IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




16Beğeni(ler)
  • 10 Post By esekherif
  • 2 Post By Sır
  • 1 Post By bubbleoops
  • 1 Post By yagmuR
  • 1 Post By Damla
  • 1 Post By blazeofglory

Yeni Makale Ekle Cevapla
 
LinkBack Makale Seçenekleri Stil
  #1  
Alt
Çevrimdışı
esekherif
esekherif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart Merhaba
Yazan; esekherif 25 Eylül 2011, 15:50

Merhaba ey aşk-i baki merhaba
Pür vefasın, pür vefasın, pür vefa

Gel salın gönlümde ey can-i cihan
Dil-rübasın, dil-rübasın, dil-rüba

Çarh-i dilde mihr ü mahımsın benim
Mehlikasın. mehlikasın, mehlika

Ol Ahir yar-i ğarımsın benim
Can-fezasın, can-fezasm, can-feza

Mübteda-yi cümle eşyaya ayan
Müntehasın, müntehasın, münteha

Senden oldu har,gül,hem hak, zer
Kimyasın, kimyasın, kimya

Vasıl eylersin kulu Mevlasına
Reh-nümasın, reh-nümasin, reh-nüma

Halktan bigane olmuş aşıkına
Aşinasın, aşinasın. aşina

Hakkı, Hakk'dan gafil olmazsın müdam
Pür-safasın, pür-safasın, pür-safa
Alıntı ile Cevapla
Görüntüleme 361 Yorumlar 6
Toplam Yorum 6

Yorumlar

Alt 25 Eylül 2011, 16:02   #2
Çevrimdışı
Cevap: Merhaba




Yine sana sesleneceğim
Senin kim olduğunu hiç bilmeden
Senin kim olduğunu en çok bilerek
İsyankar zambakların çılgın nilüferlerin
Dört nala açan kiraz çiçeklerinin
Dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım
Sarı bir hüzün kızıl bir gurur
Ve siyah bir öfkeyle konuşacağım sana
...........
Sana oklardan değil yaylardan bahsedeceğim
Gülün dikeninden değil
Gülleri ve dikenleri doğurmaktan yorulmayacağım
Topraktan söz açacağım
Akan su gelmeyecek kelimelerime
Suyu şefkatle kucaklayan damlaları dinlendireceğim

Yine sana sesleneceğim
Senin kim olduğunu hiç bilmeden
Bilmek istemeden

Alaattin'in sihirli lambasından çıkan cin bana gelseydi
Ve ne dilersem dilememi isteseydi
Hiçbir şeyi elde etmeyi dilemezdim
Bir şeyden vazgeçmek isterdim sadece
Hayatta bir şeyden vazgeçmek lutfedilseydi
Bedeli her şeyim olsa bile
Sana seslenmekten vazgeçmek isterdim
Garip değil mi sana seslenmekten vazgeçtiğimi
Bundan hoşlandığımı düşünüyorsun belki de
Oysa sana seslenmek bütün hesaplarımı gördüğüm bu dünyadaki
Tek geride kalmış hesap benim için
Bu dünyadaki tek yük
Bu seslenişin kalbini avucumda tutabilmek
Kürek mahkumu için kürek neyse
Benim için de sana seslenmek o
Bir yandan gemiyi ufka ulaştırmanın tek yolu
Öbür yandan bileklerimden sızan kanların
Gönlümü işgale yeltendiği bir rotanın can suyu
Oysa ben sana küreklerden değil gemiden bahsetmek

isterdim
Atalarım bana kadınlara gökyüzünü
Gemileri ve yelkenleri anlatmayı öğrettiler
Sen kürekleri yağlı urganları
Geceyi siyaha gömen fırtınaları öğretmeye çalışıyorsun
Sana ellerimle dokunarak gözlerimle okşayarak
Göstermek isterdim
Rüzgarla şişen beyaz yelkenleri
Ama senin vaktin yoktu
Ben bunu hiç anlayamadım
Kavmimin kadınları bana öğretmediler ki
Bazı kadınların beyaz güvercinlerden daha çok
Siyah apoletleri sevebileceğini

Sana sesleniyorum
Ve gözlerin bileklerimden parmak uçlarıma
Toplanmış kan pıhtılarını seyrediyor
Kürekleri bırakmıyorum
Önce yücelttiğin sonra terk ettiğin aşkın onuru için
Kalemi bir an elimden düşürmüyorum
Ankara Kalesi'nin önünde
Sana sesleniyorum

Benden kaçıp cennete gitmek isteseydin
Seni cennetin kapısına kadar götürürdüm
Bana gelmek için seni korkutan cehennem olsaydı
Cehennemle konuşurdum
Seni ona anlatabilirdim
Oysa sen ne cenneti isteyebilecek kadar aşık oldun
Ne de cehennemi isteyebilecek kadar ayrılık
Seviyorum seni ama dedin
Hoşçakal diye ekledin
Şimdi gitmeye mecburum
Belki yine gelirim, umarım gelirim
Son sözün oldu
Cennetin ve cehennemin dillerini
Savaş naralarını ve aşk şiirlerini
Gazelleri ve boleroları öğreten atalarım
Senin sözlerinin anlamını öğretmediler
Hiçbir şey söylemeden gittin
Ayrılığın dilsiz olduğunu ben senden öğrendim
Dilsiz olanın yaşayabileceğini sen öğrettin bana
Ve kalemime ilk defa yavan gözlerle baktın
Yine yeniden sadece sana sesleneceğim
Müebbet bir aşk dışında
Bildiğim tüm duyguları terk edeceğim
Sana sesleneceğim yine
Seni sadece kuru bir sevgiyle değil
Derin bir hüzünle binlerce yıllık bir gururla
Ve pervasız bir öfke ile sevdiğimi duyuyor musun
Mütevazi bir sevgiyle değil
Küstah bir aşkla sevdim seni
Ben Osmanlı gibi
Kollarımın yetişmediği bir aşkı kucaklamaya çalışırken
Sen köprülerin ülkesindeki Venedikteki son sancağı
Kışın üşümemek için şal yaptın kendine
Neden bilmiyorum özlemin artıyor içimde
Zaman geçtikçe eksilir demiştim oysa
Atalarımın öğrettiklerine de ters düşse de
Sana inanırım bilirsin
Zamanla unutursun demiştim
Niye daha derinleşiyor öyleyse
Derinleşiyor özlemin
Ve gönlümde bir iç savaşta dökülen kanları
Coşturuyor ayrılık sözlerin
Öfkelerimin kararlılığını
Aşka katık ederek konuşacağım
Bedenim bu dünyayı terkedene kadar

Öyle sanıyorum ki
Hüzünle ve acıyla pek barışık olmadığın için
Benden uzun yaşayacaksın
Benden sonra kelimelerim gelecek gönlüne
Onların benden geldiğini bir tek sen bileceksin
Küstah bir aşkla seveceğim seni
Ben savaş ve ölümle haşir neşir olan
Kelimeler dışındakileri unutmaya gayret edceğim
Ömrün geri kalanında
Sana sesleneceğim yine
Ben seni Beyrut gibi sevdim ama
Sana ne Mağribi ne de Manhatten'i anlatamadım
Bağdat ve Şam'ı işgale yeltenmişken
Venedik! ten gelen ihanet tarumar etti ordularımı
Sarı bir keder, kızıl bir kibir, siyah bir isyanla konuşacağım sana
Senin kim olduğunu hiç bilmeden
Ağlayan zambakların dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım
Senin kim olduğunu en çok bilerek
Kavmimin bana vaadettiği tüm aşkları terk edeceğim
Müebbet bir aşk, Sarı bir hüzün
Kızıl bir gurur ve siyah bir öfkeyle konuşacağım
Bu dünyayı terk etme müjdesi gelene kadar
..........
Hüznü, gururu ve öfkeyi bilseydin keşke
Hüznün beni aşan taşkınlığını
Gururumun binlerce yıl önceden miras kalmış hoyratlığını
Öfkelerimin hiçbir zaman sona ermeyecek ve azalmayacak kararlılığını
Anlayabilseydin
Anlatabilirdim sana
Seninle yaşanan bir aşktan sonra
Ayrılığın ölüm bile olsa
Mavi bir ölüm olacağını...!


__________________
Eğer "dokuz" CanLı oLsaydın biLe En fazLa "sekiz" kez kaçabiLirdin öLümden..
BiLki "
yedi" düveLe suLtan oLsan dahi Yerin "aLtı" mekan oLacak sana
En fazLa "beş" metre kumaş götürebileceksin Kapatacaksın "dört" açsanda gözünü..
Bu dünya "
üç" günLük dünya , AzraiLin yanında "iki" kat oLup yaLvarsanda nafiLe
ELbet "
bir" gün öLeceksin İşte o gün herşey "sıfır"dan başLayacak..!
  Alıntı ile Cevapla

Alt 25 Eylül 2011, 19:43   #3
Çevrimdışı
Cevap: Merhaba




merhaba, tanışalım mı.

  Alıntı ile Cevapla

Alt 25 Eylül 2011, 19:48   #4
Çevrimdışı
Cevap: Merhaba




japonca : konnichiwa..

herseyi baslatan kelimelerden bir tanesi)


  Alıntı ile Cevapla

Alt 26 Eylül 2011, 08:49   #5
Çevrimdışı
Cevap: Merhaba




Merhaba, uşşaka saki merhaba.!

__________________
'Türkçe konuşmayan bir insan, Türk milli kültür, toplum ve uygarlığına bağlılığını iddia ederse, buna inanmak doğru olmaz.''
-Mustafa Kemal Atatürk.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 26 Eylül 2011, 13:55   #6
Çevrimdışı
Cevap: Merhaba




(ikra) oku!
yaratan rabin adıyla oku!

  Alıntı ile Cevapla

Alt 25 Ocak 2012, 15:23   #7
Çevrimdışı
Cevap: Merhaba




Merhaba.. güzeldir söylemesini bildiğimiz takdirde..

  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
merhaba

Makale Seçenekleri
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Makaleler
Article Author Forum Cevaplar Son Mesaj
merhaba CaDoLoZ_34 Hey Sen! Beni Tanıyor Musun? 7 06 Eylül 2009 00:03
MeRHaBa Onurumsun Hey Sen! Beni Tanıyor Musun? 1 05 Mart 2009 22:52
MErhaba uludereweb Hey Sen! Beni Tanıyor Musun? 2 04 Mart 2009 18:51
Merhaba UzmanShell Hey Sen! Beni Tanıyor Musun? 3 16 Şubat 2009 17:39