında hizmet vermesi düşünülmektedir







1968 senesinde İngiltere'den toplu bir alım yapıldı. 1968-69 yıllarına yayılan iki sene zarfında toplam 300 Leyland temin edilerek servise verildi. Yarı-otomatik vitesli, debriyajı bulunmayan Leyland-Levend MCW 45/34 serisi otobüsler İstanbullularca çok sevildi, beğenildi.





Şehrin hemen her hattında görev yapan Leylandlar, yarı-alçak tabanlı profilleri, özel bir bölme şeklinde dizayn edilen arka sahanlıkları ve yine kendilerine özgü tıkırtılı motor sesleriyle, çekilen birçok yerli filmde yahut binlerce fotoğraf karesinde kadraja girdiler





1970-73 seneleri arasında yerli imalât vasıta alımına hız verildi. Büssing firmasından 178 adet U-47 model otobüs satın alındı. Bu araçların imalâtında da kamyon şasileri kullanıldığı için biraz denge sorunları yaşasalar ve halk arasında "Yürüyen Pisa Kuleleri" lâkabıyla anılsalar da, çeyrek asra yakın bir süre İETT'ye hizmet ettiler.





Montajları Uzunçayır'daki fabrikada yapılan ve ağırlıklı olarak İstanbul'un Suriçi bölgesiyle batı yakasında yolcu taşıyan Büssingler, yetmişlere ve seksenlere damgasını vuran arabalar olarak halkın belleğine yerleştiler.





Aynı firmanın ayrıca kısa (solo) modellerinden de 305 adet alındı. IK-260 model otobüsler de İstanbul'un hemen her hattında sefere başladılar. Bu modellerin de İETT'nin diğer vasıtalarından ayrılan bir özelliği vardı: Yeni otobüsler "iki" değil, "üç kapılı"ydı.





1991 yılından itibaren Macaristan'dan ikinci nesil İkarusların satın alınmasına başlandı. Önce 130 adetlik IK-280 model lâcivert-kavuniçi boyalı körüklü otobüsler getirildi. Bunların sefere girmesiyle birlikte 1979'dan beri hizmet vermekte olan ilk nesil körüklü İkaruslar emekli edildi.





1991-94 yılları arasında toplam 1249 adet solo İkarus filoya dahil oldu. Bunlar da ilk nesiller gibi 3 kapılı, ancak lâcivert-kavuniçi boyalıydı. Yeni otobüslerin hizmete alınmasıyla birlikte İdare'nin eski araçları topluca servisten çekildi.





DOĞALGAZLA ÇALIŞAN OTOBÜSLER

1993'de İdare'de ilk defa "doğalgaz"la çalışan otobüsler sefere başladı. Topluca satın alınan 1249 tane solo İkarus'un içlerinden 100'ü, tavanlarının üzerinde doğalgaz tüpleri taşımaktaydı. İETT'nin Hasanpaşa Garajı'ndaki dolum tesislerinden beslenen otobüsler, sadece Anadolu yakasındaki hatlarda görev aldılar.





İLK ÇİFT KATLI OTOBÜSLER
1993-94 yıllarında İstanbul'a ilk defa "iki katlı" otobüsler getirtildi. İngiltere'nin DAF-Optare firmasınca üretilen katlı otobüsler, kendileri için özel olarak açılan turistik hatlarda çalışmaya başladı. Bilet fiyatları diğer otobüslere nazaran daha pahalı tutulan DAF'lar Emirgân, Bakırköy, Bostancı, Beykoz, Kartal ve Boğaz köprüsü geçişli hatlarda yolcu taşıdılar.





1995-96 yılları arasında Hollanda'nın Berkhof firması tarafında imal edilen Premier model "alçak tabanlı" otobüsler, özürlü hatları olarak adlandırılan servislerde, yine özel hat numaraları altında hizmete girdi. Basamağı bulunmayan Berkhoflar, tekerlekli sandalyelerin rahatlıkla biniş ve inişlerine olanak sağlıyordu



2006-2007 yılları zarfında Mercedes üreticisinden bu kez 394 adet Citaro model solo otobüs alınarak hizmete girdi. Alçak taban özelliğine sahip Citaro-O530 tipindeki araçlar, günümüzde kentiçi hatlarında çalışmayı sürdürmektedir.





2006'da Citaro model otobüslerin O530-G körüklü modellerinden de 100 adet getirtildi. Araçlar, halen Metrobüs de dahil olmak üzere İETT'nin çeşitli hatlarında servise verilmektedir
Kökleri 19. yüzyılın son çeyreğine dek uzanan İETT İşletmeleri, 87 yıldan beri kesintisiz şekilde vermekte olduğu "otobüs" hizmetiyle kentiçi ulaşım yükünün önemli bir bölümünü omuzlamakta ve İstanbulluları kar, yağmur, çamur demeden gidecekleri yere nakletmeye gayret etmektedir. Âşinâ olduğumuz belediye arabalarının geçmişten günümüze kadar süregelen tarihini kısa atıflarla okumak ve öğrenmek isterseniz, işte buyurun "Dünden Bugüne İETT Otobüsleri":



İLK OTOBÜSLER 1927'DE GELDİ

1871 yılının 31 Temmuz'undan itibaren atlı, 1913'ün yaz aylarından itibarense elektrikli tramvaylarla tanışan İstanbullular, raylı sistem işletilmesine teknik anlamda müsait olmayan semtler arasında çalıştırılmak üzere satın alınan lâstik tekerlekli araçlara, yani "otobüs"lere ilk defa 1927 yılının Eylül ayında merhaba dedi.



İLK OTOBÜS HATTI BEYAZIT - ESKİPOSTANE ARASI

Tramvay İdaresi tarafından satın alınan Renault-Scémia marka tahta kasalı 4 otobüs, 21 Ekim 1927 gününden itibaren "Beyazıt Meydanı-Bakırcılar-Fuatpaşa-Mercan-Sultanhamam-Yenicami Eski Postane" arasında hizmet vermeye başladı. Bu mesafeyi kestirmeden ve yalnızca 15 dakika zarfında inip-çıkan otobüsler, halk tarafından çok tutuldu.





1931'DE TAKSİM-BEŞİKTAŞ HATTI AÇILDI

14 Ağustos 1928 tarihinden itibaren hat daha ileriye, Karaköy'e kadar uzatıldı. Böylelikle İstanbul'un otobüsleri ilk kez köprü atlamaya başladılar. Bir süre sonra ilk hattımızın biraz daha yukarıya, Beyoğlu üzerinden Taksim meydanına kadar işletilmesi kararlaştırıldı. 1929 senesi içinde artık "Beyazıt-Taksim" arasında günboyu servis yapılmaktaydı. Hat, 1931'den itibaren "Taksim-Beşiktaş" şeklinde çalışır hale getirildi



PARÇA YOKLUĞUNDAN OTOBÜSLER ÇALIŞTIRILMADI

İkinci Dünya Savaşı yıllarında yedek parça yokluğu nedeniyle Renaultlar hizmetdışı bırakılınca, İstanbul kısa bir süre otobüssüz kaldı ve kentiçi ulaşım yine eskiden olduğu gibi tramvaylarla sağlanmaya çalışıldı.




KAMYON SATIN ALIP OTOBÜSE ÇEVİRDİK

Savaş nedeniyle hemen hiçbir dış üretici Türkiye'ye otobüs satmadığı, daha doğrusu satamadığı için, İdare bu tıkanıklığı aşmak için bir araçözüm buldu. "Kamyon şasileri"nin üzerine otobüs imal edilecekti. Bu amaçla İsveç'ten 15 adet kamyon satın alındı ve kasaları çıkartılarak yürür aksamları üzerine Elmadağ Belediye atölyesinde yolcu kabini giydirilmeye başlandı.







Scania marka otobüslerden ilki 1943'ün Nisan ayından itibaren halkın hizmetine sunuldu. Bunu diğerleri izledi. Her ne kadar konfordan bir hayli uzak olsalar da, o buhran döneminde dahi İstanbulluları bir şekilde taşıma görevini üstlenerek büyük bir başarının altına imza attılar. Scanialar artık Eminönü ile Kocamustafapaşa, Maltepe ve Rami semtleri arasında mekik dokumaktaydı.





Kamyondan bozma araçları, aynı yıl Amerika'dan satın alınan Gasoille-White orijinal otobüsler takibetti. Uzun ve sıkıntılı bir yolculuktan sonra parçaları sandıklar halinde İstanbul'a ulaştırılan ve yine Elmadağ atölyelerinde montajı yapılan 9 adet White otobüs, 1943'ün yaz aylarında "Taksim-Beşiktaş" ve "Eminönü-Beşiktaş" hatlarında seferlere başladı.







İLK BURUNSUZ OTOBÜSLER

1945 yılında ilk defa burunsuz otobüslerle, Scania-Vabis B-41'lerle şenlenen İstanbul caddeleri, aslında yine bir ilke tanıklık etmekteydi: Yeni alınan otobüslerin "direksiyonları sağda"ydı. Trafik akışı içinde birtakım sıkıntılara sebep olsalar da 4 yıl boyunca "Taksim-Boğaziçi-Sarıyer" hattında çalıştırılan Scania-Vabisler, aynı zamanda İdare'nin ilk burunsuz araçlarıydı.







ANKARA'YA OTOBÜS GÖNDERİLDİ KADIKÖY OTOBÜSSÜZ KALDI

1946'da Amerika'dan temin edilen Ford marka 6 otobüsten beşi, yine aynı senenin sonbaharında büyük bir yangın geçiren Ankara Otobüs İdaresi'ne destek amacıyla başkente gönderildi. Kentin Anadolu yakasında çalıştırılmakta olan Fordların filodan ayrılmasıyla birlikte, Kadıköy-Üsküdar-Hasanpaşa-Bostancı bölgesi yeniden otobüssüz kaldı.







İETT'nin araç yetersizliği nedeniyle Kadıköy yakasında hizmet verememesi üzerine bu kez ÜKHT (Üsküdar-Kadıköy Havalisi Tramvay) Şirketi kendi imkânlarıyla 8 adet Amerikan malı Twin-Coach otobüs satın alarak Kadıköy ile Suadiye, Bostancı, Caddebostan, Erenköy semtleri ve Üsküdar-Kısıklı arasında işletmeye başladı.





1947 yılında İETT İdaresi ilk defa toplu otobüs alımı yaptı ve yine İsveç'ten, bu kez tam 50 araç birden satın aldı. Bu sayede şehirde işlemekte olan filo 79'a yükseldi. Artık tramvaylarla birlikte hatırı sayılır bir otobüs filosu da, 7 ayrı hatta birden İstanbulluların emrindeydi.





1952'DE HAT SAYISI 29'A YÜKSELDİ

1951 ve 52 yıllarında Federal Almanya'dan iki ayrı alım halinde 100 otobüs temin edildi. Büssing 5500/6000 TU.10 model otobüslerin hizmete girmesiyle birlikte İstanbul'daki otobüs hatlarının sayısı ciddi bir artış göstererek 29'a yükseldi.





1954 yılında yine Büssing marka, ama öncekilere nazaran kısa boylu ve az kapasiteli 50 adet 4500-TU.5 model otobüs daha getirildi. Bu alımla birlikte İETT İdaresi'nin vişne çürüğü-krem renklere boyalı araç parkı 202'ye çıktı.







İETT HER İKİ YAKAYA DA HİZMET VERMEYE BAŞLADI

1955'de Mercedes O321H model otobüsler satın alındı. Araçlar genellikle Boğaziçi hatlarında ve Tünel servislerinde kullanılmaya başlandı. Aynı yıl şehrin Kadıköy bölgesinden sorumlu ÜKHT İdaresi lâğvedilerek İETT'ye katıldı. Böylece her iki yakadaki toplutaşıma hizmeti tek elden verilmeye başlandı.





1956-57 yıllarında Çekoslavakya'dan toplam 300 otobüs birden getirtilerek filonun gençleşmesi ve hizmet verilemeyen bölgelere de, Skoda RO-706 model yeni otobüsler sayesinde servislerin ulaşması sağlandı.







1958-61 seneleri arasında İETT yeni bir alım programını daha pratiğe aktardı ve Almanya ile toplam 135 otobüslük bir anlaşma yaptı. 3 farklı marka ve modelden oluşan otobüslerin ilk grubu, 1958'in Aralık ayından itibaren hizmete giren 75 araçlık Mercedes O321H-L'lerdi.





1959'da, programın ikinci kısmını teşkil eden 30 adet Büssing 6500-TU.10 model uzun otobüs sefere başladı. Kapasiteleri oldukça fazla olan Büssingler, yolcu talebinin yoğun olduğu Kocamustafapaşa, Taşlıtarla, Zeytinburnu gibi hatlarda hizmete girdi.





1960'da 30 adet Magirus Saturn-II model otobüs demiryoluyla İstanbul'a getirildi. Tünel'den hareket eden ve prestij hatlar olarak kabul edilen Levend, Kurtuluş, Maçka ve Etiler servislerinde çalıştırılmaya başlandı







Bu arada İdare, 1959 yılının son çeyreğinde deneme amacıyla kentin ilk "üç kapılı" otobüslerini getirterek Sarıyer hattında hizmete soktu. Yapılan tecrübe seferlerinde, diğerlerine göre daha fazla yolcu taşımalarına rağmen, İstanbul'un dar caddelerinde Mercedes O317 model otobüslerden yeterli ölçüde verim alınamadığı görülerek, planlanan 100 adetlik alımın devamı getirilmedi. Eldeki 2 adet ilk "3 kapılı" otobüslerimiz ise geri gönderilmeyerek, 1977 yılına kadar toplutaşıma hizmetine devam etti.



1961 yılında tramvay seferlerine son verilmesi üzerine, yeni bir toplutaşıma sistemi devreye sokuldu: "Troleybüsler"... Üzerindeki bir çift troley direği yardımıyla, havada gerili tellerden hareket enerjisini alan, ancak tramvay gibi raylar üzerinde değil, otobüs gibi kısmen bağımsız hareket edebilen lâstik tekerlekli bu ilginç taşıta İstanbullar isim takmakta gecikmedi: "Boynuzlular"...





Genellikle eski tramvayların geçtiği yollardan çalışacak şekilde kurgulanan troleybüs şebekesi 1960-62 yılları arasında tamamlandı ve ilk araçlar 1961'in Mayıs ayından itibaren "Eminönü-Topkapı" hattında törenle seferlere başladı. Bunu diğer servisler izledi. Şebekenin hizmet verdiği hat adedi kısa sürede 16'ya ulaştı.







İtalya'dan satın alınan 100 adet Ansaldo San Giorgio marka troleybüs, 1984'e kadar İstanbul'da hizmetini sürdürdü. Seksenlerin ilk yarısında doruğa çıkan elektrik kesintileri yüzünden trafiği aksattıkları gerekçesiyle troleybüs hizmetine son verildi. Arabaların bir kısmı ESHOT İdaresi'ne devredildi ve 1992 yılına kadar İzmir'de çalışmaya devam etti.





1961 yılında yine Çekoslavakya'dan, ancak daha önce getirilenlerin daha gelişmiş versiyonu olan Skoda RTO-Max model otobüsler satın alındı. 21 otobüslük mini filo 1980'e kadar hizmet verdi. Fokurdayan bir motor sesine sahiboldukları için, halk arasındaki isimleri "çaydanlık"tı.





1984'de hizmetdışı kalan "Tosun"un orijinaline benzeri 2014'de İETT İkitelli atölyelerinde yeniden imal edildi. Bu aracın elektrik motoru desteğiyle turistik amaçlı "Sultanahmed-Taksim" hattında hizmet vermesi düşünülmektedir







1968 senesinde İngiltere'den toplu bir alım yapıldı. 1968-69 yıllarına yayılan iki sene zarfında toplam 300 Leyland temin edilerek servise verildi. Yarı-otomatik vitesli, debriyajı bulunmayan Leyland-Levend MCW 45/34 serisi otobüsler İstanbullularca çok sevildi, beğenildi.





Şehrin hemen her hattında görev yapan Leylandlar, yarı-alçak tabanlı profilleri, özel bir bölme şeklinde dizayn edilen arka sahanlıkları ve yine kendilerine özgü tıkırtılı motor sesleriyle, çekilen birçok yerli filmde yahut binlerce fotoğraf karesinde kadraja girdiler





1970-73 seneleri arasında yerli imalât vasıta alımına hız verildi. Büssing firmasından 178 adet U-47 model otobüs satın alındı. Bu araçların imalâtında da kamyon şasileri kullanıldığı için biraz denge sorunları yaşasalar ve halk arasında "Yürüyen Pisa Kuleleri" lâkabıyla anılsalar da, çeyrek asra yakın bir süre İETT'ye hizmet ettiler.





Montajları Uzunçayır'daki fabrikada yapılan ve ağırlıklı olarak İstanbul'un Suriçi bölgesiyle batı yakasında yolcu taşıyan Büssingler, yetmişlere ve seksenlere damgasını vuran arabalar olarak halkın belleğine yerleştiler.





Aynı firmanın ayrıca kısa (solo) modellerinden de 305 adet alındı. IK-260 model otobüsler de İstanbul'un hemen her hattında sefere başladılar. Bu modellerin de İETT'nin diğer vasıtalarından ayrılan bir özelliği vardı: Yeni otobüsler "iki" değil, "üç kapılı"ydı.





1991 yılından itibaren Macaristan'dan ikinci nesil İkarusların satın alınmasına başlandı. Önce 130 adetlik IK-280 model lâcivert-kavuniçi boyalı körüklü otobüsler getirildi. Bunların sefere girmesiyle birlikte 1979'dan beri hizmet vermekte olan ilk nesil körüklü İkaruslar emekli edildi.





1991-94 yılları arasında toplam 1249 adet solo İkarus filoya dahil oldu. Bunlar da ilk nesiller gibi 3 kapılı, ancak lâcivert-kavuniçi boyalıydı. Yeni otobüslerin hizmete alınmasıyla birlikte İdare'nin eski araçları topluca servisten çekildi.





DOĞALGAZLA ÇALIŞAN OTOBÜSLER

1993'de İdare'de ilk defa "doğalgaz"la çalışan otobüsler sefere başladı. Topluca satın alınan 1249 tane solo İkarus'un içlerinden 100'ü, tavanlarının üzerinde doğalgaz tüpleri taşımaktaydı. İETT'nin Hasanpaşa Garajı'ndaki dolum tesislerinden beslenen otobüsler, sadece Anadolu yakasındaki hatlarda görev aldılar.





İLK ÇİFT KATLI OTOBÜSLER
1993-94 yıllarında İstanbul'a ilk defa "iki katlı" otobüsler getirtildi. İngiltere'nin DAF-Optare firmasınca üretilen katlı otobüsler, kendileri için özel olarak açılan turistik hatlarda çalışmaya başladı. Bilet fiyatları diğer otobüslere nazaran daha pahalı tutulan DAF'lar Emirgân, Bakırköy, Bostancı, Beykoz, Kartal ve Boğaz köprüsü geçişli hatlarda yolcu taşıdılar.





1995-96 yılları arasında Hollanda'nın Berkhof firması tarafında imal edilen Premier model "alçak tabanlı" otobüsler, özürlü hatları olarak adlandırılan servislerde, yine özel hat numaraları altında hizmete girdi. Basamağı bulunmayan Berkhoflar, tekerlekli sandalyelerin rahatlıkla biniş ve inişlerine olanak sağlıyordu



2006-2007 yılları zarfında Mercedes üreticisinden bu kez 394 adet Citaro model solo otobüs alınarak hizmete girdi. Alçak taban özelliğine sahip Citaro-O530 tipindeki araçlar, günümüzde kentiçi hatlarında çalışmayı sürdürmektedir.





2006'da Citaro model otobüslerin O530-G körüklü modellerinden de 100 adet getirtildi. Araçlar, halen Metrobüs de dahil olmak üzere İETT'nin çeşitli hatlarında servise verilmektedir
__________________
Eğer "dokuz" CanLı oLsaydın biLe En fazLa "sekiz" kez kaçabiLirdin öLümden..
BiLki "
yedi" düveLe suLtan oLsan dahi Yerin "aLtı" mekan oLacak sana
En fazLa "beş" metre kumaş götürebileceksin Kapatacaksın "dört" açsanda gözünü..
Bu dünya "
üç" günLük dünya , AzraiLin yanında "iki" kat oLup yaLvarsanda nafiLe
ELbet "
bir" gün öLeceksin İşte o gün herşey "sıfır"dan başLayacak..!
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
Alt 19 Mart 2018, 20:28   #2
Çevrimdışı
Cevap: Dünden bugüne İETT otobüsleri




ah o 500t yok mi geberesice.

  Alıntı ile Cevapla

Alt 30 Mart 2018, 19:02   #3
Çevrimdışı
Cevap: Dünden bugüne İETT otobüsleri







Hey gidi günler.....
Az binmedik bu korukluye arkayı kapicaz diye koşuyorduk.

  Alıntı ile Cevapla

Alt 31 Mart 2018, 01:26   #4
Çevrimdışı
Cevap: Dünden bugüne İETT otobüsleri




@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], egzos kısmından tutunup körüğün zıplatmasıyla sağa sola sıçradığın günler geldi mi aklına ha? ne çektik şu ikaruslardan!

  Alıntı ile Cevapla

Alt 31 Mart 2018, 01:57   #5
Çevrimdışı
Cevap: Dünden bugüne İETT otobüsleri




Deep Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], egzos kısmından tutunup körüğün zıplatmasıyla sağa sola sıçradığın günler geldi mi aklına ha? ne çektik şu ikaruslardan!

ahaha egzoslarına patates tıkadığım günler bile geldi! ama konu çok uzunmuş okumaya üşendim!

__________________

Sevgili istemiyorum, para da, huzur falan da. Birisi sırtımı kaşısın sadece.
  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
istanbul

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dünden Bugüne : BMW 3-Serisi SLyther Otomobil Haberleri 0 10 Ağustos 2013 18:40
Dünden Bugüne Lamborghini Afrodit Otomobil Haberleri 3 22 Eylül 2012 21:58
dünden bugüne Kralice Günlükler 4 28 Haziran 2012 14:58



tasarim81 teknoloji perakendezincirleri otomatlistesi marka-listesi kozmetikkisiselbakim hizmet-sektoru giyim-aksesuar dekorasyon-sitesi caferestoran