IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08 Mart 2016, 12:54   #1
Çevrimiçi
Karakoncoloz nedir? Varyantları ve Özzellikleri Nelerdir?


-- Sponsor Baglantı --


Karakoncoloz nedir? Varyantları ve Özzellikleri Nelerdir?


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Karakoncolos (çoğul: karakoncilo) gündüzlerin en kısa olduğu, güneşin ekvatordan en uzak olduğu dönem olan 25 Aralık ile 6 Ocak tarihleri arasında yaşadığı yeraltı dünyasından çıkarak insanlara zarar vermeye çalışan iblislerin adıdır.
Terminoloji
Trabzon civarı ve Anadolu’nun bazı bölgelerinde karakoncolos (çoğul: karakoncilo( adıyla bilinir. Terim Yunanca kalikantzarus (καλικαντζάρους ) kelimesinden kök almakta olup Karadeniz Rumları tarafından Karakoncoloz, koncoloz (κοντζολόζ) ve koncolozi (κοντζολόζοι) formları kullanılmaktadır. İlginç olan bu yeraltı iblisinin Yunan denizcilik geleneği sayesinde çeşitli Akdeniz ülkelerine yayılıp onların folkloruna girmesi bir deniz cini olarak kabul edilmesidir. Arapça’ya “bir çeşit vampir” qârâqendlûz (Cezayir) formunda geçmiştir. Karadeniz’in bazı bölgelerinde Türkçe Yaban Adamı, Meşe Adamı (Orman Adamı) veya Lazca “Germakoçi “(Dağ adamı) isimler almasına ya da deforme edilerek koncala , koncoloz, karakancala, kancala (İkizdere), congalaz (Yozgat) formlarına dönüşmüştür.
Mitolojik kökler
Yunan mitolojisinde Kalikantzaroslar, Dünya ağacınının yeraltındaki köklerini keserek ağacın dünyanın üzerine devrilmesi için çalışmaktadırlar. Türk Mitolojisi’nde Bay Terek, İskandinav Mitolojisi’nde Yggdrasil Hint Mitolojisinde Banyan ağacı gibi çeşitli adları olan Dünya veya Yaşam ağacı neredeyse tüm dünya halklarının temel mitolojik figürüdür. Köklerini aldığı yeraltı dünyasından gövdesini barındıran yeryüzüne oradan dal ve yapraklarının uzandığı gökyüzüne doğru uzanan dev bir ağaç olarak tasavvur edilir. İblislerin yaşadığı yer altı dünyası, insanların yaşadığı yeryüzü ve tanrıların yaşadığı gökyüzü dünyalarını birleştirmektedir. Hristiyanlığın kabulünden sonra Ortodoksların yortu olarak kutlamaya başladığı 6 Ocak’ta günler tekrar uzamaya başladığından Kallikantzaroslar yeraltına dönerek tekrar Dünya Ağacını kesmeye devam ederlerse de ağacın kendini iyileştirme gücünden dolayı ağacı bir türlü yıkmayı başaramamışlardır.

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Karakoncolosların görünümü
Eski Yunan’da kallikantzarosların görünümü farklı şekillerde anlatılmaktadır. Kallikantzaroslar diğer kültürlerdeki olduğu gibi yer altı dünyası yaratıklarının çirkin ve korkunç tüm özelliklerini taşımaktadırlar. Eski Yunan’da genellikle vücudu kıllarla kaplı, at bacaklı, yaban domuzu dişli, bazı hayvan uzuvlarına sahip bir yaratık olarak tasvir edilirlerdi. Zamanla ayı veya dev bir maymuna benzetilen kıllı, pis kokulu bir yaratığa hatta bir hilebaza ( tricktster) dönüştürülmüştür.
Benzer mitler
Arçuri, Çuvaş halkının inanışında orman ruhu olarak bilinen bir iblisin adıdır. Uzun saçlı, tüm vücudu tüylerle kaplı olan Arçuri’nin ikisi önde ikisi arkada dört gözü, üç eli ve üç ayağı vardır. Geceleri at sırtında dolaşan kırmızı gözlü bu yaratık, hayvan ya da yaşlı adam kılıklarına bürünür, kahkaha atarak insanları çağırır sesin geldiği yere bakanları yermiş.
Kapre, Filipin halkının inanışında büyük, kıllı siyah gövdeli bir yaratığın adı olup yoldan geçen insanları korkutur ve onlara büyülü sözler söyleyerek öldürmek için yanına çağırır.
Dağ Adamı, Japon masallarında ormanda yaşayan bir cinin adı olup, çok güçlü ve kıllı vücutlu maymuna benzer bir yaratık olarak tasvir edilir. Onunla karşılaşan oduncular yaratığı sakinleştirmek için biraz pirinç verirler.
Dağ İyesi, Türk Mitolojisi’nde dağ ve ormanların koruyucu ruhları olan iri yapılı, kirpiksiz ve kaşsız bu varlıklar istediklerinde hayvan kılığına girebilir, avcılardan kendilerine hikaye anlatmasını ister, ormanda yüksek sesle gülünmesinden hoşlanmazlar.
Voşeska Manuş, Sırbistan Çingenelerinin dilinde “Orman Adamı” alamına gelip, dağlardaki mağaralarda yaşayan, saçı başı dağınık, konuşamamasına rağmen anlaşılmaz bir takım sesler çıkaran bir devin adıdır. Bir koyun postunun üzerinde uyumakta ve meraklı bir kişi olduğundan geceleri Çingene köylerini ziyaret etmektedir.
Folklorik kökler
Roma dönemi: Yunan kültüründen Antik Roma’ya adapte edilen inanışa göre 17-23 Aralık tarihleri arasında tarım tanrısı Satürn adına düzenlenen festival olan Saturnalia zamanı doğan çocukların büyüyünce Kallikantzaros olabileceğine inanılmaktaydı. Bunu önlemek için çocuğun etrafı sarmısak veya samanla çevrilir ya da başparmak tırnağı hafifçe yakılırdı.
Bulgar folkloru: Bulgaristan’da Mrasni dni (Kirli günler) veya Karakoncul günleri adı verilen 25 Aralık – 6 Ocak tarihleri arasında kötü ruhların evlere musallat olacağına inanıldığından nişan, düğün törenleri yapılmamakta, kapılara ve çocukların elbiselerine sarmısaklar takılarak kötü ruhlardan korunulmaya çalışılmaktadır.
Osmanlı dönemi Anadolu: Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde karakoncoloz formunda bahsi geçmektedir: “Rum kefereleri ekseriya Esvet Nikola ve Sarı Saltık ve Meryem Ana ve Kasım ve Ayanta ve Hızır İlyas ve Şemun ve Bertuk ve Kara Koncoloz nam bednamları günlerin-de perhiz üzere oldukları zaman bu balık pazarı aşbazları yağsız taamlardan bakla ve nohud ve mercimek ve galeta ve ipsemata ve ipsomisko yani ekmek tiridi ve alkuryasa yani hıyar boranisi ve kormidiya yani soğan dolması bir güne yağsız üzüm taamlaru pişirüb...”
Karakoncolos Varyantları:
1. Deniz cini: Sürmene’nin nesillerdir denizcilik ile uğraşan Mahno bölgesinden derlediğim karakoncolos varyantı şöyledir: “Karakoncola şiddetli kuzey rüzgarları estiği zaman büyük kayığında kürek çekerek dere boylarından yukarı çıkar önüne çıkanı yakar yıkar veya yer; bu yarı insani yarı hayvani azman yaratık kimseyi yemesin ya da zarar vermesin diye halk yörenin yemekleri olan kuymak, huliya, lahana döşemesi gibi yiyecekleri bir tepside kapı dışına bırakır, yaradığın yemesini beklerdi; yaratığa şöyle bağırılırdı: karakoncola ne istersin? Kuymak mi yoksa buzakmi? eğer yiyecek bir şey bulamazsa evin küçük erkek çocuğunu yermiş…”
Hemşin varyantında olduğu karakoncolozun insanlarla uğraşmadığı zaman deniz kenarında kum tanelerini saydığına inanılması bu varyantın tamamlayıcı olarak eklenebilir.
Karakoncolos'un Özelliklerİ:
Yeraltından değil denizden gelmektedir
İnsanlarla diyaloğa girmemektedir
İnsan eti (evin en değerli avrlığı olan erkek çocuğunu) yemektedir
Kapı önüne konulan yiyecek ile yaratığın karnı doyurularak evden uzaklaşması sağlanmaktadır.
Tüm varyantlarda tek bir karakoncolozdan bahsedilmektedir. Bir halkın parçası olduğuna dair bir ima bulunmamaktadır.
2.Trickster
Trabzon’un halen Rumca konuşulan Şur köyünden derlenmiş aşağıdaki varyant Trabzon, Rize ve civarında en yaygın karşılaşılan varyanttır.
“Sultan Murat dağlarının karşısındaki Matur dağinda bir çoban varidi. Bi gün dağda koyinlarini kayaluklarun içine yaturduktan sonra ateş yakti. İsinmeğe başladi. Geç vakit yari insan yari heyvan tüyli vahşi bir mehluk geldi. Ne yabayisun dedi ona. Oda isiniyurum dedi. O vehşi mehluk dedi benda isineyim nasi isineyusun. O da aldi eline çirayi yakti kendi üzerine yaklaştırdı. Ha boyle isiniyrum dedi Karakoncilo olan bu mahluk oda aldi cirayi yaktu ustina tuttuğu gibi çatur çatur yanmaya başladı. Oy oy deyup bağırmaya başladı. Uzaklardan bi ses ona bağirdi ola ne oldi sana karakoncilo dedi ki yanayirum yanayirum odeki ses cevap verdi ola kim yakti seni. O da cevap verdi kendi kendume kendi kendume yanayrum”.
Karakoncoloz açıkta bulunan yiyecek kaplarına tükürüp hastalıklara sebep olmakta, evin dışından insanlara seslenerek dışarı çağırıp, uykusunda dışarı çıkan insanları alıp götürmektedir. Kişi yolda uyanmazasa donup ölürmüş.
Yozgat’ta pancar pişirilen evlere uğramadağı sanıldığından congolos günlerinde özellikle pancar pişirilmekteymiş.
Karakoncolos'un Özellikleri
Karada (ormanlık alan veya dağ) muhtemelen yeraltında yaşamaktadır
İnsanlarla konuşabilmektedir. Rumca bilen köylülerle de Rumca konuşmaktadır. “E kalo beykana! komoda pola kociiy apola” sözleriyle yaşlı kadınalrdan yiyecek istemekte ateşle kandırılıp yakıldığında “eğo men eBika-Do “ (kendi kendime ettim onu) sözlerini söylemektedir.
Kolayca kandırılacak derecede aptaldır
Maymun benzeri taklitçidir
Dokunduğu (tükürdüğü, idrarını bulaştırdığı) yeri kirletmesi, hastalık getirmesi insanları kendine çekip ölümlerine sebep olması bir yer altı iblisi olduğu tezini güçlendirmektedir.
Karakoncolos’u evlerden uzak tutmak için ilk varyanttaki karnı doyurulmamakta sarımsak gibi kötü kokulu bazı yiyeceklerin çocukların yatağına konulması ya da ev etrafına saçılması ile, kötü kokulu yemeklerin pişirilmesi ile yaratığı evden uzak tutma amacı güdülmektedir.
Tüm varyantlarda tek bir karakoncolozdan bahsedilmektedir. Bir halkın parçası olduğuna dair bir ima bulunmamaktaysa da bir Laz varyantında[xiii] Germakoçi bir cadı karısı ile evli gösterilmiştir.
Semboller ve etkileşimler
Karakoncolos ayı postu giymiş insanlar tarafından canlandırılan elinde bir değnek belinde çıngıraklar taşıyan yüzü isle siyaha boyanmış bir erkek tarafından canlandırılmaktadır. Antik Dionizos törenlerinin kalıntısı olarak, ellerinde baharın gelişiyle tabiattaki yenilenmeyi tasvir eden (erkek cinsel organını temsil eden) sopalar taşımaktadırlar. Tarım tanrısı Satürn adına düzenlenen festival olan Saturnalia ayinlerinin devamı olduğu sandığım karakoncoloz karakteri Anadolu’da İran Saya gezmesi ve Türkmen kültürü ile etkileşime girerek bölgeler arasında çeşitli uygulama farklılıklarının oluşmasına yol açmıştır.
Momoyeri
Trabzon’da karakoncoloz oyunlarına verilen isimlerden birisidir. Hesiod’a göre Nyx’in oğlu ve eleştiri, alay, taklit, hakaret tanrısının adı Momos ‘tur. Yazar ve şairlerin koruyucusu Momos başta Hephaesus’un işleriyle, Afrodit’in gıcırdayan sandaletleri olmak üzere tanrılarla dalga geçtiği için Olimpus dağından kovulmuştur. Karakoncolos oyununlarına bu adın verilmesi oyunların eğlendirici içeriğinden dolayı olmalıdır yoksa Momos’un yer altı iblisleriyle ilgisi olmadığı ortadadır.
Bulgar Kukerileri
Bulgaristan’da özellikle Pazarcık bölgesinde üstlerine hayvan postları giymiş, yüzlerine hayvan maskesi takmış, ellerinde sopalar, elleri ve boyunlarına çok büyük sığır çanları asmış erkek dansçılara Kukeri adı verilmektedir. Kukeriler, köydeki tüm evleri tek tek dolaşır ve her evde bir şeyler yer içer gibi yapar, dolaşırken bellerindeki çıngıraklardan mümkün olduğunca ses çıkarmaya çalışırak geldiklerinin duyulmasını istemektedirler.
Albastı varyasyonu Karakura
Karakoncolosun zemheri ayında yolda karşılaştığı insanlara “nerden geliyosun, adın ne" gibi sorular sorması , sorularına “kara” işle başlayan (Karaköy, kara Ali gibi) cevaplar alamaması durumunda karşısındakini öldürmesi anlatısı yaygın olmakla birlikte orijinal olmayıp sonradan yakıştırılmış özelliklerdir. Karakoncolos’un ilk hecesi olan “kara” kelimesinin Yunanca orijinli olduğu halde Türkçe “kara” anlamına gelmesi bu yakıştırmanın sebebi olmalıdır. Bir ihtimal karabasana Konya ve Bafra’da karakada Batı Trabzon, İçel, Erzurum, Çorum, Kars ’da karakura adı verilmesinin hatta Gümüşhane’de karakuradan kurtulmak için yaratığı deniz kıyısına kum tanelerini saymaya göndermenin sebebi de Türkmen albastı karakteri ile ve Yunan karakoncolosunun harmanlandığı Anadolu’da yaratılan kültürel sentez yüzündendir.
Karakoncolos seyirlik oyunları
Trabzon’da Kalandar gecesi (Ocak ortası), Anadolu’da Ocak veya Mart ortasında köy gençlerinden birisinin ayı postu giyip, üzerine çanlar taktıktan sonra ev ev gezdirilerek yöreye göre kemençe, davul zurna, tef vs. eşliğinde türküler söylenerek oynatılması çeşitli taklit ve seyirlik oyunlar oynanması adeti çok sayıda varyasyona sahip olmakla ve bir çeşit Saya Gezmesi olmasına karşın karakoncolos miti ile ilişkisi barizdir. Ev sahibi oyunculara para,nın yanı sıra yöreden yöreye değişen temel besin maddeleriyle un, yumurta, peynir, yağ, pekmez ve üzüm vs. vererek ödüllendirir. Evlerden toplanan yiyecekler gençler tarafından hep birlikte pişirilip yenilmektedir. Ayı postu giydirilip beline çıngıraklar bağlanan karakterin Trabzon’daki adı karakoncolos diğer Anadolukentlerindeki adı Arap’tır. Her iki karakterin ortak yönü yüzlerinin is ile siyaha boyanmasıdır. Konya Ilgın’da gerçekleştirilen bir Saya varyasyonu şöyledir:
“Konya’da 18 Ocak’ta gün dönümüne denk getirilen tarihte yapılır. Ellerinde heybelerle ev ev dolaşan gençlerden birisi ayağına tahtalar takıp boyunu uzatırken paçalarına da çanlar takar, bir diğeri de yüzünü siyaha boyayarak arap olur. Saya tekerlemesini okuyan bu iki gence un, yağ, yumurta gibi yiyecekler verilmekte daha sonra toplanan tüm yiyecekler köy gençleri arasında pay edilmektedir.“
Avrupa’da pek çok seyirlik oyunda da rastlanılan ve Morisko olarak adlandırılan yüzünü siyaha boyamış Arap karakteri, ateşten kaynağını alan cinlerle özdeşleştirilmekte ve bolluk getireceğine inanılmaktadır.
Yunanlılar Kalikantzaroslarun evlere bacasından girerek ocak ateşini söndürmeye çalıştıklarına inanmaktaydılar. Bazı yörelerde oynanılan Arap oyunlarının yanı sıra Trabzon folklorunda oyunlarda şeytan karakterine tastlanması dahası elinde bir sopa ile ateşi karıştırması bu inanışın sembolik devamı olmalıdır.
Doğu Karadeniz Karakoncolos oyunlarında, Karakoncolos figürü dışında maymun (bazen Yunanca karşılığı momoyer) ve Ayı (veya Yunanca karşılığı Arkhos) karakterleri de bu yaratıktan gelişmiştir. Hatta bazı oyunlarda hepsi birden temsilde yeralmaktadır. Gerek ayı gerekse momoyer karakterlerinin bazı varyantlarda oyunun esas erkek karakteri Kizir’in ikinci adı olması Karakoncolos’un zamanla Kizir’e dönüştüğü bu sebepten momoyer ve Ayı karakterlerinin ayrıca yaratılmak zorunda kalındığına işaret edebilir. Gerçekten de Kizir, Momoyer , Ayı karakterlerinin ortak özelliği seyirlik oyunun bir yerinde ölmeleri ardından doktor, kral, ağa ya da Gelin tarafından yüzlerine osurularak diriltilmeleridir. Özellikle Rumlar tarafından kumpanyalar tarafından oynanılan momoyer oyunları o dönemin kukla ve Avrupa’da oynanılan vodvillerden etkilenerek öylesine karmaşık bir hal almıştır ki Müslümanlar tarafından oynanılan oyunların analizi hem daha kolaydır hem de orjinaline daha yakındır. Çaykara ilçesine bağlı Hopşera köyünden bir derlemede Karakoncilo oyununda 7 karakter bulunmaktadır. Bunlar:
İhtiyar: Eski elbise giyen takma sakallı ve eli bastonlu birisi
Deve: Deve formuna sokulmuş bir ya da birden fazla insandır. Boğazında çıngırakalr avrdır
Ateşçi: Sivri külahlı, uzun boylu, yüzü siyaha boyanmış, elinde sopa, ocaktaki ateşi karıştırmakla görevlidir
Delikanlı
Kız
Hediyeci
Çoban: Delikanlı ile kızın oynaması için kaval çalar
Samuilidis’in yüzlerce örneğini topladığı “Geleneksel Pontos Halk Tiyatrosu” adlı çalışmadaki tüm örneklerin kabaca analiz edilmesi de yukardaki tabloyu değiştirmemektedir. Bu oyunda –ölüp dirilme hariç- temel bereket sembollerin hepsi bulunmaktadır ki bunlar:
Karakoncolos : Öncelikle adı Karakoncilo olan oyunda bu isimde bir karakter olmaması şaşırtıcıdır ama ateşçinin (ya da şeytan) bu rolü üstlendiği görülmektedir.
Yüzün siyaha boyanması: Yaratığın iblis olduğunu sembolize etmesinin yanı sıra gelinlerin de yüzleri nazara karşı siyaha boyanmaktadır.
Değnek: Penisin sembolüdür. Tarlaları döller ve bereket saçar.
Ateşin karıştırılması: Baca kültüne aittir
Evlerden yiyecek toplanması
Çıngıraklar: Genellikel karakoncolosa takılan bu semboller bu sefer deveye takılmış ve rol paylaşılmıştır.
Sivri külah ya da maske
Ayı postu: Bu basit varyasyonda post işi deveye mal edilmekle birlikte neredeyse tüm varyasyonlarda karakoncolos tarafından giyilmektedir
Noel Baba karakoncolos muydu?
Anadolu dahil pek çok bölgede yüze sürülecek isin kaynağı olan baca kültü bollukla özdeşleştirilmiştir. Dolayısıyla yılın belli dönemlerinde evlerin bacalarından sepet sarkıtıp yiyecek isteme ya da Noel babanın bacadan ev halkına hediye dağıtması adetleri aynı inançla ilgilidir. Sadece Arap figürü değil Batı kültürüne Anadolu’dan taşınan Noel baba (Santa Klaus) karakteri karakoncoloz mitinin geç dönem varyasyonlarından birisidir. MS 4. yüzyılda Anadolu’da yaşamış, cömertliği ve fakirleri gözetmesiyle tanınan Myra piskoposu St.Nicholas’tan adını alan bu bolluk sembolü karakter Anadolu’dan çıktıktan sonra 17. yüzyıl İngiliz folklorunda “Father Christmas” adıyla rastlanan uzun yeşil kıyafetler giyen sakallı yaşlı bir karakterin sentezi olarak bugünkü Noel Baba oluvermiştir. Noel Baba eve kalikantzaroslar gibi bacadan girmektedir, kışın en soğuk döneminde ortaya çıkmaktadır, bollukla özdeşleştirilme, yeni yılı (sembolik olarak verimlilik) beraberinde getirmektedir.
Özellikler
Arap veya Karakoncolos oyunlarında ölüp dirilme motiflerine sıkça rastlanmaktadır. Ölüyü gelin yüzüne osurarak, şeytan gelinle pazarlık ederek ya da hekim ilaç vererek diriltmektedir. Ölüp dirilme en önemli verimlilik sembolüdür.
Yaşlı kadın ve yaşlı erkekler eski yılın gidişinin yanı sıra tanrıça ve tanrıları tasvir etmektedirler ki bu da tabiatın yenilenmesini , toprağın tekrar ürün vermesini sembolize etmektedir.
Karakoncoloz ayı postuna (hatta Bulgaristan’da bizzat ayı maskesi takar kukeriler) bürünmüştür. Bir hayvanın postuna bürünmek o hayvanla ruhen özdeşleşme amacı güden bir ritüeldir.
Gelin bereket ve bolluğa dair başka bir semboldür çünkü çocuk doğurarak ana olacaktır.
Evlerden toplanan ve birlikte yenilen yemeklerde bereket arzusu ile gerçekleştirilen ritüelleridir.
Sonuç
İnsanlık tarihi kadar eski olan bir mitin sayısız etkileşim geçirdikten sonra günümüz folklorunda izini sürmek haliyle imkansız bir girişim olmasına karşın Trabzon kültüründe karakoncolos adlı yaratığın başlangıçta bir cehennem iblisi iken antik çağda bereket kültü ile ilgili bir törenin parçası olup, yakın zamana dek köylerimizde sergilenen halk tiyatromuzun bir parçası olarak varolagelmesi yerel kültür tarihimizin Anadolu’nun en eski ve karanlık çağlarına dek indiğinin şaşmaz delillerinden birisidir.
Özhan Öztürk - karalahana.com
Karakoncoloz nedir? Varyantları ve Özzellikleri Nelerdir?


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.


Karakoncolos (çoğul: karakoncilo) gündüzlerin en kısa olduğu, güneşin ekvatordan en uzak olduğu dönem olan 25 Aralık ile 6 Ocak tarihleri arasında yaşadığı yeraltı dünyasından çıkarak insanlara zarar vermeye çalışan iblislerin adıdır.
Terminoloji
Trabzon civarı ve Anadolu’nun bazı bölgelerinde karakoncolos (çoğul: karakoncilo( adıyla bilinir. Terim Yunanca kalikantzarus (καλικαντζάρους ) kelimesinden kök almakta olup Karadeniz Rumları tarafından Karakoncoloz, koncoloz (κοντζολόζ) ve koncolozi (κοντζολόζοι) formları kullanılmaktadır. İlginç olan bu yeraltı iblisinin Yunan denizcilik geleneği sayesinde çeşitli Akdeniz ülkelerine yayılıp onların folkloruna girmesi bir deniz cini olarak kabul edilmesidir. Arapça’ya “bir çeşit vampir” qârâqendlûz (Cezayir) formunda geçmiştir. Karadeniz’in bazı bölgelerinde Türkçe Yaban Adamı, Meşe Adamı (Orman Adamı) veya Lazca “Germakoçi “(Dağ adamı) isimler almasına ya da deforme edilerek koncala , koncoloz, karakancala, kancala (İkizdere), congalaz (Yozgat) formlarına dönüşmüştür.
Mitolojik kökler
Yunan mitolojisinde Kalikantzaroslar, Dünya ağacınının yeraltındaki köklerini keserek ağacın dünyanın üzerine devrilmesi için çalışmaktadırlar. Türk Mitolojisi’nde Bay Terek, İskandinav Mitolojisi’nde Yggdrasil Hint Mitolojisinde Banyan ağacı gibi çeşitli adları olan Dünya veya Yaşam ağacı neredeyse tüm dünya halklarının temel mitolojik figürüdür. Köklerini aldığı yeraltı dünyasından gövdesini barındıran yeryüzüne oradan dal ve yapraklarının uzandığı gökyüzüne doğru uzanan dev bir ağaç olarak tasavvur edilir. İblislerin yaşadığı yer altı dünyası, insanların yaşadığı yeryüzü ve tanrıların yaşadığı gökyüzü dünyalarını birleştirmektedir. Hristiyanlığın kabulünden sonra Ortodoksların yortu olarak kutlamaya başladığı 6 Ocak’ta günler tekrar uzamaya başladığından Kallikantzaroslar yeraltına dönerek tekrar Dünya Ağacını kesmeye devam ederlerse de ağacın kendini iyileştirme gücünden dolayı ağacı bir türlü yıkmayı başaramamışlardır.

Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.
Karakoncolosların görünümü
Eski Yunan’da kallikantzarosların görünümü farklı şekillerde anlatılmaktadır. Kallikantzaroslar diğer kültürlerdeki olduğu gibi yer altı dünyası yaratıklarının çirkin ve korkunç tüm özelliklerini taşımaktadırlar. Eski Yunan’da genellikle vücudu kıllarla kaplı, at bacaklı, yaban domuzu dişli, bazı hayvan uzuvlarına sahip bir yaratık olarak tasvir edilirlerdi. Zamanla ayı veya dev bir maymuna benzetilen kıllı, pis kokulu bir yaratığa hatta bir hilebaza ( tricktster) dönüştürülmüştür.
Benzer mitler
Arçuri, Çuvaş halkının inanışında orman ruhu olarak bilinen bir iblisin adıdır. Uzun saçlı, tüm vücudu tüylerle kaplı olan Arçuri’nin ikisi önde ikisi arkada dört gözü, üç eli ve üç ayağı vardır. Geceleri at sırtında dolaşan kırmızı gözlü bu yaratık, hayvan ya da yaşlı adam kılıklarına bürünür, kahkaha atarak insanları çağırır sesin geldiği yere bakanları yermiş.
Kapre, Filipin halkının inanışında büyük, kıllı siyah gövdeli bir yaratığın adı olup yoldan geçen insanları korkutur ve onlara büyülü sözler söyleyerek öldürmek için yanına çağırır.
Dağ Adamı, Japon masallarında ormanda yaşayan bir cinin adı olup, çok güçlü ve kıllı vücutlu maymuna benzer bir yaratık olarak tasvir edilir. Onunla karşılaşan oduncular yaratığı sakinleştirmek için biraz pirinç verirler.
Dağ İyesi, Türk Mitolojisi’nde dağ ve ormanların koruyucu ruhları olan iri yapılı, kirpiksiz ve kaşsız bu varlıklar istediklerinde hayvan kılığına girebilir, avcılardan kendilerine hikaye anlatmasını ister, ormanda yüksek sesle gülünmesinden hoşlanmazlar.
Voşeska Manuş, Sırbistan Çingenelerinin dilinde “Orman Adamı” alamına gelip, dağlardaki mağaralarda yaşayan, saçı başı dağınık, konuşamamasına rağmen anlaşılmaz bir takım sesler çıkaran bir devin adıdır. Bir koyun postunun üzerinde uyumakta ve meraklı bir kişi olduğundan geceleri Çingene köylerini ziyaret etmektedir.
Folklorik kökler
Roma dönemi: Yunan kültüründen Antik Roma’ya adapte edilen inanışa göre 17-23 Aralık tarihleri arasında tarım tanrısı Satürn adına düzenlenen festival olan Saturnalia zamanı doğan çocukların büyüyünce Kallikantzaros olabileceğine inanılmaktaydı. Bunu önlemek için çocuğun etrafı sarmısak veya samanla çevrilir ya da başparmak tırnağı hafifçe yakılırdı.
Bulgar folkloru: Bulgaristan’da Mrasni dni (Kirli günler) veya Karakoncul günleri adı verilen 25 Aralık – 6 Ocak tarihleri arasında kötü ruhların evlere musallat olacağına inanıldığından nişan, düğün törenleri yapılmamakta, kapılara ve çocukların elbiselerine sarmısaklar takılarak kötü ruhlardan korunulmaya çalışılmaktadır.
Osmanlı dönemi Anadolu: Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde karakoncoloz formunda bahsi geçmektedir: “Rum kefereleri ekseriya Esvet Nikola ve Sarı Saltık ve Meryem Ana ve Kasım ve Ayanta ve Hızır İlyas ve Şemun ve Bertuk ve Kara Koncoloz nam bednamları günlerin-de perhiz üzere oldukları zaman bu balık pazarı aşbazları yağsız taamlardan bakla ve nohud ve mercimek ve galeta ve ipsemata ve ipsomisko yani ekmek tiridi ve alkuryasa yani hıyar boranisi ve kormidiya yani soğan dolması bir güne yağsız üzüm taamlaru pişirüb...”
Karakoncolos Varyantları:
1. Deniz cini: Sürmene’nin nesillerdir denizcilik ile uğraşan Mahno bölgesinden derlediğim karakoncolos varyantı şöyledir: “Karakoncola şiddetli kuzey rüzgarları estiği zaman büyük kayığında kürek çekerek dere boylarından yukarı çıkar önüne çıkanı yakar yıkar veya yer; bu yarı insani yarı hayvani azman yaratık kimseyi yemesin ya da zarar vermesin diye halk yörenin yemekleri olan kuymak, huliya, lahana döşemesi gibi yiyecekleri bir tepside kapı dışına bırakır, yaradığın yemesini beklerdi; yaratığa şöyle bağırılırdı: karakoncola ne istersin? Kuymak mi yoksa buzakmi? eğer yiyecek bir şey bulamazsa evin küçük erkek çocuğunu yermiş…”
Hemşin varyantında olduğu karakoncolozun insanlarla uğraşmadığı zaman deniz kenarında kum tanelerini saydığına inanılması bu varyantın tamamlayıcı olarak eklenebilir.
Karakoncolos'un Özelliklerİ:
Yeraltından değil denizden gelmektedir
İnsanlarla diyaloğa girmemektedir
İnsan eti (evin en değerli avrlığı olan erkek çocuğunu) yemektedir
Kapı önüne konulan yiyecek ile yaratığın karnı doyurularak evden uzaklaşması sağlanmaktadır.
Tüm varyantlarda tek bir karakoncolozdan bahsedilmektedir. Bir halkın parçası olduğuna dair bir ima bulunmamaktadır.
2.Trickster
Trabzon’un halen Rumca konuşulan Şur köyünden derlenmiş aşağıdaki varyant Trabzon, Rize ve civarında en yaygın karşılaşılan varyanttır.
“Sultan Murat dağlarının karşısındaki Matur dağinda bir çoban varidi. Bi gün dağda koyinlarini kayaluklarun içine yaturduktan sonra ateş yakti. İsinmeğe başladi. Geç vakit yari insan yari heyvan tüyli vahşi bir mehluk geldi. Ne yabayisun dedi ona. Oda isiniyurum dedi. O vehşi mehluk dedi benda isineyim nasi isineyusun. O da aldi eline çirayi yakti kendi üzerine yaklaştırdı. Ha boyle isiniyrum dedi Karakoncilo olan bu mahluk oda aldi cirayi yaktu ustina tuttuğu gibi çatur çatur yanmaya başladı. Oy oy deyup bağırmaya başladı. Uzaklardan bi ses ona bağirdi ola ne oldi sana karakoncilo dedi ki yanayirum yanayirum odeki ses cevap verdi ola kim yakti seni. O da cevap verdi kendi kendume kendi kendume yanayrum”.
Karakoncoloz açıkta bulunan yiyecek kaplarına tükürüp hastalıklara sebep olmakta, evin dışından insanlara seslenerek dışarı çağırıp, uykusunda dışarı çıkan insanları alıp götürmektedir. Kişi yolda uyanmazasa donup ölürmüş.
Yozgat’ta pancar pişirilen evlere uğramadağı sanıldığından congolos günlerinde özellikle pancar pişirilmekteymiş.
Karakoncolos'un Özellikleri
Karada (ormanlık alan veya dağ) muhtemelen yeraltında yaşamaktadır
İnsanlarla konuşabilmektedir. Rumca bilen köylülerle de Rumca konuşmaktadır. “E kalo beykana! komoda pola kociiy apola” sözleriyle yaşlı kadınalrdan yiyecek istemekte ateşle kandırılıp yakıldığında “eğo men eBika-Do “ (kendi kendime ettim onu) sözlerini söylemektedir.
Kolayca kandırılacak derecede aptaldır
Maymun benzeri taklitçidir
Dokunduğu (tükürdüğü, idrarını bulaştırdığı) yeri kirletmesi, hastalık getirmesi insanları kendine çekip ölümlerine sebep olması bir yer altı iblisi olduğu tezini güçlendirmektedir.
Karakoncolos’u evlerden uzak tutmak için ilk varyanttaki karnı doyurulmamakta sarımsak gibi kötü kokulu bazı yiyeceklerin çocukların yatağına konulması ya da ev etrafına saçılması ile, kötü kokulu yemeklerin pişirilmesi ile yaratığı evden uzak tutma amacı güdülmektedir.
Tüm varyantlarda tek bir karakoncolozdan bahsedilmektedir. Bir halkın parçası olduğuna dair bir ima bulunmamaktaysa da bir Laz varyantında[xiii] Germakoçi bir cadı karısı ile evli gösterilmiştir.
Semboller ve etkileşimler
Karakoncolos ayı postu giymiş insanlar tarafından canlandırılan elinde bir değnek belinde çıngıraklar taşıyan yüzü isle siyaha boyanmış bir erkek tarafından canlandırılmaktadır. Antik Dionizos törenlerinin kalıntısı olarak, ellerinde baharın gelişiyle tabiattaki yenilenmeyi tasvir eden (erkek cinsel organını temsil eden) sopalar taşımaktadırlar. Tarım tanrısı Satürn adına düzenlenen festival olan Saturnalia ayinlerinin devamı olduğu sandığım karakoncoloz karakteri Anadolu’da İran Saya gezmesi ve Türkmen kültürü ile etkileşime girerek bölgeler arasında çeşitli uygulama farklılıklarının oluşmasına yol açmıştır.
Momoyeri
Trabzon’da karakoncoloz oyunlarına verilen isimlerden birisidir. Hesiod’a göre Nyx’in oğlu ve eleştiri, alay, taklit, hakaret tanrısının adı Momos ‘tur. Yazar ve şairlerin koruyucusu Momos başta Hephaesus’un işleriyle, Afrodit’in gıcırdayan sandaletleri olmak üzere tanrılarla dalga geçtiği için Olimpus dağından kovulmuştur. Karakoncolos oyununlarına bu adın verilmesi oyunların eğlendirici içeriğinden dolayı olmalıdır yoksa Momos’un yer altı iblisleriyle ilgisi olmadığı ortadadır.
Bulgar Kukerileri
Bulgaristan’da özellikle Pazarcık bölgesinde üstlerine hayvan postları giymiş, yüzlerine hayvan maskesi takmış, ellerinde sopalar, elleri ve boyunlarına çok büyük sığır çanları asmış erkek dansçılara Kukeri adı verilmektedir. Kukeriler, köydeki tüm evleri tek tek dolaşır ve her evde bir şeyler yer içer gibi yapar, dolaşırken bellerindeki çıngıraklardan mümkün olduğunca ses çıkarmaya çalışırak geldiklerinin duyulmasını istemektedirler.
Albastı varyasyonu Karakura
Karakoncolosun zemheri ayında yolda karşılaştığı insanlara “nerden geliyosun, adın ne" gibi sorular sorması , sorularına “kara” işle başlayan (Karaköy, kara Ali gibi) cevaplar alamaması durumunda karşısındakini öldürmesi anlatısı yaygın olmakla birlikte orijinal olmayıp sonradan yakıştırılmış özelliklerdir. Karakoncolos’un ilk hecesi olan “kara” kelimesinin Yunanca orijinli olduğu halde Türkçe “kara” anlamına gelmesi bu yakıştırmanın sebebi olmalıdır. Bir ihtimal karabasana Konya ve Bafra’da karakada Batı Trabzon, İçel, Erzurum, Çorum, Kars ’da karakura adı verilmesinin hatta Gümüşhane’de karakuradan kurtulmak için yaratığı deniz kıyısına kum tanelerini saymaya göndermenin sebebi de Türkmen albastı karakteri ile ve Yunan karakoncolosunun harmanlandığı Anadolu’da yaratılan kültürel sentez yüzündendir.
Karakoncolos seyirlik oyunları
Trabzon’da Kalandar gecesi (Ocak ortası), Anadolu’da Ocak veya Mart ortasında köy gençlerinden birisinin ayı postu giyip, üzerine çanlar taktıktan sonra ev ev gezdirilerek yöreye göre kemençe, davul zurna, tef vs. eşliğinde türküler söylenerek oynatılması çeşitli taklit ve seyirlik oyunlar oynanması adeti çok sayıda varyasyona sahip olmakla ve bir çeşit Saya Gezmesi olmasına karşın karakoncolos miti ile ilişkisi barizdir. Ev sahibi oyunculara para,nın yanı sıra yöreden yöreye değişen temel besin maddeleriyle un, yumurta, peynir, yağ, pekmez ve üzüm vs. vererek ödüllendirir. Evlerden toplanan yiyecekler gençler tarafından hep birlikte pişirilip yenilmektedir. Ayı postu giydirilip beline çıngıraklar bağlanan karakterin Trabzon’daki adı karakoncolos diğer Anadolukentlerindeki adı Arap’tır. Her iki karakterin ortak yönü yüzlerinin is ile siyaha boyanmasıdır. Konya Ilgın’da gerçekleştirilen bir Saya varyasyonu şöyledir:
“Konya’da 18 Ocak’ta gün dönümüne denk getirilen tarihte yapılır. Ellerinde heybelerle ev ev dolaşan gençlerden birisi ayağına tahtalar takıp boyunu uzatırken paçalarına da çanlar takar, bir diğeri de yüzünü siyaha boyayarak arap olur. Saya tekerlemesini okuyan bu iki gence un, yağ, yumurta gibi yiyecekler verilmekte daha sonra toplanan tüm yiyecekler köy gençleri arasında pay edilmektedir.“
Avrupa’da pek çok seyirlik oyunda da rastlanılan ve Morisko olarak adlandırılan yüzünü siyaha boyamış Arap karakteri, ateşten kaynağını alan cinlerle özdeşleştirilmekte ve bolluk getireceğine inanılmaktadır.
Yunanlılar Kalikantzaroslarun evlere bacasından girerek ocak ateşini söndürmeye çalıştıklarına inanmaktaydılar. Bazı yörelerde oynanılan Arap oyunlarının yanı sıra Trabzon folklorunda oyunlarda şeytan karakterine tastlanması dahası elinde bir sopa ile ateşi karıştırması bu inanışın sembolik devamı olmalıdır.
Doğu Karadeniz Karakoncolos oyunlarında, Karakoncolos figürü dışında maymun (bazen Yunanca karşılığı momoyer) ve Ayı (veya Yunanca karşılığı Arkhos) karakterleri de bu yaratıktan gelişmiştir. Hatta bazı oyunlarda hepsi birden temsilde yeralmaktadır. Gerek ayı gerekse momoyer karakterlerinin bazı varyantlarda oyunun esas erkek karakteri Kizir’in ikinci adı olması Karakoncolos’un zamanla Kizir’e dönüştüğü bu sebepten momoyer ve Ayı karakterlerinin ayrıca yaratılmak zorunda kalındığına işaret edebilir. Gerçekten de Kizir, Momoyer , Ayı karakterlerinin ortak özelliği seyirlik oyunun bir yerinde ölmeleri ardından doktor, kral, ağa ya da Gelin tarafından yüzlerine osurularak diriltilmeleridir. Özellikle Rumlar tarafından kumpanyalar tarafından oynanılan momoyer oyunları o dönemin kukla ve Avrupa’da oynanılan vodvillerden etkilenerek öylesine karmaşık bir hal almıştır ki Müslümanlar tarafından oynanılan oyunların analizi hem daha kolaydır hem de orjinaline daha yakındır. Çaykara ilçesine bağlı Hopşera köyünden bir derlemede Karakoncilo oyununda 7 karakter bulunmaktadır. Bunlar:
İhtiyar: Eski elbise giyen takma sakallı ve eli bastonlu birisi
Deve: Deve formuna sokulmuş bir ya da birden fazla insandır. Boğazında çıngırakalr avrdır
Ateşçi: Sivri külahlı, uzun boylu, yüzü siyaha boyanmış, elinde sopa, ocaktaki ateşi karıştırmakla görevlidir
Delikanlı
Kız
Hediyeci
Çoban: Delikanlı ile kızın oynaması için kaval çalar
Samuilidis’in yüzlerce örneğini topladığı “Geleneksel Pontos Halk Tiyatrosu” adlı çalışmadaki tüm örneklerin kabaca analiz edilmesi de yukardaki tabloyu değiştirmemektedir. Bu oyunda –ölüp dirilme hariç- temel bereket sembollerin hepsi bulunmaktadır ki bunlar:
Karakoncolos : Öncelikle adı Karakoncilo olan oyunda bu isimde bir karakter olmaması şaşırtıcıdır ama ateşçinin (ya da şeytan) bu rolü üstlendiği görülmektedir.
Yüzün siyaha boyanması: Yaratığın iblis olduğunu sembolize etmesinin yanı sıra gelinlerin de yüzleri nazara karşı siyaha boyanmaktadır.
Değnek: Penisin sembolüdür. Tarlaları döller ve bereket saçar.
Ateşin karıştırılması: Baca kültüne aittir
Evlerden yiyecek toplanması
Çıngıraklar: Genellikel karakoncolosa takılan bu semboller bu sefer deveye takılmış ve rol paylaşılmıştır.
Sivri külah ya da maske
Ayı postu: Bu basit varyasyonda post işi deveye mal edilmekle birlikte neredeyse tüm varyasyonlarda karakoncolos tarafından giyilmektedir
Noel Baba karakoncolos muydu?
Anadolu dahil pek çok bölgede yüze sürülecek isin kaynağı olan baca kültü bollukla özdeşleştirilmiştir. Dolayısıyla yılın belli dönemlerinde evlerin bacalarından sepet sarkıtıp yiyecek isteme ya da Noel babanın bacadan ev halkına hediye dağıtması adetleri aynı inançla ilgilidir. Sadece Arap figürü değil Batı kültürüne Anadolu’dan taşınan Noel baba (Santa Klaus) karakteri karakoncoloz mitinin geç dönem varyasyonlarından birisidir. MS 4. yüzyılda Anadolu’da yaşamış, cömertliği ve fakirleri gözetmesiyle tanınan Myra piskoposu St.Nicholas’tan adını alan bu bolluk sembolü karakter Anadolu’dan çıktıktan sonra 17. yüzyıl İngiliz folklorunda “Father Christmas” adıyla rastlanan uzun yeşil kıyafetler giyen sakallı yaşlı bir karakterin sentezi olarak bugünkü Noel Baba oluvermiştir. Noel Baba eve kalikantzaroslar gibi bacadan girmektedir, kışın en soğuk döneminde ortaya çıkmaktadır, bollukla özdeşleştirilme, yeni yılı (sembolik olarak verimlilik) beraberinde getirmektedir.
Özellikler
Arap veya Karakoncolos oyunlarında ölüp dirilme motiflerine sıkça rastlanmaktadır. Ölüyü gelin yüzüne osurarak, şeytan gelinle pazarlık ederek ya da hekim ilaç vererek diriltmektedir. Ölüp dirilme en önemli verimlilik sembolüdür.
Yaşlı kadın ve yaşlı erkekler eski yılın gidişinin yanı sıra tanrıça ve tanrıları tasvir etmektedirler ki bu da tabiatın yenilenmesini , toprağın tekrar ürün vermesini sembolize etmektedir.
Karakoncoloz ayı postuna (hatta Bulgaristan’da bizzat ayı maskesi takar kukeriler) bürünmüştür. Bir hayvanın postuna bürünmek o hayvanla ruhen özdeşleşme amacı güden bir ritüeldir.
Gelin bereket ve bolluğa dair başka bir semboldür çünkü çocuk doğurarak ana olacaktır.
Evlerden toplanan ve birlikte yenilen yemeklerde bereket arzusu ile gerçekleştirilen ritüelleridir.
Sonuç
İnsanlık tarihi kadar eski olan bir mitin sayısız etkileşim geçirdikten sonra günümüz folklorunda izini sürmek haliyle imkansız bir girişim olmasına karşın Trabzon kültüründe karakoncolos adlı yaratığın başlangıçta bir cehennem iblisi iken antik çağda bereket kültü ile ilgili bir törenin parçası olup, yakın zamana dek köylerimizde sergilenen halk tiyatromuzun bir parçası olarak varolagelmesi yerel kültür tarihimizin Anadolu’nun en eski ve karanlık çağlarına dek indiğinin şaşmaz delillerinden birisidir.
Özhan Öztürk - karalahana.com
__________________
#HerSeyCokGuzeℒoℒacak..ღ ❦
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
karakoncoloz nedir? varyantları ve özzellikleri nelerdir?

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Deep Web Nedir? Sakıncaları Nelerdir? Nasıl Girilir? İçeriği Nedir? Desmont Merak Ettikleriniz 0 12 Şubat 2015 18:51
Frajil X Sendromu Nedir? Belirtileri Nelerdir? Teşhis Ve Tedavi Yöntemi Nedir? PySSyCaT Sağlık Köşesi 0 14 Ocak 2015 00:04
Tik Nedir - Tik Çeşitleri Nelerdir? PySSyCaT Ruh Sağlığı 0 26 Ekim 2014 10:25
Ağ Protokolleri Nedir , Nelerdir? uLas Ağ, Network ve Networking 6 13 Eylül 2009 18:31