IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11 Mayıs 2014, 18:40   #1
Çevrimdışı
Hıristiyan Eskatolojisi'nde Canavar 666


-- Sponsor Baglantı --


Canavar 666 Vahiy kitabının 13. bölümünde kayıtlı simgesel bir tanımlamadır. Canavar'ın bir adı, bir de adını simgeleyen sayısı vardır. Adı "Canavar", adını simgeleyen sayı da "666"dır. Vahiy kitabı bu Canavar'ı "denizden" çıkan "on boynuzlu, yedi başlı bir canavar" olarak tanımlar.
Vahiy 13:1-2 Sonra on boynuzlu, yedi başlı bir canavarın denizden çıktığını gördüm. Boynuzlarının üzerinde on taç vardı, başlarının üzerinde küfür niteliğinde adlar yazılıydı. Gördüğüm canavar parsa benziyordu. Ayakları ayı ayağı, ağzı aslan ağzı gibiydi. Ejderha canavara kendi gücü ve tahtıyla birlikte büyük yetki verdi.
Vahiy 13:17-18 Öyle ki, bu işareti, yani canavarın adını ya da adını simgeleyen sayıyı taşımayan ne bir şey satın alabilsin, ne de satabilsin. Bu konu bilgelik gerektirir. Anlayabilen, canavara ait sayıyı hesaplasın. Çünkü bu sayı insanı simgeler. Sayısı 666'dır.

Canavarlar

Vahiy kitabında ayrıca "yerden çıkan", "iki boynuzlu" ve "kuzu" gibi görünen başka bir canavardan da söz etmektedir. Ayrıca Canavar 666 adı verilen canavarın bir heykeli bulunmaktadır. Bu "heykel" yerden çıkan canavar tarafından canlandırılır. Bu canlanan Heykel Canavar 666'nın bir suretidir. Bu heykel yerden çıkan canavar tarafından yaptırılır. Bu heykelin canlanarak faaliyet göstermesine önayak olan da bu canavardır. Ayrıca Canavar 666'nın yetkisini de kullanabilmektedir. [1] Canlanan heykel Vahiy kitabında "Kırmızı Canavar" olarak da adlandırılır. Bu Kırmızı Canavar, Canavar 666'nın bir kopyası olmaktadır. Artık yalnızca bir heykel değildir ve canlanmış olarak faaliyet sürdürebilmektedir.[2]
Vahiy kitabına paralel bir şekilde Daniel kitabında da canavarlardan söz edilir. Buradaki canavarlar sırasıyla şöyledir:
Birinci canavar: BABİL. Kanatları olan bir aslan
İkinci canavar: MED-PERS. Bir ayı
Üçüncü canavar: YUNAN. Dört kanatlı pars
Dördüncü canavar: ROMA. Korkunç, ürkütücü, büyük demir dişleri olan çok güçlü dördüncü bir yaratık [3]
Daniel 8. bölüm bu canavarlarla ilgili daha fazla ayrıntılı bilgiler verir. Daniel'in burada bu bilgileri verdiği sırada bulunduğu yer Elam İli'dir ve bu arada Babil İmparatorluğu Med-Pers tarafından sona erdirilmiştir. Daniel bu sırada Med-Pers İmparatorluğu altında yaşamaktadır. Babil sona erdiği için Daniel'in burada gördüğü görüm de söz konusu ilk hayvan Med-Pers'i temsil eden KOÇ olmaktadır. Koç'un iki boynuzu bulunmaktadır. Bunlardan biri Med, diğeri Pers'tir. Ancak bir zaman sonra Pers kralları bu ülkede söz sahibi olmaya başlayacaklardır. Koç bir müddet sonra batıdan hızla gelen TEKE tarafından saldırıya uğrayacaktır. Burada Koç'la temsil edilen Med-Pers, batıdan hızla gelen Teke'yle temsil edilen Yunan (Büyük İskender) tarafından yenilgiye uğratılacaktır. Ancak Teke'nin büyük boynuzu olan Büyük İskender öldüğünde (MÖ 323) yerine dört boynuz çıkacaktır. Bunlar İskender'in yerine krallığı kendi aralarında paylaşan dört generalidir. Bunlar sırasıyla:

1. Selevkos Nikator: Mezopotamya ve Suriye
1. Ptolemaios: Mısır ve Filistin
Lysimakhos: Küçük Asya ve Trakya
Kassandros: Makedonya ve Yunanistan [4]

Daniel kitabı söz konusu açıklamaların belirli krallıklar ilgili olduğunu adlarını vererek gösterir. Burada Med-Pers'in ve Yunan krallıkları adlarıyla bildirilmiştir. Bundan sonraki açıklamalarda, bunlardan artık canavarlar şeklindeki temsiller yerine doğrudan krallar olarak bahsedilmektedir. Bu bölüm Med-Pers'ten başlayarak krallar arasındaki güç mücadelesini "sona" kadar anlatmaktadır. Buradaki anlatımlar da bu ülkelerin krallarının adı verilmemekle birlikte, çatışmalarla ilgili önemli olaylar anlatılmaktadır. Arada çatışmaların olmadığı dönemlerde ise, bu dönemlerdeki "kuzey" ve "güney" kralları atlanmıştır. Anlatımlar Med-Pers, Yunan ve Büyük İskender'in ölümünden sonra generallerinin kendi aralarındaki güç mücadelesini anlatmaktadır. Bu generallerden Lysimakhos Kassandros'un topraklarını ele geçirir. Daha sonra ise 1. Selevkos Nikator Lysimakhos'un topraklarını ele geçirir. 1. Selevkos Nikator "Kuzey Kralı" rolünü üstlenmektedir. Karşısındaki "Güney Kralı" ise 1. Ptolemaios'tur. İki kral arasındaki güç mücadelesi dünya hakimiyetiyle ilgilidir. Bu mücadeleyle ilgili çatışmaların kapsamında daha sonra Roma yer alacaktır. Roma'yı temsil eden canavarın başında 10 boynuz bulunmaktadır. Bunlar Roma İmparatorluğu'ndan filizlenerek doğan krallıklardır. Bu 10 boynuzdan biri olan Britanya ilk başta küçüktür. Hollanda, Fransa ve İspanya'nın kendisinden daha güçlü üç boynuz olmalarına rağmen, Britanya bunları yenerek bu üç boynuzu yerinden söker. 19. yüzyılın sonuna doğru Güney Kralı rolünü Britanya ve Kuzey Kralı rolünü Almanya oynamaya başlar. 1. Dünya Savaşı yıllarında ilk başta çatışmayı kazanıyormuş gibi görünen Almanya, ABD'nin de Güney Kral'ının tarafında yer alarak savaşa girmesiyle yenilir. 1. Dünya Savaşı'yla Güney Kralı rolü ikili bir krallık olur. Bunlar Britanya ve ABD'dir. 2. Dünya Savaşı esnasında Kuzey Kralı hala Almanya'dır; ancak bu savaşın sonunda Kuzey Kralı rolü artık SSCB'ye geçer. Bu tarihten itibaren dünya üzerindeki güç savaşı bir tarafta ABD-Britanya-NATO Bloku ve diğer tarafta SSCB-Komünist Blok olarak sürmeye devam edecektir. Daniel kitabı bu kralların en son krallar olarak görüneceğini ve sona ereceklerini bildirmektedir. [5]

Büyük Heykel

Daniel kitabı canavarlarla yapılan temsillere ek olarak bunların değişik bir şekilde anlatımını da sunar. Bu anlatım Nebukadnessar'ın rüyasında gördüğü büyük bir heykeldir. Bu heykel bütün bir parça şeklinde olmakla birlikte, başından ayaklarına kadar çeşitli farklı metallerden oluşur. Heykelin başı saf altın, göğsü ve kolları gümüş, karnı ve kalçaları tunç, bacakları demir, ayakları ise demir ve kil karışımındandır. Daniel Nebukadnessar'ın bu heykelin başı olduğunu bildirir. Böylece heykelin altınla temsil edilen başı Babil İmparatorluğu olmaktadır. Buna göre Heykel'in ayaklara doğru inen kısımları da Babil'den sonraki imparatorluklar olacaklardır. Hem Nebukadnessar'ın rüyası, hem de Daniel'in rüyası birbirlerine paraleldir ve ikisi de Babil'le başlar. Toplam olarak beş imparatorluk söz konusudur. Vahiy kitabındaki "On boynuzlu, yedi başlı canavar" ise toplamda yedi imparotorluğu ele almaktadır. Bu farkın nedeni Daniel'in zamanında Mısır ve Asur imparatorluklarının sona ermiş olmasıdır. [6] Nebukadnessar'ın rüyasındaki Heykel'le Daniel'in gördüğü görümdeki denizden çıkan canavarlar birbirlerine karşılık gelirler:

Altın Baş: İki Kanatlı Aslan
Gümüş Göğüs ve Kollar: Ayı
Tunç Kalçalar: Dört Kanatlı Pars
Demir Bacaklar: Demir Dişli Korkunç Canavar
Demir ve Kil Ayaklar: Küçük Boynuz

Simgeleri
Canavar Kitabı Mukaddes'de çeşitli şekillerde ifade edilir. Bazı kısımlarında Nebukadnezar'ın gördüğü rüyadaki heykel olarak, ayrıca Danyal'in rüyetlerde gördüğü çeşitli canavarlar şeklindedir. Canavar olarak ifade edilen kavram Kitabı Mukaddes dışı kaynaklara göre farklı adlar da taşır. Bunların en başta gelenleri aşağıdaki simgelerdir. Bunların tamamı Canavar 666'ya denk kavramları oluştururlar.
İştar ve İştar'la aynı kimliğe sahip olup anck farklı adlar taşıyan bazı tanrıçalar: Astarte, Artemis, İsis, Kibele, Venüs vd.
Alttaki piramit: Bu piramitin üst kısmı hariç, üstü kesik olan alt kısmı. Bu kısım Piramit 32 olarak adlandırılır.
Beş Köşeli Yıldız: Venüs (Zühre) gezegenini simgeler. Venüs Dünya ile Güneş arasındadır ve bazı özellikleri nedeniyle İştar'ın simgesidir.
Dörtgen: Alttaki piramitin tabanını simgeler ve çapraz şekildedir. Bu şekil kutuplara göre köşeleri + şeklini verir.
Dört Köşeli Yıldız: Dörtgen şeklin kenarlarının inceltilerek yıldız şekline getirilmesinden oluşur. Şekli haça benzese de haç değildir.
Pusula: Pusula Gülü olarak da adlandırılır. 32 yönü gösterir. 32 olmasının nedeni 33. derecenin Marduk'a ait olmasındandır. (Alttaki piramit: 1 Marduk + 32 = 33) Bu şekilde üst ve alttaki piramitlerdeki 2 adet 33 toplamda Marduk'un sayısı olan 66'yı verir.
Gül: Özellikle kırmızı gül İştar'ın simgesidir. Kırmızı renk İştar'ın rengidir. Kırmızı gül dikenleriyle birlikte kullanılır; çünkü kan dökme özelliğini gösterir.
Kalp Sembolü: Kalp sembolünün üst kısmı İştar'ın kalçalarını simgeler. Kalp sembolünün alt kısmı Marduk'un küreği şeklini verir.
Bu simgeler çoğu zaman Marduk ve Marduk'un diğer sıfatları olan Tammuz ve Baal'a ait simgelerle birlikte kullanılırlar. Bu şekilde ikili bir yapı ortaya çıkar. Bu durum iki sevgili şeklinde gösterilir. Baal ile Astarte, Haç ile Gül (Gül Haç), Lale ile Gül, Piramitin kesik üst kısmı (1 Marduk) ile piramitin kesik alt kısmı (32'yle temsil edilen Canavar 666) ya da Kartal ile Piramit 32 gibi çeşitli eşleştirmeler bunlar arasında yer alır. Bütün bunların doğrudan anlamı ise Marduk adıyla Şeytan ile dünyayı yönetmek için kullandığı Dünya Düzeni'dir. Bu düzenin başlıca üç temel unsurunu siyasal, ticari ve dinsel unsurlar oluşturur. Ancak Kitabı Mukaddes Armageddon'da yok edilinceye kadar bu Dünya Düzeni'nin sürmesine izin verildiğini ve Tanrı'ya ait şeyler dışında karşı gelinmemesi gerektiğini söyler. Bunun nedeni eksik ve kusurlu da olsa bir düzenin olmasının, hiçbir düzenin olmayıp bir kargaşa ortamının oluşmasından daha iyi olmasıdır. Bu yüzden siyasal yapılar yaptıkları toplumsal hizmetler nedeniyle "Tanrı'nın hizmetçisi" olarak adlandırılmaktadır. [7]
Baş kaldıran ve asi sözcükleri Marduk'un, karşı gelen ise Şeytan sözcüğünün anlamını oluşturur. Bu şekilde her iki ifade de aslında aynı kişiyi kasteder. Ancak Şeytan sözcüğü çok açık bir şekilde kullanıldığından birçok yerde bu sözcük yerine Marduk sözcüğü kullanılır. Marduk ve Şeytan sözcükleri anlam olarak fark taşımazlar. Ayrıca Marduk sözcüğünün ilk harfi ile ilk iki harfi kullanılarak birçok farklı kullanım alanı bulunmaktadır. Tıpkı alttaki piramitin tersi olan ve V harfiyle temsil edilen üstteki bir piramitin olması gibi, Marduk'un M harfinin tersi olarak da W harfi üstteki ters piramiti simgeleyen V harfiyle birlikte kullanılır. Lale şekil olarak W harfini verir ve ters duran bir lale de M harfinin karşılığıdır. M ve W harfleri Marduk'u yani Şeytan'ı simgelemektedirler. Bu yüzden pek farkedilmese de kutsal sayılan Aum sözcüğünün simgesinde yan duran bir M ya da W harfi göze çarpar.

Dipnot

1^ Vahiy 13: 11 Bundan sonra başka bir canavar gördüm. Yerden çıkan bu canavarın kuzu gibi iki boynuzu vardı, ama ejderha gibi ses çıkarıyordu. 12 İlk canavarın bütün yetkisini onun adına kullanıyor, yeryüzünü ve orada yaşayanları ölümcül yarası iyileşen ilk canavara tapmaya zorluyordu. 13 İnsanların gözü önünde, gökten yere ateş yağdıracak kadar büyük belirtiler gerçekleştiriyordu. 14 İlk canavarın adına gerçekleştirmesine izin verilen belirtiler sayesinde, yeryüzünde yaşayanları saptırdı. Onlara kılıçla yaralanan, ama sağ kalan canavarın onuruna bir heykel yapmalarını buyurdu. 15 Canavarın heykeline yaşam soluğu vermesi için kendisine güç verildi. Öyle ki, heykel konuşabilsin ve kendisine tapmayan herkesi öldürebilsin. 16 Küçük büyük, zengin yoksul, özgür köle, herkesin sağ eline ya da alnına bir işaret vurduruyordu. 17 Öyle ki, bu işareti, yani canavarın adını ya da adını simgeleyen sayıyı taşımayan ne bir şey satın alabilsin, ne de satabilsin.
2^ Vahiy 17:3 Bundan sonra melek beni Ruh'un yönetiminde çöle götürdü. Orada yedi başlı, on boynuzlu, üzeri küfür niteliğinde adlarla kaplı kırmızı bir canavarın üstüne oturmuş bir kadın gördüm.

3^ Daniel 7: 1 Babil Kralı Belşassar'ın krallığının birinci yılında, Daniel yatağında yatarken bir düş ve görümler gördü. Sonra düşünün özetini yazdı; 2 şöyle dedi: “Gece bir görümde göğün dört rüzgarının büyük denize saldırdığını gördüm. 3 Denizden birbirinden farklı dört büyük yaratık çıktı. 4 “Birinci yaratık aslana benziyordu, kartal kanatları vardı. Ben bakarken kanatları koparıldı, yaratık yerden kaldırıldı, insan gibi ayakları üzerine durduruldu. Ona bir insan yüreği verildi. 5 “İkinci yaratık ayıya benziyordu. Bir yanı üzerinde doğrulmuştu. Ağzında, dişleri arasında üç kaburga kemiği vardı. Ona, ‘Haydi kalk, yiyebildiğin kadar et ye!’ dediler. 6 “Sonra baktım, parsa benzer bir başka yaratık gördüm. Sırtında dört kuş kanadı vardı. Bu yaratığın dört başı vardı ve ona egemenlik verilmişti. 7 “Bundan sonraki gece görümlerimde korkunç, ürkütücü, çok güçlü dördüncü bir yaratık gördüm. Büyük demir dişleri vardı; yiyip parçalıyor, artakalanı ayakları altında çiğniyordu. Kendisinden önceki yaratıklara benzemiyordu. On boynuzu vardı. 8 “Ben gözümü dikmiş boynuzlara bakarken, onların arasından daha küçük başka bir boynuz çıktı. İlk boynuzlardan üçü onun önünde söküldü. Bu boynuzun insan gözü gibi gözleri, böbürlenen bir ağzı vardı.
“Ben bakarken
Tahtlar kuruldu,
Eskiden beri var Olan yerine oturdu.
Giysileri kar gibi beyaz,
Başındaki saçlar yün gibi apaktı.
Tahtı alev alev,
Tekerlekleri kızgın ateş gibiydi.
Önünden ateşten bir ırmak çıkıp akıyordu.
Binlerce binler
O'na hizmet ediyordu;
On binlerce on binler
Önünde duruyordu.
Mahkeme kuruldu,
Kitaplar açıldı.

11 “Boynuzun söylediği övüngen sözleri duyunca baktım, yaratık gözümün önünde öldürüldü, bedeni kızgın ateşe atıldı, yok oldu. 12 Öbür yaratıklara gelince, egemenlik onlardan alınmış, ancak belirli bir süre için yaşamalarına izin verilmişti. 13 “Gece görümlerimde insanoğluna(İsa-Mikael) benzer birinin göğün bulutlarıyla geldiğini gördüm. Eskiden beri var Olan'ın yanına doğru ilerledi, O'nun önüne getirildi. 14 Ona egemenlik, yücelik ve krallık verildi. Bütün halklar, uluslar ve her dilden insan ona tapındı. Egemenliği hiç bitmeyecek sonsuz bir egemenlik, krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır.” 15 “Ben Daniel'e gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü. 16 Orada duranlardan birine yaklaştım, bütün bunların gerçek anlamını açıklamasını istedim. “O da bana bunların ne anlama geldiğini açıkladı: 17 ‘Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır. 18 Ama Yüceler Yücesi'nin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.’ 19 “Bundan sonra öbürlerinden farklı, çok korkunç, demirden dişleri, tunçtan tırnakları olan, yiyip parçalayan, artakalanı ayakları altında çiğneyen dördüncü yaratığın ne anlama geldiğini öğrenmek istedim. 20 Bunun yanı sıra başındaki on boynuzdan sonra çıkan öbür boynuzun ne olduğunu da öğrenmek istedim. Bu boynuzun önünden üç boynuz düşmüştü, sanki ötekilerden daha iriceydi. Gözleri ve böbürlenen bir ağzı vardı. 21 Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu. 22 Eskiden beri var Olan –Yüceler Yücesi– gelip kutsallarının lehine yargı verene dek bu böyle sürdü. Kutsalların krallığı alma zamanı gelmişti. 23 “Bana şu açıklamayı yaptı: ‘Dördüncü yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dördüncü krallıktır. Bütün öbür krallıklardan farklı olacak, bütün dünyayı yiyip bitirecek, çiğneyip parçalayacak. 24 On boynuz bu krallıktan çıkacak on kraldır. Bunlardan sonra öncekilerden farklı bir başka kral ortaya çıkıp üç kralı tahtlarından indirecek. 25 Yüceler Yücesi'ni kötüleyen sözler söyleyecek, O'nun kutsallarına baskı yapacak. Belirlenen zamanları, yasaları değiştirmeyi amaçlayacak. Kutsallar üç buçuk yıl için eline teslim edilecekler. 26 “ ‘Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek. 27 Göklerin altındaki krallıklara özgü krallık, egemenlik ve büyüklük kutsallara, Yüceler Yücesi'nin halkına verilecek. Bu halkın krallığı sonsuza dek sürecek, bütün uluslar ona kulluk edip sözünü dinleyecek.’ 28 “İşte olayın gelişimi burada bitiyor. Ben Daniel'e gelince, düşüncelerim beni çok ürküttü, benzim soldu. Ama bu olayı içimde sakladım.”

4^ Daniel 8: 1 Kral Belşassar'ın krallığının üçüncü yılında, ben Daniel daha önce gördüğüm görümden başka bir görüm gördüm. 2 Görümde kendimi Elam İli'ndeki Susa Kalesi'nde, Ulay Kanalı'nın yanında gördüm. 3 Gözlerimi kaldırıp bakınca kanal kıyısında duran bir koç gördüm; iki uzun boynuzu vardı (Med ve Pers). Boynuzlardan daha geç çıkanı (Pers) öbüründen daha uzundu. 4 Koçun batıya, kuzeye, güneye doğru boynuz attığını gördüm. Hiçbir hayvan ona karşı koyamıyor, kimse onun elinden kurtaramıyordu. Koç dilediği gibi davrandı ve gitgide güçlendi. 5 Ben bu olayı düşünürken, batıdan ansızın gözleri arasında çarpıcı bir boynuzu (Büyük İskender) olan bir teke geldi. Yere basmadan bütün dünyayı aştı. 6 Güç ve öfkeyle, kanalın yanında durduğunu gördüğüm iki boynuzlu koça doğru koştu. 7 Öfkeyle saldırdığını, koça vurup boynuzlarını kırdığını gördüm. Koçun tekeye karşı duracak gücü yoktu; teke koçu yere vurup çiğnedi. Koçu onun elinden kurtaracak kimse yoktu. 8 Teke çok güçlendi, ama en güçlü olduğu sırada büyük boynuzu kırıldı. Kırılan boynuzun yerine, göğün dört rüzgarına doğru çarpıcı dört boynuz çıktı (İskender'in dört generali). 9 Bu boynuzların birinden başka bir küçük boynuz çıktı; güneye, doğuya ve Güzel Ülke'ye doğru yayılarak çok güçlendi. 10 Göklerin ordusuna erişinceye dek büyüdü. Gökteki ordudan ve yıldızlardan bazılarını yeryüzüne düşürdü, ayakları altına alıp çiğnedi.

11 Kendisini Gök Ordusu'nun Önderi kadar yükseltti. Tanrı'ya sunulan günlük sunu kaldırıldı, O'nun tapınağı yıkıldı. 12 Başkaldırı yüzünden günlük sunuya karşı çıkıldı. Gerçek ayak altında çiğnendi. Küçük boynuz yaptığı her şeyde başarılı oldu. 13 Sonra kutsal bir varlığın konuştuğunu duydum. Başka kutsal bir varlık ona, “Bu görümde –günlük sunuyla, yıkım getiren başkaldırıyla, kutsal yerin ve ordunun ayak altında çiğnenmesiyle ilgili görümde– olanlar ne zamana dek sürecek?” diye sordu. 14 Kutsal varlık bana, “2 300 akşam, sabah olacak, sonra kutsal yer yeniden düzene konulacak” dedi. 15 Ben Daniel, gördüğüm görümün ne anlama geldiğini çözmeye çalışırken, insana benzer biri karşımda durdu. 16 Bir insan sesinin Ulay Kanalı'ndan, “Ey Cebrail, görümün ne anlama geldiğini şuna açıkla” diye seslendiğini duydum. 17 Cebrail durduğum yere yaklaşınca korkudan yere yığıldım. Bana, “Ey insanoğlu!” dedi, “Bu görümün sonla ilgili olduğunu anla.” 18 O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı. 19 Bana, “Daha sonra Tanrı'nın öfkesi sona erdiğinde neler olacağını sana söyleyeceğim” dedi, “Çünkü görüm sonun belirlenen zamanıyla ilgilidir. 20 Gördüğün iki boynuzlu koç Med ve Pers krallarını simgeler. 21 Teke Yunan Kralı'dır; gözleri arasındaki büyük boynuz birinci kraldır. 22 Kırılan boynuzun yerine çıkan dört boynuz, ulusundan çıkacak dört krallığı simgeliyor. Ama ilk kral kadar güçlü olmayacaklar. 23 “Bu dört krallığın sonu yaklaşıp yapılan kötülükler doruğa varınca, sert yüzlü ve aldatmada usta bir kral ortaya çıkacak. 24 Kendisinden gelmeyen büyük bir güce kavuşacak. Şaşırtıcı yıkımlar yapacak, el attığı her işte başarılı olacak. Güçlüleri ve kutsal halkı yok edecek. 25 Yapacağı işleri aldatarak başaracak, kendisini yükseltecek. Güvenlikte olan birçoklarını yok edecek, Önderler Önderi'ne karşı duracak. Ama kendisi insan eli değmeden yok edilecek. 26 “Akşam ve sabahla ilgili sana bildirilen görüm gerçektir. Ama sen görümü gizli tut. Çünkü uzak bir gelecekle ilgilidir.” 27 Ben Daniel günlerce bitkin ve hasta kaldım. Sonra kalkıp kralın işlerini yapmayı sürdürdüm. Bu anlaşılması güç görümden ötürü şaşkındım.
5^ Daniel 11: 1 “Medli Darius'un krallığının birinci yılında Mikail'i destekleyip korumak için onun yanında durdum.” 2 “Şimdi sana gerçeği bildireceğim: Pers krallığında üç kral daha ortaya çıkacak (Büyük Koreş, 2. Kambyses ve 1. Darius). Ama dördüncü kral öbür üçünden daha zengin olacak. Zenginliği sayesinde elde edeceği güçle herkesi Yunan ülkesine karşı kışkırtacak (1. Kserkses) (MÖ 480). 3 Sonra güçlü bir kral çıkacak. Büyük yetkiyle krallık edecek ve dilediği gibi davranacak (Büyük İskender). 4 Ne var ki, o gücünün doruğundayken, krallığı darmadağın edilecek (MÖ 323), göğün dört rüzgarı gibi dört parçaya bölünecek. Krallık onun soyundan gelenlere geçmeyecek, yerine geçenlerin hiçbiri onun gibi egemenlik sürmeyecek. Krallığı yıkılıp başkalarına verilecek. (1. Selevkos Nikator, 1. Ptolemaios, Kassandros, Lysimakhos) 5 “Güney Kralı güçlenecek (1. Ptolemaios-Mısır). Ancak komutanlarından biri ondan daha çok güçlenecek ve krallığı büyük olacak (1. Selevkos Nikator-Suriye). 6 Birkaç yıl sonra bu ikisi uzlaşacak. Güney Kralı (2. Ptolemaios-Mısır) yapılan uzlaşmayı onaylamak için kızını (Berenike'yi) Kuzey Kralı'na (2. Antiokhos-Suriye) eş olarak verecek. Ama kız gücünü koruyamayacak. Kralın ömrü de gücü de uzun sürmeyecek. Bu arada kızla babası da (2. Ptolemaios'un ölümü MÖ
246), ona eşlik edenlerle onu destekleyen (2. Antiokhos-Suriye) de ele verilecek.

7 “Babasının yerine kızın ailesinden biri ortaya çıkacak (3. Ptolemaios-Mısır). Kuzey
Kralı'nın (2. Selevkos-Suriye) ordusuna saldırıp kalesini alacak. Onlarla savaşıp yenecek. 8 Onların ilahlarını, dökme putlarını, değerli altın ve gümüş kaplarını alıp Mısır'a götürecek. Kuzey Kralı'nı birkaç yıl rahat bırakacak. 9 Sonra Kuzey Kralı (2. Selevkos-Suriye) gidip Güney Kralı'nın ülkesine saldıracak, ardından kendi ülkesine dönecek. 10 Kuzey Kralı'nın oğulları (3. Antiokhos-Suriye) savaşa hazırlanarak çok büyük bir ordu toplayacaklar. Ordu sel gibi taşacak, önüne geleni alıp götürecek, gelip Güney Kralı'nın (4. Ptolemaios-Mısır) kalesine dayanacak. 11 “Güney Kralı (4. Ptolemaios-Mısır) öfkeyle çıkıp Kuzey Kralı'na karşı savaşacak. Kuzey Kralı büyük bir ordu topladığı halde, bu ordu Güney Kralı'nın eline teslim edilecek. 12 Bu büyük ordu yenilgiye uğrayınca Güney Kralı gurura kapılacak. On binlerce insanı öldürecek, ama zaferi uzun sürmeyecek. 13 Çünkü Kuzey Kralı (3. Antiokhos-Suriye) öncekinden daha büyük bir ordu toplayacak ve birkaç yıl sonra büyük, iyi donatılmış bir orduyla ülkeye doğru ilerleyecek. 14 “Bu sırada birçokları Güney Kralı'na (5. Ptolemaios-Mısır) karşı çıkacak (İç isyanlar). Senin halkından bazı zorbalar da (Yahudi isyancılar), görüm yerine gelsin diye ayaklanacak, ama yenilgiye uğrayacaklar. 15 Sonra Kuzey Kralı (3. Antiokhos-Mısır) gelip toprak yığarak tepecikler yapacak ve surlu kenti ele geçirecek. Güney Kralı'nın güçleri buna karşı duramayacak. En seçme askerlerinin bile karşı durmaya güçleri yetmeyecek. 16 Kente saldıran Kuzey Kralı dilediği gibi davranacak, kimse ona karşı duramayacak. Güzel Ülke'yi yönetecek (Yahuda), yıkıp yok etme yetkisi onun elinde olacak. 17 Krallığının bütün gücünü toplayıp Güney Kralı'nın üzerine yürümeyi amaçlayacak ve Güney Kralı'yla bir antlaşma yapacak. Ülkesini yerle bir etmek için kızını (1. Kleopatra) eş olarak ona verecek. Ama tasarısı başarılı olmayacak, ona yarar sağlamayacak. 18 Bundan sonra deniz kıyısındaki bölgelere yönelecek (Makedonya, Yunanistan, Küçük Asya sahilleri), birçoklarını ele geçirecek. Ne var ki, bir komutan onun saygısızlıklarını sona erdirecek, saygısızlığının karşılığını verecek (Romalılar). 19 Bunun üzerine Kuzey Kralı kendi ülkesinin kalelerine yönelecek, ama tökezleyip düşecek. Bir daha da ortaya çıkmayacak. 20 “Yerine geçen kral (4. Selevkos-Suriye), krallığının yüceliği için zorla vergi toplayacak birini gönderecek. Ama birkaç gün içinde öfkesiz ve savaşsız yok edilecek (Haznedarı Heliodoros 4 Selevkos'u öldürdü). 21 “Yerine krallıkla onurlandırılmamış değersiz biri geçecek (Tiberius Caesar-Roma). Halk güvenlik içindeyken, kurduğu düzenler sayesinde gelip krallığı ele geçirecek. 22 Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek (İsa Mesih). 23 Onunla antlaşma yaptıktan sonra hileye başvuracak. Az sayıda insanla gittikçe güçlenecek. 24 Beklenmedik bir anda ilin zengin bölgelerine saldırıp babalarının, atalarının yapmadığı şeyleri yapacak. Adamlarına yağma ve çapul malı, servetler dağıtacak. Kalelere saldırmak için düzenler kuracak, ama bu uzun sürmeyecek. 25 (Aurelianus-Roma) “Gücünü ve cesaretini toplayarak büyük bir orduyla Güney Kralı'na karşı çıkacak. Güney Kralı (Zenobia-Palmyra) da büyük ve çok güçlü bir orduyla savaşacak. Ne var ki, kurulan düzenler yüzünden ona karşı duramayacak. 26 Sofrasından yiyenler Güney Kralı'nı yıkmaya çalışacaklar; ordusu dağılacak, birçokları vurulup öldürülecek. (Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu) 27 Her iki kral (Alman İmparatorluğu, Britanya İmparatorluğu) da kötülük tasarlayacak. Aynı masada oturup birbirlerine yalan söyleyecekler. Ancak bu bir yarar sağlamayacak. Çünkü son yine de belirlenen zamanda gelecek. 28 Kuzey Kralı (Alman İmparatorluğu) büyük bir servetle ülkesine dönecek, ama amacı kutsal antlaşmaya karşı gelmek olacak. Dilediğini yaptıktan sonra ülkesine dönecek. 29 “Belirlenen zamanda dönüp yine Güney'e saldıracak (1. Dünya Savaşı. Kuzey: İttifak Devletleri-Almanya-Avusturya-Macaristan-İtalya, Güney: İtilaf Devletleri-İngiltere, Fransa, Rusya). Ancak bu kez sonuç öncekinden farklı olacak. 30 Ona karşı koymak için Kittim'den gelen gemiler cesaretini kıracak (Britanya ve ABD donanması). Geri dönecek ve öfkeyle kutsal antlaşmaya karşı çıkacak (Hitler-3. İmparatorluk-Reich), kutsal antlaşmayı bırakanları yine kayıracak (Roma Katolik Kilisesi).

31 “Askerleri gidip tapınakla kaleyi kirletecek, günlük sunuları kaldırıp yıkıcı iğrenç şeyi koyacaklar (2. Dünya Savaşı. Birleşmiş Milletler). 32 Kuzey Kralı antlaşmayı bozanları yaltaklanarak ayartacak, ama Tanrısı'nı tanıyan halk var gücüyle ona karşı duracak. 33 “Halkın arasındaki bilge kişiler birçoklarını eğitecekler. Ama bir süre bu kişiler ya kılıçla öldürülecek, yakılacak, tutsak edilecek ya da mallarından edilecekler. 34 Yenilgiye uğrayınca biraz yardım görecekler. İçtenlikten uzak birçok kişi onlardan yana geçecek. 35 Bilgelerden kimisi tökezleyecek; öyle ki, son gelinceye dek arınıp temizlenebilsin, lekesiz duruma gelebilsinler. Çünkü son yine de belirlenen zamanda gelecek. 36 “Kral dilediği gibi davranacak. Kendini bütün tanrılardan daha büyük, daha yüce gösterecek, tanrıların Tanrısı'na karşı duyulmamış sözler söyleyecek. Tanrı'nın öfkesi tamamlanıncaya dek başarılı olacak (Sovyet-Komünist Blok). Çünkü tasarlanan, yerine gelecektir. 37 Kral hiçbir tanrıya, atalarının ilahlarına (din yerine ateizm) da kadınların bağlandığına da ilgi göstermeyecek. Kendisini hepsinden üstün görecek. 38 Bu ilahların yerine, kaleler ilahını yüceltecek (Çağdaş bilimsel silahlanma). Atalarının tanımadığı bu ilaha altın, gümüş, değerli taşlar, pahalı armağanlar sunup onu onurlandıracak. 39 Bu yabancı ilahın yardımıyla en güçlü kalelere saldıracak; onu kabul edenleri alabildiğine onurlandıracak, onları birçoklarının başına önder atayacak, ülkeyi ödül olarak onlar arasında bölüştürecek.

40 “Son gelince, Güney Kralı (ABD-Britanya-NATO) Kuzey Kralı'yla (Sovyet Komunist Blok) savaşa tutuşacak (Soğuk Savaş). Kuzey Kralı savaş arabalarıyla, atlılarla, birçok gemilerle saldıracak. Her şeyi süpürüp götüren sel gibi taşarak birçok ülkeden geçecek. 41 Güzel Ülke'ye de girecek, birçok ülke yenilgiye uğrayacak. Ancak Edom, Moav ve Ammon önderleri onun elinden kurtulacak. 42 Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak. 43 Altın ve gümüş hazinelerine, Mısır'ın bütün değerli eşyalarına el koyacak. Luvlular'la Kûşlular onun ardınca yürüyecekler. 44 Ne var ki, doğudan ve kuzeyden gelen haberler onu ürkütecek. Birçoklarını yıkıp yok etmek için büyük öfkeyle yola çıkacak. 45 Denizle güzel kutsal dağ arasında saray çadırlarını kuracak. Yine de yaşamı son bulacak ve ona yardım eden olmayacak.”
6^ Daniel 2: 1 Krallığının ikinci yılında Nebukadnessar bir düş gördü. Ruhu üzüntüyle sarsıldı, uykusu kaçtı. 2 Düşünün ne olduğunu söylesinler diye sihirbazları, falcıları, büyücüleri, yıldızbilimcileri çağırttı. Hepsi gelip kralın önünde durdular. 3 Kral, “Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum” dedi. 4 Yıldızbilimciler Aramice, “Ey kral, sen çok yaşa!” dediler, “Düşünü bu kullarına anlat ki, ne anlama geldiğini söyleyelim.” 5 Kral, “Gördüğüm düşü ve ne anlama geldiğini bana açıklamazsanız, kararım kesin, paramparça edileceksiniz” diye karşılık verdi, “Evleriniz de çöplüğe çevrilecek. 6 Ama düşü ve ne anlama geldiğini açıklayabilirseniz, sizi büyük armağanlarla ödüllendirip onurlandıracağım. Onun için bana düşü ve ne anlama geldiğini açıklayın.” 7 Onlar yine, “Ey kral, düşü bu kullarına anlat ki, ne anlama geldiğini söyleyelim” dediler. 8 Bunun üzerine kral, “Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum” dedi, 9 “Ama düşün ne olduğunu bana açıklamazsanız, sizin için tek ceza vardır. Durumun değişeceğini umarak bana yalan yanlış şeyler söylemek için aranızda anlaşmışsınız. Şimdi bana düşün ne olduğunu söyleyin ki, ne anlama geldiğini açıklayabileceğinizi anlayayım.” 10 Yıldızbilimciler, “Yeryüzünde senin bu isteğini yerine getirecek tek kişi yoktur” diye yanıtladılar, “Kaldı ki, büyük, güçlü hiçbir kral bir sihirbazdan, falcıdan ya da yıldızbilimciden böyle bir şey istememiştir. 11 Kralın isteğini yerine getirmek güçtür. İnsanlar arasında yaşamayan ilahlardan başka krala bunu açıklayabilecek kimse yoktur.” 12 Buna çok öfkelenen kral, Babil'deki bütün bilgelerin öldürülmesini buyurdu. 13 Böylece hepsinin öldürülmesi için buyruk çıktı. Daniel'le arkadaşlarının öldürülmesi için de adamlar gönderildi. 14 Daniel Babil'in bilgelerini öldürmeye giden kralın muhafız birliği komutanı Aryok'la bilgece, akıllıca konuştu. 15 Aryok'a, “Kralın buyruğu neden bu denli sert?” diye sordu. Aryok durumu Daniel'e anlattı.

16 Bunun üzerine Daniel krala gidip düşünün ne anlama geldiğini söyleyebilmesi için zaman istedi. 17 Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananya'ya, Mişael'e, Azarya'ya anlattı. 18 Göklerin Tanrısı'na yakarmalarını istedi; öyle ki, Tanrı onlara lütfedip bu gizi açıklasın ve kendisiyle arkadaşları Babil'in öbür bilgeleriyle birlikte öldürülmesinler. 19 Gece giz bir görümde Daniel'e açıklandı. Bunun üzerine Daniel Göklerin Tanrısı'nı övdü.

20 Şöyle dedi:
“Tanrı'nın adına öncesizlikten sonsuzluğa dek övgüler olsun!
Bilgelik ve güç O'na özgüdür.
O'dur zamanları ve mevsimleri değiştiren.
Kralları tahttan indirir, tahta çıkarır.
Bilgelere bilgelik,
Anlayışlılara bilgi verir.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır,
Karanlıkta neler olduğunu bilir,
Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.
Ey atalarımın Tanrısı,
Sana şükreder, seni överim.
Sen ki, bana bilgelik ve güç verdin,
Senden istediklerimizi bana bildirdin
Ve kralın düşünü bize açıkladın.”

24 Daniel, kralın Babil'in bilgelerini öldürmeye atadığı Aryok'a giderek, “Babil'in bilgelerini yok etme” dedi, “Beni krala götür, düşünün ne anlama geldiğini açıklayacağım.” 25 Aryok onu hemen krala götürdü ve, “Sürgündeki Yahudalılar arasında kralın düşünü yorumlayabilecek birini buldum” dedi. 26 Kral, öbür adı Belteşassar olan Daniel'e, “Gördüğüm düşü ve ne anlama geldiğini bana söyleyebilir misin?” diye sordu. 27 Daniel şöyle yanıtladı: “Kralın açıklanmasını istediği gizi ne bir bilge, ne falcı, ne de sihirbaz açıklayabilir. 28 Ama gökte gizleri açıklayan bir Tanrı var. Gelecekte neler olacağını Kral Nebukadnessar'a O bildirmiştir. Yatağında yatarken gördüğün düş ve görümler şunlardır: 29 “Sen, ey kral, yatarken gelecekle ilgili düşüncelere daldın, gizleri açan da neler olacağını sana bildirdi. 30 Bana gelince, ey kral, öbür insanlardan daha bilge olduğum için değil, düşünün ne anlama geldiğini bilesin, aklından geçenleri anlayasın diye bu giz bana açıklandı. 31 “Ey kral, düşünde önünde duran büyük bir heykel gördün. Çok büyük ve olağanüstü parlaktı, görünüşü ürkütücüydü. 32 Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan, 33 bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi. 34 Sen bakıyordun ki, bir taş insan eli değmeden kesilip heykelin demirden, kilden ayaklarına çarparak onları paramparça etti. 35 Demir, kil, tunç, gümüş, altın aynı anda parçalandı; yazın harman yerindeki saman çöpleri gibi oldular. Derken bir rüzgar çıktı, hiç iz bırakmadan hepsini alıp götürdü. Heykele çarpan taşsa büyük bir dağ oldu, bütün dünyayı doldurdu. 36 “Gördüğün düş buydu. Şimdi de ne anlama geldiğini sana açıklayalım. 37 Sen, ey kral, kralların kralısın. Göklerin Tanrısı sana egemenlik, güç, kudret, yücelik verdi. 38 İnsanoğullarını, yabanıl hayvanları, gökte uçan kuşları senin eline teslim etti. Seni hepsine egemen kıldı. Altından baş sensin. 39 Senden sonra senden daha aşağı durumda başka bir krallık çıkacak. Sonra bütün dünyada egemenlik sürecek tunçtan üçüncü bir krallık çıkacak. 40 Dördüncü krallık demir gibi güçlü olacak. Çünkü demir her şeyi kırıp ezer. Demir gibi tümünü kırıp parçalayacak. 41 Ayaklarla parmakların bir kesiminin çömlekçi kilinden, bir kesiminin demirden olduğunu gördün; yani bölünmüş bir krallık olacak bu. Öyleyken onda demirin gücü de bulunacak, çünkü demiri kille karışık gördün. 42 Ayak parmaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kilden olduğu gibi, krallığın da bir bölümü güçlü, bir bölümü zayıf olacak. 43 Demirin kille karışık olduğunu gördüğüne göre halklar evlilik bağıyla birbirleriyle karışacaklar, ama demirin kille karışmadığı gibi onlar da birbirine bağlı kalmayacaklar. 44 “Bu krallar döneminde Göklerin Tanrısı hiç yıkılmayacak, başka halkın eline geçmeyecek bir krallık kuracak. Bu krallık önceki krallıkları ezip yok edecek, kendisiyse sonsuza dek sürecek. 45 İnsan eli değmeden dağdan kesilip gelen taşın demiri, tuncu, kili, gümüşü, altını parçaladığını gördün. Ulu Tanrı bundan sonra neler olacağını krala açıklamıştır. Düş gerçek, yorumu da güvenilirdir.” 46 Bunun üzerine Kral Nebukadnessar Daniel'in önünde yüzüstü yere kapandı. Ona bir sunu ve buhur sunulmasını buyurdu. 47 Daniel'e, “Madem bu gizi açıklayabildin, Tanrın gerçekten tanrıların Tanrısı, kralların Efendisi” dedi, “Gizleri açan O'dur.” 48 Sonra Daniel'i yüksek bir göreve getirdi; ona birçok değerli armağan verdi. Onu Babil İli'ne vali atadı, Babil'in bütün bilgelerinin başkanı yaptı. 49 Daniel'in isteği üzerine Şadrak'ı, Meşak'ı, Abed-Nego'yu da Babil İli'nde yüksek görevlere atadı. Daniel ise sarayda kaldı.

7^ Romalılar 13: 1 Herkes, baştaki yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı'dan olmayan yönetim yoktur. Var olanlar Tanrı tarafından kurulmuştur. 2 Bu nedenle, yönetime karşı direnen, Tanrı buyruğuna karşı gelmiş olur. Karşı gelenler yargılanır. 3 İyilik edenler değil, kötülük edenler yöneticilerden korkmalıdır. Yönetimden korkmamak ister misin, öyleyse iyi olanı yap, yönetimin övgüsünü kazanırsın. 4 Çünkü yönetim, senin iyiliğin için Tanrı'ya hizmet etmektedir. Ama kötü olanı yaparsan, kork! Yönetim, kılıcı boş yere taşımıyor; kötülük yapanın üzerine Tanrı'nın gazabını salan öç alıcı olarak Tanrı'ya hizmet ediyor. 5 Bunun için, yalnız Tanrı'nın gazabı nedeniyle değil, vicdan nedeniyle de yönetime bağlı olmak gerekir. 6 Vergi ödemenizin nedeni de budur. Çünkü yöneticiler Tanrı'nın bu amaç için gayretle çalışan hizmetkârlarıdır. 7 Herkese hakkını verin: Vergi hakkı olana vergi, gümrük hakkı olana gümrük, saygı hakkı olana saygı, onur hakkı olana onur verin.

(dunyadinleri)
Canavar 666 Vahiy kitabının 13. bölümünde kayıtlı simgesel bir tanımlamadır. Canavar'ın bir adı, bir de adını simgeleyen sayısı vardır. Adı "Canavar", adını simgeleyen sayı da "666"dır. Vahiy kitabı bu Canavar'ı "denizden" çıkan "on boynuzlu, yedi başlı bir canavar" olarak tanımlar.
Vahiy 13:1-2 Sonra on boynuzlu, yedi başlı bir canavarın denizden çıktığını gördüm. Boynuzlarının üzerinde on taç vardı, başlarının üzerinde küfür niteliğinde adlar yazılıydı. Gördüğüm canavar parsa benziyordu. Ayakları ayı ayağı, ağzı aslan ağzı gibiydi. Ejderha canavara kendi gücü ve tahtıyla birlikte büyük yetki verdi.
Vahiy 13:17-18 Öyle ki, bu işareti, yani canavarın adını ya da adını simgeleyen sayıyı taşımayan ne bir şey satın alabilsin, ne de satabilsin. Bu konu bilgelik gerektirir. Anlayabilen, canavara ait sayıyı hesaplasın. Çünkü bu sayı insanı simgeler. Sayısı 666'dır.

Canavarlar

Vahiy kitabında ayrıca "yerden çıkan", "iki boynuzlu" ve "kuzu" gibi görünen başka bir canavardan da söz etmektedir. Ayrıca Canavar 666 adı verilen canavarın bir heykeli bulunmaktadır. Bu "heykel" yerden çıkan canavar tarafından canlandırılır. Bu canlanan Heykel Canavar 666'nın bir suretidir. Bu heykel yerden çıkan canavar tarafından yaptırılır. Bu heykelin canlanarak faaliyet göstermesine önayak olan da bu canavardır. Ayrıca Canavar 666'nın yetkisini de kullanabilmektedir. [1] Canlanan heykel Vahiy kitabında "Kırmızı Canavar" olarak da adlandırılır. Bu Kırmızı Canavar, Canavar 666'nın bir kopyası olmaktadır. Artık yalnızca bir heykel değildir ve canlanmış olarak faaliyet sürdürebilmektedir.[2]
Vahiy kitabına paralel bir şekilde Daniel kitabında da canavarlardan söz edilir. Buradaki canavarlar sırasıyla şöyledir:
Birinci canavar: BABİL. Kanatları olan bir aslan
İkinci canavar: MED-PERS. Bir ayı
Üçüncü canavar: YUNAN. Dört kanatlı pars
Dördüncü canavar: ROMA. Korkunç, ürkütücü, büyük demir dişleri olan çok güçlü dördüncü bir yaratık [3]
Daniel 8. bölüm bu canavarlarla ilgili daha fazla ayrıntılı bilgiler verir. Daniel'in burada bu bilgileri verdiği sırada bulunduğu yer Elam İli'dir ve bu arada Babil İmparatorluğu Med-Pers tarafından sona erdirilmiştir. Daniel bu sırada Med-Pers İmparatorluğu altında yaşamaktadır. Babil sona erdiği için Daniel'in burada gördüğü görüm de söz konusu ilk hayvan Med-Pers'i temsil eden KOÇ olmaktadır. Koç'un iki boynuzu bulunmaktadır. Bunlardan biri Med, diğeri Pers'tir. Ancak bir zaman sonra Pers kralları bu ülkede söz sahibi olmaya başlayacaklardır. Koç bir müddet sonra batıdan hızla gelen TEKE tarafından saldırıya uğrayacaktır. Burada Koç'la temsil edilen Med-Pers, batıdan hızla gelen Teke'yle temsil edilen Yunan (Büyük İskender) tarafından yenilgiye uğratılacaktır. Ancak Teke'nin büyük boynuzu olan Büyük İskender öldüğünde (MÖ 323) yerine dört boynuz çıkacaktır. Bunlar İskender'in yerine krallığı kendi aralarında paylaşan dört generalidir. Bunlar sırasıyla:

1. Selevkos Nikator: Mezopotamya ve Suriye
1. Ptolemaios: Mısır ve Filistin
Lysimakhos: Küçük Asya ve Trakya
Kassandros: Makedonya ve Yunanistan [4]

Daniel kitabı söz konusu açıklamaların belirli krallıklar ilgili olduğunu adlarını vererek gösterir. Burada Med-Pers'in ve Yunan krallıkları adlarıyla bildirilmiştir. Bundan sonraki açıklamalarda, bunlardan artık canavarlar şeklindeki temsiller yerine doğrudan krallar olarak bahsedilmektedir. Bu bölüm Med-Pers'ten başlayarak krallar arasındaki güç mücadelesini "sona" kadar anlatmaktadır. Buradaki anlatımlar da bu ülkelerin krallarının adı verilmemekle birlikte, çatışmalarla ilgili önemli olaylar anlatılmaktadır. Arada çatışmaların olmadığı dönemlerde ise, bu dönemlerdeki "kuzey" ve "güney" kralları atlanmıştır. Anlatımlar Med-Pers, Yunan ve Büyük İskender'in ölümünden sonra generallerinin kendi aralarındaki güç mücadelesini anlatmaktadır. Bu generallerden Lysimakhos Kassandros'un topraklarını ele geçirir. Daha sonra ise 1. Selevkos Nikator Lysimakhos'un topraklarını ele geçirir. 1. Selevkos Nikator "Kuzey Kralı" rolünü üstlenmektedir. Karşısındaki "Güney Kralı" ise 1. Ptolemaios'tur. İki kral arasındaki güç mücadelesi dünya hakimiyetiyle ilgilidir. Bu mücadeleyle ilgili çatışmaların kapsamında daha sonra Roma yer alacaktır. Roma'yı temsil eden canavarın başında 10 boynuz bulunmaktadır. Bunlar Roma İmparatorluğu'ndan filizlenerek doğan krallıklardır. Bu 10 boynuzdan biri olan Britanya ilk başta küçüktür. Hollanda, Fransa ve İspanya'nın kendisinden daha güçlü üç boynuz olmalarına rağmen, Britanya bunları yenerek bu üç boynuzu yerinden söker. 19. yüzyılın sonuna doğru Güney Kralı rolünü Britanya ve Kuzey Kralı rolünü Almanya oynamaya başlar. 1. Dünya Savaşı yıllarında ilk başta çatışmayı kazanıyormuş gibi görünen Almanya, ABD'nin de Güney Kral'ının tarafında yer alarak savaşa girmesiyle yenilir. 1. Dünya Savaşı'yla Güney Kralı rolü ikili bir krallık olur. Bunlar Britanya ve ABD'dir. 2. Dünya Savaşı esnasında Kuzey Kralı hala Almanya'dır; ancak bu savaşın sonunda Kuzey Kralı rolü artık SSCB'ye geçer. Bu tarihten itibaren dünya üzerindeki güç savaşı bir tarafta ABD-Britanya-NATO Bloku ve diğer tarafta SSCB-Komünist Blok olarak sürmeye devam edecektir. Daniel kitabı bu kralların en son krallar olarak görüneceğini ve sona ereceklerini bildirmektedir. [5]

Büyük Heykel

Daniel kitabı canavarlarla yapılan temsillere ek olarak bunların değişik bir şekilde anlatımını da sunar. Bu anlatım Nebukadnessar'ın rüyasında gördüğü büyük bir heykeldir. Bu heykel bütün bir parça şeklinde olmakla birlikte, başından ayaklarına kadar çeşitli farklı metallerden oluşur. Heykelin başı saf altın, göğsü ve kolları gümüş, karnı ve kalçaları tunç, bacakları demir, ayakları ise demir ve kil karışımındandır. Daniel Nebukadnessar'ın bu heykelin başı olduğunu bildirir. Böylece heykelin altınla temsil edilen başı Babil İmparatorluğu olmaktadır. Buna göre Heykel'in ayaklara doğru inen kısımları da Babil'den sonraki imparatorluklar olacaklardır. Hem Nebukadnessar'ın rüyası, hem de Daniel'in rüyası birbirlerine paraleldir ve ikisi de Babil'le başlar. Toplam olarak beş imparatorluk söz konusudur. Vahiy kitabındaki "On boynuzlu, yedi başlı canavar" ise toplamda yedi imparotorluğu ele almaktadır. Bu farkın nedeni Daniel'in zamanında Mısır ve Asur imparatorluklarının sona ermiş olmasıdır. [6] Nebukadnessar'ın rüyasındaki Heykel'le Daniel'in gördüğü görümdeki denizden çıkan canavarlar birbirlerine karşılık gelirler:

Altın Baş: İki Kanatlı Aslan
Gümüş Göğüs ve Kollar: Ayı
Tunç Kalçalar: Dört Kanatlı Pars
Demir Bacaklar: Demir Dişli Korkunç Canavar
Demir ve Kil Ayaklar: Küçük Boynuz

Simgeleri
Canavar Kitabı Mukaddes'de çeşitli şekillerde ifade edilir. Bazı kısımlarında Nebukadnezar'ın gördüğü rüyadaki heykel olarak, ayrıca Danyal'in rüyetlerde gördüğü çeşitli canavarlar şeklindedir. Canavar olarak ifade edilen kavram Kitabı Mukaddes dışı kaynaklara göre farklı adlar da taşır. Bunların en başta gelenleri aşağıdaki simgelerdir. Bunların tamamı Canavar 666'ya denk kavramları oluştururlar.
İştar ve İştar'la aynı kimliğe sahip olup anck farklı adlar taşıyan bazı tanrıçalar: Astarte, Artemis, İsis, Kibele, Venüs vd.
Alttaki piramit: Bu piramitin üst kısmı hariç, üstü kesik olan alt kısmı. Bu kısım Piramit 32 olarak adlandırılır.
Beş Köşeli Yıldız: Venüs (Zühre) gezegenini simgeler. Venüs Dünya ile Güneş arasındadır ve bazı özellikleri nedeniyle İştar'ın simgesidir.
Dörtgen: Alttaki piramitin tabanını simgeler ve çapraz şekildedir. Bu şekil kutuplara göre köşeleri + şeklini verir.
Dört Köşeli Yıldız: Dörtgen şeklin kenarlarının inceltilerek yıldız şekline getirilmesinden oluşur. Şekli haça benzese de haç değildir.
Pusula: Pusula Gülü olarak da adlandırılır. 32 yönü gösterir. 32 olmasının nedeni 33. derecenin Marduk'a ait olmasındandır. (Alttaki piramit: 1 Marduk + 32 = 33) Bu şekilde üst ve alttaki piramitlerdeki 2 adet 33 toplamda Marduk'un sayısı olan 66'yı verir.
Gül: Özellikle kırmızı gül İştar'ın simgesidir. Kırmızı renk İştar'ın rengidir. Kırmızı gül dikenleriyle birlikte kullanılır; çünkü kan dökme özelliğini gösterir.
Kalp Sembolü: Kalp sembolünün üst kısmı İştar'ın kalçalarını simgeler. Kalp sembolünün alt kısmı Marduk'un küreği şeklini verir.
Bu simgeler çoğu zaman Marduk ve Marduk'un diğer sıfatları olan Tammuz ve Baal'a ait simgelerle birlikte kullanılırlar. Bu şekilde ikili bir yapı ortaya çıkar. Bu durum iki sevgili şeklinde gösterilir. Baal ile Astarte, Haç ile Gül (Gül Haç), Lale ile Gül, Piramitin kesik üst kısmı (1 Marduk) ile piramitin kesik alt kısmı (32'yle temsil edilen Canavar 666) ya da Kartal ile Piramit 32 gibi çeşitli eşleştirmeler bunlar arasında yer alır. Bütün bunların doğrudan anlamı ise Marduk adıyla Şeytan ile dünyayı yönetmek için kullandığı Dünya Düzeni'dir. Bu düzenin başlıca üç temel unsurunu siyasal, ticari ve dinsel unsurlar oluşturur. Ancak Kitabı Mukaddes Armageddon'da yok edilinceye kadar bu Dünya Düzeni'nin sürmesine izin verildiğini ve Tanrı'ya ait şeyler dışında karşı gelinmemesi gerektiğini söyler. Bunun nedeni eksik ve kusurlu da olsa bir düzenin olmasının, hiçbir düzenin olmayıp bir kargaşa ortamının oluşmasından daha iyi olmasıdır. Bu yüzden siyasal yapılar yaptıkları toplumsal hizmetler nedeniyle "Tanrı'nın hizmetçisi" olarak adlandırılmaktadır. [7]
Baş kaldıran ve asi sözcükleri Marduk'un, karşı gelen ise Şeytan sözcüğünün anlamını oluşturur. Bu şekilde her iki ifade de aslında aynı kişiyi kasteder. Ancak Şeytan sözcüğü çok açık bir şekilde kullanıldığından birçok yerde bu sözcük yerine Marduk sözcüğü kullanılır. Marduk ve Şeytan sözcükleri anlam olarak fark taşımazlar. Ayrıca Marduk sözcüğünün ilk harfi ile ilk iki harfi kullanılarak birçok farklı kullanım alanı bulunmaktadır. Tıpkı alttaki piramitin tersi olan ve V harfiyle temsil edilen üstteki bir piramitin olması gibi, Marduk'un M harfinin tersi olarak da W harfi üstteki ters piramiti simgeleyen V harfiyle birlikte kullanılır. Lale şekil olarak W harfini verir ve ters duran bir lale de M harfinin karşılığıdır. M ve W harfleri Marduk'u yani Şeytan'ı simgelemektedirler. Bu yüzden pek farkedilmese de kutsal sayılan Aum sözcüğünün simgesinde yan duran bir M ya da W harfi göze çarpar.

Dipnot

1^ Vahiy 13: 11 Bundan sonra başka bir canavar gördüm. Yerden çıkan bu canavarın kuzu gibi iki boynuzu vardı, ama ejderha gibi ses çıkarıyordu. 12 İlk canavarın bütün yetkisini onun adına kullanıyor, yeryüzünü ve orada yaşayanları ölümcül yarası iyileşen ilk canavara tapmaya zorluyordu. 13 İnsanların gözü önünde, gökten yere ateş yağdıracak kadar büyük belirtiler gerçekleştiriyordu. 14 İlk canavarın adına gerçekleştirmesine izin verilen belirtiler sayesinde, yeryüzünde yaşayanları saptırdı. Onlara kılıçla yaralanan, ama sağ kalan canavarın onuruna bir heykel yapmalarını buyurdu. 15 Canavarın heykeline yaşam soluğu vermesi için kendisine güç verildi. Öyle ki, heykel konuşabilsin ve kendisine tapmayan herkesi öldürebilsin. 16 Küçük büyük, zengin yoksul, özgür köle, herkesin sağ eline ya da alnına bir işaret vurduruyordu. 17 Öyle ki, bu işareti, yani canavarın adını ya da adını simgeleyen sayıyı taşımayan ne bir şey satın alabilsin, ne de satabilsin.
2^ Vahiy 17:3 Bundan sonra melek beni Ruh'un yönetiminde çöle götürdü. Orada yedi başlı, on boynuzlu, üzeri küfür niteliğinde adlarla kaplı kırmızı bir canavarın üstüne oturmuş bir kadın gördüm.

3^ Daniel 7: 1 Babil Kralı Belşassar'ın krallığının birinci yılında, Daniel yatağında yatarken bir düş ve görümler gördü. Sonra düşünün özetini yazdı; 2 şöyle dedi: “Gece bir görümde göğün dört rüzgarının büyük denize saldırdığını gördüm. 3 Denizden birbirinden farklı dört büyük yaratık çıktı. 4 “Birinci yaratık aslana benziyordu, kartal kanatları vardı. Ben bakarken kanatları koparıldı, yaratık yerden kaldırıldı, insan gibi ayakları üzerine durduruldu. Ona bir insan yüreği verildi. 5 “İkinci yaratık ayıya benziyordu. Bir yanı üzerinde doğrulmuştu. Ağzında, dişleri arasında üç kaburga kemiği vardı. Ona, ‘Haydi kalk, yiyebildiğin kadar et ye!’ dediler. 6 “Sonra baktım, parsa benzer bir başka yaratık gördüm. Sırtında dört kuş kanadı vardı. Bu yaratığın dört başı vardı ve ona egemenlik verilmişti. 7 “Bundan sonraki gece görümlerimde korkunç, ürkütücü, çok güçlü dördüncü bir yaratık gördüm. Büyük demir dişleri vardı; yiyip parçalıyor, artakalanı ayakları altında çiğniyordu. Kendisinden önceki yaratıklara benzemiyordu. On boynuzu vardı. 8 “Ben gözümü dikmiş boynuzlara bakarken, onların arasından daha küçük başka bir boynuz çıktı. İlk boynuzlardan üçü onun önünde söküldü. Bu boynuzun insan gözü gibi gözleri, böbürlenen bir ağzı vardı.
“Ben bakarken
Tahtlar kuruldu,
Eskiden beri var Olan yerine oturdu.
Giysileri kar gibi beyaz,
Başındaki saçlar yün gibi apaktı.
Tahtı alev alev,
Tekerlekleri kızgın ateş gibiydi.
Önünden ateşten bir ırmak çıkıp akıyordu.
Binlerce binler
O'na hizmet ediyordu;
On binlerce on binler
Önünde duruyordu.
Mahkeme kuruldu,
Kitaplar açıldı.

11 “Boynuzun söylediği övüngen sözleri duyunca baktım, yaratık gözümün önünde öldürüldü, bedeni kızgın ateşe atıldı, yok oldu. 12 Öbür yaratıklara gelince, egemenlik onlardan alınmış, ancak belirli bir süre için yaşamalarına izin verilmişti. 13 “Gece görümlerimde insanoğluna(İsa-Mikael) benzer birinin göğün bulutlarıyla geldiğini gördüm. Eskiden beri var Olan'ın yanına doğru ilerledi, O'nun önüne getirildi. 14 Ona egemenlik, yücelik ve krallık verildi. Bütün halklar, uluslar ve her dilden insan ona tapındı. Egemenliği hiç bitmeyecek sonsuz bir egemenlik, krallığı hiç yıkılmayacak bir krallıktır.” 15 “Ben Daniel'e gelince, ruhum üzüntüyle sarsıldı, gördüğüm görümler beni ürküttü. 16 Orada duranlardan birine yaklaştım, bütün bunların gerçek anlamını açıklamasını istedim. “O da bana bunların ne anlama geldiğini açıkladı: 17 ‘Bu dört büyük yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dört kraldır. 18 Ama Yüceler Yücesi'nin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.’ 19 “Bundan sonra öbürlerinden farklı, çok korkunç, demirden dişleri, tunçtan tırnakları olan, yiyip parçalayan, artakalanı ayakları altında çiğneyen dördüncü yaratığın ne anlama geldiğini öğrenmek istedim. 20 Bunun yanı sıra başındaki on boynuzdan sonra çıkan öbür boynuzun ne olduğunu da öğrenmek istedim. Bu boynuzun önünden üç boynuz düşmüştü, sanki ötekilerden daha iriceydi. Gözleri ve böbürlenen bir ağzı vardı. 21 Ben baktığım sırada bu boynuz kutsallarla savaşıyor ve onları yeniyordu. 22 Eskiden beri var Olan –Yüceler Yücesi– gelip kutsallarının lehine yargı verene dek bu böyle sürdü. Kutsalların krallığı alma zamanı gelmişti. 23 “Bana şu açıklamayı yaptı: ‘Dördüncü yaratık yeryüzünde ortaya çıkacak dördüncü krallıktır. Bütün öbür krallıklardan farklı olacak, bütün dünyayı yiyip bitirecek, çiğneyip parçalayacak. 24 On boynuz bu krallıktan çıkacak on kraldır. Bunlardan sonra öncekilerden farklı bir başka kral ortaya çıkıp üç kralı tahtlarından indirecek. 25 Yüceler Yücesi'ni kötüleyen sözler söyleyecek, O'nun kutsallarına baskı yapacak. Belirlenen zamanları, yasaları değiştirmeyi amaçlayacak. Kutsallar üç buçuk yıl için eline teslim edilecekler. 26 “ ‘Ama mahkeme kurulacak, onun egemenliğine son verilecek, büsbütün yok edilecek. 27 Göklerin altındaki krallıklara özgü krallık, egemenlik ve büyüklük kutsallara, Yüceler Yücesi'nin halkına verilecek. Bu halkın krallığı sonsuza dek sürecek, bütün uluslar ona kulluk edip sözünü dinleyecek.’ 28 “İşte olayın gelişimi burada bitiyor. Ben Daniel'e gelince, düşüncelerim beni çok ürküttü, benzim soldu. Ama bu olayı içimde sakladım.”

4^ Daniel 8: 1 Kral Belşassar'ın krallığının üçüncü yılında, ben Daniel daha önce gördüğüm görümden başka bir görüm gördüm. 2 Görümde kendimi Elam İli'ndeki Susa Kalesi'nde, Ulay Kanalı'nın yanında gördüm. 3 Gözlerimi kaldırıp bakınca kanal kıyısında duran bir koç gördüm; iki uzun boynuzu vardı (Med ve Pers). Boynuzlardan daha geç çıkanı (Pers) öbüründen daha uzundu. 4 Koçun batıya, kuzeye, güneye doğru boynuz attığını gördüm. Hiçbir hayvan ona karşı koyamıyor, kimse onun elinden kurtaramıyordu. Koç dilediği gibi davrandı ve gitgide güçlendi. 5 Ben bu olayı düşünürken, batıdan ansızın gözleri arasında çarpıcı bir boynuzu (Büyük İskender) olan bir teke geldi. Yere basmadan bütün dünyayı aştı. 6 Güç ve öfkeyle, kanalın yanında durduğunu gördüğüm iki boynuzlu koça doğru koştu. 7 Öfkeyle saldırdığını, koça vurup boynuzlarını kırdığını gördüm. Koçun tekeye karşı duracak gücü yoktu; teke koçu yere vurup çiğnedi. Koçu onun elinden kurtaracak kimse yoktu. 8 Teke çok güçlendi, ama en güçlü olduğu sırada büyük boynuzu kırıldı. Kırılan boynuzun yerine, göğün dört rüzgarına doğru çarpıcı dört boynuz çıktı (İskender'in dört generali). 9 Bu boynuzların birinden başka bir küçük boynuz çıktı; güneye, doğuya ve Güzel Ülke'ye doğru yayılarak çok güçlendi. 10 Göklerin ordusuna erişinceye dek büyüdü. Gökteki ordudan ve yıldızlardan bazılarını yeryüzüne düşürdü, ayakları altına alıp çiğnedi.

11 Kendisini Gök Ordusu'nun Önderi kadar yükseltti. Tanrı'ya sunulan günlük sunu kaldırıldı, O'nun tapınağı yıkıldı. 12 Başkaldırı yüzünden günlük sunuya karşı çıkıldı. Gerçek ayak altında çiğnendi. Küçük boynuz yaptığı her şeyde başarılı oldu. 13 Sonra kutsal bir varlığın konuştuğunu duydum. Başka kutsal bir varlık ona, “Bu görümde –günlük sunuyla, yıkım getiren başkaldırıyla, kutsal yerin ve ordunun ayak altında çiğnenmesiyle ilgili görümde– olanlar ne zamana dek sürecek?” diye sordu. 14 Kutsal varlık bana, “2 300 akşam, sabah olacak, sonra kutsal yer yeniden düzene konulacak” dedi. 15 Ben Daniel, gördüğüm görümün ne anlama geldiğini çözmeye çalışırken, insana benzer biri karşımda durdu. 16 Bir insan sesinin Ulay Kanalı'ndan, “Ey Cebrail, görümün ne anlama geldiğini şuna açıkla” diye seslendiğini duydum. 17 Cebrail durduğum yere yaklaşınca korkudan yere yığıldım. Bana, “Ey insanoğlu!” dedi, “Bu görümün sonla ilgili olduğunu anla.” 18 O benimle konuşurken, yüzükoyun yere uzanmış, derin bir uykuya dalmışım. Dokunup beni ayağa kaldırdı. 19 Bana, “Daha sonra Tanrı'nın öfkesi sona erdiğinde neler olacağını sana söyleyeceğim” dedi, “Çünkü görüm sonun belirlenen zamanıyla ilgilidir. 20 Gördüğün iki boynuzlu koç Med ve Pers krallarını simgeler. 21 Teke Yunan Kralı'dır; gözleri arasındaki büyük boynuz birinci kraldır. 22 Kırılan boynuzun yerine çıkan dört boynuz, ulusundan çıkacak dört krallığı simgeliyor. Ama ilk kral kadar güçlü olmayacaklar. 23 “Bu dört krallığın sonu yaklaşıp yapılan kötülükler doruğa varınca, sert yüzlü ve aldatmada usta bir kral ortaya çıkacak. 24 Kendisinden gelmeyen büyük bir güce kavuşacak. Şaşırtıcı yıkımlar yapacak, el attığı her işte başarılı olacak. Güçlüleri ve kutsal halkı yok edecek. 25 Yapacağı işleri aldatarak başaracak, kendisini yükseltecek. Güvenlikte olan birçoklarını yok edecek, Önderler Önderi'ne karşı duracak. Ama kendisi insan eli değmeden yok edilecek. 26 “Akşam ve sabahla ilgili sana bildirilen görüm gerçektir. Ama sen görümü gizli tut. Çünkü uzak bir gelecekle ilgilidir.” 27 Ben Daniel günlerce bitkin ve hasta kaldım. Sonra kalkıp kralın işlerini yapmayı sürdürdüm. Bu anlaşılması güç görümden ötürü şaşkındım.
5^ Daniel 11: 1 “Medli Darius'un krallığının birinci yılında Mikail'i destekleyip korumak için onun yanında durdum.” 2 “Şimdi sana gerçeği bildireceğim: Pers krallığında üç kral daha ortaya çıkacak (Büyük Koreş, 2. Kambyses ve 1. Darius). Ama dördüncü kral öbür üçünden daha zengin olacak. Zenginliği sayesinde elde edeceği güçle herkesi Yunan ülkesine karşı kışkırtacak (1. Kserkses) (MÖ 480). 3 Sonra güçlü bir kral çıkacak. Büyük yetkiyle krallık edecek ve dilediği gibi davranacak (Büyük İskender). 4 Ne var ki, o gücünün doruğundayken, krallığı darmadağın edilecek (MÖ 323), göğün dört rüzgarı gibi dört parçaya bölünecek. Krallık onun soyundan gelenlere geçmeyecek, yerine geçenlerin hiçbiri onun gibi egemenlik sürmeyecek. Krallığı yıkılıp başkalarına verilecek. (1. Selevkos Nikator, 1. Ptolemaios, Kassandros, Lysimakhos) 5 “Güney Kralı güçlenecek (1. Ptolemaios-Mısır). Ancak komutanlarından biri ondan daha çok güçlenecek ve krallığı büyük olacak (1. Selevkos Nikator-Suriye). 6 Birkaç yıl sonra bu ikisi uzlaşacak. Güney Kralı (2. Ptolemaios-Mısır) yapılan uzlaşmayı onaylamak için kızını (Berenike'yi) Kuzey Kralı'na (2. Antiokhos-Suriye) eş olarak verecek. Ama kız gücünü koruyamayacak. Kralın ömrü de gücü de uzun sürmeyecek. Bu arada kızla babası da (2. Ptolemaios'un ölümü MÖ
246), ona eşlik edenlerle onu destekleyen (2. Antiokhos-Suriye) de ele verilecek.

7 “Babasının yerine kızın ailesinden biri ortaya çıkacak (3. Ptolemaios-Mısır). Kuzey
Kralı'nın (2. Selevkos-Suriye) ordusuna saldırıp kalesini alacak. Onlarla savaşıp yenecek. 8 Onların ilahlarını, dökme putlarını, değerli altın ve gümüş kaplarını alıp Mısır'a götürecek. Kuzey Kralı'nı birkaç yıl rahat bırakacak. 9 Sonra Kuzey Kralı (2. Selevkos-Suriye) gidip Güney Kralı'nın ülkesine saldıracak, ardından kendi ülkesine dönecek. 10 Kuzey Kralı'nın oğulları (3. Antiokhos-Suriye) savaşa hazırlanarak çok büyük bir ordu toplayacaklar. Ordu sel gibi taşacak, önüne geleni alıp götürecek, gelip Güney Kralı'nın (4. Ptolemaios-Mısır) kalesine dayanacak. 11 “Güney Kralı (4. Ptolemaios-Mısır) öfkeyle çıkıp Kuzey Kralı'na karşı savaşacak. Kuzey Kralı büyük bir ordu topladığı halde, bu ordu Güney Kralı'nın eline teslim edilecek. 12 Bu büyük ordu yenilgiye uğrayınca Güney Kralı gurura kapılacak. On binlerce insanı öldürecek, ama zaferi uzun sürmeyecek. 13 Çünkü Kuzey Kralı (3. Antiokhos-Suriye) öncekinden daha büyük bir ordu toplayacak ve birkaç yıl sonra büyük, iyi donatılmış bir orduyla ülkeye doğru ilerleyecek. 14 “Bu sırada birçokları Güney Kralı'na (5. Ptolemaios-Mısır) karşı çıkacak (İç isyanlar). Senin halkından bazı zorbalar da (Yahudi isyancılar), görüm yerine gelsin diye ayaklanacak, ama yenilgiye uğrayacaklar. 15 Sonra Kuzey Kralı (3. Antiokhos-Mısır) gelip toprak yığarak tepecikler yapacak ve surlu kenti ele geçirecek. Güney Kralı'nın güçleri buna karşı duramayacak. En seçme askerlerinin bile karşı durmaya güçleri yetmeyecek. 16 Kente saldıran Kuzey Kralı dilediği gibi davranacak, kimse ona karşı duramayacak. Güzel Ülke'yi yönetecek (Yahuda), yıkıp yok etme yetkisi onun elinde olacak. 17 Krallığının bütün gücünü toplayıp Güney Kralı'nın üzerine yürümeyi amaçlayacak ve Güney Kralı'yla bir antlaşma yapacak. Ülkesini yerle bir etmek için kızını (1. Kleopatra) eş olarak ona verecek. Ama tasarısı başarılı olmayacak, ona yarar sağlamayacak. 18 Bundan sonra deniz kıyısındaki bölgelere yönelecek (Makedonya, Yunanistan, Küçük Asya sahilleri), birçoklarını ele geçirecek. Ne var ki, bir komutan onun saygısızlıklarını sona erdirecek, saygısızlığının karşılığını verecek (Romalılar). 19 Bunun üzerine Kuzey Kralı kendi ülkesinin kalelerine yönelecek, ama tökezleyip düşecek. Bir daha da ortaya çıkmayacak. 20 “Yerine geçen kral (4. Selevkos-Suriye), krallığının yüceliği için zorla vergi toplayacak birini gönderecek. Ama birkaç gün içinde öfkesiz ve savaşsız yok edilecek (Haznedarı Heliodoros 4 Selevkos'u öldürdü). 21 “Yerine krallıkla onurlandırılmamış değersiz biri geçecek (Tiberius Caesar-Roma). Halk güvenlik içindeyken, kurduğu düzenler sayesinde gelip krallığı ele geçirecek. 22 Çok güçlü orduları süpürüp yok edecek; antlaşma önderi de yok edilecek (İsa Mesih). 23 Onunla antlaşma yaptıktan sonra hileye başvuracak. Az sayıda insanla gittikçe güçlenecek. 24 Beklenmedik bir anda ilin zengin bölgelerine saldırıp babalarının, atalarının yapmadığı şeyleri yapacak. Adamlarına yağma ve çapul malı, servetler dağıtacak. Kalelere saldırmak için düzenler kuracak, ama bu uzun sürmeyecek. 25 (Aurelianus-Roma) “Gücünü ve cesaretini toplayarak büyük bir orduyla Güney Kralı'na karşı çıkacak. Güney Kralı (Zenobia-Palmyra) da büyük ve çok güçlü bir orduyla savaşacak. Ne var ki, kurulan düzenler yüzünden ona karşı duramayacak. 26 Sofrasından yiyenler Güney Kralı'nı yıkmaya çalışacaklar; ordusu dağılacak, birçokları vurulup öldürülecek. (Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu) 27 Her iki kral (Alman İmparatorluğu, Britanya İmparatorluğu) da kötülük tasarlayacak. Aynı masada oturup birbirlerine yalan söyleyecekler. Ancak bu bir yarar sağlamayacak. Çünkü son yine de belirlenen zamanda gelecek. 28 Kuzey Kralı (Alman İmparatorluğu) büyük bir servetle ülkesine dönecek, ama amacı kutsal antlaşmaya karşı gelmek olacak. Dilediğini yaptıktan sonra ülkesine dönecek. 29 “Belirlenen zamanda dönüp yine Güney'e saldıracak (1. Dünya Savaşı. Kuzey: İttifak Devletleri-Almanya-Avusturya-Macaristan-İtalya, Güney: İtilaf Devletleri-İngiltere, Fransa, Rusya). Ancak bu kez sonuç öncekinden farklı olacak. 30 Ona karşı koymak için Kittim'den gelen gemiler cesaretini kıracak (Britanya ve ABD donanması). Geri dönecek ve öfkeyle kutsal antlaşmaya karşı çıkacak (Hitler-3. İmparatorluk-Reich), kutsal antlaşmayı bırakanları yine kayıracak (Roma Katolik Kilisesi).

31 “Askerleri gidip tapınakla kaleyi kirletecek, günlük sunuları kaldırıp yıkıcı iğrenç şeyi koyacaklar (2. Dünya Savaşı. Birleşmiş Milletler). 32 Kuzey Kralı antlaşmayı bozanları yaltaklanarak ayartacak, ama Tanrısı'nı tanıyan halk var gücüyle ona karşı duracak. 33 “Halkın arasındaki bilge kişiler birçoklarını eğitecekler. Ama bir süre bu kişiler ya kılıçla öldürülecek, yakılacak, tutsak edilecek ya da mallarından edilecekler. 34 Yenilgiye uğrayınca biraz yardım görecekler. İçtenlikten uzak birçok kişi onlardan yana geçecek. 35 Bilgelerden kimisi tökezleyecek; öyle ki, son gelinceye dek arınıp temizlenebilsin, lekesiz duruma gelebilsinler. Çünkü son yine de belirlenen zamanda gelecek. 36 “Kral dilediği gibi davranacak. Kendini bütün tanrılardan daha büyük, daha yüce gösterecek, tanrıların Tanrısı'na karşı duyulmamış sözler söyleyecek. Tanrı'nın öfkesi tamamlanıncaya dek başarılı olacak (Sovyet-Komünist Blok). Çünkü tasarlanan, yerine gelecektir. 37 Kral hiçbir tanrıya, atalarının ilahlarına (din yerine ateizm) da kadınların bağlandığına da ilgi göstermeyecek. Kendisini hepsinden üstün görecek. 38 Bu ilahların yerine, kaleler ilahını yüceltecek (Çağdaş bilimsel silahlanma). Atalarının tanımadığı bu ilaha altın, gümüş, değerli taşlar, pahalı armağanlar sunup onu onurlandıracak. 39 Bu yabancı ilahın yardımıyla en güçlü kalelere saldıracak; onu kabul edenleri alabildiğine onurlandıracak, onları birçoklarının başına önder atayacak, ülkeyi ödül olarak onlar arasında bölüştürecek.

40 “Son gelince, Güney Kralı (ABD-Britanya-NATO) Kuzey Kralı'yla (Sovyet Komunist Blok) savaşa tutuşacak (Soğuk Savaş). Kuzey Kralı savaş arabalarıyla, atlılarla, birçok gemilerle saldıracak. Her şeyi süpürüp götüren sel gibi taşarak birçok ülkeden geçecek. 41 Güzel Ülke'ye de girecek, birçok ülke yenilgiye uğrayacak. Ancak Edom, Moav ve Ammon önderleri onun elinden kurtulacak. 42 Öbür ülkelere de saldıracak. Mısır bile elinden kurtulmayacak. 43 Altın ve gümüş hazinelerine, Mısır'ın bütün değerli eşyalarına el koyacak. Luvlular'la Kûşlular onun ardınca yürüyecekler. 44 Ne var ki, doğudan ve kuzeyden gelen haberler onu ürkütecek. Birçoklarını yıkıp yok etmek için büyük öfkeyle yola çıkacak. 45 Denizle güzel kutsal dağ arasında saray çadırlarını kuracak. Yine de yaşamı son bulacak ve ona yardım eden olmayacak.”
6^ Daniel 2: 1 Krallığının ikinci yılında Nebukadnessar bir düş gördü. Ruhu üzüntüyle sarsıldı, uykusu kaçtı. 2 Düşünün ne olduğunu söylesinler diye sihirbazları, falcıları, büyücüleri, yıldızbilimcileri çağırttı. Hepsi gelip kralın önünde durdular. 3 Kral, “Beni üzüntüyle sarsan bir düş gördüm. Ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorum” dedi. 4 Yıldızbilimciler Aramice, “Ey kral, sen çok yaşa!” dediler, “Düşünü bu kullarına anlat ki, ne anlama geldiğini söyleyelim.” 5 Kral, “Gördüğüm düşü ve ne anlama geldiğini bana açıklamazsanız, kararım kesin, paramparça edileceksiniz” diye karşılık verdi, “Evleriniz de çöplüğe çevrilecek. 6 Ama düşü ve ne anlama geldiğini açıklayabilirseniz, sizi büyük armağanlarla ödüllendirip onurlandıracağım. Onun için bana düşü ve ne anlama geldiğini açıklayın.” 7 Onlar yine, “Ey kral, düşü bu kullarına anlat ki, ne anlama geldiğini söyleyelim” dediler. 8 Bunun üzerine kral, “Kararımın kesin olduğunu bildiğiniz için zaman kazanmak istediğinizi anlıyorum” dedi, 9 “Ama düşün ne olduğunu bana açıklamazsanız, sizin için tek ceza vardır. Durumun değişeceğini umarak bana yalan yanlış şeyler söylemek için aranızda anlaşmışsınız. Şimdi bana düşün ne olduğunu söyleyin ki, ne anlama geldiğini açıklayabileceğinizi anlayayım.” 10 Yıldızbilimciler, “Yeryüzünde senin bu isteğini yerine getirecek tek kişi yoktur” diye yanıtladılar, “Kaldı ki, büyük, güçlü hiçbir kral bir sihirbazdan, falcıdan ya da yıldızbilimciden böyle bir şey istememiştir. 11 Kralın isteğini yerine getirmek güçtür. İnsanlar arasında yaşamayan ilahlardan başka krala bunu açıklayabilecek kimse yoktur.” 12 Buna çok öfkelenen kral, Babil'deki bütün bilgelerin öldürülmesini buyurdu. 13 Böylece hepsinin öldürülmesi için buyruk çıktı. Daniel'le arkadaşlarının öldürülmesi için de adamlar gönderildi. 14 Daniel Babil'in bilgelerini öldürmeye giden kralın muhafız birliği komutanı Aryok'la bilgece, akıllıca konuştu. 15 Aryok'a, “Kralın buyruğu neden bu denli sert?” diye sordu. Aryok durumu Daniel'e anlattı.

16 Bunun üzerine Daniel krala gidip düşünün ne anlama geldiğini söyleyebilmesi için zaman istedi. 17 Sonra evine dönüp olup bitenleri arkadaşları Hananya'ya, Mişael'e, Azarya'ya anlattı. 18 Göklerin Tanrısı'na yakarmalarını istedi; öyle ki, Tanrı onlara lütfedip bu gizi açıklasın ve kendisiyle arkadaşları Babil'in öbür bilgeleriyle birlikte öldürülmesinler. 19 Gece giz bir görümde Daniel'e açıklandı. Bunun üzerine Daniel Göklerin Tanrısı'nı övdü.

20 Şöyle dedi:
“Tanrı'nın adına öncesizlikten sonsuzluğa dek övgüler olsun!
Bilgelik ve güç O'na özgüdür.
O'dur zamanları ve mevsimleri değiştiren.
Kralları tahttan indirir, tahta çıkarır.
Bilgelere bilgelik,
Anlayışlılara bilgi verir.
Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır,
Karanlıkta neler olduğunu bilir,
Çevresi ışıkla kuşatılmıştır.
Ey atalarımın Tanrısı,
Sana şükreder, seni överim.
Sen ki, bana bilgelik ve güç verdin,
Senden istediklerimizi bana bildirdin
Ve kralın düşünü bize açıkladın.”

24 Daniel, kralın Babil'in bilgelerini öldürmeye atadığı Aryok'a giderek, “Babil'in bilgelerini yok etme” dedi, “Beni krala götür, düşünün ne anlama geldiğini açıklayacağım.” 25 Aryok onu hemen krala götürdü ve, “Sürgündeki Yahudalılar arasında kralın düşünü yorumlayabilecek birini buldum” dedi. 26 Kral, öbür adı Belteşassar olan Daniel'e, “Gördüğüm düşü ve ne anlama geldiğini bana söyleyebilir misin?” diye sordu. 27 Daniel şöyle yanıtladı: “Kralın açıklanmasını istediği gizi ne bir bilge, ne falcı, ne de sihirbaz açıklayabilir. 28 Ama gökte gizleri açıklayan bir Tanrı var. Gelecekte neler olacağını Kral Nebukadnessar'a O bildirmiştir. Yatağında yatarken gördüğün düş ve görümler şunlardır: 29 “Sen, ey kral, yatarken gelecekle ilgili düşüncelere daldın, gizleri açan da neler olacağını sana bildirdi. 30 Bana gelince, ey kral, öbür insanlardan daha bilge olduğum için değil, düşünün ne anlama geldiğini bilesin, aklından geçenleri anlayasın diye bu giz bana açıklandı. 31 “Ey kral, düşünde önünde duran büyük bir heykel gördün. Çok büyük ve olağanüstü parlaktı, görünüşü ürkütücüydü. 32 Başı saf altından, göğsüyle kolları gümüşten, karnıyla kalçaları tunçtan, 33 bacakları demirden, ayaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kildendi. 34 Sen bakıyordun ki, bir taş insan eli değmeden kesilip heykelin demirden, kilden ayaklarına çarparak onları paramparça etti. 35 Demir, kil, tunç, gümüş, altın aynı anda parçalandı; yazın harman yerindeki saman çöpleri gibi oldular. Derken bir rüzgar çıktı, hiç iz bırakmadan hepsini alıp götürdü. Heykele çarpan taşsa büyük bir dağ oldu, bütün dünyayı doldurdu. 36 “Gördüğün düş buydu. Şimdi de ne anlama geldiğini sana açıklayalım. 37 Sen, ey kral, kralların kralısın. Göklerin Tanrısı sana egemenlik, güç, kudret, yücelik verdi. 38 İnsanoğullarını, yabanıl hayvanları, gökte uçan kuşları senin eline teslim etti. Seni hepsine egemen kıldı. Altından baş sensin. 39 Senden sonra senden daha aşağı durumda başka bir krallık çıkacak. Sonra bütün dünyada egemenlik sürecek tunçtan üçüncü bir krallık çıkacak. 40 Dördüncü krallık demir gibi güçlü olacak. Çünkü demir her şeyi kırıp ezer. Demir gibi tümünü kırıp parçalayacak. 41 Ayaklarla parmakların bir kesiminin çömlekçi kilinden, bir kesiminin demirden olduğunu gördün; yani bölünmüş bir krallık olacak bu. Öyleyken onda demirin gücü de bulunacak, çünkü demiri kille karışık gördün. 42 Ayak parmaklarının bir kesimi demirden, bir kesimi kilden olduğu gibi, krallığın da bir bölümü güçlü, bir bölümü zayıf olacak. 43 Demirin kille karışık olduğunu gördüğüne göre halklar evlilik bağıyla birbirleriyle karışacaklar, ama demirin kille karışmadığı gibi onlar da birbirine bağlı kalmayacaklar. 44 “Bu krallar döneminde Göklerin Tanrısı hiç yıkılmayacak, başka halkın eline geçmeyecek bir krallık kuracak. Bu krallık önceki krallıkları ezip yok edecek, kendisiyse sonsuza dek sürecek. 45 İnsan eli değmeden dağdan kesilip gelen taşın demiri, tuncu, kili, gümüşü, altını parçaladığını gördün. Ulu Tanrı bundan sonra neler olacağını krala açıklamıştır. Düş gerçek, yorumu da güvenilirdir.” 46 Bunun üzerine Kral Nebukadnessar Daniel'in önünde yüzüstü yere kapandı. Ona bir sunu ve buhur sunulmasını buyurdu. 47 Daniel'e, “Madem bu gizi açıklayabildin, Tanrın gerçekten tanrıların Tanrısı, kralların Efendisi” dedi, “Gizleri açan O'dur.” 48 Sonra Daniel'i yüksek bir göreve getirdi; ona birçok değerli armağan verdi. Onu Babil İli'ne vali atadı, Babil'in bütün bilgelerinin başkanı yaptı. 49 Daniel'in isteği üzerine Şadrak'ı, Meşak'ı, Abed-Nego'yu da Babil İli'nde yüksek görevlere atadı. Daniel ise sarayda kaldı.

7^ Romalılar 13: 1 Herkes, baştaki yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı'dan olmayan yönetim yoktur. Var olanlar Tanrı tarafından kurulmuştur. 2 Bu nedenle, yönetime karşı direnen, Tanrı buyruğuna karşı gelmiş olur. Karşı gelenler yargılanır. 3 İyilik edenler değil, kötülük edenler yöneticilerden korkmalıdır. Yönetimden korkmamak ister misin, öyleyse iyi olanı yap, yönetimin övgüsünü kazanırsın. 4 Çünkü yönetim, senin iyiliğin için Tanrı'ya hizmet etmektedir. Ama kötü olanı yaparsan, kork! Yönetim, kılıcı boş yere taşımıyor; kötülük yapanın üzerine Tanrı'nın gazabını salan öç alıcı olarak Tanrı'ya hizmet ediyor. 5 Bunun için, yalnız Tanrı'nın gazabı nedeniyle değil, vicdan nedeniyle de yönetime bağlı olmak gerekir. 6 Vergi ödemenizin nedeni de budur. Çünkü yöneticiler Tanrı'nın bu amaç için gayretle çalışan hizmetkârlarıdır. 7 Herkese hakkını verin: Vergi hakkı olana vergi, gümrük hakkı olana gümrük, saygı hakkı olana saygı, onur hakkı olana onur verin.

(dunyadinleri)
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
666, canavar, eskatolojisinde, hıristiyan

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hakime kızdı Hıristiyan oldu cLaS Haber Arşivi 0 04 Ağustos 2013 13:02
AKP’nin Hıristiyan Şehitleri N999 Haber Arşivi 0 30 Mart 2012 02:43
Hıristiyan İskolastiği Liaaa Felsefe Dersleri 0 10 Mart 2012 14:48
Hıristiyan Kökenli Din ve Akımlar Dilara Hristiyanlık 0 05 Ağustos 2008 21:22