IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Ağustos 2014, 19:54   #1
Çevrimdışı
Midilli’nin Tarihi ve Kültürü


-- Sponsor Baglantı --


Midilli’nin Tarihi ve Kültürü

Mitolojiye göre, adanın ilk sakinleri Pelasgos’lar ve Midilli’nin ilk adı da Pelasgiya idi. Tarih öncesi dönem boyunca Makaria, Lassia, Aiolis, Aithiopi gibi pek çok değişik isimler almıştır. Bugünkü adı olan”Lesvos” u Teselya’lı kahraman Lapithos’un oğlu Lesvos’tan almıştır. Midilli, Kaloni, Andissa, Eresos, Mithimna gibi günümüze dek ulaşan birçok yer adı mitolojik kökenlidir.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Resmi Büyütmek İçin Buraya Tıklayın ( 820x360 )
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Arkeolojik kazılar, geç Neolitik dönemden itibaren adada insanların ikamet ettiklerini göstermektedir. M.Ö 1393 – 1184 yılları arasında adayı Akalılar ele geçiriyor. Ada, M.Ö 1110′lu yıllarda Aiol’ler tarafından ele geçiriliyor. Aiol’lerin adanın eski sakinleri ile karışıp kendi uygarlıklarını ve dillerini yaymaları ile zaman içinde ada, Doğu Ege uygarlığının önemli bir merkezi olarak gelişti. Arkaik döneminde (M.Ö 7 – 6. Yüzyıllarda) adada ticari ve dünyaya açılma faaliyetlerinin yanı sıra önemli bir kültürel gelişim de kaydedilmektedir.



Adaya çeşitli halkların yerleşmesinden ve savaşlarla geçen çalkantılı yıllardan sonra, M.Ö 88 yılında ada Romalılar tarafından işgal edilmiştir. M.Ö 62 yılından M.S 70 yılına kadar kısmi özerk bir yönetim dönemi devam etmektedir ve Roma devleti Doğu ve Batı olarak ikiye bölündüğünde Midilli adası Doğu, yani Bizans Devleti’ne geçmiştir. M.S 53 yılında Aziz Pavlos, Hristiyanlığı yaymak ve öğretmek üzere adayı ziyaret ediyor. Bizans Döneminde (324 – 1453) ada, zaman zaman Araplar, Venedikliler ve Katalonyalıların saldırısına uğramaktaydı. 1354 yılında ada İmparator 5. İoannis Paleologos tarafından kız kardeşinin çeyizi olarak Cenevizli Francesco Gateluza’ya devredilmiştir. Gateluzo ailesi 107 yıl boyunca adayı yönetmişlerdir. Başka bir deyiş ile Osmanlılar 1462 yılında adayı ele geçirinceye kadar.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Osmanlılar döneminde (1462 – 1912) adada zor günler yaşanmıştır. Fakat 19. Yüzyılda ticaret ve endüstrinin gelişmesinin bir sonucu olarak Midilli Adası’nda adaya kültürel bir patlama getiren ve şehri kozmopolit bir limana dönüştüren güçlü bir burjuva sınıfı doğmuştur. 1912 yılında Midilli Adası, Yunan Donanması tarafından serbest bırakılıyor ve esin olarak 1914 yılında Londra ve Atina antlaşmalarına göre Yunanistan’a devrediliyor. Yunanistan’ın adadaki hakları 1923 yılında Sevr ve Lozan Antlaşmalarınca resmi olarak tanınmıştır. 1939 yılında Yunanistan’ın 2. Dünya Savaşına katılmasından sonra barış, Midilli Adası’na nihai olarak 1944 yılında dönüyor.

Savaş sonrası dönemde (1950 – 1960 yıllarında) Yunanistan genelinde yaşanan ciddi ekonomik problemler yüzünden ada sakinlerinin Batı Avrupa ve Amerika kıtasına büyük göç akımları kaydedilmiştir. Midilli Kültürü, memleketinden uzakta olsa da kendi kültürel kimliğini ve özelliğini zaman aşımına uğratmayarak korumaya devam etmektedir.


Akdeniz’in altıncı , Yunanistan’ın üçüncü büyük adası olan Lesvos’un başkentidir Midilli (Mitilini) , ada iki kardeş körfez Yera ve Kaloni ile Ege’ye atılmış bir çınar yaprağı gibi görünür kağıt üzerinde..Ama gerçekte zeytin yapraklarıyla kaplıdır her köşe.



M.Ö. 3000 yılından başlayan tarihi ile Yunanistan’ın en eski şehirlerinden biri. Adını adanın mitolojik kahramanı ve ilk kralı güneşin oğlu Makaras’ın kızından almış..Homeros, İlyada ve Odysseia destanlarında Lesvos’tan çok defa bahsetmiş; Truva savaşları sonrası (M.Ö. 1100) Yunan kökenli Eoller’in burada yerleştiğini biliyoruz.. Eoller karşı kıyılarda da Gömeç, Armutova, Mandra ve Ayazma çayı ve çevresini kendilerine yurt edindikleri için bu bölgeye de “Midillililerin Sahili” adını vermişler..Lesvos kolonileri çok uzak bölgelere, Trakya ve Çanakkale boğazına, Eceabat’a kadar uzanmış.



M.Ö. 6. yy.da burada tarihin çok önemli şahsiyetleri yaşamış burada, Midilli’li Pittakos, dünyanın ilk politik şairi Alkeos ve tabii ki antik tarihin en önemli kadın şairi Sapfo...



Klasik dönemde Peloponnes savaşları ile Midilli’nin en parlak devri başlar. Zenginliği ve gücü nedeniyle Atina ve Isparta arasında rakip kutuplar oluşturur.
Sonraki dönemlerde Büyük İskender ile ittifak kuran ada, onun ölümünden sonra Ptolemeon devletine bağlanır.



Nihayet M.S. 88 yılında Roma İmparatorluğunun ve devamında Bizans’ın bir parçası olur. 1204’ten 1261’e kadar Latin haçlıların akınlarına uğrayan ada 1355 yılında Bizansa verdikleri destek nedeniyle kral Paleologos tarafından Cenovalı Gateluzos ailesine teslim edilir. Adadaki latin hakimiyet 1462’de Fatih Sultan Mehmet’in işgali ile sona erer. Osmanlı egemenliği 1912 , Birinci Balkan Savaşına kadar, yani tam 450 yıl boyunca devam eder..

Antik dönemlerden beri her zaman tarihe adını altın harflerle yazdıranları yetiştirmiş ada, bu Osmanlı ve sonrasında da devam etmiş.. Barbaros Hayrettin, kardeşi Oruç Reis, Piri Reis gibi Osmanlı donanmasının en büyük denizcileri buradan başlamışlar efsanelerini yazmaya..

Bugünkü Midilli kenti , Limni ve Agios Efstratios adaları ile birlikte Ege Bakanlığı’nın, Kuzey Ege Bölge Valiliği’nin ve Yunanistan Ege Üniversitesi Rektörlüğü’nün yer aldığı önemli bir yönetim merkezidir aynı zamanda..Kenti Akdenizdeki en büyük kalelerden biri olan Bizans Kalesi süsler, kalede Osmanlı esintilerini 1677 yılında eklenen medrese ve hamam ile göreceksiniz..Burası adanın canlı bir organı gibidir, yaz boyunca pek çok kültürel faaliyetlere ev sahipliği yapar.
Metropol Kilisesi(17. yy.) ve görkemli mimarisi ile Ayos Therapontos kilisesi de ruhani bir fon katar kentin siluetine..



Şehrin çarşısı da olan ünlü Ermou yolunda eski mahalleye doğru ilerlerken 1825 yılında Nazır Mustafa Ağa Kulaksız’ın yaptırdığı Yeni Cami çıkacak karşınıza ilk önce ve hemen karşı sokağındaki Çarşı Hamam bütünleyecek dönemin Türk izlerini..İzler orada kalmayacak; çarşının bitiminde, Halim Bey konağı-sergi salonunda bugün birbirinden seçkin tabloları seyretme fırsatı yakalayacaksınız.
Adanın zengin kültür ve tarih birikimine şahit olmak isterseniz gümrük bölgesindeki Eski ve Yeni Arkeoloji Müzeleri için de zaman ayırabilirsiniz.

Midilli’nin kuzey çıkışından ilerlerken karşınıza Thermi kasabası çıkar.
Thermi’de şifalı sularıyla Thermi Kaplıcaları ve bölgenin simgesi, eski otel “Sarlıca Palas” ın önünden geçeceksiniz. Daha kuzeyde Mandamados, doğu Lesvos’un en enteresan mimarisi ile dikkatinizi çekecek. Köyün biraz dışındaki ünlü mucizevi Taksiyarhis kilise ve manastırında çok değerli tarihi parçalar sizleri şaşırtacak. Mandamados’un geleneksel çömlekleri de ün salmıştır. Bugün restore edilmiş hali ile kültür merkezi olarak faaliyet gösteren 19. yüzyıla ait zeytinyağı fabrikasında her yaz Türk ,Yunan ve Kıbrıslı seramik sanatçılarının ortak sergileri sizlere sanattaki barışın güzelliğini sunacak..



Kuzeyde ortaçağdan kalma özgün mimarisi ile adanın sembolü haline gelen turistik sayfiye beldesi Molivos, mağrur kalesi ile sizleri selamlar.. Molivos Kalesi Ortaçağlardan günümüze kadar dimdik ayakta kalmış, çevresindeki taş ve cumbalı evleri, taş döşeme patika yolları, camisi, çeşmeleri ve şirin limanı ile ününü dünyaya duyurmuştur..Molivos’un hemen yanı başındaki bir başka sahil kenti Petra’ya yaklaştığınızda karşınıza ilk önce dev bir kaya ve zirvesine yerleşmiş, 114 basamaklı Panaya Glikofilusa kilisesi çıkacaktır.



Hem Petra hem Anakso sahilleri uzun kumsalları ile adanın en çok turist çeken bölgelerinden biridir..

Adanın batı bölgesinde , Sigri’de, 1757 tarihli küçük Osmanlı kalesi ve bir doğa harikası olan Lesvos Fosilleşmiş Orman Müzesi - Jeo Parkı doğa ve tarih sentezinin dünyadaki çok nadir örneklerinden kabul edilmektedir.

Eresos beldesi de manevi gelenekselliği ve arkeolojik kalıntıları ile görülmeye değer bir başka yer bu bölgede..4 kilometre ileride şair Sapfo’ya ilham olan Skala Eresos sonsuz kumsalı ile deniz ve tarih diyenler için ideal bir seçenek.
Midilli’nin Tarihi ve Kültürü

Mitolojiye göre, adanın ilk sakinleri Pelasgos’lar ve Midilli’nin ilk adı da Pelasgiya idi. Tarih öncesi dönem boyunca Makaria, Lassia, Aiolis, Aithiopi gibi pek çok değişik isimler almıştır. Bugünkü adı olan”Lesvos” u Teselya’lı kahraman Lapithos’un oğlu Lesvos’tan almıştır. Midilli, Kaloni, Andissa, Eresos, Mithimna gibi günümüze dek ulaşan birçok yer adı mitolojik kökenlidir.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Resmi Büyütmek İçin Buraya Tıklayın ( 820x360 )
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Arkeolojik kazılar, geç Neolitik dönemden itibaren adada insanların ikamet ettiklerini göstermektedir. M.Ö 1393 – 1184 yılları arasında adayı Akalılar ele geçiriyor. Ada, M.Ö 1110′lu yıllarda Aiol’ler tarafından ele geçiriliyor. Aiol’lerin adanın eski sakinleri ile karışıp kendi uygarlıklarını ve dillerini yaymaları ile zaman içinde ada, Doğu Ege uygarlığının önemli bir merkezi olarak gelişti. Arkaik döneminde (M.Ö 7 – 6. Yüzyıllarda) adada ticari ve dünyaya açılma faaliyetlerinin yanı sıra önemli bir kültürel gelişim de kaydedilmektedir.



Adaya çeşitli halkların yerleşmesinden ve savaşlarla geçen çalkantılı yıllardan sonra, M.Ö 88 yılında ada Romalılar tarafından işgal edilmiştir. M.Ö 62 yılından M.S 70 yılına kadar kısmi özerk bir yönetim dönemi devam etmektedir ve Roma devleti Doğu ve Batı olarak ikiye bölündüğünde Midilli adası Doğu, yani Bizans Devleti’ne geçmiştir. M.S 53 yılında Aziz Pavlos, Hristiyanlığı yaymak ve öğretmek üzere adayı ziyaret ediyor. Bizans Döneminde (324 – 1453) ada, zaman zaman Araplar, Venedikliler ve Katalonyalıların saldırısına uğramaktaydı. 1354 yılında ada İmparator 5. İoannis Paleologos tarafından kız kardeşinin çeyizi olarak Cenevizli Francesco Gateluza’ya devredilmiştir. Gateluzo ailesi 107 yıl boyunca adayı yönetmişlerdir. Başka bir deyiş ile Osmanlılar 1462 yılında adayı ele geçirinceye kadar.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Osmanlılar döneminde (1462 – 1912) adada zor günler yaşanmıştır. Fakat 19. Yüzyılda ticaret ve endüstrinin gelişmesinin bir sonucu olarak Midilli Adası’nda adaya kültürel bir patlama getiren ve şehri kozmopolit bir limana dönüştüren güçlü bir burjuva sınıfı doğmuştur. 1912 yılında Midilli Adası, Yunan Donanması tarafından serbest bırakılıyor ve esin olarak 1914 yılında Londra ve Atina antlaşmalarına göre Yunanistan’a devrediliyor. Yunanistan’ın adadaki hakları 1923 yılında Sevr ve Lozan Antlaşmalarınca resmi olarak tanınmıştır. 1939 yılında Yunanistan’ın 2. Dünya Savaşına katılmasından sonra barış, Midilli Adası’na nihai olarak 1944 yılında dönüyor.

Savaş sonrası dönemde (1950 – 1960 yıllarında) Yunanistan genelinde yaşanan ciddi ekonomik problemler yüzünden ada sakinlerinin Batı Avrupa ve Amerika kıtasına büyük göç akımları kaydedilmiştir. Midilli Kültürü, memleketinden uzakta olsa da kendi kültürel kimliğini ve özelliğini zaman aşımına uğratmayarak korumaya devam etmektedir.


Akdeniz’in altıncı , Yunanistan’ın üçüncü büyük adası olan Lesvos’un başkentidir Midilli (Mitilini) , ada iki kardeş körfez Yera ve Kaloni ile Ege’ye atılmış bir çınar yaprağı gibi görünür kağıt üzerinde..Ama gerçekte zeytin yapraklarıyla kaplıdır her köşe.



M.Ö. 3000 yılından başlayan tarihi ile Yunanistan’ın en eski şehirlerinden biri. Adını adanın mitolojik kahramanı ve ilk kralı güneşin oğlu Makaras’ın kızından almış..Homeros, İlyada ve Odysseia destanlarında Lesvos’tan çok defa bahsetmiş; Truva savaşları sonrası (M.Ö. 1100) Yunan kökenli Eoller’in burada yerleştiğini biliyoruz.. Eoller karşı kıyılarda da Gömeç, Armutova, Mandra ve Ayazma çayı ve çevresini kendilerine yurt edindikleri için bu bölgeye de “Midillililerin Sahili” adını vermişler..Lesvos kolonileri çok uzak bölgelere, Trakya ve Çanakkale boğazına, Eceabat’a kadar uzanmış.



M.Ö. 6. yy.da burada tarihin çok önemli şahsiyetleri yaşamış burada, Midilli’li Pittakos, dünyanın ilk politik şairi Alkeos ve tabii ki antik tarihin en önemli kadın şairi Sapfo...



Klasik dönemde Peloponnes savaşları ile Midilli’nin en parlak devri başlar. Zenginliği ve gücü nedeniyle Atina ve Isparta arasında rakip kutuplar oluşturur.
Sonraki dönemlerde Büyük İskender ile ittifak kuran ada, onun ölümünden sonra Ptolemeon devletine bağlanır.



Nihayet M.S. 88 yılında Roma İmparatorluğunun ve devamında Bizans’ın bir parçası olur. 1204’ten 1261’e kadar Latin haçlıların akınlarına uğrayan ada 1355 yılında Bizansa verdikleri destek nedeniyle kral Paleologos tarafından Cenovalı Gateluzos ailesine teslim edilir. Adadaki latin hakimiyet 1462’de Fatih Sultan Mehmet’in işgali ile sona erer. Osmanlı egemenliği 1912 , Birinci Balkan Savaşına kadar, yani tam 450 yıl boyunca devam eder..

Antik dönemlerden beri her zaman tarihe adını altın harflerle yazdıranları yetiştirmiş ada, bu Osmanlı ve sonrasında da devam etmiş.. Barbaros Hayrettin, kardeşi Oruç Reis, Piri Reis gibi Osmanlı donanmasının en büyük denizcileri buradan başlamışlar efsanelerini yazmaya..

Bugünkü Midilli kenti , Limni ve Agios Efstratios adaları ile birlikte Ege Bakanlığı’nın, Kuzey Ege Bölge Valiliği’nin ve Yunanistan Ege Üniversitesi Rektörlüğü’nün yer aldığı önemli bir yönetim merkezidir aynı zamanda..Kenti Akdenizdeki en büyük kalelerden biri olan Bizans Kalesi süsler, kalede Osmanlı esintilerini 1677 yılında eklenen medrese ve hamam ile göreceksiniz..Burası adanın canlı bir organı gibidir, yaz boyunca pek çok kültürel faaliyetlere ev sahipliği yapar.
Metropol Kilisesi(17. yy.) ve görkemli mimarisi ile Ayos Therapontos kilisesi de ruhani bir fon katar kentin siluetine..



Şehrin çarşısı da olan ünlü Ermou yolunda eski mahalleye doğru ilerlerken 1825 yılında Nazır Mustafa Ağa Kulaksız’ın yaptırdığı Yeni Cami çıkacak karşınıza ilk önce ve hemen karşı sokağındaki Çarşı Hamam bütünleyecek dönemin Türk izlerini..İzler orada kalmayacak; çarşının bitiminde, Halim Bey konağı-sergi salonunda bugün birbirinden seçkin tabloları seyretme fırsatı yakalayacaksınız.
Adanın zengin kültür ve tarih birikimine şahit olmak isterseniz gümrük bölgesindeki Eski ve Yeni Arkeoloji Müzeleri için de zaman ayırabilirsiniz.

Midilli’nin kuzey çıkışından ilerlerken karşınıza Thermi kasabası çıkar.
Thermi’de şifalı sularıyla Thermi Kaplıcaları ve bölgenin simgesi, eski otel “Sarlıca Palas” ın önünden geçeceksiniz. Daha kuzeyde Mandamados, doğu Lesvos’un en enteresan mimarisi ile dikkatinizi çekecek. Köyün biraz dışındaki ünlü mucizevi Taksiyarhis kilise ve manastırında çok değerli tarihi parçalar sizleri şaşırtacak. Mandamados’un geleneksel çömlekleri de ün salmıştır. Bugün restore edilmiş hali ile kültür merkezi olarak faaliyet gösteren 19. yüzyıla ait zeytinyağı fabrikasında her yaz Türk ,Yunan ve Kıbrıslı seramik sanatçılarının ortak sergileri sizlere sanattaki barışın güzelliğini sunacak..



Kuzeyde ortaçağdan kalma özgün mimarisi ile adanın sembolü haline gelen turistik sayfiye beldesi Molivos, mağrur kalesi ile sizleri selamlar.. Molivos Kalesi Ortaçağlardan günümüze kadar dimdik ayakta kalmış, çevresindeki taş ve cumbalı evleri, taş döşeme patika yolları, camisi, çeşmeleri ve şirin limanı ile ününü dünyaya duyurmuştur..Molivos’un hemen yanı başındaki bir başka sahil kenti Petra’ya yaklaştığınızda karşınıza ilk önce dev bir kaya ve zirvesine yerleşmiş, 114 basamaklı Panaya Glikofilusa kilisesi çıkacaktır.



Hem Petra hem Anakso sahilleri uzun kumsalları ile adanın en çok turist çeken bölgelerinden biridir..

Adanın batı bölgesinde , Sigri’de, 1757 tarihli küçük Osmanlı kalesi ve bir doğa harikası olan Lesvos Fosilleşmiş Orman Müzesi - Jeo Parkı doğa ve tarih sentezinin dünyadaki çok nadir örneklerinden kabul edilmektedir.

Eresos beldesi de manevi gelenekselliği ve arkeolojik kalıntıları ile görülmeye değer bir başka yer bu bölgede..4 kilometre ileride şair Sapfo’ya ilham olan Skala Eresos sonsuz kumsalı ile deniz ve tarih diyenler için ideal bir seçenek.
__________________

Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
Cevapla

Etiketler
kültürü, midilli’nin, tarihi, ve

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Osmanlı İmparatorluğunda müzik tarihi ve kültürü Zen Osmanlı Tarihi 0 25 Mayıs 2014 18:50
Tarihi + Kültürü Doğal Güzellikleri ile İspanya dan, Görüntüler..(Resimler) Sevda Dünya üzerindeki yerler ve tarihi mekanlar 6 19 Temmuz 2013 17:36



uzmanwin.com