IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Nisan 2013, 02:32   #1
Çevrimdışı
Prenses Süreyya


-- Sponsor Baglantı --


Prenses Süreyya

İran’da Şah Pehlevi döneminde yeşil gözleriyle sinema afişlerinden fırlamış güzellikte genç bir kızın fotografı Tahran’da bakan herkesi büyüler , bu kız küçüklüğünden beri hayal ettiği gibi sinema oyuncusu olup resimleriyle hayranlarını cezbetmese de bu fotograftaki bakışıyla çarpmıştır Şah’ı.
Fotografına bakarak kendisini Tahran’a davet eden Şah’ın yanına gitmeden önce babası Şah ile evlenmek zorunda olmadıgını hatırlatıp içini rahatlatır kızının , eğer begenmezse evlenme teklifini kabul etmeyecektir.Genç kız ve ailesi Tahran için özel olarak elbiseler diktirmek ister , bunun için adres Paris’tir.Muhammed Riza Pehlevi ‘nin dört gözle beklediği ve resmine aşık oldugu kişi sonradan Mahsun prenses (Prenses Soraya) olarak anılacak olan Süreyya İsfendiyari Bahtiyar ‘dir. (Karsılastıgim adam tahmin ettigimden cok daha ilginçti, yakışıklıydı. Görür görmez aşık oldum.- Prenses Süreyya’nın Hayatım adlı kitabından)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Süreyya’nın davet üzerine Tahran’daki Gülistan Sarayı’na gelmesi ve Şah ile ilk kez gözgöze gelmesinin üzerinden iki gün sonra çiftin nişanı ülkeye ilan edilir.Şah’a yakışır bir düğün için herkes seferber olmuş, hazırlıklar yapılırken,genç Prenses yakalandıgı tifo ile bitkin düşer. Gördüğü tedavi sonrası ayaga kalkmasından üç gün sonra da gelinlik giyer. 600 parça elmastan oluşan ve yirmi kilogram ağırlığındaki Christian Dior tasarımı gelinligi giyen Süreyya, görenleri büyülerken gelinliği taşımakta bile zorlanır. Artık o imparatoriçedir. Gözlerinin güzelliği ile tüm İran’ı etkileyen Prenses saraya gelin giderken herkes nefeslerini tutmaktadır, gelinini karşılayan sarayın salonu tam iki yüz orkide, bin tane karanfil, iki yüz kiraz çiçeği ve bin iki yüz tane leylak ile tam bir çiçek bahçesi görünümündedir.Televizyon merasimin her saniyesini canlı olarak yayınlarken çiftin nikahları kıyılır ve masal başlar.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Süreyya evlendikten sonra sosyal çalışmalara başlar, yardım geceleri, açılışlar, bağışlar derken eşini oldugu kadar tüm halkı da büyüler.Gezdiği tüm ülkelerde Şah’ın kolunda olan Prenses ,eşinin sürekli kendisi için özel şeyler yapıp mutlu etme çabaları ile karşılaşır. (özel geziler, kürkler, takılar, partiler, hediyeler) Şah sırılsıklam aşıktır güzeller güzeli Süreyya’ya.
Masal gibi geçen zaman Şah’ın çevresindekilerin veliaht sorularıyla renksizleşmeye başlar, öyle ya evleneli ne kadar olmuş henüz bir çocukları olmamıştı, üstelik şimdiye kadar veliaht olarak gösterilen küçük kardeş Ali Riza ‘da bir kazada öldügü için Şah’ın yerine kim geçecek sorusu kafaları sürekli kurcalamaktadır. Tapılan tetkiklerin cevabı bellidir, çocuk asla olmayacaktır ve bu durum Süreyya’yı iyice hırçınlaştırmıştır. Şah ise herkesten daha çaresizdir, bir tarafta çok sevdiği güzel eşi , diğer tarafta ise devleti.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


1958 yılı bir gece Şah’a seçmesi için gösterilen sarışın bir kız fitili ateşler, çıldıran Süreyya hemen eşyalarını toplayarak Saint-Moritz’e gider ve Şah’a devlet için buna boyun eğdigini açıklayan bir mektup gönderir. 14 Mart 1958 İran Şahı’nın eşi ile resmen boşandıklarının dünyaya açıklandıgı tarihtir. Sonrasında Şah eşini hala çok sevdiğini ama boşanmak zorunda kaldıklarını da belirtir. Boşanmanın ardından Süreyya’ya prenses ünvanı, Şah’ın kızkardeşine tanınan haklar, diplomatik pasaport, bir sürü mücevher ve belirli bir gelir verilir.Yedi yıllık saray yaşantısı son bulmuştur.(Prenses Süreyya ve tüp bebek)
Boşandıktan sonra annesi ile Avrupa’da yeni bir hayat kuran Prenses sosyetenin en renkli simalarından biri olur, ne yapsa olay olmakta ,nerede yemek yese manşetlere taşınmaktadır, bir de film çevirir, ancak film öyle başarısız olur ki bir daha öyle bir işe girişmez. Şah, Farah Diba ile mutlu bir evlilik yaparken Süreyya bir kaç kez nişanlanır ancak evlenemez. Pek çok ilişki yaşamış ancak mutlu olamamıştır, yönetmen Franco Indovina ile 9 yıl birliktelik yaşar.(yönetmenin evli olması ayrı bir mutsuzluk kaynagıdır) Franco Indovina dağa çarpan bir uçağın içinde hayatını kaybedince Süreyya yıkılır, kendisini hayata bağlayan tek adam da ölmüştür.Hatta bu yüzden kendisine uğursuz bile denilir.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Humeyni’nin iktidara gelişi sebebiyle Şah’ın ülkesinden kaçışı ve Mısır’da vefat edişi de onu oldukça yıpratır.Yıllar sonra yapılan bir röportajda onu sevdiğini ona söyleyememenin acısını çektigini açıklar Prenses.
Ailesini kaybettikten sonra iyice yalnızlaşır Prenses, hayatta mutlulugu yakalayamadıgı için halk tarafından kendisine mahsun prenses denilir.25 Ekim 2001 tarihinde Paris’te bir apartman dairesinde ölü bulundugunda , yıllar öncesinde oldugu gibi manşetlere çıkmaz, küçük bir haber şeklinde yer alır . Prenses artık yalnızlıktan kurtulmuştur.Ama ölümünden sonra talihsizlikler peşini bırakmaz, tüm malı mülkü açık arttırmayla dağılır gider, yaşadığı ev bile müzeye dönüştürülmez. O da asaletin , paranın ve güzelliğin saadet getirmedigi kişiler arasında yerini alır.İki büyük aşkı da trajedi ile bitmiştir.
Prenses Süreyya

İran’da Şah Pehlevi döneminde yeşil gözleriyle sinema afişlerinden fırlamış güzellikte genç bir kızın fotografı Tahran’da bakan herkesi büyüler , bu kız küçüklüğünden beri hayal ettiği gibi sinema oyuncusu olup resimleriyle hayranlarını cezbetmese de bu fotograftaki bakışıyla çarpmıştır Şah’ı.
Fotografına bakarak kendisini Tahran’a davet eden Şah’ın yanına gitmeden önce babası Şah ile evlenmek zorunda olmadıgını hatırlatıp içini rahatlatır kızının , eğer begenmezse evlenme teklifini kabul etmeyecektir.Genç kız ve ailesi Tahran için özel olarak elbiseler diktirmek ister , bunun için adres Paris’tir.Muhammed Riza Pehlevi ‘nin dört gözle beklediği ve resmine aşık oldugu kişi sonradan Mahsun prenses (Prenses Soraya) olarak anılacak olan Süreyya İsfendiyari Bahtiyar ‘dir. (Karsılastıgim adam tahmin ettigimden cok daha ilginçti, yakışıklıydı. Görür görmez aşık oldum.- Prenses Süreyya’nın Hayatım adlı kitabından)


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Süreyya’nın davet üzerine Tahran’daki Gülistan Sarayı’na gelmesi ve Şah ile ilk kez gözgöze gelmesinin üzerinden iki gün sonra çiftin nişanı ülkeye ilan edilir.Şah’a yakışır bir düğün için herkes seferber olmuş, hazırlıklar yapılırken,genç Prenses yakalandıgı tifo ile bitkin düşer. Gördüğü tedavi sonrası ayaga kalkmasından üç gün sonra da gelinlik giyer. 600 parça elmastan oluşan ve yirmi kilogram ağırlığındaki Christian Dior tasarımı gelinligi giyen Süreyya, görenleri büyülerken gelinliği taşımakta bile zorlanır. Artık o imparatoriçedir. Gözlerinin güzelliği ile tüm İran’ı etkileyen Prenses saraya gelin giderken herkes nefeslerini tutmaktadır, gelinini karşılayan sarayın salonu tam iki yüz orkide, bin tane karanfil, iki yüz kiraz çiçeği ve bin iki yüz tane leylak ile tam bir çiçek bahçesi görünümündedir.Televizyon merasimin her saniyesini canlı olarak yayınlarken çiftin nikahları kıyılır ve masal başlar.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Süreyya evlendikten sonra sosyal çalışmalara başlar, yardım geceleri, açılışlar, bağışlar derken eşini oldugu kadar tüm halkı da büyüler.Gezdiği tüm ülkelerde Şah’ın kolunda olan Prenses ,eşinin sürekli kendisi için özel şeyler yapıp mutlu etme çabaları ile karşılaşır. (özel geziler, kürkler, takılar, partiler, hediyeler) Şah sırılsıklam aşıktır güzeller güzeli Süreyya’ya.
Masal gibi geçen zaman Şah’ın çevresindekilerin veliaht sorularıyla renksizleşmeye başlar, öyle ya evleneli ne kadar olmuş henüz bir çocukları olmamıştı, üstelik şimdiye kadar veliaht olarak gösterilen küçük kardeş Ali Riza ‘da bir kazada öldügü için Şah’ın yerine kim geçecek sorusu kafaları sürekli kurcalamaktadır. Tapılan tetkiklerin cevabı bellidir, çocuk asla olmayacaktır ve bu durum Süreyya’yı iyice hırçınlaştırmıştır. Şah ise herkesten daha çaresizdir, bir tarafta çok sevdiği güzel eşi , diğer tarafta ise devleti.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


1958 yılı bir gece Şah’a seçmesi için gösterilen sarışın bir kız fitili ateşler, çıldıran Süreyya hemen eşyalarını toplayarak Saint-Moritz’e gider ve Şah’a devlet için buna boyun eğdigini açıklayan bir mektup gönderir. 14 Mart 1958 İran Şahı’nın eşi ile resmen boşandıklarının dünyaya açıklandıgı tarihtir. Sonrasında Şah eşini hala çok sevdiğini ama boşanmak zorunda kaldıklarını da belirtir. Boşanmanın ardından Süreyya’ya prenses ünvanı, Şah’ın kızkardeşine tanınan haklar, diplomatik pasaport, bir sürü mücevher ve belirli bir gelir verilir.Yedi yıllık saray yaşantısı son bulmuştur.(Prenses Süreyya ve tüp bebek)
Boşandıktan sonra annesi ile Avrupa’da yeni bir hayat kuran Prenses sosyetenin en renkli simalarından biri olur, ne yapsa olay olmakta ,nerede yemek yese manşetlere taşınmaktadır, bir de film çevirir, ancak film öyle başarısız olur ki bir daha öyle bir işe girişmez. Şah, Farah Diba ile mutlu bir evlilik yaparken Süreyya bir kaç kez nişanlanır ancak evlenemez. Pek çok ilişki yaşamış ancak mutlu olamamıştır, yönetmen Franco Indovina ile 9 yıl birliktelik yaşar.(yönetmenin evli olması ayrı bir mutsuzluk kaynagıdır) Franco Indovina dağa çarpan bir uçağın içinde hayatını kaybedince Süreyya yıkılır, kendisini hayata bağlayan tek adam da ölmüştür.Hatta bu yüzden kendisine uğursuz bile denilir.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Humeyni’nin iktidara gelişi sebebiyle Şah’ın ülkesinden kaçışı ve Mısır’da vefat edişi de onu oldukça yıpratır.Yıllar sonra yapılan bir röportajda onu sevdiğini ona söyleyememenin acısını çektigini açıklar Prenses.
Ailesini kaybettikten sonra iyice yalnızlaşır Prenses, hayatta mutlulugu yakalayamadıgı için halk tarafından kendisine mahsun prenses denilir.25 Ekim 2001 tarihinde Paris’te bir apartman dairesinde ölü bulundugunda , yıllar öncesinde oldugu gibi manşetlere çıkmaz, küçük bir haber şeklinde yer alır . Prenses artık yalnızlıktan kurtulmuştur.Ama ölümünden sonra talihsizlikler peşini bırakmaz, tüm malı mülkü açık arttırmayla dağılır gider, yaşadığı ev bile müzeye dönüştürülmez. O da asaletin , paranın ve güzelliğin saadet getirmedigi kişiler arasında yerini alır.İki büyük aşkı da trajedi ile bitmiştir.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
Cevapla

Etiketler
prenses, süreyya

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Münir Süreyya Liaaa Tarih / Siyaset 0 11 Şubat 2012 15:01
O bir Prenses :) AnqeL Aile Evlilik ve Çocuklar 0 23 Ocak 2012 01:57
Prenses .. Hesna Aşk ve Sevgi Köşesi 0 19 Ocak 2010 01:03
Prenses'e... Sevda Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 0 18 Kasım 2009 00:38



uzmanwin.com