IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01 Nisan 2012, 18:25   #1
Çevrimdışı
Kitap Yakanlar


-- Sponsor Baglantı --


Düşük ademoğlunun kaba ve çirkin eylemlerinden biri KİTAP YAKMA’dır. Kimler kimler buna önayak olmadı! Özellikle dikta rejimlerinin öncüleri, dinci kuşaklar, görüşü sıfıra inmiş bağnazlar. Bazen çok sayıda kitap yakılır, bazen tek kitap. Kanı beynine çıkan gürültücüler yaktıkları, kül ettikleri kitapları ne okudu, ne de inceledi. Elbette, kitle psikolojisiyle kaba kuvvetin kinci çark dişleri yağlanarak eylem sürdürülürken bu yöntemlere hiç önem verilemez.

Eski Çin’de bir imparator, uyruklarının eğitilmesini, bilgi edinmesini istemediğinden tüm kitapları yaktırmış. Bu uygulamadan esinlenen “Kültür İhtilali” bir-iki kuşak önce Çin’de ne tarihsel yapıt bıraktı, ne de kitap! Tümünü yıktı, kül etti. Kayser Avgust kitap yaktıran ilk Roma imparatoruydu. Hükümeti eleştiren yargılandı, kitabı yakıldı. Karanlık çağlarda kitap dumanları çevreyi sardı. Hıristiyan reformcularından Wyclif kitaplarıyla birlikte yakıldı. Öğrencisi Jan Huss bir kazığa bağla-narak yakıldı. 1520’de Martin Luther’in kitapları küle dönüştürüldü. Kitaplar yakılırken sanki acı acı protesto sesleri çıkarıyordu. Başka yazarların kulakları burunları kesildi, kitapları önlerinde yakıldı.

İşgalci İspanyollar Mayalar’ın kitap ve yapıtlarını tümden yaktı. Sadece birkaç kopye kurtarılabildi. Matbaanın gelişi kitap yakanlara önemli bir darbe indirdi. Yirminci yüzyılda Naziler bu eylemi sistemleştirdi. Kendi felsefeleriyle bağdaşmayan kitapları Siyonizm’le damgalayarak küle dönüştürdüler. Bu küllerden yepyeni bir çağ doğuyor, dediler. Karl Marx’ın tüm kitapları yaktırıldı. 1976’da Arjantin cuntasının etkilediği Nazizm üniforması taşıyan gençler kitapevlerini basarak eylemin sancakçılığını yaptı. Kitap yakanlar tüm toplumun eğitmeni, ahlak savunucusu kesildi. Bir kitabın yakılmasını buyurana itiraz edilemez; hiç edilmemeli! Yasa, düzgü, etik hep onlardan kaynaklandı, tüm topluma tepeden inme oldubitti biçiminde zorla kabul ettirildi.

Mikael Gorbaçof yönetime gelinceye dek, Rusya’da Kutsal Kitap’lar kağıt fabrikalarında hammaddeye dönüştürüldü. Bazı yerlerde egemen kuşaklarca beğenilmeyen bir kitap kin dolu merasimle gömülür. Başka ülkelerde evler aranır, yasak kitaplara el konulur. Bu anlamsız çılgınlığın hangi uçlara uzandığına tarih esefle tanıklık ediyor. Gururlu, bağnaz ademoğlu derindeki kıskançlığını kocaman kitaplıkları küle dönüştürmekle kanıtladı: 641’de fetih çığlıkları atan Arap orduları, o çağın namlı İskenderiye kitaplığını ateş alevlerine boğdular, eşi olmayan nice klasik yapıtı halife Ömer’in tek buyruğuyla bir varmış, bir yokmuş kıldılar. Yasak kitaplar listesi çıkaran ve uygulayan ülkeler hiç eksik değil. Bu ülkelere belirli kitaplar sokulamaz. Din kuşağından gelen fetvayla ölüme yargılanan Salman Rüşdi’nin kitabına karşı çıkanlar, en etkin protestonun yakmak olabileceğini savundular. Gerçi, yazar belirsiz bir köşeye sindirildi, ama bir kitap yerine on binlercesi basılmakta.. Uygarlık duyarlı yargıcıdır. Kitapları yakmak en etkin reklam aracıdır!

Bu düşük eylemle ilgili çok ilginç bir olay yazılıdır Tanrı Sözü’nde: Hakça, adaletle konuşan Yeremya peygamberi çekemeyenler çoktu. O dönemin kralı da bunların arasındaydı. Bir gün Yeremya’ya Tanrı buyruğu ve esini geldi (36. Bölüm): “Sözlerimi yaz. Onlara karşı tasarladığım kötülüğü belki duyarlar, kötülüklerinden dönerler, ben de suçlarını bağışlarım.” RAB’ten gelen tüm sözleri peygamber, yazmanı Baruk aracılığıyla bir tomara yazdırdı, oruç günü bunları halka okumasını buyurdu; çünkü halk bir yandan oruçta, öte yandan günahtaydı. RABBİN öfkeli yargısı vurgulanıyordu orada. Yazman Baruk ilkin halka, sonra da yönetmenlere okudu yazıyı. Tanrı Sözü çok ağır geldi. Bunları Kral duymalı, diyerek yönetmenler bir arada saraya koştular. Kral tomarı getirtti, adamlarından birine okuttu. Ocakta ateş yanıyor, Kral oturmuş dinliyordu. Kim katlanabilirdi bu sözlere! Kral öylesi içerledi ki, sayfalar okundukça onları kalemtraşla keserek ateşe atıyordu. Tüm tomar kül oldu. Ne Kral, ne de adamları saygı, korku belirtisi gösterdi. Kral, Yeremya’yı tutuklamalarını buyurdu. Ama RAB peygamberi gizledi.

Ardından, Yeremya’ya RABBİN Sözü geldi: “Başka bir tomar al, yakılan tomardaki sözlerin tümünü yeniden yaz. Kral’ın leşi günün sıcağına, gecenin ayazına atılacak.” Yeremya Tanrı yargılamasını daha da ağır biçimde yazdı. Sözü’nü esinleyen Tanrı onun sürekliliğini, kalıcılığını Kral’a, halka kesenkes kanıtladı. Bazı kafalarda, kitap yakmakla eşit tutulacak bir sav çöreklenir: Tanrı Sözü değiştirilmiş! Kutsal Kitap, onu araştırma emeğine katlanmayanların, hiç okumayanların kafasında böylece ateşe atılmakta. Bu yalandan esinlenen niceler Tanrı’yı, esinlediği Söz’ü koruyamamak çelişkisine düşen bir zavallı durumuna düşürmekte! Çeşit çeşit kitap yakma var. Tanrı Sözü salt belirli bir zaman dönemini değil, tüm çağları kapsar. Ondaki uyarıyı ve çağrıyı değerlendiren Tanrı katında günahından döner, diri Kurtarıcı’ya sığınır, yaşamından her çeşit kötülüğün, bozukluğun, suçun kalkmasını diler.

SEÇİM ARDINA SEÇİM! Birçok yıldır serbest seçim nedir bilmeyen, başta bulunanlarca düzenlenen hazırlop listeleri sandığa atmaktan başka bir iş göremeyen milyonlarca halk özgürlüğün tadına geldi. Belirli ülkelerde sayısız kadın erkek sandık başına koşmakta, dilediği temsilcileri seçmekte, ülke çapında sesini, görüşünü işlerliğe koymakta. Serbest seçimsiz ülke yönetilemeyeceği en sonunda kesinleşti, tek yanlı yöneticiler teker teker sahneden atıldı, yerini halka dönük ilkeleri benimseyenlere bıraktı. Bu gönence gelen ülkelerdeki insanların coşkunluğu unutulur türden değil! Ne yazık ki, özgür olarak yaratılan kadın ya da erkeğin bu temel haktan yoksun bırakıldığı ülkelerin sayısı oldukça kabarık. Serbest seçim hakkını kullanan herkesin bunlar için dilekte bulunması gerekir. Örneğin, Burma, Afganistan, S.Arabistan, vb. Seçim hakkını kullanmayanlar, onu değerlendirsin!

Eski Yunan’da oluşan, ama tarihin birçok döneminde zorlanan serbest seçim hakkının yerini alabilecek yönetim yoktur. Dileriz, yeryüzünde keyfi isteğe dayalı tek yönetim kalmasın! Sağ, sol, şeriat… Atinalı vatandaş dermiş ki, “Seçim hakkımı almaya kalkan, ilkin canımı alsın!” Böylesi titizmiş uygar Yunan demokrasi ilkeleri üzerinde. Serbest seçime ilişkin ne düşüncedesin? Akılcı bir varlıksın. Ergin yaşa varıştan bu yana bir sürü seçime koyuldun, düşünceni tümledin. İşini ya da eğitim dalını seçen sen oldun. Evlendiğin ya da evleneceğin eşi herhalde kendin seçersin. Nerede yaşayacağını seçmeye hakkın var. Oto sürüyorsan, yapı çeşidini seçen sensin. Giysilerini seçersin, yiyeceğini seçersin. Tüm yaşamın seçim ardına seçimle yüklü. Seçim yapmadığın yön ya da gün yoktur. Cezaevinde yatan insan kardeşin seçim hakkı kısıtlanmış olmakla beraber, o da ruhunun içinde özgür seçimi yapabilecek durumdadır. Bu konuda herkes eşit hakka sahip.
Şu kısa yaşamın en önemli seçimi ne olabilir? Sandık başına koşmak mı? Niceler seçtiğine sonradan pişman oldu. Belirli bir işe karar vermek mi? Buna da cayanlar az değil! Nedir en önemli seçim? YAŞAMLA SONSUZU İLGİLENDİREN YEĞLEME. Musa peygamberin halefi Yeşu halka şöyle seslendi: “Kime kulluk edeceğinizi bugün seçin. Bana ve ev halkıma gelince, biz RABBE kulluk edeceğiz” (Yeşu 24:15). Bu halk belirli bir inanca bağlıyken, Yeşu herkesi kişisel, özgür seçime çağırıyordu.

Evet, yaşamın en önemli seçimi hem bugünü, hem de sonsuzu kapsayandır. Kadın erkek seçimini kendi yapar. Musa halka şöyle dememiş miydi? “RAB tarafından olan yanıma gelsin” (Mısır’dan Çıkış 32:26). İlyas peygamber günahla hakseverlik arasındaki çelişkiyi şu çağrıyla noktaladı: “Ne vakte kadar iki yönde topallayacaksınız? RAB’le Baal arasında seçim yapın!” (I Krallar 18:21). Tanrı doğrultusunda haksever seçimi yapan şu tanıklığı verir: “Sadakat yolunu seçtim; yargılarını önüme aldım” (Mezmur 119:30). İsa Mesih sadakat yolunu şöyle açıklar: “Meryem yararlı payı —kendisinden hiç alınmayacak payı— seçmiş bulunuyor” (Luka 10:42). Budur sadakati seçmek.

Tanrı’nla sağlıklı ilişkiyi buldun mu? Sadakati ilken yaptın mı? Yoksa içine doğduğun inanç biçimiyle yetinerek, “Böyle bulduk, böyle gideceğiz” diyenlerden misin? Kutsal Kitap’ta şu ilke vurgulanır: “Yol var ki, insana doğru görünür, ama onun sonu ölüm yollarıdır” (Süleyman’ın Özdeyişleri 14:12; 16:25). Tanrı isteğine önem vermeksizin, kişisel kararla gözüne kestirdiği yolu yeğleyen, yıkımı için ancak kendini suçlayabilir. Şu da belirtil-miştir: “Çünkü bilgiye düşman kesildiler ve RAB korkusunu seçmediler” (Süleyman’ın Özdeyişleri 1:29). Hak Yargıç onları şöyle suçlar: “Seslendiğimde beni yanıtlamadınız, konuştuğumda dinlemediniz. Sadece gözümde kötüyü yaptınız, benim hoşnut olmadığımı seçtiniz… Evet, bunlar kendi yollarını seçtiler; canları tiksinti getiren şeylerden hoşnut kalıyor” (Yeşaya 65:12; 66:3). Tanrı uyarıları böylesi ağırlık taşır.

Varlığın günahlıdır, günah ise tiksinti getiricidir. Erginliğe erdiğinde hiç kimse, şu şu şu kötülüğü işleyeceksin diye seni kışkırtmadı. Bunlar kendi seçiminle geldi. Çünkü atalardan alınma özgün, kalıtımlı günahtasın. Yapılışına yaraşanı seçtin. Bulduğun din biçimi seni günahtan alıkoyamadı. Günahın tutsağısın.

Bu bozukdüzen gidişten kurtulabilmen yeni ve sağlıklı bir seçimi gerektirir. Hak Tanrı seni de bu seçime çağırmakta. Günahlılığının ve bozukluğunun Tanrı’yı tiksindirdiğini tanı. Bunun sonu yıkımdır. Büyüklenmeyi bırak. Yaşamda büyüklenebileceğin hiçbir üstünlük, önemlilik yoktur. Tanrı katında canını alçalt, günahlarına üzüntü duy! Soyuna, ırkına, kuşağına, inancına bel bağlama. Bunlar günahlıyı günahlılığından özgür kılamaz. Özgür kılabilen kişi tektir: Canını senin için veren, çarmıhta arıtmalık kanını sevinçle sunan, sonsuz yaşam güvencesini sağlayan.. Ölümle yaşam arasında olan seçimdir bu. Kurtarıcı İsa Mesih. O’nu seçmez misin?
Thomas Cosmades
Düşük ademoğlunun kaba ve çirkin eylemlerinden biri KİTAP YAKMA’dır. Kimler kimler buna önayak olmadı! Özellikle dikta rejimlerinin öncüleri, dinci kuşaklar, görüşü sıfıra inmiş bağnazlar. Bazen çok sayıda kitap yakılır, bazen tek kitap. Kanı beynine çıkan gürültücüler yaktıkları, kül ettikleri kitapları ne okudu, ne de inceledi. Elbette, kitle psikolojisiyle kaba kuvvetin kinci çark dişleri yağlanarak eylem sürdürülürken bu yöntemlere hiç önem verilemez.

Eski Çin’de bir imparator, uyruklarının eğitilmesini, bilgi edinmesini istemediğinden tüm kitapları yaktırmış. Bu uygulamadan esinlenen “Kültür İhtilali” bir-iki kuşak önce Çin’de ne tarihsel yapıt bıraktı, ne de kitap! Tümünü yıktı, kül etti. Kayser Avgust kitap yaktıran ilk Roma imparatoruydu. Hükümeti eleştiren yargılandı, kitabı yakıldı. Karanlık çağlarda kitap dumanları çevreyi sardı. Hıristiyan reformcularından Wyclif kitaplarıyla birlikte yakıldı. Öğrencisi Jan Huss bir kazığa bağla-narak yakıldı. 1520’de Martin Luther’in kitapları küle dönüştürüldü. Kitaplar yakılırken sanki acı acı protesto sesleri çıkarıyordu. Başka yazarların kulakları burunları kesildi, kitapları önlerinde yakıldı.

İşgalci İspanyollar Mayalar’ın kitap ve yapıtlarını tümden yaktı. Sadece birkaç kopye kurtarılabildi. Matbaanın gelişi kitap yakanlara önemli bir darbe indirdi. Yirminci yüzyılda Naziler bu eylemi sistemleştirdi. Kendi felsefeleriyle bağdaşmayan kitapları Siyonizm’le damgalayarak küle dönüştürdüler. Bu küllerden yepyeni bir çağ doğuyor, dediler. Karl Marx’ın tüm kitapları yaktırıldı. 1976’da Arjantin cuntasının etkilediği Nazizm üniforması taşıyan gençler kitapevlerini basarak eylemin sancakçılığını yaptı. Kitap yakanlar tüm toplumun eğitmeni, ahlak savunucusu kesildi. Bir kitabın yakılmasını buyurana itiraz edilemez; hiç edilmemeli! Yasa, düzgü, etik hep onlardan kaynaklandı, tüm topluma tepeden inme oldubitti biçiminde zorla kabul ettirildi.

Mikael Gorbaçof yönetime gelinceye dek, Rusya’da Kutsal Kitap’lar kağıt fabrikalarında hammaddeye dönüştürüldü. Bazı yerlerde egemen kuşaklarca beğenilmeyen bir kitap kin dolu merasimle gömülür. Başka ülkelerde evler aranır, yasak kitaplara el konulur. Bu anlamsız çılgınlığın hangi uçlara uzandığına tarih esefle tanıklık ediyor. Gururlu, bağnaz ademoğlu derindeki kıskançlığını kocaman kitaplıkları küle dönüştürmekle kanıtladı: 641’de fetih çığlıkları atan Arap orduları, o çağın namlı İskenderiye kitaplığını ateş alevlerine boğdular, eşi olmayan nice klasik yapıtı halife Ömer’in tek buyruğuyla bir varmış, bir yokmuş kıldılar. Yasak kitaplar listesi çıkaran ve uygulayan ülkeler hiç eksik değil. Bu ülkelere belirli kitaplar sokulamaz. Din kuşağından gelen fetvayla ölüme yargılanan Salman Rüşdi’nin kitabına karşı çıkanlar, en etkin protestonun yakmak olabileceğini savundular. Gerçi, yazar belirsiz bir köşeye sindirildi, ama bir kitap yerine on binlercesi basılmakta.. Uygarlık duyarlı yargıcıdır. Kitapları yakmak en etkin reklam aracıdır!

Bu düşük eylemle ilgili çok ilginç bir olay yazılıdır Tanrı Sözü’nde: Hakça, adaletle konuşan Yeremya peygamberi çekemeyenler çoktu. O dönemin kralı da bunların arasındaydı. Bir gün Yeremya’ya Tanrı buyruğu ve esini geldi (36. Bölüm): “Sözlerimi yaz. Onlara karşı tasarladığım kötülüğü belki duyarlar, kötülüklerinden dönerler, ben de suçlarını bağışlarım.” RAB’ten gelen tüm sözleri peygamber, yazmanı Baruk aracılığıyla bir tomara yazdırdı, oruç günü bunları halka okumasını buyurdu; çünkü halk bir yandan oruçta, öte yandan günahtaydı. RABBİN öfkeli yargısı vurgulanıyordu orada. Yazman Baruk ilkin halka, sonra da yönetmenlere okudu yazıyı. Tanrı Sözü çok ağır geldi. Bunları Kral duymalı, diyerek yönetmenler bir arada saraya koştular. Kral tomarı getirtti, adamlarından birine okuttu. Ocakta ateş yanıyor, Kral oturmuş dinliyordu. Kim katlanabilirdi bu sözlere! Kral öylesi içerledi ki, sayfalar okundukça onları kalemtraşla keserek ateşe atıyordu. Tüm tomar kül oldu. Ne Kral, ne de adamları saygı, korku belirtisi gösterdi. Kral, Yeremya’yı tutuklamalarını buyurdu. Ama RAB peygamberi gizledi.

Ardından, Yeremya’ya RABBİN Sözü geldi: “Başka bir tomar al, yakılan tomardaki sözlerin tümünü yeniden yaz. Kral’ın leşi günün sıcağına, gecenin ayazına atılacak.” Yeremya Tanrı yargılamasını daha da ağır biçimde yazdı. Sözü’nü esinleyen Tanrı onun sürekliliğini, kalıcılığını Kral’a, halka kesenkes kanıtladı. Bazı kafalarda, kitap yakmakla eşit tutulacak bir sav çöreklenir: Tanrı Sözü değiştirilmiş! Kutsal Kitap, onu araştırma emeğine katlanmayanların, hiç okumayanların kafasında böylece ateşe atılmakta. Bu yalandan esinlenen niceler Tanrı’yı, esinlediği Söz’ü koruyamamak çelişkisine düşen bir zavallı durumuna düşürmekte! Çeşit çeşit kitap yakma var. Tanrı Sözü salt belirli bir zaman dönemini değil, tüm çağları kapsar. Ondaki uyarıyı ve çağrıyı değerlendiren Tanrı katında günahından döner, diri Kurtarıcı’ya sığınır, yaşamından her çeşit kötülüğün, bozukluğun, suçun kalkmasını diler.

SEÇİM ARDINA SEÇİM! Birçok yıldır serbest seçim nedir bilmeyen, başta bulunanlarca düzenlenen hazırlop listeleri sandığa atmaktan başka bir iş göremeyen milyonlarca halk özgürlüğün tadına geldi. Belirli ülkelerde sayısız kadın erkek sandık başına koşmakta, dilediği temsilcileri seçmekte, ülke çapında sesini, görüşünü işlerliğe koymakta. Serbest seçimsiz ülke yönetilemeyeceği en sonunda kesinleşti, tek yanlı yöneticiler teker teker sahneden atıldı, yerini halka dönük ilkeleri benimseyenlere bıraktı. Bu gönence gelen ülkelerdeki insanların coşkunluğu unutulur türden değil! Ne yazık ki, özgür olarak yaratılan kadın ya da erkeğin bu temel haktan yoksun bırakıldığı ülkelerin sayısı oldukça kabarık. Serbest seçim hakkını kullanan herkesin bunlar için dilekte bulunması gerekir. Örneğin, Burma, Afganistan, S.Arabistan, vb. Seçim hakkını kullanmayanlar, onu değerlendirsin!

Eski Yunan’da oluşan, ama tarihin birçok döneminde zorlanan serbest seçim hakkının yerini alabilecek yönetim yoktur. Dileriz, yeryüzünde keyfi isteğe dayalı tek yönetim kalmasın! Sağ, sol, şeriat… Atinalı vatandaş dermiş ki, “Seçim hakkımı almaya kalkan, ilkin canımı alsın!” Böylesi titizmiş uygar Yunan demokrasi ilkeleri üzerinde. Serbest seçime ilişkin ne düşüncedesin? Akılcı bir varlıksın. Ergin yaşa varıştan bu yana bir sürü seçime koyuldun, düşünceni tümledin. İşini ya da eğitim dalını seçen sen oldun. Evlendiğin ya da evleneceğin eşi herhalde kendin seçersin. Nerede yaşayacağını seçmeye hakkın var. Oto sürüyorsan, yapı çeşidini seçen sensin. Giysilerini seçersin, yiyeceğini seçersin. Tüm yaşamın seçim ardına seçimle yüklü. Seçim yapmadığın yön ya da gün yoktur. Cezaevinde yatan insan kardeşin seçim hakkı kısıtlanmış olmakla beraber, o da ruhunun içinde özgür seçimi yapabilecek durumdadır. Bu konuda herkes eşit hakka sahip.
Şu kısa yaşamın en önemli seçimi ne olabilir? Sandık başına koşmak mı? Niceler seçtiğine sonradan pişman oldu. Belirli bir işe karar vermek mi? Buna da cayanlar az değil! Nedir en önemli seçim? YAŞAMLA SONSUZU İLGİLENDİREN YEĞLEME. Musa peygamberin halefi Yeşu halka şöyle seslendi: “Kime kulluk edeceğinizi bugün seçin. Bana ve ev halkıma gelince, biz RABBE kulluk edeceğiz” (Yeşu 24:15). Bu halk belirli bir inanca bağlıyken, Yeşu herkesi kişisel, özgür seçime çağırıyordu.

Evet, yaşamın en önemli seçimi hem bugünü, hem de sonsuzu kapsayandır. Kadın erkek seçimini kendi yapar. Musa halka şöyle dememiş miydi? “RAB tarafından olan yanıma gelsin” (Mısır’dan Çıkış 32:26). İlyas peygamber günahla hakseverlik arasındaki çelişkiyi şu çağrıyla noktaladı: “Ne vakte kadar iki yönde topallayacaksınız? RAB’le Baal arasında seçim yapın!” (I Krallar 18:21). Tanrı doğrultusunda haksever seçimi yapan şu tanıklığı verir: “Sadakat yolunu seçtim; yargılarını önüme aldım” (Mezmur 119:30). İsa Mesih sadakat yolunu şöyle açıklar: “Meryem yararlı payı —kendisinden hiç alınmayacak payı— seçmiş bulunuyor” (Luka 10:42). Budur sadakati seçmek.

Tanrı’nla sağlıklı ilişkiyi buldun mu? Sadakati ilken yaptın mı? Yoksa içine doğduğun inanç biçimiyle yetinerek, “Böyle bulduk, böyle gideceğiz” diyenlerden misin? Kutsal Kitap’ta şu ilke vurgulanır: “Yol var ki, insana doğru görünür, ama onun sonu ölüm yollarıdır” (Süleyman’ın Özdeyişleri 14:12; 16:25). Tanrı isteğine önem vermeksizin, kişisel kararla gözüne kestirdiği yolu yeğleyen, yıkımı için ancak kendini suçlayabilir. Şu da belirtil-miştir: “Çünkü bilgiye düşman kesildiler ve RAB korkusunu seçmediler” (Süleyman’ın Özdeyişleri 1:29). Hak Yargıç onları şöyle suçlar: “Seslendiğimde beni yanıtlamadınız, konuştuğumda dinlemediniz. Sadece gözümde kötüyü yaptınız, benim hoşnut olmadığımı seçtiniz… Evet, bunlar kendi yollarını seçtiler; canları tiksinti getiren şeylerden hoşnut kalıyor” (Yeşaya 65:12; 66:3). Tanrı uyarıları böylesi ağırlık taşır.

Varlığın günahlıdır, günah ise tiksinti getiricidir. Erginliğe erdiğinde hiç kimse, şu şu şu kötülüğü işleyeceksin diye seni kışkırtmadı. Bunlar kendi seçiminle geldi. Çünkü atalardan alınma özgün, kalıtımlı günahtasın. Yapılışına yaraşanı seçtin. Bulduğun din biçimi seni günahtan alıkoyamadı. Günahın tutsağısın.

Bu bozukdüzen gidişten kurtulabilmen yeni ve sağlıklı bir seçimi gerektirir. Hak Tanrı seni de bu seçime çağırmakta. Günahlılığının ve bozukluğunun Tanrı’yı tiksindirdiğini tanı. Bunun sonu yıkımdır. Büyüklenmeyi bırak. Yaşamda büyüklenebileceğin hiçbir üstünlük, önemlilik yoktur. Tanrı katında canını alçalt, günahlarına üzüntü duy! Soyuna, ırkına, kuşağına, inancına bel bağlama. Bunlar günahlıyı günahlılığından özgür kılamaz. Özgür kılabilen kişi tektir: Canını senin için veren, çarmıhta arıtmalık kanını sevinçle sunan, sonsuz yaşam güvencesini sağlayan.. Ölümle yaşam arasında olan seçimdir bu. Kurtarıcı İsa Mesih. O’nu seçmez misin?
Thomas Cosmades
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
kitap, yakanlar

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İskender PALA -Od Kitap Özeti –Bir Yunus EMRE Romanı -IRCForumları -Kitap Tanıtımları Sevda Kitap Tanıtımları 3 21 Temmuz 2014 03:04
Kur'an yakanlar belli oldu PassioN Haber Arşivi 0 03 Mart 2012 19:29
E-kitap satış sayısı baskı kitap satışını geçti mi? Sevda Bilim Dünyasından Son Haberler 0 30 Ocak 2011 05:17