IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  odeaweb
>
+
Etiketlenen Kullanıcılar

 
 
LinkBack Seçenekler Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
Alt 08 Ekim 2011, 14:16   #1
Çevrimiçi
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
IF Ticaret Sayısı: (0)
IF Ticaret Yüzdesi:(%)
Ayasofya'da sıva altında bir sır daha




Ayasofya'da sıva altında bir sır daha

Bir araştırmacı, Ayasofya’nın hayaleti gibi sıvaların altındakileri eşelemeye devam ediyor ve bakın neler çıkıyor... Ayasofya’da Kültür ve Turizm Bakanlığı adına bir dönem kontrolörlük yapan, altı kanatlı 4 Serafim meleğinden birinin mozaik yüzünün açılması gibi dünyada ses getiren çalışmalara imza atan mimar Hasan Fırat Diker (Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi öğretim üyesi), Fossati’nin peşini bırakmıyor.

Fossati kardeşler, Sultan Abdülmecid döneminde (1847-1851 arası) Ayasofya’da restorasyon ve iç dekorasyon çalışmaları yürüttü. Ayasofya’nın harç karışımında dişbudak ağacı yapraklarının kaynatılmasıyla elde edilen bir sıvı kullanıldığını da ortaya çıkaran Diker ise yeni çalışmasıyla iki kardeşten Gaspare Fossati’nin Ayasofya’da yaptığı değişikliklerden yola çıkarak çarpıcı iddialarda bulunuyor. Ki Ayasofya’nın ana kubbesi altında Serafim meleklerinin yüzlerini sıva ve çinko maskelerle kapatan da Gaspare Fossati’nin ta kendisi.

DOĞU YARIM KUBBEDE DEV HAT KOMPOZİSYONU

Fossati kardeşlerin işleri için “Profan” yani “dini ögelerden uzak” diyen Diker, şimdiye kadar bu konunun irdelenmemesini Fossati’nin müdahalelerinin nedenlerine ilişkin yeterli belge olmayışına bağlıyor. Fossati’nin onarımları sırasında üstünü kapattığı, ancak melek mozaiği kadar şanslı olmayan bir diğer eser, Ayasofya cami olarak kullanıldığı Osmanlı dönemine ait bir hat kompozisyonu.
Fossati, mihrabın üstüne denk gelen, doğu yarım kubbesi üzerindeki süslemeleri de kendi estetik anlayışı doğrultusunda güncellemiş. Ve yarım kubbeye I. Ahmed döneminde nakşedildiği düşünülen devasa hat kompozisyonunun da üstü kapatılmış. Eşkenar yamuk çerçeve içine yazılmış bu büyük yazı şimdi sadece yüzlerce yıl önce çizilmiş birkaç gravürde görülebiliyor.

GRAVÜRDEN METNİ DEŞİFRE ETTİ

Habertürk'te yer alan habere göre; Diker, hat kompozisyonunun okunabildiği tek resim olan D’Ohsson’un gravürünü inceleyip yazıyı deşifre etmeyi başarmış. Kompozisyonda, Nur Suresi’nin 35. ayetinin ilk cümleleri ile son cümlesi hariç tamamı yazılı. Ayasofya’nın ana kubbe merkezinde halen Nur Suresi’nin 35. ayetinin ilk yarısı bulunuyor. “Eğer Fossati, yazının bulunduğu sıvayı söktükten sonra kendi süslemelerini uyguladıysa bu yazı artık yok olmuş demektir” diyor Diker. “Ama süslemeler direkt yazının üstüne yapılmışsa ortaya çıkarmak ya da en azından izlerine ulaşmak mümkün. Teknolojik görüntüleme cihazlarının kullanılması halinde bu konuda daha net sonuçlar da alınabilir” diye devam ediyor.

Diker, çalışmasında Fossati’nin onarım süreci kapsamında dönemin padişahı Abdülmecid için yaptırılan Hünkâr Mahfili’ndeki ilginç bir ayrıntıya da dikkat çekiyor. Mahfili taşıyan sütun başlıklarının dört yüzünde yer alan motifte, uluslararası masonik sembollerden pergel ve gönye kurgusunun stilize edildiğini ileri sürüyor. Diker, “İslam ve Hıristiyan dünyası için evrensel önemi olan Ayasofya’da, Tanzimat reformlarının başladığı bir dönemde bu tür sembolik arayışlara gidilmesi manidar. Abdülmecid’in tahta çıktığı 1839’da Tanzimat hareketleri başladı. Ayasofya’nın da Batılılaşma hareketlerinden sembolik anlamda nasiplendiği düşünülebilir.” diyor.

İSTANBUL’UN SİLUETİNİ DEĞİŞTİRMİŞ

Diker, Fossati’nin İstanbul’un siluetini etkileyecek değişimlere gittiğini de anlatıyor. Fossati, Ayasofya’nın ana kubbesini dışarıdan dört yönden destekleyen uçan payandaları bu onarımlar sırasında yok etmiş. Kubbenin burulmasını engellemek maksadıyla inşa edilen bu payandaların yerine ana kubbe kasnağını demir lamayla kuşatmış.

Bu yöntemi o dönem için bile çağdışı bulan Diker, “Kubbeyi dört yönden yaklaşık 500 yıl destekleyen bu uçan payandalar, Ayasofya’yı ayakta tutan, Mimar Sinan’ın eseri büyük payandalar kadar önemli statik elemanlardır” diyor. Ayasofya’nın sırları daha yüzyıllarca dünyayı oyalayacak gibi görünüyor.

DEPODAKİ MOZAİKLER KULLANILABİLİR

Fossati’nin yöntemi, dökülen mozaik yüzeyleri kalem işiyle tamamlamak. Diker, toplamda yaklaşık 1900 metrekare yüzeye sahip ana kubbenin yaklaşık 900 metrekaresinin 1847’den günümüze kalemişi yöntemle tamamlandığını düşünüyor. Orijinal mozaiklerse, müze deposunda çuvallarda saklanıyor. Diker, bunların renk ve dönemlerine göre yerine koyulabileceğini savunuyor.
Nur Suresi 35. ayet
Eskiden tam karşıdaki yarım kubbenin üzerinde Nur Suresi’nin bir bölümü yazılıymış. Diker, gravürden metni deşifre edip yazının orijinal halini gösterebilmek için bilgisayar ortamında kubbedeki yazıyı eski yerine yerleştirmiş

ensonhaber

__________________
Ey Türk Bayrağım,Vatanımın sembolu,Namusum !
Korkma yılma senin yanında bizler varız Vatanımızın sembolü. Bayragim. Bizler Osmanli Torunlariyiz. Senin yanındayiz asla yılma korkma.
Sen daima dalgalanacaksın




Kullanıcı imzalarındaki bağlantı ve resimleri görebilmek için en az 20 mesaja sahip olmanız gerekir ya da üye girişi yapmanız gerekir.
 

 

Etiketler
altında, ayasofyada, bir, daha, sır, sıva


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ağrı'da istismarcı sıva ustası tutuklandı Risque Haber Arşivi 0 26 Nisan 2020 11:10
Rüyada sıva görmek xena Rüya Tabirleri 0 01 Eylül 2014 19:13
Kadınlar Daha Çok Risk Altında Zen Kadın Sağlığı 0 02 Kasım 2012 22:36



Canlı Akış 0

+
Canlı akışı görmek için lütfen
Üye Girişi Yapın veya
Kayıt Olun.

Reaksiyonlar

×