IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11 Şubat 2011, 04:53   #1
Çevrimdışı
Minyatür Türkiye Sergisi: Miniaturk. (Resimler)


sohbet


Minyatür Türkiye sergisi: Miniaturk


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

30 Haziran 2001 tarihinde temeli atılan Türkiye'nin ilk minyatür parkı olan Miniaturk, 02 Mayıs 2003 tarihinde Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından büyük bir törenle ziyarete açılmıştır.

Toplam 60.000 metrekare alan üzerine kurulan Miniaturk'te, 15.000 metrekare maket alanı, 40.000 metrekare yeşil ve açık alan, 3.500 metrekare kapalı alan, 2.000 metrekare havuz ve suyolu, 500 araçlık otopark yer almaktadır.

Eş zamanlı yürütülen proje koordinasyonu sayesinde 22 ay gibi kısa bir sürede tamamlanan Miniaturk, dünyanın en geniş maket alanına sahip ve en kısa sürede tamamlanan minyatür kentidir.

Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından seçilmiş eserlerin 1/25 ölçekli maketlerinin yer aldığı Miniaturk'te, 45 eser İstanbul'dan, 45 eser Anadolu'dan 15 eser ise bugün Türkiye sınırları dışında kalan Osmanlı coğrafyasından olmak üzere, ilk etapta 105 sabit eser sergilenmektedir. Ancak daha sonraki eklemeler dikkate alınarak rezerv alanları da oluşturulmuştur. Altyapı, eklemelerin getireceği gereksinimler de hesaplanarak düzenlenmiştir. Böylelikle Miniaturk, bir anlamda, planlı kentleşmeye örnek oluşturarak büyümeye devam edecektir.

Maketler yurtiçinde 10, yurtdışında 3 atölye olmak üzere toplam 13 atölyede üretildi. Atölyeler dışında Yıldız Teknik Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Döner Sermaye İşletmelerinde de Miniaturk için üretimler gerçekleştirildi.

Maket yapımında sanayide kullanılan plastik bazlı, açık hava şartlarına uygun malzeme kullanıldı. Maketler yerlerine yerleştirilmeden önce, Miniaturk Test Alanında bekletilerek açık hava şartlarına uygunluğu bir kez daha test edildi.

Ayasofya'dan Selimiye'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümeli (Sümela) Manastırı'na, Kubbet-üs Sahra'dan Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek pek çok kültür ve medeniyetin izlerinin bir araya geldiği parkta, bugün artık yerlerinde olmayan Artemis Tapınağı, Halikarnas Mozolesi, Ecyad Kalesi gibi eserler de yeniden canlandırılmıştır.

Anadolu ve çevresinde hüküm sürmüş, izler bırakmış her medeniyetin Miniaturk'te yer almasına özen gösterilmiştir. Miniaturk ile Antik Çağ'dan Bizans'a, Selçuklu'dan Osmanlı'ya, 3000 yıllık yaşanmışlığın izleri Haliç kıyısına taşınmıştır.

Miniaturk'te yer alacak eserlerin seçimi Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Doç. Dr. Ahmet Haluk Dursun'un danışmanlığında bir kurul tarafından yapıldı. Seçimde eserlerin maketi yapılabilir nitelikte olmalarına özen gösterilmiş ve her biri ait oldukları teknolojisini, sanatını ve kültürünü yansıtan, binlerce yıldır ağır istilalara, savaşlara ve yıkımlara tanık olan bir coğrafyada hiçbir uygarlığın, sırf daha öncekiler yaptı diye yok etmeye kalkışmadan, koruduğu, onardığı, yaşattığı eserler Miniaturk'te maketleriyle yer almaktadır.

Kendi içine kapalı “masalsı” bir ortam yaratmayı hedefleyen Miniaturk projesi, Anadolu, İstanbul ve eski Osmanlı coğrafyasından eserlerin oluşturduğu üç ana bölümde ele alınmıştır. Bölümler küçük peyzaj düzenlemeleriyle birbirlerinden ayrılırken, sürekliliği sağlanmış, ziyaretçiyi yönlendiren bir gezi güzergahı oluşturulmuştur.

Alanın peyzaj planlaması altyapı çalışmalarıyla eşzamanlı olarak başlatıldı. Kullanılacak bitki türleri, Haliç kıyısındaki iklim şartlarına uygun ortamda yetiştirildi.

Miniaturk'ün genel konseptine uygun olarak maket alanında ince tekstürlü çimler, bodurlaştırılmış bitkiler ve bonzailer kullanıldı. Maketlerin yerlerine alınmasının ardından çimler serildi ve bitkiler dikildi.

Miniaturk'te, bir açık hava müzesi atmosferinde sergilenen maketlerin yanı sıra, ziyaretçilerin hoşça vakit geçirmesini sağlamak amacıyla farklı mekanlar da tasarlanmıştır; 400 kişilik oturma kapasitesiyle amfitiyatro, Miniaturk'ü hatırlatacak hediyelik eşyaların satışa sunulduğu alışveriş merkezi, küçük ziyaretçilerimizin ilgisini çekecek oyun alanı, satranç ve labirent bunlardan bazılarıdır.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

SULTAN AHMET CAMİİ
Cami, Sultan 1. Ahmet tarafından 1609 yılında yaptırılmıştır. Duvarlar ikinci pencere hizasına dek mavi ve beyaz çinilerle kaplı olduğundan Avrupalılar tarafından Mavi Cami olarak da anılmaktadır. Mimarı Sedefkâr Mehmet Ağa'dır. Caminin açılışı bizzat Sultan Ahmet tarafından yapılmıştır. Ramazanda ilk mahya da yine 1. Ahmet tarafından Sultan Ahmet Camii'ne asılmış ve zamanla gelenek halini almıştır. Türkiye'nin altı minareli tek tarihi camisi olan Sultanahmet Camii, Bizans dönemine ait Büyük Saray'ın kalıntıları üzerine inşa edilmiştir.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

BALIKLI GÖL
Üç büyük dinin de kutsal mekanı olan Urfa'dadır. Zeliha Gölü adıyla anılan ve balıkları da kutsal sayılan Ayn-ı Zilha Gölü'nün yanındaki Halil-ür Rahman Camii, 1211-12 yıllarında kesme taştan inşa edilmiştir. Selahattin Eyyubi'nin yeğeni Melik Eşref Muzafferiddin Musa tarafından yaptırılan Halil-ür Rahman Camii bugün de Urfa'nın en çok ziyaret edilen mekanlarındandır.




Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ANITKABİR
Ankara'da bulunan eserin inşası 1944 - 1953 yılları arasında 9 yılda tamamlanmıştır. Kurtuluş Savaşı'nın başkumandanı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e Türk milletinin şükran duygularının bir ifadesi olan Anıtkabir, 2. Ulusal Mimarlık Akımı'nın önemli yapılarındandır. Emin Onat ile Orhan Arda tarafından projelendirilen ve 15.000 metrekare alan üzerine kurulan anıt mezar, 260 metre uzunluğundaki Aslanlı Yolu, Mozolesi ve Zafer Meydanı ile Cumhuriyet döneminin en önemli ve anlamlı yapısıdır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ERZURUM ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE
Erzurum'daki eserin 1270-1291 yılları arasında Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin Keykubat'ın kızı Hüdavend Hande Hatun tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. Selçuklu Dönemi'nden kalan medreselerin en büyüğüdür. Hatuniye Medresesi adıyla da anılmaktadır. Savaşlar sonucu zarar gören medrese, 4. Murad tarafından onartılarak top dökümhanesine çevrilmiştir. 1846 yılına dek dökümhane olarak kullanılan yapı, daha sonra yeniden medreseye çevrilmiş ve Cumhuriyet'e kadar medrese olarak kullanılmıştır. Düzgün kesme taştan yapılan, taş bezemeleri ve minareleriyle ünlenen yapı, 1942'de müze olarak hizmete açılmıştır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ
1973 yılında kullanıma açılan Boğaziçi Köprüsü Asya ve Avrupa yakalarını birbirine bağlayan ilk köprüdür. Beylerbeyi ile Ortaköy arasındadır. İstanbul'u simgeleyen yapılardan biri olan Boğaziçi Köprüsü, ‘İstanbul'un İncisi' olarak da tanımlanmaktadır. Asma köprü tekniği'yle inşa edilen köprünün ayakları arasındaki mesafe, 1074 metredir. Genişliği 33 metre , denizden yüksekliği 64 metre , ayaklarının yüksekliği ise 165 metredir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ASPENDOS
2. yüzyılda Antalya'da inşa edilen tiyatro, Serik'in 6 kilometre doğusunda bulunan Aspendos antik kentinin en önemli yapısıdır. İmparator Antonius Pius döneminde yapılmıştır. Kent, M.Ö. 5. yüzyılda Argoslular tarafından bir nehir limanı olarak kurulmuştur. Sahnesiyle birlikte günümüze ulaşan tiyatroda taş tabletler halinde bilet kullanıldığı bilinmektedir. 15.000 seyirci kapasiteli Aspendos, Anadolu'da İlkçağ'dan günümüze sağlam ulaşabilen dört tiyatrodan biridir. Aspendos Tiyatrosu, Selçuklular zamanında istasyon olarak kullanıldığı dönemde gördüğü onarımdan ötürü günümüze bu kadar iyi durumda ulaşabilmiştir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

BURSA ULU CAMİİ
Bursa'nın en büyük camisi olan eser, 1400 yılında ibadete açılmıştır. Yıldırım Bayezid tarafından Niğbolu Zaferi sonrası, savaşın geliriyle halka armağan olarak inşa edilmiştir. Kuzeydoğu'daki minare, 1. Mehmed döneminde, caminin onarımı sırasında eklenmiştir. Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi, ömrü boyunca bu camide imamlık yapmıştır. Cami, ceviz oyma minberi ve hat levhalarıyla ünlüdür.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

HAYDARPAŞA GARI
İstanbul'un simge eserlerinden biri olan Haydarpaşa Garı'nın mimarları Otto Ritter ve Helmut Cuno'dur. Yapımına 1906 yılında başlanan eserin yolcu salonu 1908'de bitirilerek hizmete açılmış, diğer bölümlerin tamamlanması ise 1,5 yıl daha sürmüştür. Orta Avrupa barok mimarlığından Alman rönesansı ve neoklasik üsluplardan alınan öğeler bir arada kullanılmışlardır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ARTEMİS TAPINAĞI
İzmir Selçuk'taki Efes antik kentindedir. M.Ö. 334-250 yılları arasına tarihlenir. Artemision adıyla da bilinen tapınak, dünyanın antik çağdaki 7 harikası arasında sayılmaktadır. M.Ö. 560 yılında inşaa edilen ilk tapınak yakılınca yerine aynı büyüklükte, ancak 3 metre daha yüksek yeni bir tapınak inşa edilmiştir. Helenistik dönem tapınaklarının en büyüğüdür. 262 yılında Gotlar tarafından yıkıldıktan sonra bir daha onarılmamıştır. British Museum adına 19. yüzyıl sonunda yapılan kazılarda bulunan tapınak kalıntıları İngiltere'ye götürülmüştür. Tapınaktan geriye kalan çukur bugün İngiliz Çukuru adıyla anılmaktadır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

AYASOFYA
537 yılında inşa edilen yapı Sultan Ahmet Meydanı'nda bulunmaktadır. Doğu Roma İmparatorluğu devrinde İstanbul'da yapılan en görkemli Bizans eseri olan Ayasofya 1. Justinianus dönemine aittir. Pek çok kez çöken kubbesi en son 1346 yılında yeniden yapılmıştır. 13. yüzyılda 4. Haçlı ordusu tarafından yağmalanan bina, Osmanlı döneminde yapılan onarım ve güçlendirmeler sayesinde günümüze ulaşabilmiştir. Fatih döneminde eklenen tuğla minareyle camiye dönüştürülmüştür. İnce taş minare 2. Bayezıt dönemine aittir. Kalın taş minareler ise Mimar Sinan tarafından eklenmiştir. Avlusunda 2. Selim, 3. Murat ve 3. Mehmet'in türbeleri bulunmaktadır. Dünya mirasının en önemli şaheserlerinden biri olarak kabul edilen Ayasofya, 481 yıl cami olarak kullanılmış, 1934 yılından bu yana da müze olarak hizmet vermektedir.
Minyatür Türkiye sergisi: Miniaturk


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

30 Haziran 2001 tarihinde temeli atılan Türkiye'nin ilk minyatür parkı olan Miniaturk, 02 Mayıs 2003 tarihinde Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından büyük bir törenle ziyarete açılmıştır.

Toplam 60.000 metrekare alan üzerine kurulan Miniaturk'te, 15.000 metrekare maket alanı, 40.000 metrekare yeşil ve açık alan, 3.500 metrekare kapalı alan, 2.000 metrekare havuz ve suyolu, 500 araçlık otopark yer almaktadır.

Eş zamanlı yürütülen proje koordinasyonu sayesinde 22 ay gibi kısa bir sürede tamamlanan Miniaturk, dünyanın en geniş maket alanına sahip ve en kısa sürede tamamlanan minyatür kentidir.

Türkiye ve Osmanlı coğrafyasından seçilmiş eserlerin 1/25 ölçekli maketlerinin yer aldığı Miniaturk'te, 45 eser İstanbul'dan, 45 eser Anadolu'dan 15 eser ise bugün Türkiye sınırları dışında kalan Osmanlı coğrafyasından olmak üzere, ilk etapta 105 sabit eser sergilenmektedir. Ancak daha sonraki eklemeler dikkate alınarak rezerv alanları da oluşturulmuştur. Altyapı, eklemelerin getireceği gereksinimler de hesaplanarak düzenlenmiştir. Böylelikle Miniaturk, bir anlamda, planlı kentleşmeye örnek oluşturarak büyümeye devam edecektir.

Maketler yurtiçinde 10, yurtdışında 3 atölye olmak üzere toplam 13 atölyede üretildi. Atölyeler dışında Yıldız Teknik Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Döner Sermaye İşletmelerinde de Miniaturk için üretimler gerçekleştirildi.

Maket yapımında sanayide kullanılan plastik bazlı, açık hava şartlarına uygun malzeme kullanıldı. Maketler yerlerine yerleştirilmeden önce, Miniaturk Test Alanında bekletilerek açık hava şartlarına uygunluğu bir kez daha test edildi.

Ayasofya'dan Selimiye'ye, Rumeli Hisarı'ndan Galata Kulesi'ne, Safranbolu Evleri'nden Sümeli (Sümela) Manastırı'na, Kubbet-üs Sahra'dan Nemrut Dağı Kalıntıları'na dek pek çok kültür ve medeniyetin izlerinin bir araya geldiği parkta, bugün artık yerlerinde olmayan Artemis Tapınağı, Halikarnas Mozolesi, Ecyad Kalesi gibi eserler de yeniden canlandırılmıştır.

Anadolu ve çevresinde hüküm sürmüş, izler bırakmış her medeniyetin Miniaturk'te yer almasına özen gösterilmiştir. Miniaturk ile Antik Çağ'dan Bizans'a, Selçuklu'dan Osmanlı'ya, 3000 yıllık yaşanmışlığın izleri Haliç kıyısına taşınmıştır.

Miniaturk'te yer alacak eserlerin seçimi Prof. Dr. İlber Ortaylı ve Doç. Dr. Ahmet Haluk Dursun'un danışmanlığında bir kurul tarafından yapıldı. Seçimde eserlerin maketi yapılabilir nitelikte olmalarına özen gösterilmiş ve her biri ait oldukları teknolojisini, sanatını ve kültürünü yansıtan, binlerce yıldır ağır istilalara, savaşlara ve yıkımlara tanık olan bir coğrafyada hiçbir uygarlığın, sırf daha öncekiler yaptı diye yok etmeye kalkışmadan, koruduğu, onardığı, yaşattığı eserler Miniaturk'te maketleriyle yer almaktadır.

Kendi içine kapalı “masalsı” bir ortam yaratmayı hedefleyen Miniaturk projesi, Anadolu, İstanbul ve eski Osmanlı coğrafyasından eserlerin oluşturduğu üç ana bölümde ele alınmıştır. Bölümler küçük peyzaj düzenlemeleriyle birbirlerinden ayrılırken, sürekliliği sağlanmış, ziyaretçiyi yönlendiren bir gezi güzergahı oluşturulmuştur.

Alanın peyzaj planlaması altyapı çalışmalarıyla eşzamanlı olarak başlatıldı. Kullanılacak bitki türleri, Haliç kıyısındaki iklim şartlarına uygun ortamda yetiştirildi.

Miniaturk'ün genel konseptine uygun olarak maket alanında ince tekstürlü çimler, bodurlaştırılmış bitkiler ve bonzailer kullanıldı. Maketlerin yerlerine alınmasının ardından çimler serildi ve bitkiler dikildi.

Miniaturk'te, bir açık hava müzesi atmosferinde sergilenen maketlerin yanı sıra, ziyaretçilerin hoşça vakit geçirmesini sağlamak amacıyla farklı mekanlar da tasarlanmıştır; 400 kişilik oturma kapasitesiyle amfitiyatro, Miniaturk'ü hatırlatacak hediyelik eşyaların satışa sunulduğu alışveriş merkezi, küçük ziyaretçilerimizin ilgisini çekecek oyun alanı, satranç ve labirent bunlardan bazılarıdır.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

SULTAN AHMET CAMİİ
Cami, Sultan 1. Ahmet tarafından 1609 yılında yaptırılmıştır. Duvarlar ikinci pencere hizasına dek mavi ve beyaz çinilerle kaplı olduğundan Avrupalılar tarafından Mavi Cami olarak da anılmaktadır. Mimarı Sedefkâr Mehmet Ağa'dır. Caminin açılışı bizzat Sultan Ahmet tarafından yapılmıştır. Ramazanda ilk mahya da yine 1. Ahmet tarafından Sultan Ahmet Camii'ne asılmış ve zamanla gelenek halini almıştır. Türkiye'nin altı minareli tek tarihi camisi olan Sultanahmet Camii, Bizans dönemine ait Büyük Saray'ın kalıntıları üzerine inşa edilmiştir.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

BALIKLI GÖL
Üç büyük dinin de kutsal mekanı olan Urfa'dadır. Zeliha Gölü adıyla anılan ve balıkları da kutsal sayılan Ayn-ı Zilha Gölü'nün yanındaki Halil-ür Rahman Camii, 1211-12 yıllarında kesme taştan inşa edilmiştir. Selahattin Eyyubi'nin yeğeni Melik Eşref Muzafferiddin Musa tarafından yaptırılan Halil-ür Rahman Camii bugün de Urfa'nın en çok ziyaret edilen mekanlarındandır.




Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ANITKABİR
Ankara'da bulunan eserin inşası 1944 - 1953 yılları arasında 9 yılda tamamlanmıştır. Kurtuluş Savaşı'nın başkumandanı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e Türk milletinin şükran duygularının bir ifadesi olan Anıtkabir, 2. Ulusal Mimarlık Akımı'nın önemli yapılarındandır. Emin Onat ile Orhan Arda tarafından projelendirilen ve 15.000 metrekare alan üzerine kurulan anıt mezar, 260 metre uzunluğundaki Aslanlı Yolu, Mozolesi ve Zafer Meydanı ile Cumhuriyet döneminin en önemli ve anlamlı yapısıdır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ERZURUM ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE
Erzurum'daki eserin 1270-1291 yılları arasında Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin Keykubat'ın kızı Hüdavend Hande Hatun tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. Selçuklu Dönemi'nden kalan medreselerin en büyüğüdür. Hatuniye Medresesi adıyla da anılmaktadır. Savaşlar sonucu zarar gören medrese, 4. Murad tarafından onartılarak top dökümhanesine çevrilmiştir. 1846 yılına dek dökümhane olarak kullanılan yapı, daha sonra yeniden medreseye çevrilmiş ve Cumhuriyet'e kadar medrese olarak kullanılmıştır. Düzgün kesme taştan yapılan, taş bezemeleri ve minareleriyle ünlenen yapı, 1942'de müze olarak hizmete açılmıştır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ
1973 yılında kullanıma açılan Boğaziçi Köprüsü Asya ve Avrupa yakalarını birbirine bağlayan ilk köprüdür. Beylerbeyi ile Ortaköy arasındadır. İstanbul'u simgeleyen yapılardan biri olan Boğaziçi Köprüsü, ‘İstanbul'un İncisi' olarak da tanımlanmaktadır. Asma köprü tekniği'yle inşa edilen köprünün ayakları arasındaki mesafe, 1074 metredir. Genişliği 33 metre , denizden yüksekliği 64 metre , ayaklarının yüksekliği ise 165 metredir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ASPENDOS
2. yüzyılda Antalya'da inşa edilen tiyatro, Serik'in 6 kilometre doğusunda bulunan Aspendos antik kentinin en önemli yapısıdır. İmparator Antonius Pius döneminde yapılmıştır. Kent, M.Ö. 5. yüzyılda Argoslular tarafından bir nehir limanı olarak kurulmuştur. Sahnesiyle birlikte günümüze ulaşan tiyatroda taş tabletler halinde bilet kullanıldığı bilinmektedir. 15.000 seyirci kapasiteli Aspendos, Anadolu'da İlkçağ'dan günümüze sağlam ulaşabilen dört tiyatrodan biridir. Aspendos Tiyatrosu, Selçuklular zamanında istasyon olarak kullanıldığı dönemde gördüğü onarımdan ötürü günümüze bu kadar iyi durumda ulaşabilmiştir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

BURSA ULU CAMİİ
Bursa'nın en büyük camisi olan eser, 1400 yılında ibadete açılmıştır. Yıldırım Bayezid tarafından Niğbolu Zaferi sonrası, savaşın geliriyle halka armağan olarak inşa edilmiştir. Kuzeydoğu'daki minare, 1. Mehmed döneminde, caminin onarımı sırasında eklenmiştir. Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi, ömrü boyunca bu camide imamlık yapmıştır. Cami, ceviz oyma minberi ve hat levhalarıyla ünlüdür.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

HAYDARPAŞA GARI
İstanbul'un simge eserlerinden biri olan Haydarpaşa Garı'nın mimarları Otto Ritter ve Helmut Cuno'dur. Yapımına 1906 yılında başlanan eserin yolcu salonu 1908'de bitirilerek hizmete açılmış, diğer bölümlerin tamamlanması ise 1,5 yıl daha sürmüştür. Orta Avrupa barok mimarlığından Alman rönesansı ve neoklasik üsluplardan alınan öğeler bir arada kullanılmışlardır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ARTEMİS TAPINAĞI
İzmir Selçuk'taki Efes antik kentindedir. M.Ö. 334-250 yılları arasına tarihlenir. Artemision adıyla da bilinen tapınak, dünyanın antik çağdaki 7 harikası arasında sayılmaktadır. M.Ö. 560 yılında inşaa edilen ilk tapınak yakılınca yerine aynı büyüklükte, ancak 3 metre daha yüksek yeni bir tapınak inşa edilmiştir. Helenistik dönem tapınaklarının en büyüğüdür. 262 yılında Gotlar tarafından yıkıldıktan sonra bir daha onarılmamıştır. British Museum adına 19. yüzyıl sonunda yapılan kazılarda bulunan tapınak kalıntıları İngiltere'ye götürülmüştür. Tapınaktan geriye kalan çukur bugün İngiliz Çukuru adıyla anılmaktadır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

AYASOFYA
537 yılında inşa edilen yapı Sultan Ahmet Meydanı'nda bulunmaktadır. Doğu Roma İmparatorluğu devrinde İstanbul'da yapılan en görkemli Bizans eseri olan Ayasofya 1. Justinianus dönemine aittir. Pek çok kez çöken kubbesi en son 1346 yılında yeniden yapılmıştır. 13. yüzyılda 4. Haçlı ordusu tarafından yağmalanan bina, Osmanlı döneminde yapılan onarım ve güçlendirmeler sayesinde günümüze ulaşabilmiştir. Fatih döneminde eklenen tuğla minareyle camiye dönüştürülmüştür. İnce taş minare 2. Bayezıt dönemine aittir. Kalın taş minareler ise Mimar Sinan tarafından eklenmiştir. Avlusunda 2. Selim, 3. Murat ve 3. Mehmet'in türbeleri bulunmaktadır. Dünya mirasının en önemli şaheserlerinden biri olarak kabul edilen Ayasofya, 481 yıl cami olarak kullanılmış, 1934 yılından bu yana da müze olarak hizmet vermektedir.

Konu Sevda tarafından (11 Şubat 2011 Saat 12:32 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Alt 11 Şubat 2011, 04:54   #2
Çevrimdışı
Cevap: Minyatür Türkiye Sergisi: Miniaturk. (Resimler)





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

SÜMELA MANASTIRI
1300 metre yükseklikteki dağ gövdesi içine inşa edilmiş gizli bir tapınaktır. Meryem Ana Manastırı adıyla da bilinir. İlk yapı efsaneye göre 385 yılında Atina'dan gelen iki keşiş tarafından kurulmuştur. 14. yüzyıl ortalarında yapılan eklemelerle bugünkü görünümünü almıştır. Manastırdaki kilise yaklaşık 400 metrekare büyüklüğünde, mağaranın içine oyulmuş bir yapıdır. Kale görünümündeki manastır vadiye 100 basamaklı dik ve dar bir merdivenle bağlıdır. İki katı teras olmak üzere altı katlıdır. İçerideki her katta tek sıra halinde, fresklerle süslü sekizer oda yer almaktadır.




Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

TOPKAPI SARAYI
İstanbul'un yedi tepesinden biri üzerinde 700 dönümlük araziye yayılmıştır. Sarayın ilk yapılarının inşasına 1461-1468 yılları arasında Fatih Sultan Mehmet döneminde başlanmıştır. Fatih'ten itibaren 19. yüzyılın ortalarına dek tam 24 padişah eş ve çocukları, yardımcıları ve hizmetkarlarıyla bu sarayda yaşamışlar, devletin resmi törenleri burada yapılmıştır. Bugün Topkapı Sarayı Müzesi olarak hizmet vermekte olan yapı, dünyanın en önemli ve zengin müzeleri arasındadır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

GALATASARAY LİSESİ
Galatasaray ilk kez 1481 yılında , Osmanlı İmparatorluğu’na devlet görevlisi yetiştirmek üzere İstanbul’da kurulmuştur. Galatasaray 500 yılı aşkın bir süredir bir eğitim ve kültür kurumu olarak varlığını sürdürmektedir ve Türk kültür hayatında önemli bir role sahiptir. Galatasaray 1868 yılında büyük bir reform geçirmiş, “ Galatasaray Mekteb-i Sultanisi “ adını almış; Cumhuriyetle birlikte de rol ve başarılarını sürdürmüştür. Galatasaray Türkiye’de pek çok edebiyatçı, yazar, bilim adamı, sanatçı,diplomat,öğretmen, devlet,siyaset ve iş adamı yetiştirmiştir. Galatasaray öğrencileri ve mezunları Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarında da yer almışlardır.Galatasaray Spor Kulübü ve futbol takımı da Galatasaray Lisesi öğrencileri tarafından 1905 yılında kurulmuştur. Galatasaray’ın eski öğrencileri ve mezunlarını bir araya getiren Galatasaraylılar Derneği ise 1908 de kurulmuştur ve Türkiye’nin en eski sosyal kurumlarından birisi olarak varlığını sürdürmektedir



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

GALATA KULESİ
1348 yılına ait kule, Tünel’le Karaköy arasındadır. Bugün artık mevcut olmayan Galata surlarının baş kulesidir. İlk kule M.Ö. 6. yüzyılda ahşaptan yapılmıştır. Zamanımıza ulaşan kule Cenevizliler tarafından inşa edilmiştir. 16. yüzyılda Kasımpaşa Tersanesi'nde çalıştırılan işçiler için zindan olarak da kullanılmış, daha sonraları tersanenin ambarı haline getirilmiştir. 3. Murat döneminde de gözlemevi olarak kullanılmıştır. Dünyanın ilk insan uçuşunu gerçekleştiren Hezarfen Ahmet Çelebi, Doğancılar'a kadar uzayan süzülüşüne Galata Kulesi'nden başlamıştır. Bodrum katıyla birlikte 16 katlı kulenin yüksekliği, 62 metredir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

MEVLANA TÜRBESİ
1274 yılında inşa edilen eser Konya'dadır. Firuze çinilerle süslü kubbesi Selçuklu Dönemi'nin en güzel eserlerindendir. 16 dilimli yeşil kubbe, Türk çadırını andıracak bir mimari üslupta tasarlanmıştır. Dünyaca tanınan bu kubbe, Selçuklu Veziri Muhittin Pervane'nin eşi Gürcü Hatun tarafından Mimar Bedreddin Tebrizi'ye yaptırılmıştır. Semahane ile büyük kubbeli mescit Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Mevlana'nın tüm dünyaya seslenen "Ne Olursan Ol, Gel" çağrısındaki sevgi ve hoşgörü nedeniyle, Anadolu ve çevresindeki çokkültürlülüğün eseri olan Miniaturk'te ziyaretçileri karşılayan ilk eserdir. Atatürk'ün emriyle 1927 yılında "Konya Asarı Atika Müzesi" olarak törenle ziyarete açılmıştır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

DARÜŞŞAFAKA LİSESİ BİNASI
1868'te Fatih-Çarşamba'da inşasına başlanan bina 1873'te tamamlanmıştır. Bina Şehremini Server Paşa'nın başkanlığında oluşturulan bir kurulun denetimi altında yapılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nda bir özel eğitim kurumu tarafından kurulan ve yetenekli yoksul çocukların eğitimini amaçlayan ilk özel parasız okul olan Darüşşafaka, hizmetini 1873'ten 1993'e kadar 120 yıl süresince bu tarihi binasında sürdürmüştür.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

İZMİR SAAT KULESİ
İzmir'in ünlü Konak Meydanı'nda, cami ile deniz arasında yer alan saat kulesi, kentin sembolü haline gelmiştir. 1901 yılında Sadrazam Küçük Sait Paşa tarafından yaptırılmıştır. 2. Abdülhamit'e tahta çıkışının 25. yıldönümü hediyesidir. Kulenin saati de Alman İmparatoru 2. Wilhelm'in hediyesidir. Kule o dönemde Hamidiye Kulesi adıyla anılmıştır. İzmir'in işgali sırasında gazeteci Hasan Tahsin'in işgalcilere ilk kurşunu bu kulenin önünden attığı kaydedilmektedir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

İZMİT SAAT KULESİ
Sultan Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılı nedeniyle, saat kulesi yapılması ile ilgili olarak valilere gönderilen irade sonucu, ülkenin pek çok yerinde saat kuleleri inşa edilmiştir. 1901 yılında İzmit Mutasarrıfı Musa Kazım Bey tarafından yaptırılan İzmit Saat Kulesi, Mimar Vedat Tek’in eseridir. Sultan Abdülaziz’in Hünkar Köşkü’nün hemen önünde yer alan neoklasik üsluptaki saat kulesi dört katlıdır. Alt katta sebiller, en üst katta ise saat bulunur. Orta katın her cephesinde 2. Abdülhamit’in tuğrasına yer verilmiştir. Yapının sivri külahı kurşun kaplıdır. 20. yüzyıl boyu İzmit’in tarihi kent dokusunun ayrılmaz bir parçası olan saat kulesi, kentin simge eseri haline gelmiştir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

T.B.M.M. PARLAMENTO BİNASI
TBMM’nin halen çalışmalarını sürdürdüğü üçüncü binasının mimarı, 1938’de açılan proje yarışmasını kazanan Avusturya’lı mimar Prof. Clemens Holzmeister’dir. Temeli 26 Ekim 1939’da atılan bina 6 Ocak 1961’de açılmıştır. TBMM binasının mimari özellikleri ve genel yapısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin gücünü ve ölümsüzlüğünü simgeleyecek biçimde, ağır başlı, sağlam ve dayanıklı nitelikte tasarlanmıştır. Tüm mekanlar anıtsal, dengeli ve üç boyutlu bir düzenlemeyle ele alınmıştır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

T.C. ZİRAAT BANKASI
1926-1929 yılları arasında İtalyan Mimar Guilio Mongeri tarafından yapılan Ziraat Bankası binası, 1. Ulusal Mimarlık Dönemi’nin önemli eserlerindendir. Türkiye’nin en köklü bankalarından Ziraat Bankası’nın genel müdürlük binası olarak kullanıldıktan sonra müzeye dönüştürülmüştür. Bankanın 118. kuruluş yıldönümünün kutlandığı 20 Kasım 1981 tarihinde yurdumuzun ilk banka müzesi olarak hizmete açılmıştır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

HACI BAYRAM CAMİİ
Büyük mutasavvıf ve şair Hacı Bayram Veli adına yaptırılmıştır. Ankara'da bulunan cami 1427, türbe ise 1429 yılında inşa edilmiştir. İlk onarımı 16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılmıştır. 1947 tarihinde bir onarım daha gören türbede 8 sanduka bulunmaktadır.




Konu Sevda tarafından (11 Şubat 2011 Saat 12:49 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 11 Şubat 2011, 04:57   #3
Çevrimdışı
Cevap: Minyatür Türkiye Sergisi: Miniaturk. (Resimler)





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

KUBBET-ÜS SAHRA
691 yıllında Halife Abdülmelik bin Mervan tarafından yaptırılan Kubbet-üs Sahra, İslam mimari tarihinin önde gelen eserlerindendir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde onarılan Kudüs'deki eserin, alt kısmı mermer, üst kısmı ise yeşil, sarı ve mavi renkli çiniyle kaplatılmıştır. 20. yüzyılın başında da Mimar Kemaleddin Bey tarafından onarılmıştır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

MOSTAR KÖPRÜSÜ
Eski Mostar şehrinin mimari ve kentsel yapısının ayrılmaz bir parçası olan eser 1566-67 yıllarında inşa edilmiştir. Mimar Hayrettin'in eseridir. Mostar'ın simgesi haline gelen ve dünyanın en büyük tek gözlü taş köprülerinden biri olan köprü, 1993 yılında savaş sırasında yıkılmıştır. Büyük bir mimarlık mantığıyla estetiği buluşturan ve gerek sanatsal, gerekse bilimsel açıdan müstesna bir eser olan köprü, 2003 yılında, yeniden inşa edilerek hizmete açılmıştır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ECYAD KALESİ
Mekke'deki eser 16. yüzyıl sonunda Kabe'nin savunmasına yardımcı olmak üzere yapılmış ve Birinci Dünya Savaşı'na dek Türk Garnizonu olarak kullanılmıştır. Kabe'ye hakim bir tepede 23 dönümlük arazi üzerine inşa edilen kale Ocak 2002'de yerine otel yapılmak için yıktırılmıştır. Kalenin yıkılmasıyla Mekke'deki yüzlerce yıllık Türk hakimiyetinden geriye Abdülaziz ve Abdülhamit tarafından Kabe'nin çevresinde inşa edilen revaklar dışında eser kalmamıştır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

SÜLEYMANİYE CAMİİ
Eski İstanbul'un sur içinde bulunan cami, Kanuni Sultan Süleyman tarafından, 1550-1559 yılları arasında Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. İstanbul'daki en gösterişli camidir. Sinan'ın kalfalık dönemi eserleri arasında sayılır. Akustik ve havalandırma düzeniyle ünlenen Süleymaniye Camii'nin süslemeleri de dönemin en ünlü sanatçıları tarafından yapılmıştır. Caminin dört minaresinde, Kanuni'nin 10. padişah olduğunu gösteren 10 şerefe bulunmaktadır. Camide kullanılan beyaz mermerler Marmara Adası'ndan, renkli mermerler Yemen'deki Belkıs kalıntılarından, yeşil mermerler ise Arabistan'dan getirtilmiştir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ST.ANTUAN KİLİSESİ
Yapımına 1906'da başlanan kilise 1912 yılında ibadete açılmıştır. İstanbul'daki en büyük kilise olan St. Antuan, Fransisken tarikatına ait Katolik İtalyan kilisesidir. Mongeri'nin inşa ettiği bina, İtalyan gotiği tarzındadır. Avlusuna, İstiklal Caddesi'ne bakan ve kiliseye akar olması amacıyla inşa edilen altı katlı iki apartman bloğunun ortasındaki açıklıktan girilebilmektedir. İtalyan rahiplerin yönetimindeki kilise, İstanbul'da yaşayan Latin-Katolik Hıristiyanların özellikle Noel'lerde toplandığı, en fazla cemaati olan, en popüler kilisedir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

DOLMABAHÇE SARAYI
Sultan Abdülmecid tarafından 1848-1856 yılları arasında yaptırılmıştır. Mimarı Karabet Balyan'dır. Kullanım alanı 45.000 metrekareyi bulan sarayın duvarları neoklasik, ampir ve barok üsluplara özgü sütun ve bezemelerle kaplıdır. Rıhtım boyunca uzanan, simetrik ve girinti çıkıntılarla hareketlendirilen cephesi 284 metredir. Atatürk, Cumhuriyet sonrası İstanbul'a gelen pek çok yabancı devlet başkanını ağırladığı Dolmabahçe Sarayı'ndaki odasında vefat etmiştir. Saray bugün TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı'na bağlı bir müzedir. Veliaht dairesi de 1937'den beri İstanbul Devlet Resim ve Heykel Müzesi olarak hizmet vermektedir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

SELİMİYE CAMİİ
Edirne'deki en görkemli Osmanlı yapısı olan Selimiye Camii, 2. Selim adına yaptırılmıştır. Mimar Sinan'ın ustalık dönemi eseri sayılır. 1568-1575 yılları arasında inşa edilen caminin üçer şerefeli ve her bir şerefesine ayrı merdivenlerle çıkılan 71 metre yüksekliğinde dört minaresi vardır. İşlemeli kapısının açıldığı ön bahçe revaklarla süslü 18 kubbe ve sütunla çevrilidir. Caminin müezzin mahfili Kabe'nin tam yarısı olarak tasarlanmıştır. Mermer minberi ve çinileriyle ünlü caminin çinilerinin bir bölümü Rusların Edirne'yi işgali sırasında sökülerek Rusya'ya götürülmüştür. Cami, taş işçiliği, çinileri ve kalem işleriyle de büyük değer taşır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

MARDİN TAŞ EVLERİ
Hakkında ilk bilgilere Roma kaynaklarında rastlanan kentte, Perslerden Bizanslılara, Süryanilerden Araplara pek çok uygarlığın izlerine rastlanır. Yüzyıllardan bu yana kullanılmakta olan geleneksel Mardin taş evleri, sarı kalker ve kesme taştan yapılmıştır. Mardin evinin kale etkisi veren avlu duvarları, anıtsal nitelikteki tonoz çeşitleri, dantela gibi işlenmiş kemerleri, silmeleri en belirgin özellikleridir. Önceden planlanmamış düz ya da merdivenlenmiş sokaklar ve meydancıklar insan ölçeğinde oluşturulmuş, evlerin her birinin bir diğerini perdelemeden ovayı görmesi sağlanmıştır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ATATÜRK EVİ
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün doğduğu ve ailesinin uzun yıllar yaşadığı Selanik'teki ev, 1870 yılında inşa edilmiştir. T.C. Selanik Başkonsolosluğu bahçesindedir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

İSHAK PAŞA SARAYI
Dönemin sancakbeyinin oğlu İshak Paşa tarafından 1784-1785 yılları arasında yaptırılmıştır. Doğubeyazıt yakınındadır. Yapı düzeni Osmanlı saraylarının şemasına uyarken taçkapıları Selçuklu mimarlığının izlerini taşımaktadır. Taçkapıların üzerindeki bezemelerde ise İran'dan Anadolu Selçuklularına, Gürcistan ve Kafkasya'ya kadar farklı kültürlerin işçiliği iç içe geçmiştir. Sarayın yapı ve bezemeleri 1. Dünya Savaşı sırasındaki Rus işgalinde büyük zarar görmüştür. Sarayın en önemli özelliği soğuk iklimin hüküm sürdüğü yörede kalorifer sisteminin ilk örneklerinden birinin kurulmuş olmasıdır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

MESCİD-İ AKSA
İslamın ilk kıblesi olan Kudüs'deki Mescid-i Aksa, 6. yüzyılda inşa edilmiştir. Miraç gecesi Hz. Muhammed'in namaz kıldığı yapıdır. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim'in şehri fethetmesinin ardından, Osmanlılar tarafından yapılan bakım ve onarım sonucu bugünkü halini almış, 20. yüzyıl başında da Mimar Kemaleddin Bey tarafından onarılmıştır.


Konu Sevda tarafından (11 Şubat 2011 Saat 12:43 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 11 Şubat 2011, 05:02   #4
Çevrimdışı
Cevap: Minyatür Türkiye Sergisi: Miniaturk. (Resimler)





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

AUGUSTUS TAPINAĞI
Hacı Bayram Camii'nin hemen yanındaki Augustus Tapınağı kalıntılarının büyük kısmı 1939 yılında yapılan kazılar sırasında gün ışığına çıkarılmıştır. Roma İmparatoru Augustus adına M.S. 10 yılında inşa edilen tapınak, Bizanslılar tarafından bir dönem kilise olarak kullanılmıştır.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


ANTALYA YİVLİ MİNARELİ CAMİ
Antalya Kaleiçi'nde bulunan Yivli Minare, Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin Keykubat tarafından 1230 yılında yaptırılmıştır. Antalya'nın sembolü sayılmakta ve şehrin her yerinden görülebilmektedir. Silindir şeklindeki 8 yarım yivle süslü gövdesi kare bir taban üzerinde yükselmektedir. Minarenin batı cephesinde bulunan Ulu Cami, Antalya'daki en eski İslam eseridir. Caminin doğu kapısında yer alan yazıtta, Bizans Kilisesi'nin yerine yaptırıldığı yazılıdır. Ulu Cami’yle birlikte medrese, mevlevihane ve iki türbe, bir külliye oluşturmaktadır.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ ANITI
Çanakkale'de, Morto Koyu önündeki Hisarlık Tepe üzerindedir. Çanakkale'de şehit olan 250 bin askerin anısına yaptırılmıştır. Temeli 19 Nisan 1954 tarihinde atılan anıtın yapımı, 6.5 yılda tamamlanmıştır. Anıt için 1944 yılında yapılan yarışmayı Mimar Doğan Erginbaş, İsmail Utkular ve Mühendis Ertuğrul Barla'nın projelendirdiği eser kazanmıştır. Açılışı 21 Ağustos 1960 tarihinde yapılan anıtın altında müze, yanında Mehmetçik Anıtı ve Türk Şehitliği bulunmaktadır.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

SAFRANBOLU EVLERİ
Safranbolu evleri geleneksel Türk Evi’nin günümüze ulaşan nadir örneklerindendir. 18. yüzyıl sonlarından kalma konaklar, evler ve çeşmelerin oluşturduğu doku, bir açık hava müzesi görünümündedir. Evlerde, zemin katta taş, üst katlarda ise iyi nitelikte ahşap kullanımı yaygındır. Taş zemin katlar, destek duvarı görevini de yaparak üst katları taşımakta, adeta sokak dokusu devam eder gibi görünmektedir. Sokak döşemelerinde kaplama taş kullanılmıştır. Evler sokağa bitişik ve sokaklar genellikle dar, kıvrımlı, yokuş ve çıkmaz sokak şeklindedir. Sokakları, evlerin çıkma ve payandaları hareketlendirir.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

MALABADİ KÖPRÜSÜ
Diyarbakır Silvan yakınlarında, Batman Çayı üzerindedir. Dünyadaki taş kemerli köprüler arasında en geniş kemere sahip köprüdür. Artukoğulları döneminde 1147 yılında Timurtaş bin İlgazi bin Artuk tarafından yaptırılmıştır. Renkli taşlarla inşa edilen köprünün boyu 150, eni 7, yüksekliği ise alçak su seviyesinden kilit taşına kadar 19 metredir. Kemerinin her iki yanında kervan ve yolcular için iki barınak oda da bulunmaktadır. Günümüzde ulaşım yeni bir köprüden yapılmakta ve eski Malabadi Köprüsü kullanılmamaktadır.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ADANA TAŞ KÖPRÜ
Adana, Seyhan Nehri üzerindeki Taş Köprü Seyhan Köprüsü adıyla da bilinmektedir. 2. yüzyılda Roma İmparatoru Hadrianus tarafından yaptırılmıştır. Harun Reşit döneminde yapılan eklentilerle Adana Kalesi'ne birleştirilen köprü, döneminin ticaret yollarını birbirine bağlayan önemli bir yapıdır. Aralıklarla beş büyük onarım geçiren 319 metre uzunluğunda ve 13 metre yüksekliğindeki köprünün 21 kemeri bulunmaktadır. Ortadaki büyük kemerin üzerinde iki aslan kabartması yer almaktadır. Bugün bu kemerlerden yalnızca 14'ü ayaktadır.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

KIRŞEHİR AŞIK PAŞA TÜRBESİ
1322 yılında inşa edilen türbe, Kırşehir'dedir. Eretna Beyliği dönemine aittir. Kesme taştan yapılmıştır; Orta Asya etkileri taşır. Türk dili üzerine araştırmalarıyla bilinen mutasavvıf ve halk şairi Aşık Paşa adına yapılmıştır. İstiridye kabuğu şeklindeki taç kapısının güzelliyle dikkat çeker.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

DİYARBAKIR ULU CAMİİ
Diyarbakır Surları üzerinde Harput Kapısı ile Mardin Kapısı’nı birleştiren eksenin batısında yer alan cami, Anadolu’daki en eski camidir. İlk yapının 639’da Diyarbakır’ın Arapların eline geçmesinden hemen sonra kentteki bir kilisenin camiye çevrilmesiyle yapıldığı ileri sürülür. Duvarlarında bulunan Selçuklu, Artuklu, Akkoyunlu, Karakoyunlu ve Osmanlı dönemlerinden kalma 20 kadar yazıttan bu dönemlerde onarım gördüğü anlaşılmaktadır.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

BURSA YEŞİL TÜRBE
Çelebi Mehmed'e ait olan türbe, 1421 yılında, Bursa Yeşil Camii'nin yanında yapılmıştır. Şehrin her yerinden görülebilen Yeşil Türbe, Bursa'nın sembolü haline gelmiştir. 1. Mehmed Çelebi, 1421 yılında, türbeyi yaptırdıktan 40 gün sonra vefat etmiştir. Türbede 8 sanduka daha bulunmaktadır. Dışarıdan bakıldığında tek katlı görünen türbe, sandukanın bulunduğu salon ve bunun altında yer alan basık tonozlu mezar kısmıyla birlikte iki katlıdır. Sandukanın üzerinde altın yaldızla yazılmış bir kitabe bulunmaktadır.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

ERTUĞRUL GAZİ TÜRBESİ
Osmanlı İmparatorluğu'nu kuran Osman Gazi'nin babası ve Selçuklu Uçbeyi Ertuğrul Gazi'nin türbesidir. 14. yüzyılda yapılan ve yapım tarihi kesin olarak bilinemeyen türbe, Bilecik ilimiz sınırları içinde, Söğüt'tedir. Söğüt, Ertuğrul Gazi'ye yaptığı hizmetler karşılığında Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin Keykubat tarafından verilmiştir. Türbenin, torunu 1. Mehmed Çelebi tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. 1886 yılında Sultan 2. Abdülhamit tarafından onartılmıştır.




Konu Sevda tarafından (11 Şubat 2011 Saat 12:55 ) değiştirilmiştir.
  Alıntı ile Cevapla

Alt 11 Şubat 2011, 12:59   #5
Çevrimdışı
Cevap: Minyatür Türkiye Sergisi: Miniaturk. (Resimler)





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

SELÇUK İSA BEY CAMİİ
Selçuk'ta Artemis Tapınağı’yla Hıristiyan kilisesi Saint Jean arasındadır. 1375 yılında Aydınoğlu İsa Bey tarafından yaptırılmıştır. Mimar Şamlı Ali'nin eseridir. Türk mimarlık tarihinin Anadolu Beylikleri dönemine ait en eski ve gösterişli eserlerindendir. 19. yüzyılda kervansaray olarak da kullanılmıştır.Simetrik olmayan bir planla inşa edilmiştir.Yamaçta konumlandırılan caminin iki giriş kapısı batı ve doğu tarafındadır. Batı kapısı yazılar ve geometrik şekillerle süslüdür. Batı yönündeki duvarlar mermerle kaplı, diğer cepheler ise kesme taştandır. Cephesi, pencere kenarları ve her iki kubbesinin de kasnağı Selçuklu çinileriyle süslüdür.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

KONYA ALAADDİN CAMİİ
Erken dönem Selçuklu eserlerinden olan Alaaddin Camii, Konya’dadır. Yapımına 1155 yılında başlanmış, Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin Keykubat zamanında 1200 yılında tamamlandığından Alaaddin Camii adını almıştır. Mimar Mehmet Bin Havland'ın eseridir.Sultan 2. Kılıçarslan döneminde eklemeler yapılarak genişletilmiştir. İçinde Selçuklu Sultanı Kılıçaslan'a övgülerle dolu kitabeler bulunmaktadır. Eski Arap stilindeki çok sütunlu camilerin Anadolu'daki en eski örneğidir. Yüzyıllar boyu birçok kez onarım görmüştür.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

MANİSA MURADİYE CAMİİ
Osmanlı Sultanı 3. Murad tarafından 1583-1586 yılları arasında şehzadeler şehri Manisa'da yaptırılmıştır. Mimar Sinan'a atfedilmekle birlikte, o dönemde iyice yaşlanmış olan Sinan'ın yapımı İstanbul'dan yönettiği düşünülmektedir. Kesme taştan inşa edilen caminin giriş kapısı da ağaç oymacılığının şaheserleri arasında sayılmaktadır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

AMASYA YALIBOYU EVLERİ
Amasya'da Yeşilırmak kıyısındaki evler, 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başlarında inşa edilmişlerdir. Evlerin önemli bir özelliği, Anadolu'nun ilk prefabrik konutları olmalarıdır. Öyle ki, bir günde yerine monte edilmiş olanları vardır. Amasya evleri, Anadolu sivil Türk mimarisinin güzel örneklerindendir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

NEMRUT DAĞI KALINTILARI
Adıyaman Kahta'daki Nemrut Dağı'nda, 2206 metre yükseklikteki Kommagene Krallığı'na ait kalıntılardır. Dünyanın 8. harikası olarak anılan kalıntılar,M.Ö. 80-M.S. 72 yılları arasına aittir. Nemrut Dağı'ndaki açıkhava tapınağının doğu setinde 8 adet yontma taşlı, tahtların üzerine oturmuş, 8-10 metre yüksekliğinde büyük tanrı heykelleriyle kopmuş baş heykelleri bulunmaktadır. Kalıntılar, 1881 yılında Almanlar tarafından keşfedilmiş, 1984 yılında restore edilmiş ve alan, 1989 yılında Milli Park ilan edilmiştir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

MERYEM ANA KİLİSESİ
İzmir'deki eserin geçmişi Roma Dönemi'ne kadar uzanmaktadır. Antik çağda meyve sebze hali olarak inşa edilen yapı, Hıristiyanlığın yaygınlaşmasından sonra kiliseye dönüştürülmüştür. 5. yüzyılda konsilin toplantı yerlerinden biri olarak da kullanılan Meryem Ana Kilisesi'nin bugün yalnızca Apsis bölümü ayakta kalmıştır. Miniaturk'te kaynaklara dayanılarak eserin bütününün maketi yapılmıştır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

KONYA KARATAY MEDRESESİ
1251 yılında Selçuklu Veziri Karatay tarafından yaptırılan eser, Konya'dadır. Medresenin açılış töreninde Mevlana ve Şems-i Tebrizi de bulunmuşlardır. Gök rengi ve beyaz mermerden yazı ve desenlerle süslü kapısı, Selçuklu taş işçiliğinin şaheserlerindendir. Bina, 1955 yılından bu yana Çini Eserleri Müzesi olarak kullanılmaktadır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

KARAMAN HATUNİYE MEDRESESİ
1382 yılında inşa edilen eser Karaman'dadır. Osmanlılardan sonra en kudretli ve devamlı Türk beyliği olan Karamanoğulları'ndan günümüze kalan pek çok eserden biridir. Mimarı Numan bin Hoca Ahmet'tir. Nefise Sultan Medresesi adıyla da bilinir. Kesme taştan dikdörtgen planlı yapı, beyaz mermer portalıyla ünlüdür. Günümüzde ağır bir onarıma ihtiyaç duyan eser, Miniaturk'te restorasyon sonrası alacağı görünümle sergilenmektedir.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

EFES CELSUS KÜTÜPHANESİ
İzmir, Selçuk'tadır. Roma döneminde 115-117 yılları arasında yapılan kitaplık, iki katlı cephesinin görkemli mimarisiyle ünlüdür. Yapının kalıntıları üzerinde yapılan çalışmalar, ön cephenin iki katlı görünümüne karşın, yapının üç katlı olduğunu göstermektedir. Rulolar halindeki el yazmaları, galerilerden oluşan üst katlardaki dolap nişlerinde saklanmıştır. 3. yüzyılda bölgeyi sarsan depremler sırasında okuma salonu yanarak tahrip olan kitaplığın ön yüzü daha sonra, eski basamakların üstüne su havuzu yapılmasıyla bir çeşmenin görkemli arka duvarı haline getirilmiştir. Kitaplığın ön yüzünün de Ortaçağ'da yine yer sarsıntısı sonucu yıkıldığı sanılmaktadır.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

SİVAS GÖK MEDRESE
Sivas'ın sembolü haline gelen Gök Medrese, Selçuklu Başveziri Sahip Ata tarafından 1271 yılında Mimar Kaluytan'a yaptırılmıştır. Asıl adı Sahibiye Medresesi olan yapıya, minarelerinde bulunan çiniler nedeniyle Gök Medrese denilmektedir. Çifte minareli taç kapısı ve kapının üzerindeki süslemeler, yapının en görkemli bölümüdür. Süslemelerde 12 tür hayvan başı, yıldız ve hayat ağacı motifleri kullanılmıştır. Duvarları yontma kalker taşından yapılan medresenin minareleri 25 metre uzunluğundadır. 1934-1967 yılları arasında müze olarak kullanılmıştır.


Kaynak: miniaturk.com

  Alıntı ile Cevapla

Alt 18 Şubat 2011, 17:07   #6
Çevrimdışı
Cevap: Minyatür Türkiye Sergisi: Miniaturk. (Resimler)




Gittiğimde Muhakkak Uğrayacağım..

  Alıntı ile Cevapla

Alt 18 Şubat 2011, 18:44   #7
Çevrimdışı
Aze
Aze - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cevap: Minyatür Türkiye Sergisi: Miniaturk. (Resimler)




Tee ortaokulda gitmiştim ama tekrar gitmeyi düşünüyorum (:

  Alıntı ile Cevapla

Cevapla

Etiketler
miniaturk, minyatür, resimler, sergisi, türkiye

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Aa'nın Türkiye Sergisi Saraybosna'da Cemalizim Haber Arşivi 0 12 Mart 2012 02:25
Yıldız Sarayı'nda minyatür sergisi Juventus Kültür ve Sanat 0 14 Kasım 2009 12:34
Türkiye'nin ilk sinema sergisi. Lee Kültür ve Sanat 1 16 Kasım 2007 02:26