IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25 Kasım 2008, 14:01   #31
Kralice
Guest
Kralice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cevap: Klasikler.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Genç Werther’in Acıları

Goethe

“Genç Werther’in Acıları” yayınlandığı yıllarda bir intihar salgınına yol açınca, Goethe’nin yaşadığı yıllar içinde en çok baskı yapan ve başta Fransızca olmak üzere sırasıyla İngilizce ve İtalyanca’ya çevrilen bu kitabı farklı tepkilerle karşılanmıştır. Werther’in duygusal, içine kapanık, dış dünyadan yalıtılmış kişiliğinin sonucu olarak anlaşılan intihar ‘çözümü’ne karşı, sonu farklı biten “Werther”ler bile yazılmıştır. “Mektup-roman” türündeki bu metin, kurmaca Werther figürünün genç Goethe ile özdeşleştirilmesi ölçüsünde bizi bir yazarın özgeçmişinin kurmaca metne yansıma ilişkisi üzerinde de düşündürmektedir.

Genç Werther’in Acıları: Aşkı sonsuzlaştırmak…

Goethe

(1749-1832) Bir hukukçu olan babasından akılcılığı, annesinden ise duygusallığını ve hayal gücünü almıştı. Goethe her şeyin hafife alındığı rokoko tarzından pietizme, halkçılıktan klasikçiliğe, çeşitli evrelerden geçerken çok sayıda eser verdi. Eserlerinden bazıları: Berlichingenli Götz, Wilhelm Meisters´in Öğrenme Yılları, Batı-Doğu Divanı, Egmont.

  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 25 Kasım 2008, 14:03   #32
Kralice
Guest
Kralice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cevap: Klasikler.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Goriot Baba

Balzac

Fransız gerçekçiliğinin büyük ustası Balzac, Fransız Devrimi’nin yarattığı büyük altüst oluşun yazarıdır. Burjuva sınıfının sermaye biriktirme süreçlerinde yıktığı değerlerin yarattığı boşlukta hemen bütün toplumsal katmanların “dramını” anlatır. Goriot Baba, mülk ve para edinme süreçleri içinde yalnızlığa giden yolun taşlarını döşer. Kızları ve onların kocaları arasında sıkışıp kalmış “Kral Lear”dir o; büyük bir melodramın da baş aktörü.

Goriot Baba: Yalnızlığın girdabına sürükleniş.

Balzac

(1799-1850) Köylü kökenli bir ailedendir. Edebiyatın çeşitli türlerini deneyip romanda karar kıldı. Fransız Devrimi´nin yol açtığı altüst oluşlar karşısında burjuvaziye ve kapitalizme karşı çıktı. Sermaye birikiminin acımasız yıkımları kendi hayatını da etkiledi. Fransız gerçekçiliğinin önde gelen yazarı olarak romana da önemli yenilikler getirdi. Eserlerinden bazıları: Cromwell (1819), Evliliğin Fizyolojisi (1799), Özel Yaşamdan Sahneler (1829-30), Bette Abla (1843), Köylüler (1845).

  Alıntı ile Cevapla

Alt 25 Kasım 2008, 14:03   #33
Kralice
Guest
Kralice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cevap: Klasikler.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Gülistân

Şirazlı Sa’dî

Eski zamanlarda şairler için sevgili, al al yanaklarıyla, goncamsı ağzıyla ve bahar geldiğinde tomurcuklanan çiçekleriyle bir Gülistân yani bir çiçek bahçesi anlamına gelirdi. Gülleriyle meşhur Şiraz’da doğan ve dünya edebiyatının en zarif ve en güçlü ozanlarından olan Sa’dî, Osmanlı şairleri için de çağlar boyu esin kaynağı olmuştur. Kısa hikâyeciklerden oluşan bu eseri okurken kendinizi usta bir bahçıvan eli değmiş harikulade çiçek tarhları arasında neşeli bir şarkı mırıldanırken bulacaksınız. Bir dostunuz sizi ansızın çiçek kokularıyla dopdolu bir bahçeye küçük bir gezinti yapmaya çağırsa bu nazik daveti reddeder miydiniz? İşte Gülistân, Sa’dî’nin bin yıldır solmayan güllerle bezenmiş bahçesine bir davet mektubudur.

Gülistân: "Gülistân’ı tarife ne hacet, ne kitaptır biliriz."


Şirazlı Sa’dî

(1212?-1291) "Sa’dî" mahlasıyla ünlenen İranlı şairin asıl adı Müşerrefüddin Muslih bin Abdullah’tır. Dönemin aydın ailelerinden birinin çocuğu olan Sa’dî bugünkü İran’ın Şiraz şehrinde dünyaya gelmiştir. On üçüncü yüzyılda Sa’dî’nin yaşadığı coğrafya tam bir kargaşa içindeydi. Buna rağmen ciddi bir eğitim alan Sa’dî, ömrünün büyük kısmını bir seyyah olarak geçirmiştir. Gülistân, başta Latince olmak üzere birçok Batı diline çevrilmiş ve Osmanlı eğitim kurumlarında yüzyıllarca ders kitabı olarak okutulmuştur.


  Alıntı ile Cevapla

Alt 25 Kasım 2008, 14:04   #34
Kralice
Guest
Kralice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cevap: Klasikler.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Güneş Ülkesi

Tommaso Campanella

Güneş Ülkesi (ya da Güneş Devleti, Güneş Kenti) Thomas More’un Ütopya’sı ve Bacon’ın Yeni Atlantis’i ile birlikte Yeni Çağ’ın daha iyi bir toplum düzeni tasarımlarının ayrılmaz parçasını oluşturur. Platon’un aristokrasi yönetimine dayalı devlet tasarımından farklı olarak papazların egemenliğini savunup bu yönetimin yapısını tasarlayan Campanella’nın “Güneş Devleti”nde, düşünürün her türlü eşitsizliğin kaynağı olarak gördüğü kişisel mülkiyet bulunmaz. Özel mülkiyet tanımını aile ve eş kavramına genişleten Campanella, ayrıca astrolojinin toplumların hayatı ile bağlantısını ciddi ciddi ilahiyatın çerçevesi içinde değerlendirirken de, Yeni Çağ’ın girişinde “bilimselleşmenin” sancılarını dolaylı da olsa
yansıtan anıt bir belge sunmaktadır.

Güneş Ülkesi: Erdemli, eşitlikçi bir toplum projesi.

Tommaso Campanella

(1568-1639) Şair, yazar ve Platoncu İtalyan düşünürüdür. Aristotelesciliğine karşı Skolastik düşünceyi benimsedi. Felsefede deneyimi savundu. Hıristiyanlığa aykırı heretik akımların savunucusu olarak suçlandı. 1590´a doğru toplumda reformun önemini vurguladı; Calabria´da İspanyol egemenliğine karşı ayaklanmayı yönettiği suçlamasıyla 27 yıl hapis yattı. Eserlerinden bazıları: Duyularla Açıklanan Felsefe (1591), Hıristiyan Monarşisi Üzerine (1593), Luthercilere, Kalvincilere ve Öteki Heretiklere Karşı Söyleşi (1595), İlahiyat (1613-14), Galilei´nin Savunması (1616), Metafizik (1638).

  Alıntı ile Cevapla

Alt 25 Kasım 2008, 14:05   #35
Kralice
Guest
Kralice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cevap: Klasikler.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Hayalet Süvari
Theodor W. Storm
Olayın geçtiği yer, Kuzey Denizi’nin kıyı şeridi. Bir yanda, her zaman son sözü söylemeye inat eden Doğa, öte yanda ise, denizin saldırılarına karşı koymak ve ondan mümkün olduğunca fazla toprak ‘çalmak’ için çaba harcayan yöre insanlarının direnci ve mücadelesi. Doğaya meydan okumanın sembolüne dönüşen bir set inşa etme projesi ve bu projenin arkasındaki ödünsüz, kibirli bir insanın trajediye dönüşen hayatı. Kuzeyin sisli karanlık denizlerine gizlenmiş ürpertici, akıl almaz, doğaüstü güçlerin yuttuğu bir insanın, hayalet olarak geri dönüşü. Fantastik korku edebiyatının olduğu kadar modern bireyin trajedisinin düzyazı biçimindeki bir örneği.

Hayalet Süvari: Akıl ile doğaüstü güçlerin çatışması.

Theodor W. Storm

(1817-1888) Eserlerinde, dönüşüm yaşamakta olan Alman eski burjuva katmanının hayat karşısındaki duruşunu, geçmişte kalmış bir dünya olarak yansıtmıştır. Şiir ve öykülerinde romantik-gotik tarza uygun bir ürpertinin, hayata etkiyen akıldışı, doğaüstü güçlerin havası ağır basar. Şiirler, Koyu Gölgeler, Deniz Gülü, Sarayda, Pole Poppenspaeler, Aquis Supermersus, Üniversitede, Renate.

  Alıntı ile Cevapla

Alt 25 Kasım 2008, 14:05   #36
Kralice
Guest
Kralice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cevap: Klasikler.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Hikâyeler
O Henry
O Henry öyküleri hayatın içinden anekdotlar gibidir. Seçtiği hayat dilimleri yüzyılın hemen başında New York’ta yaşayan orta sınıfın insan ilişkileridir. Öykülerinde tesadüfler hayatın ayrılmaz parçasıdır. Bizi tıpkı olay kişileri gibi her yolun sonunda bir sürpriz bekler.

Hikâyeler: Rastlantının sürprizlerle dansı.

O Henry

(1862-1910) Gerçek adı William Sydney Porter. Zorlu bir çocukluk dönemi geçirdi. Eczacı çıraklığından veznedarlığa, birçok iş denedi. Dayanağı bulunmayan bir sahtekârlık suçlamasıyla 3 yıl hapis yattı. Öykü kitaplarından bazıları: 4 Milyon, Batı´nın Yüreği, Kentin Sesi, Kader Yolları, İki Kadın, Altılar ve Yediler, Rolling Stones.

  Alıntı ile Cevapla

Alt 25 Kasım 2008, 14:06   #37
Kralice
Guest
Kralice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cevap: Klasikler.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



Hz. Muhammed ve Arap-İslam Kültürü Dönemi
August Bebel
Arap-İslâm kültürünü, uygarlaşma sürecinin özellikle Batı dünyası için önemli bir halkası, ilkçağ kültür ve uygarlığı ile Rönesans Avrupası arasında bir köprü olarak değerlendiren Bebel, 19. yüzyıl Avrupası’nın hak-adalet-eşitlik anlayışının 13. yüzyıl Arap-İslâm düzeyinin gerisinde kalışına dikkati çekiyor. Doğu-Batı, İslâm-Hıristiyan karşıtlığının, körüklenen yapay gerginlik ve ikilemlerin sık sık öne çıkarıldığı günümüzde, sadece İslamiyete değil bütün büyük, tarihsel dinlere “bilimsel” bir yöntemle, nesnel, önyargısız bakmanın zorunluğuna alçakgönüllü ama yetkin bir örnek olan bu klasik metin, her yönüyle güncelliğini koruyor.

Hz. Muhammed ve Arap-İslam Kültürü Dönemi
İlkçağ kültür ve uygarlığının sentezi olarak İslâmiyet…

August Bebel

Alman sosyal demokrat hareketinin en ünlü simalarından biri olan A. Bebel, önce Sosyal Demokrat Parti´yi kurmuş; savaş bütçesine oy vermeyi reddettiği için K. Liebknecht ile birlikte vatana ihanet suçuyla hapis ve sürgün cezasına çarptırılmış, 1875´te Sosyal Demokrat İşçi Partisi´nin kuruluşuna katılmıştır. Bebel ortodoks marksistler ile revizyonistler arasında bir ortayol seçmiştir. Hz. Muhammed ve Arap-İslam Kültürü Dönemi çalışması, Kadın ve Sosyalizm başlıklı çalışmasıyla aynı yıl yayınlanmıştır (1883). Bebel´in 1910-1914 yılları arasında kaleme aldığı Hayatımdan, onun otobiyografisidir.

  Alıntı ile Cevapla

Alt 25 Kasım 2008, 14:07   #38
Kralice
Guest
Kralice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cevap: Klasikler.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


İki Şehrin Hikayesi
Charles Dickens
Dickens, bu eserle Fransız Devrimi’nden yaklaşık yetmiş beş yıl sonra, daha önce bir kez denediği “tarihsel romana” dönüş yapar. İngiltere adasının karşısındaki Fransa’da, 19. yüzyılın hemen öncesinde cehennem bir süreliğine yeryüzünde kurulmuş gibidir. Dickens’a göre devrimi Fransa’ya davet edenler, özellikle imtiyazlarını bencilce değerlendiren, üretimden kopuk, suça batmış, insafsız, asalak Fransız aristokratlarıdır. Tarihe ve devrime bu bakışıyla, İngiltere’deki aristokratların ve muhafazakâr sınıfların büyük tepkisini çeken Dickens, romanın sadece eylemsel çatısını değil, mekânsal dağılımını da zıtlıklar üzerine kuruyor. Ancak roman, iki şehrin hikâyesini, Londra ve Paris’i canlı bir organizma olarak anlatmak ve Devrim’in büyük simalarını sunmak yerine aristokrasiden, orta sınıflardan ve halktan temsili tipleri bir aşk öyküsü ekseninde topluyor.

İki Şehrin Hikâyesi: Tarihle dehşetin buluştuğu an...


Charles Dickens

(1812-1870) Victoria döneminin en büyük yazarı kabul edilen İngiliz romancı. Ailesinin 1824’te geçirdiği mali çöküntü, yazarın sanatının ve kişiliğinin şekillenmesinde önemli rol oynadı. Bu dönemde, işçi sınıfının hayatını yakından tanıma fırsatı buldu. Sanayi devrimi sırasında geniş kitlelerin çektiği acıları ve yoksulluğu gerçekçi bir dille anlattığı romanlarında, yozlaşan toplumsal kurumları eleştirdi ve 19. yüzyıl İngiliz romanının unutulmaz tiplerini yarattı. Dickens, roman yazarlığının yanı sıra gazetecilik de yaptı, politika ve tiyatroyla ilgilendi. Önemli eserlerinden bazıları, Oliver Twist, Antikacı Dükkânı, Noel kitaplarının ilki olan Bir Noel Şarkısı, David Copperfield ve İki Şehrin Hikâyesi’dir

  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
klasikler

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Klasikler - Starcraft inFerno Online Oyunlar 0 12 Nisan 2008 00:01
Klasikler - FLASHBACK inFerno Online Oyunlar 0 11 Nisan 2008 23:59