![]() |
Konya Spor Galatasaray Maçinin ardindan patlak veren Uçak hadisesinin iç yüzü... Ocak Salı günü, forumda, Konyaspor maçına 07:05 uçağı ile gidip, 22:10 uçağı ile dönüleceği üzerine bir bilgi geçmiştik. İmkanı olanların da bu şekilde gelebileceğini, Yılmaz ve benim de bu seferler ile gidip döneceğimizi bildirmiştik. 18 Ocak Çarşamba günü de gidip biletlerimizi almıştım. 21 Ocak Salı akşamı yine foruma yazdığım yazıda takımın da 22:10 tarifeli seferi ile döneceğini öğrendiğimi yazmıştım. Maç günü sabah 5’te Tolga arkadaşımız (o soğuk havaya rağmen eşi ve çocuğunu da yanına alarak… ) beni evimden aldı ve havaalanına gittik. Havaalanında Yılmaz’la buluştuk. Diğer arkadaşlardan da 8 kişi daha gelmişti. Yani toplamda 11 kişiydik. Uçağa bindiğimizde 4 genç kardeşimizle karşılaştık. Bunlardan biri Serhat-uA nickli kardeşimizdi. Sayımız 15 olmuştu. Uçak zaten yarı yarıya boştu. Uçakta gazeteci Ebru Kılıçoğlu (ki ben onunla oturdum… ) vardı; Köşe yazarları Ahmet Çakır, Cengiz Alpman ve Osman Şenher ağabeylerimiz vardı… Onlarla sohbet edip güle oynaya Konya’ya indik. Havaalanında bizi uA-Konya ve uA-Selçuk Uni.’den kardeşlerimiz karşıladı. Sağolsunlar, bir de minibüs ayarlamışlardı… Osman Şenher ve Cengiz Alman’ı da minibüse davet ederek şehre indik. Direkt GS Taraftarları Derneğine gittik. Bizi orada çok iyi ağıladılar. Sonradan İstanbul otobüsü de oraya geldi... Antalyalılar, Adanalılar, Karamanlılar, Ispartalılar, Ankaralılar ve diğer ultrAslanlar da geldikten sonra ortalık şenlendi. Dostlarla bir arada olmak çok güzeldi. Bu arada Konyaspor Nalçacılılar Grubu Lideri Cemil arkadaşımız sabahın 8:30’unda derneğe gelip bizlerle ilgilendi... Neredeyse maç vaktine kadar da bizime beraberdi. Bu vesile O’na da teşekkür ederim. Maçtan önce sahayı kontrole çıkan Aslanlarımıza büyük tezahürat yaptık. Onları tribüne çağırıp “Bu taraftar sizinle gurur duyuyor” diye bağırarak arkalarında olduğumuzu bildirdik… Onlar da bizleri selamladı… Ortam süperdi. Maç başladı ve bizler maç sonuna kadar gırtlaklarımızı parçaladık takımımız için. Neticede bunun da semeresini genç futbolcumuz Aydın’ın maharetli ayağından gelen gol ile gördük. Maçtan çıkınca yine aynı grup (Antalya’dan gelen bir kardeşimizin de katılımıyla... ) minibüse binerek havaalanına hareket ettik. Buzlu yollarda slalom yaparak havaalanına güç bela vardık. Müthiş sevinçliydik, havaalanına giderken genç Aydın’dan bahsettik. Hatta “O’nu bağrımıza basalım, öpücüklere boğalım” dedik. Aydın için tezahürat bile ürettik. Performansından dolayı son haftalarda kızdığımız Volkan’ın iyi oyunundan bahsettik… Gol sonrası tüm topçularımızın nasıl sevinip, kenetlendiğini gururla anlattık birbirimize... Havaalanına vardıktan birkaç dakika sonra takımımız geldi. Alkışlar, tezahüratlar ve M.Ali Erbil’e yaptığımız esprili pankartla karşıladık onları. Hepsi buna çok güldü, hatta Necati o pankartın yanına gelip (şimdi suçlanan o 15 kişilik grup ve o pankartla… ) resim çektirdi, çok neşeli bir şekilde hep beraber kameralara poz verildi… Gazetecilerle, futbolcularla ve özellikle PAF’tan bazı oyuncularımızla güzel muhabbetler edildi. Sonrasında uçağa binmek üzere hareket edildi. Bizler, futbolcularımız rahat bir şekilde uçağa binsiler diye bekledik… Çünkü uçakta normal yolcular da vardı... Aşağı yukarı uçağa (ön kapıdan ) en son biz bindik. Ben sonlardaydım, uçağın en ön sıralarında oturan sayın Niyazi Yelkencioğlu ve sayın Suat Sucuka ile selamlaşıp, şakalaştım... Diğer koltukta oturan Yalçın’a “geçmiş olsun” dedim. Tam sayın Fatih Gökşen’e de, golden sonra fenalık geçirdiği için, “geçmiş olsun” diyecekken hemen arkasında oturan sayın Erdal Keser’in ve sayın Bülent Tulun’un biriyle tartıştığını ve arka tarafa doğru dönerek birisinin arkasından bir şeyler söylediğini duydum. Hemen akabinde Keser’in, “Bunları uçağa kim alıyor? Yönetimle konuşalım bir daha olmasın…” tarzında bir şeyler söylediğini duyunca “Erdal abi hayırdır kimle tartıştın? Nedir sorun? Bize söyleyin, biz hallederiz” dedim. Keser, “Neyse önemli değil sonra konuşuruz” dedi, o sırada Fatih Gökşen de arkaya dönüp “Tamam Alpaslan sonra konuşuruz” deyince fazla üstelemedim. Erdal ağabeyle tanışırız, oğlum 13 sene önce O’nun hastanesinde dünyaya geldi. Aslında amacım O’na bu söylediği sözün kırıcı olduğunu bildirmekti. Çünkü biz o tarifeli uçağa biletlerimizi münferiden alarak binmiştik. Hatta takımın bu uçakla döneceğini bile Yılmaz’la benim biletini aldıktan 2 gün sonra öğrenmiştim. Ama Fatih Gökşen “Sonra konuşuruz” deyince ben de bunu erteledim. Arkaya doğru ilerlerken iki sıra arkadaki Hakan Şükür ve Hasan Şaş beni gördü önce selamlaştık ama sonra Hakan ve Hasan “Abi aranıza aldığınız birine çok dikkat edin, yakışmıyor size” sözlerine muhatap oldum. Bahsedilen X adlı kişiydi. Ama Keser ve Tulun’un X şahısla tartışmalarının ne olduğunu bilmiyordum. Arkaya gittiğimde Yılmaz’a, önde bir tartışma olduğunu ama sebebini anlamadığımı söyledim. Yılmaz, X’in yanına gidip sert bir şekilde kızdı. Ancak X (bunları sonradan öğreniyorum çünkü o arada hala gırgır devam ediyordu uçakta, ben de bir gazeteci arkadaşımın yanına oturup sohbete almıştım… ) Bülent Tulun’un da uçağa binen taraftarlar hakkında sözler söylediğini; Erdal Keser’in de Almanca olarak kendisine hakaret ettiğini Yılmaz’a söylemiş. Bir baktım Yılmaz (uçak her an kalkacağı için) hızlı adımlarla yanımdan geçti, peşinde x2 adlı arkadaş vardı. Onun da peşinde Erkan arkadaşımız vardı. Sonradan öğrendiğime göre Yılmaz, Fatih Gökşen’in yanına gidip bir konu hakkında görüşmek istediğini söylemiş. Gökşen de “Uçak kalktıktan sonra arkaya gelirim konuşuruz” deyince geri dönmüş. Arkasındakiler de geri dönmüş ve o dönüş esnasında x2 adlı arkadaş Necati’ye omuz atmış. Biz arkaya yakın olduğumuz için sadece hareketleri görebiliyorduk ancak Necati’nin ayağa kalkıp arkaya doğru gelen x2’ye kendisine neden vurduğunu sinirli ve yüksek bir sesle sorduğunu görüp, duyduk. (Aslında Necati kendisine yapılan hareketten birkaç saniye sonra kalkmış çünkü durumu anlayamamış hatta kendisine şaka yapılıyor sanmış. ) Bunun üzerine pandomim koptu. Kabin ses kirliliğine büründü ama hiç kimse kimseye küfür etmedi ve vurmadı, futbolcularla ya da kafileden herhangi biriyle sıcak temas asla olmadı. Sadece Yılmaz, yumruk attığı söylenen ve ekranlarda duyduğunuz “Taraftara kimse küfredemez” diyen x2’yi tartakladı ve yerine oturttu. Gerets, Keser, Tulun ve Şükür arkaya geldi. Gerets, taraftarların uçaktan inmesini yoksa kendilerini ineceğini söledi. O sırada Erkan arkadaşımız x2’in özür dileyeceğini Keser’e iletti. Keser bunu Hoca’ya söyledi ancak Hoca kararlıydı. Erkan da bunun üzerine Hoca’ya ve futbolcularımıza olan saygıdan dolayı bazı taraftarların aşağı inebileceğini söyledi ancak X’in uçaktan asla inmemesini, eğer inerse O’nun hakkında hiç hayırlı şeyler olmayacağını yüksek sesle söyledi (bu sözleri de TV’lerden duymuşsunuzdur ) Çünkü X, sebep ne olursa olsun, en başta yaptığı hatayla Tulun ve Keser ile tartışmış olması hasebi ile arkadaşlar arasında tepki toplamıştı. Daha sonra da x2’nin, X’in bazı sözleri dolayısıyla dolduruşa gelip Necati’ye hareket yaptığı da ortaya çıkınca çarşı pazar hepten karıştı. Özellikle Yılmaz, her ikisine de çok kızdığı için, çileden çıktı. Uçağa polis geldi. Bülent Tulun Gerets’in taraftarların uçaktan inmesini istediğini söyledi. Ancak Polis böyle bir yetkilerinin olmadığını ancak yönetici ve futbolcuların ifade verip şikayetçi olmaları halinde (ki o zaman da vakit çok geçecekti ) böyle bir işlem yapabileceklerini söyledi. İşin uzayacağı anlaşılınca Erkan ve Yılmaz sırf Hoca’nın ve futbolcuların hatırına 4 kişiyi daha alıp aşağı indiler. Mecburen X de indi. Bahsedilen gruptan diğer bazı gençler de inmek istedi ama onlar ben ve Erdal Keser tarafından konuyla hiç alakaları olmadığı için engellendiler... Çünkü basının bahsettiği gibi grupsal bir hadise olmamıştı... Tamamen münferiden bir hareket mevzu bahisti. Uçaktan en son ben indim; İnerken Erdal Keser’e "Ben de iniyorum” dedim… "İnme, neden iniyorsun?" deyince içlerinde çok yakın bir arkadaşım olduğunu söyleyerek indim. Şunu da eklemeliyim ki; Uçaktan hiç kimse polis zoruyla indirilmemiştir. Daha sonra F.Gökşen, Gerets, Bülent Tulun, Erdal Keser, Hakan Şükür, Hasan Şaş ve Necati aşağı inip aprona gelmişlerdir. Necati haklı olarak sinirlerine hakim vaziyette değildi. Sürekli bağırıyordu. Ben dahil, herkes onu yatıştırmaya çalışıyordu. Bir ara Hakan Şükür x2’nin yanına gidip onunla konuştu ama anlaşılamayan bazı şeyler vardı!.. Bu da gruptan Erkan arkadaşımızın Necati’ye hitaben yaptığı yüksek sesli konuşma sonrası açığa çıktı. Erkan Necati’ye “Necati, Allah’ını seversen bir sus… Bir dinle… Bir yanlış anlaşılma var… Bir dedikodu var… İşlerin müsebbibi bu arkadaştır” deyip kızgın olduğu X‘i işaret etti. Bunun üzerine Hasan Şaş yüksek sesle “O zaman herkes sussun, bir beni dinlesin. Olay anlaşılmıştır. Bir, Necati küfür etmemiştir… İki, bu iş bir dedikodudan ibarettir ve bunun da sebebinin kim olduğu anlaşılmıştır” deyip hadiseye noktayı kodu. Necati biraz daha sakinleşti. Hatta “Şikayetçi misiniz?” diye soran polise “Hayır değilim, kimden şikayetçi olacağım” dedi. Yöneticiler de aynı şekilde sözler söyledi ve uçağa geçmek üzere piste çıktılar. O sırada Sü. adlı arkadaşımız ertesi günü işi olduğu için uçağa binmek istedi, polis almadı. Ben alması için ısrar ettim, yine almadı… Ama sonra polis Sü.’ın kimliğini elinden alıp Erdal Keser’e götürdü ve tespit yaptırdı. Keser de doğal olarak “Bir sorun yok gelsin” dedi. Bu son hadise bile konunun uçaktaki grupla futbolcu ve yöneticiler arasında arbede yaşanmadığının bir delilidir. Ne Necati'yle, ne diğer futbolcularla, ne de yöneticilerle bu bahsi gecen grubun asla KÖTÜ bir DİYALOĞU OLMAMIŞTIR. Kimse komplo teorileri üretmesin. Uçağa binen bu insanlar kendi uçak biletlerini kendileri alabilecek varlıkta, iş güç sahibi ve hatta bazıları gayet zengin insanlardır. Bu insanlar uçağa birileri tarafından bindirilmemiştir. Bahsedildiği gibi alkollü de değillerdir. (Daha sonra ifadeleri alınıp Polis gözetiminde götürüldükleri Devlet Hastane’sinde yapılan kontrolde hepsinde sıfır alkol çıkmıştır. ) NETİCE: Sebep ne olursa olsun biz ultrAslanlar olarak canımızı verecek kadar çok sevdiğimiz Galatasaray’ın bir sporcusuna yapılan böyle bir hareketi ve yöneticileriyle tartışmayı asla tasvip edemeyiz… Etmiyoruz da… Zaten bunun cezası da sıcağı sıcağına, Yılmaz tarafından, aynı yerde kesilmiştir. (Ama profesyonel yöneticilerimizin, tarifeli bir uçağa binen taraftarlar hakkında, konuşmasını da tasvip etmiyoruz. Bu da başka ama önemli bir meseledir. ) Yıllardır uçakla deplasmana gitmişizdir, zaman zaman takımın özel uçağıyla (tur şirketine ücretimizi ödeyerek) seyahatlere gittiğimiz de olmuştur. Hiçbir zaman böyle abuk bir olay yaşamamış yöneticilere, futbolculara, basın mensuplarına ve diğer yolculara herhangi bir saygısızlık yapmamışızdır. Yapana da rastlamamışızdır. Bu yaşananlarda hiçbir dahlimiz olmamasına ve ayrıca bu durumun uçaktaki herkes tarafından bilinmesine rağmen EN ÇOK ÜZÜLEN biz olmuşuzdur. Böyle zorlu bir yarışta, maddi olumsuzluklar altında yüreklerini ortaya koyup, mücadelesini sürdüren alnı öpülesi futbolcularımızla birlikte sevinip, güle oynaya İstanbul’a döneceğimize böyle müessif bir olayın ortasında kalmak; heleki basının “Necati dayak yedi”, “Falanca küfür etti”, “Gerets yumruk yedi”, “Futbolcu ve taraftarlar arasında yumruklaşmalar oldu” gibi hayali şeyleri duyurması, bir kez daha söylüyorum ki, bizleri çok üzmüştür. Bir daha böyle saçmalıklar yaşanmaması için gereken tüm önlemlerin alınacağını bildiririm. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] alintidir. |
Şampiyonluk Yarışında Dolu dizgin gidiyoruz... |
Para yok icraat çok kıskananlar çatlasın. |
ßéndé galatasaraylıyım arkadaşlar :) |
hoşgeldin :) [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
eren hoş bulduuk uheuheuehuehueheuheuheu |
Sen...... "Bu SABAH yağmur var Istanbul'da.... Anne Sözü dinler gibi masum..." Bir şarkının dizeleri gibi , sessiz bir hüzün çökmüş üstümüze bugün... Ama bugünler geçici... O yüzden .... Sarı-laci bayraklar görürsen, ıslak sokaklarda ... Eğme başını , kaldır kafanı , dimdik yürü... Unutma sensin bu Ülkenin , bu Milletin yegane KRALI... Bilirsin ki... Taç bazen yere düşer , onu çalan her Soytarı ; "Taç kimdeyse , Unvan ondadır "diyerek... Kendini KRAL ilan eder... Bazıları buna inanıp , yağdanlık olup ,boyun eğebilir.. Ama herkes bilir ki... Avrupa er meydanına çıkıldığında , kimin Şamaroğlanı , kimin Soytarı , kimin gerçek KRAL olduğu , gün gibi ortaya çıkar... Kuyumcu terazisi kadar hassastır , o MEYDAN... Senin TACIN ise doğuştandır... Doğa'nın Kanunu budur...ASLAN KRAL'dır... Senin Tacın YELE'ndir...Ne kadar keserlerse kessinler Yeleni... İnadına daha kuvvetli , daha gür çıkar... Kim geçerse geçsin başa , senin KRALLIĞIN , ASLA bitmez... Başın dik yürü... Çünkü SEN hayali 25 milyonların , Sahte Cumhuriyetlerin değil , TÜRKİYE CUMHURİYETİ'nin evladısın... SEN... Hile hurdanın , yalanın dolanın , büyünün , Paranın Aşireti değil ; Sevginin , Aklın, Namusun, Kültürün , Asaletin... İMPARATORLUĞUSUN... SEN ... Kadıköy'de bir maç gününe sıkışmış değilsin , her zaman , her yerde , ilelebet ortak AŞKSIN... 100 yıllık mazinle , tarihi her olayda SEN varsın.... Evrendeki en büyük SEVGİYE sahipsin... Taht'a kim ,hangi entrikayla çıkarsa çıksın , senin KRAL'lığın değişmez... Yere düşşende , kalkarsın yüreğinle , hakkınla helalinle... TEK BÜYÜK olsanda , SEN hep efendi, SEN hep mütevazi... Elvermez Asaletin , ezmezsin zayıfı , garibi .... Çünkü SEN Kötülüğün değil , İYİLİĞİN Sembolüsün... SEN günlerin değil , ASIRLARIN Takımısın... BİN YILLARA vurmuşsun sayfa sayfa Damganı , çıkaramazlar TARİHTEN tek bir satırı... Ne eşin var geçmişte , ne gelecekte benzerin , her şeyin , her zaman üstündesin... Sancağını aç , döndüğünde her seferinden... Vursun AL'ı üstüme...SARISI aksın yüreğime... Şereftir Senin rengine ölmek , andımdır Seni kefen diye örtmek... Bil ki ; hep yanındayız , Seni ASLA bırakmayız... Herkesten farklıyız ... Bu şeytani karabulutlar , geldikleri gibi giderler... Çıktıkları yere , cehennemin ta dibine... Ama o zamana kadar , Zafer bu şartlarda dik yürüyecek olanındır... O yüzden , kaldır kafanı bak ufuklara... Çok yakında bir GÜNEŞ doğacak bu topraklara... Yüzlere vuracak alev alev KIRMIZISI , milyonlara Işık olacak dalga dalga SARISI... İşt O gün... GALATASARAY diye inleyecek mahşere kadar , dünyanın yarısı... Alıntdır.. |
Hoşuma gitti paylaşmak istedimm... |
Şampiyonum Cim Bom Bom um ne istersen iste benden İstersen donatalım dört bir yanı bayraklarla İstersen çınlatalım dört bir yanı şarkılarla İstersen eğlenelim davullarla zurnalarla.. |
Parasızlığa da mağlubiyetlere de ölümünüde Galatasaray ...... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:39. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO
Copyright ©2004 - 2025 IRCForumlari.Net Sparhawk