IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09 Şubat 2010, 10:54   #1
Çevrimdışı
Türklerin Hediye Anlayışı ve Hediye Seçimi


sohbet


Türklerin Hediye Anlayışı ve Hediye Seçimi

Babasını çok seven kız çocuğu, ona olan sevgisini anlatan bir hediye hazırlıyor.

Hediye paketini alan baba kutunun içinde bir şey göremeyince, 'ama bu kutunun iç boş.' diyor. Çocuk, 'nasıl olur, kutunun içindeki öpücükleri görmüyor musun?' diye söyleniyor. Meğer küçük kız kutunun içine babası için saatlerce öpücük kondurmuş. Kuşkusuz bu hediye o babanın aldığı en unutulmaz hediyedir.

Ya siz! Sizin aldığınız en unutulmaz, en güzel hediye hangisi? Bu sorunun cevabını pek çoğunuz veremiyorsunuz değil mi? Hediyeleşmemiz gereken birçok özel gün olmasına rağmen, dünyada hediye seçmekte en çok zorlanan millet biziz. Hatta 'Türkler, hediye almayı hep son güne bırakıyor.' diye bir algı bile var. Çok da yanlış sayılmaz. Kime, ne hediye alacağımızı kestiremeyişimizden midir bilinmez ama artık bu soruna bir çözüm bulmak gerekiyor.

Gerek dini bayramlarımız olsun, gerek küresel günler olsun 'Ne alsak?' diye haftalar öncesinden düşünüyor ama hediyemizi hep son güne, son dakikaya bırakıyoruz. Bu yüzden soluğu yol üstündeki giyim, takı, hediyelik eşya mağazalarından alıyoruz. Seçtiğimiz hediye anı kurtarsa da dostlarımızın nezdinde bir küpe ya da eşarptan öte geçmiyor. Oysa hediye; sizden, aldığınız kişiden, beraber yaşanılanlardan bir şeyler taşımalı, zaman-mekân-insanlar geçip gitse de değişenleri hatırlatmalı. Bazen de hediyelere espiri ve heyecan katmakta eğlenceli ve anı anlamlandırabiliyor; babanıza babalık karnesi hazırlatıp, davranışlarını notlarla değerlendirmek gibi... Öbür türlü bayramda seyranda, özel günlerde birilerine sürekli hediye alan iyi bir tüketici oluruz.

'İyi de özel günleri son güne bırakmadan nasıl renklendirebiliriz?' diye düşünüyorsanız, telaşa gerek yok. Doğum günlerinde, evlilik yıldönümünde, mezuniyette, bayramlarda alacağınız hediyeyi belirlerken kendinizi ve karşı tarafı biraz tanımanız yeterli. Hayal gücünüzü çalıştırmayı da unutmayın.

Hediye alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Alışveriş Danışmanı Başak Dizer Fransez'e göre hediyeyi almadan önce kime hediye aldığımızı düşünmek gerekiyor. Ona göre Türkler, hediye almaktan korktukları için insanı bazen mutlu edecek, bazen güldürecek bir hatırayı gözlerinde çok büyütüyormuş. "Unutmayın, hediyenizi neye binaen alırsanız alın, karşıdaki kişiyle duygusal bağınızı artıracaktır. Akşam eve gelirken kızınıza aldığınız bir çikolata onun size olan saygısını dahi etkiliyor. Eşinize sizi ya da kendisini anlatan özel bir hediye sevginizi kuvvetlendiriyor. 'Sevgi de saygı da bunlara bağlı değil.' demeyin. İnsanın bazen bunlara ihtiyacı oluyor. Fıtraten böyle bir beklentiye giriyor; karşılığını göremeyince de haliyle üzüntü hâsıl oluyor." diyor. Bu duyguları danışmanlık yaptığı birçok kişide gördüğünü söyleyen Fransez'e göre Türkler hediyeyi lüzumsuz görmekten vazgeçerlerse sevdiklerine sıradan şeyler almaz, daha orijinal süprizler hazırlarlar.

Bu tutumları değiştirdikten sonra yapılması gereken ilk şey, karşıdaki insanın zevkine biraz hitap edecek faktörleri belirleyip empati yapmak. Fransez, "Nasıl bir kişilik, nelerden hoşlanır, dinlemeyi sevdiği müzikler neler, nasıl bir hayat yaşıyor; çılgın, sakin, heyecanlı, duygusal, agresif vb. durumlar belirlenip hediyeler bunlar üzerinden seçilebilir." diyor. Mesela, entelektüel bir kişiye cep telefonu ya da patronunuza kişisel armağanlar alamazsınız. Ama Cumhuriyet dönemi şiirlerini seven bir arkadaşınıza dönem şairlerinin bir tabloda karakalem portresini yaptırabilir, Kemal Tahir okumaktan her daim zevk alan bir hocanıza yazarın posterini hediye edebilirsiniz.

Hediyelerin eşya mantığından çıkartılması gerektiğine değinen Fransez, kadınların pahalı hediyelerden, çocukların oyuncaklardan sıkıldığını söylüyor. Unutulmayacak orijinal fikirler için hediyedenizi.com, hediyenizbizden.com, puzzelldunyasi.com gibi siteler oldukça renkli hediye sunumlarıyla size yardımcı olacaktır.

En maharetli hediye

Boğaziçi Üniversitesi İngilizce öğretmenliği son sınıfta okuyan Şeyma Kara bir gün arkadaşları tarafından apar topar Kadıköy'de bir pasta kursuna götürülür. Sebep olarak 'Eğlenmek için günü birlik kurs ayarladık.' denir. Gün boyu eğlenerek pasta yapılır. Bu arada arkadaşları Şeyma'yı oyalar ve pastanın üzerine 'doğum günün kutlu olsun' yazarlar. Kara, "Günü birlik pasta kursu aldığım en zevkli hediyelerden biriydi." diyor.

En muzip hediye

14 Eylül 2008, Hacettepe Ün. Hemşirelik bölümünde okuyan Hilal İsak'ın yaşadığı en korkunç doğum günü. Çünkü, özel bir yurtta kalan Hilal'e arkadaşları aklına gelmeyeceği bir hediye vermiş. Yurdun yemekhanesinde kutlanan partiyi hediyenin kahramanı Hilal Yılmaz anlatıyor: "Kendisinin balıktan korktuğunu biliyoruz, gittik balıkçıdan bir palamut aldık, sonra bir güzel paketledik. Sıra hediyeyi vermeye gelince, gözlerini bağlayıp eline balığı tutuşturduk, ilk önce anlayamadı, sonra yurdu ayağa kaldıracak kadar feci bir çığlık attı."

En dost hediye

Ankara'da okumuş iki üniversite öğrencisi Esra Haşimoğlu ve Pınar Demirtaş. Öğrencilik yılları boyunca hiç ayrılmamış, üniversite ile beraber mücadele etmiş, her anı fotoğraflamayı da ihmal etmemişler. Pınar'ın doğum gününü unutmayan Esra beraber çekildikleri bir fotoğrafın puzzel'ını yaptırır. Tarih 29 Ocak 2008'i gösterince Pınar hâlâ duvarında asılı duran hediyesini almış. Pınar da Esra'nın doğum günü 16 Mayıs'ta Esra'ya hiç kaybolmayacak bir hediye hazırlıyor. Haşimoğlu, "Aslında o bana verdiği hediyeyle beni, kendisini, yaşadıklarımı paket yaptı." diyor. Pınar, 4 yıllık öğrencilik süresinde Esra ile çekindiği fotoğrafları saman bir deftere tek tek yapıştırmış. Defterdeki her bir fotoğrafın altına ise o günü anlatan bir cümle kurmuş.

En kardeşçe hediye

Hani şu rengârenk post-it kağıtlar var ya; yıldızlı, kalpli. İşte bu kâğıtların hiç hediye olabileceğini hiç düşündünüz mü? Sevcan, erkek kardeşi Serhat'ın kalbini kırınca gönlünü almak için çok ilginç bir yol denemiş. Her renkten, her şekilden 5 bin post-it kâğıdın üstüne "Seni seviyorum kardeşim, iyi ki varsın." yazmış. İşin güzel yanı, bu post-it'lerin hepsini kardeşinin kapı önündeki otomobilinin üzerine yapıştırıp "Seni seviyorum, benim güzel kardeşim." diye bağırmış. Dışarı çıktığında arabasının kâğıtlarla kaplandığını gören Serhat, ablasını da alıp kağıtlar dökülene kadar, arabayla tur atmış.

SEVİM ŞENTÜRK
Türklerin Hediye Anlayışı ve Hediye Seçimi

Babasını çok seven kız çocuğu, ona olan sevgisini anlatan bir hediye hazırlıyor.

Hediye paketini alan baba kutunun içinde bir şey göremeyince, 'ama bu kutunun iç boş.' diyor. Çocuk, 'nasıl olur, kutunun içindeki öpücükleri görmüyor musun?' diye söyleniyor. Meğer küçük kız kutunun içine babası için saatlerce öpücük kondurmuş. Kuşkusuz bu hediye o babanın aldığı en unutulmaz hediyedir.

Ya siz! Sizin aldığınız en unutulmaz, en güzel hediye hangisi? Bu sorunun cevabını pek çoğunuz veremiyorsunuz değil mi? Hediyeleşmemiz gereken birçok özel gün olmasına rağmen, dünyada hediye seçmekte en çok zorlanan millet biziz. Hatta 'Türkler, hediye almayı hep son güne bırakıyor.' diye bir algı bile var. Çok da yanlış sayılmaz. Kime, ne hediye alacağımızı kestiremeyişimizden midir bilinmez ama artık bu soruna bir çözüm bulmak gerekiyor.

Gerek dini bayramlarımız olsun, gerek küresel günler olsun 'Ne alsak?' diye haftalar öncesinden düşünüyor ama hediyemizi hep son güne, son dakikaya bırakıyoruz. Bu yüzden soluğu yol üstündeki giyim, takı, hediyelik eşya mağazalarından alıyoruz. Seçtiğimiz hediye anı kurtarsa da dostlarımızın nezdinde bir küpe ya da eşarptan öte geçmiyor. Oysa hediye; sizden, aldığınız kişiden, beraber yaşanılanlardan bir şeyler taşımalı, zaman-mekân-insanlar geçip gitse de değişenleri hatırlatmalı. Bazen de hediyelere espiri ve heyecan katmakta eğlenceli ve anı anlamlandırabiliyor; babanıza babalık karnesi hazırlatıp, davranışlarını notlarla değerlendirmek gibi... Öbür türlü bayramda seyranda, özel günlerde birilerine sürekli hediye alan iyi bir tüketici oluruz.

'İyi de özel günleri son güne bırakmadan nasıl renklendirebiliriz?' diye düşünüyorsanız, telaşa gerek yok. Doğum günlerinde, evlilik yıldönümünde, mezuniyette, bayramlarda alacağınız hediyeyi belirlerken kendinizi ve karşı tarafı biraz tanımanız yeterli. Hayal gücünüzü çalıştırmayı da unutmayın.

Hediye alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Alışveriş Danışmanı Başak Dizer Fransez'e göre hediyeyi almadan önce kime hediye aldığımızı düşünmek gerekiyor. Ona göre Türkler, hediye almaktan korktukları için insanı bazen mutlu edecek, bazen güldürecek bir hatırayı gözlerinde çok büyütüyormuş. "Unutmayın, hediyenizi neye binaen alırsanız alın, karşıdaki kişiyle duygusal bağınızı artıracaktır. Akşam eve gelirken kızınıza aldığınız bir çikolata onun size olan saygısını dahi etkiliyor. Eşinize sizi ya da kendisini anlatan özel bir hediye sevginizi kuvvetlendiriyor. 'Sevgi de saygı da bunlara bağlı değil.' demeyin. İnsanın bazen bunlara ihtiyacı oluyor. Fıtraten böyle bir beklentiye giriyor; karşılığını göremeyince de haliyle üzüntü hâsıl oluyor." diyor. Bu duyguları danışmanlık yaptığı birçok kişide gördüğünü söyleyen Fransez'e göre Türkler hediyeyi lüzumsuz görmekten vazgeçerlerse sevdiklerine sıradan şeyler almaz, daha orijinal süprizler hazırlarlar.

Bu tutumları değiştirdikten sonra yapılması gereken ilk şey, karşıdaki insanın zevkine biraz hitap edecek faktörleri belirleyip empati yapmak. Fransez, "Nasıl bir kişilik, nelerden hoşlanır, dinlemeyi sevdiği müzikler neler, nasıl bir hayat yaşıyor; çılgın, sakin, heyecanlı, duygusal, agresif vb. durumlar belirlenip hediyeler bunlar üzerinden seçilebilir." diyor. Mesela, entelektüel bir kişiye cep telefonu ya da patronunuza kişisel armağanlar alamazsınız. Ama Cumhuriyet dönemi şiirlerini seven bir arkadaşınıza dönem şairlerinin bir tabloda karakalem portresini yaptırabilir, Kemal Tahir okumaktan her daim zevk alan bir hocanıza yazarın posterini hediye edebilirsiniz.

Hediyelerin eşya mantığından çıkartılması gerektiğine değinen Fransez, kadınların pahalı hediyelerden, çocukların oyuncaklardan sıkıldığını söylüyor. Unutulmayacak orijinal fikirler için hediyedenizi.com, hediyenizbizden.com, puzzelldunyasi.com gibi siteler oldukça renkli hediye sunumlarıyla size yardımcı olacaktır.

En maharetli hediye

Boğaziçi Üniversitesi İngilizce öğretmenliği son sınıfta okuyan Şeyma Kara bir gün arkadaşları tarafından apar topar Kadıköy'de bir pasta kursuna götürülür. Sebep olarak 'Eğlenmek için günü birlik kurs ayarladık.' denir. Gün boyu eğlenerek pasta yapılır. Bu arada arkadaşları Şeyma'yı oyalar ve pastanın üzerine 'doğum günün kutlu olsun' yazarlar. Kara, "Günü birlik pasta kursu aldığım en zevkli hediyelerden biriydi." diyor.

En muzip hediye

14 Eylül 2008, Hacettepe Ün. Hemşirelik bölümünde okuyan Hilal İsak'ın yaşadığı en korkunç doğum günü. Çünkü, özel bir yurtta kalan Hilal'e arkadaşları aklına gelmeyeceği bir hediye vermiş. Yurdun yemekhanesinde kutlanan partiyi hediyenin kahramanı Hilal Yılmaz anlatıyor: "Kendisinin balıktan korktuğunu biliyoruz, gittik balıkçıdan bir palamut aldık, sonra bir güzel paketledik. Sıra hediyeyi vermeye gelince, gözlerini bağlayıp eline balığı tutuşturduk, ilk önce anlayamadı, sonra yurdu ayağa kaldıracak kadar feci bir çığlık attı."

En dost hediye

Ankara'da okumuş iki üniversite öğrencisi Esra Haşimoğlu ve Pınar Demirtaş. Öğrencilik yılları boyunca hiç ayrılmamış, üniversite ile beraber mücadele etmiş, her anı fotoğraflamayı da ihmal etmemişler. Pınar'ın doğum gününü unutmayan Esra beraber çekildikleri bir fotoğrafın puzzel'ını yaptırır. Tarih 29 Ocak 2008'i gösterince Pınar hâlâ duvarında asılı duran hediyesini almış. Pınar da Esra'nın doğum günü 16 Mayıs'ta Esra'ya hiç kaybolmayacak bir hediye hazırlıyor. Haşimoğlu, "Aslında o bana verdiği hediyeyle beni, kendisini, yaşadıklarımı paket yaptı." diyor. Pınar, 4 yıllık öğrencilik süresinde Esra ile çekindiği fotoğrafları saman bir deftere tek tek yapıştırmış. Defterdeki her bir fotoğrafın altına ise o günü anlatan bir cümle kurmuş.

En kardeşçe hediye

Hani şu rengârenk post-it kağıtlar var ya; yıldızlı, kalpli. İşte bu kâğıtların hiç hediye olabileceğini hiç düşündünüz mü? Sevcan, erkek kardeşi Serhat'ın kalbini kırınca gönlünü almak için çok ilginç bir yol denemiş. Her renkten, her şekilden 5 bin post-it kâğıdın üstüne "Seni seviyorum kardeşim, iyi ki varsın." yazmış. İşin güzel yanı, bu post-it'lerin hepsini kardeşinin kapı önündeki otomobilinin üzerine yapıştırıp "Seni seviyorum, benim güzel kardeşim." diye bağırmış. Dışarı çıktığında arabasının kâğıtlarla kaplandığını gören Serhat, ablasını da alıp kağıtlar dökülene kadar, arabayla tur atmış.

SEVİM ŞENTÜRK
__________________
Rakı geçmişe, bira şimdiye, şarap geleceğe içilir..
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
anlayisi, anlayışı, hediye, secimi, turklerin, tÜrklerin, ve

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kova Burcu Hediye Seçimi Dem` Burçlar, Fallar ve Kehanetler 1 03 Ocak 2015 13:22
Yay Burcu Hediye Seçimi Dem` Burçlar, Fallar ve Kehanetler 0 02 Ocak 2015 19:39
Terazi Burcu Hediye Seçimi Dem` Burçlar, Fallar ve Kehanetler 0 02 Ocak 2015 19:37
Boğa Burcu Hediye Seçimi Dem` Burçlar, Fallar ve Kehanetler 0 02 Ocak 2015 19:33
Koç Burcu’nun Hediye Seçimi Dem` Burçlar, Fallar ve Kehanetler 0 02 Ocak 2015 19:32