IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20 Şubat 2011, 11:47   #1
Çevrimdışı
Görevimiz Evlat Olmak


sohbet



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Bir genç vardı. Anne ve babası kendisine ne iş buyursa canı sıkılırdı. İtiraz ederdi isyankâr davranırdı. Elbette bu genç tamamen haksız değildi.

Anne ve babası yılların birikimi bir asabiyetle sinirli ve alıngandılar. Sabah geç kalksa “Neden geç kalkıyorsun?” Bir yerden geç gelse “Nerelerdeydin?” derlerdi. Hele iş yaparken bütün angarya işleri ona buyururlardı. Yaptığı işleri beğenmezlerdi devamlı şöyle yap diye tarif ederlerdi.

Bu gençte bu bitmek tükenmek bilmeyen angaryalardan işlerden ve karışmalardan bıkmıştı. Evden kaçmayı bile düşünmüştü!
Biliyordu; “İnsan hürdür fakat Abdullah’tır.”

ALLAHA kul olmak ancak O’nun emirlerini yerine getirmekle gerçekleşir. İşte bu genç “Onlara öf bile deme!” İlahi emri gereğince yüreği cız ederdi. İsyankâr her davranışı yüreğine bir kor gibi düşerdi.

Bir gün bu genç şöyle düşündü. Madem onlar beni küçükken bir çiçek gibi kolladılar gecelerini gündüzlerine katarak bana baktılar. Yemediler yedirdiler giymediler giydirdiler.

Madem benim kulluk görevim onları memnun etmek ve ben bu noktada memurum. Öyle ise bana ne emretseler yapacağım. Vazifem onlara hizmettir onlara akıl vermek değildir. Diye düşündü. Onlara emir bekleyen bir memur gibi teslim oldu.

Bu karardan sonra onlar ne buyursa hemen yerine getirdi. Bu istek mantıklı mantıksız vakitli vakitsiz yerli yersiz hiç önemli değildi. Yeter ki haram bir şey emretmesinler… Her isteklerini yaptı.

Artık günler ve geceler Onun için en mutlu günler oldu. Gencin yerine getirdiği ilahi emrin neticesi olarak evdeki o eski bağrışmalar bitti. Eve huzur geldi.

Bu genç bir gün annesini kaybetti. Fakat öyle güzel hatıralar hayaline işlemişti ki; sanki annesiyle yine hep beraber. Kulağı annesinin buyuracağı işe hazır bir şekilde bekliyor… Annesinden ayrılığını babasının varlığıyla bir derece hissetmiyor…

Ne mutlu anne ve babasını üzmeyenlere!
Ne mutlu ALLAH’ın buyruğuna sağır olmayanlara!
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Bir genç vardı. Anne ve babası kendisine ne iş buyursa canı sıkılırdı. İtiraz ederdi isyankâr davranırdı. Elbette bu genç tamamen haksız değildi.

Anne ve babası yılların birikimi bir asabiyetle sinirli ve alıngandılar. Sabah geç kalksa “Neden geç kalkıyorsun?” Bir yerden geç gelse “Nerelerdeydin?” derlerdi. Hele iş yaparken bütün angarya işleri ona buyururlardı. Yaptığı işleri beğenmezlerdi devamlı şöyle yap diye tarif ederlerdi.

Bu gençte bu bitmek tükenmek bilmeyen angaryalardan işlerden ve karışmalardan bıkmıştı. Evden kaçmayı bile düşünmüştü!
Biliyordu; “İnsan hürdür fakat Abdullah’tır.”

ALLAHA kul olmak ancak O’nun emirlerini yerine getirmekle gerçekleşir. İşte bu genç “Onlara öf bile deme!” İlahi emri gereğince yüreği cız ederdi. İsyankâr her davranışı yüreğine bir kor gibi düşerdi.

Bir gün bu genç şöyle düşündü. Madem onlar beni küçükken bir çiçek gibi kolladılar gecelerini gündüzlerine katarak bana baktılar. Yemediler yedirdiler giymediler giydirdiler.

Madem benim kulluk görevim onları memnun etmek ve ben bu noktada memurum. Öyle ise bana ne emretseler yapacağım. Vazifem onlara hizmettir onlara akıl vermek değildir. Diye düşündü. Onlara emir bekleyen bir memur gibi teslim oldu.

Bu karardan sonra onlar ne buyursa hemen yerine getirdi. Bu istek mantıklı mantıksız vakitli vakitsiz yerli yersiz hiç önemli değildi. Yeter ki haram bir şey emretmesinler… Her isteklerini yaptı.

Artık günler ve geceler Onun için en mutlu günler oldu. Gencin yerine getirdiği ilahi emrin neticesi olarak evdeki o eski bağrışmalar bitti. Eve huzur geldi.

Bu genç bir gün annesini kaybetti. Fakat öyle güzel hatıralar hayaline işlemişti ki; sanki annesiyle yine hep beraber. Kulağı annesinin buyuracağı işe hazır bir şekilde bekliyor… Annesinden ayrılığını babasının varlığıyla bir derece hissetmiyor…

Ne mutlu anne ve babasını üzmeyenlere!
Ne mutlu ALLAH’ın buyruğuna sağır olmayanlara!
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 21 Şubat 2011, 14:28   #2
Çevrimdışı
Cevap: Görevimiz Evlat Olmak




GuzeL Nickli Üyeden Alıntı
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Ne mutlu anne ve babasını üzmeyenlere!

Ne mutlu ALLAH’ın buyruğuna sağır olmayanlara!
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.




Ne Mutlu!..
Bu Duyguyu Yaşayabilene evet;
Güzelciğim Harika paylaşımın için, sağol 1Tanem..

  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
evlat, görevimiz, olmak

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Görevimiz Aşk - Sabine Both & Gerlis Zillgens xena Ne Okumalıyım? 0 30 Aralık 2012 15:24
Görevimiz iPhone! Deep Apple 0 01 Ocak 2012 17:25
Hak'ka Şahitlik Görevimiz MasteR06 Genel İslami Konular 0 16 Aralık 2010 20:10
Görevimiz TehLike 3 HaLiKaRNaSX Sinema Dünyası 2 27 Ocak 2007 11:10