IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Reklam Ver


Forum tutkunlarının tek adresi Türkiye Sohbet Odaları Sohbetteyiz herkes burda

ayna chat muhabbetbayilik veren firmalar

Şeker Shell  Sohbet


Genel Paylaşım

Yararlı ve öğretici tüm bilgilere bu başlık altından ulaşabilirsiniz.



Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Kasım 2018, 15:23   #1
Çevrimiçi
Bugün yaşadıkları hayatı kendileri bile tahmin edemedi! İşte Yeşilçam yıldızlarının yüreklere dokunan hikayesi


-- Sponsor Baglantı --


Yeşilçam'a isimlerini altın harflerle yazdıran oyuncular şimdilerde ne yapıyor dersiniz? Işıltılı hayatlarından bir hayli uzak yaşamlar süren Yeşilçam yıldızlarını artık ne kendileri ne de başkaları tanıyabiliyor...





İşte dönemin "esas kızı" olarak akıllarda yer eden ünlülerin yüreklere dokunan o hikayeleri...



Yeşilçam öyküleri: Onlar bir zamanlar "esas kız"dı

1 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Spot ışıklarının altında pırıltılı hayatlar yaşadılar. Bazen hayranlarının ilgisi yüzünden sokakta rahat yürüyemez oldular. Ama gün geldi hayat onlara başka bir yüzünü gösterdi. Her şey tersine döndü ve belki de onları perdede izleyenlerin aklının ucundan bile geçmeyecek bambaşka ve zor bir hayatın kahramanı oldular. İşte Türk sinemasının farklı dönemlerini temsil eden dört ünlü kadın oyuncu ve onların film gibi yaşam öyküleri.





2 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Yeşilçam'ın trajik öykülerinden birinin kahramanı da Serpil Örümcer. 1967'de bir güzellik yarışmasında birinci olduğunda henüz 14 yaşındaydı Örümcer. Bacaklarının güzelliğiyle dikkat çeken ve "Bayan Bacak" olarak anılan Örümcer, bir yıl mankenlik yaptı. Bu sırada unutulmaz Samanyolu şarkısıyla zirvede bulunan, dönemin ünlü sanatçısı Berkant’la tanıştı. Bir süre sonra onunla evlendi.






3 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Ama bir süre sonra Berkant'ı terk etti. Artık öylesine ünlüydü ki... Ayakkabısından rakı içen bile vardı. Örümcer iki evlilik daha yaptı. Cengiz Kartal’la 1989-1990 yılları arasında süren evliliği bittiğinde neyi var neyi yok satmıştı. Batman’da gayri resmi 4 eşi ve 11 çocuğu bulunduğunu sonradan öğrendiği işadamı Hasan Ölük’le yaptığı üçüncü evlilik, Örümcer’e göre hayatının ikinci büyük hatasıydı. Bir günlük konser için gittiği Batman’da 10 gün kalınca tanıştığı Hasan Ölük, evlendikten sonra işkenceye başladı. Raporlar alıp mahkemelerde günler geçiren Serpil Örümcer, bu evlilikten güçlükle kurtuldu.






4 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Ancak artık, yaşamını süsleyen neon ışıklarının yerini, çöp konteynerlerini aydınlatan sokak lambaları almıştı. Çöplerden topladığı káğıt ürünlerini satarak geçimini sağlıyordu. Sonra yardım eli uzandı ve hayatını toparladı. Ancak bir süre sonra tekrar üzücü bir haberle gündeme geldi.







5 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Bir TV programına katılan Örümcer, ekonomik açıdan zor günler geçirdiğini bir yandan da torunlarına bakmak zorunda olduğunu anlattı. Örümcer konuk olduğu programda yaşadığı hayatı: "Rüyamda görsem inanmazdım. Ne oldum deme ne olacağım de" diyerek özetledi. Bir başka röportajda da hayatının herkese ibret olmasını istediğini söyleyip "Düşenin gerçekten dostu olmuyormuş" diyerek noktayı koydu.





6 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Pırıltılı dünyanın en içe dokunan öykülerinden biri de Deniz Akbulut'un. Tam da "benzerine ancak filmlerde rastlanacak denilen türden" üstelik.. 1965 yılında iyi bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen genç kızın, İngiltere'de özel bir Lady okuluna oradan önce tiyatro sahnesine sonra da sinemaya uzanan öyküsü... Ama sonunda ne yazık ki kocaman bir karanlık var.





7 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





1991 yılında bir gün film setindeyken aniden görme yetisini yitirdi. Kimi tansiyon dedi sebebi için kimi kullandığı bir ilacın buna yol açtığını söyledi. Öyle ya da böyle Deniz Akbulut, gencecik yaşındayken gözlerini kaybedip sonsuz bir "beyazlığa" gömüldü.





8 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Akbulut'un gönül ilişkileri de böyle fırtınalı denizler gibi olmuş hep. Bir gün Cüneyt Arkın'ın aracılığıyla nişanlanmış,. Türkan Şoray'ın da bulunduğu bir ortamda.. Üstelik de Arkın'ın bir arkadaşıyla. Ama nişanlanlısı alkolik olduğu için yüzükler atılmış bir süre sonra.







9 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Ardından bir başkasıyla nişanlanmış Akbulut. Düğüne iki gün kala nişanlısı onu hareket halindeki arabadan atmış. Yerlerde sürüklenmişti Akbulut'ın bedeni. Akbulut bir süre önce yaptığı bir röportajda "Dünyayı en son 30 yaşındayken gördüm. Kendimi ve başka her şeyi son gördüğüm haliyle hatırlıyorum" demişti. Akbulut, artık eskisi kadar kamera karşısına geçmese de filmleriyle sinemaseverlerin hafızasında yaşıyor.






10 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Yeşilçam'ın belki de en hüzünlü hayat öykülerinden biri Mine Mutlu'nun ki.. Türk sinemasının 'Türkan Şoray kadar etkileyici bakışlara sahip' yıldızıydı Mine Mutlu. Şöhretine rağmen mutsuzdu, yalnızdı. Henüz 19 yaşındayken adım attığı ve bir anda ün kazandığı beyazperdede birbirinden değerli yönetmen ve oyuncularla çalıştığı halde sadece iki yıl rol aldığı erotik filmlerle tanındı. Kanser yüzünden hayata veda ettiğinde ise sadece 42 yaşındaydı. İşte Mutlu'nun ne yazık ki soyadıyla tezatlık oluşturan hüzünlü yaşam öyküsünden kesitler.





11 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



1948 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Mine Mutlu, eski Türkiye güzellerinden... Sinemaya ilk kez 1967 yılında Bana Kurşun İşlemez, Mandrake Killing'e Karşı gibi filmlerle adım atan Mutlu, başlangıçta yardımcı rollede boy gösterdi. 1970'lerin ilk yarısına gelindiğinde ise Türk sinemasının tek çıkış yolu olarak gördüğü erotik filmlerde oynamaya başladı. Erotik komedilerin aranılan oyuncusu haline gelen Mine Mutlu'nun filmografisindeki önemli yapımlardan biri de "Tatlı Tatlı". O dönemde, bugünün pek çok gözde oyuncusunun da denemek zorunda kaldığı erotik filmlerin belki de en düzeylilerinden biriydi bu yapım.





12 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Bu filmde Mutlu yine kendini oynuyordu. Onca şöhretine rağmen mutsuz, yalnız, yorgun, kaçmak, gizlenmek isteyen, yardımcısıyla dertleşen, menajeriyle tartışan, basından kurtulamayan bir kadın. Mutlu daha sonra sinemadan uzaklaşıp şarkıcılığa yöneldi.







13 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Mutlu son olarak Bülent Ersoy ile birlikte Beddua adlı filmde kamera karşısına geçti. Bu filmdeki başrolünden sonra da sinema defterini bir daha açılmamak üzere kapattı. Türk sinemasının şanssız kraliçesi, genç yaşta göğüs kanserine yakalandı. Çok mücadele etti ama, sonunda teslim oldu. Öldüğünde sadece 42 yaşındaydı.




14 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Bir zamanlar, milyonlarca Türk kadınının görüntüsünü taklit etmeye çalıştığı bir yıldızdı Belgin Doruk. İncecik topuklu ayakkabıları, kabarık etekleri, kabarık siyah saçları ve çekik gözleriyle bugün belli bir yaşın üzerinde olan kuşağın idolüydü. O siyah- beyaz Yeşilçam'ın 'küçük hanımefendisi'ydi... 1936 Ankara doğumlu olan Belgin Doruk, 1952'de henüz bir ortaokul öğrencisiyken Yıldız Dergisi ve İstanbul Film'in açtığı yarışmayı kazanarak sinemaya adım attı. Aynı yarışmayı Doruk'un uzun yıllar rol arkadaşlığı yaptığı Ayhan Işık ve Mahir Özerdem de kazanmıştı.




15 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Ayhan Işık ile iyi bir ikili oluşturdu ve birlikte çevirdikleri 'Küçük Hanımefendi' serisi çok tutuldu. Melodramların ve duygusal güldürülerin değişmez oyuncusu oldu. 1970'te yapılan 2. Adana Film Festivali'nde 'Yuvanın Bekçileri' filmiyle En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı. 1975'ten sonra sinemadan ayrılan sanatçı, 26 Mart 1995 yılında İstanbul'da hayata veda etti.






16 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Çalkantılı bir özel hayat sürdürdü Doruk. Önce yönetmen Faruk Kenç ve yapımcı Özdemir Birsel ile evlilik yapan Doruk'un hayatı trajedilerle ve zorluklarla geçti. Kendisinden 30 yaş büyük bir adama, ilk eşi Faruk Kenç'e aşık olup evlendi Doruk. Atlar, köşkler, yatlar, katlar, binbir çeşit kostümler içinde yaşarken başka bir genç adama aşık oldu ve çöküşün başlangıcını yaşadı. İkinci eşiyle oturduğu eve icra memurları geldi. Varını yoğunu alıp götürdüler. O da kızının evinden getirdiği eski koltuklarla idare etti.







17 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



İkinci eşinde de aradığı mutluluğu yakalayamadı Belgin Doruk. Eşinin iş gereği sık sık seyahate çıkması yüzünden kendisini kopkoyu bir yalnızlığın içinde buldu. Doruk 1970'li yılların başında dönemin en ünlü gazinosu Çakıl'da sahneye çıkmaya da hazırlanmış. Ama söyleyeceği şarkının sözlerini unutunca bu hayali de suya düşmüş. Doruk inişli çıkışlı hayatı boyunca bir çok zorluğa göğüs germek zorunda kaldı.




18 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Yaşadığı güçlüklerin etkisiyle aldığı fazla kilolardan kurtulmak için anfetaminli ilaçlar kullandı. Ama bu ilaçlar sinir sistemini alt üst etti. Daha fazla kilo almaya başladı. Sonradan "dostum oldu" dediği yalnızlığı fazla uzun sürmedi Doruk'un. 26 Mart 1995'te hayata gözlerini yumdu. Geride eski İstanbul'un Arnavut kaldırımı sokaklarındaki topuk sesleri ve çoğu siyah- beyaz filmleri kaldı.






19 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Hayatı fırtınalarla geçen, figüranlıktan zirveye ulaşan Cahide Sonku, bastığı yerlere halı serilen, ayakkabısından şampanya içilen sinemamızın ilk starıydı.






20 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Yaşadığı maddi talihsizlikler yüzünden zor durumda kaldı. Ve buna alkol tutkusu da eklenince sonunda sokaklarda kalacak kadar göz yaşartan bir yoksulluğun pençesine düştü.






21 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Cahide, 18 Mart 1981’de, bugün Pera Palas’ın karşısında olan ve yıllar sonra onun anısına açılan ‘Cahide’s Restoran’ın bulunduğu yerde kör kütük sarhoş hayata veda etti. Öldüğünde 65 yaşındaydı.






22 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Sonku'nun hayatı daha sonra çok sayıda filme, tiyatro oyununa ve TV dizisine de konu oldu.





alıntı
Yeşilçam'a isimlerini altın harflerle yazdıran oyuncular şimdilerde ne yapıyor dersiniz? Işıltılı hayatlarından bir hayli uzak yaşamlar süren Yeşilçam yıldızlarını artık ne kendileri ne de başkaları tanıyabiliyor...





İşte dönemin "esas kızı" olarak akıllarda yer eden ünlülerin yüreklere dokunan o hikayeleri...



Yeşilçam öyküleri: Onlar bir zamanlar "esas kız"dı

1 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Spot ışıklarının altında pırıltılı hayatlar yaşadılar. Bazen hayranlarının ilgisi yüzünden sokakta rahat yürüyemez oldular. Ama gün geldi hayat onlara başka bir yüzünü gösterdi. Her şey tersine döndü ve belki de onları perdede izleyenlerin aklının ucundan bile geçmeyecek bambaşka ve zor bir hayatın kahramanı oldular. İşte Türk sinemasının farklı dönemlerini temsil eden dört ünlü kadın oyuncu ve onların film gibi yaşam öyküleri.





2 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Yeşilçam'ın trajik öykülerinden birinin kahramanı da Serpil Örümcer. 1967'de bir güzellik yarışmasında birinci olduğunda henüz 14 yaşındaydı Örümcer. Bacaklarının güzelliğiyle dikkat çeken ve "Bayan Bacak" olarak anılan Örümcer, bir yıl mankenlik yaptı. Bu sırada unutulmaz Samanyolu şarkısıyla zirvede bulunan, dönemin ünlü sanatçısı Berkant’la tanıştı. Bir süre sonra onunla evlendi.






3 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Ama bir süre sonra Berkant'ı terk etti. Artık öylesine ünlüydü ki... Ayakkabısından rakı içen bile vardı. Örümcer iki evlilik daha yaptı. Cengiz Kartal’la 1989-1990 yılları arasında süren evliliği bittiğinde neyi var neyi yok satmıştı. Batman’da gayri resmi 4 eşi ve 11 çocuğu bulunduğunu sonradan öğrendiği işadamı Hasan Ölük’le yaptığı üçüncü evlilik, Örümcer’e göre hayatının ikinci büyük hatasıydı. Bir günlük konser için gittiği Batman’da 10 gün kalınca tanıştığı Hasan Ölük, evlendikten sonra işkenceye başladı. Raporlar alıp mahkemelerde günler geçiren Serpil Örümcer, bu evlilikten güçlükle kurtuldu.






4 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Ancak artık, yaşamını süsleyen neon ışıklarının yerini, çöp konteynerlerini aydınlatan sokak lambaları almıştı. Çöplerden topladığı káğıt ürünlerini satarak geçimini sağlıyordu. Sonra yardım eli uzandı ve hayatını toparladı. Ancak bir süre sonra tekrar üzücü bir haberle gündeme geldi.







5 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Bir TV programına katılan Örümcer, ekonomik açıdan zor günler geçirdiğini bir yandan da torunlarına bakmak zorunda olduğunu anlattı. Örümcer konuk olduğu programda yaşadığı hayatı: "Rüyamda görsem inanmazdım. Ne oldum deme ne olacağım de" diyerek özetledi. Bir başka röportajda da hayatının herkese ibret olmasını istediğini söyleyip "Düşenin gerçekten dostu olmuyormuş" diyerek noktayı koydu.





6 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Pırıltılı dünyanın en içe dokunan öykülerinden biri de Deniz Akbulut'un. Tam da "benzerine ancak filmlerde rastlanacak denilen türden" üstelik.. 1965 yılında iyi bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen genç kızın, İngiltere'de özel bir Lady okuluna oradan önce tiyatro sahnesine sonra da sinemaya uzanan öyküsü... Ama sonunda ne yazık ki kocaman bir karanlık var.





7 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





1991 yılında bir gün film setindeyken aniden görme yetisini yitirdi. Kimi tansiyon dedi sebebi için kimi kullandığı bir ilacın buna yol açtığını söyledi. Öyle ya da böyle Deniz Akbulut, gencecik yaşındayken gözlerini kaybedip sonsuz bir "beyazlığa" gömüldü.





8 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Akbulut'un gönül ilişkileri de böyle fırtınalı denizler gibi olmuş hep. Bir gün Cüneyt Arkın'ın aracılığıyla nişanlanmış,. Türkan Şoray'ın da bulunduğu bir ortamda.. Üstelik de Arkın'ın bir arkadaşıyla. Ama nişanlanlısı alkolik olduğu için yüzükler atılmış bir süre sonra.







9 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Ardından bir başkasıyla nişanlanmış Akbulut. Düğüne iki gün kala nişanlısı onu hareket halindeki arabadan atmış. Yerlerde sürüklenmişti Akbulut'ın bedeni. Akbulut bir süre önce yaptığı bir röportajda "Dünyayı en son 30 yaşındayken gördüm. Kendimi ve başka her şeyi son gördüğüm haliyle hatırlıyorum" demişti. Akbulut, artık eskisi kadar kamera karşısına geçmese de filmleriyle sinemaseverlerin hafızasında yaşıyor.






10 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Yeşilçam'ın belki de en hüzünlü hayat öykülerinden biri Mine Mutlu'nun ki.. Türk sinemasının 'Türkan Şoray kadar etkileyici bakışlara sahip' yıldızıydı Mine Mutlu. Şöhretine rağmen mutsuzdu, yalnızdı. Henüz 19 yaşındayken adım attığı ve bir anda ün kazandığı beyazperdede birbirinden değerli yönetmen ve oyuncularla çalıştığı halde sadece iki yıl rol aldığı erotik filmlerle tanındı. Kanser yüzünden hayata veda ettiğinde ise sadece 42 yaşındaydı. İşte Mutlu'nun ne yazık ki soyadıyla tezatlık oluşturan hüzünlü yaşam öyküsünden kesitler.





11 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



1948 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Mine Mutlu, eski Türkiye güzellerinden... Sinemaya ilk kez 1967 yılında Bana Kurşun İşlemez, Mandrake Killing'e Karşı gibi filmlerle adım atan Mutlu, başlangıçta yardımcı rollede boy gösterdi. 1970'lerin ilk yarısına gelindiğinde ise Türk sinemasının tek çıkış yolu olarak gördüğü erotik filmlerde oynamaya başladı. Erotik komedilerin aranılan oyuncusu haline gelen Mine Mutlu'nun filmografisindeki önemli yapımlardan biri de "Tatlı Tatlı". O dönemde, bugünün pek çok gözde oyuncusunun da denemek zorunda kaldığı erotik filmlerin belki de en düzeylilerinden biriydi bu yapım.





12 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Bu filmde Mutlu yine kendini oynuyordu. Onca şöhretine rağmen mutsuz, yalnız, yorgun, kaçmak, gizlenmek isteyen, yardımcısıyla dertleşen, menajeriyle tartışan, basından kurtulamayan bir kadın. Mutlu daha sonra sinemadan uzaklaşıp şarkıcılığa yöneldi.







13 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Mutlu son olarak Bülent Ersoy ile birlikte Beddua adlı filmde kamera karşısına geçti. Bu filmdeki başrolünden sonra da sinema defterini bir daha açılmamak üzere kapattı. Türk sinemasının şanssız kraliçesi, genç yaşta göğüs kanserine yakalandı. Çok mücadele etti ama, sonunda teslim oldu. Öldüğünde sadece 42 yaşındaydı.




14 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Bir zamanlar, milyonlarca Türk kadınının görüntüsünü taklit etmeye çalıştığı bir yıldızdı Belgin Doruk. İncecik topuklu ayakkabıları, kabarık etekleri, kabarık siyah saçları ve çekik gözleriyle bugün belli bir yaşın üzerinde olan kuşağın idolüydü. O siyah- beyaz Yeşilçam'ın 'küçük hanımefendisi'ydi... 1936 Ankara doğumlu olan Belgin Doruk, 1952'de henüz bir ortaokul öğrencisiyken Yıldız Dergisi ve İstanbul Film'in açtığı yarışmayı kazanarak sinemaya adım attı. Aynı yarışmayı Doruk'un uzun yıllar rol arkadaşlığı yaptığı Ayhan Işık ve Mahir Özerdem de kazanmıştı.




15 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Ayhan Işık ile iyi bir ikili oluşturdu ve birlikte çevirdikleri 'Küçük Hanımefendi' serisi çok tutuldu. Melodramların ve duygusal güldürülerin değişmez oyuncusu oldu. 1970'te yapılan 2. Adana Film Festivali'nde 'Yuvanın Bekçileri' filmiyle En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı. 1975'ten sonra sinemadan ayrılan sanatçı, 26 Mart 1995 yılında İstanbul'da hayata veda etti.






16 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Çalkantılı bir özel hayat sürdürdü Doruk. Önce yönetmen Faruk Kenç ve yapımcı Özdemir Birsel ile evlilik yapan Doruk'un hayatı trajedilerle ve zorluklarla geçti. Kendisinden 30 yaş büyük bir adama, ilk eşi Faruk Kenç'e aşık olup evlendi Doruk. Atlar, köşkler, yatlar, katlar, binbir çeşit kostümler içinde yaşarken başka bir genç adama aşık oldu ve çöküşün başlangıcını yaşadı. İkinci eşiyle oturduğu eve icra memurları geldi. Varını yoğunu alıp götürdüler. O da kızının evinden getirdiği eski koltuklarla idare etti.







17 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



İkinci eşinde de aradığı mutluluğu yakalayamadı Belgin Doruk. Eşinin iş gereği sık sık seyahate çıkması yüzünden kendisini kopkoyu bir yalnızlığın içinde buldu. Doruk 1970'li yılların başında dönemin en ünlü gazinosu Çakıl'da sahneye çıkmaya da hazırlanmış. Ama söyleyeceği şarkının sözlerini unutunca bu hayali de suya düşmüş. Doruk inişli çıkışlı hayatı boyunca bir çok zorluğa göğüs germek zorunda kaldı.




18 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Yaşadığı güçlüklerin etkisiyle aldığı fazla kilolardan kurtulmak için anfetaminli ilaçlar kullandı. Ama bu ilaçlar sinir sistemini alt üst etti. Daha fazla kilo almaya başladı. Sonradan "dostum oldu" dediği yalnızlığı fazla uzun sürmedi Doruk'un. 26 Mart 1995'te hayata gözlerini yumdu. Geride eski İstanbul'un Arnavut kaldırımı sokaklarındaki topuk sesleri ve çoğu siyah- beyaz filmleri kaldı.






19 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Hayatı fırtınalarla geçen, figüranlıktan zirveye ulaşan Cahide Sonku, bastığı yerlere halı serilen, ayakkabısından şampanya içilen sinemamızın ilk starıydı.






20 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Yaşadığı maddi talihsizlikler yüzünden zor durumda kaldı. Ve buna alkol tutkusu da eklenince sonunda sokaklarda kalacak kadar göz yaşartan bir yoksulluğun pençesine düştü.






21 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Cahide, 18 Mart 1981’de, bugün Pera Palas’ın karşısında olan ve yıllar sonra onun anısına açılan ‘Cahide’s Restoran’ın bulunduğu yerde kör kütük sarhoş hayata veda etti. Öldüğünde 65 yaşındaydı.






22 / 22

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.





Sonku'nun hayatı daha sonra çok sayıda filme, tiyatro oyununa ve TV dizisine de konu oldu.





alıntı
__________________
Yarinlar güzel olur demişlerdi, daha ne kadar yatip kalkacagiz?
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
Cevapla

Etiketler
oyuncu, yeşilçam, Ünlü

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yeşilçam'ın kalbe dokunan yönü Panda Televizyon Dünyası 0 09 Mayıs 2018 21:15
Kendisi bile tahmin etmemiş AngeL Güncel ve Son Dakika Haberler 0 04 Mayıs 2014 18:56