IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26 Şubat 2016, 19:32   #1
Çevrimdışı
Devrimin Kardeşleri Feminist Spekülatif Kurgu Antolojisi


sohbet



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Editörler Ann ve Jeff VanderMeer’in “Yeni keşifler serisinin ilk ayağı...” olarak nitelendirdikleri Devrimin Kardeşleri kadına ve kadınlığa dair, hayal dünyasının gözü pek arayışlarına kucak açarken bir şekilde gerçekliğe dokunmayı başaran provokatif öyküleri bir araya getiriyor. Feminist spekülatif kurgu türü altında toplanan öyküler, okuyucuya özgün bakış açılarında sürükleyici anlatılar sunuyor.


Spekülatif kurgu; bilimkurgu, fantezi, korku ve büyülü gerçekçilik gibi birçok alanı kapsayacak bir üst tür olarak yirminci yüzyılın ilk yarısında ortaya atılmış bir terimdir. 1960’lar ve sonrasında ikinci dalga kadın hareketleriyle iç içe geçerek yaygınlaşmış ve “feminist spekülatif kurgu” olarak yeni bir kimlik kazanmıştır. Margaret Atwood ve Ursula K. Le Guin arasındaki ünlü kurgu ve gerçekliğin ilişkisi üzerine süregelen tartışmanın temeline oturan spekülatif kurgu terimi; bilimkurgu, doğaüstü kurgu ve büyülü gerçekçilik gibi alanlarda kadın meselesinin eksikliğine bir cevap niteliği taşır. Feminist spekülatif kurgu, hem edebiyat çevrelerinde felsefi ve teorik bir tartışma ateşlemeyi başarmış, hem de kadın yazarlara hak ettikleri görünürlüğü kazanmalarını sağlamıştır. Neticede Nebula ve Hugo gibi prestijli edebiyat ödüllerine layık görülen kadın yazarların sayısında da gözle görülür bir artış yaşanmıştır.


Devrimin Kardeşleri bu bağlamda feminist spekülatif kurgu türünün özellikli örneklerine yer verirken, feminist tartışmanın ışığında, okurlarını davet ettiği hayal aleminde yalnızca kadınların değil, erkeklerin de gebe olduğu sonsuz olasılıklarla baş başa bırakıyor. Nebula, Hugo, James Tiptree, Jr. ödülleri başta olmak üzere, çeşitli ödüller ve onurlarla alanında rüştünü kanıtlamış isimlerden; kadınlıktan anneliğe, toplumsal cinsiyet inşasından ataerkil toplum eleştirisine kadar farklı meselelere dair büyülü, sürükleyici ve şaşırtıcı öyküler paylaşıyor.


İçindekiler
1. Margaret A.’nın Yasaklı Sözleri – L. Timmel Duchamp
2. Benim Yün Donlarım – Leonora Carrington
3. Köpekbalığı Adası Anneleri – Kit Reed
4. Palmiye Haydutu – Nnedi Okorafor
5. Dil Bilimcinin Beş Kızı – Eleanor Arnason
6. Ve Salome Dans Etti – Kelley Eskridge
7. Mükemmel Evli Kadın – Angélica Gorodischer
8. Cam Şişe Hilesi – Nalo Hopkinson
9. Annelerinin Gözyaşları: Dördüncü Mektup – Leena Krohn
10. Burgu Sineği Solüsyonu – James Tiptree, Jr.
11. na Re’nin Yedi Kaybı – Rose Lemberg
12. Akşam ve Sabah ve Gece – Octavia E. Butler
13. Bitkilerin Uykusu – Anne Richter
14. Ağaçlarda Yaşayan Adamlar – Kelly Barnhill
15. Memeden Hikayeler – Hiromi Goto
16. Omurgasızlar Aleminde Aşk ve Seks – Pat Murphy
17. Değiştiğinde – Joanna Russ
18. Kendini Gezegen Sanan Kadın – Vandana Singh
19. Gestella – Susan Palwick
20. Oğlanlar – Carol Emshwiller
21. Orta Kademe Yöneticilik için İstikrarlı Stratejiler – Eileen Gunn
22. Kuzey Usulü Satranç – Tanith Lee
23. Teyzeler – Karin Tidbeck
24. Sur – Ursula K. Le Guin
25. Korkular – Pamela Sargent
26. Hiçliğe Giden Yolda Dönemeçler – Rachel Swirsky
27. Uzay/Zamana Bakmanın On Üç Yolu – Catherynne M. Valente
28. Deniz Kenarındaki Ev – Élisabeth Vonarburg


“Bazı yerlerde zaman, zayıf ve rastlantısal bir olgudur. Biri çıkıp da geçtiğini iddia etmediği sürece, zaman aslında geçmiyor veya sadece kısmen geçiyor olabilir; olaylar, spiraller ve daireler oluşturmak üzere birbirlerinin içine kıvrılırlar.
Yeğenler uyanır ve bekler, uyanırlar ve beklerler, Teyzeler’in gelmesini.”
-“Teyzeler”, Karin Tidbeck


“Tarih ve bellek aynı değildir. Tarih yazılmalı, yapılmalı, düzenlenmelidir. Bellek Sibirya trenlerinde sürüler hâlinde güdülür, bellek çalışma kamplarında yok olur, bellek açlıktan eriyip tükenir, bellek düsen tomrukların altında donar kalır, bütün izleri eritir, siler. Büyükbabam hatırlıyor. Kafasında bir Rusça eşanlamlılar sözlüğü yazıyordu, onu hayatta tutmuş olan buydu. Orada tarih yazamadı. Ya da o zamandan beri.”
-“na Re’nin Yedi Kaybı”, Rose Lemberg


“Ağaçlarda yasayan adamlar bizim gibi kederlenmiyor. Ölüm var olmadığı için kederleri de bir başka. Geçenlerde Molarular üç hafta boyunca onlardan biriyle beraber yaşamamı yasakladı. Müşterek yerleşimlerini ziyaret etmeme izin verilmedi, gerçi o yerlerin varlığı bile meçhul. Bazıları ağaçlarda yaşayan adamların kuş gibi yuva yaptıklarını ve şakıyarak sınırlarını çizdiklerini söylüyor. Ben bunun doğru olduğunu düşünmüyorum, fakat evlerini hiç görmediğim için sanırım her şey mümkün. Hâl böyle olunca her gece yerde uyuduk biz de, yüzümüz gökyüzüne dönük. Şifacı bana Molaru hikaye anlatıcılığının inceliklerini ve ellerini nasıl toprağa resmettiklerini öğretti. On birinci günde, mahkumların sürgüne gönderildiği yerin surlarına götürdü beni. Orada öylece dikilmemize rağmen surları gözetleyen askerler bizi fark etmedi. Bir elimi duvara, diğerini de onun avucuna koymamı söyledi. Yaptım ve keder zavallı kalbime bir bıçak gibi saplandı aniden. Bir elimle esirlerin iniltilerini, kuru ağızlarını, boş midelerini, çürüyen bacaklarını, eğilen sırtlarını, yıkılan umutlarını ve içler acısı çaresizliklerini, diğeriyle yeni dostumun korku dolu dehşetini, hissiz kabullenişini ve paramparça kalbini hissettim. Çıt çıkarmadan ayrıldık oradan. Kimseler görmedi bizi.
-Tamino Ailare’nin Günlüklerinden”
- “Ağaçlarda Yaşayan Adamlar”, Kelly Barnhill


Devrimin Kardeşleri, feminist spekülatif kurgu başlığı altında bilimkurgudan doğaüstü kurguya, fanteziden büyülü gerçekçiliğe uzanan türleri kapsayan, alanının en saygın editörleri Ann ve Jeff VanderMeer’in derlediği kapsamlı bir öykü antolojisidir. 1970’lerden günümüze feminist spekülatif kurgu alanının ses getiren öykülerini bir araya toplayan seçki, okuyucuyu hayal gücünün uçsuz bucaksız diyarlarında gezintiye çıkarıyor.


James Tiptree, Jr. erkeklerdeki cinsel arzunun kadınları öldürme arzusuna dönüştüğü bir distopya yaratırken, Ursula K. Le Guin, iz bırakmaya ihtiyaç duymayan kadınları anıyor. Susan Palwick kurt adamların istila ettiği hayal dünyamızı yerle bir ederek bir kurt kadının adımlarını takip ederken, Eleanor Arnason okurları kadınların ağzından dökülen sözcüklerin gücüyle yaratılan alemlere, Kelly Barnhill ise cinsiyet kavramının geçişken olduğu büyülü bir diyara davet ediyor. Yeni doğum yapmış bir annenin bedeniyle ve bebeğiyle kurduğu ilişki Hiromi Goto’nun karanlık anlatımıyla kalıpları yıkarak belleklerde yerini alırken, ataerkil normlarla bezeli efsaneler ve halk masalları da Nnedi Okorafor’un kaleminden nasibini alıyor.


Devrimin Kardeşleri’nde yer alan öyküler, toplumsal cinsiyetin işleyişini sorgulamakla kalmıyor, kimi zaman mizahi kimi zaman grotesk bir anlatıyla kaideleri yerle bir ediyor; gerçekliğin sınırlarında gidip gelirken nelerin mümkün olduğunu ve olabileceğini gösteriyor. Dünyayı daha iyi bir yer yapmak için. Herkes için.

Devrimin Kardeşleri
Feminist Spekülatif Kurgu Antolojisi
Derleyen: Ann & Jeff VanderMeer
Çeviri: Yaprak Aydın - Yasemin Barlan - Albina Ulutaşlı - Gözde Serteser - Gonca Doğan – Poyzan Şahiner - Eda Doğançay - Özge Akkaya - Hale Şirin - Elif Sorgun - Amy Marie Spangler - Cansen Mavituna - Deniz Güzgün
Yayıma Hazırlayan: Poyzan Şahiner – Eda Doğançay
Kolektif Kitap
1. Baskı, Şubat 2016
472 s. / 32,00 TL

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Editörler Ann ve Jeff VanderMeer’in “Yeni keşifler serisinin ilk ayağı...” olarak nitelendirdikleri Devrimin Kardeşleri kadına ve kadınlığa dair, hayal dünyasının gözü pek arayışlarına kucak açarken bir şekilde gerçekliğe dokunmayı başaran provokatif öyküleri bir araya getiriyor. Feminist spekülatif kurgu türü altında toplanan öyküler, okuyucuya özgün bakış açılarında sürükleyici anlatılar sunuyor.


Spekülatif kurgu; bilimkurgu, fantezi, korku ve büyülü gerçekçilik gibi birçok alanı kapsayacak bir üst tür olarak yirminci yüzyılın ilk yarısında ortaya atılmış bir terimdir. 1960’lar ve sonrasında ikinci dalga kadın hareketleriyle iç içe geçerek yaygınlaşmış ve “feminist spekülatif kurgu” olarak yeni bir kimlik kazanmıştır. Margaret Atwood ve Ursula K. Le Guin arasındaki ünlü kurgu ve gerçekliğin ilişkisi üzerine süregelen tartışmanın temeline oturan spekülatif kurgu terimi; bilimkurgu, doğaüstü kurgu ve büyülü gerçekçilik gibi alanlarda kadın meselesinin eksikliğine bir cevap niteliği taşır. Feminist spekülatif kurgu, hem edebiyat çevrelerinde felsefi ve teorik bir tartışma ateşlemeyi başarmış, hem de kadın yazarlara hak ettikleri görünürlüğü kazanmalarını sağlamıştır. Neticede Nebula ve Hugo gibi prestijli edebiyat ödüllerine layık görülen kadın yazarların sayısında da gözle görülür bir artış yaşanmıştır.


Devrimin Kardeşleri bu bağlamda feminist spekülatif kurgu türünün özellikli örneklerine yer verirken, feminist tartışmanın ışığında, okurlarını davet ettiği hayal aleminde yalnızca kadınların değil, erkeklerin de gebe olduğu sonsuz olasılıklarla baş başa bırakıyor. Nebula, Hugo, James Tiptree, Jr. ödülleri başta olmak üzere, çeşitli ödüller ve onurlarla alanında rüştünü kanıtlamış isimlerden; kadınlıktan anneliğe, toplumsal cinsiyet inşasından ataerkil toplum eleştirisine kadar farklı meselelere dair büyülü, sürükleyici ve şaşırtıcı öyküler paylaşıyor.


İçindekiler
1. Margaret A.’nın Yasaklı Sözleri – L. Timmel Duchamp
2. Benim Yün Donlarım – Leonora Carrington
3. Köpekbalığı Adası Anneleri – Kit Reed
4. Palmiye Haydutu – Nnedi Okorafor
5. Dil Bilimcinin Beş Kızı – Eleanor Arnason
6. Ve Salome Dans Etti – Kelley Eskridge
7. Mükemmel Evli Kadın – Angélica Gorodischer
8. Cam Şişe Hilesi – Nalo Hopkinson
9. Annelerinin Gözyaşları: Dördüncü Mektup – Leena Krohn
10. Burgu Sineği Solüsyonu – James Tiptree, Jr.
11. na Re’nin Yedi Kaybı – Rose Lemberg
12. Akşam ve Sabah ve Gece – Octavia E. Butler
13. Bitkilerin Uykusu – Anne Richter
14. Ağaçlarda Yaşayan Adamlar – Kelly Barnhill
15. Memeden Hikayeler – Hiromi Goto
16. Omurgasızlar Aleminde Aşk ve Seks – Pat Murphy
17. Değiştiğinde – Joanna Russ
18. Kendini Gezegen Sanan Kadın – Vandana Singh
19. Gestella – Susan Palwick
20. Oğlanlar – Carol Emshwiller
21. Orta Kademe Yöneticilik için İstikrarlı Stratejiler – Eileen Gunn
22. Kuzey Usulü Satranç – Tanith Lee
23. Teyzeler – Karin Tidbeck
24. Sur – Ursula K. Le Guin
25. Korkular – Pamela Sargent
26. Hiçliğe Giden Yolda Dönemeçler – Rachel Swirsky
27. Uzay/Zamana Bakmanın On Üç Yolu – Catherynne M. Valente
28. Deniz Kenarındaki Ev – Élisabeth Vonarburg


“Bazı yerlerde zaman, zayıf ve rastlantısal bir olgudur. Biri çıkıp da geçtiğini iddia etmediği sürece, zaman aslında geçmiyor veya sadece kısmen geçiyor olabilir; olaylar, spiraller ve daireler oluşturmak üzere birbirlerinin içine kıvrılırlar.
Yeğenler uyanır ve bekler, uyanırlar ve beklerler, Teyzeler’in gelmesini.”
-“Teyzeler”, Karin Tidbeck


“Tarih ve bellek aynı değildir. Tarih yazılmalı, yapılmalı, düzenlenmelidir. Bellek Sibirya trenlerinde sürüler hâlinde güdülür, bellek çalışma kamplarında yok olur, bellek açlıktan eriyip tükenir, bellek düsen tomrukların altında donar kalır, bütün izleri eritir, siler. Büyükbabam hatırlıyor. Kafasında bir Rusça eşanlamlılar sözlüğü yazıyordu, onu hayatta tutmuş olan buydu. Orada tarih yazamadı. Ya da o zamandan beri.”
-“na Re’nin Yedi Kaybı”, Rose Lemberg


“Ağaçlarda yasayan adamlar bizim gibi kederlenmiyor. Ölüm var olmadığı için kederleri de bir başka. Geçenlerde Molarular üç hafta boyunca onlardan biriyle beraber yaşamamı yasakladı. Müşterek yerleşimlerini ziyaret etmeme izin verilmedi, gerçi o yerlerin varlığı bile meçhul. Bazıları ağaçlarda yaşayan adamların kuş gibi yuva yaptıklarını ve şakıyarak sınırlarını çizdiklerini söylüyor. Ben bunun doğru olduğunu düşünmüyorum, fakat evlerini hiç görmediğim için sanırım her şey mümkün. Hâl böyle olunca her gece yerde uyuduk biz de, yüzümüz gökyüzüne dönük. Şifacı bana Molaru hikaye anlatıcılığının inceliklerini ve ellerini nasıl toprağa resmettiklerini öğretti. On birinci günde, mahkumların sürgüne gönderildiği yerin surlarına götürdü beni. Orada öylece dikilmemize rağmen surları gözetleyen askerler bizi fark etmedi. Bir elimi duvara, diğerini de onun avucuna koymamı söyledi. Yaptım ve keder zavallı kalbime bir bıçak gibi saplandı aniden. Bir elimle esirlerin iniltilerini, kuru ağızlarını, boş midelerini, çürüyen bacaklarını, eğilen sırtlarını, yıkılan umutlarını ve içler acısı çaresizliklerini, diğeriyle yeni dostumun korku dolu dehşetini, hissiz kabullenişini ve paramparça kalbini hissettim. Çıt çıkarmadan ayrıldık oradan. Kimseler görmedi bizi.
-Tamino Ailare’nin Günlüklerinden”
- “Ağaçlarda Yaşayan Adamlar”, Kelly Barnhill


Devrimin Kardeşleri, feminist spekülatif kurgu başlığı altında bilimkurgudan doğaüstü kurguya, fanteziden büyülü gerçekçiliğe uzanan türleri kapsayan, alanının en saygın editörleri Ann ve Jeff VanderMeer’in derlediği kapsamlı bir öykü antolojisidir. 1970’lerden günümüze feminist spekülatif kurgu alanının ses getiren öykülerini bir araya toplayan seçki, okuyucuyu hayal gücünün uçsuz bucaksız diyarlarında gezintiye çıkarıyor.


James Tiptree, Jr. erkeklerdeki cinsel arzunun kadınları öldürme arzusuna dönüştüğü bir distopya yaratırken, Ursula K. Le Guin, iz bırakmaya ihtiyaç duymayan kadınları anıyor. Susan Palwick kurt adamların istila ettiği hayal dünyamızı yerle bir ederek bir kurt kadının adımlarını takip ederken, Eleanor Arnason okurları kadınların ağzından dökülen sözcüklerin gücüyle yaratılan alemlere, Kelly Barnhill ise cinsiyet kavramının geçişken olduğu büyülü bir diyara davet ediyor. Yeni doğum yapmış bir annenin bedeniyle ve bebeğiyle kurduğu ilişki Hiromi Goto’nun karanlık anlatımıyla kalıpları yıkarak belleklerde yerini alırken, ataerkil normlarla bezeli efsaneler ve halk masalları da Nnedi Okorafor’un kaleminden nasibini alıyor.


Devrimin Kardeşleri’nde yer alan öyküler, toplumsal cinsiyetin işleyişini sorgulamakla kalmıyor, kimi zaman mizahi kimi zaman grotesk bir anlatıyla kaideleri yerle bir ediyor; gerçekliğin sınırlarında gidip gelirken nelerin mümkün olduğunu ve olabileceğini gösteriyor. Dünyayı daha iyi bir yer yapmak için. Herkes için.

Devrimin Kardeşleri
Feminist Spekülatif Kurgu Antolojisi
Derleyen: Ann & Jeff VanderMeer
Çeviri: Yaprak Aydın - Yasemin Barlan - Albina Ulutaşlı - Gözde Serteser - Gonca Doğan – Poyzan Şahiner - Eda Doğançay - Özge Akkaya - Hale Şirin - Elif Sorgun - Amy Marie Spangler - Cansen Mavituna - Deniz Güzgün
Yayıma Hazırlayan: Poyzan Şahiner – Eda Doğançay
Kolektif Kitap
1. Baskı, Şubat 2016
472 s. / 32,00 TL
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
devrimin kardeşleri, feminist spekülatif kurgu antolojisi, jeff vandermeer

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türk Rock Antolojisi. Düş Müzik Dünyası 0 06 Mart 2015 13:05
Spekülatif Yatırımlar Ekonomiyi Olumsuz Etkiliyor" Desmont Haber Arşivi 0 07 Şubat 2015 18:03
Kedi Şiirleri Antolojisi Violent Kitap Tanıtımları 0 04 Şubat 2014 19:21
Kayıp Hayatlar Antolojisi Frozen Aşk ve Sevgi Köşesi 0 13 Mart 2011 15:29