IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23 Haziran 2014, 20:53   #1
Çevrimdışı
Yakup Peygamberin Uzağında - Nurlan Nazlı Kaya


sohbet



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Bu masal;
Mısır'ın kadim zamanlarından, sıcak köle pazarlarından, yorgun Yahudi duvar işçilerinin arasından küçük bir toz zerresi gibi havalanıyor, bozkırın kurak ve öfkeli rüzgârlarında savrulup Ertuğrul'un o nazenin Domaniçi'ne ve sancağını gözyaşları içinde diktiği Söğüt'e savruluyor. İbranice fısıldayan atalarının fısıltılarından kulaklarını tıkayarak kaçan ve bir yandan da dedesi Musa'nın Tur Dağ'ında yaktığı ateşe, bir ateş böceği misali dönen bir adamın gizli dehlizlerinde tomurcuklanıyor. Bu tomurcuk, çekik gözlü bir Kayı kadının rahminde filizleniyor. Çiçek açıyor kadının rahmi ve elleri, gözleri, bedeni İsrail; ama dilleri ve halleri Bozok olan bir genç kıza dönüşüyor. Bu arada Mezopotamya'da çalan şaman davullarına rağmen, Gürbüz Han'ın sülalesinden gelen bir halk, kendi kozasını örüyor, alacalı bir kelebeğe dönüşmek için… Doğunun en izbe, en kurak, en aç bozkırlarından kaçan Oğuz aşiretleri yüzlerine batıyı çalıyorlar.

Masal,
Bizi çölün uçsuz bucaksız saldırgan düzlüklerinden, Yahudi oğlanlarının kılıçtan geçirildiği o kâbuslu zamanlarda yakalıyor, kozasından çıkan 24 aşiretin o kelebek zamanlarına; Osman Bey'in yağız delikanlılık çağından güçlü ve kararlı bir beye devşirildiği yıllara getiriyor. Domaniçi'nde çadırlar kuruluyor, atlarının kuyrukları bağlanıyor, ağıtçı kadınlar daha çok kanlı gözyaşı için yanaklarını kanatıyor, efsunlar dökülüyor, abalar dokunuyor, hayaller kuruluyor, kılıçlar çekiliyor, yiğitler büyütülüyor, dergâhlar zikirlerle inliyor, bilgeler konuşuyor, beyler dinliyor. Ertuğrul'un esmer oğulları yüzlerini, güneşe çeviren ayçiçekleri gibi susuzluktan kırılmış aşiretlerini; denizi bol, limanı bol, açık tenlİ kadını bol, topraklara çeviriyorlar. "Toprak düpedüz kaderdir." diyor Osman Bey, "Ölülerimizi sulak topraklara gömme zamanıdır!"

Masal,
Bu değişen ve dönüşen zamanın arasından bir aralık bulup deli bir aşka dönüşüyor ayrıca. Bir beyin oğluna, bir rüyanın, bir düşün veliahdına duyulan bir aşka… "Elif" olarak başlıyor bu aşk ve "vav" olarak devam ediyor. Bize bu değişen ve kanlı dünyada bile bazı hikâyelerin hep aynı hikâyeler olduğunu anlatıyor. "Orhan," diye fısıldıyor, "Orhan, o güzel beyin oğlu, sen bir şehirden daha değerli misin?"

Masal,
İhtiyar bir meddah gibi okuyucusunu kâh bir çöle, kâh bir bozkıra, kâh bir bey çadırına, kâh bir mürşidin dizinin dibine, kâh bir şölen yemeğine, kâh bir tekfur kalesine, kâh bir yaralı kalbin içine fırlatıyor ve tarihin o gizli dehlizlerinden gelen bu büyülü ve ağulu hikâyeleri anlatıyor.
Bu yüzden ıssız limanlara ulaşması gerek!
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 184

Baskı Yılı: 2014


Dili: Türkçe
Yayınevi: Demos Yayınları

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Bu masal;
Mısır'ın kadim zamanlarından, sıcak köle pazarlarından, yorgun Yahudi duvar işçilerinin arasından küçük bir toz zerresi gibi havalanıyor, bozkırın kurak ve öfkeli rüzgârlarında savrulup Ertuğrul'un o nazenin Domaniçi'ne ve sancağını gözyaşları içinde diktiği Söğüt'e savruluyor. İbranice fısıldayan atalarının fısıltılarından kulaklarını tıkayarak kaçan ve bir yandan da dedesi Musa'nın Tur Dağ'ında yaktığı ateşe, bir ateş böceği misali dönen bir adamın gizli dehlizlerinde tomurcuklanıyor. Bu tomurcuk, çekik gözlü bir Kayı kadının rahminde filizleniyor. Çiçek açıyor kadının rahmi ve elleri, gözleri, bedeni İsrail; ama dilleri ve halleri Bozok olan bir genç kıza dönüşüyor. Bu arada Mezopotamya'da çalan şaman davullarına rağmen, Gürbüz Han'ın sülalesinden gelen bir halk, kendi kozasını örüyor, alacalı bir kelebeğe dönüşmek için… Doğunun en izbe, en kurak, en aç bozkırlarından kaçan Oğuz aşiretleri yüzlerine batıyı çalıyorlar.

Masal,
Bizi çölün uçsuz bucaksız saldırgan düzlüklerinden, Yahudi oğlanlarının kılıçtan geçirildiği o kâbuslu zamanlarda yakalıyor, kozasından çıkan 24 aşiretin o kelebek zamanlarına; Osman Bey'in yağız delikanlılık çağından güçlü ve kararlı bir beye devşirildiği yıllara getiriyor. Domaniçi'nde çadırlar kuruluyor, atlarının kuyrukları bağlanıyor, ağıtçı kadınlar daha çok kanlı gözyaşı için yanaklarını kanatıyor, efsunlar dökülüyor, abalar dokunuyor, hayaller kuruluyor, kılıçlar çekiliyor, yiğitler büyütülüyor, dergâhlar zikirlerle inliyor, bilgeler konuşuyor, beyler dinliyor. Ertuğrul'un esmer oğulları yüzlerini, güneşe çeviren ayçiçekleri gibi susuzluktan kırılmış aşiretlerini; denizi bol, limanı bol, açık tenlİ kadını bol, topraklara çeviriyorlar. "Toprak düpedüz kaderdir." diyor Osman Bey, "Ölülerimizi sulak topraklara gömme zamanıdır!"

Masal,
Bu değişen ve dönüşen zamanın arasından bir aralık bulup deli bir aşka dönüşüyor ayrıca. Bir beyin oğluna, bir rüyanın, bir düşün veliahdına duyulan bir aşka… "Elif" olarak başlıyor bu aşk ve "vav" olarak devam ediyor. Bize bu değişen ve kanlı dünyada bile bazı hikâyelerin hep aynı hikâyeler olduğunu anlatıyor. "Orhan," diye fısıldıyor, "Orhan, o güzel beyin oğlu, sen bir şehirden daha değerli misin?"

Masal,
İhtiyar bir meddah gibi okuyucusunu kâh bir çöle, kâh bir bozkıra, kâh bir bey çadırına, kâh bir mürşidin dizinin dibine, kâh bir şölen yemeğine, kâh bir tekfur kalesine, kâh bir yaralı kalbin içine fırlatıyor ve tarihin o gizli dehlizlerinden gelen bu büyülü ve ağulu hikâyeleri anlatıyor.
Bu yüzden ıssız limanlara ulaşması gerek!
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 184

Baskı Yılı: 2014


Dili: Türkçe
Yayınevi: Demos Yayınları
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
kaya, nazlı, nurlan, peygamberin, uzağında, yakup

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hazal Kaya Resimleri - Hazal Kaya'dan Kareler - Fotoğraflar, Görüntüler.. Sevda Yerli Ünlü Resimleri 0 17 Ekim 2012 06:36
Peygamberin Kardeşleri Afrodit Dini Hikayeler 0 14 Kasım 2011 13:04
Elvis Presley'in kızı gibi torunu da gösteri dünyasının uzağında kalamıyor. Kalemzede Haber Arşivi 0 30 Eylül 2011 14:55