IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  turkish chat



Instagram takipçi satın al
Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16 Ağustos 2021, 19:46   #1
Çevrimiçi
Hang Son Doong Mağarası




Bir mağara düşünün. İçinde kendine ait bir ekosistem, iklim ve yağmur ormanları mevcut. Henüz bilimsel kayıtlara geçmeyen ve keşfedilmeyi bekleyen birçok hayvan ve bitki türü bulunmakta. O kadar büyük ve geniş ki, içine koskoca New York şehrini sığdırabilmektesiniz. Sonu henüz bulunamadı ve bu durum, birçok maceraperest ve kâşifi her yıl bu mağaraya sürüklemekte.

Bu mağara, aslında bir mağara değil "mağaralar bütünü" olarak geçiyor. İçinde, yeraltının derinliklerine doğru birbiriyle bağlanan onlarca küçük mağara mevcut. Küçük dediğimize bakmayın, o mağaraların hepsi, ortalama bir mağaranın boyutlarının kat ve kat üzerinde. Bu mağara, her anlamda gerçekten çok ilginç. Keşfedilmesi, sonra ortadan kaybolup yıllar sonra tekrardan bulunması, mağaranın iç yapısı, içeride duyulan garip, korkutucu hava akım sesleri ve Dünya’daki diğer mağaralara göre çok farklı özellikleri, bu mağaranın zaten büyüklük olarak sıra dışı olması durumuna daha da sıra dışılık katmakta... İşte karşınızda, tüm sıra dışılığı ve gizemi ile Hang Son Doong!


Hang Son Doong Mağarasının Keşfi

Mağaranın ilk keşfedilme hikayesi 1990 yılına dayanıyor. Ho Khanh adında Vietnamlı bir adam, Vietnam ormanlarının derinliklerinde bir mağaraya rastlıyor. Mağaranın girişinden çıkan buhar benzeri bulutlar ve uzaktan duyulan nehir sesi, adamın ilgisini çekiyor ama mağaranın girişinin büyüklüğünden korktuğu için içeri girmekten vazgeçiyor.

Yaklaşık 5 yıl sonra kendisini rehber ve hamal olarak işe alan mağara bilimci gezgin Howard Limbert ile otururken; Ho Khanh, Howard Limbert’e beş sene önce bulduğu mağaradan bahsediyor ve mağaranın girişini önündeki kumlara çiziyor.

Ho’nun mağaranın girişinde gördüğü bulgulardan bahsetmesi ve Howard’ın önüne çizdiği resim, Howard’ın mağara biliminde tanıdığı bütün işaret tanımlarına uyuyordu. Bu, ikilinin keşif macerasını başlattı.

Howard ve yanındaki mağara bilim ekibi, orta Vietnam’ın Phong Nha-Ke Bang Ulusal Parkı'nda büyük bir mağara olduğunu biliyorlardı. O civarlarda bulunan yerel bir nehir, bir bölgede bir anda ortadan kayboluyor ve 10 kilometre ötede yeniden ortaya çıkıyordu. Suyun, bir yerden akması gerekiyordu. Howard’ın ekibi şu soruyu sordu: Bu akan su neredeydi?

Bir mağarayı araştırıp bulmanın en kolay yolu, içinden geçen bir nehri takip etmektir. Ancak uzun zaman önce nehrin kaybolduğu yer üzerine büyük kayalar çökmüştü. Ekip, mağarayı bulmak için tamı tamına üç sefer düzenledi ama her seferinde başarısızlıkla sonuçlandı. Görevin başarısız olması, Howard ve ekibini görevin iptal etmeye ve geri dönmeye zorladı.

Bunun üzerine Ho Khanh, tek başına mağarayı aramaya koyuldu. Ama şöyle bir sorun vardı: Ho, ne yazık ki yıllar önce bulduğu mağara girişinin yolunu hatırlamıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca geldiği yolları işaretleye işaretleye ormanda dolaştı.
Ve sonunda Ho, bir dağın kenarından 90 metre yukarı tırmanarak, girişi buldu. Bu keşiften sonra, geldiği yolu ezberleyerek köyüne döndü. Ama bu mutlu keşif haberini Howard ve ekibine anlatmaları biraz zaman alacaktı. Yıllar sonra Howard, 2009'da Vietnam’a geri döndüğünde Ho, bir tercüman aracılığıyla iyi haberi Howard’a iletti. Howard ve ekibinin geri kalanı çok mutlu oldular. Bu haber üzerine hemen Ho’nun rehberliğinde mağaranın girişine doğru yola koyuldular.

Mağaraya yaklaştıkça, girişteki rüzgâr akımının çıkardığı ses karmaşası ve sis şeklindeki bulutların her yeri kaplaması çok net bir şekilde görülüp duyulmaya başlanıyordu. Mağaranın girişindeki tüm ağaçlar ilginç bir şekilde 45 derecelik açı ile eğimli duruyordu. O zamanlar haberleri yoktu ama önlerindeki giriş tüm Dünya’daki en büyük ve karmaşık mağaralar ağını ortaya çıkaracaktı.

Hang Son Doong Mağarasının Yapısı ve Özellikleri

Hang Son Doong, diğer anlamıyla "dağ nehir mağarası", orta Vietnam’da bir bölgede bulunuyor. Mağaranın dış tarafında kalan yerler çok engebeli ve tehlikeli olduğu için mağaraya inmek zaman alıyor.

Ana tünel geçit bölümü 5 kilometreden uzun ve en büyük bölümleri ise 200 metre yüksekliğinde ve 150 metre genişliğindedir. Kırk katlı bir gökdelen veya bir şehir bloğu, mağaranın içine sığabilir. Son Doong’un büyüklüğü iki faktöre bağlıdır: İçinden geçen nehir ve üzerinde oturduğu fay hattı.

Onun dışında, sıcaklık olarak ortalama 22 santigrat derecede sabit kalan mağara sıcaklığı, mağaranın dibine doğru inildikçe azalmaktadır.

Mağaranın yaklaşık 2,3 milyon yaşında olduğu tahmin ediliyor; ama çevresindeki kireç taşının 400 milyon yaşında olduğu düşünülürse, mağara nispeten daha genç kalıyor. Mağara, şekilsel olarak hiç düz bir yapıya sahip değil. Karmaşık sistemlerle çevrili bu mağarada derinlere indikçe şekil bozukluğunun daha da arttığı gözlemleniyor.

Bu mağarada aynı zamanda 350 milyon yıllık beyaz fosillerin karanlık kireç taşına göre ön planda olduğu "fosil geçidi" adıyla anılan bir yer de mevcut.

Hang Son Doong, o kadar büyük ki, kendi hava durumu sistemine sahip. Erime ve çökme sonucu oluşan dolinler (delik), mağaraya gelen ışınların içeri girmesine izin vererek, mağara içindeki bulutların oluşumunu sağlayan nehir sularını ısıtır. Şu ana dek kimse mağaradaki dolinlerin tepesini görmedi; çünkü mağarayı oluşturan kireç taşı çok keskin ve tehlikeli; bu nedenle tırmanmayı çok zorlaştırıyor. Hang Son Doong’da öyle büyük bir dolin vardır ki, Güneş ışığını neredeyse tamamen mağaranın içine doldurarak harika manzaralar oluşmasını sağlayabilir.

Mağaranın derinliklerinde, mağara çatısının son bulduğu bir noktada, yer seviyesinin hemen hemen 200 metre altında büyüyen bir yağmur ormanı mevcuttur. Çok tehlikeli bir inişe sahip olan ve etkileyici bir ekosistem yaratan bu yağmur ormanı, gerçekten tam anlamıyla bir doğa harikasıdır.

Bu yağmur ormanına "Edam Bahçesi" de denmektedir. Hayvanlar ve bitkiler bu ormanda gelişmektedir. Ağaçlar 45 metreden fazla uzunluğa erişebilirken; yılanlar, maymunlar ve en az bir kartal baykuş, o ağaçları yuva olarak kullanır. O ormanda ilginç olan durum ise, iki tür uçamayan kuş türüne ev sahipliği yapmasıdır. O kuşların oraya nasıl geldiğine dair sorular şimdilik cevapsız kalmıştır.

Bunun dışında Edam Bahçesi, uçan tilkiler, nesli tükenmekte olan kaplanlar ve ender görülen langurlara da ev sahipliği yapmaktadır. Mağarada balıklar, kırkayaklar, örümcekler ve yengeçler gibi toplam yeni yedi tür bulunmuştur. Bu yeni keşfedilen türlerin hepsi beyaz renkteydi. Çünkü bu canlılar tamamen karanlıkta yaşadıkları için, ortamlarına uyum sağlamak için renge ihtiyaç duymuyorlardı. Bu karanlık ortamda bazı balıklar yarı saydam derilidir ve bazı böcekler, evrimsel süreçte gözlerini yitirmiştir.

Yağmur mevsimlerinde mağaranın içinde 600 metre genişliğinde bir göl meydana gelir. Haziran başında kaybolur. Bu göl "Vietnam Çin Seddi" adıyla da anılan, 300 metrelik dikey bir uçurumun yanında bulunuyor. Ve bu gölün en yüksek seviyede olduğu dönemlerde yer altı su tünelleri ile diğer mağaralara bağlandığı tahmin ediliyor.

Yakın bir zamanda dalgıçların yaptığı araştırmada ilk dolinin yakınlarındaki dar bir su altı geçidinin yakındaki bir mağara olan Hang Thung’a bağlandığı teyit edildi. Bu araştırmaların devamı şüphesiz gelecek; ama bildiğimiz bir şey var ki bu mağara, sandığımızdan çok daha fazlasını içeriyor ve gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor. Bu haliyle bile dünyanın en büyük mağarası konumunda olmaya devam edecektir.



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bir mağara düşünün. İçinde kendine ait bir ekosistem, iklim ve yağmur ormanları mevcut. Henüz bilimsel kayıtlara geçmeyen ve keşfedilmeyi bekleyen birçok hayvan ve bitki türü bulunmakta. O kadar büyük ve geniş ki, içine koskoca New York şehrini sığdırabilmektesiniz. Sonu henüz bulunamadı ve bu durum, birçok maceraperest ve kâşifi her yıl bu mağaraya sürüklemekte.

Bu mağara, aslında bir mağara değil "mağaralar bütünü" olarak geçiyor. İçinde, yeraltının derinliklerine doğru birbiriyle bağlanan onlarca küçük mağara mevcut. Küçük dediğimize bakmayın, o mağaraların hepsi, ortalama bir mağaranın boyutlarının kat ve kat üzerinde. Bu mağara, her anlamda gerçekten çok ilginç. Keşfedilmesi, sonra ortadan kaybolup yıllar sonra tekrardan bulunması, mağaranın iç yapısı, içeride duyulan garip, korkutucu hava akım sesleri ve Dünya’daki diğer mağaralara göre çok farklı özellikleri, bu mağaranın zaten büyüklük olarak sıra dışı olması durumuna daha da sıra dışılık katmakta... İşte karşınızda, tüm sıra dışılığı ve gizemi ile Hang Son Doong!


Hang Son Doong Mağarasının Keşfi

Mağaranın ilk keşfedilme hikayesi 1990 yılına dayanıyor. Ho Khanh adında Vietnamlı bir adam, Vietnam ormanlarının derinliklerinde bir mağaraya rastlıyor. Mağaranın girişinden çıkan buhar benzeri bulutlar ve uzaktan duyulan nehir sesi, adamın ilgisini çekiyor ama mağaranın girişinin büyüklüğünden korktuğu için içeri girmekten vazgeçiyor.

Yaklaşık 5 yıl sonra kendisini rehber ve hamal olarak işe alan mağara bilimci gezgin Howard Limbert ile otururken; Ho Khanh, Howard Limbert’e beş sene önce bulduğu mağaradan bahsediyor ve mağaranın girişini önündeki kumlara çiziyor.

Ho’nun mağaranın girişinde gördüğü bulgulardan bahsetmesi ve Howard’ın önüne çizdiği resim, Howard’ın mağara biliminde tanıdığı bütün işaret tanımlarına uyuyordu. Bu, ikilinin keşif macerasını başlattı.

Howard ve yanındaki mağara bilim ekibi, orta Vietnam’ın Phong Nha-Ke Bang Ulusal Parkı'nda büyük bir mağara olduğunu biliyorlardı. O civarlarda bulunan yerel bir nehir, bir bölgede bir anda ortadan kayboluyor ve 10 kilometre ötede yeniden ortaya çıkıyordu. Suyun, bir yerden akması gerekiyordu. Howard’ın ekibi şu soruyu sordu: Bu akan su neredeydi?

Bir mağarayı araştırıp bulmanın en kolay yolu, içinden geçen bir nehri takip etmektir. Ancak uzun zaman önce nehrin kaybolduğu yer üzerine büyük kayalar çökmüştü. Ekip, mağarayı bulmak için tamı tamına üç sefer düzenledi ama her seferinde başarısızlıkla sonuçlandı. Görevin başarısız olması, Howard ve ekibini görevin iptal etmeye ve geri dönmeye zorladı.

Bunun üzerine Ho Khanh, tek başına mağarayı aramaya koyuldu. Ama şöyle bir sorun vardı: Ho, ne yazık ki yıllar önce bulduğu mağara girişinin yolunu hatırlamıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca geldiği yolları işaretleye işaretleye ormanda dolaştı.
Ve sonunda Ho, bir dağın kenarından 90 metre yukarı tırmanarak, girişi buldu. Bu keşiften sonra, geldiği yolu ezberleyerek köyüne döndü. Ama bu mutlu keşif haberini Howard ve ekibine anlatmaları biraz zaman alacaktı. Yıllar sonra Howard, 2009'da Vietnam’a geri döndüğünde Ho, bir tercüman aracılığıyla iyi haberi Howard’a iletti. Howard ve ekibinin geri kalanı çok mutlu oldular. Bu haber üzerine hemen Ho’nun rehberliğinde mağaranın girişine doğru yola koyuldular.

Mağaraya yaklaştıkça, girişteki rüzgâr akımının çıkardığı ses karmaşası ve sis şeklindeki bulutların her yeri kaplaması çok net bir şekilde görülüp duyulmaya başlanıyordu. Mağaranın girişindeki tüm ağaçlar ilginç bir şekilde 45 derecelik açı ile eğimli duruyordu. O zamanlar haberleri yoktu ama önlerindeki giriş tüm Dünya’daki en büyük ve karmaşık mağaralar ağını ortaya çıkaracaktı.

Hang Son Doong Mağarasının Yapısı ve Özellikleri

Hang Son Doong, diğer anlamıyla "dağ nehir mağarası", orta Vietnam’da bir bölgede bulunuyor. Mağaranın dış tarafında kalan yerler çok engebeli ve tehlikeli olduğu için mağaraya inmek zaman alıyor.

Ana tünel geçit bölümü 5 kilometreden uzun ve en büyük bölümleri ise 200 metre yüksekliğinde ve 150 metre genişliğindedir. Kırk katlı bir gökdelen veya bir şehir bloğu, mağaranın içine sığabilir. Son Doong’un büyüklüğü iki faktöre bağlıdır: İçinden geçen nehir ve üzerinde oturduğu fay hattı.

Onun dışında, sıcaklık olarak ortalama 22 santigrat derecede sabit kalan mağara sıcaklığı, mağaranın dibine doğru inildikçe azalmaktadır.

Mağaranın yaklaşık 2,3 milyon yaşında olduğu tahmin ediliyor; ama çevresindeki kireç taşının 400 milyon yaşında olduğu düşünülürse, mağara nispeten daha genç kalıyor. Mağara, şekilsel olarak hiç düz bir yapıya sahip değil. Karmaşık sistemlerle çevrili bu mağarada derinlere indikçe şekil bozukluğunun daha da arttığı gözlemleniyor.

Bu mağarada aynı zamanda 350 milyon yıllık beyaz fosillerin karanlık kireç taşına göre ön planda olduğu "fosil geçidi" adıyla anılan bir yer de mevcut.

Hang Son Doong, o kadar büyük ki, kendi hava durumu sistemine sahip. Erime ve çökme sonucu oluşan dolinler (delik), mağaraya gelen ışınların içeri girmesine izin vererek, mağara içindeki bulutların oluşumunu sağlayan nehir sularını ısıtır. Şu ana dek kimse mağaradaki dolinlerin tepesini görmedi; çünkü mağarayı oluşturan kireç taşı çok keskin ve tehlikeli; bu nedenle tırmanmayı çok zorlaştırıyor. Hang Son Doong’da öyle büyük bir dolin vardır ki, Güneş ışığını neredeyse tamamen mağaranın içine doldurarak harika manzaralar oluşmasını sağlayabilir.

Mağaranın derinliklerinde, mağara çatısının son bulduğu bir noktada, yer seviyesinin hemen hemen 200 metre altında büyüyen bir yağmur ormanı mevcuttur. Çok tehlikeli bir inişe sahip olan ve etkileyici bir ekosistem yaratan bu yağmur ormanı, gerçekten tam anlamıyla bir doğa harikasıdır.

Bu yağmur ormanına "Edam Bahçesi" de denmektedir. Hayvanlar ve bitkiler bu ormanda gelişmektedir. Ağaçlar 45 metreden fazla uzunluğa erişebilirken; yılanlar, maymunlar ve en az bir kartal baykuş, o ağaçları yuva olarak kullanır. O ormanda ilginç olan durum ise, iki tür uçamayan kuş türüne ev sahipliği yapmasıdır. O kuşların oraya nasıl geldiğine dair sorular şimdilik cevapsız kalmıştır.

Bunun dışında Edam Bahçesi, uçan tilkiler, nesli tükenmekte olan kaplanlar ve ender görülen langurlara da ev sahipliği yapmaktadır. Mağarada balıklar, kırkayaklar, örümcekler ve yengeçler gibi toplam yeni yedi tür bulunmuştur. Bu yeni keşfedilen türlerin hepsi beyaz renkteydi. Çünkü bu canlılar tamamen karanlıkta yaşadıkları için, ortamlarına uyum sağlamak için renge ihtiyaç duymuyorlardı. Bu karanlık ortamda bazı balıklar yarı saydam derilidir ve bazı böcekler, evrimsel süreçte gözlerini yitirmiştir.

Yağmur mevsimlerinde mağaranın içinde 600 metre genişliğinde bir göl meydana gelir. Haziran başında kaybolur. Bu göl "Vietnam Çin Seddi" adıyla da anılan, 300 metrelik dikey bir uçurumun yanında bulunuyor. Ve bu gölün en yüksek seviyede olduğu dönemlerde yer altı su tünelleri ile diğer mağaralara bağlandığı tahmin ediliyor.

Yakın bir zamanda dalgıçların yaptığı araştırmada ilk dolinin yakınlarındaki dar bir su altı geçidinin yakındaki bir mağara olan Hang Thung’a bağlandığı teyit edildi. Bu araştırmaların devamı şüphesiz gelecek; ama bildiğimiz bir şey var ki bu mağara, sandığımızdan çok daha fazlasını içeriyor ve gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor. Bu haliyle bile dünyanın en büyük mağarası konumunda olmaya devam edecektir.



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________

Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
hang son doong mağarası

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
HANG vioLeta Bilgisayar Sözlüğü 0 12 Ocak 2020 06:20
Peygamber Efendimiz ve Sevr Mağarası - Yılanın Hz Muhammede Olan Aşkı - Sevr Mağarası Sevda Siyer-i Nebi 1 03 Aralık 2012 13:32
MAN TO HANG v0.8 L4roXyL mIRC Scripting Hazır Kodlar 1 02 Temmuz 2009 10:31