🔔 Çevrimdışı bildirim almak ister misiniz?
Bir konuya etiketlendiğinizde, özel mesaj aldığınızda, bir mesajınız alıntılandığında forumda olmasanız bile anlık bildirim almak için lütfen izni verin.
Hayatlarımızın ilk yıllarında beynimize pembe bir dünya çiziliyor. Renkli renkli, boyama kitapları, çizgi filmler, birbirini seven, büyüklerini sayan insanlar… Sonra büyüyoruz. Dünya’nın bize öğretildiğinden farklı iktidar kurallarının olduğunu, düşenin dostu olmadığını, hayatın adaletsiz olduğunu, karşılıksız aşk denen bir olgu olduğunu, yalan söyleyenlerin mumlarının yatsıdan sonra da yanmaya devam edebileceğini tecrübe ediyoruz. Hayatta aldığımız dersler sonucunda, kurallarımızı bilinçli olarak değiştirerek, dünyaya yeni kurallarla adapte olmayı öğreniyoruz. Yetişkin hayatımızda bu yeni kurallar ile başarıyı, sevgiyi, mutluluğu arıyoruz. Ama, yeni kurallarımızın çok küçük yaşlarda beynimize kazınan (teta, alfa dalgalarını hatırlayalım) kurallarla çeliştiğinin farkında bile değiliz. Bir bakıma, birbiriyle çelişen değerler kurallar yığınıyla hayatımıza devam ediyoruz. Yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal misali... Bir insan düşünün, dürüstlüğü yaşamının en önemli felsefesi yapmış, ama bir yandan çok zengin olmayı da en büyük amacı. Böyle biri ne kadar başarılı, ya da ne kadar mutlu olabilir?