IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09 Mart 2016, 12:58   #1
Çevrimiçi
Kâinatın içinde olup bitenleri nasıl değerlendirmeliyiz?


-- Sponsor Baglantı --


Bu sorunun kısa cevabı şöyle verilebilir: “Kâinat Allahın mülküdür, onda olup bitenler de yine Allahın ilahi icraatlarıdır. Bu bakış açısıyla neye baksak hem ilmimiz artar hem de tefekkür sevabı kazanırız.”

Sorunun cevabı, mahlukat alemini İlâhî sıfat ve isimlerin tecelligahı bilme idraki içinde yazılmış bütün ilmi eserlerdir.

Burada kısa bir değerlendirme yapmakla yetineceğiz:

Düşünüyorsunuz, zihniniz bir fikir üzerinde yoğunluk kazanıyor ve sonunda bir sonuca ulaşıyorsunuz. Fikir zihninizden doğmuştur ve onu bilen tek insan da sizsiniz. Elde ettiğiniz bu manevî mahsulünüzden başkalarının da faydalanmasını arzu ediyor ve onu yazıya döküyorsunuz. Böylece, ilim ve fikir, kâğıt ve mürekkeple kendini göstermiş oluyor. Ne kâğıtta, ne de mürekkepte ilim olmadığını çok iyi bilenler hükümlerini tereddütsüz veriyor ve bu kâğıt, diyorlar, ilme mazhar olmuş, onda ilim okunuyor, her cümlesi bilgi saçıyor. Bu hükümle birlikte nazarlar size dönüyor, teşekkür size ediliyor, tebrikleri siz alıyorsunuz.

Öteden kendini bilmez bir grup çıkageliyor. Yazıyı okur okumaz başlıyorlar kâğıda övgüler yağdırmaya. Bu da nasıl olur, demeyiniz. Her gün dergilerde, yahut ders kitaplarında bunun yüzlerce, binlerce misâlleriyle karşı karşıya değil miyiz?

Mahsûle bakarak tarlayı methedenler bundan farklı bir şey mi yapıyorlar. Anatomi kitapları insan bedenindeki ince hikmetleri ruhsuz bir üslûp ile anlatırken bunun bir benzerini sergilemiş olmuyor mu?

Burada masdar (sudur yeri, çıkış noktası, kaynak) ile mazhar (onun zahir olduğu, göründüğü mekan) birbirine karıştırılmaktadır.

Kitap ilimden çıkıyor; masdar ilimdir, kitaplar mazhar.
İbadet imandan çıkıyor; masdar imandır, ibadet mazhar.
Sadaka merhametten çıkıyor; masdar merhamettir, sadaka mazhar.
Şu uçsuz bucaksız feza âlemi kudretten çıkıyor; kudret masdardır, âlemler mazhar.
Hücreler, çekirdekler, genler, atomlar hikmetten haber veriyorlar; hikmet masdardır, bunlarsa mazhar.
Misâlleri çoğaltabilir ve bir cümlede özetleyebiliriz:
Mahlûkat mazhardır, ilâhî sıfatlar ve isimler ise masdar.

Bütün fen bilimcilerimiz varlık âleminin mazhar olduğu ilâhî ilim ve hikmetten anlayabildiklerini yazıya dökmekle şeref kazanıyor, bilim ödülleri alıyorlar. Ama bazıları, bu cansız ve şuursuz varlıklarda tecelli eden ilmin kaynağını, araştırmaksızın onları anlamaktan dem vuruyor ve alkış topluyorlar.

Halbuki, hikmetle yapılmış bir varlık olarak, bir başka varlığı anlamaya çalıştıklarını düşünseler, hem kendilerine hem de o varlığa bu mânâ deryasının nereden geldiğini düşünseler, gerçeği bulacak, hakka erecekler.
Bu sorunun kısa cevabı şöyle verilebilir: “Kâinat Allahın mülküdür, onda olup bitenler de yine Allahın ilahi icraatlarıdır. Bu bakış açısıyla neye baksak hem ilmimiz artar hem de tefekkür sevabı kazanırız.”

Sorunun cevabı, mahlukat alemini İlâhî sıfat ve isimlerin tecelligahı bilme idraki içinde yazılmış bütün ilmi eserlerdir.

Burada kısa bir değerlendirme yapmakla yetineceğiz:

Düşünüyorsunuz, zihniniz bir fikir üzerinde yoğunluk kazanıyor ve sonunda bir sonuca ulaşıyorsunuz. Fikir zihninizden doğmuştur ve onu bilen tek insan da sizsiniz. Elde ettiğiniz bu manevî mahsulünüzden başkalarının da faydalanmasını arzu ediyor ve onu yazıya döküyorsunuz. Böylece, ilim ve fikir, kâğıt ve mürekkeple kendini göstermiş oluyor. Ne kâğıtta, ne de mürekkepte ilim olmadığını çok iyi bilenler hükümlerini tereddütsüz veriyor ve bu kâğıt, diyorlar, ilme mazhar olmuş, onda ilim okunuyor, her cümlesi bilgi saçıyor. Bu hükümle birlikte nazarlar size dönüyor, teşekkür size ediliyor, tebrikleri siz alıyorsunuz.

Öteden kendini bilmez bir grup çıkageliyor. Yazıyı okur okumaz başlıyorlar kâğıda övgüler yağdırmaya. Bu da nasıl olur, demeyiniz. Her gün dergilerde, yahut ders kitaplarında bunun yüzlerce, binlerce misâlleriyle karşı karşıya değil miyiz?

Mahsûle bakarak tarlayı methedenler bundan farklı bir şey mi yapıyorlar. Anatomi kitapları insan bedenindeki ince hikmetleri ruhsuz bir üslûp ile anlatırken bunun bir benzerini sergilemiş olmuyor mu?

Burada masdar (sudur yeri, çıkış noktası, kaynak) ile mazhar (onun zahir olduğu, göründüğü mekan) birbirine karıştırılmaktadır.

Kitap ilimden çıkıyor; masdar ilimdir, kitaplar mazhar.
İbadet imandan çıkıyor; masdar imandır, ibadet mazhar.
Sadaka merhametten çıkıyor; masdar merhamettir, sadaka mazhar.
Şu uçsuz bucaksız feza âlemi kudretten çıkıyor; kudret masdardır, âlemler mazhar.
Hücreler, çekirdekler, genler, atomlar hikmetten haber veriyorlar; hikmet masdardır, bunlarsa mazhar.
Misâlleri çoğaltabilir ve bir cümlede özetleyebiliriz:
Mahlûkat mazhardır, ilâhî sıfatlar ve isimler ise masdar.

Bütün fen bilimcilerimiz varlık âleminin mazhar olduğu ilâhî ilim ve hikmetten anlayabildiklerini yazıya dökmekle şeref kazanıyor, bilim ödülleri alıyorlar. Ama bazıları, bu cansız ve şuursuz varlıklarda tecelli eden ilmin kaynağını, araştırmaksızın onları anlamaktan dem vuruyor ve alkış topluyorlar.

Halbuki, hikmetle yapılmış bir varlık olarak, bir başka varlığı anlamaya çalıştıklarını düşünseler, hem kendilerine hem de o varlığa bu mânâ deryasının nereden geldiğini düşünseler, gerçeği bulacak, hakka erecekler.
__________________
Kalem mürekkebi yüreği güzelinden alıyorsa,şiir bitmiştir demek...
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
Cevapla

Etiketler
kâinatın içinde olup bitenleri nasıl değerlendirmeliyiz?

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Züğürt Olup Düşünmektense, Uyuz Olup Kaşınmak Yeğdir PySSyCaT Atasözleri ve Deyimler 0 30 Eylül 2014 14:39
Kamil İnsan Olup Saadete Nasıl Ulaşılır MySpace İslamiyet 0 03 Eylül 2013 13:26
Güzele bakmak sevap mıdır, bu sözü nasıl değerlendirmeliyiz? Chelt Meal , Fıkıh ve Dini Sorular 2 25 Eylül 2012 21:46
Sakız nasıl yapılır, nasıl üretilir? Sakızın içinde neler vardır? Violent Sağlık Köşesi 0 16 Haziran 2012 18:18
Güzele bakmak sevap mıdır, bu sözü nasıl değerlendirmeliyiz? Metin Genel İslami Konular 0 21 Temmuz 2009 09:16



uzmanwin.com