IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05 Mart 2007, 23:57   #411
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Irak'ın başkenti Bağdat'ta kitapçıların bulunduğu kalabalık bir caddede meydana gelen patlamada, ilk belirlemelere göre 23 kişi öldü, 44 kişi de yaralandı.

Saldırı, Dicle Nehri'nin doğu yakasındaki Bab el-Muadhem bölgesinde yer alan Mutanebi Caddesi'nde bomba yüklü araçla gerçekleştirildi. Patlamanın ardından çevredeki araçların alev aldığı ve gökyüzüne yoğun dumanların yükseldiği belirtildi.

Sünni ve Şii esnaf ve halkın birlikte yaşadığı bölgede gerçekleştirilen saldırıda ölü sayısının artabileceği ifade ediliyor.

(İhlas Haber Ajansı)

 

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 05 Mart 2007, 23:57   #412
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




AYDIN'ın Kuşadası İlçesi'nde Emniyet Müdürlüğü Asayiş ekiplerinin yaptığı fuhuş operasyonunda yakalanan hayat kadınlarından birinin AIDS'li olduğu saptandı. Gürcistanlı kadının iki ayda yaklaşık 250 erkekle birlikte olduğu öğrenildi. İlçede fuhuş yapılan otellere yönelik baskınlarda bir haftada 32 yabancı uyruklu hayat kadını gözaltına alınırken, zorla fuhuş yaptırdıkları saptanan 10 kişi tutuklandı.



Kuşadası polisinin uyuşturucu tacirlerinden sonraki hedefi hayat kadınları oldu. Fuhuş yuvası oldukları tespit edilen otellere peşpeşe operasyonlar düzenleyen polis, Gürcistan, Ukrayna, Rusya, Kırgızistan, Tacikistan, Azerbaycan ve Ermenistan uyruklu 32 kadını ile bu kadınları çalışma vaadiyle getirip, fuhuş yapmaya zorladıkları, fuhuşa aracılık yaptıkları ve yer temin ettikleri öne sürülen 13 kişiyi gözaltına aldı. Bir hafta içinde mahkemeye sevkedilen ve üçü otel sahibi olan zanlılardan H.T. (42), A.T. (28), H.T. (31), C.D. (36), B.T. (32) A.T. (48), K.E. (44), M.E. (39), M.Y. (23) ve V.K. (28) tutuklandı.

Sınır dışı edilmeden önce Kuşadası Devlet Hastanesi'nde kan örnekleri alınan kadınlardan büyük bölümünde Hepatit C saptanırken birinin AIDS olduğu anlaşıldı. Hem AIDS hem de Hepatit C taşıdığı tespit edilen S.T.R.'nin iki ay önce Kuşadası'nda geldiği, yaklaşık 250 erkekle birlikte olduğu belirtildi.

Kadınları hastaneye götürülürken, bazıları hastalık bulaştırarak Türk erkeklerinden intikam aldıklarını ifade etti. Hastane yetkilileri bu hayat kadınlarının, ilişkiye girdikleri erkeklere, cinsel yollarla Hepatit C ve HIV virüsünü bulaştırmış olabileceğine dikkat çekti. Yetkililer, bu kadınlarla birlikte olan erkeklerin sağlık kuruluşuna başvurmalarını önerdi.

Öte yandan Emniyet Müdürlüğü Asayiş şubesi ekiplerinin operasyonları sonunda iki otel birer ay kapatma cezası alırken, biri apart iki otel ve bir bar için de birer ay kapatılma cezası istendiği belirtildi.

Kuşadası Emniyet Müdürü Şenol Zeybek, operasyonların aralıksız sürdürüleceğini, gözaltına alınan yabancı uyruklu kadınların sınır dışı işlemlerinin sürdüğünü söyledi.

 

Alt 05 Mart 2007, 23:57   #413
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Türkiye ve Irak arasında yapılan, kuzey Irak'taki Mahmur kampının geleceğini belirlemeye yönelik görüşmelere ABD de gözlemci statüsüyle katılıyor.

BMMYK'nın Cenevre'deki genel merkezinde basına kapalı olarak başlayan görüşmede, tarafların 2004 yılında üzerinde mutabakata vardıkları "Ankara anlaşmasını" yeniden müzakere ettikleri belirtildi.



Görüşmeye yakın güvenilir kaynaklardan, BMMYK'nın, Mahmur kampının sivil kimliğini koruyarak, hizmet vermeye devam etmesini talep ettiği, Türkiye'nin ise kampın "terörist bazı unsurlarca üs olarak kullanıldığını" belirterek kapatılmasını istediği öğrenildi.

Bu arada son sayıma göre kampta 11 bin 930 mültecinin yaşamını sürdürdüğünü belirleyen BMMYK'nın, "Türkiye'nin gerekli güvenceyi vermesi halinde bu mültecilerin Türkiye'ye gönüllü geri dönüşüne ilişkin çalışma başlatma önerisinde" bulunduğu bildirildi.

Mahmur kampının geleceğini belirlemeye yönelik Cenevre'deki görüşmeye, BMMYK'yı örgütün direktörü Louise Arbour temsil ediyor. Türkiye ise görüşmeye Dışişleri Bakanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Hayati Güven başkanlığında üç kişilik heyetle katılıyor.

Irak yönetiminin ise Dışişleri Bakanlığı ile yerlerinden edilmişler ve göçmenlerden sorumlu bakanlıktan üst düzey bir heyetle katıldığı bildirildi.

Mahmur kampı görüşmesinin bu akşam sona ermesi bekleniyor.


(Anadolu Ajansı)

 

Alt 05 Mart 2007, 23:57   #414
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Londra'da yayınlanan El Şark'ul Ewsat gazetesince ortaya atılan, Başbakan'ın Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu'nun İsrail'e gittiği ve dönüşü sırasında uçağının zorla indirildiği iddiaları Başbakanlık tarafından yalanlandı.

Başbakanlık Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, "2 Mart tarihli El Şark'ul Ewsat gazetesinde Türk heyetinin İsrail'de incelemelerde bulunduğuna ilişkin iddialar yer almıştır. Söz konusu habere dayanılarak bu iddiaların yeniden gündeme getirildiği görülmektedir. El Şark'ul Ewsat gazetesinde yayınlanan haber tümüyle asılsız ve gerçek dışıdır" denildi.



Öte yandan ANKA'ya bilgi veren Dışişleri ve İsrail kaynakları da böyle bir olayın yaşanmadığını ifade etti.

El Şark'ul Ewsat gazetesinin haberinde, Başbakan'ın Başdanışmanı Ahmet Davutoğlu'nun gizlice İsrail'e giderek burada İslamcı gruplarla bir dizi görüşme yaptığı ve dönüş yolunda uçağının İsrail F-16'ları tarafından inmeye zorlandığı iddia edilmişti.

(Ankara Haber Ajansı)

 

Alt 05 Mart 2007, 23:58   #415
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer Mortgage yasasını onayladı.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada, Sezer'in, 5582 sayılı "Konut Finansmanı Sistemine İlişkin Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"u onaylayarak Resmi Gazete'de yayımlanması için Başbakanlığa gönderdiği kaydedildi.


(Ankara Haber Ajansı)

 

Alt 05 Mart 2007, 23:58   #416
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Bölücü teröristler kapıları tekmeleyip dersleri engellediler.Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi’ni basan terör örgütü yandaşları,“TC başkanımızı zehirledi”diyerek sınıfları boşalttırdı

Tahrikin sonucu
DTP’li Aysel Tuğluk’un tahrikleri Diyarbakır’ı karıştırdı. Dün, Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi’ni basan bir grup bölücü terör örgütü yandaşı, sınıf kapılarını tekmeleyerek, “TC, başkanımızı zehirledi. Burayı boşaltın” diyerek öğrencileri ve öğretim elemanlarını bahçeye çıkardı.

Slogan attılar
Örgüt lehinde sloganlar atan, propaganda yapan saldırganlar daha sonra üniversiteden ayrıldı. Rektör Prof. Dr. Fikri Canoruç yaptığı açıklamada, bir grup kişinin gösteri yapmak amacıyla geldiklerini ancak güvenlik güçlerinin olaya müdahale etmesiyle dağıldıklarını söyledi.

Bebek katilinin fotoğrafıyla eylem yaptılar
DTP’nin “kışkırtıcı” açıklamaları Avrupa’da da yankı buldu. Avusturya’da terör örgütü üyesi bir grup, bebek katilinin fotoğrafları ve örgütün paçavralarıyla birlikte eylem yaptı.

Bölücüler fakülteyi bastı
DTP’li Aysel Tuğluk’un, “Abdullah Öcalan zehirleniyor” tahrik ve kışkırtması Diyarbakır’da gerginlik yarattı. Dicle Üniversitesi, basılıp dersler engelledi.
Öğretim üyeleri ve öğrenciler arasında dehşete yol açan olay, dün meydana geldi. Öğrencilerin derste bulunduğu 13.30 sıralarında üniversiteye gelen bir grup bölücü örgüt üyesi, hiçbir güvenlik engeliyle karşılaşmadan okula girdi. 5-6 kişilik gruplar halinde binaya dağılan saldırganlar, Fen Fakültesi’ndeki sınıfların kapılarını tekmeleyip içeri girdikten sonra slogan atmaya başladı.

PKK kampı gibi
“TC başkanımızı zehirledi. Burayı boşaltın” diye bağıran bölücü örgüt yandaşları, eylemlerini örgüt propagandasına yönelik sloganlarla sürdürdü. Ortamın gerginleşmesi üzerine öğretim üyeleri, bölücü tahrikin bir çatışmaya dönüşmesine mani olmak için dersi bitirip öğrencilerin sınıftan ayrılmasına izin verdi. Fen Fakültesi’nin boşalmasının ardından teröristler de okulu terketti. Yaşanan gelişmelerden duydukları endişeyi dile getiren bazı öğretim üyeleri, üniversitedeki bölücü hakimiyetinin öğrenimi her zaman tehdit ettiğini vurguladı.

Rektör doğruladı...
Dicle Üniversitesi’nin özellikle son 7 yıldır bölücülerin faaliyet alanı haline geldiğinden yakınan hocalar, her fakültenin önünde stand kuran bölücü örgüt yandaşlarının bebek katili Abdullah Öcalan’ın posterleri ve terörist örgüt PKK propagandasına yönelik yayınları serbestçe sattıklarını, okul yönetiminin de bunlara müdahale edemediğini iddia etti. Geçen yıl 28-29 Mart tarihlerinde de PKK’lı teröristlerin benzer bir eylemle okulu boşalttığını hatırlatan akademisyenler, bu olayların basına hiç yansımadığını belirtti.

Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fikri Canoruç, YENİÇAĞ’ın sorularını cevaplarken bir grubun gösteri yapmak amacıyla fakülteye geldiklerini ancak güvenlik güçlerinin olaya müdahale etmesiyle dağıldıklarını belirtti. Canourç, bu tip olayların her üniversitede yaşandığını ileri sürerek, “Mart ayı diğer aylardan daha hassas bir aydır. Bu nedenle bu tür olaylar olabilir. Toplanıp bir şeyler yapmak isteyenler olabiliyor. Ancak her şey kontrolümüz altında. Büyütülecek bir şey yok. Her üniversitede de olaylar olabiliyor. Ancak bugüne kadar çok aşırı olmadı, yaşanan olay da abartılacak türde değil. İnşallah bundan sonra da olmaz. Gerek yönetim, gerek valilik olarak her zaman teyakkuz halindeyiz” dedi.

Üniversiteler terör yuvası oldu!
Van’da, Kayhan Türkmenoğlu’na ait beyaz eşya mağazasına düzenlenen molotof kokteylli saldırının ardından çevrede geniş çaplı araştırma başlatan Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğrenci Derneği (YÖDER) ayelerinin yaşadığı 10 eve operasyon düzenledi. Operasyonda, 40 öğrenci gözaltına alındı. Emniyet’ten yapılan açıklamada gözaltına alınan öğrencilerden bazılarının saldırıya karıştıkları şüphesiyle gözaltına alındığını, diğer öğrencilerin de evlerinde yapılan aramada terör örgütü PKK’yı övücü yasak yayın bulundurmaları nedeniyle yakalandığını söyledi. YÖDER üyesi bir grup ise arkadaşlarının gözaltına alınmasını Emniyet önünde oturma eylemi yaparak protesto etti.

Haber : Yüksel MUTLU / Yeniçağ
Haber Tarihi : 05.03.2007

 

Alt 09 Mart 2007, 03:02   #417
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Başta PKK olmak üzere özellikle Doğu ve Güneydoğu illerindeki kişileri sahte evraklarla vize temin eden 32 kişilik şebekenin liderinin emekli emniyet müdürü olduğu açıklandı.

Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği'nin yaptığı Damga adlı operasyonda, sahte belge düzenleyerek vize alan şebeke çökertildi.



Şebekenin sahte belgelerle büyükelçilikleri yanıltarak yasa dışı yollardan para karşılığında vize aldıkları tespit edildi. Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın emriyle şebeke yaklaşık 6 ay süren bir izlendi.

Bu takip sonucunda şebekenin AB ülkelerine gitmek isteyen ancak, Schengen vizesi almak için büyükelçiliklerinden istenilen normlara sahip olmayanlara il dışındaki uzantıları vasıtasıyla 5 bin-6 bin Euro veya Dolar karşılığında Schengen vizesi aldıkları belirlendi. PKK bağlantılı kişilerin ise 10 Euro ya da dolar karşılığı aynı şekilde vize alındığı ifade edildi.

Zanlıların, vize almak isteyenlerin pasaportlarını alarak işlemlere başladıkları ve vize alabilmeleri için gerekli sahte belgeleri temin ettikleri tespit edilirken para konusunda anlaştıkları kişileri, işveren, şirket sahibi, işçi emeklisi, gazeteci olarak gösterebilmek için sahte belgeler hazırlayarak elçiliklere yönlendirdikleri anlaşıldı.

Bu kişilerin müracaatlarının ardından bazı elçiliklerdeki irtibatlı oldukları kişiler vasıtasıyla bu müracaatların kabulünü sağladıkları veya elçilikçe yapılacak araştırmada şüphe çekmemek üzere evraklarda verilen telefon numaralarını hazırlanan sahte evraklar çerçevesinde kendi elemanlarınca cevaplanması sağladıkların ortaya çıkarılırken ayrıca yurtdışına gidecek olan kişilerin otel ve uçak rezervasyonlarını ayarladıkları, kendi refakatlerinde havalimanına veya hudut kapısına götürdükleri belirlendi.

Şebekenin bu yöntemle 3 yüzden fazla kişiyi yurtdışına göndererek haksız kazanç elde ettiği belirlenirken düzenlenen operasyon sonucunda şebekenin elebaşları olduğu iddia edilen 4. sınıf şube müdürlüğünden emekli A.T'nin de bulunduğu 32 kişi gözaltına alındı.

Zanlılardan 3 kişinin ATO çalışanı olduğu ifade edildi. Bu kişilerin ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda; farklı kişilere ait 167 adet pasaport, kimlik fotokopileri, vesikalık fotoğraflar, çok sayıda çeşitli şirketlere ait bilgi ve belgeler, Ankara Ticaret Odası'na ait şirket bilgi dökümleri, kalıp halinde kesime hazır tanzim edilmemiş 96 adet sürücü belgesi asılları, sahte sürücü belgeleri ve nüfuz cüzdanları, 2 adet dizüstü bilgisayar, 21 adet masa üstü bilgisayar, scanner ve printer cihazları, sahte ve naylon faturalar, sahte evlilik cüzdanları, sahte tapular, 4 adet ruhsatsız tabanca, bu tabancalara ait fişekler, noter mührü ve içime bir miktar esrar ele geçirildi.

Bugün(Perşembe) Adli Tıp Kurumu'nda sağlık kontrolünden geçirilen zanlıların yarın(Cuma) yargı önüne çıkarılacağı öğrenildi.(ANKA) (Ankara Haber Ajansı)

 

Alt 09 Mart 2007, 03:03   #418
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Paris İstinaf Mahkemesinin Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili olarak Türk tezlerine yer veren kültür ansiklopedisi Quid'i haklı bulması, Fransa'daki Ermeni derneklerini kızdırdı.

Ermeni dernekleri, internet sitelerinde yayımladıkları bildirilerle, mahkeme kararını kınadılar.

Bildirilerde, 12 Ekim 2006 tarihinde Meclis genel kurulunda kabul edilmekle birlikte bugüne kadar Senato gündemine gelmeyen, sözde soykırımın ''inkarını'' suç sayan yasanın kabul edilmesi gerekliliğinin bu kararla bir kez daha ortaya çıktığı görüşü savunuldu.



Bu arada, Quid ansiklopedisini dava eden beş Ermeni derneği, istinaf mahkemesi kararına itiraz için Yargıtay gitmek istediklerini bildirdi.

Paris İstinaf Mahkemesi, daha önce Asliye Hukuk Mahkemesinin genel kültür ansiklopedisi Quid aleyhine verdiği ve Ermeni derneklerinin sözde soykırım iddialarıyla ilgili yaptığı itirazı haklı bulan kararı dün bozmuştu.

İstinaf mahkemesi, dünkü kararında, ''Quid'in, başkalarının görüşlerine yer vermekten sorumlu tutulamayacağına'' hükmetmiş ve ''başka görüşlere yer vermenin, sözde Ermeni soykırımı reddetme anlamına gelmediğini'' bildirmişti.

 

Alt 09 Mart 2007, 03:03   #419
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Hükümet, yabancı doktorların Türkiye'de çalışmasına olanak sağlayan düzenlemeden, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in veto gerekçesi doğrultusunda vazgeçti.

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu, yabancı doktorların da Türkiye'de çalışmasına imkan tanıyan kanunun, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in iade ettiği 5 maddesini, iade gerekçelerine katılarak kanun metninden çıkardı.

AK Parti Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl başkanlığında toplanan komisyonda, Cumhurbaşkanı Sezer'in 1'inci 2'nci 6'ncı 7'nci ve 8'inci maddelerini Meclis'e iade ettiği, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu ele aldı.

Erdöl, Sezer'in iade gerekçesinin okunmasının ardından, kanunun, tıbbi hizmetlerden kaynaklanan her türlü tazminat taleplerinin karşılanması için ''zorunlu mali sorumluluk sigortası'' oluşturulmasını öngören 1'inci maddesi; klinik şefi, klinik şef yardımcısı, başasistan ve asistan kadrolarına açıktan, atama izni alınmaksızın atama yapılmasını öngören 2'nci maddesi; yabancı doktorların da Türkiye'de çalışmasına imkan tanıyan 6'ncı ve 8'inci maddeleri ile anestezi uzmanı bulunmadığı hallerde anestezi teknisyenlerin ameliyatlara girmesini öngören 7'nci maddesinin kanun metninden çıkarıldığını açıkladı.

Meclis Sağlık Komisyonu Başkanı, Cumhurbaşkanı Sezer'in veto gerekçelerini 'etkileyici' bulduklarını ifade etti ve yabancı doktorların Türkiye'de çalışmasına olanak tanıyan yasadan vazgeçme konusunda ikna olduklarını belirtti.

Sezer'in veto gerekçesi

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer Türkiye’de yabancı doktorların çalıştırılmasına olanak sağlayan yasayı 2 Mart'ta kısmen veto etmişti.

Sezer, Tıpta Uzmanlık Kurulu oluşturulmasını öngören 5581 sayılı ''Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun''u, bazı maddelerinin bir kez daha görüşülmesi için TBMM'ye geri göndermişti.

Meclis’te kabul edilen yasanın en tartışmalı maddesi Türkiye'de yabancı doktor çalıştırmanın önünü açan düzenlemeydi.

Cumhurbaşkanı Sezer de veto gerekçesinde "Cumhuriyet tarihinde ilk kez, sağlık alanında uygulanagelen Türk doktorları merkezli sağlık politikasından vazgeçilmektedir" ifadesini kullanmıştı.

"Toplumsal koşulları bilmeden..."

Sezer "Bir doktorun toplumsal gerçekleri ve koşulları bilmeden sağlık alanında hizmet vermesi nitelikli hizmet üretilmesi yönünden sakıncalıdır. Yabancı doktorların dil sorunları da bu olumsuzluğu arttırıcı bir öğe olarak değerlendirilmektedir " dedi.

Cumhurbaşkanı’na göre sağlıkta sorun doktor sayısının yetersizliği değil, adil olmayan dağılım ve alt yapı eksikliği.

"Nitelikli yabancı doktor gelmeyecek"

Sezer veto gerekçesinde, Türkiye'nin ekonomik ve çalışma koşullarına da dikkat çekti ve "Türkiye'ye nitelikli yabancı doktor gelmeyeceği de bir gerçektir, düzenleme sağlık kalitesini daha da düşürecektir" dedi.

Yabancı doktorların Türkiye'de çalışmasına olanak sağlayan, Tıpta Uzmanlık Kurulu oluşturulmasını öngören tasarı Meclis'te 15 Şubat'ta kabul edilerek yasalaşmıştı.

Sözkonusu yasa ile ayrıca Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerindeki klinik şef ve şef yardımcılığı kadrolarına atamaların, ilgili dalda uzman profesör, doçent ve uzman doktorlar arasından bakanlıkça yapılması öngörülüyordu.

Sözleşmeli personelin ücretlerinin, döner sermayenin yanı sıra genel bütçeden de karşılanması, doktorların, tıbbi hizmetlerden kaynaklanan her türlü tazminat talepleri için sigorta güvencesine kavuşması da yasa ile düzenleniyordu.


Kaynak: CNN TÜRK

 

Alt 09 Mart 2007, 03:04   #420
Çevrimdışı
Cevap: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




ABD'de 6 yıl önce bitkisel hayata giren bir kadın uyandı ve 3 gün boyunca uyanık kalmayı başardı.

Christa Lilly'nin geçen pazar uyandıktan sonraki ilk sözü, annesine "İyiyim" demesi oldu.

2000'nin kasımında kalp krizi ve felç geçirmesinden bu yana 4 kez daha kısa süreli uyanan Lilly, yeniden uykuya dalmadan önce televizyon muhabirine de "Harika bir şey olduğunu düşünüyorum. Beni çok mutlu ediyor" dedi.

Şimdi 12 yaşında olan küçük kızı Chelcey'i de gören Lilly, en büyük korkusunun yeniden konuşmayı öğrenmek olduğunu söyledi. Yıllarca beslenme tüpüne bağlı bir halde yattıktan sonra kek yiyen Lilly'nin durumu konusunda nörolog doktor Randall Bjork, hastasının nasıl ya da neden uyandığını açıklayamayacağını belirtti. (Anadolu Ajansı)

 

 

Etiketler
2007, dunyadan, haberler, ve

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
HABERLER Türkiye'nin uçuş ağı 203 noktaya ulaştı Chelt Havacılık Haberleri 0 11 Şubat 2011 15:16
Türkiye kardiyolojide dünyadan geri değil Juventus Sağlık Köşesi 0 16 Haziran 2009 11:39
2007 Komik Haberler BLaCK_and_WHiTe Komedi ve Mizah 1 26 Aralık 2007 21:20