IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28 Şubat 2007, 02:48   #371
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Mahçupyan diasporayı kızdıracak
27 Şubat 2007 Salı 09:02
Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Etyen Mahçupyan, ABD Temsilciler Meclisine sunulan sözde Ermeni soykırımı tasarısına karşı olduğunu bildirdi.

Washington'da Woodrow Wilson Merkezi adlı düşünce kuruluşunda düzenlenen bir panele katılan Mahçupyan, toplantının ardından AA'nın, ABD'deki Ermeni tasarısı konusundaki görüşünü sorması üzerine, "Bu tasarıya karşıyım" dedi.

M&#220
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
LÜMAN DEĞERLERLE BATI DEĞERLERİŞ YAKLAŞIYOR
Mahçupyan da paneldeki konuşmasında, Türkiye'de dindar kesimin, son dönemde Müslüman değerlerle Batı'nın yaklaşımlarının bir sentezini benimsemekte olduğunu anlattı.

 

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 28 Şubat 2007, 02:48   #372
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Diyarbakır'da PKK sığınakları
27 Şubat 2007 Salı 10:21
Diyarbakır ve Tunceli'de terör örgütü PKK'nın kullandığı belirlenen sığınaklar imha edildi.

Diyarbakır'ın Dicle ilçesi dağlık arazi kesiminde güvenlik kuvvetlerince icra edilen arazi arama tarama faaliyeti esnasında, terör örgütüne ait bir sığınak içerisinde muhtelif yaşam malzemesi ele geçirildi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, ele geçirilen malzemelerin olay yerinde imha edildiği bildirildi.

Tunceli bölgesi dağlık arazi kesiminde güvenlik kuvvetlerince icra edilen arazi arama tarama faaliyeti esnasında ise, terör örgütüne ait bir sığınak içerisinde, 1 adet gece görüş gözlüğü ile muhtelif gıda ve yaşam malzemesi ele geçirildi. Ele geçirilen malzemeler olay yerinde imha edildi.

 

Alt 28 Şubat 2007, 02:48   #373
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Okşama senaryoları kızdırdı
26 Şubat 2007 Pazartesi 08:52
"Başbakanın yanağını okşamak" üzerindeki beyin fırtınası, ilgi çekici durumların sergilenmesine vesile oluyor. Mehmet Barlas'a son eleştiri Vatan'ın Başyazarı Güngör Mengi'den geldi. Barlas'ı kızdıran şu ifadeler oldu;

"Yöneticilerle aranıza, denetim görevinizde zaaf yaratmayacak bir mesafeyi mutlaka koymalısınız. Mesleğin emniyet mesafesidir bu... "

Genç gazetecilere yönelik bu tavsiyeye Mehmet Barlas da "altın öğütler" sıralayarak cevap verdi. Güngör Mengi'ye "bu altın öğütleri Vatan'ın sahip ve yönetici kadrosuna vermesini" önerip şunları yazdı;

İŞTE ALTIN ÖĞÜTLER
- Genç meslektaşlar... Hem genel yayın yönetmeni, hem de banka yönetim kurulu üyesi olunmaz. Aynı bankanın yönetim kurulu üyelerinden bazıları hapse girer ve malvarlıklarına el koyulurken, bazıları bir şey olmamış gibi aklanmışlarsa, genç gazeteciler, bu tablodaki yanlışlığı da sorgular.

- Genç meslektaşlar... Bir askeri müdahaleyi fırsat bilip, bir gazetede siyasi kumpaslara girmek ve başbakan, bakan atamak gibi yanılgılara düşülmez.

- Medyanın gücünü kullanarak kamu pastasından pay almak için, kartel kurulmaz. Rakip gazetelerle anlaşıp Ankara'dan gelen emirlere uyarak ortak manşetlerle çıkılmaz. İktidar sahipleri onları istemiyor diye yazarlar susturulmaz.

- Derin devlet içindeki örgütlenmelerin üretimi olan "Andıçlar" a uyulup, kendi yazarların teşhir edilip, hedef gösterilmez.

- Ankara'daki parasal işlerini halletmek için, dönemin başbakanının eşi Rahşan Ecevit "Türkiye' nin en şık kadını" ilan edilmez.

KİMİN KULAĞINI ÇEKMELİ?

"Siz benim yerimde olsaydınız kimlerin yanağını okşar, kimlerin kulağını çekerdiniz?" diye soran Mehmet Barlas, bakın kimin kulağını çekermiş;

"Mesela bütün meslek hayatlarını Türkiye-ABD ve Türkiye-AB ilişkilerinin gelişmesine adamış, bu ilişkileri kurumsallaştıracak anlaşmaları hazırlayıp imzalar atmış asker ve sivil bürokratların, emekli olduktan veya siyasete girdikten sonra ulusalcılığa oynadıklarını görünce, onların yanaklarını mı okşarsınız, yoksa kulaklarını mı çekersiniz?"//

 

Alt 28 Şubat 2007, 02:49   #374
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




TÜRK Silahlı Kuvvetleri, PKK'lı teröristlere yönelik sürdürdüğü operasyonlar kapsamında Irak sınırında önlemlerini artırdı.

Şırnak’ta Cudi ile Gabar Dağı'nda konuşlandırılan birlikler mevzilere yerleştirilirken, savaş uçakları ve helikopterler sınır üzerinde alçak uçuşlar yaptı.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Şırnak'ta Cudi, Gabar, Küpeli Dağları ile Bestler ve Dereler Mevkii'nde askeri birlikleri konuşlandırdıktan sonra Irak sınırında da önlemlerini artırdı. Sınıra yakın bölgede kazılan mevkilere yerleşen Mehmetçikler, sınırı aralıksız izlemeye aldı. PKK’lı teröristlerin sızmalarını önlemek için sınırdaki Görümlü, Çalışkan ve Kasrık Köyü'ndeki geçiş noktaları tutuldu. Sınır bölgesinde savaş uçakları ve helikopterlerin alçak uçuş yaptıkları gözlenirken, konuşlandırılan tankların da zaman zaman yer değiştirdi.

 

Alt 28 Şubat 2007, 02:50   #375
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Üniversiteye girişte yeni model

Yükseköğretim Kurul (YÖK), üniversiteye yerleştirmelerde ilk olarak "Ortaöğretim Bitirme Sınavı"nı ardından da özel yetenek ve sınavsız geçiş hariç iki ayrı sınavı öngören modele son şeklini verdi.

YÖK, 2006 yılının haziran ayında açıklanan "Türkiye'nin Yükseköğretim Stratejisi" adlı rapora öğretim üyesi, üniversite idari personeli, öğrenci, bürokrat ve iş dünyasından 7 aylık süreçte alınan görüşler çerçevesinde son şeklini verdi.

Raporun son şekli YÖK Başkanı Prof.Dr. Erdoğan Teziç tarafından dün akşam saatlerinde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e sunuldu.

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

YÖK'ün
haziran ayında açıkladığı ve Öğrenci Seçme Sınavı'na yönelik sert eleştiriler ile üniversiteye girişte yeni bir modelle dikkat çeken raporun son şeklinde de yeni model korundu.

&#214
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
S DERSHANEYİ DAHA DA ÖNE ÇIKARDI


Raporun "Üniversiteye Geçişte Yeni Sınav ve Yerleştirme Önerisi" başlıklı bölümde, yükseköğretime giriş sınavının kısa tarihçesine değinilirken, 2006 yılında uygulamaya konulan &#214
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
S'nin "dershane faktörünü" azaltmak amacıyla getirildiğini ancak tersi bir sonuç yaratarak "okulları devre dışı bıraktığı", dershaneyi daha da öne çıkardığı kaydedildi.

Şu anda uygulanmakta olan sistemin, bazı sorunlara çözüm getirebileceği ancak uzun erimde sorunların çözümünde yeterli olmayacağı vurgulanan raporda, &#214
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
S'nin en olumsuz yönlerinden birinin, çoktan seçmeli test yöntemini uygulama zorunluluğu olduğu kaydedildi.

"Getirilecek yeni sistem, en azından aşamalı olarak, çoktan seçmeli soruların yanında açık uçlu soruların da yer almasını imkan vermelidir" denilen raporda, &#214
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
S'nin diğer bir olumsuzluğunun da tüm alanlara neredeyse aynı sorunların sorulmasından kaynaklandığı belirtildi.

İnşaat mühendisliğine girecek öğrenciyle tıp ya da psikoloji lisans programına gidecek öğrencilerin, aynı tür soruları seçmesinin savunulamayacağını ifade edilen raporda, yeni bir sistem önerisinin söz konusu olumsuzlukları dikkate alarak düzenlenmesi gerektiği bildirildi.

Cumhurbaşkanı Sezer'e sunulan raporda, &#214
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
S'nin olumsuzluklarını ortadan kaldırmaya öngören yeni bir modele de yer verdi. Yeni modelde, üniversiteye geçiş sürecinin önkoşulu, istisnasız tüm lise mezunu öğrencilerin "Ortaöğretimi Bitirme Sınavı" girmesine bağlanıyor. Bu sınavın ardından 4 ayrı yolla üniversiteye yerleşme imkanı getirilen sistemde, "Ortaöğretimi Bitirme Sınavı"nın ardından gerekli şartları taşımalı durumunda isteyen öğrenciler sınavsız geçiş yöntemiyle 2 yıllık meslek yüksekokullarına yerleşebilecek. Yine "Ortaöğretimi Bitirme Sınavı"nın ardından üniversitelerin özel yetenekle öğrenci alan bölümlerine girebilmek için özel yetenek sınavına da başvurulabilecek.

YENİ MODELİN BELİRLEYİCİ SINAVLARI

Şu andaki sistemde de uygulanan sınavsız geçiş ile özel yetenek sınavının dışında öğrenciler, üniversitelerin 2 yıllık önlisans ve 4 yıllık lisans programlarına girmek için iki ayrı sınav türünde yarışmak zorunda.

ÖNLİSANS VE BAZI LİSANS PROGRAMLARI İÇİN TDSS

Raporda üniversitelerin iki yıllık önlisans programları ile bazı lisans programları için öğrencilerin Temel Düzey Seçme Sınavı'na (TDSS) girmesi öngörülüyor.

Tüm lise türlerinin ortak müfredatına dayalı ve 2006 yılından önce uygulanan &#214
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
S'ye benzeyen bir sıralama sınavı şeklinde erçekleştirilecek TDSS'de baraj puanı uygulaması olmayacak.

Öğrenciler TDSS puanlarına paralel olarak YÖK tarafından belirlenen 2 yıllık meslek yüksekokulları ile bazı 4 yıllık lisans programlarına başvuracak, &#214
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
YM de adaylar arasında yerleştirme yapacak.

HUKUK, TIP, MÜHENDİSLİK İÇİN DDSS

Üniversitelerin tıp, mühendislik, hukuk gibi "iyi derecede temel donanımı" öngören bölümlerinde eğitim almak isteyen öğrenciler ise yeni sisteme göre, Ders Düzeyi Seçme Sınavı'na (DDSS) girmek zorunda. Raporda, "sıralama niteliğinde, ileri düzeyde" bir sınav olarak tanımlanan DDSS'nin haziran ayının ikinci yarısında, birbiri ardından gelen haftalarda dört aşamada gerçekleştirilebileceği kaydedilirken, aşamaların "matematik, sosyal bilimler, fen bilimleri ve Türkçe-yabancı dil" ile ilgili ders düzeylerindeki sınavlar olacak.

Yerleştirmelerde, puan türü başarısı yerine ilgili programın matematik, sosyal, fen ya da Türkçe-yabancı dil ağırlık olmasına bakılarak belirlenecek derslerdeki başarı puanı esas alınacak. Raporda, "Sözgelimi, Tıp Fakülteleri; matematik, biyoloji, kimya ve Türkçe, İnşaat Fakülteleri; matematik, fizik ve Türkçe, Temel Bilimler alanında Fizik lisans, fizik ve matematik ders başarıları esas alınabilir" denildi. Yeni sisteme göre, öğrenciler dört aşamalı DDSS'nin tüm aşamalarına ya da bir sınav aşamasındaki tüm derslerin sınavına girmek durumunda kalmayacak; istediği bölümün ders ağırlık niteliğine göre belirlenen aşamasına girebilecek ya da o aşamadaki bir dersin sorularına yanıt verebilecek.

DDSS SINAV SİSTRESİ AZALTACAK

Raporda tıp, mühendislik, hukuk gibi alanlara yerleşilmesini sağlayacak DDSS'nin geçmişte uygulanan sınavlara göre daha kapsamlı ve güvenilir olacağı kaydedildi. Sınav sürelerinin ve zaman içinde yayılımının artmasıyla sınavın zamana karşı bir yarış olmaktan uzaklaşacağı, öğrenciler üzerinde yaratacağı stresi azalacağı belirtilen raporda şöyle denildi:

ÜNİVERSİTELER İSTEDİĞİ ÖĞRENCİYİ ALABİLECEK

"Böyle bir sistem içinde üniversiteler ve bölümler hangi nitelikte öğrencileri alabileceklerini kendileri kararlaştırabileceklerdir. Bu yöntem, seçilen öğrenci ve verilen programların uyumunu kolaylaştıracağı gibi, üniversitelerin ve bölümlerin kendilerini farklılaştırmasına da olanak verecektir.

DERSHANE GEREKSİNMESİ ARTMAYACAK

Ayrıca bu sistem, dershane gereksinmesini artırmayacak ve belki de öğrenciler daha az alandan sorumlu olacağı için sınava gireceklerin sayısı azalacaktır."

AÇIK UÇLU SORULARDA SORULABİLECEK

Raporda yeni sisteme şema şeklinde de yer verilirken, faydaları arasında "ortaöğretimde, okuldaki eğitimin öne çıkarılması, dolayısıyla ortaöğretimde niteliğin artması" ile "çoktan seçmeli soru türüne bağımlılıktan kurtulma fırsatı" da sayıldı.

Raporda, kamuoyundan yeni modele gelebilecek tepkiye de dikkat çekildi. Sistemin "2-3 haftalık sınavlar zinciri" ve &#214
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
YM'nin yükünü artırması nedeniyle ilk aşamada tepki alabileceği vurgulanan raporda, "Ancak önerilen sistemin avantajları, bu yeni yüklerin taşınmasına değecektir" denildi.

(ANKA)

 

Alt 28 Şubat 2007, 02:50   #376
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Kütahya'nın Simav ilçesine bağlı Kestel Belde Belediyesinde, belediye başkanı dışında görevli memur bulunmuyor.


Kestel Belediye Başkanı Mehmet Yücel, yaptığı açıklamada, belediyenin, İller Bankasından gelen ödenek ve belediyenin kendi kaynaklarından elde ettiği gelirle birlikte, yaklaşık 22 bin YTL'lik aylık bütçesi bulunduğunu belirtti.

Beldenin, 2 bin 100 nüfusa sahip olduğunu dile getiren Yücel, şunları söyledi:

“Belediyeye memur almayarak, kimsenin hayal bile edemeyeceği büyük hizmetler gerçekleştirdim. Belediyecilik açısından son derece önemli olan muhasebe ve fen işleri müdürlüğü gibi görevleri, Simav Belediyesince haftada birer gün görevlendirilen 2 geçici personelle çözmeye çalışıyorum. Bunun dışında, belediyenin halka sunduğu diğer hizmetleri aksatmadan yerine getirebilmek amacıyla 5 geçici işçi çalıştırıyorum. Benim dışında, belediyede memur sıfatında başka görevli yok. Bu sayede bütçemizi en verimli şekilde kullanıyoruz.”

Yücel, uygulamadan belde halkının da son derece memnun olduğunu öne sürerek, ”Şu anda Simav'daki 21 beldenin içerisinde altyapı sorununa kalıcı çözüm bulan tek belediye, Kestel'dir. Tek kişilik belediye uygulamamız, benim dönemim sona erinceye kadar sürecek” dedi.

 

Alt 28 Şubat 2007, 02:52   #377
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Yusuf Alataş, “Türkiye'de insan hakları ihlallerinin ifade özgürlüğüne kilitlendiğini” belirterek, “Sorunlarımız ifade özgürlüğünden ibaret değil” görüşünü savundu.


Alataş, İHD Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, geçen yıla ilişkin düzenledikleri “İnsan Hakları İhlalleri” raporunu açıkladı. Türkiye'deki “insan hakları ihlali” iddialarına ilişkin görüşlerini dile getiren Alataş, konunun hem AB hem de Türkiye açısından önceliğini kaybettiğini, insan hakları ihlalleri tartışmalarının son dönemde sadece TCK'nın 301. maddesine ve ifade özgürlüğüne kilitlendiğini belirtti. Alataş, “Baktığımızda, sorunlarımızın ifade özgürlüğünden ibaret olmadığını görüyoruz” diye konuştu.

“Türkiye'de işkenceye karşı mücadelenin yeterli olmadığını” iddia eden Alataş, “Bu konudaki ihlallerde ciddi bir düşüş yok” görüşünü savundu.

RAKAMLAR

Raporda, 2006 yılı “insan hakları ihlali” iddiaları, “yaşam hakkı ihlalleri, namus gerekçeli saldırılar, kadının insan haklarına yönelik ihlaller, çocuk haklarına yönelik ihlaller, mayın ve serbest patlayıcı olayları, kişi güvenliği ve özgürlüğüne yönelik ihlaller, işkence ve kötü muamele iddiaları, cezaevlerinde hak ihlalleri, düşünce, ifade ve inanç özgürlüğüne yönelik ihlaller, toplatılan ve yasaklanan yayınlar, RTÜK uygulamaları, örgütlenme özgürlüğüne yönelik ihlaller, toplantı ve gösteri özgürlüğüne yönelik ihlaller, ekonomik, sosyal ve kültürel haklara yönelik ihlaller, engelli haklarına yönelik ihlaller, sığınmacı ve göçmenlere yönelik ihlaller, bireysel silahlanma sonucu yaşanan ihmaller” başlıkları altında sıralandı.

Rapora göre, 2006'da meydana gelen çatışmalarda 196'sı güvenlik görevlisi, 147'si terörist ve 2'si sivil olmak üzere 345 kişi hayatını kaybetti. Mayın ve diğer patlayıcılar sebebiyle 40 ölümün gerçekleştiği belirtilen raporda, faili meçhul 20 ölüm meydana geldiği belirtildi.

Kadınlara yönelik şiddetin “namus gerekçeli saldırılar” ve “kadının insan haklarına yönelik ihlaller” olarak ayrı başlıklarda ele alındığı rapora göre, 38 kadın namus cinayetlerini sonucu hayatını kaybederken, 79 kadın intihar etti. Namus gerekçeli saldırılarda 36 erkek ve 4 çocuk öldü.

Rapora göre, “düşünce, ifade ve inanç özgürlüğü” alanında, 2006'da toplam 107 dosyada 513 kişiye dava açıldı. Aynı alanda sonuçlanan 144 davada 99 kişi beraat etti, 226 kişi mahkum oldu, 5 dava da düştü.

ANKARA (A.A)

 

Alt 28 Şubat 2007, 02:53   #378
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Almanya'da sınav esnasında tuvalete gitmesine izin verilmeyen bir engelli öğrenci, arkadaşlarının gözü önünde pet şişeyi kullanmak zorunda kaldı.


Almanya'nın güneybatısına düşen Friburg kentindeki Tıp Fakültesinin Dekanı Rudolf Korinthenberg, fakültede yapılan sınavda gözetmenin öğrenciye izin vermemesi hakkında Stuttgarter Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada, "Bunun hiçbir özrü yok. Bu, aşağılayıcı bir şey. Bu öğrenciden her şekilde özür diliyoruz" dedi.

Habere göre, 7 yıl önce geçirdiği bir kazanın ardından koltuk değnekleriyle yürüyebilen ve sidik torbasını kontrol etme zorluğu çeken 27 yaşındaki öğrenci, 120 öğrenciyle birlikte girdiği bir saatlik tıp sınavının bitiminden 15 dakika önce tuvalete gitmek için izin istedi, ancak gözetmenden ret cevabı aldı.

Sınavdaki diğer öğrencilerin baskısına rağmen gözetmen kararından dönmeyince, öğrencilerden biri su dolu pet şişesini boşaltarak ihtiyacını gidermesi için arkadaşına verdi.
BERLİN (A.A)

 

Alt 28 Şubat 2007, 02:53   #379
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Ankara kulisleri, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi’nin başında bulunduğu 10 Aralık Hareketi’nin, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün katılımıyla DSP’nin solun birinci partisi olabileceği konusunda Genel Başkan Zeki Sezer’i ikna ettiği iddiasıyla çalkalanıyor.

Sezer’in, parti yönetimini ve Rahşan Ecevit’i ikna etmesi halinde Sarıgül’ün 50 belediye başkanı ve 150’nin üzerinde eski CHP’li milletvekili ile DSP’ye katılacağı iddia ediliyor.

Türk solunun tek çatı altında buluşması için devreye giren 10 Aralık Hareketi’nin lideri durumunda bulunan Çelebi’nin, “Sarıgüllü DSP" formülünün de fikir babası olduğu kaydediliyor. Çelebi’nin, Sarıgül formülünün denenmesi gerektiği yönündeki ilk önerisini Şubat ayının ilk haftasında dile getirdiği ifade edildi.


Sezer, Çelebi, eski Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Celal Doğan, Sosyal Demokrasi Derneği Erol Tuncer ile DSP’li Emrehan Halıcı ve Ahmet Tan’ın katıldığı toplantıda solda birlik konusu tartışıldı. O tarihlerde CHP’den ayrılması sözkonusu olan Sarıgül’ün DSP’de siyasete devam etme niyeti olup olmadığı tartışmaya açılırken, Şişli Belediye Başkanı’nın kamuoyundan aldığı destek dile getirildi.

İHRAÇTAN SONRA İKİNCİ GÖRÜŞME

Bu konudaki ikinci görüşme ise Sarıgül’ün CHP’den ihraç edilmesinin yolunu açan Yargıtay kararından sonra, 12 Şubat’ta yapıldı. Celal Doğan ve Erol Tuncer ile birlikte DSP lideri Sezer’le görüşen Çelebi, “Sarıgül’lü DSP’nin, Baykal’a tepki oylarını da toplayabileceği" ifade etti.

Ankara’da gerçekleşen bu buluşmada Sarıgül’ün, DSP liderliğine talip olup olmayacağı da gündeme geldi. Sezer’in, "Solun iktidar olabileceği bir formül olduğu taktirde herkes üzerine düşeni yapar. Ancak bunun da gösterilebilir işaretleri olmalı" dediği iddia edildi.

Rahşan Ecevit cephesi suskun

DSP’de Mustafa Sarıgül’e karşı çıkan isimlerin başında partinin önemli ismi Rahşan Ecevit geliyor. Bülent Ecevit'in ölümünden sonra partiden elini eteğini çektiği bildirilen Rahşan Hanım’ın, Sarıgül’ün katılımının yanında Genel Başkanlık koltuğuna oturmaması gerektiğini savunduğu bildirildi.

 

Alt 28 Şubat 2007, 02:54   #380
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Kıbrıs Rum yönetimi, nüfusu artırmak için üçüncü çocuktan itibaren doğacak her çocuk için ailelere 65 bin YTL para ödeme planı üzerinde çalışıyor. Ancak plan şimdilik ters tepti. Hamile olan, ancak uygulamayı bekleyip hükümetten para almayı hedefleyen Rum kadınlar kürtaj yaptırmaya başladı.
Güney Kıbrıs yüzde 1.4'lük doğum oranıyla Avrupa Birliği'nin en düşük doğum oranına sahip üyesi. Rum kesiminin nüfusu 700 bin civarında.
Rumların mevcut nüfuslarını korumak için en az yüzde 2.1'lik doğum oranına sahip olmaları gerekiyor.
Bu nedenle yönetim nüfusu artırmak için kolları sıvadı. Plan, ikiden fazla çocuk sahibi olmak isteyen aileleri fazlasıyla memnun edecek nitelikte. Zira, yönetim üçüncü çocuktan itibaren doğacak her çocuk için ailelere 65 bin YTL para ödenmesini öngören bir plan üzerinde çalışıyor.
Güney Kıbrıs'ta tartışma yaratan planın yasalaşması için önce Çalışma Bakanı'nın çocuklara uygulanan teşvik paketini hazırlaması, ardından parlamentoya tasarı olarak sunması ve onaylanması gerekiyor.
Bunun da en erken eylül ayını bulacağı belirtiliyor.
65 bin YTL'lik doğum parasından olmak istemeyen hamile Rum kadınlar, sürenin uzamasının ardından birer birer kürtaj yaptırmaya başladı. Amaçları, yasa çıktıktan sonra tekrar hamile kalmak.
Muhalefet şimdi, Rum yönetimini nüfusu artırmak yerine azaltmakla suçluyor.

Türkler kapsam dışı bırakılacak
Bu arada Rum yönetiminin, yasanın çıkması halinde "Kıbrıs Cumhuriyeti" kimliği almış Kıbrıslı Türkler'in de para talebinde bulunmasını engellemek amacıyla "Rum topraklarında ikamet" şartı getireceği belirtiliyor.

 

 

Etiketler
2007, dunyadan, haberler, ve

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
HABERLER Türkiye'nin uçuş ağı 203 noktaya ulaştı Chelt Havacılık Haberleri 0 11 Şubat 2011 15:16
Türkiye kardiyolojide dünyadan geri değil Juventus Sağlık Köşesi 0 16 Haziran 2009 11:39
2007 Komik Haberler BLaCK_and_WHiTe Komedi ve Mizah 1 26 Aralık 2007 21:20