IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19 Aralık 2008, 19:16   #1
Kralice
Guest
Kralice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Füsun Soruyor, Kadınlar Cevaplıyor


sohbet



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Bu kez sıra kadınlarda... “Sorularımı cevaplar mısın?” diye sorduğum bazı kadınlar resimleri yayınlanacak diye cevap vermek istemediler. Aslında konuyu beğendiler, içleri cevaplamak istedi ama resim işi onları engelledi.

“Konu çok iyi… Mahmure önemli bir site. Soru soran da sen olduktan sonra, seninle resmimin çıkması beni mutlu eder.” diyerek sorularıma hemen cevap verenleri, bu sayfalarda okuyacaksınız.

“Aaah Kalbim ben senden çoook çektim. Vallahi sen delisin…” Hatırladınız di mi? Benim de “Minik Kuş” adlı şarkımla yarıştığım Eurovision Şarkı Yarışması’na katılan üç “Cici Kız” vardı. Hepsi “Ciciydi” ama bana göre en sevimlisi de “Kıvırcık Bilgen”di. Yıllar geçti. Bilgen evlendi, iki oğlu oldu. Ama müzikten kopmadı. Bilgen Bengü artık ikinci kocasıyla çok mutlu... Geçen gece keyifli bir grup birlikte konser izledik, sonra da yemeğe gittik. Orada da komik anılarımız peşimizi bırakmadı. Ve onca şamatanın arasında sorularımı cevapladı “Kıvırcık”.

Lal, Fransız Filolojisi mezunudur. Özel Fransızca dersler verir. Çok neşeli aynı zamanda çok da duygusaldır. Cin gibidir. Maviş gözlerinden zeka fışkırır. Bana “Anina” diyen biricik kızı Aleyna’nın da biricik “anişko”sudur. Aramızdaki büyük yaş farkına rağmen onunla çok iyi anlaşır, birlikte çok güler, çok eğleniriz. İzmirli
Lal Manisalı, cevaplarını verirken güzel gözleri “aşığım” diyordu adeta.

Rosemary, minyon, şirin, şeker mi şeker biz kız. Yazlarını geçirdiği Burgaz Ada’dan beni arayıp “Füsun Hanııım şarkınız çalıyooo” diye bana benim şarkılarımı dinletir. İyi bir PR’cıdır. Uzun bir dönem kitaplarımın tanıtımlarını yapmıştı. Ne kadar şakalaşsak da, gülüp eğlensek de Rosemary Samanoğlu bana olan saygısını hiç kaybetmemiş ve “Füsun Hanım” demekten vazgeçmemiştir. Aşkla ilgili cevaplarına bayıldım valla.

Serra, iki çocuk annesi bir Fransızca öğretmeni… Aynı zamanda bir güzellik ürününün de danışmanı. İyi bir ev kadınıdır aynı zamanda. Mutfak işlerini de çok iyi bilir. İstanbul aşığı bir İzmirlidir Serra Manisali. Her fırsatta İstanbul’a gelmek ister. Bu sayfalarda resmi ve cevaplarıyla yer alan Lal Manisalı’nın da abisinin karısıdır.

Gülay’ın sabahtan akşama kadar elinden milyarlar geçer. Banka şube yönetmenidir. Gözleri bilgisayar ekranındaki rakamları tarar, bir yandan telefonla konuşarak başka şubelerle irtibatlaşır, müşterileriyle konuşur, Onların paralarının en iyi şekilde değerlenmesine çalışır. Bütün bunları yaparken hep güler yüzlüdür Gülay Saraçoğlu. Sırf onun güler yüzü için başka şubeden onun olduğu şubeye geçtim. İş başka aşk başka denir ya, Gülay da iş çıkışı aşkla ilgili sorularımı ışıltılı gözlerle cevapladı.

Pınar, benim gibi bir kedi-sever. Onun da bir pisimanı var. İngilizce öğretmeni… Hem de benim mezun olduğum TED Ankara Koleji’nin TED İstanbul Koleji’nde… Pınar Gürses benim bir arkadaşımın sevgilisi… Onu tanıdığım günden beri yüzünün asık olduğunu hiç görmedim. Güler yüzlü insanlara bayılırım. Geçen gece bana yemeğe geldiklerinde, Pınar’ın sevgilisine nasıl güzel baktığını bir kez daha gördüm. Ve sorularımı ona da sormaya karar verdim. İyi ki de sormuşum. Aşk dolu bir kadının cevaplarını aldım.

İşte sorularım>>>>>>>>>>>>>>>

** Aşk deyince aklına ne geliyor?

** Aşk Yakar diye bir dizi var. Sence aşk gerçekten yakar mı?

** Seni de yaktı mı?

** Sence hayatın içinde aşk kaç kez kapıyı çalar?

** Aşık olmak mı, sevmek mi?

** Aşık mısın?

İşte cevaplar;


BİLGEN BENGÜ (Pop Müzik sanatçısı)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


** İnsanın ayaklarının yerden kesildiği mutluluk anlarının hepsi aşktır. Ama ayaklar yere deyince o zaman işin keyfi kaçıyor.

** Yakmaz mı? Tabii yakar. Aşık olduğun kişiden karşılık alamazsan ya da beklentilerin gerçeğe dönüşmezse yakar. Ama diğer açıdan bakarsak da, aşk iki kişiyi duygu seline sürükleyerek yakar. Ben de yandım doğrusu.

** Valla insan yaşadığı müddetçe aşk her an kapıyı çalabilir. Daha doğrusu birden fazla çalar diyeyim... Benim kalp kapımı çaldığı gibi.

** İlk önce aşık olmak güzel ama sonradan aşkın sevgiye dönüşmesi daha da güzel.

** (İkinci kocasının elini tutuyor. Bizi dinleyen kocasının gözlerine bakıp) Ne dersin? Aşık mıyım? (diye aşk dolu gözlerle soruyor.)

LAL MANİSALI (Fransızca Eğitmeni)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


** Aşk, sıradan sevgilerden vazgeçip, imkânsızlıkları, olanaksızlıkları sevmektir...
Bir başka deyişle, rahat rahat yaşarken, insanın başına dert almasıdır. Ama tatlı-acı bir derttir bu…

** Aşk saman alevi gibi geçici... Zaten ömrü uzun değil ki…

** Valla da billa da yakıyor. İnsanın her yerini yakıyor. Eritiyor. Hem de acıtıyor.

** Taş çatlasın iki, e hadi üç kez çalar diyebilirim.

** Aşk bitmeden AYNI ADAMLA aşkımız sevgiye dönüşsün isterim... Sonra sevdiğimle aynı anda ölsem de olur…

** Aşık olmasam bu soruları geçerdim.

ROSEMARY SAMANOĞLU (PR- Halkla İlişkiler Sorumlusu)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


** Aman dikkat derim! Ama ne yalan söyleyeyim, yaşanmadan da olmaz, hayatın bir anlamı kalmaz... Bu nasıl bir çelişkidir diyeceksiniz. Zaten üzerinde kararlar verilecek bir hal de değildir aşk, tuttu mu yakalar yakanızdan, şöyle bir silkeler, yerden yere vurur sizi, sersemletir.

Diğer yandan aşkı tattıran insan (aslında o kişi, gözünüzde insan dışı bir boyut kazanmış bir aşk tanrısıdır artık sizin için) karşınızda belirdiğinde tüm acınızı, öfkenizi unutuverirsiniz bir anda. Kalp atışlarınızdaki hız sizi aptallaştırır, sanki etrafınızdaki herkes, her şey onun ritmiyle dans ediyor gibidir... Aşk, hayat kaynağı olan su gibi, insana can veren kan gibidir. Amaaaa, onu bir kez yaşadıktan sonra da uzak durulası bir hastalıktır aşk... Evet, son kararım: Aşk, kesinlikle hastalık gibidir!

** Hem de nasıl… Cayır cayır yakar. Acı içinde yanar kavrulursunuz. En iyi yaptığı şey budur zaten.

** Ondan uzak durmak şartıyla küllerinden yeniden doğdum. "Ah aşk, ah" diyorum ve diğer soruya geçiyorum.

** Kesinlikle ‘1’ kez. Zaten bu ‘1’ tüm ömre bedeldir, daha fazlasına hiç gerek yok.

** Seçim yapmam, ikisi de yaşanmalı çünkü. Ben önce aşık oldum, sonra sevip sevildim, bu sıralamadan da memnunum. Aşkta yaşanan sarsıntıdan sonra sevgi, fırtınanın ardından sığındığın bir liman misali huzur veriyor insana.

** Allah korusun, atlattım o hastalığı ben. Darısı atlatamayanların başına. Fakat henüz aşkı tatmamışlar için de gönülden bir dileğim olacak; aşk kapınızı çalarsa şayet, hiç korkmadan atlayın kollarına (ki başka şansınız olmuyor zaten), gözünüz dönsün, mutluluğunu, acısını yaşayın hakkını vererek, sonunda “yıkılın”, ama her şeye rağmen mutlaka onu "1" defa deneyip, ben de aşkı yaşadım, deyin.

SERRA MANİSALI (Fransızca öğretmeni ve Herbalife Wellness Danışmanı)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


** Aşk tozu dumana katan bir fırtınadır. İnsanı oradan oraya savuran, hazırlıksız yakalayıp, iliklerine kadar ıslatan şiddetli yağmurla gelen bir fırtına... Hem yağmurda ıslanmak için can atarsın, hem de kuytu yerlere kaçmak için yer kollarsın. Sonuçta ya tozu dumana katarsın ya da toz-duman seni yutar...

** Aşk yakar çünkü aşk çılgın bir tutkudur. Aşk kural tanımaz, sarsıcıdır, ne zaman nerede karşına çıkacağı belli olmaz. Kural, kaide sevmeyen aşk, kendi bildiğini yapar. İnsanın içinde çok derinlerde bir yerlere akar ve yakar...

** Ben şöminede yanan odunları seyretmeyi tercih ediyorum. Soğuk kış gecelerinde muhteşem oluyor.

** Çok çalmazzz! Eğer gerçekten bir kere bile kapını çalmışsa süperrr... Bence insan ömrü çok fazla aşkı barındıracak kadar uzun değil. Gerçek aşka düşmek sık rastlanan bir şey olmasa gerek.

** ikisi de desem…Tercih yapmamak gibi bir lüksümüz yok mu? Aşk yakar, sevgi sarar.

** Evet, aşığım ve çok şanslı bir aşığımmm.


GÜLAY SARACOĞLU (Bankacı-Şube Yönetmeni)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


** Gözyaşlarıyla soslanmış, mutluluk denizinde kaybolmaktır bence. Ayrıca aşk, insanın bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesidir de diyebilirim.

** Aşk yakar da, kavurur da, hatta süründürür de… Beni de yaktı ama çok şükür süründürmedi. Yakma faslı yeterli. Çünkü işin içine “sürünme” girerse, insan kendini kolay kolay toparlayamaz. Yeniden ayaklarının üzerine kalkması zor olabilir. Onun için “yakma ve yanma” kısmı benim için yeterli.

** Aşk beklenmedik zamanlarda birkaç kez kapıyı tıklatır. Onun için her zaman hazırlıklı olmak lâzım diye düşünüyorum. Çünkü nerde, ne zaman çalacağı hiç belli olmaz. Ama en güçlü çalış da bence bir kez olur. İşte zaten asıl bu çalış insanı yakar.

** Aşık olmayı, bana aşık olunmasını seçerim. Çünkü o zaman insan her şeye pozitif gözle bakar, Her şey göze pembe görünür. Kötü ve olumsuz yanlar fark edilmez. Sevgi de ise, insan zaten pek çok şeyi seviyor. Zaten birileri sevilir ama birine aşık olunur. Aşk farklıdır.

** Yüzüm, gözlerim sizce ne söylüyor?

PINAR GÜRSES (İngilizce Öğretmeni)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


** Aşk, belki de hayalindekinden çok farklı bir insanı düşünmeden yapamamak, onu gördüğünde ya da görme fikrinde bile kalbinin gümbür gümbür atması, telefonlarını açmadığı ya da geç açtığında içinin içini yemesi, aklından bir türlü onu çıkaramamak... Yanında o yokken bile onu yaşamak, düşünmek, solumak, ona kızgınken bile onu gördüğünde elini tutması ya da sadece bir bakışı ile bütün kızgınlığının uçup gidivermesidir aşk.

** Hem de cayır cayır yakar Neye uğradığını şaşırırsın hayatın alt üst olur. Hem her şey harika olacak diye bir his vardır içinde hem de her daim bir endişe… Yaşadığın inanılmaz mutluluğu bir hiç ya da başka biri uğruna birdenbire kaybediverme endişesi içinde kavrulur durursun.

** Evet hem de nasıl yaktı. Hala da ateşlerdeyim. Bu duygunun asla bitmesini istemiyorum.

** Yaşadığın her aşk acısından sonra bir daha asla sevmeyeceğini, aşık olmayacağını söylersin çünkü aşk acısı seni kavurmuştur. Ama insan
hayatında 2–3 kez aşık olabiliyor ve her seferinde daha önce yaşadığının gerçek aşk olmadığını görüp şaşırabiliyor.

** Her ikisinin de olması gerektiğine inanıyorum. Aşık olmadığım bir insanı çok içten sevemem. Aşk zamanla olgunlaşıp, sevgiye saygıya dönüyor ya, işte o harika bir şey.

** Deliler gibi aşığım. Hatta bazen onu bu yoğun duygularımla sıkmaktan ödüm patlıyor. İçimde öyle bir volkan var ki doğrusu bazen beni de korkutuyor.

**** *** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
Yaaa işte durumlar böyle… Beyler, okuyun. Okuyun da kadınlar neler hissediyor anlayın, öğrenin… Ve de hiç biriniz aşksız sevgisiz kalmayın…

FÜSUN ÖNAL

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Bu kez sıra kadınlarda... “Sorularımı cevaplar mısın?” diye sorduğum bazı kadınlar resimleri yayınlanacak diye cevap vermek istemediler. Aslında konuyu beğendiler, içleri cevaplamak istedi ama resim işi onları engelledi.

“Konu çok iyi… Mahmure önemli bir site. Soru soran da sen olduktan sonra, seninle resmimin çıkması beni mutlu eder.” diyerek sorularıma hemen cevap verenleri, bu sayfalarda okuyacaksınız.

“Aaah Kalbim ben senden çoook çektim. Vallahi sen delisin…” Hatırladınız di mi? Benim de “Minik Kuş” adlı şarkımla yarıştığım Eurovision Şarkı Yarışması’na katılan üç “Cici Kız” vardı. Hepsi “Ciciydi” ama bana göre en sevimlisi de “Kıvırcık Bilgen”di. Yıllar geçti. Bilgen evlendi, iki oğlu oldu. Ama müzikten kopmadı. Bilgen Bengü artık ikinci kocasıyla çok mutlu... Geçen gece keyifli bir grup birlikte konser izledik, sonra da yemeğe gittik. Orada da komik anılarımız peşimizi bırakmadı. Ve onca şamatanın arasında sorularımı cevapladı “Kıvırcık”.

Lal, Fransız Filolojisi mezunudur. Özel Fransızca dersler verir. Çok neşeli aynı zamanda çok da duygusaldır. Cin gibidir. Maviş gözlerinden zeka fışkırır. Bana “Anina” diyen biricik kızı Aleyna’nın da biricik “anişko”sudur. Aramızdaki büyük yaş farkına rağmen onunla çok iyi anlaşır, birlikte çok güler, çok eğleniriz. İzmirli
Lal Manisalı, cevaplarını verirken güzel gözleri “aşığım” diyordu adeta.

Rosemary, minyon, şirin, şeker mi şeker biz kız. Yazlarını geçirdiği Burgaz Ada’dan beni arayıp “Füsun Hanııım şarkınız çalıyooo” diye bana benim şarkılarımı dinletir. İyi bir PR’cıdır. Uzun bir dönem kitaplarımın tanıtımlarını yapmıştı. Ne kadar şakalaşsak da, gülüp eğlensek de Rosemary Samanoğlu bana olan saygısını hiç kaybetmemiş ve “Füsun Hanım” demekten vazgeçmemiştir. Aşkla ilgili cevaplarına bayıldım valla.

Serra, iki çocuk annesi bir Fransızca öğretmeni… Aynı zamanda bir güzellik ürününün de danışmanı. İyi bir ev kadınıdır aynı zamanda. Mutfak işlerini de çok iyi bilir. İstanbul aşığı bir İzmirlidir Serra Manisali. Her fırsatta İstanbul’a gelmek ister. Bu sayfalarda resmi ve cevaplarıyla yer alan Lal Manisalı’nın da abisinin karısıdır.

Gülay’ın sabahtan akşama kadar elinden milyarlar geçer. Banka şube yönetmenidir. Gözleri bilgisayar ekranındaki rakamları tarar, bir yandan telefonla konuşarak başka şubelerle irtibatlaşır, müşterileriyle konuşur, Onların paralarının en iyi şekilde değerlenmesine çalışır. Bütün bunları yaparken hep güler yüzlüdür Gülay Saraçoğlu. Sırf onun güler yüzü için başka şubeden onun olduğu şubeye geçtim. İş başka aşk başka denir ya, Gülay da iş çıkışı aşkla ilgili sorularımı ışıltılı gözlerle cevapladı.

Pınar, benim gibi bir kedi-sever. Onun da bir pisimanı var. İngilizce öğretmeni… Hem de benim mezun olduğum TED Ankara Koleji’nin TED İstanbul Koleji’nde… Pınar Gürses benim bir arkadaşımın sevgilisi… Onu tanıdığım günden beri yüzünün asık olduğunu hiç görmedim. Güler yüzlü insanlara bayılırım. Geçen gece bana yemeğe geldiklerinde, Pınar’ın sevgilisine nasıl güzel baktığını bir kez daha gördüm. Ve sorularımı ona da sormaya karar verdim. İyi ki de sormuşum. Aşk dolu bir kadının cevaplarını aldım.

İşte sorularım>>>>>>>>>>>>>>>

** Aşk deyince aklına ne geliyor?

** Aşk Yakar diye bir dizi var. Sence aşk gerçekten yakar mı?

** Seni de yaktı mı?

** Sence hayatın içinde aşk kaç kez kapıyı çalar?

** Aşık olmak mı, sevmek mi?

** Aşık mısın?

İşte cevaplar;


BİLGEN BENGÜ (Pop Müzik sanatçısı)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


** İnsanın ayaklarının yerden kesildiği mutluluk anlarının hepsi aşktır. Ama ayaklar yere deyince o zaman işin keyfi kaçıyor.

** Yakmaz mı? Tabii yakar. Aşık olduğun kişiden karşılık alamazsan ya da beklentilerin gerçeğe dönüşmezse yakar. Ama diğer açıdan bakarsak da, aşk iki kişiyi duygu seline sürükleyerek yakar. Ben de yandım doğrusu.

** Valla insan yaşadığı müddetçe aşk her an kapıyı çalabilir. Daha doğrusu birden fazla çalar diyeyim... Benim kalp kapımı çaldığı gibi.

** İlk önce aşık olmak güzel ama sonradan aşkın sevgiye dönüşmesi daha da güzel.

** (İkinci kocasının elini tutuyor. Bizi dinleyen kocasının gözlerine bakıp) Ne dersin? Aşık mıyım? (diye aşk dolu gözlerle soruyor.)

LAL MANİSALI (Fransızca Eğitmeni)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


** Aşk, sıradan sevgilerden vazgeçip, imkânsızlıkları, olanaksızlıkları sevmektir...
Bir başka deyişle, rahat rahat yaşarken, insanın başına dert almasıdır. Ama tatlı-acı bir derttir bu…

** Aşk saman alevi gibi geçici... Zaten ömrü uzun değil ki…

** Valla da billa da yakıyor. İnsanın her yerini yakıyor. Eritiyor. Hem de acıtıyor.

** Taş çatlasın iki, e hadi üç kez çalar diyebilirim.

** Aşk bitmeden AYNI ADAMLA aşkımız sevgiye dönüşsün isterim... Sonra sevdiğimle aynı anda ölsem de olur…

** Aşık olmasam bu soruları geçerdim.

ROSEMARY SAMANOĞLU (PR- Halkla İlişkiler Sorumlusu)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


** Aman dikkat derim! Ama ne yalan söyleyeyim, yaşanmadan da olmaz, hayatın bir anlamı kalmaz... Bu nasıl bir çelişkidir diyeceksiniz. Zaten üzerinde kararlar verilecek bir hal de değildir aşk, tuttu mu yakalar yakanızdan, şöyle bir silkeler, yerden yere vurur sizi, sersemletir.

Diğer yandan aşkı tattıran insan (aslında o kişi, gözünüzde insan dışı bir boyut kazanmış bir aşk tanrısıdır artık sizin için) karşınızda belirdiğinde tüm acınızı, öfkenizi unutuverirsiniz bir anda. Kalp atışlarınızdaki hız sizi aptallaştırır, sanki etrafınızdaki herkes, her şey onun ritmiyle dans ediyor gibidir... Aşk, hayat kaynağı olan su gibi, insana can veren kan gibidir. Amaaaa, onu bir kez yaşadıktan sonra da uzak durulası bir hastalıktır aşk... Evet, son kararım: Aşk, kesinlikle hastalık gibidir!

** Hem de nasıl… Cayır cayır yakar. Acı içinde yanar kavrulursunuz. En iyi yaptığı şey budur zaten.

** Ondan uzak durmak şartıyla küllerinden yeniden doğdum. "Ah aşk, ah" diyorum ve diğer soruya geçiyorum.

** Kesinlikle ‘1’ kez. Zaten bu ‘1’ tüm ömre bedeldir, daha fazlasına hiç gerek yok.

** Seçim yapmam, ikisi de yaşanmalı çünkü. Ben önce aşık oldum, sonra sevip sevildim, bu sıralamadan da memnunum. Aşkta yaşanan sarsıntıdan sonra sevgi, fırtınanın ardından sığındığın bir liman misali huzur veriyor insana.

** Allah korusun, atlattım o hastalığı ben. Darısı atlatamayanların başına. Fakat henüz aşkı tatmamışlar için de gönülden bir dileğim olacak; aşk kapınızı çalarsa şayet, hiç korkmadan atlayın kollarına (ki başka şansınız olmuyor zaten), gözünüz dönsün, mutluluğunu, acısını yaşayın hakkını vererek, sonunda “yıkılın”, ama her şeye rağmen mutlaka onu "1" defa deneyip, ben de aşkı yaşadım, deyin.

SERRA MANİSALI (Fransızca öğretmeni ve Herbalife Wellness Danışmanı)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


** Aşk tozu dumana katan bir fırtınadır. İnsanı oradan oraya savuran, hazırlıksız yakalayıp, iliklerine kadar ıslatan şiddetli yağmurla gelen bir fırtına... Hem yağmurda ıslanmak için can atarsın, hem de kuytu yerlere kaçmak için yer kollarsın. Sonuçta ya tozu dumana katarsın ya da toz-duman seni yutar...

** Aşk yakar çünkü aşk çılgın bir tutkudur. Aşk kural tanımaz, sarsıcıdır, ne zaman nerede karşına çıkacağı belli olmaz. Kural, kaide sevmeyen aşk, kendi bildiğini yapar. İnsanın içinde çok derinlerde bir yerlere akar ve yakar...

** Ben şöminede yanan odunları seyretmeyi tercih ediyorum. Soğuk kış gecelerinde muhteşem oluyor.

** Çok çalmazzz! Eğer gerçekten bir kere bile kapını çalmışsa süperrr... Bence insan ömrü çok fazla aşkı barındıracak kadar uzun değil. Gerçek aşka düşmek sık rastlanan bir şey olmasa gerek.

** ikisi de desem…Tercih yapmamak gibi bir lüksümüz yok mu? Aşk yakar, sevgi sarar.

** Evet, aşığım ve çok şanslı bir aşığımmm.


GÜLAY SARACOĞLU (Bankacı-Şube Yönetmeni)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


** Gözyaşlarıyla soslanmış, mutluluk denizinde kaybolmaktır bence. Ayrıca aşk, insanın bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesidir de diyebilirim.

** Aşk yakar da, kavurur da, hatta süründürür de… Beni de yaktı ama çok şükür süründürmedi. Yakma faslı yeterli. Çünkü işin içine “sürünme” girerse, insan kendini kolay kolay toparlayamaz. Yeniden ayaklarının üzerine kalkması zor olabilir. Onun için “yakma ve yanma” kısmı benim için yeterli.

** Aşk beklenmedik zamanlarda birkaç kez kapıyı tıklatır. Onun için her zaman hazırlıklı olmak lâzım diye düşünüyorum. Çünkü nerde, ne zaman çalacağı hiç belli olmaz. Ama en güçlü çalış da bence bir kez olur. İşte zaten asıl bu çalış insanı yakar.

** Aşık olmayı, bana aşık olunmasını seçerim. Çünkü o zaman insan her şeye pozitif gözle bakar, Her şey göze pembe görünür. Kötü ve olumsuz yanlar fark edilmez. Sevgi de ise, insan zaten pek çok şeyi seviyor. Zaten birileri sevilir ama birine aşık olunur. Aşk farklıdır.

** Yüzüm, gözlerim sizce ne söylüyor?

PINAR GÜRSES (İngilizce Öğretmeni)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


** Aşk, belki de hayalindekinden çok farklı bir insanı düşünmeden yapamamak, onu gördüğünde ya da görme fikrinde bile kalbinin gümbür gümbür atması, telefonlarını açmadığı ya da geç açtığında içinin içini yemesi, aklından bir türlü onu çıkaramamak... Yanında o yokken bile onu yaşamak, düşünmek, solumak, ona kızgınken bile onu gördüğünde elini tutması ya da sadece bir bakışı ile bütün kızgınlığının uçup gidivermesidir aşk.

** Hem de cayır cayır yakar Neye uğradığını şaşırırsın hayatın alt üst olur. Hem her şey harika olacak diye bir his vardır içinde hem de her daim bir endişe… Yaşadığın inanılmaz mutluluğu bir hiç ya da başka biri uğruna birdenbire kaybediverme endişesi içinde kavrulur durursun.

** Evet hem de nasıl yaktı. Hala da ateşlerdeyim. Bu duygunun asla bitmesini istemiyorum.

** Yaşadığın her aşk acısından sonra bir daha asla sevmeyeceğini, aşık olmayacağını söylersin çünkü aşk acısı seni kavurmuştur. Ama insan
hayatında 2–3 kez aşık olabiliyor ve her seferinde daha önce yaşadığının gerçek aşk olmadığını görüp şaşırabiliyor.

** Her ikisinin de olması gerektiğine inanıyorum. Aşık olmadığım bir insanı çok içten sevemem. Aşk zamanla olgunlaşıp, sevgiye saygıya dönüyor ya, işte o harika bir şey.

** Deliler gibi aşığım. Hatta bazen onu bu yoğun duygularımla sıkmaktan ödüm patlıyor. İçimde öyle bir volkan var ki doğrusu bazen beni de korkutuyor.

**** *** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
Yaaa işte durumlar böyle… Beyler, okuyun. Okuyun da kadınlar neler hissediyor anlayın, öğrenin… Ve de hiç biriniz aşksız sevgisiz kalmayın…

FÜSUN ÖNAL
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
cevapliyor, cevaplıyor, fusun, füsun, kadinlar, kadınlar, soruyor

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kadınlar soruyor: Niye soyadımı değiştireyim ki? Zen Ah Kadınlar 0 09 Haziran 2013 15:10
Füsun Demirel Liaaa Şairler / Yazarlar 0 14 Ekim 2012 02:26
Füsun Sayek (1947 - 2006) Liaaa Biyografiler 0 16 Nisan 2012 01:31
Zamansız - Füsun Saka Liaaa Ne Okumalıyım? 0 16 Mart 2012 12:56
Füsun Soruyor, Erkekler Cevaplıyor Kralice Ah Erkekler 1 21 Kasım 2008 23:43