IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06 Temmuz 2014, 14:54   #1
Çevrimdışı
Allah'ın Kulunu Sevmesi Kula Ne Kazandırır


-- Sponsor Baglantı --


Değerli kardeşimiz;
- Allah insanın fıtratında çok güçlü bir sevgi ve korku duygusunu yaratmıştır. Bu tartışmasız bir realitedir. Midemizin yiyeceklerle tatmin olması, biyolojik bünyemizin bununla hayatını idame etmesi ne kadar önemli ise, bu sevgi ve korku damarlarımızı da tatmin etme; manevi bünyemiz, akıl ve gönlümüz için o kadar önemlidir.

- Bu iki duygu otomatik olarak çalışır. Eğer bu iki duygu Allah’a yönelik olarak çalışırsa, bir yandan cehennemden kurtulmak ve cenneti kazanmak gibi önemli bir kazanımın vesilesi olduğu gibi, diğer yandan bu iki duyguyu yerli yerince kullanmaktan kaynaklanan bir iç huzur sağlayacaktır. Çünkü:

Allah’tan başkasından korkmak dermansız bir musibet olduğu gibi, onları sevmek de çaresiz bir beladır. Zira Allah’tan başka korktuğumuz hiç bir varlık bize acımaz, merhamet etmez, derdimize derman olmaz, olamaz. Keza, Allah’tan başka sevdiğimiz hiç bir sevgili bu sevgimize karşılık vermez veremez.

Dolayısıyla, korku ve sevgi potansiyelimiz yaratılmış âciz varlıklara yöneldiği zaman dertlerimize dert katmaktan başka bir işe yaramaz.

- Halbuki, korku ve sevgimiz, Kur’an’da kendini Rahman ve Rahim olarak tanıtan Allah’a yöneldiği zaman her iki duygu da bize maddi ve manevi, ruhi ve akli kazanımlar sağlayacaktır. Bir yandan cennet gibi ebedi bir hayat kazandıracak, bir yandan da sonsuz rahmet sahibi yaratıcımızın bu sevgimize karılık verip bizi sevmesi söz konusu olacaktır.

Dünya mevkisi itibariyle yüksek makamlarda bulunan insanların sevgisini kazanmak için yüz takla atan insanoğlunun kâinatın yegâne sultanı olan Allah’ı sevmek ve sevgisini kazanmaktan daha güzel, daha huzur veren bir şey olabilir mi?

- Konuyu güzel ifadelerle açıklayan şu bilgilere, kalp kulaklarımızı verelim:

“Evet bütün hakikî saadet ve hâlis sürur ve şirin nimet ve safi lezzet elbette marifetullah ve muhabbetullahtadır. Onlar, onsuz olamaz. Cenab-ı Hakk'ı tanıyan ve seven, nihayetsiz saadete, nimete, envâra, esrara; ya bilkuvve veya bilfiil mazhardır. Onu hakikî tanımayan, sevmeyen; nihayetsiz şekavete, âlâma ve evhama manen ve maddeten mübtela olur. Evet şu perişan dünyada, âvâre nev'-i beşer içinde, semeresiz bir hayatta; sahibsiz, hâmîsiz bir surette; âciz, miskin bir insan, bütün dünyanın sultanı da olsa kaç para eder.

İşte bu âvâre nev'-i beşer içinde, bu perişan fâni dünyada; insan, sahibini tanımazsa, mâlikini bulmazsa, ne kadar bîçare sergerdan olduğunu herkes anlar. Eğer sahibini bulsa, mâlikini tanısa, o vakit rahmetine iltica eder, kudretine istinad eder. O vahşetgâh dünya, bir tenezzühgâha döner ve bir ticaretgâh olur.” (Mektubat, 223)

Özetle: İnsanın huzur ve mutluluğu maddi ve manevi ihtiyaçlarının giderilmesine bağlıdır. Bu ihtiyaçları Allah’tan başkasının gidermesi söz konusu olmadığına göre, bizi mutlu edebilen yalnız Allah’tır. O halde Allah’a saygılı olmak ve onu sevmek vicdanımızın seslendirdiği boynumuzun borcudur. Borcumuzu ödediğimiz nispette mutlu olacağımız da bir gerçektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar
Sorularla İslamiyet
Değerli kardeşimiz;
- Allah insanın fıtratında çok güçlü bir sevgi ve korku duygusunu yaratmıştır. Bu tartışmasız bir realitedir. Midemizin yiyeceklerle tatmin olması, biyolojik bünyemizin bununla hayatını idame etmesi ne kadar önemli ise, bu sevgi ve korku damarlarımızı da tatmin etme; manevi bünyemiz, akıl ve gönlümüz için o kadar önemlidir.

- Bu iki duygu otomatik olarak çalışır. Eğer bu iki duygu Allah’a yönelik olarak çalışırsa, bir yandan cehennemden kurtulmak ve cenneti kazanmak gibi önemli bir kazanımın vesilesi olduğu gibi, diğer yandan bu iki duyguyu yerli yerince kullanmaktan kaynaklanan bir iç huzur sağlayacaktır. Çünkü:

Allah’tan başkasından korkmak dermansız bir musibet olduğu gibi, onları sevmek de çaresiz bir beladır. Zira Allah’tan başka korktuğumuz hiç bir varlık bize acımaz, merhamet etmez, derdimize derman olmaz, olamaz. Keza, Allah’tan başka sevdiğimiz hiç bir sevgili bu sevgimize karşılık vermez veremez.

Dolayısıyla, korku ve sevgi potansiyelimiz yaratılmış âciz varlıklara yöneldiği zaman dertlerimize dert katmaktan başka bir işe yaramaz.

- Halbuki, korku ve sevgimiz, Kur’an’da kendini Rahman ve Rahim olarak tanıtan Allah’a yöneldiği zaman her iki duygu da bize maddi ve manevi, ruhi ve akli kazanımlar sağlayacaktır. Bir yandan cennet gibi ebedi bir hayat kazandıracak, bir yandan da sonsuz rahmet sahibi yaratıcımızın bu sevgimize karılık verip bizi sevmesi söz konusu olacaktır.

Dünya mevkisi itibariyle yüksek makamlarda bulunan insanların sevgisini kazanmak için yüz takla atan insanoğlunun kâinatın yegâne sultanı olan Allah’ı sevmek ve sevgisini kazanmaktan daha güzel, daha huzur veren bir şey olabilir mi?

- Konuyu güzel ifadelerle açıklayan şu bilgilere, kalp kulaklarımızı verelim:

“Evet bütün hakikî saadet ve hâlis sürur ve şirin nimet ve safi lezzet elbette marifetullah ve muhabbetullahtadır. Onlar, onsuz olamaz. Cenab-ı Hakk'ı tanıyan ve seven, nihayetsiz saadete, nimete, envâra, esrara; ya bilkuvve veya bilfiil mazhardır. Onu hakikî tanımayan, sevmeyen; nihayetsiz şekavete, âlâma ve evhama manen ve maddeten mübtela olur. Evet şu perişan dünyada, âvâre nev'-i beşer içinde, semeresiz bir hayatta; sahibsiz, hâmîsiz bir surette; âciz, miskin bir insan, bütün dünyanın sultanı da olsa kaç para eder.

İşte bu âvâre nev'-i beşer içinde, bu perişan fâni dünyada; insan, sahibini tanımazsa, mâlikini bulmazsa, ne kadar bîçare sergerdan olduğunu herkes anlar. Eğer sahibini bulsa, mâlikini tanısa, o vakit rahmetine iltica eder, kudretine istinad eder. O vahşetgâh dünya, bir tenezzühgâha döner ve bir ticaretgâh olur.” (Mektubat, 223)

Özetle: İnsanın huzur ve mutluluğu maddi ve manevi ihtiyaçlarının giderilmesine bağlıdır. Bu ihtiyaçları Allah’tan başkasının gidermesi söz konusu olmadığına göre, bizi mutlu edebilen yalnız Allah’tır. O halde Allah’a saygılı olmak ve onu sevmek vicdanımızın seslendirdiği boynumuzun borcudur. Borcumuzu ödediğimiz nispette mutlu olacağımız da bir gerçektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet

Yazar
Sorularla İslamiyet
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
allahın, kazandırır, kula, kulunu, ne, sevmesi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Allah Kulunu Kısmeti ile Yaratır Atasözünün Anlamı ve Açıklaması Amelia Atasözleri ve Deyimler 0 30 Haziran 2014 18:24
Allah Sabırlı Kulunu Sever Atasözünün Anlamı ve Açıklaması Amelia Atasözleri ve Deyimler 0 30 Haziran 2014 18:23
Allah kulunu böyle korur InTheDarK Dini Hikayeler 0 23 Nisan 2012 21:56
Mersin / Cennet Cehennem Cennet Çöküğü Cehennem Çukuru Astım Dilek Mağarası Ecrin Akdeniz Bölgesi 0 11 Aralık 2011 20:11
Allah Kulunu Nasıl Zikreder? HkeyLocal Dini Hikayeler 0 15 Haziran 2011 20:18