IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 31 Ocak 2007, 17:41   #71
Çevrimdışı
Yanıt: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu, İmar Bankası’ndan dolayı el konulan Uzan Grubu varlıklarının vergi borçlarına karşılık bugün Maliye Bakanlığı’na 406.34 milyon dolarlık ödeme yaptı.

Telsim başta olmak üzere, Süper FM, Star Gazetesi, çimento fabrikaları, Zeytin Adası ihale satış bedellerinden Maliye’ye ödeme yapılırken, satılan varlıkların vergi borçlarının kapatılmasının ardından kalan miktar da İmar Bankası vergi borçlarına mahsup edilecek.

TMSF'den yapılan açıklamada, Uzan Grubu varlıklarının vergi borçlarının ödenmeye devam ettiği bildirildi. Yapılan ödemelerle, öncelikle satılan varlıkların vergi borçlarının kapatılacağı belirtilerek, ardından da kalan miktarın da İmar Bankası vergi borçlarına mahsup edileceği bildirildi. Satışlardan elde edilen tutarların, öncelikli olarak haklarında takibat başlamış olan Uzan Grubu şirketlerinin vergi borçlarına ödeneceği kaydedildi.

TMSF 30 Ocak 2007 itibarıyla Maliye Bakanlığı’na 406.34 milyon dolar yeni ödeme yaptı. Yapılan ödemenin, Telsim, Süper FM, Metro FM, Joy FM, Joy Türk FM, Star Gazetesi, Bartın Çimento, Trabzon Çimento, Standart Çimento, Ergani Çimento, Şanlıurfa Çimento, Van Çimento, Ladik Çimento, Gaziantep Çimento, Oksijen Ticaret, Limaş, Metaş, Aysan, Zeytin Adası ihale satış bedellerinden yapıldığı bildirildi.


 

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 31 Ocak 2007, 17:41   #72
Çevrimdışı
Yanıt: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Yorgo Kumuçakos, ''Türkiye'nin doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin tutumunun yapıcı olmadığını'' söyledi.

Kumuçakos, konuya ilişkin bir soru üzerine yaptığı belirtilen yazılı açıklamada, Dışişleri Bakanlığının bugün yaptığı, doğu Akdeniz'de deniz yetki alanlarının belirlenmesi ve Kıbrıs Rum Yönetimi'nin bu alandaki faaliyetlerine ilişkin Türkiye'nin tutumunu yansıtan açıklamasına yanıt verdi. Kumuçakos açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

''Türkiye'den yapılan açıklama, sözü edilen ülkelerin milli egemenliklerine saygı gösterilmesini gerektiren uluslararası hukukun temel ilkelerine aykırıdır. Türkiye, bu tutumuyla bağımsız ve egemen üçüncü devletlerin uluslararası hukuk ve kurallarına uygun olarak barışçı bir biçimde aralarındaki işbirliğini geliştirme haklarını sorgulamaktadır. Türkiye'nin yapıcı olmayan bu yaklaşımı, halkların daha iyi bir gelecek istediği doğu Akdeniz'in istikrarı ve ekonomik kalkınmasına yalnızca olumsuz etki yapabilir.''

Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin (GKRY), adanın tümünü temsil etmediği, bu çerçevede, GKRY'nin deniz yetki alanlarıyla ilgili çıkardığı yasaların veya ilgili ülkelerle yaptığı anlaşmaların, Türkiye açısından hükmü bulunmadığı belirtilmişti.

Açıklamada, GKRY'nin vermeye teşebbüs edebileceği hükümsüz ruhsatlara dayanarak, petrol-doğal gaz araştırmasıyla ilgili çalışmalar yapmayı düşünebilecek ülkelerin ve şirketlerin, durumun hassasiyetini ve adadaki diğer kurucu halk olan Kıbrıs Türklerinin iradesini dikkate alarak, Kıbrıs meselesinin çözüm sürecine olumsuz etkide bulunacak girişimlere yönelmemeleri gerektiği hatırlatılmıştı.

 

Alt 31 Ocak 2007, 17:42   #73
Çevrimdışı
Yanıt: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Türkiye Kamu-Sen Başkanı Bircan Akyıldız, memuru ciddiye almayan hükümetin bunun karşılığını göreceğini belirterek, "Memuru ciddiye almayanı, memur da ciddiye almayacaktır" dedi


Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) Başkanı Bircan Akyıldız, memuru ciddiye almayan hükümetin bunun karşılığını göreceğini belirterek, "Bir zamanlar, 'Beraber yürüdük bu yollarda' diyerek 5 yıldır Türkiye'yi kıvrandıranlar çok kısa bir süre sonra o yürüdükleri karanlık yolda 'Yalnızım dostlarım' şarkisiyla tek başina yürüyecekler" dedi. Konfederasyonun İl İstişare Toplantı'sında konuşan Akyıldız, kamu çalışanlarına ve memur sendikalarına karşı tutumu nedeniyle Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin'i eleştirdi. "Memuru ciddiye almayanı, memur da ciddiye almayacaktır" diyen Akyıldız, AKP hükümetinin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin üniter yapısını bozmaya çalıştığı ve memursuz bir Türkiye yaratma gayreti içinde olduğunu iddia etti ve bu nedenle memurun hükümete tepkili olduğunu belirtti.


Yerel yönetim yabancı şirketle muhatap olacak


Yeni Petrol Yasası'nı da yabancı şirketlere tanıdıkları haklar nedeniyle eleştiren Akyıldız, yabancı şirketlerin bu yasayla elde ettikleri petrol gelirlerinin yüzde 70'i oranında vergi vereceklerini, gelirlerin yüzde 50'sinin de il özel idarelerine verileceğini kaydetti. Akyıldız, "Bu çalışma, yerel yönetimlere finans kaynağı sağlama açısından önemli bir adımdır. Yerel yönetimler merkezi yönetimlerden yetki almadan yabancılarla irtibata geçip istedikleri konuda rahat hareket etme imkanı sağlayacaktır. Böylece federal devlet yapısına bir adım dana atılacaktır" diye konuştu.


300 YTL zam talebi
Türkiye Kamu-Sen Başkanı Bircan Akyıldız, 2003 yılından beri Kamu-Sen'in uyarılarını dikkate almayan siyasi iradenin toplumsal olayların patlamasına neden olduğunu savundu. Ekonomideki büyümenin gençlerin işsizlik sorununa çözüm olamadıktan sonra hiçbir anlamı olmadığını belirten Akyıldız, Türkiye'nin AKP döneminde 137 milyar dolar borçlandığını açıkladı. Memur maaşlarının 2006 yılında reel olarak azaldığına dikkat çeken Akyıldız, Mart 2007'den itibaren kamu çalışanına 300 YTL seyyanen zam istediklerini söyledi.

 

Alt 31 Ocak 2007, 17:42   #74
Çevrimdışı
Yanıt: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, "Yazılmış uydurma tehdit mektuplarıyla eş, dost, hısım, akraba herkese koruma veriyor da gerçekten sansasyonel bir tehdide maruz, korunmaya en fazla muhtaç insanlara koruma vermiyorsanız, bunun hesabını vereceksiniz" dedi.

Mumcu, partisinin haftalık grup toplantısında, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürüleceğine ilişkin istihbarat bilgilerinin, Emniyetin tüm birimlerinin 11 ay önce resmi yazıyla uyarıldığını belirterek, "Böyle bir teşebbüsün, sadece o şahsın kendisine değil, ülkenin menfaatine, milletin huzuruna, işine, aşına darbe vuracağını göremediniz mi" diye sordu.
Geçen haftaki konuşmasında, Hrant Dink'in neden korunmadığını, bu kişi korunmazken kimlerin korunduğunu sorduğunu anımsatan Mumcu, şunları kaydetti:

"İçişleri Bakanlığı, demokratik ve ahlakla değerlendirdiğimde, tam anlamıyla ahlaksızca cevap verdi; -Sayın Mumcu'yu teessüfle karşılıyoruz- (Bir gün önce kendisine koruma verdik...) Konuşmamda 'Mesele ben değilim' dedim. Kimi koruyorsunuz? Vergilerle maaşı ödenen polis memurları bu ülkede kimi koruyor, kimi korumuyor? Bu sorumun cevabını istedim İçişleri Bakanından. İçişleri Bakanının böyle bir soruyu teessüfle karşılama imkanı var mı?"

Mumcu, "Demokratik bir imkanla sorduğumuz soruya verdiği edepsizce yanıt yüzünden, şimdi İçişleri Bakanı bunun hesabını gensoruyla verecek" dedi.

Mumcu, Türkiye'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın tanımladığı manada derin bir devletin olmadığını çok iyi bildiğini belirterek, "Derin devlet filan yok, sadece sığ siyaset, sığ hükümet var. Sizin sığlığınız yüzünden oradaki çeteler, derinden çıkıyor" diye konuştu.

 

Alt 31 Ocak 2007, 17:42   #75
Çevrimdışı
Yanıt: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Seçim startı veren MHP´de yöneticiler halkla bütünleşirken, Çorum´da diğer partilerden istifa eden 800 kişi Milliyetçi Hareket´i seçti.


GENİŞLETİLMİŞ İstişare toplantıları dolayısıyla tüm Anadolu'yu dolaşan MHP yöneticileri önemli mesajlar veriyor.

MHP Çorum İl divan Toplantısı'a da partiye katılımlar damgasını vurdu. Toplantıda, CHP, ANAP, DYP ve BBP'den istifa ederek MHP'ye geçen 800 kişiye 3 Hilalli rozetlerini taktı.


MHP Genel Merkez yöneticilerinin de hazır bulunduğu toplantı adeta MHP'nin iktidar şölenine dönüştü. Milliyetçi Hareket Partisi Çorum İl Başkanı Fatih Mehmet Arslan da "Milletimizin partimize olan teveccühü günden güne artmaktadır. Partimizin kapıları her kesime açıktır'' dedi.



Milliyetçi Hareket Partisi Çorum İl Başkanlığı, genişletilmiş İl divan Toplantısı düzenledi. Büyük bir düğün salonu'nda yapılan toplantıya partililer sığmadı. Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'na Genel Merkez Yöneticilerin konuşmacı olarak, MHP Genel başkan Yardımcısı Mehmet Ekici, MHP MYK Üyesi ve Eski Devlet Bakanı Bekir Aksoy, MHP MYK üyesi ve Eski Devlet Bakanı Şuayip Üşenmez, M.H.P Merkez Disiplin Kurulu Başkanı ve Eski Çorum Milletvekili Vahit Kayırıcı, MHP MYK üyesi Sadir Durmez katıldı.

MHP İl ve İlçe Yöneticilerinin de hazır bulunduğu toplantı adeta MHP'nin iktidar şölenine dönüştü. Çorumlu vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği toplantıda MHP'ye ilçelerden büyük katılımlar oldu. Yaklaşık 800 kişinin partilerinde istifa ederek MHP'ye katıldığı gözlenen toplantıda, dikkatleri çeken ise; yapılan katılımlarda CHP'li partililerin ağırlıkta olduğu idi. Toplantıda konuşmalarda yapıldı. Basına kapalı olarak gerçekleşen toplantıda MHP Genel başkan yardımcısı Mehmet Ekici partililere MHP'nin uygulayacağı Sosyo-Ekonomik politikalardan söz ederek, Ülkenin kurtuluşunun MHP'nin iktidara gelmesi ile mümkün olacağını söyledi.

Zamanında veya erken yapılacak seçimlere MHP'nin hazır olduğundan söz eden Ekici, partililerin yapılacak seçim öncesinden neler yapması konusunda direktifler verdi.


Tek başına iktidara milletimizle yürüyoruz


Milliyetçi Hareket Partisi Çorum İl Başkanı Av. Fatih Mehmet Arslan, AKP'nin tek alternatifinin MHP olduğunu söyleyerek, "Milliyetçi Hareket sizlerle birlikte tek başına iktidara yürümektedir. Sizlerden aldığı güven ile tek başına iktidara emin adımlarla, Türk Milletinden aldığı yetki ile yürüyoruz" dedi.

MHP'ye katılımların ileri ki günlerde de devam edeceğinin sinyalini veren İl Başkanı Arslan, "Milletimizin partimize olan teveccühü günden güne artmaktadır. Bugün yaptığımız 800 yakın bu katılım ileriki günlerde de yapacağımız toplantılar ile devam edecektir.Partimizin kapıları her kesime açıktır. Biz sizlere boş vaad vermeye talip değiliz. Bizler sizleri yönetmeye, bu kötü gidişata dur demeye talibiz. Genel merkezimiz harıl harım çalışmaktadır. Projelerimiz hazır. Modern Lider Ülkü Türkiye'nin inşası bizim iktidara gelmemiz ile mümkün olacaktır." şeklinde belirtti.


 

Alt 31 Ocak 2007, 17:43   #76
Çevrimdışı
Yanıt: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




CHP Lideri Bakan Unakıtan'ı yerden yere vurdu...


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Maliye Bakanlığının, hiçbir dönemde bu kadar çığırından çıkmadığını iddia ederek, ”Ciğer, kediye teslim edilmiştir. Önce senin yakana yapışılmasına izin ver, kaldır dokunulmazlığını, mahkemede hesap soralım sana” dedi.

Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, son günlerde CHP'nin çabalarıyla önemli hukuki sonuçlar alındığını söyledi. Bunlardan birinin, köprü ve otoyol araç geçiş ücretlerine yapılan zammın iptali amacıyla açılan davada yürütmeyi durdurma kararı olduğunu belirten Baykal, kararın gerekçesinde iktidara çok önemli bir ders verildiğini kaydetti. Baykal, kamu hizmetlerinde haksız kazanç arayışına kalkmanın, kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Mavi Akım projesindeki formül değişikliği sonucu, bilirkişilerin Hazine'nin zarar gördüğünü söylediğini anımsatan Baykal, “İki bilirkişi 'Hazine zarar gördü' deyince, savcılık harekete geçti, dava açılmasını kararlaştırdı. Devletin milyarlarca dolar zarara uğramasına neden olan bu konularda savcılık, BOTAŞ yönetimi aleyhine dava açma noktasına geldi” diye konuştu.

Baykal, bunun daha önce siyasi tartışma konusu olduğunu ifade ederek, savcılığın, dava açma noktasına gelmesini sağladıklarını söyledi. Baykal, ”TÜPRAŞ'ın 14,76 hissesinin, tezgah altından, kısa devre temaslarla Oferlere satışındaki hukuk mücadelesini noktaladıklarını” da belirtti.

“BAKAN OLACAĞI BU İŞLERDEN BELLİ”

Deniz Baykal, Maliye Bakanlığının, geçtiğimiz günlerde “İçimizde köstebekler var, yetkisiz işler yapıyorlar, devletin en yüksek kademesindeki insanları soruşturuyorlar” şeklinde açıklama yaptığını anımsattı. “Maliye Bakanlığı birdenbire bu açıklamayı niye yaptı?” diye soran Baykal, bu olayın başlangıcının 2001 yılına gittiğini kaydetti.

BEM Dış Ticaret adlı bir şirketin, İzmir Foça'daki bir arsayı, 15 milyar 600 milyon liraya satın aldığını ifade eden Baykal, şirketin 1,5 yıl sonra bu arsayı 1 trilyon 260 milyar liraya Al Baraka Türk finans kuruluşuna sattığını anlattı.
BEM'in de Al Baraka'nın da Genel Müdürünün Kemal Unakıtan olduğunu kaydeden Baykal, şöyle konuştu:

“O zaman bakan değil, ama olacağı bu işlerden belli... Yeteneğini ispatlamaya, kendini göstermeye başlamış. Türkiye'deki arsa fiyatlarına, enflasyona bakın, hiçbir bilgi bu fiyat artışını makul, haklı göstermeye yetmez.
Al Baraka nasıl oluyor da 1 trilyon 260 milyarı veriyor. Arsa karşılığı için mi başka bir şey için mi? Seçimlerden hemen önce. Alanın da satanın da genel müdürü, veren de alan da Unakıtan. Nereye gidiyor bu? Kaynak transferi mi, ilginç finansman yöntemi mi? Birilerine Al Baraka kaynaklarından finansman yaratma girişimi mi, bilmiyoruz. Ama soru ortada. Al Baraka'nın arkasında kimler var? Yasin El Kadı kimdi? Başbakan kime kefalet veriyordu? Bu kadar kuvvetli kefaleti hangi ilişkiden dolayı verme gereği duyuyor diye düşünüyorduk.”

“İLKEL ŞANTAJ”

Bu durumu yurtsever, namuslu bir vatandaşın CHP'li milletvekillerine ihbar ettiğini anlatan Baykal, milletvekillerinin, bu alımın vergisinin ödenip ödenmediğinin Maliye müfettişlerine incelenmesini istediğini söyledi. Baykal, aradan uzun zaman geçmesine rağmen hiçbir açıklama yapılmadığını ifade ederek, en sonunda “köstebekler var” açıklaması yapıldığını belirtti.

Geçen yıl bir gazetede çıkan, kendisine yönelik “bir liderin hesabında muazzam para var” şeklindeki habere işaret eden Baykal, Unakıtan'ın, bir parti genel başkanın banka hesabıyla ilgili iddiasının kayda geçtiğini belirtti.
Baykal, bir süre sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, “Biz gazete patronlarının bütün dosyalarını izliyoruz. Bizim de kendimize göre yaptığımız arşiv var, günü geldiğinde hesabını soracağız” dediğini ifade etti. Bunun, ”ilkel bir şantaj” olduğunu savunan Baykal, “Bu şantajı bir Başbakan niye yapma gereği duyar. Başbakan böyle konuşuyorsa bu ne demektir?” diye sordu.

Yine geçen yıl gazeteci Emin Çölaşan'ın, 11 gazeteci, 14 siyasetçinin banka hesaplarına girildiğini yazdığına işaret eden Baykal, “Maliye Bakanı 2007'de, kendisinin genel müdür olarak satıp aldığı Foça'daki arsanın vergisinin verilip verilmediği sorulunca, 'ortada üstünde durulacak vergi problemi yok ama burada büyük olaylar dönüyor' diye kıyamet koparıyor” diye konuştu.

“YAVUZ HIRSIZ MİSALİ”

“Türkiye Cumhuriyeti'nde Maliye Bakanlığı, tarihinin hiçbir noktasında olmadığı kadar hukuka, kurallara, Maliye sorumluluğunun gereğini taşımaya özen göstermeyen bir noktaya gelmiştir” görüşünü savunan Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tarihimizin hiçbir aşamasında Maliye bu kadar çığırından çıkmış değildi. Ciğer kediye teslim edilmiştir. Cumhurbaşkanın mal varlığının araştırsan ne, araştırmasan ne. 'Araştıranların yakasına yapışıyormuş.' Sen onu araştıranların yakasına yapışacaksan yapış, elbette yap. Ama önce senin yakana yapışılmasına izin ver, kaldır dokunulmazlığını gel şu Meclise. Kaldır da mahkemede hesap soralım sana. Tam bir bilgi kirlenmesi, saptırmaca, tam bir fitleme, tam bir yavuz hırsız misali... Vergi kayıtları, gayrimenkul, tapu, araba kayıtları gizli değil. Olay banka hesaplarına girmekte... Sen birilerinin banka hesabına girilmesini istemişsin, araştırmışsın, hiçbir şey bulamamışsın, ben söylemedim diye iddianı geri almışsın, olay bu. Sen, Ali kıran baş kesen mi kesildin?”

“SENİ KİM TAHKİK EDECEK?”

Baykal, “tahkikat devam ediyor” denildiğini belirterek, “Peki senin söylediklerini, ortaya attığın iddiaları kim tahkik edecek? Başbakan'ın yaptığı şantajın tahkikatını kim yapacak? Başbakan, medya patronlarıyla ilgili hangi özel bilgileri var?” sorularını yöneltti. Başbakan'ın bu bilgileri söylememesi halinde, bunun adına şantaj diyeceklerini belirten Baykal, bunun hesabını da milletin sandıkta ve yargıda soracağını ifade etti.

KUZEY IRAK

Kuzey Irak'taki gelişmelere işaret eden Baykal, Türkiye'nin, Habur'dan Kuzey Irak'a petrol, petrol ürünleri, gıda, sağlık malzemesi sevkıyatı yaptığını hatırlattı. Baykal, “Uzun süreden beri bu durum böyle giderken, Irak yetkilileri bize, 'Bu konuda muhatabınız Irak hükümeti değildir, Kuzey Irak'taki yerli yetkililerdir, onlarla konuşunuz' dediler. Bu, Türkiye'nin, Kuzey Irak'taki siyasi oluşumu, giderek devlet konumunda tanıtmaya yönelik çabaların bir parçası” diye konuştu.

Bu dayatmaya Türkiye'nin boyun eğmemesi, gereken kararlı ve tutarlı tavrı sergilemesi gerektiğini vurgulayan Baykal, aksi halde Türkiye'nin, kendi uygulamasıyla Irak'ın parçalanmasına alet olacağını söyledi. Baykal, Türkiye Cumhuriyeti'nin bakanlarının telefon açtıklarında karşılarında muhatap bulamadığını ifade ederek, bunun, teslimiyet ve acz manzarası olduğunu öne sürdü.

İki ülke başbakanlarının bir araya gelmesinin ardından bu olayların yaşandığını belirten Baykal, Türkiye'nin atlatıldığını, aldatıldığını, oyalandığını öne sürdü.

Baykal, Irak'ta menteşelerin gevşemeye başladığını, bir süreden beri alarm zillerinin çaldığını ifade etti.

Türkiye'nin, bölgede “onun bunun çekiştirdiği etkisiz bir ülke konumuna sürüklendiğini” ileri süren Baykal, hükümet bu noktada teslim olursa, kıyametin kopacağını, yer yerinden oynayacağını söyledi.

 

Alt 31 Ocak 2007, 17:43   #77
Çevrimdışı
Yanıt: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Irak'ın kuzeyinin, Türkiye'nin hasmı olamayacağını belirterek, ''Kuzey Irak, Türkiye'nin gücü altında, Türkiye'nin bölgeyi tanzim etme imkanı altında olan bir alandır'' dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) meclis toplantısına katılmak üzere kente gelen Ağar, konakladığı otelde gazetecilerin, Irak'ın kuzeyindeki gelişmeler hakkındaki sorularını yanıtladı.

Ağar, Türkiye'nin, AK Parti hükümeti döneminde bölgede inisiyatif kullanan, tanzim eden belirleme gücünden uzaklaştığını öne sürerek, Türkiye'nin, geleceğini gözetecek şekilde politika belirlemesi ve bunu uygulaması gerektiğini, ancak hükümetin bu noktada zafiyeti bulunduğunu iddia etti.
Koordinatörlüğe baştan bu yana karşı olduğunu söyleyen Ağar, şöyle konuştu:
''Türkiye,kendisine ait meseleleri, başka unsurlar aracılığıyla çözemez, çözmez. Tarih boyunca bu yola başvurduğunda, her seferinde zararlı çıkmıştır. Burada ortaya çıkacak olan tablo, bu gücü var edecek ve ortaya koyacak bir siyasi irade yoksulluğudur, yoksunluğudur. Sıkıntı oradadır, yoksa Türkiye, hiç kimseye ihtiyacı olmadan bu meseleyi çözer. Buna iyi niyetle, başka tür yardım etmek isteyen varsa, eder. Ancak Türkiye, üçlü koordinatörlük müessesesiyle, kendine ait meseleyi başkalarına havale edemez. Bu, Türkiye'nin gücüne zafiyet getirir.''

 

Alt 31 Ocak 2007, 17:43   #78
Çevrimdışı
Yanıt: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




İstanbul’un göbeğinde, hastane bahçesinde tecavüz dehşeti

Ataköy’de E-5 üzerindeki üst geçitte pusu kuran eli bıçaklı sapık, çocuk yuvasında işe giden 'bakıcı anne'nin ellerini ve ağzını bağlayıp ağaçlık alana götürerek tecavüz etti...
Vatan Gazetesi'nin haberine göre, İstanbul Bahçelievler’deki E-5 üst geçidinde dün gece saat 22.45 sıralarında başlayan ve Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bahçesinde son bulan bir sapık dehşeti yaşandı. Olay şöyle gelişti: Bahçelievler Çocuk Esirgeme Kurumu’nda çalışan M.Ü. (37), saat 23.00’te başlayan nöbetine gitmek için Yenibosna’daki evinden çıktı. M.Ü., saat 22.45 sıralarında kurumun karşısındaki üst geçidin altında minibüsten indi. Üst geçitten karşıya geçerken M.Ü.’nün önü bıçaklı bir kişi tarafından kesildi. Saldırgan, talihsiz kadını Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bahçesindeki ağaçlık alana sürükleyerek elini ve ağzını koli bandıyla bağladı. M.Ü.’ye tecavüz eden saldırgan, kadının cep telefonunu da kırdı. M.Ü’nün sol eli de boğuşma sırasında kesildi.

‘Ağzımı bantladı’

Saldırganın kaçmasından sonra çalıştığı kuruma giden M.Ü. olayı iş arkadaşlarına anlattı. Polise haber veren arkadaşları tarafından hastaneye götüren M.Ü.’nün sol elinin parmaklarının kopma noktasına geldiği belirtildi. Eline dikiş atılan talihsiz kadın daha sonra Ataköy Polis Merkezi’ne giderek ifade verdi. M.Ü. olayı şöyle anlattı: “Kurumda, çocuk bakıcılığı yapıyorum. 23.00 - 07.00 vardiyasında çalışıyorum. Üst geçitte bir kişi önümü keserek, ’Bu saatte burada ne işin var?’ dedi ve bıçak çekti. Bıçak zoruyla ve döverek beni Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin ağaçlık alanına götürdü. Bağırıp yardım istememe rağmen sesimi duyuramadım. Boğuşmaya başladım. O sırada elim kesildi. Saldırgan elimi ve ağzımı koli bandıyla bağladıktan sonra tecavüz etti.''

SALDIRGAN ALKOLLÜYDÜ

Boğuşma sırasında sağ gözü moraran ve parmaklarında derin kesikler oluşan M.Ü, ifadesinde alkollü olduğunu belirttiği saldırganın ince yapılı, uzun boylu, 35 yaşlarında olduğunu söyledi. Bu arada hastanenin bahçesindeki ağaçlık alanda bulunan ışıkların yanmadığı ve bunların özel güvenlik görevlilerince kontrol edilmediği tespit edildi.

 

Alt 31 Ocak 2007, 17:44   #79
Çevrimdışı
Yanıt: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Birlikte tatil yaptığı arkadaşının parasını çaldı

Sefa KARACAN DHA

DANİMARKA'dan Alanya'ya tatile gelen 26 yaşındaki İngiliz Shaun John Craymer, 1000 eurosunu çaldığını öne sürdüğü arkadaşı 23 yaşındaki Pakistanlı Wajhat Habal'ı yakalayıp jandarmaya teslim etti.
Danimarka'da yaşayan İngiliz John Craymer ile Pakistanlı arkadaşı Wajhat Habal, tatillerini geçirmek üzere Antalya'nın Alanya İlçesi'ne geldi. Birkaç gün önce Kestel Beldesi'ndeki Orient Palace Hotels'de tek bir oda kiralayan 2 arkadaş birlikte gezip eğlenmeye başladı.
Dün gece lobide otururlarken Pakistanlı Habal, odaya çıkacağını söyleyerek İngiliz Caymer'in yanından ayrıldı. Yeniden lobiye geldiğinde ise tek başına gezmek istediğini söyleyerek arkadaşını bırakıp çıktı. Durumdan şüphelenip odaya çıkan Caymer, içinde 1000 euro bulunan cüzdanının yerinde olmadığını gördü. Hemen sokağa fırlayan İngiliz, Pakistanlı arkadaşını bir barın önünde yakaladı. Caymer'in jandarmaya teslim ettiği Habal'ın üzerinden kayıp para çıktı.
Gözaltına alınan Pakistanlı, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

MİLLİYET

 

Alt 31 Ocak 2007, 17:44   #80
Çevrimdışı
Yanıt: Türkiye ve Dünyadan Haberler ( 2007 )




Araç gece eve çarptı! Sarıyer'de taksi şoförü bıçaklanarak öldürüldü

Sarıyer’de bir taksi şoförü, bıçaklanarak öldürüldü.
Alınan bilgiye göre, Kuruçeşme Muhtar Ali Rıza Sokak girişinde bulunan tek katlı eve, gece saatlerinde bir taksi çarptı. Taksiden gelen çığlıklar üzerine vatandaşlar durumu polise bildirdi.
Olay yerine gelen polis ekipleri, 34 TJY 69 plakalı taksinin sürücüsü Fahrettin Berber’i (37), otomobilin içinde yaralı halde buldu.
Vücuduna çok sayıda bıçak darbesi aldığı belirlenen Berber, olay yerine gelen ambulansla Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Taksi şoförü, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Hastaneye gelen arkadaşları, Fahrettin Berber’in takside şoför olarak çalıştığını, sakin ve kendi halinde biri olduğunu anlattılar.
Olayla ilgili soruşturma sürdürülürken, Berber’in üzerindeki cep telefonu ve yüklü miktarda paranın alınmadığını bildirdiler.

MİLLİYET

 

 

Etiketler
2007, dunyadan, haberler, ve

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
HABERLER Türkiye'nin uçuş ağı 203 noktaya ulaştı Chelt Havacılık Haberleri 0 11 Şubat 2011 15:16
Türkiye kardiyolojide dünyadan geri değil Juventus Sağlık Köşesi 0 16 Haziran 2009 11:39
2007 Komik Haberler BLaCK_and_WHiTe Komedi ve Mizah 1 26 Aralık 2007 21:20