IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 17 Aralık 2010, 17:58   #1
Çevrimdışı
Viyana tarihi 2 ...


sohbet


Mart öncesi Viyana
19. yy. Napolyon Bonaparte Viyana'yı kuşattıktan sonra surların bazılarını güç gösterisi olarak havaya uçurttu. Bakan Metternich (1848) ise surların yeniden yapılanmasına sıcak bakmadı. Hatta Hofburg çevresinde büyük hasar vardı. Oraya sadece büyük bir kapı yapıldı (Äußeres Burgtor).

Viyana kongresi (1814/15) ile Mart ihtilali (1848) arasındaki sürece "Mart önce"si adı verildi. Bu zaman zarfında birçok dalda yenilikler gerçekleşti. Müzikte Beethoven veya Schubert gibi klasik müziğin devleri ortaya çıktı. Edebiyat da yeşermeye başladı. Eserleriyle içtimai hayatı derinden etkileyecek olan edebiyatçilardan Franz Grillparzer ve Ferdinand Raimund bu devirin yazarlardır. Sanatta "Biedermeier" kelimesi ortaya atıldı, ve düşünceler mobilya tasarımlarına da sıçradı.
Bunun paralelinde sanayileşmeyle birlikte sosyal sorunları yaşanmaya başladı. Çocuk çalıştırma, çürük su hatları, kanalizasyon,...
14.yy'dan 18.yy. kadar Viyana'da verem salgını görüldü. 1830/31 pis su borularından dolayı kolera hastalığı patlak verdi. 1500'lü yıllarda Viyana nüfusu 20.000'di. 1754'te ise 175.000'e kadar çıktı.
Ringcaddesi zamanı
İhtilal senesi olan 1848'de geçici bir anayasa kuruldu. Bu anayasayla toprak sahiplerinin hakkı kaldırıldı. Mülkler artık devlete devredilmişti. Bununla birlikte "Linienwall" içinde bulunan yerler bölgelere ayrıldı.

Yeni bölgelendirilmeyle beraberinde şehiri çevreleyen surların yıkılması tartışmaya açıldı. Askeri kanat buna karşı çıktı. 1857'de kral Franz Joseph surların bırakılması yönünde karar aldı. Bundan sonra surların yerinde o zamanki gözde olan mimari düzen doğrultusunda meşhur yapılar yükseldi. Bugün uluslararası toplantılarda Viyana denildiğinde Ring caddesindeki yapılan o meşhur binalar akla geliyor. Bu yapılardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Şehir opera binası, müzeler, bakanlıklar, ...
Viyana görünümünü derinden etkileyen inşaat projelerinden birisi 1869/75 arası Tuna nehrinin yeniden dözenlenmesiydi. Ortacağ'dan beri Tuna nehrinin filizlenmiş olarak akması büyük sorunların yaşanmasına sebepti. Buna son noktayı koymak için yeni bir taslak hazırlandı. Bu taslağa göre Tuna nehrinin Viyana'ya girmesiyle (kuzeybatı) kazılan iki nehir yatağına ayrılacaktı. Ana yataktan gemi seferleri geçecek, diğerinden ise (Donaukanal) şehirin atık suları yönlendirilecekti. Şehrin sınırlarında ise bu dallanma tekrar ana nehir yatağında birleşecekti. Yapılan bu proje iki nehir arasında kalan bölgeye ekonomik canlılık getirdi.
19. yy içme suyu sıkıntısı çeken Viyana halkı dağlardan yeni borularla temiz su getirdiler. Artik Viyana'lılar şehirlerinin 100 km güneyinden getirilen Alplerin temiz suyunu içmeye başladılar. Bütün tedbirlere rağmen tuberkiloz'un (veremin) önüne geçilemedi "morbus Viennensis".
Şehrin 1850'den sonra durumu
Şehirde artık toplu taşıtların hayata geçirilmesi şartdı. İlk olarak şehir tranvayı (Stadtbahn) şehirin içinde ve etraflarında hizmet verdi. Dönemin başında buharla çalışan şehir tranvayı, 20. yy. elektrikle çalışmaya başladı.

Genel olarak 19.yy ikinci yarısından itibaren inşaat sektörü canlandı. O devirde kiraci ve ev sahipleri arasında büyük anlaşmazsızlıklar vardı. Tipik bir daireye geçitten girildiğinde önce mutfağa geliniyordu. Mutfakta ne su, ne banyo, ne de tuvalet bağlantıları vardı. Su almak için dairenin dışında bulunan lavaboya (Bassena, Italyanca: Bacino'ya) gitmek gerekiyordu. Yüksek kiralar insanların aklını başından almıştı. Bundan dolayı "Bettgeher"(=yatağa giden) kelimesi türedi. Kişi 1-2 gece kaldıktan sonra gidiyordu.
Şehir yönetimi kolları sıvayıp, yeni projeler üretmeye başladı. İnşaat, eğitim gibi konulara ağırlık verildi. Bununla birlikte 1907'de erkeklere, 1919'da ise bayanlara seçme ve seçilme hakkı tanındı.
Büyük bir imparatorluğun merkezinden ufak bir ülkenin başkentine
1. Dünya Savaşının bitmesiyle birlikte, monarşininde de sonu geldi. Viyana'nın Avusturya'yla kıyaslanışında Wasserkopf (=su başı) olarak adlandırıldı. Çünkü bu merkezde bütün halk toplanıyor ve bunun getirdiği birde hükümlülükler söz konusuydu. Koskocaman bir imparatorluğun merkezi artık ufak bir ülkenin başkentiydi.

Irkçilik ve 2. Dünya Savası
Faşist olan Almanya ve İtalya arasında kalan Avusturya, bu iki ülkenin siyasi ve ekonomik baskılarına dayanamayıp, 1938 Mart'ında Hitler-Almanya'sına dirençsiz teslim oldu. Hitler ilk Viyana ziyaretinde buraya yeni bir düzen getireceklerini vaad etmiş. İşsizlik gibi vatandaşı yakından ilgilendiren sorunlara çare bulacağını söyledi. Vaadinin altında yatan ise yahudi ırkının kökünü kurutmaktı. Bunun için Kasım 1938'de (Reichskristallnacht) bütün sinagoklar ve yahudi mağazalar ateşe verilip yağmalandı.

Hitler'in Viyana'ya girmesiyle coğrafik düzen tümüyle bozuldu. 21 bölgesi olan Viyana'nın, birden 26'ya yükseldi. İkinci Dünya Savaşıyla birlikte açlık ve sefalet günleri yine kapıya gelmişti. 1945'in Nisan ayında savaşın sona ermesini halk sevinçle karşılandı.
Savaş sonrası
Savaşın sona ermesinden bir kaç gün sonra geçici bir yönetim kuruldu. Şehirin hali korkunçtu. Her evin ortalama yarısı bombalar esnasında yıkılmıştı. 87.000 daire yaşanılmaz haldeydi. 3.000 bomba hunisi sayılmıştı. Köprüler yıkılmış, su ve elektrik sistemleri alt üst edilmişti. Durum böyle iken, öncelikle temel sorunların çözülmesi yönünde ortak karar alındı. Siyasi kanatta aynı sorunlar yaşandı. Müttefik birlikler Viyana'yı dört bölgeye böldüler. Bir bölgeden diğerine geçmek ancak vizeyle olabiliyordu.

1945'in sonlarına doğru belediye seçimleri yapıldı ve artık demokrasinin temelleri tekrar yerleştirildi. 100 milletvekili seçildi, bunlardan 58'i sosyalist, 36'i halk parti ve 6'i komunist partisine mensuptu. Bundan sonra Viyana'yı tekrar ufaltmak için harekete geçildi. Bölge sayısı 26'dan 23'e indirildi.
1 sene sonra 15 Mayıs 1955'te devlet anlaşması ile birlikte Avusturya özlediği hürriyetine kavuştu. Marshall yardımları sayesinde ekonomi yeniden canlandı...
Mart öncesi Viyana
19. yy. Napolyon Bonaparte Viyana'yı kuşattıktan sonra surların bazılarını güç gösterisi olarak havaya uçurttu. Bakan Metternich (1848) ise surların yeniden yapılanmasına sıcak bakmadı. Hatta Hofburg çevresinde büyük hasar vardı. Oraya sadece büyük bir kapı yapıldı (Äußeres Burgtor).

Viyana kongresi (1814/15) ile Mart ihtilali (1848) arasındaki sürece "Mart önce"si adı verildi. Bu zaman zarfında birçok dalda yenilikler gerçekleşti. Müzikte Beethoven veya Schubert gibi klasik müziğin devleri ortaya çıktı. Edebiyat da yeşermeye başladı. Eserleriyle içtimai hayatı derinden etkileyecek olan edebiyatçilardan Franz Grillparzer ve Ferdinand Raimund bu devirin yazarlardır. Sanatta "Biedermeier" kelimesi ortaya atıldı, ve düşünceler mobilya tasarımlarına da sıçradı.
Bunun paralelinde sanayileşmeyle birlikte sosyal sorunları yaşanmaya başladı. Çocuk çalıştırma, çürük su hatları, kanalizasyon,...
14.yy'dan 18.yy. kadar Viyana'da verem salgını görüldü. 1830/31 pis su borularından dolayı kolera hastalığı patlak verdi. 1500'lü yıllarda Viyana nüfusu 20.000'di. 1754'te ise 175.000'e kadar çıktı.
Ringcaddesi zamanı
İhtilal senesi olan 1848'de geçici bir anayasa kuruldu. Bu anayasayla toprak sahiplerinin hakkı kaldırıldı. Mülkler artık devlete devredilmişti. Bununla birlikte "Linienwall" içinde bulunan yerler bölgelere ayrıldı.

Yeni bölgelendirilmeyle beraberinde şehiri çevreleyen surların yıkılması tartışmaya açıldı. Askeri kanat buna karşı çıktı. 1857'de kral Franz Joseph surların bırakılması yönünde karar aldı. Bundan sonra surların yerinde o zamanki gözde olan mimari düzen doğrultusunda meşhur yapılar yükseldi. Bugün uluslararası toplantılarda Viyana denildiğinde Ring caddesindeki yapılan o meşhur binalar akla geliyor. Bu yapılardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Şehir opera binası, müzeler, bakanlıklar, ...
Viyana görünümünü derinden etkileyen inşaat projelerinden birisi 1869/75 arası Tuna nehrinin yeniden dözenlenmesiydi. Ortacağ'dan beri Tuna nehrinin filizlenmiş olarak akması büyük sorunların yaşanmasına sebepti. Buna son noktayı koymak için yeni bir taslak hazırlandı. Bu taslağa göre Tuna nehrinin Viyana'ya girmesiyle (kuzeybatı) kazılan iki nehir yatağına ayrılacaktı. Ana yataktan gemi seferleri geçecek, diğerinden ise (Donaukanal) şehirin atık suları yönlendirilecekti. Şehrin sınırlarında ise bu dallanma tekrar ana nehir yatağında birleşecekti. Yapılan bu proje iki nehir arasında kalan bölgeye ekonomik canlılık getirdi.
19. yy içme suyu sıkıntısı çeken Viyana halkı dağlardan yeni borularla temiz su getirdiler. Artik Viyana'lılar şehirlerinin 100 km güneyinden getirilen Alplerin temiz suyunu içmeye başladılar. Bütün tedbirlere rağmen tuberkiloz'un (veremin) önüne geçilemedi "morbus Viennensis".
Şehrin 1850'den sonra durumu
Şehirde artık toplu taşıtların hayata geçirilmesi şartdı. İlk olarak şehir tranvayı (Stadtbahn) şehirin içinde ve etraflarında hizmet verdi. Dönemin başında buharla çalışan şehir tranvayı, 20. yy. elektrikle çalışmaya başladı.

Genel olarak 19.yy ikinci yarısından itibaren inşaat sektörü canlandı. O devirde kiraci ve ev sahipleri arasında büyük anlaşmazsızlıklar vardı. Tipik bir daireye geçitten girildiğinde önce mutfağa geliniyordu. Mutfakta ne su, ne banyo, ne de tuvalet bağlantıları vardı. Su almak için dairenin dışında bulunan lavaboya (Bassena, Italyanca: Bacino'ya) gitmek gerekiyordu. Yüksek kiralar insanların aklını başından almıştı. Bundan dolayı "Bettgeher"(=yatağa giden) kelimesi türedi. Kişi 1-2 gece kaldıktan sonra gidiyordu.
Şehir yönetimi kolları sıvayıp, yeni projeler üretmeye başladı. İnşaat, eğitim gibi konulara ağırlık verildi. Bununla birlikte 1907'de erkeklere, 1919'da ise bayanlara seçme ve seçilme hakkı tanındı.
Büyük bir imparatorluğun merkezinden ufak bir ülkenin başkentine
1. Dünya Savaşının bitmesiyle birlikte, monarşininde de sonu geldi. Viyana'nın Avusturya'yla kıyaslanışında Wasserkopf (=su başı) olarak adlandırıldı. Çünkü bu merkezde bütün halk toplanıyor ve bunun getirdiği birde hükümlülükler söz konusuydu. Koskocaman bir imparatorluğun merkezi artık ufak bir ülkenin başkentiydi.

Irkçilik ve 2. Dünya Savası
Faşist olan Almanya ve İtalya arasında kalan Avusturya, bu iki ülkenin siyasi ve ekonomik baskılarına dayanamayıp, 1938 Mart'ında Hitler-Almanya'sına dirençsiz teslim oldu. Hitler ilk Viyana ziyaretinde buraya yeni bir düzen getireceklerini vaad etmiş. İşsizlik gibi vatandaşı yakından ilgilendiren sorunlara çare bulacağını söyledi. Vaadinin altında yatan ise yahudi ırkının kökünü kurutmaktı. Bunun için Kasım 1938'de (Reichskristallnacht) bütün sinagoklar ve yahudi mağazalar ateşe verilip yağmalandı.

Hitler'in Viyana'ya girmesiyle coğrafik düzen tümüyle bozuldu. 21 bölgesi olan Viyana'nın, birden 26'ya yükseldi. İkinci Dünya Savaşıyla birlikte açlık ve sefalet günleri yine kapıya gelmişti. 1945'in Nisan ayında savaşın sona ermesini halk sevinçle karşılandı.
Savaş sonrası
Savaşın sona ermesinden bir kaç gün sonra geçici bir yönetim kuruldu. Şehirin hali korkunçtu. Her evin ortalama yarısı bombalar esnasında yıkılmıştı. 87.000 daire yaşanılmaz haldeydi. 3.000 bomba hunisi sayılmıştı. Köprüler yıkılmış, su ve elektrik sistemleri alt üst edilmişti. Durum böyle iken, öncelikle temel sorunların çözülmesi yönünde ortak karar alındı. Siyasi kanatta aynı sorunlar yaşandı. Müttefik birlikler Viyana'yı dört bölgeye böldüler. Bir bölgeden diğerine geçmek ancak vizeyle olabiliyordu.

1945'in sonlarına doğru belediye seçimleri yapıldı ve artık demokrasinin temelleri tekrar yerleştirildi. 100 milletvekili seçildi, bunlardan 58'i sosyalist, 36'i halk parti ve 6'i komunist partisine mensuptu. Bundan sonra Viyana'yı tekrar ufaltmak için harekete geçildi. Bölge sayısı 26'dan 23'e indirildi.
1 sene sonra 15 Mayıs 1955'te devlet anlaşması ile birlikte Avusturya özlediği hürriyetine kavuştu. Marshall yardımları sayesinde ekonomi yeniden canlandı...
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
2, tarihi, viyana

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Viyana'ya Soralım Zen Osmanlı Tarihi 0 16 Mayıs 2014 20:59
I. Viyana Kuşatması Zen Osmanlı Tarihi 0 07 Mayıs 2014 16:26
II. Viyana Kuşatması Zen Osmanlı Tarihi 0 07 Mayıs 2014 16:26
Amerling, Friedrich von ( 1803 Viyana - 1887 Viyana ) Sır Ressamlar 0 10 Eylül 2011 09:11
Viyana tarihi.. Deinonychus Dünya Tarihi 0 17 Aralık 2010 17:57