IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14 Kasım 2014, 00:17   #1
Çevrimdışı
Çankaya Köşkü Kütüphanecisi Nuri Ulusu'nun Anılarından.


-- Sponsor Baglantı --


Sıcak bir yaz gecesi, Dolmabahçe Sarayı'nın resmi daire tarafındaki billur parmaklıklı merdivenlerle çıkılan salonunun balkonunda kurulan sofrada Atatürk ve misafirleri oturmuş soğuk rakılarını içerlerken, Hafız Hüseyin diye ufak tefek bir adam getirdiler. Atatürk kendisini buyur etti ve oturmasını söyledi. Adını ve nerede çalıştığını sordu. İçkili bir gazinoda çalıştığını fakat karşılığında kendisine para vermediklerini söyledi. Atatürk, "Pekiyi, çalıştığın halde sana neden para vermiyorlar, bu nasıl iş?" diye sorduğunda, Hafız "Vallahi Paşam, benden hava parası kesiyorlar. Gazinodan eve, evden gazinoya kadar gidiş geliş aldığım paranın tutarını, yediğim içtiğim yemeğin parasını hesap ediyorlarmış, bunlar benim yevmiyeme tam karşılık geldiği için de elime para vermiyorlar" dedi.
Atatürk hafifçe gülümseyerek "Ben bu işin icabına bakarım, sen şimdi bize burada birkaç gazel oku bakalım" deyince Hafız "Baş üstüne Paşam" diyerek ayağa kalktı, sağ elini yanağına dayadı ve çok gür bir sesle gazel okumaya başladı. O yıllarda Şirket-i Hayriye vapurlarıyla Boğaz'da gece eğlenceler düzenlenir ve sabahlara kadar eğlenilirdi. Tesadüfen bir gezinti gemisi sarayın önüne gelmiş ve gür elektrik ışıkları altındaki balkonda Atatürk'ü sofrada görmüşlerdi. Vapurda çalan caz müziğinin nağmeleriyle coşan gençler "Yaşa, Varol" avazeleriyle geminin sol tarafına yığılmışlardı. Atatürk'ü görmek arzusunda bulundukları bu sıralarda Hafız Hüseyin'in sesi Üsküdar yakalarında çınlıyordu. O kadar ki, gemideki caz susmak zorunda kalmıştı. Saraydakiler, gemidekiler, sandalla dolaşanlar, herkes can kulağıyla Hafız'ı dinliyorlardı. Gazel bittiğinde müthiş bir alkış ve yaşa var ol bağırışları her yanı çınlattı..
Hafız Hüseyin birkaç gazel daha okuduktan sonra Atatürk onu tebrik ve taltif ederek bir arabayla evine kadar götürülmesini söyledi... Hemen ertesi gün, Hafız'ın çalıştığı yerle ilgili şu hava parası işinin araştırılması için birkaç kişiyi memur etti. Yapılan araştırmalar sonucunda anlaşıldı ki; adamın aklı biraz gidip gelirmiş, bu yüzden gazino sahibiyle ailesi bunu önlemek için anlaşmışlar. Hava parası diye kestikleri yol ve yemek parasının dışındaki ücretinin evine ailesine düzenli bir şekilde verildiğini ailesiyle görüşerek öğrenmişler ve bunu bir rapor halinde Ata!ya vermişler.. Atatürk, raporu okuyup, "Vallahi iyi plan yapmışlar, zavallı Hafız boşa gazel okuyor desene" diyerek gülmüş...
Çankaya Köşkü Kütüphanecisi Nuri Ulusu'nun Anılarından...

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Sıcak bir yaz gecesi, Dolmabahçe Sarayı'nın resmi daire tarafındaki billur parmaklıklı merdivenlerle çıkılan salonunun balkonunda kurulan sofrada Atatürk ve misafirleri oturmuş soğuk rakılarını içerlerken, Hafız Hüseyin diye ufak tefek bir adam getirdiler. Atatürk kendisini buyur etti ve oturmasını söyledi. Adını ve nerede çalıştığını sordu. İçkili bir gazinoda çalıştığını fakat karşılığında kendisine para vermediklerini söyledi. Atatürk, "Pekiyi, çalıştığın halde sana neden para vermiyorlar, bu nasıl iş?" diye sorduğunda, Hafız "Vallahi Paşam, benden hava parası kesiyorlar. Gazinodan eve, evden gazinoya kadar gidiş geliş aldığım paranın tutarını, yediğim içtiğim yemeğin parasını hesap ediyorlarmış, bunlar benim yevmiyeme tam karşılık geldiği için de elime para vermiyorlar" dedi.
Atatürk hafifçe gülümseyerek "Ben bu işin icabına bakarım, sen şimdi bize burada birkaç gazel oku bakalım" deyince Hafız "Baş üstüne Paşam" diyerek ayağa kalktı, sağ elini yanağına dayadı ve çok gür bir sesle gazel okumaya başladı. O yıllarda Şirket-i Hayriye vapurlarıyla Boğaz'da gece eğlenceler düzenlenir ve sabahlara kadar eğlenilirdi. Tesadüfen bir gezinti gemisi sarayın önüne gelmiş ve gür elektrik ışıkları altındaki balkonda Atatürk'ü sofrada görmüşlerdi. Vapurda çalan caz müziğinin nağmeleriyle coşan gençler "Yaşa, Varol" avazeleriyle geminin sol tarafına yığılmışlardı. Atatürk'ü görmek arzusunda bulundukları bu sıralarda Hafız Hüseyin'in sesi Üsküdar yakalarında çınlıyordu. O kadar ki, gemideki caz susmak zorunda kalmıştı. Saraydakiler, gemidekiler, sandalla dolaşanlar, herkes can kulağıyla Hafız'ı dinliyorlardı. Gazel bittiğinde müthiş bir alkış ve yaşa var ol bağırışları her yanı çınlattı..
Hafız Hüseyin birkaç gazel daha okuduktan sonra Atatürk onu tebrik ve taltif ederek bir arabayla evine kadar götürülmesini söyledi... Hemen ertesi gün, Hafız'ın çalıştığı yerle ilgili şu hava parası işinin araştırılması için birkaç kişiyi memur etti. Yapılan araştırmalar sonucunda anlaşıldı ki; adamın aklı biraz gidip gelirmiş, bu yüzden gazino sahibiyle ailesi bunu önlemek için anlaşmışlar. Hava parası diye kestikleri yol ve yemek parasının dışındaki ücretinin evine ailesine düzenli bir şekilde verildiğini ailesiyle görüşerek öğrenmişler ve bunu bir rapor halinde Ata!ya vermişler.. Atatürk, raporu okuyup, "Vallahi iyi plan yapmışlar, zavallı Hafız boşa gazel okuyor desene" diyerek gülmüş...
Çankaya Köşkü Kütüphanecisi Nuri Ulusu'nun Anılarından...

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
anılarından, cankaya, kütüphanecisi, köşkü, nuri, ulusunun

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çankaya Köşkü'nde güvenlik toplantısı Seth Haber Arşivi 0 16 Eylül 2014 22:51
Çankaya Köşkü Hakkında Bilgi AftieL Müzeler Ve Tarihi Eserler 0 27 Mayıs 2014 21:27