IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası

IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası (https://www.ircforumlari.net/)
-   İslamiyet (https://www.ircforumlari.net/islamiyet/)
-   -   Mesih Deccal (https://www.ircforumlari.net/islamiyet/130824-mesih-deccal.html)

AsiL 28 Ağustos 2008 02:40

Mesih Deccal
 
Terceme ve Tahkik
Seyfullah Seyfeddin Erdoğmuş



-Mütercimin Mukaddimesi-

Alemlerin Rabbi olan Allah'a ham ve senalar olsun. O'nun habîbi, Rasulü Efendimiz Muhammed'e, Ehl-i Beytine, Ashabına ve onalra en güzel şekilde tâbi olanlara, kıyamet gününe kadar salât ve selamlar olsun.
Bundan sonra;
İki cihanın fahri, Rasul-i Ekrem efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem, kıyamet büyük ve küçük alametlerini bildirmiş, en büyük fitnenin Deccal fitnesi olduğunu belirtmiş, fitnelerden sakındırmış ve kurtuluş yolunu bizlere göstermiştir.
Ebu Hüreyre radıyallahu anh'ın, merfuan rivayet ettiği şu hadis-i şerif, içinde bulunan hali değerlendirmeyi, Sufîlerin tabiri ile; "ibnül vakf" olmayı tavsiye etmekle beraber, Ahir zaman fitnelerinden kurtuluş yollarından birisinin de, bu fitneler zuhur etmeden önce salih amellere sarılmayı, aksi halde salih amellere de muvaffak olunamayacağını haber veriyor;
"Beklenen şu yedi şey gelmeden amellere koşuşun; her şeyi unutturan fakirlik, azdıran zenginlik, bünyeyi bozan hastalık, tüketen, eriten ihtiyarlık, yakaya yapışan ölüm ve bu beklenenlerin en kötüsü olan Deccal. Kıyamet ise; daha dehşetli ve daha acıdır."
Kitabın konusu ile ilgili diğer bir hadis-i şerifte: "Deccal'i inkar eden, İsa Aleyhisselam'ın nüzulünü inkar eden ve Mehdi Aleyhisselam'ı inkar eden küfre düşmüştür." Her ne kadar, bu hadisin sıhhati konusunda ihtilaf edildi ise de, İmam Gımarî ve diğer hadis uleması hadisin manasının sahih olduğunu belirtmişler ve demişler ki; "Bunları inkar eden, tevatür ile gelmiş rivayetleri inkar etmiş
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]olacağından kafir olur." Ye'cüc ve Me'cüc'ün zuhuru ise zaten ayetler ile sabittir.
Allah'a hamdolsun ki tercemesini sunduğumuz bu eser, Muasır müelliflerden Mecdi Muhammed Eş-Şehavi tarafından kaleme alınmış, Deccal, Nüzulü İsa (A.S.) ve Ye'cüc-Me'cüc hakkındaki muteber rivayetlerden ve şerh kitablarından derlenmiş hacmi kücük, değeri büyük bir kitabdır.
Kadın, erkek, büyük küçük her Müslüman'ın bilmesi gereken bilgiler ihtiva eden bu kitabın hayırlara vesile olmasını diler, dualarınızı bekleriz. Tevfik Allah'tandır.
-Çubuk- Seyfulah Seyfeddin Erdoğmuş - 28.11.2002

([1]) Tirmizi (2306),Hakim (4/516),Beyhaki Şuabul iman (10572),Ramuzul Ehadis (3038),Cemul Fevaid (9672)Bkz..Deylemi (2073),Müslüm ((7/208),Ahmed (2/324),İbn Mubarek zühd No:7
(2)İbn Hacer el Heytemi El Kavlul Muhtasar (s.28),Suyuti El Havi lil Fetavi (2/244),Süheyli Şerhu Siyer sefarini Levaihul Envar (1/17) İbn Hacer Fetavayı hadisiye (s.37),Ebu Bekir es Sekkaf Müsned.
(3)Gimari İkametul Burhan (s.130),kettani nazmul mütenasir (289),Berzemci el İşaa (s.192)


EN BÜYÜK FİTNE: MESİH DECCAL

-Müellifin Mukaddimesi-

Şüphesiz Hamd, Allah içidir. O'na hamdeder, O'ndan hidayet ve bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerrinden, kütü amellerimizden Allah Teala'ya sığınırız. Şüphesiz Allah'ın hidayet eylediğini saptıracak, O'nun saptırdığını da hidayete ulaştıracak yoktur. Allah'tan başka İlah olmadığına, O'nun birliğine ve ortağı olmadığına, Muhammed (Sallallahu aleyli ve sellem)'in O'nun kulu ve rasulü olduğuna şehadet ederim. Bundan sonra;
Muhakkak ki; sözlerin en doğrusu Allah'ın Kitabı, yolların en hayırlısı Muhammed Sallallahu aleyhi ve sellem'in yoludur. İşlerin şerlisi sonradan ortaya çıkarılanlardır. Her sonradan çıkan bid'at, her bid'at dalalet (sapıklık) ve herdalalet de ateştedir.
"Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan, ondan da eşini yaratarak yayan Rabbinizden korkun! O'nun hakkına birbirinizden isteklerde bulunuyor olduğunuz Allah'tan ve akrabalık bağlarını (koparmaktan) sakının. Şüphesiz ki Allah,sizin üzerinizde tam bir gözeticidir." (Nisa; 1)
"Ey iman edenler! Allah'tan hakkıyla korkun ve ancak Müslümanlar olarak ölün." (Âl-i İmran; 102)
"Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin ki (Allah) size işlerinizi düzeltsin ve sizin için günahlarınızı bağışlasın! Ve kim Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederse, o takdirde gerçekten büyük bir kurtuluşa ermiş olur." (Ahzab; 70-71)
Bundan sonra;
Tasdik edilmiş sadık olan Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem kıyametten önce vuku bulacak olan birçok fitneden ve mihnetlerden bize haber vermiştir.
Bizim bu çalışmamız; İsa Aleyhisselam'ın nüzulünden sonraki iki büyük fitne hakkındadır. Bu fitnelerin birincisi; Mesih Deccal, ikincisi; Ye'cüc ve Me'cüc fitnesidir.
Bütün işlerimizde Allah Tebarek ve Teala'dan yardım isteriz. O, bana yeter ve O ne güzel vekildir.
Mecdî Muhabbed Eş-Şehavî
Şerbas-Dimyat 26.12.1992




AsiL 28 Ağustos 2008 02:41

Cevap: Mesih Deccal
 
İLK FİTNE


MESİHUD-DECCAL



İLK FİTNE; MESİHUD-DECCAL


EFENDİMİZ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM'İN DECCAL'DEN SIĞINMASI


1- Abdullah Bin Abbas Radıyallahu anhuma dedi ki; " Resulullah Sallllahu aleyhi ve sellem, şu duayı Kur'an suresi öğretir gibi öğretirdi;
" Allahım! Cehennem azabından sana sığınırım. Kabir azabından sana sığınırım. Mesih Deccal'ın fitnesinden sana sığınırım. Ölümün ve hayatın fitnesinden sana sığınırım."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
İmam Müslim, Sahih'inde bu hadisi rivayet ettikten sonra der ki; " Bana, Tavus radıyallahu anh'ın oğluna şöyle dediği ulaştı; " Namazında bu duayı okudun mu?" Oğlu dedi ki ; "hayır" Bunun üzerine Tavus radıyallahu anh; "Namazını yeniden kıl. Zira baban Tavus bunu üç veya dört sahabeden nakletti"
İmam Nevevi dedi ki; "Bu duanın te'kid edilmesi, bu sığınma duasının özellikle emredilmesi ve Tavus raduyallahu anh'ın sözünün zahiri, bu duayı namazda okumanın vacip oluşuna dalalet eder. Eğer bu dua unutulursa namazın iade edilmesi gerekir. Ulemanın çoğunluğu ise bunun vacip olmayıp müstehab olduğunu söylediler. Umulur ki; Tavus radıyallahu anh bu duayı vacip olduğuna inandığından değil, oğlunu edeblendirmek için üzerinde durarak te'kid etmişti. Vallahu a'lem"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
2- Yine İbni Abbas radıyallahu anhuma der ki; " Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem namazının sonunda dört şeyden sığınırdı. Derdi ki; "Kabir azabından Allah'a sığınırım, Cehennem azabından Allah'a sığınırım. Açık ve gizli

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (Mesacid, 134) Tirmizi (3494) Ebu Davud (1542) Malik (Emri Bil Vudu Men Messel Kur'an, 33) İbni Hibban (995)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Nevevi, Şerhu Sahihu Müslim (5/89)

AsiL 28 Ağustos 2008 02:43

Cevap: Mesih Deccal
 
fitnelerden Allah'a sığınırım. Ve tek gözlü yalancı Deccal'den Allah'a sığınırım."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Duanın Arapça Metni;
3- Müminlerin annesi Aişe radıyallahu anha der ki; Rasullullah Sallallahu aleyhi ve sellem'i namazında Mesih Deccal'in fitnesinden sığınır iken işittim."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
4- Yine Aişe Radıyallahu anha demiştir ki; "Şüphesiz Rasulullah Sallahu aleyhi ve sellem namazda şöyle diyerek dua ediyordu;
" Allah'ım! Kabir azabından sana sığınırım. Mesih Deccal'in fitnesinden sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnesinden sana sığınırım."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
5- Ebu Hureyre radıyallahu anh hadisi de bu rivayetleri doğrulamaktadır; " Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem sahabesine şöyle demelerini emretti; " Cehennem azabından Allah'a sığının. Kabir azabından Allah'a sığının. Mesih Deccal'in fitnesinden Allah'a sığının. Hayatın ve ölümün fitnesinden Allah'a sığının."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bu konudaki diğer rivayetler;
6- Enes Bin Malik Radıyallahu anh'dan[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
7- Abdullah Bin Amr Radıyallahu anhuma'dan[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
8- Ebu Said el Hudri Radıyallahu anh'den[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] rivayet edil-miştir.
KUR'AN-I KERİM'DE DECCAL'IN AÇIKÇA ZİKREDİLMEYİŞİNİN HİKMETİ NEDİR ?

Deccal'in Kur'an-ı Kerimde zikredilmemesinin hikmetinden sorulması oldukça yaygınlaşmıştır. Zira o büyük bir şer ve fitne olmakla beraber, Peygamberler (Aleyhimus-salavatu ecmain) ondan sakındırmış, namazda bile ondan sığınmayı emretmişlerdir.
Hafız İbni Hacer buna üç cevap vermiştir;
(9)- Birincisi; Şüphesiz o Allah Teala'nın şu kavlinde zikredilmiştir; "Rabbinin bazı ayetleri (alametleri) geldiği gün, önceden iman etmeyene ve imanında hayır kazanmamış olana, (o zaman) imanı bir fayda etmez" (En'am; 158) Nitekim Tirmizi, Sahih kaydıyla Ebu Hureyre radıyallahu anh'den merfuan şu hadisi tahric etmiştir; "Üç şey zuhur ettiğinde daha önceden iman etmeyene ve imanında hayır kazanmamış olana bu imanı fayda etmeyecektir. Bu üç şey; Deccal, Dabbe (tül Arz) ve Güneşin battığı yerden doğmasıdır"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
İkincisi; Allahu Teala şu kavlinde İsa ibni Meryem aleyhisselam'ın nüzul edeceğine işaret ediyor; "Ehl-i Kitab'dan her biri ölümünden önce O'na muhakkak iman edecektir" (Nisa; 159) ve " şüphesiz o ( İsa Aleyhisselam'ın nüzulü) kıyamet için elbette bir ilimdir (alamettir)" (zuhruf; 61) ayeti. O'nun Deccal'i öldüreceğini doğrulamaktadır. İki zıddın birinin zikri ile iktifa edilmiştir. Deccal de İsa aleyhisselam gibi "Mesih" kelimesi ile lakablanmıştır. Lakin Deccal sapıklık Mesihi, İsa Aleyhisselam ise hidayet Mesih'idir.
Üçüncüsü; ondan bahsin terki, onu hakir etmek içindir.
Bu üçüncü kavle; " Ye'cüc ve Me'cüc Fitne bakımından Deccal'den aşağı olmadığı halde (Kur'an'da) zikredilmiştir ve Deccal, Ye'cüc ve Me'cüc'den öncedir." Diye itiraz edilmiştir.
Bu itiraza imam el Bulkıni cevap vermiş, demiştir ki; "Kur'an'da zikredilen fesadcıların hepsi, geçmişte bulunmuş olup, ibret alınması için zikredilmişlerdir. Sonradan gelen kavimler onu görüp işlerinde ona göre hüküm verirler, sonradan gelecek biri onlara zikredilmez !!!"
İmam Bulkıni'nin bu kavli reddedilmiştir. Zira sonradan gelecek Müfsidlerden oldukları halde Kur'an'da Ye'cüc ve Me'cüc zikredilmiştir.
Begavi Tefsir'inde Allahu Teala'nın şu kavlinde Deccal'in zikredilmiş olduğu kayıtlıdır; "Göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür." (Mü'min; 57) Bu ayette " insanların yaratılması" kavlinden Murad edilen Deccal ve buna itlak olunan diğer ( insan yaratma iddiasında bulunanlardır.)" Eğer bu cevap sabit olursa en güzel cevaptır. Nebi Sallahu aleyhi ve sellem'in beyanıyla kefil olduğu cümledendir. İlim Allah Teala katındadır."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
"DECCAL" DİYE İSİMLENDİRİLME SEBEBİ
Ulema dediler ki; "Lügatte Deccal on vecihe ıtlak olunur,"
Birincisi; Deccal çok yalancı (Kezzab) demektir. Deccal yalanları ile gerçeği kamufle edicidir.
İkincisi; Deccal kelimesi "Decl" den alınmadır. Deve uyuz olduğunda katran ile boyanır ve buna "Decl" denir.
Üçüncüsü; Katrana "Düceyl" ve "Dücale" denir.
Dördüncüsü; Örtmek manasınadır. Şüphesiz o yer yüzünü kalabalık kitlesi ile örtecektir. Denildi ki; şüphesiz o insanları küfrü ile örter. "Declu" örtmek demektir ve yeryüzünü suyu ile örttüğü için Dicle nehrine bu isim bu yüzden verilmiştir.
Beşincisi; Yeryüzünü kat ettiği ( her yerini dolaştığı) için bu isim verilmiştir. Mekke ve Medine haricindeki bütün beldelere girecektir. "Ed-Deccaletu"; büyük topluluk demektir. Daccal kalabalığı ile yeryüzünü kaplayacaktır. Denildi ki; "Ed-Deccale"; ticaret için mal taşıyan kalabalıktır. İbni Faris El Mücmel'de şöyle bir beyit söylemiştir; " Deccalet; topluluğun kalabalığındandır."
Altıncısı; Deccal diye isimlendirilmesi; insanları şerri ile karıştırıp, değiştirmesi sebebiyledir. Aslı "Decli" dir. Birisi öldüğünde veya elbise değiştirdiği zaman " Decele" kelimesini kullanırlar.
Yedincisi; Deccal; yalan uyduran demektir. Şu ayetteki gibi; " ve bilgisizce ona oğullar ve kızlar uydurdular. O onların vasfetmekte olduklarından münezzeh ve çok yücedir." (En'am; 100) Manası; "onlar böyle yapmakla yalan söylediler, iftira ettiler, küfrettiler" demektir.
Sekizincisi; Deccal; yaldızlayan demektir. "Kılıcımı altın suyu ile yaldızladım" derken "Deceltü" lafzı kullanılır.
Dokuzuncusu; Deccal; faydasız bir şeyi altın suyu ile güzel göstermeye çalışmak demektir. Toprak işi çömleği, tahtayı veya ahşap bir şeyi altın suyu ile boyamaktır. İşte Deccal'de böylece batılı güzel göstereceğinden bu isim verilmiştir.
Onuncusu; Deccal; kılıç süslemek demektir. Denilir ki; " O kılıcın cevheridir, suyu içinde akar" vallahu a'lem[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


DECCAL NE ZAMAN ÇIKAR?
10- Muaz Bin Cebel radıyallahu anh'ın rivayet ettiği hadisi Şerifte Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; " Malhame (Büyük savaş)'yi Kostantiniye'nin fethi, Kostantiniye'nin fethini de Deccal'in çıkışı izler"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
11- Abdullah Bin Basr radıyollahu anh hadisinde, Rasulullah sallallahu aleyhi ve Sellem buyurmuştur ki; "Melhame ile İstanbul'un fethi arasında altı sene vardır. Deccal yedinci senede çıkar"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
12- Sahihu Müslim'de Ebu Hureyre radıyallahu anh'den merfuan rivayette Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; "Rumlar A'mak veya Dabik'e inmedikçe kıyamet kopmaz. O gün yeryüzünün en hayırlılarından bir ordu şehirden onların üzerine doğru harekete geçerler. Karşılaştıkları zaman Rumlar derler ki; " Bizden esir alanlarla aramızdan çekilin de onlarla savaşalım." Müslümanlar derler ki; "Hayır vallahi! Kardeşlerimiz ile sizin aranızdan çekilmeyiz." Bunun üzerine savaşırlar ve anları hezimete uğratırlar. Bu üç gruptan biri (hezimete uğrayan Rumlar) Allah onların tevbesini kabul etmez. Üçte biri öldürülür ki onlar Allah katında şehitlerin en faziletlileridir. Şehri fetheden üçte biri de bir daha fitneye düşmezler. Onlar Kostantiniye'yi fethedip aralarında ganimetleri paylaşırlar ve kılıçlarını zeytin ağaçlarına asarlar. Şeytan aralarında meydana çıkıp der ki; " Mesih ardınızda, yurdunuzdadır" - Bu yalandır - onlarda bunun üzerine çıkarlar ve (Mesih) ancak Şam'a geldiklerinde çıkar"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
13- Ebu Hureyre radıyyallahu anh hadisinde; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurur ki; " sözler şüphesiz Hirakl'in (veya Kayseri) şehrini fethedip mallarını zırhlarla paylaşacaksınız. Deccalin arkalarında, memleketlerinde olduğunu söyleyen bir sesi açıkça işitirler. Onlarla beraber olmayanlar ( deccal ile ) karşılaşır. Bunun üzerine çıkarlar ve savaşırlar."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
DECCAL NEREDEN ÇIKAR?
14- Ebu Bekr es Sıddık radıyallahu anh'dan; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; " Şüphesiz Deccal, yer yüzünün doğusunda Horasan denilen yerden çıkar. Ona yüzleri kalkan derisi gibi olan bir kavim tabi olur"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (1/293, 305)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Buhari (Ezan, 833) Müslim (Mesacid, 127)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Buhari (Ezan, 832; Daavat, 6375) Müslim ( Mesacid, 128-129) Tirmizi (3495) İbni Hibban (1965)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Buhari (Cenaiz, 1377) Müslim ( Mesacid, 128, 130, 133) İbni Mace (909) Tirmizi (3604) Darimi (1344-1345) Ahmed (2/414, 416, 423, 454, 467, 477, 522)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Tirmizi (3485) Tirmizi; "Hasen, Sahih" dedi.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (2/185-186)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İbni Hibban (996)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (iman, 249) Ahmed (2/445) Tirmizi (3072)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Fethul Bari (13/98) Bkz; İbni Kesir En Nihaye (1/166-169)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Lisanul Arab (1330) Kurtubi Tezkira (744) Fethul Bari (2/371)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (5/232) Ebu Davud ( 4294) Hakim (4/220-221) Elbani Sahihul Cami (3975)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İbni Mace (4093) Ebu Davud (4296)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (1) Müslim (fiten, 34)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bunu Taberani Evsat'ta rivayet etti. Ricali güvenilirdir. (Mecmauz Zevaid (7/349) )

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (1/4,7) İbni Mace (4072) Tirmizi (2237) "Hasen, Garib" dedi. Hakim (4/725) Hakim; " Bu hadisin isnadı sahih olduğu halde Buhari ve Müslim tahric etmediler" dedi, Zehebi'de Telhis'de doğruladı.

AsiL 28 Ağustos 2008 02:44

Cevap: Mesih Deccal
 
Bu hadisi şerifin Arapça metninde geçen; "Mecan" kelimesi Micenn'in çoğuludur ve kalkan demektir. "Mutraka" ise; üzere giyilen tabaka, kalkan veya zırh demektir.
Yüzlerinin kalkana benzetilmesi, geniş ve yuvarlak yüzlü olmaları manasına gelir. "Mutraka" ifadesi; etlerinin çokluğuna dair bir benzetmedir.
15- Ebu Hureyre radıyallahu anh hadisinde; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem; "Deccal doğu tarafından çıkar" buyurmuştur.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
16- Sahihu Müslim'de; Enes Bin Malik radıyallahu anh hadisinde; "Şüphesiz o isbehan'dan çıkar"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
17- Aynısı Mü'minlerin annesi Aişe radıyallahu anha'dan rivayet edilen hadiste de geçer; Nebi sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; "Şüphesiz o (Deccal) isbehan Yahudilerinden çıkar "[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bunun benzeri Huzeyfe radıyallahu anh hadisinde de geçer.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Hafız İbni Kesir der ki; " Deccal'in zuhurunun başlangıcı istahan'ın "Yehudiyye" denilen mıntıkasından olur ve yetmişbin yahudi silahları ile ona katılır. Bunların "sican" denilen elbiseleri vardır. Onun yeşil taylasan olduğunu söylerler. Yöne Tatarlardan yetmişbin kişi ona yardım eder ve Horasan halkından pek çok kimse onu destekler"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
18- Ben (Şehavi) derim ki; "Bazı hadislerde onun Kufe'den çıkacağı rivayet edilmiştir. Abdullah Bin Ömer radıyallahu anhuma'dan Mevkuf rivayete göre; "İbni Ömer radıyallahu anhuma ıraklılara demiştir ki; "Sizin bu yeriniz verimli toprağı ile ve arıcılıkla meşhur olan, Kufe denilen yer midir?" dediler ki; "evet" Buyurdu ki; "Şüphesiz Deccal buradan çıkar"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
19- Ebu Sadık, Abdullah Bin Mes'ud radıyallahu anh'ın şöyle buyurduğunu rivayet ediyor; "Şüphesiz ben, Deccal'e yardımcı olacak halkın evlerini biliyorum." Dediler ki; "onlar kimdir ey Ebu Abdurrahman?" Dedi ki; "Kufelilerin evleridir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (Bkz; Nuaym Bin Hammad Fiten (325)
Doğrusu; daha önce geçen , Merfu hadislerde bildirilenlerdir. Vallahu a'lem.

DECCALİN SİLAHLARI
Allah sübhanehu ve Teala insanları imtihan için Deccal'i fitne ve ibtilalar gibi pek çok acaib ve garip şeylere Muktedir edecektir.
20- Abdullah Bin Mu'tim radıyallahu anh hadisinde varid oldu ki; "Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu; "Deccal gizlenecek değildir. Şüphesiz o doğu tarafından gelir ve benim yoluma davet eder. İnsanların kendisine tabi olması ve kendisine mensup olmaları için onlarla harp eder ve galip gelir. O Kufe'ye gelip Allah'ın dini hakim olup, onunla amel edilene kadar bu böylece devam eder. Bundan sonra "Ben şüphesiz peygamberim"der. Bunun üzerine akıl sahibi olan herkes onu terk eder. "Ben Allah'ım" diye iddia edinceye kadar böylece bekler. Bu iddiası üzerine de gözü kaplanır, kulağı kesilir ve iki gözü arasına hiçbir Müslüman'a gizli olmayacak şekilde "Kafir" yazılır. Böylece kalbinde imandan hardal zerresi kadar imanı olan herkes ondan ayrılır"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
21- Ka'bül Ahbar hadisinde şöyle geçer; "Deccal doğuda zuhur eder ve hilafet verilir. Sonra sihri açığa çıkar. Nübüvvet iddiasında bulunması üzerine insanlar ondan ayrılır. Bir nehre gelip, kendisine doğru akmasını emreder, oda akar. Sonra nehre geri dönmesini emreder, o da döner. Sonra yere ot bitirmesini emreder ve ot biter. Sonra emreder de Tur dağı ile Zeyt dağı birbiri ile çarpışır. Sonra rüzgara, yer yüzünü sulaması için denizden bulutları getirmesini emreder ve yer yüzü yağmurlanır. Günde üç defa denize dalarda, sular onun dizlerine ulaşamaz. Onun bir eli diğerinden uzundur. Elini denize uzatıp, daldırır, istediği balığı tutar, çıkarır."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
22- Sahih hadiste; Huzeyfe Radıyallahu anh dedi ki; "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki;" Ben Deccal'in yanında ne olduğunu iyi biliyorum. Beraberinde iki nehir akar. Bunların bir bembeyaz bir su olarak görünür. Diğeri ise yakıcı bir ateş gibi görünür. Bir kimse ona ulaşırsa ateş olarak görünene gelsin, gözünü yumup başını eğsin ve ondan içsin. Şüphesiz o soğuk bir sudur."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
23- Yine Huzeyfe radıyallahu anh'den rivayette Efendimiz sallalllahu aleyhi ve sellem Deccal hakkında şöyle buyurmuştur; "Şüphesiz onun yanında su ve ateş vardır. Ateşi soğuk bir su, suyu da ateştir. Aldanmayınız!"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
24- Ebu Hureyre radıyallahu anh hadisinde; "Şüphesiz o beraberinde cennetin benzeri ve cehennemin benzeri ile gelir. "Şüphesiz bu cennettir" dedikleri cehennemin ta kendisidir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Buradaki ihtilaf bakan kişilere nispetendir. Deccal sihir yaptığı iç in görünen suretlerin aksini hayal ettirir. Deccal, büyü ile, Allah'ın cenneti gizlediği şeyi ateş olarak, ateşi gizlediği şeyi de cennet gibi gösterir. Burada cennet ile; nimet ve rahmet, ateş ile de mihnet ve fitne kinaye edilmiş olabilir. Kim ona itaat ederse cennetini (dünyada talep ederek) öne geçirmiş demektir ve Ahirette varacağı yer cehennemdir. Yine şu da muhtemeldir ki; ona bakan için mihnet ve fitneler, ateşin dehşetindendir ve onu aksi olan cennet zanneder.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
25- Ebu ümametül Bahili radıyallahu anh'ın, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'den rivayet ettiği hadiste; "Deccal çıkmadan önce, insanlara şiddetli bir açlığın isabet edeceği üç şiddetli yıl vardır. Birinci yılda Allah semaya yağmurunun üçte birini tutmasını emreder, yer yüzüne de mahsulünün üçtebirini tutmasını emreder. Sonra ikinci yılda semaya yağmurunun üçte ikisini tutmasını, yeryüzüne de mahsulünün üçte ikisini tutmasını emreder. Üçüncü yılda ise Allah semaya yağmurunun tamamını, tutmasını emrederde bir damla yağmur yağmaz, yeryüzüne de mahsulünün tamamını tutmasını emreder de hiçbir yeşillik bitmez. Artık Allah'ın yaşamasını dilediği hayvan hariç, geviş getiren hiçbir hayvan kalmayıp helak olacaktır."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
26- Osman Bin Ebil As radıyallahu anh hadisinde; "Müslümanlar onlara bir ordu gönderir ve onların ordularıyla karşılaşırlar. Bu yüzden onlara şiddetli bir açlık ve şiddetli bir sıkıntı isabet eder. Öyle ki onlardan biri yayının kirişini pişirse bile yiyebilirler..."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
27- Bu açlık anında Deccal gelir "ve onun beraberinde adeta ekmek dağı vardır. Ona tabi olan insanlar haricindekiler şiddetli kıtlık çeker"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
28- Muzgire Bin Şu'be radıyallahu anh der ki; "Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'e benim sorduğumu kimse sormadı. (Deccal hakkında) Nebi sallallahu aleyhi ve sellem bana buyurdu ki; "Ondan sana ne zarar var?" Dedim ki; "Diyorlar ki; onun yanında ekmek dağı ve su nehri bulunacak" Buyurdu ki; "O Allah için bundan daha aşağılıktır"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Kadı Iyaz; bu son cümle hakkında der ki; "Bunun manası; Allah, onun elinde mü'minleri saptıracak, yakın sahibi kalplere şüphe verecek şeyler yaratır. Bilakis bunlar iman edenlerin imanını artırır, kalplerinde maraz olanları saptırır. Kafirlere, münafıklara ve benzerlerinin aleyhine birer hüccet olur. Bu söz; onun öldürdüğü kişinin söylediği şu söz gibidir; "Senin bu işinden dolayı, ancak basiretim arttı."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]Yoksa bu söz onun yanında hiçbir şey olmayacağı manasına gelmez. Bilakis Murad; "O bu yaptığı şeylerden daha aşağılıktır, onun Deccal olduğunu gösterir. Özellikle onda görünen bu açık alametler, yalancılığını gösterir, okuyan onun küfrünü okur, okuma bilmeyen dahi onu okur. Konuştuklarındaki yalanına, kusurları fazladan birer şahittir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
29- Esma Binti Yezit el Ensariye Radıyallahu anha hadisinde, Nebi sallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur ki; "... üçüncü yılda sema bütün yağmurunu tutar, yeryüzü de hiçbir nebatını bitirmez, hayvanlardan bütün tırnaklılar ve azı dişli (geviş getirenler) helak olur. (Deccal) bu fitnenin şiddetlendiği anda bir bedeviye gelir ve derki; "Sana deveni diriltirsem benim rabbin olduğumu bilir misin?" Adam da; "Evet" der. Şeytan da onun devesi gibi şekle girer, sütü daha bol, hörgücü daha büyük bir şeklide görünür. Daha sonra babası ve kardeşi ölmüş bir adama gelir ve der ki; "Sana babanı ve kardeşini dirilttiğimi görürsen, Rabbin olduğumu bilir misin?" o da "evet" der. Bunun üzerine şeytan babasının ve kardeşinin benzeri kılıklarda görünür"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
30- Ebu Amame radıyallahu anh hadisinde; "şüphesiz Deccal'in Fitnelerinden birisi de, bir bedeviye şöyle demesidir; "Senin için babanı ve anneni dirilttiğimi görürsen, rabbin olduğuma şahadet eder misin?" Bedevi de; "evet" der. Bunun üzerine iki şeytan babasının ve annesinin suretlerinde görünerek derler ki; "Ey oğulcuğum! Ona tabi ol. Zira şüphesiz o senin rabbindir"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
31- Cabir radıyallahu anh'dan gelen merfu hadiste; " Alllah, Deccal'in yanında insanlara konuşan şeytanlar gönderir"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] buyruluyor.
32- Semura Bin Cündeb radıyallahu anh'ın Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den rivayetinde buyurulur ki; "Şüphesiz o (Deccal) körleri ve baraslıları (alaca hastalığı) iyi eder, ölüyü diriltir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
33- Nevvas Bin Sem'an radıyallahu anh hadisi; "Deccal bir kavme gelip onları kendisine imana davet eder ve onlarda ona içabet ederler. Bunun üzerine Deccal semaya emreder de yağmurunu yağdırır, yeryüzü de nebat biter. O kavmin deve sürürsü akşama hörgüçleri uzamış, sütleri bollaşmış, böğürleri şişmiş (semizlemiş) olarak yanlarına döner. Deccal daha sonra başka bir kavme gelip onları da kendisine davet eder. Fakat onlar Deccali reddederler, o da onların yanından uzaklaşır. Ancak o kavmin başına kıtlık gelir, ellerinde mal kalmaz,. Fakir halde sabahlarlar. Deccal sonra bir harabeye uğrar ve ona; "Definelerini çıkar deyip oradan ayrılır. Harabenin defineleri de bal arılarının arı beyini izledikleri gibi ardına düşer. Deccal sonra genç bir adamı kendisine imana davet eder. Deccal (kendisini reddetmesine öfkelenerek) onu kılıçla vurup ikiye böler. Her iki parçayı bir ok atımı mesafeye fırlatır. Sonra o genci çağırır. Genç dirilip parlak yüzlü ve gülerek ona yönelir..."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
34- Ebu Said el Hudri radıyallahu anh rivayeti; "Deccal çıkar ve Müminlerden birisi ona doğru yönelir. Onu Deccalin silahlı adamları karşılar ve derler ki; "Nereye gidiyorsun?" Der ki; "şu ortaya çıkan adama gidiyorum." Deccalin adamları derler ki; "Demek Rabbimize iman etmiyorsun ha?" Der ki; "Rabbimiz gizlenip de sonradan çıkan biri değildir." Bunun üzerine derler ki; "Onu öldürün" Bazıları da der ki; "Rabbiniz (Deccal) sizi kendisinin bilgisi dışında birini öldürmekten nehyetmedi mi?" Bunun üzerine onu alıp Deccal'e götürürler. Mü'min, Deccali gördüğü zaman der ki; "Ey insanlar! Bu Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem'in hadisinde bahsettiği Deccalin ta kendisidir" Deccal, onun karnı üzere uzatılıp bağlanmasını emreder. Onlarda derler ki; "Onu tutun ve kazıklara bağlayın" Deccal'in askerlerinin darbelerinden dolayı mü'minin karnı ve sırtı şişer. Deccal der ki; "Demek bana iman etmiyorsun?" Mü'min der ki; "Sen yalancı Mesihsin" Deccal'in emri ile mü'min, Minşar denilen aletle başının ortasından iki parçaya ayrılır. Sonra Deccal der ki; "Ayağa kalk, doğrul" sonra ona der ki; "Hâlâ bana iman etmiyor musun?" Mü'min de; "senin hakkında basiretim iyice arttı." der. Sonra der ki; "Ey insanlar! Şüphesiz o benden sonra artık hiç kimseyi boğazlayamayacaktır!" Deccal onu boğazlamak için tekrar tutar. Ancak mü'minin başı ile omzu arasına kadar boynu bakır kaplandığından dolayı buna imkan bulamaz. Onu ellerinden ve ayaklarından tutarak atar. İnsanlar Deccal'in, onu ateşe attığını zannederler. Halbuki o mü'min cennet'e düşmüştür." Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sonra buyurdu ki; "İşte Allah katında şahadet bakımından insanların en büyüğü o kimsedir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
35- Ebu Said el Hudri radıyallahu anh'dan gelen diğer bir rivayet; "Deccal, Medine'nin yakınına kadar gelir. Onun Medine'ye girmesi yasaktır. O gün ki insanların en hayırlısı olan biri ona doğru çıkar gelir ve ona der ki; "Şahadet ederim ki şüphesiz sen Râsulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hadisinde bildirilen Deccal'in ta kendisinin." Deccal der ki; "Seni öldürüp sonra diriltirsem bu işte seni şüpheye sokabilir miyim?" Der ki; "Hayır" Bunun üzerine Deccal onu öldürür ve diriltir. Mü'min der ki; "Allah'a yemin olsun ki sen bu işi yapınca imanım (basiretim) şu an daha da arttı." Bundan sonra Deccal onu tekrar öldürmek ister, ancak bir daha ona musallat olamaz"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
36- Cabir radıyallahu anh rivayetinde; "Deccal insanların gözü önünde bir kişi öldürdükten sonra, başkasına musallat olamaz"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
HARİKULADE HALLER MÜ'MİN İÇİN VELAYETE DELİL OLUR, ANCAK KAFİR İÇİN VELAYETE DELİL OLMAZ
Hafız İbni Kesir ed-Dımeşki dedi ki; "Daha önce geç en hadislerden anlaşıldığı gibi, Allah Teala Deccal'in beraberinde zuhur edecek harikalar ile kullarını imtihan edecektir. Kendisine icabet edenler için Deccal, göğe emir verip yağmur yağdıracak, yere emir verip bitki bitirecek, onları kendileri ve davarları yiyecek, hayvanları onlara semiz olarak dönecektir. Deccal'e icabet etmeyip, reddedenler için emredecek te kıtlık, hastalık, ölüm ile hayvanlarının kırılması, mallardan, canlardan ve mahsullerden eksilme isabet edecek.
Şüphesiz o, yeryüzünün hazinelerini, arıların kraliçe arının peşinden gitmeleri gibi ardından götürecek, genç şahsı öldürüp sonra diriltecektir. Bütün bunlar asılsız olmayıp hakikattir ve

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (2/397,408,457) Hakim (4/528) Hakim ve Zehebi sahih dediler.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (fiten, 124)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]Ahmed ( 6/75) Mecmauz Zevaid (7/338) Heysemi; ricalinin sağlam olduğunu söylemiştir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Hakim (4/528-29)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]İbni Kesir Nihaye (1/174)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]Taberani güvenilir rical ile rivayet etti. (Mecmauz Zevaid (7/350) ) Bk. Nuaym B. Hammad (s. 324)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]Taberani'nin ricali güvenilirdir. Ancak Ebu Sadık, İbni Mes'ud'a ulaşmamıştır. (Mecma (7/351) )

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Taberani bunu uzun bir metinle rivayet etti. İsnadında Metruk olan Said Bin Muhammed el Verrak vardır. Bkz.; Mecmauz Zevaid (7/340)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Nuaym Bin Hammad'ın Fiten'inden naklen; Fethul Bari (13/98) Nuaym B. Hammad Fiten (s. 330)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (Fiten, 105)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Buhari (7130) Müslim (Fiten, 106-107)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] (1) Müslim (Fiten, 109)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Fethul Bari (13-107)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İbni Mace (4077) Şa'rani Tezkire-i Kurtubi Muhtasarı (s. 493)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (4/216-217) Mecmauz Zevaid (7/342)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (3/367) Mecmauz Zevaid (7/344) Bkz. Nuaym Bin Hammad (s. 331)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Buhari (7122) Müslim (Fiten, 114,115) Ahmed (4/248) Nuaym Bin Hammad Fiten (s.336)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Daha sonra gelecek olan Ebu Said R.A. hadisinin bir parçasıdır.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Fethul Bari (13/99) )Nevevi El Minhac (18/74-75)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Mecmuaz Zevaid (7/344) Ahmed (6/453) Taberani. İsnadında Şehr Bin Havşeb zayıftır.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İbni Mace (4077) Nuaym Bin Hammad (s. 327)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (3/367-368) Ahmed Bin Hanbel bunu iki isnat ile rivayet etmiştir. Bu inatlardan birinin ricali sahih ricalidir. Bkz.; Meecmauz Zevaid (7/344)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Mecmauz Zevaid (7/336) Heysemi, Ahmed ve Taberani'ye nisbet etmiş ve ricalinin sahih ricali olduğunu belirtmiştir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (fiten, 110) İbni Mace (4075) Ahmed (4/181) Tirmizi (2240) Hakim (4/492-494) Ebu Davud (4321)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (Fiten, 113)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Buhari (7132) Müslim (Fiten, 112) Nuaym Bin Hammad Fiten (s.335)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İbni Kesir Nihaye (1/164-165)

AsiL 28 Ağustos 2008 02:45

Cevap: Mesih Deccal
 
Allah Teala kullarını o zamanda bu gibi şeylerle imtihan eder. Bu fitne nedeniyle pek çok kimse sapar, pek çok kimse de hidayet bulur. Şüpheliler küfre düşer, Allah inananların da imanını artırır. Kadı Iyaz ve başkaları aşağıdaki şu hadisi bu manaya yormuşlardır; "O Allah katında bundan daha değersizdir" ifadesi yani; "Onun yanındakiler Allah'ın mü'min kullarını saptırmak için yeterli değildir. Zira onda görünen bu harikalar ile beraber, zahiri bedeninde noksanlık, fücur ve zulüm vardır. İki gözü arasında apaçık "Kafir" yazısı vardır. Şeriat sahibi sallallahu aleyhi ve sellem bunu heceli olarak "Kef-fe-ra" şeklinde telaffuz etmiştir ki, bu da o yazının manevi değil, maddi olarak yazılı olacağını ispatlar. Nitekim bazıları o kelimenin Deccal'in alnında manen yazılı olduğunu söylemişlerdir..."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
İbni Teymiye der ki; "Arap müşrikleri, Hind, Türk, Yunan ve başka milletlerden olan müşrik sınıflarında yer alanlar, ilim, zühd ve ibadet konusunda ne kadar gayret gösterseler de, peygamberlere ve onun getirdiklerine iman etmedikçe, emirlerine itaat etmedikçe, verdiği haberleri tastiklemedikçe mü'min değillerdir, Allah'ın dostları değillerdir. Onlar ancak şeytanın yakınlarıdırlar. Şeytanlar onlara nüzul ederek bazı insanların işlerinden haber verirler ve sihir cinsinden harikalar ile bazı tasarruflarda bulunurlar. Onlar, kendilerine şeytanların nüzul ettiği kahinler ve sihirbazlardandırlar. Allah Teala Buyurur ki; "Şeytanların kime nüzul edeceğini haber vereyim mi? Onlar iftiraya düşkün, çok günahkar olan herkesin üzerine nüzul ederler. (Onlar da) Şeytana kulak verirler, bunların çoğu da yalancıdır" (Şuara, 221-223) Bu kimseler gece gündüz zühd ve ibadetle uğraşsalar, ancak Kur'an'da zikredilenlere tabi olmasalar ancak şeytan evliyasıdırlar. Havada uçsalar da, su üzerinde yürüseler de onları taşıyan şeytandır"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Ebu Yezid el Bistami radıyallahu anh gibi ilim ve din ehli dediler ki; "Bir adamı havada uçarken, veya su üzerinde yürürken bile görseniz, emirlere ve yasaklara uyup uymadığına bakmadıkça aldanmayınız."
İmam Şafii radıyallahu anh dedi ki; "Bir bid'at sahibini havada uçarken görseniz bile bununla aldanmayınız!"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Allah dostları, bir adamın Rasullah sallallahu aleyhi vesellem'in emirlerine ve nehiylerine ittiba edip etmediğine bakılmadıkça, havada uçsa veya su üzerinde yürüse bile itibar edilmeyeceğinde ittifak etmişlerdir. Eğer o kişi sünnete uyuyorsa o Allah'ın velisidir. Ancak bu harikuladeleri Müşriklerden, Ehl-i Kitab'dan, Münafıklardan, bid'at sahiplerinden olan kafirler gösteriyorsa onlar Allah'ın düşmanıdırlar, şeytandırlar. Bu harikuladeleri gösteren herkesi Allah'ın velisi zannetmek caiz değildir. Allah dostu sayılması için, onların sıfatlarının, hallerinin Kitab ve Sünnet'e uygun olması gerekir veya iman ve Kur'an nuru ile İslam Şeriatinin batınî ve zahiri hakikatleri ile tanınıması gerekir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
DECCAL'İN VASIFLARI
Mesih Deccal - Allah'ın laneti onun üzerine olsun- görünüş olarak ayıplar ve kusurlarla muttasıftır. Nebi Sallallahu alyehi ve sellem, Deccal'i hadsilerinde akl-ı selim sahiplerine şüphe bırakmayacak şekilde vasıflamıştır.
37- İbni Ömer radıyallahu anhıma, Nebi sallallahu aleyhi vesellem'den rivayet ediyor; "Şüphesiz Deccal, büyük ve kızıl bir bünyeye sahip, kıvırcık saçlı, tek güzü kör olup sanki yerinden fırlamış üzüm tanesi gibidir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
38- Hişam Bin Amir radıyallahu anh, Nebi sallallahu aleyhi vesellem'den rivayet ediyor; "Deccal'in başının arkası dalga dalgadır."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] "Şüphesiz o esmer ve kıvırcık saçlıdır."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Hafız İbni Hacer der ki; "Onun esmer olarak vasfedilmesi, kızıl tenli olmasına münafi değildir. Bir çok esmerde kızıllık ta vardır."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Ben derim ki; "İbni Abbas radıyallahu anhuma rivayetinde;
39- "Deccal bembeyazdır" diye geçer[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ancak bunun Deccal'in önceki hali olması umulur.
40- İbni Abbas radıyallahu anhuma hadisi; "Deccal'in gözü kördür. Ne çok siyah, ne de çok beyazdır. Başı yılan veya kertenkele başı gibidir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bu hadis-i şerifin Arabca metninde gecen "El Hican" ne çok beyaz, ne de çok seyah olan manasınadır. "El asale" yılan veya kertenkeledir. Denildi ki; " Vücudu başından küçük olan yılandır" Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem, Deccal'in başının büyük ve yuvarlak olmasından dolayı asele'ye benzetmiştir.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
41- Daha önce İbni Ömer radıyallahu anhuma hadisinde; "Onun vücudu iri ve kızıl, başının saçları kıvırcıktır" diye geçmşiti. Bunu ibni Abbas Radıyallahu anhuma'dan rivayet edilen şu hadis destekler; "Deccali ne çok esmer, ne de tam beyaz olmayan bir renkte, vücudunu irice gördüm. Saçları adeta ağaç dalları gibi birbirine girgin idi."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Yani saçları çok ve kıvırcık demektir.
42- Yine Huzeyfe radıyallahu anh'ten rivayet edilen şu hadiste destekler; "onun saçları kıvırcıktır."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
43- Temim-i Dârî radıyallahu anh onu şeyle görmüştür; "saçından sürüyen bir adam"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
44- Ka'b ul Ahbar radıyallahu anh rivayetinde; "Deccal'in bir eli değirnden uzundur"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] diye geçer. Nuaym Bin Hamad El Fiden (s.331)
İbni Ömer Radıylalhu anhuma hadsinide; "Sağ gözü ker olup, fırlamış üzüm tanesi gibidir" diye geçmişti. Bu hadisin Arabca Metninde geçen "Tafie" hemze ile yazılır ise; "ziyası gitmiş, sönük" manasına gelir. Hemzesiz olarak "Tafiye" olursa; "Yerinden ırlamış üzüm tanesi" deme olur.
45- Huzeyfe radıyallahu anh hadisinde "Kıvırcık saçlı ve sol göze kördür" diye geçti ve bir rivayette; "Kör ola gözü sol gözüdür"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], aynısı Enes radıyallahu anhden,[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Semura Bin Cündüb radıyallahu anhden[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve Cünade Bin Ümeyye radıyallahu anhden rivayet edilmiştir.
46- Ebu Said el Hudri radıyallahu anh hadisinde ise; "sağ gözü ker ve duvarda patlak veren sıva gibidri. İnciyi andıran sol gözü ise yıldız gibi parlar."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
47- İbni Abbas radıyallu anhuma hadisinde; "Gözü sabah yıldızı gibidir"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
48- Huzeyfe radıyallahu anh hadisinde; "sağ gözü mesholunmuştur. Diğer gözü ise güneş parcası gibidir"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ondan diğer rivayette; "gözü mesholunmuştur"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] geçer.
49- Ubeyd Bin Ka'b radıylalhu anh hadisinde; "bir gözü yeşil cam gibidir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
50- Sefne radıyallahu anha rivayeti; "sol gözü kör, sağ güzü et ile kaplı gibidir"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
51- Diğer bir rivayette de sol gözü et ile kaplı olarak vasıflanır.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Hadisin Arabca metninde geçen "zufre" kelimesi; burundan göze doğru çıkan bir çeşit deridir. Onun güzünün böyle olması, bahsedilen gözünün sağlam olmamasına mani değildir. Belki bu gözbebeğinin ardında kalacak şeklidedir.
52- Ubade Bin Mamit radıyallahu anh hadisinde; "kısa boylu, çarpık bacaklı, kıvırcık saçlı, tek gözlü, göz yuvası ne çukurdur, ne de şişkin."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
53- Ebu Said el Hudri radıyallahu anh hadisi; "Gözbebeği yerinden fırlamış gibi ve kördür. Gizli değildir, parlayan yıldız gibidir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
BU RİVAYETLERDEKİ İHTİLAFLARIN GİDERİLMESİ
Kadı Iyaz dedi ki; "Sönük ve mesholunmuş tabirleri; ya kör olmasını ya da gözünün fersiz olduğunu belirtmek içindir. Bu gözü, ibni Ömer radıyallahu anhuma hadisinde geçtiği gibi sağ gözüdür. Gözü yuvasından fırlamış, yıldız gibi parlayan, duvarda balgam gibi ya da patlamış sıva gibi pörtlemiş olan gözü sol gözüdür. Yani her iki gözü de kusurludur. Kör olangözü bir şey görmez. Diğer kusurlu gözü ise ışığı gitmiş, görme idraki azalmıştır."
İmam Nevevi der ki; "Bu -Kadı Iyaz'ın kelamı- gayet güzel bir sondur."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İbni Kesir Nihaye (1/164-165)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İbni Teymiye Mecmuul Fetava (11/172,173,214)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Mecmuul Fetava (1/666)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Mecmuul Fetava (11/213-216)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Buhari (7128) Müslim (Fiten, 100) Ahmed (2/37, 124, 144) Tirmizi (2241) Muvatta (Sıfatun Nebi,2)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (4/20) Mecmauz Zevaid (7/342-343) Heysemi; "Ricali, Sahih ricalidir" dedi.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (5/434-435) Mecmauz Zevaid (7/343)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Fethul Bari (13/104)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (1/374)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]Ahmed (1/240, 313) Mecmauz Zevaid (7/337-338) Heysemi ricalinin sahih ricali olduğunu söyledi

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Lisanul Arab (89)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (1/374) Mecmauz Zevaid (7/337) Fethul Bari (13/108) sahihtir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (fiten 104) İbni Mace (4071) Ahmed (5/397)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (fiten, 121) Mecmauz Zevaid (10/147)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Fethul Bari (13/98)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (5/386, 405)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (3/115)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (5/13, 38)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (3/79) Mecmua (7/346)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]Mecma (7/337-338) Ahmed (1/374)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Hakim (4/528)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (fiten, 103)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (5/123) Fethul Bari (13/105) Mecmauz Zevaid (6/337)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]Ahmed (5/221) Mecmauz Zevaid (7/340) Bu sayri ithaf (8613) sahihtir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (3/115) Mecma (7/336)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (5/324) Ebu Davud (4320) Mecmauz Zevaid (7/348)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Fethul Bari (13/105) Mecma (7/336-337) Ebu Ya'la zayıf insad ile rivayet etmiştir. Benzerini imam Ahmed (3/79) rivayet etmiştir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Nevevi El Minhac (2/235) Fethul Bari (13/104)

AsiL 28 Ağustos 2008 02:47

Cevap: Mesih Deccal
 
Hadiste geçen; "Gözünün biri yeşil cam gibidir" kavli ile "inciyi andıran yıldız gibi parlar" hadisi birbirine uygun olup aynı gözün vasfıdırlar.
Tırnak gibi deri parçası ile kaplı olması her iki göz içinde mümkündür. Sönük olması ile çıkıntı olması birbirine zıt değildir. Bu ziyası gitmiş olan sönük gözünün vasfıdır. Gözünün duvardaki balgama benzetilişi belagatin üstünlüğündendir. Yeşil cama ve inciyi andıran parlak yıldıza benzetilişi de buna zıt değildir. Zira gözü pörtlemiş denilen pek çok kimsede görme idraki hala vardır. Allahu a'lem, Deccal de bu kabildendir.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
GÖZLERİNİN ARASINDAKİ "KAFİR" YAZISI
54- Enes Bin Mali radıyallahu anh hadsi; "Rasulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem buyurdu ki; "Hiçbir peygamber gönderilmemiştir ki, ümmetini kör ve yalancı (olan Deccal)dan sakındırmış olmasın. Uyanık olun! Şüphesiz o kördür. Ve şüphesiz Rabbiniz kör değildir. Muhakkak ki onun (Deccalin) iki gözü arasında "Kafir" yazılıdır"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
55- Yine Onun rivayetinde; "iki gözünün arasında "kafir" yazılıdır buyurdu. Ve sonra şöyle heceledi: "kef, fe, ra" Bunu her Müslüman okuyacaktır"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
56- "Okuma yazma bilen ve bilmeyen o yazıyı okuyabilir"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
57- Diğer bir rivayet lafzı; "yazma bilen ve bilmeyen her Mü'min onu okur"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
58- İbni Ömer radıyallahu anhuma rivayeti; "Gözlernin arasında "Kef, fe, ra" harfleri yazılıdır ve Deccal'in işlerini çirkin gören herkes o yazıyı okuyabilir"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
İmam Nevevi dedi ki; "Muhakkakliler indinde bu yazı zahiri üzere, hakiki bir yazıdır ve Allah, onun yalanının ve batıllığının açığa çıkması için, onun küfrü hakkında kesin bir alamet yapmıştır. Allah Teala o yazıyı, okuma yazma bilsin veya bilmesin her Müslüman için açık bir hale getirir. Deccal'in fitnesini, şekavetini dileyenlere ise bu yazı gizli kalacaktır."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Bu kavli zayıf bulan İbni Hacer ise der ki; "Göz ile idrak; Allah'ın kulları için yarattığı, dilediği gibi ve dileği zaman bu yeteneği verdiği sıfattır. Mü'minin buradaki görmesi ise gözü ile değildir, hatta yazı bilmese bile! Kafir ise, yazı bilse bile onu göremez. Tıpkı Mü'minin basiret gözü ile gördüğünü, kafirin görememesi gibi. Allah Mü'min için bu idraki teallüm dışında yaratacaktır ve bu o zamanın harikuladelerindendir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
DİĞER SIFATLARI
59- Ebu Hureyre radıyallahu anh hadisi; Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem, Deccal'in vasıflarını şöyle saydı; "Gözü kör, alnı açık, göğsü geniş ve eğriliklerle doludur"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Hadiste geçen; "Alnı açık"; Başının ön tarafında saçı dökülmüş demektir.
Hadisin metninde geçen "Nahr- göğüs", gerdanlık takılan yerdir; gerdan.
Metinde geçen "defe'en lafzı zikzak demektir. Kambur olduğu manasına gelir.
KULAĞININ KESİK OLMASI
60- Taberani'nin, Abdullah Bin Mu'tim radıyallahu anh'den rivayet ettiği hadiste; Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; "Deccal'in kulağı kesiktir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
ÇOCUĞU OLMAZ
61- Ebu Said el Hudri radıyallahu anh'ın Nebi sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'den rivayet ettiği hadis-i şerifte buyurulur ki; "Deccal'in çocuğu olmaz ve o ne Medine'ye ne de Mekke'ye giremez."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Kurtubi dedi ki; "Bu vasıfların hepsi aklı selim sahipleri için tamamen yerilmiş sıfatlardır. Ancak Allah'ın, haklarında bahtsızlığı dileği kişiler Deccal'in çağırdığı yalan ve ahmaklıklara tabi olacaklardır. Onlar, Hakka'a ve Tilavet nuruna tabi olmaktan mahrumdur. Efendimiz Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'in; "Şüphesiz o kördür ve kesinlikle Rabbiniz kör değildir"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kavli şerifine gelince; kısa akıllılara veya gafillere, kendi kusurlarını izale edip tamir edemeyecek kadar aciz ve zayıf olan noksan bir kimsenin ilah olamayacağını açıklamaktır. Kusurunu gidermekten aciz olan, kendini ve başkalarını zarardan kurtarmaktan da acizdir.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
DECAALİN EŞEĞİNİN SIFATI
62- Cabir Bin Abdullah radıyallahu anh hadisinde; Rasulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem buyuruyor ki; "Deccal öyle bir eşeğe biner ki; eşeğinin iki kulağı arasındaki mesafe kırk zira (kırk kol boyu= 20 metre kadar)dır"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
DECCAL'İN EBEVEYNİ
63- İmam Ahmed Bin Hanbel'in, Ebu Bekre radıyallahu anh'den rivayet ettiği hadiste, Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem, Deccal'in anne ve babasını şöyle tarif eylemişlerdir; "Deccal'in anne babasının otuz yıl çocuğu olmaz. Sonra kör bir çocukları olur"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
64- Diğer bir rivayette şu ziyade vardır; "Sonra göbeği kesilmiş, zararı faydasından çok, gözü uyur, kalbi uyumaz bir çocuk doğurur" sonra Peygamber efendimiz Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem Deccal'in annesinin ve babasının vasıflarını saydı; "babası uzun boylu, zayıf yapılıdır -bir rivayette; "uzun boylu, zayıf yapılı, burnu uzun" diye geçer- Burnu kuş gagası gibidir." Sonra Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem Deccal'in annesini şöyle tavsif buyurdu; "Annesi ise iri yapılı, büyükçe göğüslü bir kadındır"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
DECCAL'İN ÇIKIŞ SEBEBİ
65- Hafsa Binti Ömer radıyallahu anhuma der ki; "Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle söyler iken işittim; "Deccal'in ilk ortaya çıkışına, Onun kızdıran bir şey sebep olacaktır"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bir rivayette; "bir kızgınlık anında çıkacak" ve diğer bir rivayette; "Onu gazablandıran bir şeye kızıp çıkacak" varid olmuştur.
BU GAZABIN SEBEBİ KADINLARDIR
66- Ebu Hureyre radıyallahu anh'ın Peygamber sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'den rivayet ettiği hadiste buyrulur ki; "Deccal'e ilk olarak kadınlar tabi olurlar ve ona eza ederler. Bunun üzerine hendeğine gazablı bir vaziyette döner"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
DECCAL'E TÂBÎ OLANLAR
67- Ebu Hureyre radıyallahu anh hadisinde; "Ona ilk tabi olacak olanlar kadınlardır" diye geçmişti.
68- Osman Bin Ebil As radıyallahu anh der ki; "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu işittim; "Müslümanların üç şehri olacaktır. Bunlardan biri iki denizin birleştiği yerde, biri Cezayir'de, biri de Şam'da olacaktır. İnsanlar üç sarsıntı geçirecekler ve Deccal, insanların arasında ortaya çıkacaktır. Doğu tarafından hızla gelecektir. İlk uğrayacağı yer iki denizin birleştiği yerdeki şehir olacaktır. O şehrin halkı üç fırkaya bölünecektir. Bir gurup Şam'da oturup, olup bitene seyirci kalacak, bir grup bedevilere katılacak, bir gurupta sonraki şehre geçecektir. Deccal'in yanında yetmişbin taylasanlı olacaktır. Ona tabi olanların çoğunluğunu yahudiler ve kadınlar teşkil eder.
Sonra diğer şehre gelir ve oranın halkı da üç fırkaya bölünür. Bir gurup olup bitene seyirci kalır, bir grup bedevilere katılır, bir gurup da Şam'ın batısındaki şehre katılırlar"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
69- Ebu Ümametül Bahili radıyallahu anh hadisi;
"Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem" buyurdu ki; "Deccal'in beraberinde hepsi de kılıçlı, süslü ve taylasanlı yetmişbin yahudi vardır."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
70- Enes Bin Malik Radıyllahu anh hadisi; Rasulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem buyurdu ki; "Deccal'e yetmibin taylasanlı isfahan yahudisi tabi olur."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
71- Esma Binti Yezid Radıyallahu anha'da merfuan; "Deccal'e tabi olanların çoğu; Yahudiler, kadınlar ve (köylü) bedevilerdir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
72- Abdullah Bin Ömer Radıyallahu anhuma, Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurduğunu rivayet ediyor; "Deccal'e tâbi olmaya en çok kadınlar giderler. Hatta kişi, akrabalarını, annesini, kızkardeşini, kızını, halasını Deccal'e tabi olacaklar korkusuyla geri çevirip iple bağlar"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
73- Taberani'de geçen Abdullah Bin Mu'tem radıyallahu anh'ın rivayet ettiği merfu hadiste buyurulr ki; "Kalbinde hardal tanesi kadar iman olan Deccal'den ayrılıp uzaklaşır. Deccal'in ordusu ve arkadaşları; Mecusiler, Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müşriklerden olan diğer yabancı milletlerdir"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Fethul Bari (13/105)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Buhari (7131) Müslim (Fiten 101) Ebu Davud (4316-18) Tirmizi (2245)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (Fiten, 103)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (5/38) Ebu Bekre R.A.'den... Müslim (Fiten, 105) Huseyfe R.A.'den.. İbni Mace (4077) Ebu Ümame R.A.'den... Hakim (4/530) Cabir R.A.'dan.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (Fiten, 105) Metalibu Aliye (4592) Busayri ithaf (8618)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Tirmizi (2235)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Nevevi El Mihhac Bi Şerhi Sahihu Müslim Bin Haccac (18/80)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Fethul Bari (13/107)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (2/291) Mecmauz Zevaid (7/346) Bear Sahih senedle benzerini rivayet etti. Bk. Mecma (7/347)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Mecmauz Zevaid (7/340) senedinde zayıf ravi vardır.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (Fiten, 89) Ahmed (3/43) Tirmizi (2246)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Buhari (Edeb, 77; Fiten, 26; Tevhid, 17) Müsli (Fiten, 95-101) Ebu Davut (Melahim, 14) İbni Mace (Fiten, 33) Tirmizi (Fiten, 56,62) Ahmed (1/176,182; 2/27, 149; 6/140),

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Kurtubi Tezkira (749)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (3/367) Mecmauz Zevaid (7/344) sahihtir. Bkz. Muaym Bin Hammad (s.331)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Mişkatul Mesabih (3/44)88 Ahmed (5/40, 49, 51, 52) Tirmizi (2248) Tirmzi; "Hasen, garib" demiştir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (5/40, 49, 51, 52) Tirmizi (2248) Tirmzi; "Hasen, garib" demiştir

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (Fiten, 98) Ahmed (6/283, 284)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Mecmauz Zevaid (7/349) Taberani Evsat'ta rivayet etmiştir. Sahihtir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (4/216, 217) Mecmauz Zevaid (7/342) Eli Bin Zeyd dışındaki ricali sahih ricalidir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İbni Mace (4077)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (Fiten,124)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Mecmauz Zevaid (7/347) Şerh Bin Havşeb zayıf olup, Taberani'nin diğer ricali güvenilirdir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (2/67) Mecmauz Zevaid (7/347)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Mecmauz Zevaid (7/340) Taberani'nin isnadında metruk ravi vardır.

AsiL 28 Ağustos 2008 02:47

Cevap: Mesih Deccal
 
DECCAL'İN HURUCUNDAN ÖNCE İNSANLARIN DURUMU
74- Sa'b Bin Cüsame radıyallahu anh dedi ki; "Rasulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'in şöl ebuyurduğunu işittim; "insanlar Deccal'i unutmadıkça, imamlar minberde ondan bahsi kesmedikçe Deccal huruc edip çıkamaz"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
75- Cabir Bin Abdullah radıyallahu anh, Rasulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'den şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir; "Deccal, dinden gafil olunduğu ve ilimden yüz çevirildiği bir zamanda ortaya çıkar"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Deccal, dinin zayıfladığı, ehlinin azaldığı, batıl ehlinin hak ehli üzerine bakın olduğu, şerrin ve şer ehlinin yaygınlaştığı bir zamanda çıkacak demektir. [Hadisin Arapça Metninde] Hafaka lafzı geçmektedir. Bu gecenin çoğu gittiği vakti tarif için kullanılan kelimedir. Burada bu kelime ile dinin zayıflaması kasdedilmiştir.
76- Ebu Hureyre radıyallahu anh der ki; Sadıkul Masduk Ebul Kasım Sallallahu aleyhi ve sellem'den işittim; "Kör gözlü dalalet mesihi, insanların ihtilaflarının arttığı ve fırkalara ayrıldığı bir zamanda doğu tarafından çıkar"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Deccal'in silahları bölümünde, onun şiddetli açlık, kıtlık, sıkıntıya uğrayacakları, hatta içlerinden birinin yayının kirişini pişirmesi halinde onu bile yiyebilecekleri bir kıtlık zamanında, yeryüzünün ot bitirmediği, semanın yağmur yağdırmadığı, Allah'ın yaşamasını dilediği hariç dişli tırnaklı, hayvanların helak olacağı bir zamanda çıkacağı daha önce belirtilmişti.
BU ZAMANDA İNSANLARIN YİYECEĞİ
77- Aişe radıyallahu anha dedi ki; "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, Deccal'in zuhurundan önce zorluklardan bahsediyordu. Dediler ki; "O zamanda hangi mal hayırlıdır? Buyurdu ki; "Ehlini sulayan bir genç. Zira o gün yiyecek bir şey yoktur." Dediler ki; "O zaman Mü'minler ne yiyecekler?" Buyurdu ki; "Tesbih, Tekbir ve Tehlil"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
78- Ebu Ümametül Bahili radıyallahu anh hadisinde şöyle geçer denildi ki; "Ya Rasulullah! O zamanda insanlar ne ile yaşayacaklar?" Buyurdu ki; "Tehlil (Lailahe İllallah demek), Tekbir (Allahu Ekber), Tesbih (Sübhanallah) ve Tahmid (Elhamdülillah demek) onlar için yemek yerini tutacaktır."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
DECCAL ÇIKTIĞI ZAMAN ARABLAR NEREDE OLACAK?
79- Ammü Şöreyk radıyallahu anha, Rasulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'in "insanlar Deccal'den kaçmak için dağlara tırmanacaklar" buyurduğunu işitince der ki; "Yar Rasulullah! Arablar o zaman nederedir?" Buyurdu ki; "Onlar o gün azınlıktırlar"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
80- Aişe radıyallahu anha, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'e dedi ki; "Ya Rasulullah! O zaman Arablar nerededirler?" Buyurdu ki; "Arablar o zaman azınlıktadırlar"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
DECCAL'İN ÇIKIŞININ HİKMETİ NEDİR?
Kadı Iyaz rahmetullah aleyh der ki; "Hak ehlinin mezhebine, Müslim'in ve başkalarının zikrettikleri hadisler Deccal kıssasının sıhhati ve onun varlığı hususunda delil olmaktadır. Şüphesiz o, Allah'ın kullarına mübtela kıldığı bir şahıstır. Allah'ın takdir ettiği miktarda, öldürdüğünü diriltecek, beraberinde dünya nimetleri zuhur edecek, cenneti, cehennemi ve iki nehri bulunacak, yer yüzünün hazineleri ona tabi olacak, göğe emredecek yağmur yağacak, yeryüzü ot bitirecek, bunun gibi şeyler Allah'ın takdiri ve dilemesi ile vuku bulacaktır.
Sonra Allah Teala, bir adamı öldürdükten sonra başkasını öldürtmekten onu aciz kılacak, işini iptal edecek, onu inkar edenler , o doğru bile olsa onun işlerini Peygamberler -salatullahi aleynim-'in mucizeleri gibi olduğunu doğrulamayacaklar, zira bu onların hatasıdır. Şüphesiz o beraberinde tasdik edici şeyler bulunduğu halde nübüvvet iddiz edemez. O uluhiyet iddia eder. O bulunduğu suret ve halde mahluk oluşunun delilleri mevcut olduğu için davasında yalancıdır. Suretin de kusurlar vardır; gözündeki körlüğü kaldırmaktan acizdir, iki gözü arasında kâfrüne şehadet eden yazıyı kaldırmaktan acizdir. Bu ve başka dillere rağmen ona ancak düştüğü haceti gidermek isteyen bayağı insanlar veya onun eza vermesinden korkanlar aldanır.
Şüphesiz onun fitnesi gerçekten büyüktür, akılları dehşete düşürür ve şaşkın halde bırakır. Onun mahluk olduğuna dair delilleri ve kusurlarını hali zayıf olanların düşünmesine fırsat bırakmadan işi yaygınlaşır ve onu tasdik eden böyle bir halde tasdik eder. Bu yüzden Peygamber -salavatullahi ve selamuhu aleyhim- onun fitnesinden sakındırmışlardı, onun kusurlarını ve batıl olduğunu haber vermişlerdir. Ancak Tevfik ehli bunlarla aldanmaz ve onun yanındaki şeylerle tuzağa düşmezler. Onun yalancılığını zikrettiğimiz delilleri, onun halini haber veren ilimdendir. Deccal'in öldürüp dirilttiği zatın "senin bu işin ancak senin hakkındaki basiretini artırdı"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] demesi bu (bahsettiğimiz deliller ve ilimler) yüzündendir.."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
DECCAL YERYÜZÜNDE NE KADAR KALIR?
81- Nevvas Bi Seman Radıyallahu anh hadisinde; "Dedik ki; "Ya Rasulullah! O yer yüzünde ne kadar kalacak?" buyurdu ki; "Kırk gün kalacak. Bir gün bir sene gibi, bir gün bir ay gibi, bir gün bir hafta gibi ve diğer günlerde günlerimiz gibi olacak" Dedik ki; "Ya Rasulullah! Bir gün bir sene gibi olunca o günde bir günlük namaz yetecek mi?" Buyurdu ki; "Hayır onu miktarı ile kadir ediniz" diye geçmişti.
Alimler dediler ki; "Bu hadisin zahiri üzerine; o uzun üç günde hadis-i şerifte" diğer günleriniz gibidir" diye zikredildiği gibi miktarınca olacağına delalet eder. Ancak, "Bir gün bir sene gibi olunca bir günlük namaz yetecek mi?" sorularına karşı; "Hayır onu miktarınca takdir ediniz" buyurulması hakkında Kadı Iyaz ve başkaları dediler ki; "Bu hüküm, şeriat sahibi tarafından o güne has kılınmıştır. Dediler ki; "Eğer bu hadis olmasaydı, bizlerin ictihadına bırakılırdı ve beş vakit namazı diğer günlerdeki bilinen vakitlere göre tayin ederdik.
"Onu miktarınca takdir ediniz" kavli şerifinin manası; fecrin doğuşunda sonra, bununla öğle arasında (her günkü öğle vakti), öğle namazı kılınır. Öğle ile ikindi arası kadar vakit geçtiği zaman, ikindi namazı kılınır. Bundan sonra ikindi ile akşam arası kadar zaman geçirince akşam namazı kılınır. Yatsı ve sabah namazı da böylece takdir edilir. Sonra öğle, sonar ikindi, sonra akşam namazları, o bir yıllık gün geçinceye kadar hep böyle takdir edilir. Bir senelik namazlar farz kılınan vakitlerinde eda edilmiş olur.
Bir ay gibi ola ikinci güne gelince ve bir hafta gibi olan günde zikrettiğimiz birinci gündeki gibi hareket edilir. Vallahu a'lem"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
82- Abdullah Bin Amr radıyallahu anhuma'nın Nevi sallallahu alyehi ve alihi ve sellem'den rivayet ettiği hadiste buyrulur ki; "Deccal ümmetim içinde çıkar ve kırk zaman bekler. Bilmiyorum kırk gün mü, kırk ay mı, kırk sene mi?"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Hafız ibni Hacer, Fethul Bari'de der ki; "buradaki "kırk gün" lafzındaki cezm sigası önceki rivayet üzerine tereddüttendir. Nitekim Taberani diğer bir vecihle Abdullah Bin Amr radıyallahu anh'den rivayet ederek "Yer yüzünde kırk sabah kalır" lafzıyla tahric etmiştir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (4/72) Mecmauz Zevaid (7/335) sahihtir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (3/367) Mecmauz Zevaid (7/344) isnadı sahihtir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bunu Bezzar rivayet etümiştir, sahihtir. Bkz. Mecmauz Zevaid (7/349)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (6/75-76) Mecmauz Zevaid (7/335) Bunu Ebu Ya'la da rivayet etti. Ricali sahihtir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İbni Mace (4077) Bkz. Nuaym Bin Hammad Fiten (s. 332)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (Fiten, 125) Tirmizi (3930) Tirmizi; "Hasen, garib" dedi.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (6/75-76) Mecmauz Zevaid (7/335) Ebu Ya'la. Ricali sahih ricalidir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Hadis daha önce geçmişti.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Nevevi El Minhac (18/58-59) [Bazı tasarruflar ile)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Nevevi Menhac (18/65-66)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (Fiten, 116)

AsiL 28 Ağustos 2008 02:48

Cevap: Mesih Deccal
 
83- Ve Cünade Bin Ümeyye hadisinde; "Yeryüzünde kırk sabah kalır"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] diye geçer. Bunu Ahmed tahric etmiştir ve ricali güvenilirdir."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
84- Ben derim ki; "Halmed, Cabir Bin Abdullah radıyallahu anh'den rivayet ediyor; "Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; "O yeryüzünde kırk gece seyahat eder"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
MESİH DECCAL'İN FİTESİNDEN KORUNMA
1. Deccal'den ve onun fitnesinden Allah'a sığınmak
Peygamber efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem, namazında Mesih Deccal'in fitnesinden sığınırdı. Nitekim bu konudaki hadis ilgili başlık altında geçmişti.
2. Kehf suresinden on ayet ezberlemek
84- Ebud Derda radıyallahu anh'ın Nebi Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'den rivayet ettiği hadis-i şerifte buyruluyor ki; "Kim Kehf suresinin başından on ayet ezberlerse Deccal'in fitnesinden korunur"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve bir rivayette; "Kim Kehf suresinin sonundan on ayet ezberlerse" veya "Keh suresinin sonu ezberlerde" diye geçer.
85- Ebu Ümametül Bahili radıyallahu anh'ın rivayetinde Ne Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem buyurur ki; "Kim Deccal'in ateşine mübtela olursa Allah'tan yardım istesin ve Kehf suresinin başını okusun. O ateş ona serin ve selamet olur"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
3. Deccal'in giremeyeceği yerler;
86- FatmaBint: Kays Radıyallahu anha, Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'den -Deccal'in lisanı ile- şöyle buyurduğunu rivayet eder; "Benim çıkmama izin verilmesine az kaldı. Çıkarım ve yeryüzünü dolaşırım. Kırk gecede Mekke ve Taybe (Medine) dışında adımlamadık bir yer bırakmam. Bu iki şehre girmem ise yasaktır. Bu iki şehirden birine girmeye kalksam bir Melek elinde kınından çıkmış kılıcıyla beni karşılarlar, bana mani olur. Bu iki şehrin her kapısında koruyucu melekler vardır."113
87- Enes Bin Malik Radıyallahu anh, Rasulullah Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor; "Deccal'in, Mekke ve Medine haricinde giremeyeceği belde yoktur. Bu iki şehrin hiçbir giriş yeri yoktur ki, Meleklerin oluşturduğu saflarla korunuyor olmasın. Sonra Medine üç sarsıntı geçirir. Bu sarsıntılar ile Allah oradaki bütün kafir ve münafıkları çıkarır."114
88- Ebu Bekre radıyallahu anh'ın Nevi Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'den rivayet ettiği hadiste buyurulur ki; "Mesih Deccal'in korkusu Medine'ye giremez. O zamanda Medine'nin yedi kapısı vardır ve her kapıda iki Melek vardır"115
89- Mincen Bin El Edra radıyallahu anh, Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem'den rivayet ediyor; "Deccal, Medine'ye gelir ve her kapısından kanatlarını germiş ikişer Melek görür, giremez."116
90- Yine ondan rivayette buyurulur ki; "Deccal gelir ve Uhud dağına çıkar. Medine'ye doğru bakar ve arkadaşlarına der ki; "Şu beyaz binayı görüyor musunuz? O Ahmed'in (Sallallahu aleyhi ve sellem) Mescididir. Sonra Medine'ye doru gelir fakat her iki kapısında iki Melek bulur. Sora Medine üç sarsıntı geçirir. Münafık erkek ve kadın, fasık erkek ve kadın orada kalmaz, çıkarlar"117
91- Ebu Hureyre e Sa'da Bin Malik radıyallahu anhuma'dan merfuan; "İyi bilin ki Medine, her girişi Meleklerin oluşturduğu bir örgü ile korunmaktadır. Oraya ne taun, ne Deccal girebilir. Kim Medine halkına kötülük düşünürse Allah Teala onu tuzun suda erimesi gibi eritir."118
92- Ebu Ca'fer İbni Cerir et Taberi, Abdullah Bin Amr radıyallahu anhumadan rivayet ediyor; "(Deccal) Kabe'ye ve Beytil Makdis'e giremez."119
93- Cünade Bin Ebi Ümeyye radıyallahu ahn, Nebi Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'den rivayet ediyor; "Deccal'in yetkisi her yere ulaşır. Ancak şu dört Mescide gelemez; Kabe, Mescidir Rasul, Mecidul Aksa ve Tur"120
94- Semura Bin Cüdüb radıyallahu anh'ın Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'den rivayetinde buyurulur ki; "Harem ve Beytül Makdis haricinde yeryüzünün her yerinde zuhur eder."121
MÜ'MİN DECCAL'İ GÖRÜNCE NE SÖYLEYECEK?
Sapıklık Mesihi -Allah'ın laneti onu üzerine olsun- ve onun fitnesinden kurtuluş için Kehf suresinin başının ve sonunun okunmasının faziletiyle ilgili sahih hadisleri takdim etmiştik.
95- Ebu Ümame radıyallahu anh'ın rivayet ettiği merfu hadiste Efendimiz Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem buyuruyor ki; "Kim Deccal'in ateşine Mebtela olursa Allah'tan yardım istesin ve Kehf suresinin baş tarafını okusun. O ateş, ona, İbrahim aleyhisselam'a ateşin serin ve selamet olduğu gibi serin ve selamet olur."122
96- Semura Bin Cündüb radıyallahu anh'den rivayet edilen hadis-i şerifte, Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur ki; "Kim ( ) "Rabbim Allah'tır, diridir, ölmez" derse Deccal ona azab edemez. Kim de "Rabbim sensin" derse fitneye düşmüş olur"123
97- Hişam Bin Amir, Rasulullah Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder; "kim ona; "Sen rabbimsin" derse fitneye düşer. Kim de; "Sen yalancısın, benim rabbim Allah'tır. Ona tevekkül ettim" derse ona zarar veremez veya Onu fitneye düşüremez" buyurdu124
98- Ebu Kılabe radıyallahu anh, peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem'in bir sahabesinden, Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor; "Deccal gelecek ve "Ben Sizin rabbinizim" diyecektir. Bunun üzerine kim; "sen rabbimiz değilsin! Lakin Rabbimiz Allah'tır, O'na tevekkül

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (5/364) Fethul Bari (13/112) Mecma (7/343)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Fethul Bari (13/112) Bkz. Muaym Bin Hammad Fiten (s. 338)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ahmed (3/367-368) Mecmauz Zevaid (7/344) isnadı sahihtir.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Müslim (Salatul Müsafirin, 257) Ebu Davud (4323) Tirmizi (2886) Tirmizi'nin rivayetinde; "Kehf suresinin başında üç ayet" diye geçer ve "Hasen, sahih" hükmü verir. Nesail Amalül Yevme Vel Leyle (.275) ahmed (5/196; 61/446) Mecma (7/53) Busayri ithaf (8398)

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İbni Mace (4077) Busayri ithaf (8597)

AsiL 28 Ağustos 2008 02:49

Cevap: Mesih Deccal
 
ederiz, dönüşümüz O'nadır. Senin şerrinden Allah'a sığınırız" derse Deccal'in ona bir yetkisi olmaz."125
Temim Oğulları Deccal'e Karşı İnsanların En Şiddetlileridir.
99- Ebu Hureyre radıyallahu anh demiştir ki; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem'den, haklarında şunu işittikten sonra, Benî Temim bana üç şeyden dolayı sevimli geldi; "Onlar ümmetimin, Deccal'e karşı en şiddetli olanıdırlar" ve onlardan Aişe radıyallahu anha'nın yanında esir bir cariye vardı. Buyurdu ki; "Onu azad et. Şüphesiz İsmail alayehisselam'ın evladındandır" ve onlardan toplanan zekatlar geldiğinde; "Bu sadakalar kavmimindir" buyurdu.126
DECCAL'İ DUYAN ONDAN UZAKLAŞSIN
100- İmran Bin Husayn radıyallahu anh dedi ki; "Rasulullah Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem şölebuyurdu; "Kim Deccal'i işitirse ondan uzaklaşsın. Allah'a yemin olsun ki, bir adam muhakkak ona gelirse, şüphesiz onu Mü'min zanneder ve onun şüphe verici işlerine aldanarak ona tabi oluverir."127
DECCALLER ÇOKTUR
101- Abdullah Bin Ömer radıyallahu anhuma, Rasulullah Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'in şöyle buyurduğun uhaber veriyor; "Muhakkak ki kıyamet gününden önce Mesih Deccal olacaktır. (ondan önce de) otuz veya daha fazla yalancı (deccaller) olacaktır."128
102- Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan; "Peygamber efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; "Allah'ın Rasulu olduğunu iddia eden otuza yakın yalancı Deccal çıkmadıkça kıyamet kopmaz."129 Diğer bir rivayette; "Hepsi de; 'Ben Peygamberim, ben peygamberim' derler"130
103- Yine onu rivayeti; "Hepsi de Allah'ı ve Rasulunu yalanlarlar"131
104- Sevban radıyallahu anh'ın rivayeti; "Hepsi de peygamber olduğunu iddia ederler. Ben peygamberlerin sonuncusuyum. Benden sonra nebî yoktur"132
105- Ebu Hureyre radıyallahu anh rivayeti; "Size, ne sizin ne de babalarınızın işitmediği hadisler uydurup söylerler. Onlardan sakının ve onlardan sakınsınlar, fitneye düşürmesinler size!"133
ONLARIN SONUNCUSU KÖR OLAN YALINDCIDIR
106- Semura Bin Cündüb radıyallahu anh, Efendimiz Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'den şöyle buyurduğunu naklediyor; "Sonuncuları kör Deccal olan otuz yalancı çıkmadan kıyamet kopmaz"134
ONLARIN DÖRDÜ KADINDIR
107- Ahmed, Ceyyid senedle Huzeyfe radıyallahu anh'den merfuan rivayet ediyor; "Ümmetimde dördü kadın olan, yirmi yedi yalancı deccal çıkacak"135
DECCAL'DEN DAHA TEHLİKELİSİ
108- Ebu Said el Hudri radıyallahu anh dedi ki; "Biz Mesih Diccal'den bahsederken Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem çıkageldi. Buyurdu ki; "Sizin için Mesih Deccal'den daha çok korktuğum şeyi size haber vereyim mi?" "Evet" dedik. Buyurdu ki; "Gizli şirktir. Kişinin namazını insanların gördüğü yerde süsleyerek (tâdili erkanı abartarak ve huşu sahibi gibi görünerek) kılmasıdır."136

DECCAL'İN FİTNESİNDEN KURTULANLAR
109- Hafız Ebu Nuaym el Esfani rahmetullahi aleyh, Hilyetul Evliya ve Tabakâtul Asfiye adlı kitabında, Taiinden güvenilir bir zat olan Hassan Bin Atiyye rahmetullahi aleyh'in hal tercemesi bölümünde, hasen sahih isnad ile rivayet ediyor; "Deccal'in fitnesinden ancak onikibin erkek ve yedibin kadın kurtulacaktır."137
Hafız ibni Hacer der ki; "Bu söz şahsi görüşle söylenebilecek bir şey değildir. Muhtemeldir ki bu irsal edilmiş Merfu hadis olabilir veya bazı ehl-i Kitab'dan almış olabilir.138
DECCAL'İN SONU
Bunu İnşallah Mesih ibni Meryem aleyhisselam'ın nüzulünden bahsettikten sonra zikredeceğiz.
MERYEM OĞLU İSA ALEYHİSSELAM'IN NÜZULÜ
Meryem oğlu İsa aleyhisselam, mel'un Deccal'in çıkışından sonar nüzul eder. Ehl-i Sünnet vel Cemaat indinde Onun nüzulu haktır. Bu konuda sahih hadisler vardır. Akıl onu iptal edemiz, ishatı vacipdir. Bunu bazı Mu'tezile, cehmiyye ve onara uyanlar inkar etmişlerdir. Şu ayet ile bu hadislerin merdud olduğunu iddia ederler; "Peygamberlerin sonuncusudur" (Ahzab,40) Şu hadisi de delil tutarlar; "Benden sonra peygamber yoktur"139 ve derler ki; "Peygamberimiz Sallallahu aleyhi ve sellem'den sonra peygamber gelmeyeceği hususunda Müslümanların icması vardır. Onun şeriati kıyamet gününe kadar hâkidir, nesholunmaz..."
Onların bu sözleri fasid bir istidlaldir. Zira şüphesiz İsa aleyhisselam'ın nüzulü ile Murad edilen, Onun yeni bir şeriat getirip, şeriatimizi neshetmesi değildir. Bu hadislerde ve diğerlerinde böyle bir şey yoktur! Doğrusu; şüphesiz İsa aleyhisselam, Şeriatimizle hükmeden adil bir hakem olarak nüzul edecek, şeriatimizden insanların terk ettiklerini ihya edecektir.140
İSA ALEYHİSSELAM'IN NÜZULÜNÜN DELİLLERİ NELERDİR?
110- Ebu Hureyre radıyallahu anh rivayet ediyor; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; "Neusimi elinde tutana (Allah'a) yemin olsun ki; İsa ibni Meryem'in adil bir imam olarak aranıza nüzul etmesi yakındır. Haçı kıracak, domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracak, hiç kimsenin mal kabul etmeyeceği şekilde malı artıracak. Bir tek secde dünyadan ve içindekilerden hayırlı olacak" sonra Ebu Hureyre dedi ki; İsterseniz şu ayeti okuyun; "Kitap ehlinden, ölmeden önce, İsa'ya inanmayacak yoktur. O (gerektiği gibi inanmadıklarından) kıyamet günü onların aleyhine şahid olur" (Nisa, 159)141
Haçı kırması; Hıristiyanlık dinin ve onların İsa aleyhisselam'ı yüceltmek konusundaki iddialarının iptali demektir.
Cizyeyi kaldırması; Kafirler İslamı kabul edene kadar onlardan cizye kabul etmez demektir. Onlardan kim cizye bağışlarsa almaz, ya Müslüman olmaları ya da ölümü seçmelerini teklif eder.
Malın artması; Zulümsüz bir adalet sebebiyle malın çoğalması, bereketlerin ve hayırların nazil olması demektir.
111- Ebu Katadetül Ensari radıyallahu anh, Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor; "İmamınız sizden olduğu halde oğlu aranıza nüzul ettiğinde haliniz nice olur?"142
112- Ebu Hureyre radıyallahu anh der ki; "Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu; "meryem oğlu aranızda nüzul etmiş iken ve imamınız da sizden oludğu halde haliniz nice olur" İbni Ebî Zi'b der ki; "Yani Rabbiniz Kitabı ve Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi sellem) Sünneti imamız iken" demetir"143
MESİH İSA ALEYHİSSELAM'IN VASIFLARI
Müslümanlar, nüzul ettiğinde Onu tanısınlar diye, Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem, Mesih ibni Meryem aleyhissalatu vesselam'ı çoğu sahih olarak gelen hadislerde vasfetmişlerdir. Bu hadislerden bazıları;
113- Abdullah Bin Ömer (R.A.) Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem'den rivayet ediyor; "Gece rüyamda Kabe'nin yanında esmer erkeklerin en güzel zannettiğim biriyle karşılaştım. Saçları iki omuzuna sarkıyordu. Saçları taranmış ve başından su damlıyordu. İki elini iki kişinin omuzlarına koymuş, Beyt'i tavaf ediyordu. Dedim ki; "Bu kimdir?" "Bu Mesih İbni Meryemdir" dediler"144
114- Ebu Hureyre radıyallahu anh'den merfan; "Benimle İsa arasında başka peygamber yoktur. Şüphesiz O nüzul edecektir. Onu gördüğünüzde tanıyın; O orta boylu, pembe tenli, üzerinde açık kırmızı renge boyanmış iki giysili, üzerine su isabet etmemiş olmasına rağmen başından su damlar gibidir. İnsanlarla İslam'ı seçmeleri için harbeder. Haçı kırar, domuzu öldürür, cizyeyi kaldırır. Allah, Onun zamanında İslam dışındaki bütün milletleri ve Mesil Deccal'i helak eder. İsa (Aleyhisselam) yeryüzünde kırk sene kalır ve sonra vefat eder. Müslümanlar Onun cenaze namazını kılarlar.145
115- Nevvas Bin Sem'an (R.A.) hadisinde, Mesih aleyhisselam'ın vasfı hakkında buyurulur ki; "Başını eğdiğinde su damlayacak, kaldırdığında da inci gibi taneler düşer"146
116- Ebu Hureyre (R.A.) rivayetinde; "İsra gecesinde İsa (A.S.) ile karşılaştım. Hamamdan yeni çıkmış gbi kızıl benizliydi."147
117- İbni Abbas (R.A.) rivayetinde; "İsa'yı açık kırmızı tenli, kıvırcık saçlı ve geniş göğüslü gördüm"148
MESİH ALEYHİSSELAM NEREYE NÜZUL EDECEK?
118- Nevvas Bin Sem'an (R.A.)den merfan; "Allah, Mesih ibni Meryem'i gönderir, O da Şam'ın doğusunda Menaretul Beyda'ya iner."149
Nevevi rahmetullahi aleyh der ki; "Bu minare bugün Şam'ın doğusunda Mecuddur"150
MUHASARA
119- Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; "Müslümanlar Şam'daki Duhan dağına kaçarlar. Deccal gelir ve onları Muhasara altına alır. Bu kuşatma şiddetlenir ve sıkıntılar da iyice artar. Sonra Meryem oğlu İsa (A.S.) nüzul eder. Bunun üzerine bir seher vakti şöyle nida edilir; "Ey insanlar! Yalancı hapse karşı huruc etmenize mani olan nedir?" Derler ki; "Bu cinlerden bir adamdır"151
120- Bir rivayette de; "Deccal'inkuşaması altında iken onlara şiddetli bir açlık isabet eder, çok sıkıntı çekerler. Hatta içlerinden birsi yayının kirişini pişirse onu bile yer. Onlar bu halde iken seher vakti bir münadi söyle nida eder; "Ey insanlar! Size gavs geldi (3 defa tekrar eder)" Birbirlerin derler ki; "Bu

AsiL 28 Ağustos 2008 02:50

Cevap: Mesih Deccal
 
tok bir adamın sesidir"152 [Bkz. Nuaym Bin Hammad Fiten (s.350)]
İSA ALEYHİSSELAM, MEHDÎNİN ARDINDA NAMAZ KILAR
121- Bir önceki geçen hadiste buyurulur ki; "İsa aleyhisselam sabah namazı vaktinde nüzul eder. Müslümanların imamı der ki; "Ey Ruhullah! Öne geç de namaz kıldır" Buyurur ki; "Bu ümmetin bazısı bazısına emir kılınmıştır" Bunun üzerine Müslümanların emiri (Mehdi aleyhisselam) öne geçer ve namazı kıldırır."153
122- Diğer bir rivayet; "Müslümanların imamı salih bir kişi olan Mehdî'dir. İmamları sabah namazını kıldırmak için öne geçer ve Sabah namazı için tekbir aldığı sırada İsa İbni Meryem nüzul eder. Bunun üzerine imam arkasına dönüp geri çekilir ve insanlara namaz kıldırması için İsa aleyhisselam'ı öne geçirmek ister. İsa aleyhisselam elini Onun omuzlarının arasına koyar ve der ki; "öne geç ve onlara namazı kıldır. Şüphesiz ikamet senin için okunmuştur" Böylece imamları (Mehdi A.S) onlara namazı kıldırır."154
123- Cabir (R.A.)'ın merfu rivayeti; "Müslümanların emiri İsa A.S.'a der ki; "Gel de bize namaz kıldır" Der ki; "Hayır, bazınız bazılarınıza Emir kılınmıştır. Bu Allah'ın bu ümmete bir ikramıdır"155
MEL'UN (DECCAL'İN) KATLİ
124- Cemaat namazdan çıkınca İsa aleyhisselam der ki" Kapıyı açın" kapı açılır ve arasında yetişbin silahlı ve taylasanlı yahudi ile beraber Deccal vardır. Deccal, İsa Aleyhisselam'a baktığında tuzun suda eridiği gibi erir ve hemen kaçarak uzaklaşır.İsa Aleyhisselam der ki; "Darbemden kaçamazsın" Onu doğudaki Lüd kapısında yakalayıp öldürür."156
125- Ebu Hureyre R.A. rivayeti: "Allah'ın düşmanı (Deccal), İsa'yı gördüğünde tuzun suda eridiği gibi erer. Eğer o halde kalacak olursa helak olur giderdi. Ancak Allah,onu İsa (A.S.)'ı elleriyle öldürür ve onun harbesinde kanını görürler."157
126- Diğer bir rivayet; "Namaz eda edildikten sonra İsa aleyhisselam harbesini alır ve Deccal'in yakınına gider. Deccal onu görünce kurşunun erimesi gibi erir. Harbesini Deccal'in göğsüne indirerek öldürür. Deccal'in arkadaşları da hezimete uğrar. Artık onların (yahudilerin), ardına gizlenebileceği bir şey kalmaz. Hatta ağaç şüphesiz der ki; "Ey Mü'min! Kafir işte burada" ve taş der ki; "Ey Mü'mi! İşte kafir burada"158
Mesih Deccal'in, askerlerinin ve ona tabi olanların fitnesi böylece biter ve Allah fitne ateşlerini söndürür. İlk büyük fitne sona ermiştir. Ancak insanları ikinci bir büyük fitne bekliyor; Ye'cüc ve Me'cüc'ün insanlar üzerine hurucu!..



İKİNCİ FİTNE
YE'CÜC VE ME'CÜC



İKİNCİ FİTNE; YE'CÜC VE ME'CÜC
DİĞER BİR MUHASARA:
Tek gözlü yalancı (Deccal'in) fitnesinin son bulmasından sonra Nebi Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'den rivayet edilen sahih hadiste geldiği gibi;
127- "Meryem oğlu İsa aleyhisselam Allah'ı Deccal'den koruduğu bir kavme gelir, onları yüzerini mesheder ve onlara cenneteki derecelerini söyler. Onlar bu hal üzere bulundukları sırada Allah, İsa aleyhisselam'a vahyeder; "Şüphesiz Ben şimdi bir takım kullarımı çıkardım ki hiç kimsenin onlarla harb etmeye takati yetmez. Yanında bulunan kullarımı Tur dağında muhafaza et." Sonra Allah Teala Ye'cüc ve Me'cücü gönderir, onlarda her bir tepeden hızla yürür geçerler. Orduların ilk gurupları Taberiye gölüne uğrayarak, gölün bütün suyunu içerler. Onların son grubu oraya uğradığında derler ki; "Eskiden burada su varmış" Allah'ın peygamberi İsa aleyhisselamı ve ashabını kuşatma altına alırlar. Öyle olur ki olardan birine bir öküz başı, birinizin bu günkü yüz dinarından daha değerli olacak"159
YE'CÜC VE ME'CÜC KELİMELİRİN ASLI
Çoğunluğa göre bu ikisi yabancı dildendirler. Arabların rüzgar esince alevin tutuşmasını ifade için kullandıkları "Eccet" kelimesinden türemiştir. Denildi ki; Tuzlu ve acı su manasında olan; "Mâul Ücac"tan alınmadır. Yine denilir ki; "Birbiri ardına seri hareket manasında olan "Ecce" kelimesinden türemiştir. Karışmak, sıcaklığın, hareketin şiddetlenmesi manasında olan "Eccete" kelimesinden türediği de söylenmiştir.
Doğrusunu Allah bilir ya, Me'cüc kelimesi, vurulduğunda dalgalanan manasındaki "Mevc - Mâc" kelimesindendir.160
YAKLAŞAN ŞER'DE DOLAYI ARAB'A YAZIK!
128- Sahihayn da (Yani Buhari ve Müslim'de) Zeyneb Binti Cahş radıyallahu anha'dan rivayet ediliyor; "Rasullulah sallallahu aleyhi ve sellem, yüzü kızarmış bir şeklide çıktı geldi. Buyurdu ki; "La ilahe İllallah! Yaklaşan şerden dolayı Arab'a yazık! Bu gün Ye'cüc ve Me'cüc duvardan Şu kadar -parmağını kalka ederek- delki açtı." Dedim ki; "Ya Rasulullah! İçimizden salih olanlar olduğu halde helak olur muyuz?" Buyurdu ki; "Evet,kötülük çoğaldığında..."161
129- Zeyneb R.A.'dan diğer bir rivayette; "Eliyle o işareti yaptı"162
130- Vehb'in Abdullah Bin Tavus'tan, onunda babasından ve oda Ebu Hureyre (radıyallahu anhum ecmain)'denrivayet ettiği benzer hadiste; "Vüheyb doksan işareti gösterdi" diye geçer.163
131- Süfyan Bin Uyeyne'nin Zeyneb R.A.'dan rivayetinde; "Süfyan doksan veya yüz işareti yaptı" diye şek ile gelmiştir.164
132- Zeyneb Binti Cahş R.A. rivayetinde; "Ye'cüc ve Me'cüc'ün Seddinden bu gün dirhem miktarı kadar bir yer açıldı" diye geçer.165
BU RİVAYETLERİN ARASININ BULUNMASI:
"İşaret parmağı ile halka yaptı" kavli, "Eliyle o işareti akdetti" lafzı ile örtüşür. Amma Ebu Hureyre (R.A.) rivayetindeki "Eliyle doksan işareti bu ikisine çelişmektedir. Şüphesiz doksan işareti, on işaretinden daha zordur.
Kadı ıyaz rahimullah bu iki rivayetin arasını bulmuş ve demiştir ki; "Muhtemelen Ebu Hureyre hadsi önce varid olmuş, daha sonra Zeyneb R.A. hadisinde zikredilen miktar kadar daha açılmıştır."166
Ben derim ki; "Eliyle on işareti yaptı" veya "Eliyle doskan işareti yaptı" lafızları, şu kavlindeki vasfedilen manaya yakındırlar; "Dirhem miktarı bir yer" doğrusunu Allah bilir.
SAYILARI
133- İbni Adiy, ibni Ebi Hatem, Hakim, Mücemül Evsat'ta Taberani ve İbni Merduveyh, Huzeyfe Bin el Yeman Radıyallahu anh'den merfuen rivayet ediyorlar; "Ye'cüc bir ümmet, Me'cüc bir ümmettir. Her ümmet döryüzbin kişidir ve bunlardan herhangi biri kendi evladından silahlı bin kişi görmedikçe ölmez"167

AsiL 28 Ağustos 2008 02:51

Cevap: Mesih Deccal
 
134- İbni Ebi Ha0226tim, Abdullah Bin Amr radıyallahu anhuma tarikinden rivayet ediyor; "Cinler ve insanlar on kısımdır. Dokuz kısmı Ye'cüc ve Me'cüc, kalan kısmı ise diğer insanlar teşkil eder"168
135- Doğrusu, delil olan sahih hadislerde onların sayısı varid olmamıştır. Ancak bu konuda varid olan rivayetler, şüphesiz onların sayılarının ve evlatlarının çok sayıda olacağını doğrulamaktadır. Abdullah aBin Amr Bin e As radıyallahu anhuma'nın Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'den rivayetinde; "Ye'cüc ve Me'cüc'den her biri bin evladını bırakmadıkça ölmez"169 [Nuaym Bin Lammad (s.363)]
136- İmran Bin Hasyn radıyallahu anh hadisi; 2Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in nefsi elinde olana yemin olsun ki şüphesiz sizler öyle iki halk grubu ile olacaksınız ki, onlar her neyin içine girseler mutlaka onu çoğaltacak olan Ye'cüc ve Me'cüc'dür."170
İbni Kesir der ki; "Yani onlar ancak kalabalık oluşları sebebiyle galip gelirler. Bu gösteriyor ki; onlar insanlardan kat kat fazladırlar."171 Sonra dedi ki; "Onlar sayılarını ancak onları yaratan (Allah)'ın bildiği ümmetlerdir."172
137- Ebu Said el Hudri radıyallahu anh hadisi; "Allah Teala kıyamet günü buyurur ki; "Ey Adem!" "Buyur Ey Rabbim! Hayır Senin elindendir."der. Allah Buyurur ki; "Kalk, zürriyetinden cehenneme girecek olanları gönder." Der ki; "Ya Rab! Cehenneme girecek olanlar ne kadardır?" buyurur ki; "Her bin kişiden dokuzyüzdoksandokuzudur. Binde biri Cennetliktir." Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; "İşte o gün genç ihtiyarlaşır, her hamile kadın çocuğunu düşürür, insanları, sarhoş olmadıkları halde sarhoş görürsün. Fakat bu sadece Allah'ın azabının şiddetli oluşundandır." (Bkz. Hac suresi 2.ayet) Dediler ki; "Ya Rasulullah! Her bin kişiden dokuzyüzdoksan dokuzu ateşe mi girecek? O kalan bir kişi kimdir?" Buyurdu ki; "Müjdeleniniz! Bin kişiden biri sizden, diğerleri Ye'cü ve Me'cüc'den olacaktır. Nefsim elinde ola Allah'a yemin olsun ki; Şüphesiz Ben, sizlerin cennet ehlinin dörtte birini teşkil edeceğinizi umuyorum." Biz tekbir getirdik. Buyurdu ki; "Ümid ederim ki, sizler cennet ehlinin yarısını teşkil edersiniz" Yine tekbir getirdik. Bunun üzerine buyurdu ki: "İnsanlar içinde sizler, beyaz öküzün üzerindeki siyah kıl veya siyah öküzün üzerindeki beyaz kıl gibisiniz."173
Hafız ibni Hacer, Fethul Bari'de der ki; "Bu hadis işaret ediyor ki; bu ümmet, onların çokluğuna nisbetle binde biridir."
ZÜRRİYETLERİ
138- Huzeyfe Bin El Yaman radıyallahu anh'ın Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem'den rivayet ettiği hadiste buyuruldu ki; "Ye'cüc bir ümmettir. Me'cüc bir ümmettir. Her ümmet dörtyüzbin kişidir. Onlardan her biri, sulbünden bin silahlı erkek görmedikçe ölmez"174 Bu hadis zayıftır. Ancak İbni Hacer der ki; "Bazı sahih hadislerden Şahidi vardır. İbni Hibban, İbni Mes'ud radıyallahu anh'den rivayet ediyor.
139- "Şüphesiz Ye'cüc ve Me'cüc'den en az zürriyet bırakan, onlardan bin evlat bırakanıdır."175
140- Hakim ve ibni Merduveyh, Abdullah Bin Amr Radıyallahu anh tarikinden rivayet ediyorlar; "Ye'cüc ve Me'cüc Adem oğullarındandır. Onların arkasında üç ümmet vardır. Onlardan her biri zürriyetinden bin evlat bırakmadıkça ölmezler."176
141- Abd Bin Humeyd aynı rivayeti sahih senedle Abdullah Bin Selam radıyallahu anh'den tahric etmiştir.177
ONLAR ADEM EVLADINDAN MIDIR?
Evet, onlar Adem oğullarındandır. Bu sahih hadislerle sabittir;
142- Ebu Said el Hudri Radıyallahu anh hadisi; "Allah Teala, kıyamet günü buyurur ki; "Ey Adem! Zürriyetinden cehenneme gönderecekleri çıkar." Nitekim bu hadis-i şerif uzun metni ile daha önce geçmişti. İbni Hacer der ki; "Bu hadis onların Adem Aleyhisselam'ın zürriyetinden olduğuna işaret etmekte ve aksini iddia edenlerin sözünü reddetmektedir."178
143- Taberani'nin Mu'cemul Kebir ve Evsat'ta, Abdullah Bin Amr radıyallahu anhuma'dan rivayet ettiği hadisi şerifte buyurulur ki; "Şüphesiz Ye'cüc ve Me'cüc Adem evladındandır. Eğer onlar insanlar üzerine gönderilseler, onların hayatlarını fesada uğratırlar.179
144- Hakim'in, Müstedrek'te İbni Amr R.A.'dan rivayeti, bunu doğrulamaktadır; "Şüphesiz Ye'cüc ve Me'cüc Adem evladındandır."180
İbni Kesir der ki; "Onların Adem evladından oluşu hakkında aykırı bir görüş bilmiyoruz. (yukarıda geçen) Ebu Said R.A. hadsi bunu kesinleştirmektedir. Müsneddeki hadis-i şerifte buyurulr ki;
145- "Müjdelenin! İçinizden öyle iki ümmet vardır ki, neyin içinde bulunsalar muhakkak onu kalabalıklaştırırlar"181 Yani kalabalığını çoğaltırlar ve bu gösteriyor ki; Onlar sayıca insanlardan kat kat fazladırlar. Sonra, Onlar Nuh Aleyhisselam'ın evladındandırlar. Şüphesiz Allah Teala, yeryüzü halkına beddua etmesi esnasında Nuh Aleyhisselam'a icabet etmiş, Nuh Aleyhisselam şöyle dua etmiştir; "Rabbim! Yeryüzünde hiçbir inkarcı bırakma!" (Nuh, 26) Allah Teala buyurdu ki; "Ama Biz, Nuh'u ve gemide bulunanları kurtardık" (Ankebut, 15) "Ancak Biz, Onun soyunu sürekli kıldık" (Safat, 77) Vallahu a'lem.182
146- Müsned'de Semura Radıyallahu anh'ten merfuan rivayette buyurulur ki; "Nuh Aleyhisselam'ın üç evladı vardır; Sâm, Arabların babası, Hâm, Sudanlıların ve Yafes'te; Türklerin babasıdır"183 Bu rivayet hakkında Hamit ve Zehebi sahih demişler, İbni Hacer zayıf saymıştır.
Bazı alimler dediler ki; Onlar Yafes'in -ki o Türkleri atasıdır- neslindendir. Türklere bu ismin verilmesinin sebebi; Zülkarneyn meşhur seddi inşa ettiği zaman Ye'cüc ve Me'cüc seddin arkasına sığındılar. Ancak bir kısımları seddin bu tarafında kaldılar. Bu kalan kısım, öte yana geçenler gibi bozguncu değildirler. Bu yüzden onlar seddin bu tarafında bırakıldılar. Kendilerine ilişilmedi ve terkedilmiş anlamına gelen "Türk" adı verildi.184
TÜRKLER ONLARDAN MIDIR?
147- Katade radıyallahu anh dedi ki; "Ye'cüc ve Me'cüc yirmi iki kabileden ibarettir. Onların yirmi birini Zülkarneyn (A.S.) sedde hapsetmiştir. Diğer kabile ise saldırı esnasında kaybolan ve seddin arkasında kalan Türklerdir."185
148- İbni Merduveyh, Süddî tarikinden rivayet ediyor; "Türkler, Ye'cüc ve Me'cüc'ün seriyyelerinden bir seriyyedir. Bir sefere çıktıkları esnada, Zülkarneyn geldi ve seddi bina etti. Türkler'de seddin dışında kaldılar."186
149- Derim ki; Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem, Ye'cüc ve Me'cücü vasfederken, onların vasfı şöyle geçmiştir; "Geniş yüzlü, küçük gözlü, kumral saçlıdırlar. Her tepeden boşanıp gelirler, yüzleri de kaplı kalkan gibidir."187
150- Sıhhati üzerinde ittifak edilen, Ye’cüc ve Me’cüc’ün sıfatlarını bulduğumuz, daha önce geçen Ebu Hureyre radıyallahu anh hadisinde Türkler vasfedilirken buyrulur ki; “Küçük gözlü,kızıl suratlı, küçük burunlu, yüzleri deri kaplı kalkan gibi olan Türklerle harb etmenize kadar kıyamet kopmaz.”188
151- Vehb Bin Münebbih radıyallahu anh hadisi; "Türkler, Ye'cüc ve Me'cüc ile amca oğludurlar. Zülkarneyn seddi bina ettiği sırada Ye'cüc ve Me'cücden bazıları gayboldular ve seddin arkasında terkedildiler. Kavimlerinin yanına da giremedikleri için (terkedilmiş manasına gelen) Türk (kelimesi) ile isimlendirildiler".189
İbni Kesir der ki; "Ye'cü ve Me'cüc; Türklerden iki taifedir"190
ONLARIN BABA BİR KARDEŞİMİZ Mİ?
İbni Kesir der ki; "Onlar Adem A.S.'ın zürriyetindendir." Sonra dedi ki; "Ve onlar Havva aleyhisselam'dandır. Bazıları dediler ki191; "Onlar Havva'dan değil Adem'dedirler. Adem aleyhisselam ihtilam olmuş, Menisi toprağa karışmış ve Allah Teala, Ye'cüc ve Me'cüc'ü bu karışımdan yaratmıştır. Böylece bir babadan kardeşimiz olurlar." İbni Keri der ki; "Bu zayıf bir kavildir. Bu konuda layık olan; aklî ve naklî delili olmadıkça bunlara itimadın caiz olmamasıdır. Bu Ehl-i Kitabın kendi aralarında konuşup uydurdukları bir hikaye olabilir. Bundan dolayı bu kavil inkar edilir, aslı yoktur. Ka'bul Ahbar dışında Selef'ten birisi bu rivayetten bahsetmemiştir. Merfu hadis, onun sözünü reddeder; şüphesiz onlar Nuh aleyhisselam'ın evladındandır. Dolayısı ile Nuh aleyhisselam'da Havva zürriyetindendir."192
ONLARIN EŞKALİ, GARİP SIPATLARI
Onların eşkalleri ve sıfatları hakkında garip ve acip hadisler, haberler rivayet olunmuştur. İşte onlardan bazıları;
152- Ertat Bin Münzir Radıyallahu anh'den; "Ye'cüc ve Me'cüc üç sınıftır; bir sınıf Erz ağacı uzunluğunda, bir sınıfı uzunluğu ve genişliği bir olan kare gibidir. Onlar daha şiddetlidir. Üçüncü sınıfı da; bir kulağını döşek gibi yayar, diğerini yorgan gibi örtünür."193
153- Huzeyfe Radıyallahu anh'ın rivayet ettiği merfu hadis; "Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem'e Ye'cüc ve Me'cüc'den soruldu. Buyurdu ki; "Olar üç sınıftırlar: Onlardan bir sınıf Erz (ağaçı) gibidirler." Dedim ki; "Erz nedir?" Buyurdu ki; "Şam'da yetişen, Semada yüzyirmi zira uzunluğunda olan bir ağaçtır. İşte onara ne dağ dayanır, ne demir... Onların ikinci sınıfı; kulağının birisini döşek gibi yayar, diğerini yorgan edinir. Fil, vahşi hayvan, deve, domuz ne görseler onu yerler. Hatta içlerinden biri ölünce onu da yerler."194 Bu hadis zayıftır.
Kurtubi dedi ki; "Şüphesiz onların yeryüzünün bütün haşaratını, yılanları, akrepleri ve Allah'ın yeryüzündeki ruh taşıyan bütün mahlukatını yiyecekleri rivayet edilmiştir. Bir yıl içerisinde olar gibi çoğalan bir şey yoktur. Güvercinler gibi sürü oluştururlar, köpekler gibi ulurlar, karşılaştıkları yerde hayvanlar gibi çiftleşirler... Onlardan boynuzlu, kuyruklu çıkıntılı sivri dişli olanlar vardır ve çiğ etleri yerler”195
154- İbni Ebi Hatim'in Ka'bul Ahbar'dan rivayetinde demiştir ki; "Onlar üç sınıftır; cesetleri büyük ağaçlar gibi olanlar, dört zira boyunda ve dört zira eninde olanlar ve kulaklarının yorgan ve döşek edinenler. Kadınlarının meşimelerini yerler."196
155- İbni Ebi Hatim ve Hakim, Ebul Cevza'dan oda İbni Abbas radıyallahu anhum'den rivayet ediyorlar; "Ye'cüc ve Me'cü'ün birer karış olanları, ikişer karış olanları vardır ve en uzunları da üç karış olanlarıdır."197
156- Kurtibi, Ali Bin Ebi Talib radıyallahu anh'den naklediliyor; "Olardan bir sınıfı bir karış uzunluğundandır. Onların pençeleri ve aslan gibi dişleri vardır. Güvercin sürüsü gibi toplanırlar. Hayvanlar gibi çiftleşirler, kurt gibi ulurlar. Tüyleri, onları soğuktan e sıcaktın korur. Kulaklarından biri büyük olup onun içinde kışı geçiriler. Diğer kulakları ise sırf deri olup onun içinde yazı geçirirler."198
Onların uzunlukları konusunda, çok uzun hurma ağacı gibi yani çok yüksek oldukları, hakir şeyler gibi çok kısa oldukları gibi muhtelif eşkalleri olduğu iddia edilmiştir.199
157- İbni Cerir et Taberi Tefsirinde Vehb Bin Münebbih'den, onların sıfatlarındaki acayiplik hakkında uzun bir haber rivayet ediyor; "Onlardan erkek ve dişilerden birinin uzunluğu, bizden orta boylu bir adamın yarısı kadardır. Bizim elimizdeki tırnaklar yerine onlarda pençe vardır. Azıları ve dişleri Aslanın azıları ve dişleri gibidir. Deve çenesi gibi çeneleri vardır ve kuvvetlidir. Onların yeme esnasındaki hareketleri geçiş getiren bir deve veya kuvvetli bir atın bir şeyi kıtır kıtır yemesi gibi işitirsiniz. Vücutları çok tüylü olup önü arkası bilinmez. Sıcaktan ve soğuktan onunla korunurlar. Her birinin iki büyük kulağı vardır ki birinin içi ve dışı tüysüz, diğerinin ise içi ve dışı tüylüdür. Onu bürünseler vücutlarını kaplar genişliktedir. Birisini döşek, diğerini yorgan edinirler ve birisinde yazı, diğerinde kışı geçirirler... İlh."200
Bu rivayet uzundur ve nekaret vardır. Bazıları uzun ve bazıları kısa olarak vasf edilmişlerdir. Bu rivayet acip ve garipdir.201

AsiL 28 Ağustos 2008 02:51

Cevap: Mesih Deccal
 
İbni Kesir der ki; "Doğru olanı, onlar Adem oğullarındandır ve şekilleri, sıfatları Ademoğlulları gibidir. Nitekim Nebi Sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki;
158- "Şüphesiz Allah Teala, Adem aleyhisselam'ı altmış zira boyunda yarattı. Sonra Mahlukat şu ana kadar (vücutça) eksilmeye devam ederler."202 İşte bu, bu konuda ayırıcı bir özelliktir. Onlar tıpkı kendi cinslerinin oğulları Türkler gibi insanlara benzerler; çekik gözlü, küçük burunlu, kızıl tüylü, onların şekilleri ve renkleri üzerindedirler. Kim onların hurma ağacı gibi uzun olduğunu iddia ederse, hakkında bilgisi olmadığı şeyi yüklenmiş demektir ve delilsiz konuşmaktadır."203 İşte bu çok doğru bir söz... Vallahu a'lem.
ZÜLKARNEYN'İN SEDDİ
Allah Teala buyurur ki; "Dediler ki; "Ey Zülkarneyn! Ye'cüc ile Me'cüc bu yerde fesad çıkarıyorlar. Onun için bizimle beraber onar arasında bir sed yapman şartıyla sana vergi versek olmaz mı?" Zülkarneyn; "Rabbimin bana erdiği imkan daha hayırlıdır. Haydi siz bana bedenî kuvvetle yardım edin de sizinle onların arasına bir sur yapayım. Bana demir parçaları getirin. Dağların iki ucu denkleştiği vakit körükleyin" dedi. Nihayet demiri ateş haline getirdiği vakit; "Getirin ba, üzerine erimiş bakır dökeyim." Dedi. Artık bu suru ne aşabilirler, ne delebilirler. (Zülkarneyn); "Bu sur, Rabbim'den bir rahmettir. Rabbim'in va'di geldiği vakit onu dümdüz edecektir. Rabbim'in va'di haktır" dedi. O (çıkacakları) gün, onarı birbirinin içinde dalgalanır halde bırakırız. Sur'a üfürülür. Artık hepsini toplamışız da toplanmışızdır." (Kehf; 94-99)
NEBİ SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM'E SEDDİ ANLATAN KİŞİ
159- Buhari çezm sigasıyla, Muallak olarak rivayet ediyor; "Birisi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e; "Seddi gördüm" dedi. Buyurdular ki; "Nasıl gördün onu?" dedi ki; "süslenmiş bir aba gibi gördüm." Buyurdu ki; "Onu görmüşsün."204
Anlattığına göre Halife Vasık, bazı adamlarını techizatlı bir ordu ve bir mektubu ile sedde komşu olan beldelerdeki hükümdarlara ulaştırmaları, sed hakkında keşifler yapmaları, Zülkarneyn'in onu nasıl yaptığına bakıp haber getirmeleri için göndermişti. Vasık'ın adamları döndüğü zaman onu anlatırlar, beldelerden beldelere, sultanlardan sultanlara gezdiklerini, sonunda bakırdan ve demirden yapılmış binaya ulaştıklarını söylediler. Orada büyük bir kapı olduğunu ve üzerinde de büyük bir asma kilit takılı olduğunu, gerçekten yüksek, sağlam bir yapı olduğunu, artan ker***lerin ve aletlerin oradaki bir burcun içinde bulunduğunu, o eşyaların orada bugüne dek muhafaza edildiğini ive sınırdaki ülke hükümdarlarının muhafızlarını orada nöbet tuttuklarını, seddin, yeryüzünün kuzeydoğusunda bulunduğun ve o beldelerin gerçekten geniş olduğunu, erişilmez yükseklikte olduğunu, yeryüzünün doğusundan kuzeyine doğru dağları kapsadığını, dönerlerken iki seneden fazla gözlerinden kaybolmadığını, gözüktüğünü anlattılar."205
Halife Vasık rüyasında Zülkarneyn seddinin fethedildiğini görünce elçisi Sellam et-Tercüman'ı, bir mektup ile beraber seddin bulunduğu bölgenin hükümdarına göndermişti. Ayrıca ona bin katır yükü erzakta gönderdi. Ye'cüc ve Me'cüc zamandan beri harab olan şehirlere ulaştılar. Sonra sedd'e yakın bir kaleye vardılar ve orada Arabca ile Farsca bilen, Kur'an ezberleyen, mektebleri ve Mescidleri olan bir kavim buldular. Onların bu hallerine şaşırıp nereden geldiklerini sordular. Onlar da Emiril-Mü'minin Vasık tarafından gönderildiklerini anlattılar ancak onu tam olarak tarif edemediler. Sonra kaygan ve üzerinde yeşillik bulunmayan bir dağa vardılar. Orada bakır içine gömülmüş demir ker***lerden yapılmış olan seddi gördüler. Gerçekten yüksekti. Gözler onun sonunu göremiyordu. Demirden balkonları vardı. Ortasında iki katanlı ve ikisi de kilitli büyük bir kapı vardı. Kanatların her biri yüz zira genişliğinde, uzunlu yüz zira ve derinliği de beş zira idi. Üzerinde yedi zirâ uzunluğunda, bir kulaç kalınlığında bir asma kilit vardı. Burası, asma kilidin yanında bekleyen nöbetçilerle korunuyordu. Ve nöbetçiler her gün değişiyordu. Bundan sora rahatsız edici, yüksek bir sessin şöyle dediğini duyarlar.
"Şu kapının gerisinde nöbetçi ve muhafızlar vardır." O kapının yakınında iki büyük kale vardı ki, kalelerin arasında tatlı bir su pınarı vardı. Kalelerden birinde hala yapıların kalıntıları, kelepçeler, demir ker***ler ve diğer eşyalar vardı. Bir ker***in uzunluğu bir buçuk zirâ, eni de bir buçuk zirâ idi. Kalınlığı ise bir karış kadar idi. Anlatıldığına göre; o beldelerin ahalisine Ye'cüc ve Me'cüc'den herhangi bir kimseyi görüp görmedikleri sorulmuş, onlarda bir gün balkonların üzerinde bazı şahıslar gördüklerini, ancak rüzgar esince o şahısların kendiliklerinden yere düştüklerin, onlardan birinin boyunun bir yaka yarım karış kadar olduğunu söylemişler. Allahu a'lem.206
SED BUGÜN MEVCUD MUDUR?
Evet, şüphesiz sed, yüksek bir dağda, yüksek burçları ile iki yüksek duvar gibi olan iki dağın arasında -ki ismi Daryal'dır- mevcuttur. Curciya Cumhuriyetindeki İslami haritalarda ve Rus haritalarında resmi vardır. Kur'an'da da vasfedildiği gibi kesme demir ve eriyik bakırdan yapılmıştır. Onun duvarları demir ile bakır karışımı (tunçtan) yapılmış olup Kukaz dağında207 mevcuttur. Daryal denilen dağlık mıntıkadadır. Onu görmek isteyenler için dimdik ayaktadır... Karadeniz'den, Kazvin denizine uzanan -ki uzunlukları 120 km.dir- bir dağ vardır. O dağ aniden yükselmiş, Daryal seddinde, duvarları saf demirden ve saf bakırdan karışım ker***lerden yapılmadır.208
YE'CÜC VE ME'CÜC'ÜN İNSANLARA HURUCUNUN HATİMESİ
160- Ebu Hureyre radıyallahu anh hadisinde merfuan, buyurulur ki; "Ye'cüc ve Me'cüc her gün seddi kazarlar. Gedikten güneş ışınlarını gördüklerinde amirleri; "Haydi artık dönün, yarın kazarsınız" der. Ertesi gün oraya geldiklerinde seddin eskisinden daha sağlam olduğunu görürler. Nihayet vadeleri dolup da Allah Teala onları insanların üzerine göndermek istediğinde yine kazarlar. Gedikten güneş ışıklarını gördüklerinde amirleri der ki; "Haydi artık dönün, inşallah yarın kazarsınız" - Bu defa inşallah kelimesini kullanır- Ertesi gün oraya geldiklerinde kazdıkları yeri, bıraktıkları gibi bulurlar kazmaya başlarlar ve insanlar üzerine huruc ederler.209
İbnül Arabi el Malikî der ki; "Bu hadiste üç işaret vardır; Allah onları seddin dibini gece gündüz devamlı kazmaktan men etmiştir. İkincisi; Bir merdiven ile veya başka bir aletle seddi tırmanmaları için Allah onlara herhangi bir ilham vermemiştir. Üçüncüsü; tayin edilmiş vakit gelinceye kadar onlara "İnşallah" dedirtmeyecektir."
İbni Hacer dedi ki; "Şüphesiz onlar arasında sanatkarlar, Allah'ın varlığına inanan ve İnşallah deyip işi Allah'ın dilemesine havale etmesini bilenler, yöneticiler ve üstlerine itaat eden raiyye vardır. Muhtemeldir ki; İnşallah kelimesini, manasını bilmeden amirleri telaffuz etmiş olabilir ve onun bereketiyle maksat hasıl olur."210
161- Nitekim Abd Bin Humeyd Kab'ül Ahbar tarikinden Ebu Hureyre R.A. hadisinin benzerini rivayet etmiştir; "Vakti gelince bazılarının dilinde; "inşallah yarın geliriz de bundan kurtuluruz." Sözü vaki olacaktır."211
SONLARI
Daha önce takdim etmiştik; Deccal'in ve ordusunun fitnesinin sonuna ermesinden sonra, Allah Teala, İsa aleyhisselam'a Ye'cüc ve Me'cüc'ün insanlar üzerine huruc edeceklerini vahyedecek, O'na, onlardan korunmasını emredecektir.
162- Ebu Said el Hudri radıyallahu anh hadisinde, devamı şöyle anlatır; "Kalelerde korunan veya Medne'ye sığınmayan kimse kalmaz. (Ye'cüc ve Me'cüc'ün) sözcüleri der ki; "Yeryüzü ehlinin işini bitirdik. Sıra sema ehline geldi!.." Sonra onlardan biri mızrağını sallayıp göğe fırlatır. İmtihan için mızrak onlara

AsiL 28 Ağustos 2008 02:52

Cevap: Mesih Deccal
 
kana bulanmış olarak geri döner."212 [Bkz. Nuaym Bin Hammad Fiten (s.359)]
İSA (A.S.) SIKINTIYI KALDIRMASI İÇİN ALLAH'A DUA EDİYOR:
163- Nevvas bin Sem'an radıyallahu anh hadisinde, Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem buyurur ki; "... Bunun üzerine Allah'ın peygamberi İsa (A.S.) ve ashabı Allah Teala'ya dua ederler de, Allah Teala Ye'cüc ve Me'cüc üzerine nezaf (denilen kurtcukları) boyunlarına musallat kılar. Hepsi tek bir kişi ölmüş gibi ölürler."213
164- Ebu Said radıyallahu anh rivayetinde, Rasulullah sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem buyurur ki; "Allah Teala, çekirgenin boynundan çıkan kurtçuğa benzer bir kurtçuk (cinsini) boyunlarına musallat ve hepsi ölmüş olarak sabahlarlar. Onlardan çıt çıkmaz, sesleri duyulmaz. Müslümanlar; "Şu düşmanın ne yaptığına gidip bakmak için kendini bize feda edecek yok mu?" derler. Adamın biri sevabını Allah'tan bekleyerek, kendini ölüme adayıp ortaya çıkar, Ye'cüc ve Me'cüc'ün bulunduğu yere iner ve hepsinin birbiri üzerine yığılmış vaziyette öldüklerini görür ve der ki; "Ey Müslümanlar! Size Müjdeler olsun! Allah Teala düşmanların hakkından geldi."214
165- Nevvas Radıyallahu anh hadisinde; "Sonra İsa aleyhisselam ve ashabı yeryüzüne inerler ve yeryüzünde onların cesetlerinin kokusunun ulaşmadığı bir kırışlık bir yer bulamazlar"
166- Ebu Said R.A. hadisinde; "Şehirlerinden ve kalelerinden dışarı çıkarlar. Koyunlarını meraya salarlar. Koyunlarının yedikleri şey sadece Ye'cüc ve Me'cüc'ün etleri olacaktır. Böylece davarları merada yedikleri ottan daha fazla semizleyecektir."
167- Nevvas R.A. hadsinde; "İsa aleyhisselam ve ashabı tekrara Allah'a dua ederler. Bunun üzerine Allah Teala Ye'cüc ve Me'cüc'ün üzerine buhtî develerinin boyunları kadar olan kuşları salar. Bu kuşlar onarı alıp Allah'ın dilediği yerlere atarlar."
168- İbni Mes'ud radıyllahu anh hadisinde, Nebi Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem buyuruyor ki; "allah Azze ve Celle yağmur indirir ve onların cesetlerini (bu yağmur ile) sürükleyip denize atar... işte bu zaman olunca, kıyametin kopması insanların hamile kadının doğum sancısının ne zaman tutacağının bilinmediği gibi, gece mi, gündüz mü olacağının bilinmeyeceğini, Rabbim bana bildirdi."215 [Nuaym Bin Hammad (s.362)]
MÜSLÜMANLARIN GANİMETLERİ
169- Nevvas Bin Sem'an radıyallahu anh, Rasulullah Sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem'in şöyl ebuyurduğunu söyledi; "Müslümanlar, Ye'cüc ve Me'cüc'ün oklarını, harp aletlerini yedi sene yakacak olarak kullanacaklar."216
Bu hadis, Ye'cüc ve Me'cüc'ün sayılarının ve silahlarının ne kadar olduğunu gösteriyor. Allah'ın izniyle Müslümanlar onlardan istifade edecektir.



Alemlerin Rabbine hamd-ü senalar olsun, O'nun Rasulü Efendimiz Muhammed'e, Ehl-i Beytine, ashabına ve O'nu sevenlere kıyamet gününe kadar salat ve selamlar olsun.

Tercemenin bitiş tarihi:
13.09.2003 ÇUBUKABAD
Seyfullah Seyfeddin.




BİBLİYOGRAFYA
(Tahkikte istifade edilen kayaklar)
1- Kur'an-ı Kerim
2- El Camiu lil Ahkam - Kurtubi
3- Camiul Beyan - Taberi
4- Tefsiru Kur'anil Azim - İbni Kesir
5- Muvatta - Malik Bin Enes
6- Sahihu Buhari ve Şerhi Fethul Bari - İbni Hacer El Aksalani
7- Sahihu Müslim ve Şerhi El Mihnac - Muhyiddi Nevevi
8- Sahihu İbni Huzeyme
9- Sahihu ibni Hibban (ve Mevariduz Zaman - Heysemî)
10- Müstedrek - Ebu Abdullah Hakim ve Zeylinde Telhisu Zehebi
11- Muhtare - Ziya ul Makdisi
12- Silsiletus Sahiha - Nasruddin Elbani
13- Süneni Ebu Davud Sicatani ve Şerhi Avnul Ma'bud
14- Süneni Tirmizi ve şerhi Tuhfetul Ahfezi - Ebu Bekr İbnül Arabi
15- Süneni Nesai ve Sindî Haşiyesi, Suyuti Şerhi Zehrur Ruba
16- Süneni ibni Mace ve Haydar Hatiboğlu şerhi, Fahrul Hasan Dehlevi Şerli
17- Süneni Darimi ve Abdullah Aydınla Şerhi
18- Süneni Beyhali
19- Musannef - İbni Ebi Şeybe
20- Musannef - Abdurrezzak Bin Hemmam es San'ani
21- Müsned - Ahmed Bin Hanbel
22 - Müsned - Bezzar ve Zevaidi; Keşful Estar - Heysemi
23- Müsned - Ebu Ya'la ve Zevaidi; Maksadu Âli - Heysemi
24- Müsnedül Firdevs - Şehridar Bin Şereveyh ed Deylemi
25- Mu'cemil Kebir, Evsat ve Sagir - Taberani
26- Şuabul İman - Beyhaki
27- Amelül Yevme vel Leyle - Nesai
28- Kitabuz Zühd ve Rekaik - Abdullah Bin Mübarek
29- Kitabul Fiten - Nuaym Bin Hammad
30- Hilyetul Evliya - Ebu Nuaym İsbehani
31- Mecmauz Zevaid - Nusreddin Heysemi
32- Cem'ül Fevaid - Süleyman Rudani (Tercemesi)
33- Ramuzül Ehadis - Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi
34- Metalibu Aliye - İbni Hacer el Askalani (Tercemesi)
35- İthafus Sadetil Mahere - Busayri
36- Mişkatul Mesabih - Tebrizi
37- Kenzul Ummal - Aliyul Muttaki el Hindi
38- Camius Sagir - Suyuti ve Şerhi Fuzul Kadir - Münavî
39- El Havi Lil Fetavi - Suyuti
40- En Nazmul Mütenasir - Kettani
41- El Kavlul Muhtasar - İbni Hacer el Heytemi (Tercemesi)
42- Et-Tezkira - Kurtubi
43- Mutasarı Tezkiratul Kurtubi - Abdulvehhab Şa'rani (Tercemesi)
44- El Bidaye - İbni Kesir
45- En-Nihaye Fil Fiten ve Melahim - İbni Kesir
46- El İşaa Li Eşratissaa - Muhammed Bin Rasul el Berzenci (Tercemesi)
47- Mecmuul Fetava - İbni Teymiye el Hararni
48- Lisanul Arab - İbni Manzur
49- Mücemul Vesit
50- Zâdul Grebail Mübeşşirin Fi Şerhi Hadis-i Erbain - Seyfullah Seyfeddin
51- Kitabul Fiten - Ebu Abdullah Nuaym Bin Hammad el Mervezî
52- Fethul Kebir - Nebhanî
53- Fethul Vehhab - Gımarî (Kudaî'nin Müsnedi Şihab'ının tahricidir.)
54- Silsiletüd Daife - Nasıruddin Elbani

YapraK 10 Mart 2009 05:37

Cevap: Mesih Deccal
 
Emeğine sağlık


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:01.

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO
Copyright ©2004 - 2025 IRCForumlari.Net Sparhawk