IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09 Mart 2016, 13:02   #1
Çevrimiçi
1400 sene önce gelmiş olan İslam çağımızın sorularına cevap verebilir mi


-- Sponsor Baglantı --


1400 sene önce gelmiş olan İslam çağımızın sorularına cevap verebilir mi ve ihtiyaçlarını karşılayabilir mi?”

Cevap:

Kuranın vazifesi, Nur Külliyatında iki şubeye ayrılarak incelenir:

Daire-i Rububiyetin hakikatını ve daire-i ubudiyetin ahvalini insanlara öğretmek. Daire-i rububiyet denilince Allahın zatı, sıfatları, fiilleri ve isimleri anlaşılıyor. Kuran Allahı insanlara böylece tanıtmış ve onları batıl inançlardan korumuştur. Daire-i ubudiyet ise insanların Allaha karşı vazifeleri demektir. Allah insanlara neleri emretmiş, onları nelerden yasaklamıştır? Hangi fiiller, haller davranışlar Allahın rızasını celbeder, hangileri onun kahrına sebep olur? Bu soruların cevapları Kuranda en mükemmel şekilde verilmiştir.

Bu iki dairede de insan aklının kendi başına konuşacak tek kelimesi yoktur. Her iki sahada da zamanın bir etkisi düşünülemez. Allah, zatı ve sıfatlarıyla ezelde nasılsa yine öyledir. Allahın razı olduğu insan modeli de ezelde ne ise yine odur.

Şu var ki, geçmiş peygamberler döneminde farklı asırlarda muamelata dair değişik hükümler nazil olduğu da bir vakıadır. Ve bu değişim insanlığın tek bir peygamberden ders alacak ve tek bir Kitapla terbiye görecek seviyeye erişmesiyle son bulmuştur.

Bu tip tartışmalar, yahut itirazlar daha çok muamelata ve ahlaka dair hükümler üzerinde yapılıyor, ama o hükümlerin aksi de ortaya konulamıyor. İtirazlar toplumdaki dejenereye alışan kesimden gelmekte ve bu çarpık toplum yapısıyla Kuran hükümlerinin uyuşmayacağı görülerek bu tip iddialara girişilmektedir.

Hakikatler çoğunluğa göre değişmezler. Hakikat ne ise odur. Kitleler onu bulmaya ve ona uymaya çalışacaklardır; hakikati kendilerine uydurmaya değil.

İki örnek verelim. Kuran faizi ve içkiyi yasaklamıştır. Bu iki derde müptela olanlardan başka hiç kimse, bunların güzel ve faydalı şeyler oluğunu iddia edemez. Bir ülkede yahut bir asırda insanların büyük çoğunluğu içki içiyorsa ve faize girmişse bundan Kuranın o ülkeye ve o asra hitap etmediği manası çıkmaz. Aksine, o insanların Kurana muhatap olmaktan çok uzaklaştığı, çok gerilerde kaldığı ve dejenere olduğu manası çıkar.

Diğer hükümler de bunlar gibidir.
1400 sene önce gelmiş olan İslam çağımızın sorularına cevap verebilir mi ve ihtiyaçlarını karşılayabilir mi?”

Cevap:

Kuranın vazifesi, Nur Külliyatında iki şubeye ayrılarak incelenir:

Daire-i Rububiyetin hakikatını ve daire-i ubudiyetin ahvalini insanlara öğretmek. Daire-i rububiyet denilince Allahın zatı, sıfatları, fiilleri ve isimleri anlaşılıyor. Kuran Allahı insanlara böylece tanıtmış ve onları batıl inançlardan korumuştur. Daire-i ubudiyet ise insanların Allaha karşı vazifeleri demektir. Allah insanlara neleri emretmiş, onları nelerden yasaklamıştır? Hangi fiiller, haller davranışlar Allahın rızasını celbeder, hangileri onun kahrına sebep olur? Bu soruların cevapları Kuranda en mükemmel şekilde verilmiştir.

Bu iki dairede de insan aklının kendi başına konuşacak tek kelimesi yoktur. Her iki sahada da zamanın bir etkisi düşünülemez. Allah, zatı ve sıfatlarıyla ezelde nasılsa yine öyledir. Allahın razı olduğu insan modeli de ezelde ne ise yine odur.

Şu var ki, geçmiş peygamberler döneminde farklı asırlarda muamelata dair değişik hükümler nazil olduğu da bir vakıadır. Ve bu değişim insanlığın tek bir peygamberden ders alacak ve tek bir Kitapla terbiye görecek seviyeye erişmesiyle son bulmuştur.

Bu tip tartışmalar, yahut itirazlar daha çok muamelata ve ahlaka dair hükümler üzerinde yapılıyor, ama o hükümlerin aksi de ortaya konulamıyor. İtirazlar toplumdaki dejenereye alışan kesimden gelmekte ve bu çarpık toplum yapısıyla Kuran hükümlerinin uyuşmayacağı görülerek bu tip iddialara girişilmektedir.

Hakikatler çoğunluğa göre değişmezler. Hakikat ne ise odur. Kitleler onu bulmaya ve ona uymaya çalışacaklardır; hakikati kendilerine uydurmaya değil.

İki örnek verelim. Kuran faizi ve içkiyi yasaklamıştır. Bu iki derde müptela olanlardan başka hiç kimse, bunların güzel ve faydalı şeyler oluğunu iddia edemez. Bir ülkede yahut bir asırda insanların büyük çoğunluğu içki içiyorsa ve faize girmişse bundan Kuranın o ülkeye ve o asra hitap etmediği manası çıkmaz. Aksine, o insanların Kurana muhatap olmaktan çok uzaklaştığı, çok gerilerde kaldığı ve dejenere olduğu manası çıkar.

Diğer hükümler de bunlar gibidir.
__________________
Kalem mürekkebi yüreği güzelinden alıyorsa,şiir bitmiştir demek...
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
1400 sene önce gelmiş olan islam çağımızın sorularına cevap verebilir mi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
100 sene önce demişlerdi! Zen Bilim Dünyasından Son Haberler 0 28 Aralık 2012 17:45
Kendini yalnız çaresiz mi hissediyorsun? Ozaman sorularına cevap... Hayal İslamiyet 0 24 Mart 2010 13:04