IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




1Beğeni(ler)
  • 1 Post By Run

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11 Mart 2015, 14:55   #1
Çevrimdışı
İş Hayatında Nasıl Başarılı Olunur?




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Kimimiz sıkıcı bunaltıcı eğitimler aldıktan, azim-hırsla bazı sınavların üstesinden geldikten sonra, kimimiz ise daha farklı yollardan iş dünyasına girdik. Her ne şekilde olursa olsun çalıştığımız iş yerinde en büyük hayalimiz kendimizi geliştirmek ve yükselmek olacaktır. Tıpkı dönmekte olan dünyanın güneşe yaklaşınca ısınması, bir bebeğin belirli bir yaşa gelince konuşmaya başlaması gibi.

Elbette terfi herkesin hayali olmayabilir. Sizden sonra işe başlayan arkadaşınızın terfi etmesi, size patron olması ve onun kişisel işlerini yapmanızı istemesi, planladığınız tatil için yıllık izninizi zamanında vermemesi gibi kıllıkları kafaya takmıyorsanız bu pekala mümkün. Fakat zorunuza gidiyor olması kuvvetle muhtemeldir. Sonuçta terfi sayesinde doğamızın derinliklerinde yatan kibir, ego gibi davranışlarımızı zincirlerinden boşaltabilmeye biraz daha yaklaşmış oluruz. Daha çok güçleriniz canımızın yapmak istediğini yapabiliriz. Mesai mefhumu ortadan kalkar. Stres ise bizim için zevk konusu haline gelir. Kimin kaderini nasıl değiştireceğiniz hakkında yorarsınız kafanızı mesela.

Pardon biraz hızlı mı terfi ettik ne ? CEO, Genel Müdür (ya da o tepedeki isim hangi kavramı daha çok seviyorsa) ve civarındaki yardımcı-danışmanları nezih ama şehre uzak kafe, restoran benzeri işletmelerde personeller hakkında münhem tespitler, kendilerince bazı swot analizleri yaparlar. Kimi terfi ettireceklerine, kimin lağımı boylayacağına karar verirler. Arada olan veya sizin bir altınızda olanlar ise bir sonraki ay maaşlarını alabilecekler mi, izinlerini zamanında kullanabilecekler mi, faturayı zamanında ödeyebilecekler mi düşünedurur. Peki ama değişir mi düzenler ?

Elbette! Öncelikle dünya değişir. Sistemler değişir. Bunaltıcı bulduğumuz o matematiksel hesaplar iktisadi formüllerin tamamının temelinde insan faktörü vardır. İnsanlar da değişir. Talepler, arzlar, şikayetler, iletişim yapıları, sunuş biçimleri. Kurumsallık anlayışları...

İş dünyasında terfinin en önemli yolu da işte bu sunuş kelimesi etrafında şekillenmekte. Göze girmek, fedakarlık yapmak, becerikli olduğunuzu ispat etmek mecburiyetindesiniz. Eğer çalıştığınız pozisyon olmak istediğiniz pozisyon değilse işte bütün bunları daha çok yapmak durumundasınız. Sorumluluk almalı, işiniz olmayanı yapmalı, patronunuz veya amiriniz her kimse onun bakış açısını daha çok kavramalısınız. Hedeflerini anlamalı bunun etrafında strateji geliştirmeli önerilerde bulunmalısınız. Tabi bazı yanlışlardan da uzak durmalısınız. Yapılan bazı hatalar emekli olana veya işten ayrılıncaya kadar yakanızı bırakmayabilir. Terfi de sizin için ukte olarak kalır.

Örnek; Bir şirketin temizlik elemanını düşünelim. Günlük olarak yaptığı işi harika yapıyor olsun. Bu temizlik elemanının amiri bu elemandan aynı zamanda kendi üzerine vazife olmayan bir iş olan misafirlerle ilgilenme görevi veriyor. Çünkü o gün misafirlerle ilgilenecek olan personel gelmemiş. Tabi burada basit personel mantığıyla "ya kendi işimi zor yetiştirirken neden bu işi de yapayım" tutumu giriyor devreye. Ya red ediyor ya da gönülsüz yapıyor bu ek işi. Tabi ki ilgilenmiyor veya olan bitenden habersiz görünen amir de bu durumu derhal kavrayacaktır. Ne kadar hak etmese de(!) unutmayın ki amirdir ve çok kafa yorma fırsatı vardır bu işleri değerlendirmeye. İşte bu yüzden olası fırsatlardan birini kaçırmış oluyor temizlik elemanı. Tabi haklılık payı yok mu kendi işini yapması ve diğer işlere girip yorulmak istememesinde? Elbette vardır. Her çağıranın işini yapacak da değil ya? Sonuçta büyük bir şirkette çalışıyor ve parazit gibi geçinen insanlardan da kaçmak istiyor. Ne yapmalı o halde? Neye göre almalı ek işleri neye göre kaçmalı ? Çok basit, o işi buyuranın titrine göre. Ne kadar ünvanı yüksek ise o kadar hızlı yapılmalı verilen ek iş. Hatta asıl işi aksatmak dahi önemsenmemeli.

İş dünyası başarı öyküleriyle dolu. Tabi birbirinin sırtına basarak yükselen, fırsatları değerlendiren, tüm hayatı sadece işinde terfi etmek olan hastalıklı insanlarla da. Ama biz onlardan mıyız? tabi ki hayır. Olumlu tutumlar takınmalı. İnsanların güvenlerini kazanmalı. Gerekirse yorulmalı ama bunu kendimize zul saymamalıyız. Diğer personellerle gereksiz dedikodulara ve moral bozucu konuşmalara girmemeliyiz. İş yaparken yalnız başımıza yapmamalı yapmacıktan da olsa bazı sorularla amirlere bu işin yürüdüğünü sıklıkla hatırlatmalıyız. Gerekirse not tutmalı ve yaptığımız güzel işleri kaydedip belirli zamanlarda bu başarılarımızı amirlerle veya onlara yakın olanlarla paylaşmalıyız. Mesaimizin dışına çıkıyor ve fazla çalışıyorsak ve bizden az çalışan diğer elemanlar varsa bunları amirimizin bilmesini mutlaka sağlamalıyız.

Kimse sizin kara kaşınız kara gözünüz için sizi çalıştırmaz. Kullanışlı olun. Amirinizin yapacağı işleri önceden halledin ve kendisiyle paylaşın. Bu amirinizin de hoşuna gidecektir. (Tabi doğru yapabildiğiniz müddetçe)
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Kimimiz sıkıcı bunaltıcı eğitimler aldıktan, azim-hırsla bazı sınavların üstesinden geldikten sonra, kimimiz ise daha farklı yollardan iş dünyasına girdik. Her ne şekilde olursa olsun çalıştığımız iş yerinde en büyük hayalimiz kendimizi geliştirmek ve yükselmek olacaktır. Tıpkı dönmekte olan dünyanın güneşe yaklaşınca ısınması, bir bebeğin belirli bir yaşa gelince konuşmaya başlaması gibi.

Elbette terfi herkesin hayali olmayabilir. Sizden sonra işe başlayan arkadaşınızın terfi etmesi, size patron olması ve onun kişisel işlerini yapmanızı istemesi, planladığınız tatil için yıllık izninizi zamanında vermemesi gibi kıllıkları kafaya takmıyorsanız bu pekala mümkün. Fakat zorunuza gidiyor olması kuvvetle muhtemeldir. Sonuçta terfi sayesinde doğamızın derinliklerinde yatan kibir, ego gibi davranışlarımızı zincirlerinden boşaltabilmeye biraz daha yaklaşmış oluruz. Daha çok güçleriniz canımızın yapmak istediğini yapabiliriz. Mesai mefhumu ortadan kalkar. Stres ise bizim için zevk konusu haline gelir. Kimin kaderini nasıl değiştireceğiniz hakkında yorarsınız kafanızı mesela.

Pardon biraz hızlı mı terfi ettik ne ? CEO, Genel Müdür (ya da o tepedeki isim hangi kavramı daha çok seviyorsa) ve civarındaki yardımcı-danışmanları nezih ama şehre uzak kafe, restoran benzeri işletmelerde personeller hakkında münhem tespitler, kendilerince bazı swot analizleri yaparlar. Kimi terfi ettireceklerine, kimin lağımı boylayacağına karar verirler. Arada olan veya sizin bir altınızda olanlar ise bir sonraki ay maaşlarını alabilecekler mi, izinlerini zamanında kullanabilecekler mi, faturayı zamanında ödeyebilecekler mi düşünedurur. Peki ama değişir mi düzenler ?

Elbette! Öncelikle dünya değişir. Sistemler değişir. Bunaltıcı bulduğumuz o matematiksel hesaplar iktisadi formüllerin tamamının temelinde insan faktörü vardır. İnsanlar da değişir. Talepler, arzlar, şikayetler, iletişim yapıları, sunuş biçimleri. Kurumsallık anlayışları...

İş dünyasında terfinin en önemli yolu da işte bu sunuş kelimesi etrafında şekillenmekte. Göze girmek, fedakarlık yapmak, becerikli olduğunuzu ispat etmek mecburiyetindesiniz. Eğer çalıştığınız pozisyon olmak istediğiniz pozisyon değilse işte bütün bunları daha çok yapmak durumundasınız. Sorumluluk almalı, işiniz olmayanı yapmalı, patronunuz veya amiriniz her kimse onun bakış açısını daha çok kavramalısınız. Hedeflerini anlamalı bunun etrafında strateji geliştirmeli önerilerde bulunmalısınız. Tabi bazı yanlışlardan da uzak durmalısınız. Yapılan bazı hatalar emekli olana veya işten ayrılıncaya kadar yakanızı bırakmayabilir. Terfi de sizin için ukte olarak kalır.

Örnek; Bir şirketin temizlik elemanını düşünelim. Günlük olarak yaptığı işi harika yapıyor olsun. Bu temizlik elemanının amiri bu elemandan aynı zamanda kendi üzerine vazife olmayan bir iş olan misafirlerle ilgilenme görevi veriyor. Çünkü o gün misafirlerle ilgilenecek olan personel gelmemiş. Tabi burada basit personel mantığıyla "ya kendi işimi zor yetiştirirken neden bu işi de yapayım" tutumu giriyor devreye. Ya red ediyor ya da gönülsüz yapıyor bu ek işi. Tabi ki ilgilenmiyor veya olan bitenden habersiz görünen amir de bu durumu derhal kavrayacaktır. Ne kadar hak etmese de(!) unutmayın ki amirdir ve çok kafa yorma fırsatı vardır bu işleri değerlendirmeye. İşte bu yüzden olası fırsatlardan birini kaçırmış oluyor temizlik elemanı. Tabi haklılık payı yok mu kendi işini yapması ve diğer işlere girip yorulmak istememesinde? Elbette vardır. Her çağıranın işini yapacak da değil ya? Sonuçta büyük bir şirkette çalışıyor ve parazit gibi geçinen insanlardan da kaçmak istiyor. Ne yapmalı o halde? Neye göre almalı ek işleri neye göre kaçmalı ? Çok basit, o işi buyuranın titrine göre. Ne kadar ünvanı yüksek ise o kadar hızlı yapılmalı verilen ek iş. Hatta asıl işi aksatmak dahi önemsenmemeli.

İş dünyası başarı öyküleriyle dolu. Tabi birbirinin sırtına basarak yükselen, fırsatları değerlendiren, tüm hayatı sadece işinde terfi etmek olan hastalıklı insanlarla da. Ama biz onlardan mıyız? tabi ki hayır. Olumlu tutumlar takınmalı. İnsanların güvenlerini kazanmalı. Gerekirse yorulmalı ama bunu kendimize zul saymamalıyız. Diğer personellerle gereksiz dedikodulara ve moral bozucu konuşmalara girmemeliyiz. İş yaparken yalnız başımıza yapmamalı yapmacıktan da olsa bazı sorularla amirlere bu işin yürüdüğünü sıklıkla hatırlatmalıyız. Gerekirse not tutmalı ve yaptığımız güzel işleri kaydedip belirli zamanlarda bu başarılarımızı amirlerle veya onlara yakın olanlarla paylaşmalıyız. Mesaimizin dışına çıkıyor ve fazla çalışıyorsak ve bizden az çalışan diğer elemanlar varsa bunları amirimizin bilmesini mutlaka sağlamalıyız.

Kimse sizin kara kaşınız kara gözünüz için sizi çalıştırmaz. Kullanışlı olun. Amirinizin yapacağı işleri önceden halledin ve kendisiyle paylaşın. Bu amirinizin de hoşuna gidecektir. (Tabi doğru yapabildiğiniz müddetçe)
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 12 Mart 2015, 04:05   #2
Çevrimdışı
Run
Run - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cevap: İş Hayatında Nasıl Başarılı Olunur?




@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ne guzel bir konu bu boyle tam benlik tesekkurler
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
evet arkadaslar is hayatinda basarili olmak cok basit, once saglam bir torpilin olacak, bu cok onemlidir. Mudure yaranmak icin ispiyoncu olacaksin en onemli kural, eyyamcilik vazgecilmezdir yoksa yukselemezsin, yalakalik yapmazsan barinamazsin aman dikkat. Fazla calistirinca sakin ses cikarma, haksizliga ugrayinca susman gerekir, sigortasiz calissanda olur.. Olur da olur daha cok uzar gider.. Bilgi, tecrube, egitim bunlar bos isler
Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
saglam bir dayin olacak!! O zaman is hayatinda basarili olursun..

__________________
Hiçbir şey istediğim yok senden felek!
Ama yine de ucuz olsun ekmek
Ve pahalı olsun insan hayatı...
‘R.Hamzatov’
  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
olunur, İş

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Maço Erkekler İş Hayatında Daha mı Başarılı ? xena Ah Erkekler 0 30 Ağustos 2014 23:21
Online Flört Nedir? Nasıl Yapılır? Nasıl Başarılı Olunur? SunShine Ah Erkekler 1 23 Aralık 2013 08:25
İş hayatında başarılı olmanın 7 sırrı Zen Kişisel Gelişim 0 17 Kasım 2012 22:49
Bir Dersten Nasıl Başarılı Olunur Cry Ruh Sağlığı 0 08 Mayıs 2012 22:08