IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01 Haziran 2012, 21:30   #1
Çevrimdışı
Cuito Cuanavale Muharebesi


-- Sponsor Baglantı --


Cuito Cuanavale Muharebesi, 1987 yılı Kasım ayı ile 1988 yılı Mart ayı arasında Angola’daki Cuito Cuanavale bölgesinde gerçekleşen muharebe. 1975-2002 yılları arasında yaşanan Angola İç Savaşının en önemli muharebesidir. Muharebede Küba ve Angola Orduları, Güney Afrika Cumhuriyeti Orduları ile karşı karşıya gelmiştir. İki tarafın da galip geldiklerini ilan ettiği muharebe sonucunda Angola İç Savaşında dönüm noktasına gelinmiştir: Taraflar arasında yapılan antlaşmaya göre Angola ve Namibya’da bulunan yabancı ordular (Küba ve Güney Afrika Orduları) çekilmiş ve Namibya bağımsız olmuştur.

Arkaplan

Portekiz’den bağımsızlık

1974 yılına gelinceye dek Portekiz sömürgesi olan Angola’nın bağımsızlığı için üç ayrı örgüt silahlı mücadele vermiştir: Agostinho Neto önderliğindeki marksist MPLA, Holden Roberto önderliğinde savaşan ve Zaire diktatörü Mobutu Sese Seko tarafından desteklenen FNLA ve CIA ile ırkçı Güney Afrika ve Çin Halk Cumhuriyeti yönetimince desteklenen Jonas Savimbi liderliğindeki UNITA. Ülkede Portekiz Silahlı Kuvvetlerinin genel olarak egemenliği sürmekteyken farklı zamanlarda farklı bölgeler bu örgütler tarafından kontrol edilmiştir.

Angola’daki siyasi durum Portekiz’de yaşanan siyasi altüst oluşla birlikte değişir. Karanfil Devrimi ile birlikte iktidara gelen devrimci hükümet Portekiz’in denizaşırı sömürgelerin bağımsızlıklarını verme görüşmelerini başlatır. Görüşmelerin ardından Angola 11 Kasım 1975 günü resmen bağımsızlığını ilan eder. Portekiz Ordusunun ve Portekiz kökenli binlerce kişinin Angola’dan ayrılmasından sonra başkent Luanda’da denetim MPLA’ya geçer. UNITA güney Angola’yı kontrol ederken, FNLA kuzey bölgelerini elinde tutar.

İsyancı kuvvetler ile Portekiz arasında imzalanan Alvor Antlaşmasına göre geçici bir hükümet oluşturulacak, 1976 yılında seçimler yapılacak ve 11 Kasım 1975 günü bağımsızlık ilan edilecektir. Ancak geçici hükümet başa geçer geçmez farklı isyancı kuvvetler arasında çatışmalar başlar. MPLA başkentte denetimi ele alır. 9 Ağustos günü Güney Afrika Ordusu Namibya sınırındaki Ruacana hidroelektrik santralini ele geçirir. 14 Ekim günü ise UNITA ve FNLA tarafından Luanda’nın alınması için başlatılan sefere destek için Savannah Harekâtı başlatılır. Zaire Ordusu, Güney Afrika Ordusu ve Portekizli paralı askerlerce desteklenen FNLA Luanda’ya doğudan yaklaşır ve Kifangondo eteklerine kadar ilerler. 7 Kasım günü Küba MPLA lehine savaşa dahil olarak Carlota Harekâtını başlatarak cevap verir. MPLA başkenti savunacak ve elinde tutmayı bilecektir. 11 Kasım 1975 günü ise planlandığı gibi Agostinho Neto Angola’nın bağımsızlığı ilan eder.

Soğuk Savaş

Oldukça uzun süre süren ve ancak 2002 yılında UNITA lideri Jonas Savimbi’nin öldürülmesiyle sona eren iç savaş yarım milyona yakın insanın hayatını kaybetmesine neden olacaktır[1]. Özellikle zengin yeraltı ve doğal kaynaklarıyla dikkat çeken ülke Soğuk Savaş sırasında ABD ve Sovyetler Birliği’nin dolaylı[2] olarak savaştıkları bir alan haline gelecektir. Doğu Bloku ülkeleri ve Sovyetler Birliği MPLA ve Namibya’nın bağımsızlığı için savaşan SWAPO’ya askeri malzeme, silah ve lojistik destek sağlarken, Küba kendi inisiyatifi ile ordularını Angola’ya gönderecektir. Karşı tarafta ise özellikle UNITA; ABD, Çin, Fransa ve Güney Afrika tarafından desteklenir.

Taraflar

FPLA, UNITA ve Güney Afrika tarafından aynı anda saldırı altında kalan MPLA yardım talebiyle Küba Cumhuriyetie başvurur. 1975 yılı Ocak ve Ağustos ayları arasında MPLA askeri akademi, silah, teçhizat, ulaşım aracı, radyo vericisi, üniforma desteği alır. Yıl sonuna doğru ise MPLA silahlı kuvvetleri olan FAPLA’yı Quifangondo Muharebesinde desteklemek için Küba düzenli birlikleri ülkeye gelmeye başlar. 1976 yılı Mart ayına gelindiğinde Küba’nın bölgeye gönderdiği düzenli ordu birlikerli sayısı 36 bini geçer. Küba dışındaki Sosyalist Blok ülkeleri ve özellikle Sovyetler Birliği teçhizat ve çok uzmanlaşmış teknik personel (savaş pilotu veya cephe komutanı) göndererek MPLA’yı destekler.Angola’ya gönderilen Sovyet generallerden Konstantin Shaganovitch muharebelerde kurmay heyetlerinde yer alacaktır[3]. UNITA ise Çin, ABD ve Güney Afrika tarafından desteklenecektir. Çin ve ABD para ve silah yardımı yaparken Güney Afrika doğrudan askeri birlik gönderecektir. Güney Afrika zengin yeraltı ve doğal kaynakları olan Angola’nın MPLA’nın eline geçmesini istemiyordu. Güney Afrika işgalinde olan Namibya, Angola ile sınır komşusuydu ve Namibya bağımsızlığı için savaşan SWAPO, MPLA ile koordineli bir mücadele yürütüyordu. Bu yüzden MPLA’nın olası bir zaferi SWAPO’nun da zaferi anlamına gelecek ve Namibya, Güney Afrika’dan bağımsızlığını kazanabilecekti. Bu yüzden Güney Afrika Angola’da kendisiyle uyumlu bir yönetim ve Namibya sınırında ise SWAPO’nun Angola’daki üslerinden Namibya’ya giremeyeceği bir tampon bölge istiyordu.

FNLA ise Zaire diktatörü Mobutu Sese Seko[4] tarafından desteklenir. Ancak MPLA ve UNITA ile karşılaştırıldığında FNLA dikkate alınmayacak bir güce sahipti.

Muharebe
FAPLA ilerleyişi

Lomba Nehri Muharebesi olarak da bilinen bu muharebeyi anlamak bundan sonra meydana gelen Cuito Cuanavale Muharebesini anlamayı kolaylaştıracaktır. 1987 yılında MPLA Angola topraklarındaki hakimiyetini artırmak için bir dizi askeri harekâta başlar. Bu kapsamda UNITA’nın sağlam kalesi konumundaki eski Portekiz askeri üssü Mavinga, Jamba ve Caprivi bölgesine saldırılar başlatılır[5].

Angola birlikerinin kurmay heyeti Cuito Cuanavale’den saldırıya geçmeye karar verir. Yola çıkan piyade ve zırhlı birlikler Menongue Hava Üssünden kalkan MiG-23 savaş uçaklarının desteğinde ilerler.

Güney Afrika dahil oluyor

Güney Afrika Ordusu, SWAPO gerillalarının Namibya’daki faaliyetini kesebilmek için Angola’nın Namibya ile olan güney sınırında UNITA’nın egemen olmasını istediğinden FAPLA ilerleyişine karşı Ekim 1987’de Modular Harekâtıyla seferber olarak cevap verir.

Cuito Cuanavale

İlk karşı karşıya gelmelerde üstünlüğü ele geçiren Güney Afrika ve UNITA kuvvetleri FAPLA kuvvetlerini stratejik olarak önemli bir kent olan Cuito Cuanavale’ye geri çekilmeye zorlar. Eğer burası da FAPLA tarafından kaybedilirse bundan sonraki geri çekilme noktası Menongue olacaktır.

FAPLA’nın ilk çatışmalardan kalan birlikleri Cuito Nehri’nin doğu yakasında sıkışır ve kıstırılarak imha edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Kesin yenilgi olasılığının farkında olan MPLA, Küba’dan acil yardım ister. Fidel Castro bunun üzerine özel bir harekât başlatarak 15 bin Küba özel kuvvetleri askerini gönderir[6][7]. Bölgeye helikopterlerle ulaşan ilk Küba özel kuvvet askerleri 5 Aralık günü FAPLA zırhlı birliklerini takviye ederler ve Güney Afrika Ordusunun ilerleyişi Cuito Cuanavale’nin 22 km doğusundaki Tumpo Nehrinde durdurulur. Özellikle bu bölgede yoğun olarak döşenen mayınlar Güney Afrika Ordusunun durmasına sebep olur. Güney Afrika birlikleri durmuş olmalarına rağmen bölgedeki hakim tepe olan Chambinga Tepelerini ele geçirmiştir.

Güney Afrika Ordusu hava kuvveti olarak üstün olmasa da Mirage savaş uçaklarına ve Impala jetlerie sahiptir. Küba Hava Kuvvetleri ise Angola’ya en iyi uçaklarını ve en iyi pilotlarını okyanus aşırı göreve göndermiştir. Menongues Hava Üssünden kalkan Küba savaş uçakları 1976 Angola Savaşında da bölgede bulunmuş olan General Arnaldo Ochoa komutasındadır. General Cintras Frias ise Cuito Cuanavale’de cephe komutanıdır.

Güney Afrika Ordusu artık çok iyi mevzilenmiş ve takviye almış FAPLA kuvvetlerine karşı saldırmaya başlar. Küba özel kuvvetlerinin ana gövdesinin muharebe sahasına gelişi ise yağmur mevsiminin başlaması ve UNITA tarafından yolların mayınlanmasından ötürü gecikir. Bu birlikler ilk çarpışmalara katılamayacaktır.

Son aşama

23 Mart 1988’e kadar bölgede askeri harekât sürer. Mevzilenmiş FAPLA kuvvetlerine karşı piyade UNITA birlikleri ve zırhlı Güney Afrika birliklerinin saldırısı sürmekteyken Güney Afrika Ordusu geri çekilme kararı alır. Yağmur mevsimi nedeniyle ağır silahlar ve toplar geride bırakılırken Chambinga Tepelerinden bombardımana devam edilir. Küba ve FAPLA kuvvetleri Cuito Cuanavale’nin düşmesini engellemiş olur. Güney Afrika ve UNITA ise FAPLA tarafından düzenlenen sefer sırasındaki amaçları olan UNITA bölgelerini korumuş olduklarını iddia ederler. Ancak özellikle Kübalı birliklein ve FAPLA Ordusunun şehirin Güney Afrika Ordusuna düşmesini engellemelri zafer olarak değerlendirilir. Zaferi kimin kazandığından bağımsız olarak muharebeden sonra önemli değişiklikler yaşanır.

Artık bir pat durumuna ulaşıldığı ve uluslararası gerilimi artırmaksızın iki tarafın da bir sonuç almasının imkânsız olduğu görülür. 1988 yılı boyunca süren çeşitli uzlaşma görüşmelerinden sonra 22 Aralık 1988 günü New YORk’da antlaşma imzalanır. Buna göre Küba ve Güney Afrika Angola’daki askerlerini çekecek ve Namibya’nın Güney Afrika’dan bağımsızlığı için bir süre belirlenecektir.

Sonuç

Muharebenin sonucu yoğun propagandaya maruz kalmıştır. Kara Afrikada ve özellikle ırkçı yönetimin iş başında olduğu Güney Afrika Cumhuriyetinde muharebenin neredeyse efsaneye varan bir anlatımı vardır. Burada muharebe ırkçı yönetimin başarısızlığıydı ve sonun başlangıcı olarak değerlendiriliyordu. Kıtada yenilmez olarak anılan ve beyaz üstünlüğünün simgesi olan Güney Afrika Ordusunun yenilgisi ırkçı rejimin Stalingrad’ı olarak değerlendirilir. Bölgesel bir güç olarak ırkçı rejimi devam ettirmek isteyen Pretoria yönetimi Afrikalılar ve Kübalıların yani ikinci sınıf olarak siyahlar tarafından yenilmesi psikolojik olarak önemli bir yara alır. Ayrıca taraflar arasında imzalanan antlaşmaya göre Namibya’nın bağımsız olması, bölgeyi kendi egemenliğind etutmak için asvaşa bile girmeyi göze alan ırkçı rejimin sonunu getirir. Bu açıdan bakıldığında bu kazanımların kazanılmasında Küba’nın payı ve yaptığı her türlü yardım vebizzat doğrudan askeri müdahalesi belirleyici olmuştur. Muharebeden sonra ise Güney Afrika Savunma Bakanlığı Cuito Cuanavale’nin ele geçirilmesi gibi bir amaçlarının hiç olmadığını açıklasa da bu açıklama ağır ekipmanın neden geride bırakılarak bir anda ordunun geri çekildiğini açıklamamaktadır. Zaiyatlara dair yine iki taraftan gelen çelişkili açıklamalar vardır. Buna göre UNITA’nın elindeki çok sayıda karadan havaya füze Küba Miglerinin saldırı kabiliyetini azaltmış, ayrıca Güney Afrika Ordusunun başarılı anti-tank taarruzları sırasında çok sayıda T-55 tankı etkisiz getirilmiştir. Buna karşılık olarak Küba ve MPLA kaynakları tam tersine zırhlı birliklerin Güney Afrika Ordusunu parçaladığını bildirmekte ve buna delil olarak Güney Afrika Ordusunca geride bırakılan son teknolojiye sahip Centurion varyantı olan Olifant tanklarını göstermektedir.

Angola’da bulunan Sovyet kurmay heyetine göre ise muharebe iki tarafın da ilerleyemeyeceği veya lehine çeviremeyeceği bir pat durumunda kalmıştır. Irkçı rejimin çözülmesinden sonra başa gelecek olan Güney Afrika Cumhuriyeti Devlet Başkanı Nelson Mandela ise muharebenin anlatımında Küba şekline destek verecektir:

« Küba halkının Afrika halkları için ayrı bir yeri vardır. Kübalı enternasyonalistler Afrika kıtasının bağımsızlığı, özgürlük ve adalet için tarihte görülmemiş bir özveride bulunmuşlardır…Biz Afrika’da topraklarımızın alınmasına ve egemenliğimizin çalınmasına alışkınız. Afrika tarihinde bir ulusun hiçbir çıkar gözetmeden diğerinin hakları için ayağa kalkması görülmemiştir. »

(Nelson Mandela 26 Temmuz 1991)
Cuito Cuanavale Muharebesi, 1987 yılı Kasım ayı ile 1988 yılı Mart ayı arasında Angola’daki Cuito Cuanavale bölgesinde gerçekleşen muharebe. 1975-2002 yılları arasında yaşanan Angola İç Savaşının en önemli muharebesidir. Muharebede Küba ve Angola Orduları, Güney Afrika Cumhuriyeti Orduları ile karşı karşıya gelmiştir. İki tarafın da galip geldiklerini ilan ettiği muharebe sonucunda Angola İç Savaşında dönüm noktasına gelinmiştir: Taraflar arasında yapılan antlaşmaya göre Angola ve Namibya’da bulunan yabancı ordular (Küba ve Güney Afrika Orduları) çekilmiş ve Namibya bağımsız olmuştur.

Arkaplan

Portekiz’den bağımsızlık

1974 yılına gelinceye dek Portekiz sömürgesi olan Angola’nın bağımsızlığı için üç ayrı örgüt silahlı mücadele vermiştir: Agostinho Neto önderliğindeki marksist MPLA, Holden Roberto önderliğinde savaşan ve Zaire diktatörü Mobutu Sese Seko tarafından desteklenen FNLA ve CIA ile ırkçı Güney Afrika ve Çin Halk Cumhuriyeti yönetimince desteklenen Jonas Savimbi liderliğindeki UNITA. Ülkede Portekiz Silahlı Kuvvetlerinin genel olarak egemenliği sürmekteyken farklı zamanlarda farklı bölgeler bu örgütler tarafından kontrol edilmiştir.

Angola’daki siyasi durum Portekiz’de yaşanan siyasi altüst oluşla birlikte değişir. Karanfil Devrimi ile birlikte iktidara gelen devrimci hükümet Portekiz’in denizaşırı sömürgelerin bağımsızlıklarını verme görüşmelerini başlatır. Görüşmelerin ardından Angola 11 Kasım 1975 günü resmen bağımsızlığını ilan eder. Portekiz Ordusunun ve Portekiz kökenli binlerce kişinin Angola’dan ayrılmasından sonra başkent Luanda’da denetim MPLA’ya geçer. UNITA güney Angola’yı kontrol ederken, FNLA kuzey bölgelerini elinde tutar.

İsyancı kuvvetler ile Portekiz arasında imzalanan Alvor Antlaşmasına göre geçici bir hükümet oluşturulacak, 1976 yılında seçimler yapılacak ve 11 Kasım 1975 günü bağımsızlık ilan edilecektir. Ancak geçici hükümet başa geçer geçmez farklı isyancı kuvvetler arasında çatışmalar başlar. MPLA başkentte denetimi ele alır. 9 Ağustos günü Güney Afrika Ordusu Namibya sınırındaki Ruacana hidroelektrik santralini ele geçirir. 14 Ekim günü ise UNITA ve FNLA tarafından Luanda’nın alınması için başlatılan sefere destek için Savannah Harekâtı başlatılır. Zaire Ordusu, Güney Afrika Ordusu ve Portekizli paralı askerlerce desteklenen FNLA Luanda’ya doğudan yaklaşır ve Kifangondo eteklerine kadar ilerler. 7 Kasım günü Küba MPLA lehine savaşa dahil olarak Carlota Harekâtını başlatarak cevap verir. MPLA başkenti savunacak ve elinde tutmayı bilecektir. 11 Kasım 1975 günü ise planlandığı gibi Agostinho Neto Angola’nın bağımsızlığı ilan eder.

Soğuk Savaş

Oldukça uzun süre süren ve ancak 2002 yılında UNITA lideri Jonas Savimbi’nin öldürülmesiyle sona eren iç savaş yarım milyona yakın insanın hayatını kaybetmesine neden olacaktır[1]. Özellikle zengin yeraltı ve doğal kaynaklarıyla dikkat çeken ülke Soğuk Savaş sırasında ABD ve Sovyetler Birliği’nin dolaylı[2] olarak savaştıkları bir alan haline gelecektir. Doğu Bloku ülkeleri ve Sovyetler Birliği MPLA ve Namibya’nın bağımsızlığı için savaşan SWAPO’ya askeri malzeme, silah ve lojistik destek sağlarken, Küba kendi inisiyatifi ile ordularını Angola’ya gönderecektir. Karşı tarafta ise özellikle UNITA; ABD, Çin, Fransa ve Güney Afrika tarafından desteklenir.

Taraflar

FPLA, UNITA ve Güney Afrika tarafından aynı anda saldırı altında kalan MPLA yardım talebiyle Küba Cumhuriyetie başvurur. 1975 yılı Ocak ve Ağustos ayları arasında MPLA askeri akademi, silah, teçhizat, ulaşım aracı, radyo vericisi, üniforma desteği alır. Yıl sonuna doğru ise MPLA silahlı kuvvetleri olan FAPLA’yı Quifangondo Muharebesinde desteklemek için Küba düzenli birlikleri ülkeye gelmeye başlar. 1976 yılı Mart ayına gelindiğinde Küba’nın bölgeye gönderdiği düzenli ordu birlikerli sayısı 36 bini geçer. Küba dışındaki Sosyalist Blok ülkeleri ve özellikle Sovyetler Birliği teçhizat ve çok uzmanlaşmış teknik personel (savaş pilotu veya cephe komutanı) göndererek MPLA’yı destekler.Angola’ya gönderilen Sovyet generallerden Konstantin Shaganovitch muharebelerde kurmay heyetlerinde yer alacaktır[3]. UNITA ise Çin, ABD ve Güney Afrika tarafından desteklenecektir. Çin ve ABD para ve silah yardımı yaparken Güney Afrika doğrudan askeri birlik gönderecektir. Güney Afrika zengin yeraltı ve doğal kaynakları olan Angola’nın MPLA’nın eline geçmesini istemiyordu. Güney Afrika işgalinde olan Namibya, Angola ile sınır komşusuydu ve Namibya bağımsızlığı için savaşan SWAPO, MPLA ile koordineli bir mücadele yürütüyordu. Bu yüzden MPLA’nın olası bir zaferi SWAPO’nun da zaferi anlamına gelecek ve Namibya, Güney Afrika’dan bağımsızlığını kazanabilecekti. Bu yüzden Güney Afrika Angola’da kendisiyle uyumlu bir yönetim ve Namibya sınırında ise SWAPO’nun Angola’daki üslerinden Namibya’ya giremeyeceği bir tampon bölge istiyordu.

FNLA ise Zaire diktatörü Mobutu Sese Seko[4] tarafından desteklenir. Ancak MPLA ve UNITA ile karşılaştırıldığında FNLA dikkate alınmayacak bir güce sahipti.

Muharebe
FAPLA ilerleyişi

Lomba Nehri Muharebesi olarak da bilinen bu muharebeyi anlamak bundan sonra meydana gelen Cuito Cuanavale Muharebesini anlamayı kolaylaştıracaktır. 1987 yılında MPLA Angola topraklarındaki hakimiyetini artırmak için bir dizi askeri harekâta başlar. Bu kapsamda UNITA’nın sağlam kalesi konumundaki eski Portekiz askeri üssü Mavinga, Jamba ve Caprivi bölgesine saldırılar başlatılır[5].

Angola birlikerinin kurmay heyeti Cuito Cuanavale’den saldırıya geçmeye karar verir. Yola çıkan piyade ve zırhlı birlikler Menongue Hava Üssünden kalkan MiG-23 savaş uçaklarının desteğinde ilerler.

Güney Afrika dahil oluyor

Güney Afrika Ordusu, SWAPO gerillalarının Namibya’daki faaliyetini kesebilmek için Angola’nın Namibya ile olan güney sınırında UNITA’nın egemen olmasını istediğinden FAPLA ilerleyişine karşı Ekim 1987’de Modular Harekâtıyla seferber olarak cevap verir.

Cuito Cuanavale

İlk karşı karşıya gelmelerde üstünlüğü ele geçiren Güney Afrika ve UNITA kuvvetleri FAPLA kuvvetlerini stratejik olarak önemli bir kent olan Cuito Cuanavale’ye geri çekilmeye zorlar. Eğer burası da FAPLA tarafından kaybedilirse bundan sonraki geri çekilme noktası Menongue olacaktır.

FAPLA’nın ilk çatışmalardan kalan birlikleri Cuito Nehri’nin doğu yakasında sıkışır ve kıstırılarak imha edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Kesin yenilgi olasılığının farkında olan MPLA, Küba’dan acil yardım ister. Fidel Castro bunun üzerine özel bir harekât başlatarak 15 bin Küba özel kuvvetleri askerini gönderir[6][7]. Bölgeye helikopterlerle ulaşan ilk Küba özel kuvvet askerleri 5 Aralık günü FAPLA zırhlı birliklerini takviye ederler ve Güney Afrika Ordusunun ilerleyişi Cuito Cuanavale’nin 22 km doğusundaki Tumpo Nehrinde durdurulur. Özellikle bu bölgede yoğun olarak döşenen mayınlar Güney Afrika Ordusunun durmasına sebep olur. Güney Afrika birlikleri durmuş olmalarına rağmen bölgedeki hakim tepe olan Chambinga Tepelerini ele geçirmiştir.

Güney Afrika Ordusu hava kuvveti olarak üstün olmasa da Mirage savaş uçaklarına ve Impala jetlerie sahiptir. Küba Hava Kuvvetleri ise Angola’ya en iyi uçaklarını ve en iyi pilotlarını okyanus aşırı göreve göndermiştir. Menongues Hava Üssünden kalkan Küba savaş uçakları 1976 Angola Savaşında da bölgede bulunmuş olan General Arnaldo Ochoa komutasındadır. General Cintras Frias ise Cuito Cuanavale’de cephe komutanıdır.

Güney Afrika Ordusu artık çok iyi mevzilenmiş ve takviye almış FAPLA kuvvetlerine karşı saldırmaya başlar. Küba özel kuvvetlerinin ana gövdesinin muharebe sahasına gelişi ise yağmur mevsiminin başlaması ve UNITA tarafından yolların mayınlanmasından ötürü gecikir. Bu birlikler ilk çarpışmalara katılamayacaktır.

Son aşama

23 Mart 1988’e kadar bölgede askeri harekât sürer. Mevzilenmiş FAPLA kuvvetlerine karşı piyade UNITA birlikleri ve zırhlı Güney Afrika birliklerinin saldırısı sürmekteyken Güney Afrika Ordusu geri çekilme kararı alır. Yağmur mevsimi nedeniyle ağır silahlar ve toplar geride bırakılırken Chambinga Tepelerinden bombardımana devam edilir. Küba ve FAPLA kuvvetleri Cuito Cuanavale’nin düşmesini engellemiş olur. Güney Afrika ve UNITA ise FAPLA tarafından düzenlenen sefer sırasındaki amaçları olan UNITA bölgelerini korumuş olduklarını iddia ederler. Ancak özellikle Kübalı birliklein ve FAPLA Ordusunun şehirin Güney Afrika Ordusuna düşmesini engellemelri zafer olarak değerlendirilir. Zaferi kimin kazandığından bağımsız olarak muharebeden sonra önemli değişiklikler yaşanır.

Artık bir pat durumuna ulaşıldığı ve uluslararası gerilimi artırmaksızın iki tarafın da bir sonuç almasının imkânsız olduğu görülür. 1988 yılı boyunca süren çeşitli uzlaşma görüşmelerinden sonra 22 Aralık 1988 günü New YORk’da antlaşma imzalanır. Buna göre Küba ve Güney Afrika Angola’daki askerlerini çekecek ve Namibya’nın Güney Afrika’dan bağımsızlığı için bir süre belirlenecektir.

Sonuç

Muharebenin sonucu yoğun propagandaya maruz kalmıştır. Kara Afrikada ve özellikle ırkçı yönetimin iş başında olduğu Güney Afrika Cumhuriyetinde muharebenin neredeyse efsaneye varan bir anlatımı vardır. Burada muharebe ırkçı yönetimin başarısızlığıydı ve sonun başlangıcı olarak değerlendiriliyordu. Kıtada yenilmez olarak anılan ve beyaz üstünlüğünün simgesi olan Güney Afrika Ordusunun yenilgisi ırkçı rejimin Stalingrad’ı olarak değerlendirilir. Bölgesel bir güç olarak ırkçı rejimi devam ettirmek isteyen Pretoria yönetimi Afrikalılar ve Kübalıların yani ikinci sınıf olarak siyahlar tarafından yenilmesi psikolojik olarak önemli bir yara alır. Ayrıca taraflar arasında imzalanan antlaşmaya göre Namibya’nın bağımsız olması, bölgeyi kendi egemenliğind etutmak için asvaşa bile girmeyi göze alan ırkçı rejimin sonunu getirir. Bu açıdan bakıldığında bu kazanımların kazanılmasında Küba’nın payı ve yaptığı her türlü yardım vebizzat doğrudan askeri müdahalesi belirleyici olmuştur. Muharebeden sonra ise Güney Afrika Savunma Bakanlığı Cuito Cuanavale’nin ele geçirilmesi gibi bir amaçlarının hiç olmadığını açıklasa da bu açıklama ağır ekipmanın neden geride bırakılarak bir anda ordunun geri çekildiğini açıklamamaktadır. Zaiyatlara dair yine iki taraftan gelen çelişkili açıklamalar vardır. Buna göre UNITA’nın elindeki çok sayıda karadan havaya füze Küba Miglerinin saldırı kabiliyetini azaltmış, ayrıca Güney Afrika Ordusunun başarılı anti-tank taarruzları sırasında çok sayıda T-55 tankı etkisiz getirilmiştir. Buna karşılık olarak Küba ve MPLA kaynakları tam tersine zırhlı birliklerin Güney Afrika Ordusunu parçaladığını bildirmekte ve buna delil olarak Güney Afrika Ordusunca geride bırakılan son teknolojiye sahip Centurion varyantı olan Olifant tanklarını göstermektedir.

Angola’da bulunan Sovyet kurmay heyetine göre ise muharebe iki tarafın da ilerleyemeyeceği veya lehine çeviremeyeceği bir pat durumunda kalmıştır. Irkçı rejimin çözülmesinden sonra başa gelecek olan Güney Afrika Cumhuriyeti Devlet Başkanı Nelson Mandela ise muharebenin anlatımında Küba şekline destek verecektir:

« Küba halkının Afrika halkları için ayrı bir yeri vardır. Kübalı enternasyonalistler Afrika kıtasının bağımsızlığı, özgürlük ve adalet için tarihte görülmemiş bir özveride bulunmuşlardır…Biz Afrika’da topraklarımızın alınmasına ve egemenliğimizin çalınmasına alışkınız. Afrika tarihinde bir ulusun hiçbir çıkar gözetmeden diğerinin hakları için ayağa kalkması görülmemiştir. »

(Nelson Mandela 26 Temmuz 1991)
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
Cevapla

Etiketler
cuanavale, cuito, muharebesi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Agincourt Muharebesi efLatun Dünya Tarihi 0 14 Mayıs 2012 21:04
Zama Muharebesi efLatun Dünya Tarihi 0 19 Mart 2012 22:44
Brodi Muharebesi efLatun Dünya Tarihi 0 19 Mart 2012 22:26
Duhovşçina Muharebesi efLatun Dünya Tarihi 0 19 Mart 2012 22:25
Kiev Muharebesi efLatun Dünya Tarihi 0 19 Mart 2012 22:23



uzmanwin.com