IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22 Ocak 2016, 23:32   #1
Çevrimiçi
Asli Günah Nedir?


-- Sponsor Baglantı --


Bir çok defa şunlar da soruluyor, ya da iddia ediliyor. Hıristiyan öğretisine göre her çocuk günahkar olarak dünyaya gelmekte ve Hıristiyanlar bunu Asli Günah ya ad İlk Günah olarak adlandırmaktadırlar. Fakat böyle bir şey olabilir mi? Hiç bir şey yapmamış ve de yapamamış yeni doğmuş olan masum bir bebek günahkar, suçlu olabilir mi?

Gerçekten, yeni doğmuş olan bir bebek günahkar olamaz. Çünkü hiç bir şey yapamaz ve vicdanı da hala uyanmamıştır. Asli Günah olarak nitelendirilen olgu genellikle günah olarak nitelendirdiğimiz olgu ile özdeş, demek ki aynı anlamda değildir. Çünkü bu Asli Günah dediğimiz olgu bir suç unsurunu kapsamamaktadır. Halbuki gerçek bir günah daima bir suç içermektedir. Katolik Kilisesinin resmi öğretilerinin özetini içeren "Katolik Kilisesinin İlmihali" adlı eser (N. 405, Catec-hisme de L'Eglise Catholique, s. 91) bunu açıkça ifade etmektedir: "Asli Günah kişisel bir suçun mahiyetinde değildir".

Demek ki, aslında tam manası ile bir günah değildir. Ve ona "günah" denilirse de, bu terim bir eylemi değil bir durumu belirtmektedir.

O halde, neyi ifade eder bu Asli Günah terimi?

Bunu iki yaklaşım veya görüş açısı ile ele alabiliriz: biri antropolojiktir, diğeri ise Kutsal Kitaplara dayanmaktadır. Antropoloji ya da insanbilim bize şunu gösteriyor ki, her insan, kendi iç dünyasında kendini Allah'ın isteklerine veya emirlerine ve genel ahlak ilkelerine ters düşen bir şekilde davranmaya sevkeden ve az çok etkili olan dürtüler ve hevesler hissetmektedir.

Birçokları şuur altında kalan bu güçler çağdan çağa, insandan insana değişebilir; bazı toplumlar ya da insanlarda saf maddecilik, bencillik, zevküsefaya düşkünlük, açgözlülük ve cimrilik, gurur ve kibir vs. olabilir. Diğer toplumlarda ya da insanlarda daha çok üstünlük ve hükmetme, diğerleri kötüleme eğilimi olabilir, vs. Ne olursa olsun, bu şer eğilimler daima mevcutdurlar. Hatta diyebiliriz ki, bu eğilimler sadece her bireyi değil, toplulukları bile istila edebilirler. Böyle bir durum birçok defa bitkinlik ve mutsuzluk hisleri uyandırabilir.

Daha önemlisi olarak, bu durumdan sorumlu olanı bulmaktır. Bu durumun mesuliyetini bir kimseye yüklemek imkansızdır. Demek ki, bir suçluyu bulmak olanaksızdır. Varoluşçu filozoflar bireyin ve insanlığın bu olumsuz durumunu bazen çok acı bir şekilde algılayıp vurgulamışlardır; insanda ve hatta dünyada bir bozukluğun varolduğunu ileri sürmüşlerdir; biri bile bu dünyamızın bir "kırık dünya" olduğunu söylemiştir. (G. Marcel). Bu olumsuz durum Kutsal Kitap tarafından "dünyanın günahı" olarak adlandırılır. Sonra da, ilahiyatçılar, Aziz Augustinus tarafından yaratılan "Asli Günah" (Peccatum Originis) deyimini kullanmaya başlamışlardır. Bu deyimin daha doğru ve gerçekçi çevirisi "Menşeden Gelen Günah" ya da "Menşenin Günahı" olurdu. Bu öğretinin kaynağı ve temeli Tevrat'ın ilk sayfalarında anlatılan olaylar ve sonra da Aziz Pavlus'un yorumlarıdır. (Tekvin, 2,8-25:3,1-24: - Pavlus, Rom. 5,12-21) Tevrat'ın anlattıklarına göre Allah ilk Adamı (Adem) ve Havva'yı Eden denilen bir bahçeye yerleştirmiştir. Adem ve Havva tamamen masum, iyi ve kutsal, ilahi inayetlerle donatılmış bir durumdaydılar. Bahçenin bütün meyvelerinden faydalanacaklardı; ancak iyilik ve kötülük bilme ağacından yemeleri Allah tarafından yasaklanmıştı, yoksa öleceklerdi. Fakat yılan (Şeytan'ın simgesi) tarafından kandırılarak bu yasak meyveden yiyip ilk günahı işlemişlerdir. Bir itaatsizlik ya da Allah'a karşı isyandan ibaret olan bu günahtan dolayı daha önce donatılmış oldukları inayet ve diğer imtiyazlarını, asli iyiliğini ve ölümsüzlüğü ve özellikle Allah'la dostluğunu kaybetmişler ve günah işlemeye eğilimine mazhar olmaya mahkum olmuşlardır.

Adem ile Havva'nın soyundan gelenler (demek ki, bütün insanlar) aynı olumsuz durumda bulunacaklar ve bu durumda dünyaya geleceklerdir. Ve Asli Günah olarak adlandırılan olgu, insanların bulunduğu bu olumsuz durumdur; demek ki, gerçekten bir günah değildir, fakat bir günahın kötü sonuçlarını belirtmektedir, demek ki, bir eylemden değil, bir durumdan ibarettir. Ve onu "günah" olarak nitelemek aslında bir ya7 nılgıdır: Çünkü bir günahı oluşturan en önemli unsurlardan biri, suç unsuru yoktur. Fakat yerleştirilmiş terimlerini değiştirmesi kolay bir teşebbüs değildir ve genellikle başarısızlığa mahkumdur.

Mesih İsa ise insanlığı bu olumsuz durumdan kurtaracaktır. Günah ve ölüm bir insan yoluyla dünyaya girmiştir. Aynı şekilde de bir tek insan - demek ki Mesih İsa - sayesinde ve lütfuyla insanlar yine doğru kılınacak, aklanacaktır. Pavlus'un öğretisinin özeti bundan ibarettir. Aslında bu Asli Günah öğretisi sadece Mesih İsa tarafından gerçekleştirilen kurtuluş eserinin negatividir, ve kurtuluş eseri Asli Günahtan daha değerli ve daha önemlidir.

Bir çok defa bu Asli Günah öğretisi yanlış bir şeklide anlatılıp yorumlanır. Ve bir çok kez de bu yanılgın kökü veya kaynağı bu Asli Günah deyimidir. Çünkü ilk bakışta, insanın gerçekten bir günah işlemiş olarak dünyaya geldiği izlenimini vermektedir.

Katolik Kilisesinin öğretilerine göre bu "günahkar" durumu insanın tabiatını tamamen ve köklü bir şekilde bozmamıştır; sadece insanın iradesi zayıflamış, önceki hassas mahiyetini kaybetmiş, onun zekası da zayıflamıştır.

Protestanlara göre ise, Asli Günah insanın tabiatını tamamen mahvetmiştir; insanda iyi bir unsur kalmamıştır. Demek ki protestanların yorumu çok daha kötümserdir.
Birçok dinlerde buna benzer inançlar vardır; örneğin eski Babil dininde, İran'ın Mazdeizm denilen dininde vs... Ayrıca bir hadis'e göre, her insanın doğumu anında (Hz. İsa ve Meryem Ana hariç) şeytan ona dokunmaktadır ve bu dokunmanın neticesi olarak günah işleme eğilimi ona geçmektedir.




aLinti..
Bir çok defa şunlar da soruluyor, ya da iddia ediliyor. Hıristiyan öğretisine göre her çocuk günahkar olarak dünyaya gelmekte ve Hıristiyanlar bunu Asli Günah ya ad İlk Günah olarak adlandırmaktadırlar. Fakat böyle bir şey olabilir mi? Hiç bir şey yapmamış ve de yapamamış yeni doğmuş olan masum bir bebek günahkar, suçlu olabilir mi?

Gerçekten, yeni doğmuş olan bir bebek günahkar olamaz. Çünkü hiç bir şey yapamaz ve vicdanı da hala uyanmamıştır. Asli Günah olarak nitelendirilen olgu genellikle günah olarak nitelendirdiğimiz olgu ile özdeş, demek ki aynı anlamda değildir. Çünkü bu Asli Günah dediğimiz olgu bir suç unsurunu kapsamamaktadır. Halbuki gerçek bir günah daima bir suç içermektedir. Katolik Kilisesinin resmi öğretilerinin özetini içeren "Katolik Kilisesinin İlmihali" adlı eser (N. 405, Catec-hisme de L'Eglise Catholique, s. 91) bunu açıkça ifade etmektedir: "Asli Günah kişisel bir suçun mahiyetinde değildir".

Demek ki, aslında tam manası ile bir günah değildir. Ve ona "günah" denilirse de, bu terim bir eylemi değil bir durumu belirtmektedir.

O halde, neyi ifade eder bu Asli Günah terimi?

Bunu iki yaklaşım veya görüş açısı ile ele alabiliriz: biri antropolojiktir, diğeri ise Kutsal Kitaplara dayanmaktadır. Antropoloji ya da insanbilim bize şunu gösteriyor ki, her insan, kendi iç dünyasında kendini Allah'ın isteklerine veya emirlerine ve genel ahlak ilkelerine ters düşen bir şekilde davranmaya sevkeden ve az çok etkili olan dürtüler ve hevesler hissetmektedir.

Birçokları şuur altında kalan bu güçler çağdan çağa, insandan insana değişebilir; bazı toplumlar ya da insanlarda saf maddecilik, bencillik, zevküsefaya düşkünlük, açgözlülük ve cimrilik, gurur ve kibir vs. olabilir. Diğer toplumlarda ya da insanlarda daha çok üstünlük ve hükmetme, diğerleri kötüleme eğilimi olabilir, vs. Ne olursa olsun, bu şer eğilimler daima mevcutdurlar. Hatta diyebiliriz ki, bu eğilimler sadece her bireyi değil, toplulukları bile istila edebilirler. Böyle bir durum birçok defa bitkinlik ve mutsuzluk hisleri uyandırabilir.

Daha önemlisi olarak, bu durumdan sorumlu olanı bulmaktır. Bu durumun mesuliyetini bir kimseye yüklemek imkansızdır. Demek ki, bir suçluyu bulmak olanaksızdır. Varoluşçu filozoflar bireyin ve insanlığın bu olumsuz durumunu bazen çok acı bir şekilde algılayıp vurgulamışlardır; insanda ve hatta dünyada bir bozukluğun varolduğunu ileri sürmüşlerdir; biri bile bu dünyamızın bir "kırık dünya" olduğunu söylemiştir. (G. Marcel). Bu olumsuz durum Kutsal Kitap tarafından "dünyanın günahı" olarak adlandırılır. Sonra da, ilahiyatçılar, Aziz Augustinus tarafından yaratılan "Asli Günah" (Peccatum Originis) deyimini kullanmaya başlamışlardır. Bu deyimin daha doğru ve gerçekçi çevirisi "Menşeden Gelen Günah" ya da "Menşenin Günahı" olurdu. Bu öğretinin kaynağı ve temeli Tevrat'ın ilk sayfalarında anlatılan olaylar ve sonra da Aziz Pavlus'un yorumlarıdır. (Tekvin, 2,8-25:3,1-24: - Pavlus, Rom. 5,12-21) Tevrat'ın anlattıklarına göre Allah ilk Adamı (Adem) ve Havva'yı Eden denilen bir bahçeye yerleştirmiştir. Adem ve Havva tamamen masum, iyi ve kutsal, ilahi inayetlerle donatılmış bir durumdaydılar. Bahçenin bütün meyvelerinden faydalanacaklardı; ancak iyilik ve kötülük bilme ağacından yemeleri Allah tarafından yasaklanmıştı, yoksa öleceklerdi. Fakat yılan (Şeytan'ın simgesi) tarafından kandırılarak bu yasak meyveden yiyip ilk günahı işlemişlerdir. Bir itaatsizlik ya da Allah'a karşı isyandan ibaret olan bu günahtan dolayı daha önce donatılmış oldukları inayet ve diğer imtiyazlarını, asli iyiliğini ve ölümsüzlüğü ve özellikle Allah'la dostluğunu kaybetmişler ve günah işlemeye eğilimine mazhar olmaya mahkum olmuşlardır.

Adem ile Havva'nın soyundan gelenler (demek ki, bütün insanlar) aynı olumsuz durumda bulunacaklar ve bu durumda dünyaya geleceklerdir. Ve Asli Günah olarak adlandırılan olgu, insanların bulunduğu bu olumsuz durumdur; demek ki, gerçekten bir günah değildir, fakat bir günahın kötü sonuçlarını belirtmektedir, demek ki, bir eylemden değil, bir durumdan ibarettir. Ve onu "günah" olarak nitelemek aslında bir ya7 nılgıdır: Çünkü bir günahı oluşturan en önemli unsurlardan biri, suç unsuru yoktur. Fakat yerleştirilmiş terimlerini değiştirmesi kolay bir teşebbüs değildir ve genellikle başarısızlığa mahkumdur.

Mesih İsa ise insanlığı bu olumsuz durumdan kurtaracaktır. Günah ve ölüm bir insan yoluyla dünyaya girmiştir. Aynı şekilde de bir tek insan - demek ki Mesih İsa - sayesinde ve lütfuyla insanlar yine doğru kılınacak, aklanacaktır. Pavlus'un öğretisinin özeti bundan ibarettir. Aslında bu Asli Günah öğretisi sadece Mesih İsa tarafından gerçekleştirilen kurtuluş eserinin negatividir, ve kurtuluş eseri Asli Günahtan daha değerli ve daha önemlidir.

Bir çok defa bu Asli Günah öğretisi yanlış bir şeklide anlatılıp yorumlanır. Ve bir çok kez de bu yanılgın kökü veya kaynağı bu Asli Günah deyimidir. Çünkü ilk bakışta, insanın gerçekten bir günah işlemiş olarak dünyaya geldiği izlenimini vermektedir.

Katolik Kilisesinin öğretilerine göre bu "günahkar" durumu insanın tabiatını tamamen ve köklü bir şekilde bozmamıştır; sadece insanın iradesi zayıflamış, önceki hassas mahiyetini kaybetmiş, onun zekası da zayıflamıştır.

Protestanlara göre ise, Asli Günah insanın tabiatını tamamen mahvetmiştir; insanda iyi bir unsur kalmamıştır. Demek ki protestanların yorumu çok daha kötümserdir.
Birçok dinlerde buna benzer inançlar vardır; örneğin eski Babil dininde, İran'ın Mazdeizm denilen dininde vs... Ayrıca bir hadis'e göre, her insanın doğumu anında (Hz. İsa ve Meryem Ana hariç) şeytan ona dokunmaktadır ve bu dokunmanın neticesi olarak günah işleme eğilimi ona geçmektedir.




aLinti..
__________________
#HerSeyCokGuzeℒoℒacak..ღ ❦
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
asli, günah, nedir

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Gül: Hepimiz bu ülkenin asli vatandaşlarıyız Katherina Haber Arşivi 0 27 Temmuz 2012 12:51
Erdoğan: Kürtler asli unsur ! KuSuRSuZ Haber Arşivi 16 20 Mart 2010 17:55
Günah çıkartmak Nedir? Dilara Hristiyanlık 0 26 Ağustos 2008 16:57