IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15 Mayıs 2014, 23:26   #1
Zen
Guest
Zen - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Fetihlerle gelişen sanat-Osmanlı maden sanatı


sohbet


Osmanlı maden sanatı, diğer sanat dallarında olduğu gibi, başlangıçta Selçuklu kültür mirasını devralır; bu nedenle imparatorluğun pek çok ülke ve ulusu birleştiren yapısına uygun bir yol çizerek, çeşitli eğilimleri kaynaştıran bir pota olmuştur. Bilhassa, Selçuklu maden sanatından tanıdığımız kakma tekniğinin 14. yüzyılda geniş şekilde uygulanması, dönemin göze çarpan özelliğidir. Kakma tekniği, daha sonraki yüzyıllarda Osmanlı maden ustalarınca bu denli yoğun biçimde uygulanmamıştır.

FETİHLERLE GELİŞEN SANAT


Osmanlıların bir dünya devleti olma yoluna girdikleri 15. yüzyıl, özellikle İstanbul’un 1453’teki fethi, diğer pek çok alanda olduğu gibi, maden sanatında da bir dönüm noktasını oluşturur.

Özellikle altın ve gümüş madenleri açısından zengin Balkan topraklarının fethiyle Osmanlılar hem hammadde kaynaklarına, hem de köklü bir geçmişe sahip maden sanatçılarına kavuşmuşlardır. Memlûk etkisi, bu dönemin tipik bir eser grubunda, altıgen piramidal gövdeli kandillerinde görülür. Delik işi, kabartma ve kazıma teknikleriyle işlenmiş, rumî ve hatayîlerle bezenmiş bu kandillerin günümüze gelen örneklerinin sayıca çokluğu, bunların 15. yüzyılın ikinci yarısında bolca yapıldığını gösterir. Bu dönemin madeni eserleri arasında şamdanlar da önemli bir yer tutar.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



OSMANLI’NIN SANAT OKULU: EHLİ HİREF
Günümüze kalan Osmanlı madeni eserleri arasında Sultan II. Bayezid dönemine ait olanların fazlalığı dikkati çeker. II. Bayezid’in değerli eşya tutkusu, tarihçiler tarafından israf olarak nitelendirilse de sanata olumlu etki yaptığı; yeni eserler yaratmak, sanatçıların korunma ve teşvikinde itici bir güç oluşturduğu da bir gerçektir. Osmanlı sanatının her dalı için bir okul işlevi gören Ehli Hiref teşkilatı bu dönemde kurulur.

Bunlardan madeni eser yapanlar kazgancıyan; her türlü kuyumculuk ve altın işi yapanlar zergeran; altın kakmacılık ve süsleme yapanlar kûftgeran ve zernişan; kıymetli taşların yontulup yerleştirilmesinde çalışanlar hakkâk adı altında toplanmaktaydı. Ehli Hiref teşkilatındaki bu bölüklerin hepsi, maden sanatı süsleme tekniğindeki çeşitlilikten ötürü rol almıştır.
Osmanlı maden sanatı, diğer sanat dallarında olduğu gibi, başlangıçta Selçuklu kültür mirasını devralır; bu nedenle imparatorluğun pek çok ülke ve ulusu birleştiren yapısına uygun bir yol çizerek, çeşitli eğilimleri kaynaştıran bir pota olmuştur. Bilhassa, Selçuklu maden sanatından tanıdığımız kakma tekniğinin 14. yüzyılda geniş şekilde uygulanması, dönemin göze çarpan özelliğidir. Kakma tekniği, daha sonraki yüzyıllarda Osmanlı maden ustalarınca bu denli yoğun biçimde uygulanmamıştır.

FETİHLERLE GELİŞEN SANAT


Osmanlıların bir dünya devleti olma yoluna girdikleri 15. yüzyıl, özellikle İstanbul’un 1453’teki fethi, diğer pek çok alanda olduğu gibi, maden sanatında da bir dönüm noktasını oluşturur.

Özellikle altın ve gümüş madenleri açısından zengin Balkan topraklarının fethiyle Osmanlılar hem hammadde kaynaklarına, hem de köklü bir geçmişe sahip maden sanatçılarına kavuşmuşlardır. Memlûk etkisi, bu dönemin tipik bir eser grubunda, altıgen piramidal gövdeli kandillerinde görülür. Delik işi, kabartma ve kazıma teknikleriyle işlenmiş, rumî ve hatayîlerle bezenmiş bu kandillerin günümüze gelen örneklerinin sayıca çokluğu, bunların 15. yüzyılın ikinci yarısında bolca yapıldığını gösterir. Bu dönemin madeni eserleri arasında şamdanlar da önemli bir yer tutar.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.



OSMANLI’NIN SANAT OKULU: EHLİ HİREF
Günümüze kalan Osmanlı madeni eserleri arasında Sultan II. Bayezid dönemine ait olanların fazlalığı dikkati çeker. II. Bayezid’in değerli eşya tutkusu, tarihçiler tarafından israf olarak nitelendirilse de sanata olumlu etki yaptığı; yeni eserler yaratmak, sanatçıların korunma ve teşvikinde itici bir güç oluşturduğu da bir gerçektir. Osmanlı sanatının her dalı için bir okul işlevi gören Ehli Hiref teşkilatı bu dönemde kurulur.

Bunlardan madeni eser yapanlar kazgancıyan; her türlü kuyumculuk ve altın işi yapanlar zergeran; altın kakmacılık ve süsleme yapanlar kûftgeran ve zernişan; kıymetli taşların yontulup yerleştirilmesinde çalışanlar hakkâk adı altında toplanmaktaydı. Ehli Hiref teşkilatındaki bu bölüklerin hepsi, maden sanatı süsleme tekniğindeki çeşitlilikten ötürü rol almıştır.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
fetihlerle, gelişen, maden, sanatosmanlı, sanatı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Osmanlıya Fetihlerle Gelen Sanat Rüzgar Osmanlı Tarihi 0 14 Mayıs 2012 04:18
Osmanlı'da Tuğra Sanatı Rüzgar Osmanlı Tarihi 0 10 Mayıs 2012 01:03
Osmanlı'da Bahçe Sanatı Rüzgar Osmanlı Tarihi 0 09 Mayıs 2012 00:18
Tarihi Gelişim İçinde Mezopotamya Sanatı (Sanat ve Felsefe) Sevda Sanat ve Felsefe 1 17 Mart 2012 19:43
Çılgın bir sanat: Tırnak Sanatı Ruj Güzellik, Sağlık ve Bakım Önerileri 2 15 Eylül 2010 05:37