IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Mart 2016, 11:46   #1
Çevrimiçi
Türk Mitolojisinde Yeraltı Alemleri


-- Sponsor Baglantı --


Türk Mitolojisinde Yeraltı Alemleri


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Şamanlığın ilk devirlerinde; yeryüzü hayatı ile yeraltı hayatı arasında fark yoktu. Can vücuttan uçar, yeral­tı âlemine gider, orada yaşardı. Zamanla, iki âlem arasındaki yaşam ayrıştı. Yeryüzünde kötülük edenlerin yeraltında cezaları­nı çekecekleri inançları kuvvetlendi, kö­tüler için Cehennem, iyiler ve günahlarının bedelini öde­yenler için de Cennet kavramı mitolojik unsurlar arasında girdi.
Tamu (Tamag, tamağ, tamuk, tamug) eski Türklerde cehennemin adıdır. Öldükten sonra suçluların cezalandırılmak üzere gittiği yerdir. Eski Türkler, Tamunun yeraltında olduğuna inanırdı.
Kazırgan sözcüğü de Türk halk inancında ve mitolojisinde Cehennem Çukuru anlamına gelir.
Uçmag (Uçmak) ise Türklerde cennetin adıdır. Türk mitolojisinde cennet göklerin üçüncü ka­tında konumlandırıldı. Buradaki ruhlar için; eğlenceler, zevk ve sefa vardı. Günahsız ve bahtiyar insanlar, melekler ve periler arasında mutlu mesut yaşarlardı. Budist Uygurlar, cennete Tuşita derlerdi.
Yakut Türkleri, dünyaya Dipsiz kuyu derlerdi. Yakut Şamanları zaman zaman şekil değiştirerek yeraltına inip, yeraltı dünyasını gezdiklerini iddia eder, orada gördüklerini anlatırlardı...
Şaman inançlarına göre yeraltı, fiziki anlamda toprağın altı değildir. Ölen insanların ruhunun göçtüğü, şamanların ayinler esnasında gittiği âlemdir. Şamanlar, ayim sırasında, yeraltı âlemine iner veya göğe çıkarlardı. İniş ve çıkışlar Taşkapı (Daşgapı, Kayakapısı, Gayagapısı, Kıyakapısı) denilen bir geçiş kapısından yapılırdı. Taşkapı, Yeraltı Dünyasına giden geçidin kapısıdır. Uzak diyarlardaki gizli bir mağaranın içindedir. Bazı efsanelerde bu kapıya Argalıh adı verilir.
Orta Asya Türkleri, yeraltının bir han tarafından idare edilen hükümdarlık olduğunu düşünüyorlardı.
Yeraltında, öteki adıyla ka­ranlıklar âleminde hükümdar, kötülük Tanrısı Erliktir. Altay Türklerine göre ise o hanın adı İrle-Han idi.Erlik Hanın emrinde bulunan ikinci derecedeki Tanrılar, kötü ruhlar ve zebaniler de oradadırlar. Cehennemler de yerin altındadır.
Yeraltı âlemi; kötü ruhlar ile günahkâr insanların be­deninden ayrılan ruhlar, zebaniler ve şeytanlar ile doludur. Erlik Han'ın emrindeki kötü ruh­larlar, Körmüşler ve Azalar gibi değişik adlar alırlardı.
Altay mitolojisine göre Yeraltı Ruhları; siyah tilki şeklinde görünür, avcıları peşine takarak yerin altına indirirdi. Yeraltına çekilen avcıların, başına gelmedik felaket kalmazdı....
Yer ile göğün arasındaki mesafenin beş yüz yıllık yol olduğuna inanılırdı. Peki, o mesafenin ötesinde ne vardı?
Yer altı dünyası Türk mitolojisinde sıklıkla yılan, naidren de balık şeklinde sembolize edilirdi.
Türk mitolojisine göre yeraltı gökler gibi yedi katlıydı:
Birinci kat: Demkâ = Çok kötü kokan bir yerdir. Hesap görülme yeri olmasının yanı sıra azap çekilen diyardı. Demka'da bulunanlara Berşem denilirdi.
İkinci kat: Celde = Şiddetli azap ve ceza mekanıydı. Cehen­nemlik ruhlar burada büyük acı çekerlerdi. Bu katın sakinlerine Tams de­nilirdi. Tamslar açlıktan birbirlerini yerlerdi.
Üçüncü kat: Arka = Dev akrepler mekanıdır. Her birinin kuyruğu üç yüz boğumlu, at büyüklüğünde akrepler bu katın hakimleriydiler. Bunlara da Kubs denilirdi. Kubslar, açlıktan toprak yerlerdi.
Dördüncü kat: Harba = Ejderhalar katıdır. Kuy­rukları zehirli dağlar kadar iri ejdarhalar bu kata düşenlere azap çektirirlerdi. Bu kat sakinlerine Celham denirdi.
Beşinci kat: Melsâ = Bu katın sakinlerine Mahttat denilirdi. Çok kalabalık, vahşi ve yamyamdılar. Ağır taşlar taşır, taşları günahkarların ayaklarına bağlayarak onları cehenneme atarlardı.
Altıncı kat: Secin = Cehennemlik ruhların günah defteri bu katta bulunan kuş şekilli Kutatalardaydı. İnsan elli, inek kulağı kuyruklu, keçi ayaklı buu yaratıklar; yemezler, içmezler, uyumazlardı. Dişilik ve erkeklik vasıfları yoktu. Bu kat sakinleri günlerini Göktanrı'ya ibadet ederek geçirirlerdi
Yedinci kat: Acbadı = Şeytanın katıdır. Albız adı verilen şeytan buradaki tahtında oturur, emrindekilere insanlara yaptıkları kötülük­leri ve hileleri anlatır. Elleri ve ayakları vahşi hayvan pen­çeleri şeklinde Cüsum denilen kısa boylu yaratıklar bu katın diğer sakinleridir. Ye’cüc ve Me’cüc’u bu yaratıkların yok edileceğine dair inançlar da vardır.
Yeraltı Âlemine Gidenlerin Halleri
Türk mitolojisinde yeraltı âlemine gidenler, dünyaya geri dönemezdi. Sadece kutsal ruhlar ve tanrılar bu hakka sahipti. Şaman­lar ise ayinler esnasında ve törenlerden sonra gidip ve dönerlerdi. Cehennemde arınanların bazıları ise cennete gitme hakkı kazanırlardı.
Kötülük Tanrısı Erlik Han, doğan bir çocuğun günahlarını yazdırmak için Bör Körmös’ü gönderir. Büyük Tanrı Ülgen de buna karşılık Yayuçi’yi gönderir. O, çocuğun sağında, Körmös te solundadır. Bunlar çocuk büyüyüp de ölün­ceye kadar yanından ayrılmaz. Ölünce Körmös onun ruhunu kapar, yerin altına götürerek Kazırgan’a atar. Kazırgan’daki ka­zanlarda katranlarla birlikte kaynar. Körmös, Erlik Han’ın hu­zurunda götürdüğü ruhun günahlarını ispat ederse, o ruh kazan­larda kalır. Yayuçi de oraya gelmiştir. O da bu ruhun sevapları­nı sayar. Eğer sevap günahtan çoksa, ruh oradan kurtulur. Gü­nahı fazla ise derecesine göre yanar. Sonra yukarı doğru çıkma­ya başlar. O ruhun üçüncü kat gökte bulunan akrabası şefaat ederek Yayuçi’yi sıkıştırırlar. Yayuçi ruhun günahı kadar yan­masını bekler, çünkü ruhun başı katran kazanındadır. Günahı kadar yanınca başı dışarı çıkar. O zaman Yayuçi ruhun tepesin­deki saçtan tutup onu kazandan çıkarır ve ruhu üçüncü kat gö­ğe götürür ve oradaki akrabaları ile buluşturur. Cezasını çeken ruh, bundan sonra akrabaları ve sevdikleriyle Süt Gölü’nde hoş vakit geçirir.
Süt Gölü inancı da Türk mütolojisinde ilginç bir kavramdır. Ak göl de denilen süt gölü, insana ruhun damlatıldığı ve hayatın bahşedildiği yerdir.




aLinti..
Türk Mitolojisinde Yeraltı Alemleri


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Şamanlığın ilk devirlerinde; yeryüzü hayatı ile yeraltı hayatı arasında fark yoktu. Can vücuttan uçar, yeral­tı âlemine gider, orada yaşardı. Zamanla, iki âlem arasındaki yaşam ayrıştı. Yeryüzünde kötülük edenlerin yeraltında cezaları­nı çekecekleri inançları kuvvetlendi, kö­tüler için Cehennem, iyiler ve günahlarının bedelini öde­yenler için de Cennet kavramı mitolojik unsurlar arasında girdi.
Tamu (Tamag, tamağ, tamuk, tamug) eski Türklerde cehennemin adıdır. Öldükten sonra suçluların cezalandırılmak üzere gittiği yerdir. Eski Türkler, Tamunun yeraltında olduğuna inanırdı.
Kazırgan sözcüğü de Türk halk inancında ve mitolojisinde Cehennem Çukuru anlamına gelir.
Uçmag (Uçmak) ise Türklerde cennetin adıdır. Türk mitolojisinde cennet göklerin üçüncü ka­tında konumlandırıldı. Buradaki ruhlar için; eğlenceler, zevk ve sefa vardı. Günahsız ve bahtiyar insanlar, melekler ve periler arasında mutlu mesut yaşarlardı. Budist Uygurlar, cennete Tuşita derlerdi.
Yakut Türkleri, dünyaya Dipsiz kuyu derlerdi. Yakut Şamanları zaman zaman şekil değiştirerek yeraltına inip, yeraltı dünyasını gezdiklerini iddia eder, orada gördüklerini anlatırlardı...
Şaman inançlarına göre yeraltı, fiziki anlamda toprağın altı değildir. Ölen insanların ruhunun göçtüğü, şamanların ayinler esnasında gittiği âlemdir. Şamanlar, ayim sırasında, yeraltı âlemine iner veya göğe çıkarlardı. İniş ve çıkışlar Taşkapı (Daşgapı, Kayakapısı, Gayagapısı, Kıyakapısı) denilen bir geçiş kapısından yapılırdı. Taşkapı, Yeraltı Dünyasına giden geçidin kapısıdır. Uzak diyarlardaki gizli bir mağaranın içindedir. Bazı efsanelerde bu kapıya Argalıh adı verilir.
Orta Asya Türkleri, yeraltının bir han tarafından idare edilen hükümdarlık olduğunu düşünüyorlardı.
Yeraltında, öteki adıyla ka­ranlıklar âleminde hükümdar, kötülük Tanrısı Erliktir. Altay Türklerine göre ise o hanın adı İrle-Han idi.Erlik Hanın emrinde bulunan ikinci derecedeki Tanrılar, kötü ruhlar ve zebaniler de oradadırlar. Cehennemler de yerin altındadır.
Yeraltı âlemi; kötü ruhlar ile günahkâr insanların be­deninden ayrılan ruhlar, zebaniler ve şeytanlar ile doludur. Erlik Han'ın emrindeki kötü ruh­larlar, Körmüşler ve Azalar gibi değişik adlar alırlardı.
Altay mitolojisine göre Yeraltı Ruhları; siyah tilki şeklinde görünür, avcıları peşine takarak yerin altına indirirdi. Yeraltına çekilen avcıların, başına gelmedik felaket kalmazdı....
Yer ile göğün arasındaki mesafenin beş yüz yıllık yol olduğuna inanılırdı. Peki, o mesafenin ötesinde ne vardı?
Yer altı dünyası Türk mitolojisinde sıklıkla yılan, naidren de balık şeklinde sembolize edilirdi.
Türk mitolojisine göre yeraltı gökler gibi yedi katlıydı:
Birinci kat: Demkâ = Çok kötü kokan bir yerdir. Hesap görülme yeri olmasının yanı sıra azap çekilen diyardı. Demka'da bulunanlara Berşem denilirdi.
İkinci kat: Celde = Şiddetli azap ve ceza mekanıydı. Cehen­nemlik ruhlar burada büyük acı çekerlerdi. Bu katın sakinlerine Tams de­nilirdi. Tamslar açlıktan birbirlerini yerlerdi.
Üçüncü kat: Arka = Dev akrepler mekanıdır. Her birinin kuyruğu üç yüz boğumlu, at büyüklüğünde akrepler bu katın hakimleriydiler. Bunlara da Kubs denilirdi. Kubslar, açlıktan toprak yerlerdi.
Dördüncü kat: Harba = Ejderhalar katıdır. Kuy­rukları zehirli dağlar kadar iri ejdarhalar bu kata düşenlere azap çektirirlerdi. Bu kat sakinlerine Celham denirdi.
Beşinci kat: Melsâ = Bu katın sakinlerine Mahttat denilirdi. Çok kalabalık, vahşi ve yamyamdılar. Ağır taşlar taşır, taşları günahkarların ayaklarına bağlayarak onları cehenneme atarlardı.
Altıncı kat: Secin = Cehennemlik ruhların günah defteri bu katta bulunan kuş şekilli Kutatalardaydı. İnsan elli, inek kulağı kuyruklu, keçi ayaklı buu yaratıklar; yemezler, içmezler, uyumazlardı. Dişilik ve erkeklik vasıfları yoktu. Bu kat sakinleri günlerini Göktanrı'ya ibadet ederek geçirirlerdi
Yedinci kat: Acbadı = Şeytanın katıdır. Albız adı verilen şeytan buradaki tahtında oturur, emrindekilere insanlara yaptıkları kötülük­leri ve hileleri anlatır. Elleri ve ayakları vahşi hayvan pen­çeleri şeklinde Cüsum denilen kısa boylu yaratıklar bu katın diğer sakinleridir. Ye’cüc ve Me’cüc’u bu yaratıkların yok edileceğine dair inançlar da vardır.
Yeraltı Âlemine Gidenlerin Halleri
Türk mitolojisinde yeraltı âlemine gidenler, dünyaya geri dönemezdi. Sadece kutsal ruhlar ve tanrılar bu hakka sahipti. Şaman­lar ise ayinler esnasında ve törenlerden sonra gidip ve dönerlerdi. Cehennemde arınanların bazıları ise cennete gitme hakkı kazanırlardı.
Kötülük Tanrısı Erlik Han, doğan bir çocuğun günahlarını yazdırmak için Bör Körmös’ü gönderir. Büyük Tanrı Ülgen de buna karşılık Yayuçi’yi gönderir. O, çocuğun sağında, Körmös te solundadır. Bunlar çocuk büyüyüp de ölün­ceye kadar yanından ayrılmaz. Ölünce Körmös onun ruhunu kapar, yerin altına götürerek Kazırgan’a atar. Kazırgan’daki ka­zanlarda katranlarla birlikte kaynar. Körmös, Erlik Han’ın hu­zurunda götürdüğü ruhun günahlarını ispat ederse, o ruh kazan­larda kalır. Yayuçi de oraya gelmiştir. O da bu ruhun sevapları­nı sayar. Eğer sevap günahtan çoksa, ruh oradan kurtulur. Gü­nahı fazla ise derecesine göre yanar. Sonra yukarı doğru çıkma­ya başlar. O ruhun üçüncü kat gökte bulunan akrabası şefaat ederek Yayuçi’yi sıkıştırırlar. Yayuçi ruhun günahı kadar yan­masını bekler, çünkü ruhun başı katran kazanındadır. Günahı kadar yanınca başı dışarı çıkar. O zaman Yayuçi ruhun tepesin­deki saçtan tutup onu kazandan çıkarır ve ruhu üçüncü kat gö­ğe götürür ve oradaki akrabaları ile buluşturur. Cezasını çeken ruh, bundan sonra akrabaları ve sevdikleriyle Süt Gölü’nde hoş vakit geçirir.
Süt Gölü inancı da Türk mütolojisinde ilginç bir kavramdır. Ak göl de denilen süt gölü, insana ruhun damlatıldığı ve hayatın bahşedildiği yerdir.




aLinti..
__________________
#HerSeyCokGuzeℒoℒacak..ღ ❦
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
türk mitolojisinde yeraltı alemleri

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türk mitolojisinde ruhlar SimHa Mitoloji 0 21 Ocak 2015 01:45
Türk Mitolojisinde Kuşlar Luthien Mitoloji 0 07 Ağustos 2014 17:45
Türk Mitolojisinde Ruhlar Elysian Mitoloji 0 24 Şubat 2014 23:34
Türk Mitolojisinde Kayın Ağacı Elysian Mitoloji 0 24 Şubat 2014 23:25
Türk Mitolojisinde Tufan Efsanesi Sevda Felsefe 0 16 Aralık 2011 09:17