IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Aralık 2012, 13:41   #1
Çevrimdışı
Fustat - Tolunoğulları İhşidiler


-- Sponsor Baglantı --


FUSTAT- TOLUNOĞULLARI
İHŞİDİLER



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Türkler, sayı bakımından çok devlet kurmalarının yanında, coğrafya olarak da epeyce geniş bir alanda faaliyet göstermişlerdir. Orta Asya’dan Avrupa’ya, Rusya içlerine kadar çeşitli coğrafyalarda Türk devletleri kurulmuştur. Türkler, tarihte Afrika’da da devlet kurmuş ve bu kıtada da egemen olmuştur. Bugünkü programda Afrika’da kurulan devletlerden olan Tolunoğulları ve İhşidilerden bahsedeceğim. Ayrıca bu programda Tolunoğulları ve İhşidilere başkentlik yapmış olan ve bugünkü Kahire’nin oluşmasını sağlayan Fustat’dan da söz edeceğim.

Bildiğiniz gibi Türk toplulukları tarihten günümüze çok sayıda devlet kurmuşlardır. Bu devletlerin bazıları çok uzun süre ayakta kalmışlar, bazıları da daha az süre ile tarih sahnesinde bulunmuşlardır. Örneğin Osmanlı Devleti altı yüz yıl gibi çok uzun bir süre varlığını devam ettirmiştir. Buna karşın daha devlet olarak tam olarak kurumsallaşamadan ortadan kalkan devletler de olmuştur.

İslam dinini kabul ettikten sonra çeşitli Türk toplulukları, Halifelerin otoritesi altına girmişler, Halifelerin ordularında da hizmet etmişlerdir. Bunlardan bir çoğu, önemli başarılara imza atmışlardır. Hatta ordu komutanlığı ve valilik gibi çok üst görevlere gelenler de olmuştur. Halifelerin egemenlik alanlarının çok genişlediği ve güç açısında zaafa düştüğü dönemlerde çeşitli bölgelerdeki valiler, kendi başına buyruk hareket etmeye bazen de bağımsız bir devlet gibi hareket etmeye başlamışlardır. Türk valilerden de bu şekilde davrananlar ortaya çıkmıştır. Tolunoğulları ve İhşidiler adlı iki Türk devleti de böyle bir süreçten sonra kurulmuştur.

Tolunoğulları Devleti, Maveraünnehirli biri olan Tolun’un oğlu Ahmed bin. Tolun tarafından 868 yılında kurulmuştur. Halife tarafından Mısır’a vali olarak gönderilen Ahmet bin Tolun, hilafet merkezinin gücü zayıflayınca bağımsız bir devlet gibi davranmaya başlamıştır. Tolunoğulları Devleti, Fustat’ı başkent olarak kabul etmiş ve otuz yedi yıl Mısır’da egemenliğini devam ettirmiştir.

Fustat şehri, Araplar tarafından 641 yılında kurulmuştur. Daha sonra bu şehir hızlı bir şekilde gelişmeye başlamıştır. Tolunoğulları tarafından başkent yapılması, Fustat şehrinin önemli gelişme aşamalarından birini oluşturmuştur. Bir dönem Mansuriye olarak da anılan Fustat, Fatımiler tarafından ele geçirildikten sonra Kahire olarak da anılmaya başlanmıştır.

Tolunoğulları döneminde el-Katai adlı bir semt meydana getirilerek Fustat kentine eklenmiştir. Fustat kenti, bir mil karelik bir alana yayılmıştı. Şehirde en önemli yapılar olarak, Tolunoğlu devletinin kurucusu olan Ahmet bin Tolun’un sarayı, büyük bir cami ve Daru’l-İmare denilen hükümet konağı dikkati çekmekteydi. Ayrıca şehirde komutanlar için ikametgahlar, askerler için kışlalar ve talimgahlar, evler, hanlar, hamamlar da inşa edilmişti.

Fustat şehrinde, günümüze kadar sapasağlam ayakta kalan biricik eser Toluniyye camiidir. 876-879 yılları arasında inşa edilen caminin minaresi, Halife ordularına katılan Türkler için inşa edilen ve “mutluluk verici” anlamında bir adla kurulan Samarra şehrindeki ünlü minareye benzer tarzda inşa edilmiştir. Bu caminin yapılışı ile ilgili ilginç rivayetlerden birisi de yapım için gerekli olan paranın temin edilmesi ile ilgilidir. Rivayete göre bu para, Firavunlardan birisinin mezarından çıkan hazinelerden sağlanmıştır. Hatta artan para ile bir hastane yapılmıştır. Bu cami mimari açıdan da bazı özelliklere sahiptir. Yapısında kullanılan tuğla malzeme ve kemerlerini kurarken kullanılan “sivri kemer” tekniği mimari açıdan bu bölgede ilk olma özelliğini taşımaktadır.

Fustat şehrinin özelliklerinden birisi de Mısır’da ilk hastaneye sahip olma ayrıcalığını göstermesidir. Fustat’da Bimaristan adıyla inşa edilen hastane hakkında ünlü tarihçi Makrizi önemli bilgiler vermektedir. Onun anlattığına göre Bimaristan, ayrım yapmadan toplumun her kesimine hizmet veren bir kurumdu. Burada, fakir-zengin, köle-hür gibi toplumsal konumlara göre ayrım yapılmazdı. Bimaristan’da her türlü hastalık tedavi edilmeye çalışılırdı. Hatta bu kurumda akıl hastalarının tedavisi için ayrılmış özel bir bölüm dahi bulunmaktaydı. Devletin kurucusu olan Tolunoğlu Ahmed, her Cuma günü bizzat kendisi giderek hastaneyi denetler; doktor, diğer görevliler ve hastalarla görüşür onların sorunlarını dinlerdi.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Fustat şehrinin başkentlik yaptığı Türk devletlerinden birisi de programın başında da belirttiğim gibi İhşidiler Devletidir. İhşidilerin kurucusu olan Muhammed bin Toğaç da başlangıçta Abbasi halifeliğinin bir valisi konumunda idi. 935 yılında Mısır’da valilik görevine atanan Muhammed bin Toğaç, önceleri Halife ile iyi geçinmekte idi. Ancak, vergiler konusunda anlaşmazlık çıkması ile aralarında bir güven sorunu yaşanmaya başlamıştı. Bundan sonra da Muhammed bin Toğaç, egemen bir devlet başkanı gibi hareket etmeye başladı. Bastırdığı sikkelere yani kullanımdaki paralara, halifenin adını yazdırmak yerine “el-Emiru’l İhşid Muhammed bin Toğaç” yani İhşidlerin Emiri Muhammed bin Toğaç adını yazdırdı. Otuz dört yıl varlığını devam ettirebilen İhşid devleti, 969 yılında Fatımilerin akınları sonucunda yıkılmaktan kurtulamadı.

Fustat şehri, İhşidiler döneminde ekonomik açıdan fazla bir ilerleme kaydedemese de saray çevresinin bilginlere olan ilgisi, onlara sağladıkları maddi ve manevi destek ile önemli bir ilim merkezi haline geldi. Araplar tarafından inşa edilmiş olan Amr camisininve Tolunoğulları tarafından yaptırılan Toluniyye camisinin etrafında yer alan mekanlar eğitim ve öğretim faaliyetlerinin merkezi haline geldi. Bu gelişmelere paralel olarak kitap yayınları artmaya başladı. Hatta, Fustat kentinde, “Suku’l-Varrakin” adı verilen bir kitapçılar çarşısı oluştu. Ayrıca, İhşidiler döneminde, her ne kadar günümüze çok azı ulaşsa da mimari açıdan eşsiz eserler meydana getirildi. Tarihçiler, bu dönemde resim, oyma ve kakmacılığın çok geliştiğini kaydetmektedir.

Amr bin Asın Mısır’ı fethi ile 641 yılında bugünkü Kahire’nin güneyinde kurulan Fustat şehri, çeşitli hanedanlar arasındaki iktidar savaşları yüzünden bir çok defa tahribata uğramıştır. Çevresi surlarla tahkim edilmemiş olduğu için savunması zor olan bu şehir, Frank ordularının eline geçmemesi için 1168 yılında ateşe verilmiştir. Fustat şehri, Selahattin Eyyübi tarafından yeniden inşa ettirilerek Kahire ile birleştirilmiştir. Mısır’ın başkenti olan Kahire’nin bir bölümünü oluşturan bu kent, günümüzde Eski Kahire olarak anılmaktadır.

Kaynak: Alıntılar
FUSTAT- TOLUNOĞULLARI
İHŞİDİLER



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Türkler, sayı bakımından çok devlet kurmalarının yanında, coğrafya olarak da epeyce geniş bir alanda faaliyet göstermişlerdir. Orta Asya’dan Avrupa’ya, Rusya içlerine kadar çeşitli coğrafyalarda Türk devletleri kurulmuştur. Türkler, tarihte Afrika’da da devlet kurmuş ve bu kıtada da egemen olmuştur. Bugünkü programda Afrika’da kurulan devletlerden olan Tolunoğulları ve İhşidilerden bahsedeceğim. Ayrıca bu programda Tolunoğulları ve İhşidilere başkentlik yapmış olan ve bugünkü Kahire’nin oluşmasını sağlayan Fustat’dan da söz edeceğim.

Bildiğiniz gibi Türk toplulukları tarihten günümüze çok sayıda devlet kurmuşlardır. Bu devletlerin bazıları çok uzun süre ayakta kalmışlar, bazıları da daha az süre ile tarih sahnesinde bulunmuşlardır. Örneğin Osmanlı Devleti altı yüz yıl gibi çok uzun bir süre varlığını devam ettirmiştir. Buna karşın daha devlet olarak tam olarak kurumsallaşamadan ortadan kalkan devletler de olmuştur.

İslam dinini kabul ettikten sonra çeşitli Türk toplulukları, Halifelerin otoritesi altına girmişler, Halifelerin ordularında da hizmet etmişlerdir. Bunlardan bir çoğu, önemli başarılara imza atmışlardır. Hatta ordu komutanlığı ve valilik gibi çok üst görevlere gelenler de olmuştur. Halifelerin egemenlik alanlarının çok genişlediği ve güç açısında zaafa düştüğü dönemlerde çeşitli bölgelerdeki valiler, kendi başına buyruk hareket etmeye bazen de bağımsız bir devlet gibi hareket etmeye başlamışlardır. Türk valilerden de bu şekilde davrananlar ortaya çıkmıştır. Tolunoğulları ve İhşidiler adlı iki Türk devleti de böyle bir süreçten sonra kurulmuştur.

Tolunoğulları Devleti, Maveraünnehirli biri olan Tolun’un oğlu Ahmed bin. Tolun tarafından 868 yılında kurulmuştur. Halife tarafından Mısır’a vali olarak gönderilen Ahmet bin Tolun, hilafet merkezinin gücü zayıflayınca bağımsız bir devlet gibi davranmaya başlamıştır. Tolunoğulları Devleti, Fustat’ı başkent olarak kabul etmiş ve otuz yedi yıl Mısır’da egemenliğini devam ettirmiştir.

Fustat şehri, Araplar tarafından 641 yılında kurulmuştur. Daha sonra bu şehir hızlı bir şekilde gelişmeye başlamıştır. Tolunoğulları tarafından başkent yapılması, Fustat şehrinin önemli gelişme aşamalarından birini oluşturmuştur. Bir dönem Mansuriye olarak da anılan Fustat, Fatımiler tarafından ele geçirildikten sonra Kahire olarak da anılmaya başlanmıştır.

Tolunoğulları döneminde el-Katai adlı bir semt meydana getirilerek Fustat kentine eklenmiştir. Fustat kenti, bir mil karelik bir alana yayılmıştı. Şehirde en önemli yapılar olarak, Tolunoğlu devletinin kurucusu olan Ahmet bin Tolun’un sarayı, büyük bir cami ve Daru’l-İmare denilen hükümet konağı dikkati çekmekteydi. Ayrıca şehirde komutanlar için ikametgahlar, askerler için kışlalar ve talimgahlar, evler, hanlar, hamamlar da inşa edilmişti.

Fustat şehrinde, günümüze kadar sapasağlam ayakta kalan biricik eser Toluniyye camiidir. 876-879 yılları arasında inşa edilen caminin minaresi, Halife ordularına katılan Türkler için inşa edilen ve “mutluluk verici” anlamında bir adla kurulan Samarra şehrindeki ünlü minareye benzer tarzda inşa edilmiştir. Bu caminin yapılışı ile ilgili ilginç rivayetlerden birisi de yapım için gerekli olan paranın temin edilmesi ile ilgilidir. Rivayete göre bu para, Firavunlardan birisinin mezarından çıkan hazinelerden sağlanmıştır. Hatta artan para ile bir hastane yapılmıştır. Bu cami mimari açıdan da bazı özelliklere sahiptir. Yapısında kullanılan tuğla malzeme ve kemerlerini kurarken kullanılan “sivri kemer” tekniği mimari açıdan bu bölgede ilk olma özelliğini taşımaktadır.

Fustat şehrinin özelliklerinden birisi de Mısır’da ilk hastaneye sahip olma ayrıcalığını göstermesidir. Fustat’da Bimaristan adıyla inşa edilen hastane hakkında ünlü tarihçi Makrizi önemli bilgiler vermektedir. Onun anlattığına göre Bimaristan, ayrım yapmadan toplumun her kesimine hizmet veren bir kurumdu. Burada, fakir-zengin, köle-hür gibi toplumsal konumlara göre ayrım yapılmazdı. Bimaristan’da her türlü hastalık tedavi edilmeye çalışılırdı. Hatta bu kurumda akıl hastalarının tedavisi için ayrılmış özel bir bölüm dahi bulunmaktaydı. Devletin kurucusu olan Tolunoğlu Ahmed, her Cuma günü bizzat kendisi giderek hastaneyi denetler; doktor, diğer görevliler ve hastalarla görüşür onların sorunlarını dinlerdi.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Fustat şehrinin başkentlik yaptığı Türk devletlerinden birisi de programın başında da belirttiğim gibi İhşidiler Devletidir. İhşidilerin kurucusu olan Muhammed bin Toğaç da başlangıçta Abbasi halifeliğinin bir valisi konumunda idi. 935 yılında Mısır’da valilik görevine atanan Muhammed bin Toğaç, önceleri Halife ile iyi geçinmekte idi. Ancak, vergiler konusunda anlaşmazlık çıkması ile aralarında bir güven sorunu yaşanmaya başlamıştı. Bundan sonra da Muhammed bin Toğaç, egemen bir devlet başkanı gibi hareket etmeye başladı. Bastırdığı sikkelere yani kullanımdaki paralara, halifenin adını yazdırmak yerine “el-Emiru’l İhşid Muhammed bin Toğaç” yani İhşidlerin Emiri Muhammed bin Toğaç adını yazdırdı. Otuz dört yıl varlığını devam ettirebilen İhşid devleti, 969 yılında Fatımilerin akınları sonucunda yıkılmaktan kurtulamadı.

Fustat şehri, İhşidiler döneminde ekonomik açıdan fazla bir ilerleme kaydedemese de saray çevresinin bilginlere olan ilgisi, onlara sağladıkları maddi ve manevi destek ile önemli bir ilim merkezi haline geldi. Araplar tarafından inşa edilmiş olan Amr camisininve Tolunoğulları tarafından yaptırılan Toluniyye camisinin etrafında yer alan mekanlar eğitim ve öğretim faaliyetlerinin merkezi haline geldi. Bu gelişmelere paralel olarak kitap yayınları artmaya başladı. Hatta, Fustat kentinde, “Suku’l-Varrakin” adı verilen bir kitapçılar çarşısı oluştu. Ayrıca, İhşidiler döneminde, her ne kadar günümüze çok azı ulaşsa da mimari açıdan eşsiz eserler meydana getirildi. Tarihçiler, bu dönemde resim, oyma ve kakmacılığın çok geliştiğini kaydetmektedir.

Amr bin Asın Mısır’ı fethi ile 641 yılında bugünkü Kahire’nin güneyinde kurulan Fustat şehri, çeşitli hanedanlar arasındaki iktidar savaşları yüzünden bir çok defa tahribata uğramıştır. Çevresi surlarla tahkim edilmemiş olduğu için savunması zor olan bu şehir, Frank ordularının eline geçmemesi için 1168 yılında ateşe verilmiştir. Fustat şehri, Selahattin Eyyübi tarafından yeniden inşa ettirilerek Kahire ile birleştirilmiştir. Mısır’ın başkenti olan Kahire’nin bir bölümünü oluşturan bu kent, günümüzde Eski Kahire olarak anılmaktadır.

Kaynak: Alıntılar
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
İhşidiler

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Akşitler(İhşidiler) Zen Tarih 0 01 Kasım 2012 16:06
İhşidoğulları Beyliği (İhşidîler) Ecrin Selçuklu Tarihi 0 03 Aralık 2011 11:16
Tolunoğulları Beyliği Ecrin Selçuklu Tarihi 0 03 Aralık 2011 11:16