IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30 Mart 2009, 21:26   #1
Çevrimdışı
Bilincin doğası


sohbet


BİLİNCİN DOĞASI

Bilinç -Kullanım Kılavuzu, Adam Zeman, Çeviren Gürol Koca, Metis Yayınları, 2006

Kitabın bu bölümü size, tartışmanın kalbinde yer alan şu üç konu hak kında son zamanlarda geliştirilen düşünceleri tanıtacak:
1.Bilinç durumları ile onlarla ilişkili nöral faaliyet arasındaki ilişkilerin doğası nedir?
2. Bilinçli bir makinenin inşasının önünde ilkesel olarak bir engel var mı?
3.Bilinç ile beyindeki olaylar arasındaki yakın ilişki, insan özgürlüğü ve sorumluluğu konusunda ne gibi sonuçlar doğurur?
Deneyim ve beyin
Güneşli bir güne dair iki tasvir
Bizim Edinburgh caddesinin sonunda bahçeler bir nehre uzanır. Erken yaz güneşi çimenliğin üzerini koca bir papatya halısıyla kaplamış. Ağaçların gölgesi altında oturmakta olduğum bankta kuş sesleri, yakındaki köprüden gelen kısık trafik sesinden daha berrak ve yüksek duyuluyor. Başımı çevirdiğimde pembe çiçekleri coşmuş bir fundayı görebiliyor, denizde çalkalanan su seslerini yarım yamalak duyabiliyorum. Bir meltem ağaçların arasında oynuyor, sayısız yaprak parlak günışığının altında parıldıyor. Bir hanımeli girişte havaya tatlı kokular yayıyor.
Alelade bir deneyimin bir tasviri bu. Bu tasvir, uyanıklık durumunda geçen hayatımızm dokusunu meydana getiren duyumlara başvurur. Bu kitabı sizi başka bir hikayeyle, görüntü, ses ve kokuyu içeren gizli bir hikayeyle, deneyimin nasıl meydana geldiğini açıklamak gibi tuhaf bir amacı olan bir hikayeyle tanıştırmak için yazdım. Bu hikaye, tanıdık resimden hem daha dışsal hem de onun kadar aşina olmadığımız bir resmi tasvir ediyor. Henüz tamamlanmış olmaktan çok uzak, ama yağmurlu bir güne dair yaptığım tasvirde eksik olan bazı ayrıntıları artık yazabiliriz:
Enerji demetleri, üzeri alıcılarla dolu bir organizmayı art arda vuruyor. Görünür ışık fotonları, havadaki üst üste binen titreşim örüntüleri, kabaran karmaşık molekül bulutlan organizmanın gözlerindeki, kulaklarındaki ve burnundaki hassas alıcıları uyarıyor.
Bütün bu alıcılar beyne arka arkaya sinyal gönderiyor. Ama onla iyi uyarmış olan görüntü, ses ve kokulardan farklı olarak bu sinyaller monotondur: Aksonda ilerlerken elektriksel, bir nörondan diğerine atlarken de kimyasaldırlar.
Uyku sırasında bunun gibi sinyaller kendilerini saniyenin bir kesri yavaşlatırlar. Ama beyin sapındaki nörokimyasal atımları talamus ve korteksi ateşlemeye devam eder; uyanık beynin hızlı elektrikri timleri uykunun ağır salınımlarının yerini almıştır. Bu yaratık habere açtır, dünyaya ardına kadar açıktır.
Sinir sisteminde dolaşan bilgi birbirine paralel birçok yoldan geçer. Bunlardan bazıları, günışığı yaprakların arasından geçerken göz bebeğinin kısılması gibi refleks tepkileri yönetir. Bazıları daha karmaşıktır, dünyamızın hatlarının (bahçenin üç boyutlu mekânı, çiçeklerin renk yerleri, kuş seslerinin ses yerleri gibi) haritasını çıkaran korteks bölgeleri arasında sinyal taşırlar. Burada, yeni yeni anlamaya başladığımız süreçlerin yardımıyla sinyaller analizden geçirilip sınıflandırılmış, birbirinden ayrılıp yeniden birleştirilmiştir, böylece sinyalleri uyarmış olan uyaranların yalıtılması, sınıflandırılması ve tanımlanması mümkün olmuştur.
Bu asla nihai bir amaç değildir. Duyu sinyalleri kısa bir süre sonra beynin hareketle ilgili bölgelerine akmaya başlar, söz veya hareket üzerinde etkide bulunur. Bazıları elbette asla bunu yapmaz ve iz bırakmadan yok olur; bazıları gelecek sinyallerin geçecekleri yollar üzerinde küçük değişiklikler yapan ince izler bırakır. Bazılarıysa şu anda okuduğunuz sözcüklere katkıda bulunur.

Alıntı.
BİLİNCİN DOĞASI

Bilinç -Kullanım Kılavuzu, Adam Zeman, Çeviren Gürol Koca, Metis Yayınları, 2006

Kitabın bu bölümü size, tartışmanın kalbinde yer alan şu üç konu hak kında son zamanlarda geliştirilen düşünceleri tanıtacak:
1.Bilinç durumları ile onlarla ilişkili nöral faaliyet arasındaki ilişkilerin doğası nedir?
2. Bilinçli bir makinenin inşasının önünde ilkesel olarak bir engel var mı?
3.Bilinç ile beyindeki olaylar arasındaki yakın ilişki, insan özgürlüğü ve sorumluluğu konusunda ne gibi sonuçlar doğurur?
Deneyim ve beyin
Güneşli bir güne dair iki tasvir
Bizim Edinburgh caddesinin sonunda bahçeler bir nehre uzanır. Erken yaz güneşi çimenliğin üzerini koca bir papatya halısıyla kaplamış. Ağaçların gölgesi altında oturmakta olduğum bankta kuş sesleri, yakındaki köprüden gelen kısık trafik sesinden daha berrak ve yüksek duyuluyor. Başımı çevirdiğimde pembe çiçekleri coşmuş bir fundayı görebiliyor, denizde çalkalanan su seslerini yarım yamalak duyabiliyorum. Bir meltem ağaçların arasında oynuyor, sayısız yaprak parlak günışığının altında parıldıyor. Bir hanımeli girişte havaya tatlı kokular yayıyor.
Alelade bir deneyimin bir tasviri bu. Bu tasvir, uyanıklık durumunda geçen hayatımızm dokusunu meydana getiren duyumlara başvurur. Bu kitabı sizi başka bir hikayeyle, görüntü, ses ve kokuyu içeren gizli bir hikayeyle, deneyimin nasıl meydana geldiğini açıklamak gibi tuhaf bir amacı olan bir hikayeyle tanıştırmak için yazdım. Bu hikaye, tanıdık resimden hem daha dışsal hem de onun kadar aşina olmadığımız bir resmi tasvir ediyor. Henüz tamamlanmış olmaktan çok uzak, ama yağmurlu bir güne dair yaptığım tasvirde eksik olan bazı ayrıntıları artık yazabiliriz:
Enerji demetleri, üzeri alıcılarla dolu bir organizmayı art arda vuruyor. Görünür ışık fotonları, havadaki üst üste binen titreşim örüntüleri, kabaran karmaşık molekül bulutlan organizmanın gözlerindeki, kulaklarındaki ve burnundaki hassas alıcıları uyarıyor.
Bütün bu alıcılar beyne arka arkaya sinyal gönderiyor. Ama onla iyi uyarmış olan görüntü, ses ve kokulardan farklı olarak bu sinyaller monotondur: Aksonda ilerlerken elektriksel, bir nörondan diğerine atlarken de kimyasaldırlar.
Uyku sırasında bunun gibi sinyaller kendilerini saniyenin bir kesri yavaşlatırlar. Ama beyin sapındaki nörokimyasal atımları talamus ve korteksi ateşlemeye devam eder; uyanık beynin hızlı elektrikri timleri uykunun ağır salınımlarının yerini almıştır. Bu yaratık habere açtır, dünyaya ardına kadar açıktır.
Sinir sisteminde dolaşan bilgi birbirine paralel birçok yoldan geçer. Bunlardan bazıları, günışığı yaprakların arasından geçerken göz bebeğinin kısılması gibi refleks tepkileri yönetir. Bazıları daha karmaşıktır, dünyamızın hatlarının (bahçenin üç boyutlu mekânı, çiçeklerin renk yerleri, kuş seslerinin ses yerleri gibi) haritasını çıkaran korteks bölgeleri arasında sinyal taşırlar. Burada, yeni yeni anlamaya başladığımız süreçlerin yardımıyla sinyaller analizden geçirilip sınıflandırılmış, birbirinden ayrılıp yeniden birleştirilmiştir, böylece sinyalleri uyarmış olan uyaranların yalıtılması, sınıflandırılması ve tanımlanması mümkün olmuştur.
Bu asla nihai bir amaç değildir. Duyu sinyalleri kısa bir süre sonra beynin hareketle ilgili bölgelerine akmaya başlar, söz veya hareket üzerinde etkide bulunur. Bazıları elbette asla bunu yapmaz ve iz bırakmadan yok olur; bazıları gelecek sinyallerin geçecekleri yollar üzerinde küçük değişiklikler yapan ince izler bırakır. Bazılarıysa şu anda okuduğunuz sözcüklere katkıda bulunur.

Alıntı.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
bilincin, doğası, dogasi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Öfkenin Doğası ve Algılarımız Amelia Kişisel Gelişim 0 09 Mart 2014 17:41
İnsanın sahip olduğu bilincin kaynağı beyin mi, yoksa ruh mu? Kalemzede Felsefe 0 28 Mayıs 2012 23:17
Böyledir Canlıların Doğası Thetis Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 0 04 Mayıs 2012 02:09
Bilincin Standardı Olarak Metafiziken-verili Olan Ecrin Mikrobiyoloji 0 08 Aralık 2011 21:43
Aşkın Kimyası ve Doğası Candy Ekstra 0 21 Ocak 2011 03:05