IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Nisan 2009, 15:09   #1
Çevrimdışı
Doğu ve Batı Kilisenin Ayrılığı ve Farklılıkları


sohbet


Doğu ve Batı Kilisenin Ayrılığı ve Farklılıkları

Zamanla doğudaki kiliseler eski yönetim şekline devam etmişledir. Birbirlerine yetkisel olarak değil de ruhsal anlamda bağlıydılar, ama bağ eskisi kadar kuvvetli değildi. Antakya Yeruşalim, Suriye, Ermeni bütün bu patrikliklerin hepsinin kendi yönetimleri vardı. Ama ruhsal olarak İstanbul önderlik ediyordu. Ancak daha öncede söylediğimiz gibi bu önderlik batıdaki Papalık gibi en tepedeki önderlik gibi değildi. İstanbul zamanla büyüdükçe doğu patrikliğinin gücü de tabi ki arttı. Bir de patrikliğin imparatorla olan yakınlığı sonucunda politik bir gücü de sahip olan patriklik daha da güçlendi. Ancak yine de bütün bunlara rağmen hiçbir zaman Papalık gibi kendisini İsa’nın dünyadaki temsilcisi olarak görüp tek güç olmayı istemedi ve olmadı. Aynı zamanda doğu patrikliği batı patrikliğinin eşitler arasındaki ilk olma özelliğini kabul ediyordu. Kabul etmediği diğer kiliseler üzerinde kendisini önder olarak yetkili görmesidir.

Peki doğu Autocephalous şeklindeki yönetim şeklini neden devam ettirmiştir de batı kilisesi piramit şeklindeki yönetim şeklini seçmiştir? Bunun sebeplerinden birisi doğu ve batıdaki manastır sistemlerinin birbirinden farklı olmasıdır.

Doğudaki manastır sisteminde keşişler normal hayatı bırakıp ayrı bir yerde yaşıyorlardı. Toplum içinde ya da topluluk olarak yaşamıyorlardı. Daha çok mağaralarda, ormanda ya da çölde yalnız olarak yaşıyorlardı. Sadece bazen belli zamanlarda bir araya geliyorlar ya da topluma karışıyorlardı.

Batıda ise çoğunlukla tam tersiydi. Manastırlarda topluluk olarak yaşıyorlar. Ama belli zamanlarda ya da ibadetlerde birbirlerinden ayrılıyorlardı. Hatta bazıları belli bir süre manastırda yaşadıktan sonra kendi topluluklardan çıkıp toplumun içinde yaşıyorlardı. İnsanlara yardım ediyorlar ya da çalışarak ihtiyaçlarını karşılayıp ihtiyaçta olan insanlara hizmet ediyorlar ya da Müjde’yi duyuruyorlardı. Toplum içinde bu hizmetleri yapabilmek için de Papadan resmi olarak izin alıyorlardı. Hizmetlerine devam ederken de Papaya sadakatlerini gösterip rapor veriyorlardı. Özellikle başka ülkelere Müjde yolculuklarına çıktıklarında oradaki kurdukları kiliselerin de döndüklerinde papalığa sadakatlerini ve bağlılıklarını gösteriyorlardı. Böylece yeni kurulan kiliseler de Papalığa bağlanıyor ve Papalık piramidi altına giriyorlardı. Önceki dönemlerde Britanya’daki kilise bu piramit altında değildi, ama daha sonra o da Papalığa bağlanmıştır. Böylece Papalığın yetkisi doruğa ulaşmıştır. Hatta bu o kadar abartılmıştır ki 19.yüzyıla kadar Papalığın yanılmaz olduğu söylenmiştir.

Alıntı.
Doğu ve Batı Kilisenin Ayrılığı ve Farklılıkları

Zamanla doğudaki kiliseler eski yönetim şekline devam etmişledir. Birbirlerine yetkisel olarak değil de ruhsal anlamda bağlıydılar, ama bağ eskisi kadar kuvvetli değildi. Antakya Yeruşalim, Suriye, Ermeni bütün bu patrikliklerin hepsinin kendi yönetimleri vardı. Ama ruhsal olarak İstanbul önderlik ediyordu. Ancak daha öncede söylediğimiz gibi bu önderlik batıdaki Papalık gibi en tepedeki önderlik gibi değildi. İstanbul zamanla büyüdükçe doğu patrikliğinin gücü de tabi ki arttı. Bir de patrikliğin imparatorla olan yakınlığı sonucunda politik bir gücü de sahip olan patriklik daha da güçlendi. Ancak yine de bütün bunlara rağmen hiçbir zaman Papalık gibi kendisini İsa’nın dünyadaki temsilcisi olarak görüp tek güç olmayı istemedi ve olmadı. Aynı zamanda doğu patrikliği batı patrikliğinin eşitler arasındaki ilk olma özelliğini kabul ediyordu. Kabul etmediği diğer kiliseler üzerinde kendisini önder olarak yetkili görmesidir.

Peki doğu Autocephalous şeklindeki yönetim şeklini neden devam ettirmiştir de batı kilisesi piramit şeklindeki yönetim şeklini seçmiştir? Bunun sebeplerinden birisi doğu ve batıdaki manastır sistemlerinin birbirinden farklı olmasıdır.

Doğudaki manastır sisteminde keşişler normal hayatı bırakıp ayrı bir yerde yaşıyorlardı. Toplum içinde ya da topluluk olarak yaşamıyorlardı. Daha çok mağaralarda, ormanda ya da çölde yalnız olarak yaşıyorlardı. Sadece bazen belli zamanlarda bir araya geliyorlar ya da topluma karışıyorlardı.

Batıda ise çoğunlukla tam tersiydi. Manastırlarda topluluk olarak yaşıyorlar. Ama belli zamanlarda ya da ibadetlerde birbirlerinden ayrılıyorlardı. Hatta bazıları belli bir süre manastırda yaşadıktan sonra kendi topluluklardan çıkıp toplumun içinde yaşıyorlardı. İnsanlara yardım ediyorlar ya da çalışarak ihtiyaçlarını karşılayıp ihtiyaçta olan insanlara hizmet ediyorlar ya da Müjde’yi duyuruyorlardı. Toplum içinde bu hizmetleri yapabilmek için de Papadan resmi olarak izin alıyorlardı. Hizmetlerine devam ederken de Papaya sadakatlerini gösterip rapor veriyorlardı. Özellikle başka ülkelere Müjde yolculuklarına çıktıklarında oradaki kurdukları kiliselerin de döndüklerinde papalığa sadakatlerini ve bağlılıklarını gösteriyorlardı. Böylece yeni kurulan kiliseler de Papalığa bağlanıyor ve Papalık piramidi altına giriyorlardı. Önceki dönemlerde Britanya’daki kilise bu piramit altında değildi, ama daha sonra o da Papalığa bağlanmıştır. Böylece Papalığın yetkisi doruğa ulaşmıştır. Hatta bu o kadar abartılmıştır ki 19.yüzyıla kadar Papalığın yanılmaz olduğu söylenmiştir.

Alıntı.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
ayriligi, ayrılığı, bati, batı, doğu, dogu, farkliliklari, farklılıkları, kilisenin, ve

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık