IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası




1Beğeni(ler)
  • 1 Post By Amelia

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21 Şubat 2014, 18:46   #1
Çevrimdışı
Sinsi Gelen Depresyon


sohbet


Yaşamın akışı içerisinde yolunda gitmeyen olaylarla karşılaşabiliriz. Sarsıcı olaylar, yaşamak üzerimizde pek çok duygu yükünün ağırlığını taşıtır, iz bırakır. Bazen yaşamın ağırlığı altında kaldığımızı hissederiz. Yaşamda acı tatlı pek çok olay yaşarız. Bunların bir kısmı bireysel kaynaklıdır. Aile içi tartışmalar, boşanmalar, hastalıklar, dostlarla kavgalar, bozuşmalar, hayal kırıklıkları, ekonomik, sosyal, kültürel, bireysel ihtiyaçların giderilememesi gibi. Geçmişte yaşanan acı olayların hatırlanması bizim yüreğimizi burkabilir.


Bazı olaylar ise toplumsal kaynaklıdır. Ekonomik krizler, savaşlar, terör, kazalar, deprem gibi felaketler. Bunlar toplumun çoğu kesimini etkiler. Genel bir kanı olarak çeşitli yaşam krizlerinin veya tatsız anların bizi bunalıma, depresyona sokacağını düşünürüz. Bu tip olaylar ilk başta travmatize edici olsa da arkasından gelebilecek depresyonu şiddetlendirir. Ancak biz yazımızda böyle sebebi açık bir depresyondan bahsetmeyeceğiz. Bilinenin aksine illa ki depresyon için açık, bu kadar açık, bir sebebe gerek yoktur.

İnsan genelde yaşamdan tat alan bir varlıktır. Ancak depresyon kişinin eskiden yaşamaktan tat aldığı şeylerden artık tat alamama durumudur. Depresyonda görünen duygulanım normal halden değişiktir. Karamsarlık, çökkünlük, istek ve ilgi kaybı, çevreye, kendisine ve geçmişe dönük olarak olumsuz bir tutum içine bürünme vardır. Sadece duyguların bir değişimi değil, düşünce ve davranışlarda da negatif bir değişimdir. Çeşitli tipleri ve ağırlıkları vardır. Depresyonun tiplerini diğer yazılarımızda bahsetmiştik.


Depresyonun ağırlığı yaşamın çeşitli alanlarında kendini farklı şekillerde gösterebilir. Bazen ilgiler tamamen ortadan kalkabilir. Bazen de ilgiler kalkmaz ama daralır, bazı ilgi alanları aşırılaşabilir ve diğerlerine izin vermez. Farklı duygu halleri ve bunlara yönelik tutumlarını şöyle örnekleyebiliriz. Üniversite öğrencisi bir genç odaya kapanıp evdeki zamanını daha çok uyuyarak geçirip, az konuşarak ailesine ilgi göstermeyebilir. Okula gitme isteği sönmüş olabilir. Sadece arkadaşlarıyla beraber olup eğlenmek isteyebilir.


Bir başka gencin de arkadaşlarına ilgisi azalmış olabilir, ancak gününü bilgisayar başında oyun oynayarak kendi başına geçirmek ihtiyacı hissedebilir. Bilim adamları depresyonu belirlemek ve tanıyabilmek için depresyonu yaşan kişiler üzerinde yaptıkları araştırmalarla ortak bir belirtiler kümesini tanımlanmıştır. Depresyonun şiddetini takip edebilmek için uzmanlar depresyonu bilimsel ve ölçülebilir hale getirmişlerdir. Böylece bu durumun açıklanması ve tedavinin etkinliğini görmek daha kolay hale gelmiştir. Aslında herkesin kendine özgü depresyonundan bahsetmek daha doğrudur.


Depresyonun kişiye özgü yönü ne kadar fazlaysa onu tespit etmek o kadar zorlaşır. Depresyon, belirtileri arka planda kalır veya hiç görülmezse o kadar sinsileşir. Hatta kişinin depresyon rahatsızlığının olduğunu, kişi, çevresi ve ailesi aklına gelmeyeceği gibi ismi de konulamaz. Bu doğrultuda psikolojik belirtiler görmezden gelinir. Yaşamsal ve duygusal sorunlar küçümsenir hatta reddedilebilir. Aslında yaşama bakış açısı, beklentisi, mükemmeliyetçiliği, algılama farklılığı, yaşam felsefesi vb. depresyona zemin oluşturacak şekildedir. Nasıl ki küçük kıvılcımlar yangına sebep olursa, küçük ve sessiz adımlarla gelen depresyon çok tehlikeli ve felaketçi sonuçlar doğurabilir. Kişi o şartlar altında bu durumun ortaya çıkması için hiçbir sebep olmadığını hissedebilir.


Hayatınızda krizler yaşadığınızda ya da bir travma geçirdiğinizde keder ve sıkıntı yaşamak ayrı bir durumdur. Ancak bunları atlattığınızda, hayatınızı düzene soktuğunuz bir anda depresyona girmiş olmak allak bullak edici bir durumdur. Bunların dışında da altta yatan, derinde olan sebepleri fark edebilirsiniz. Çocukluğunuzdan kalan unutulmuş acılar, geçmiş kayıplar, haksızlıklar, geçmiş suçluluklar depresyonla beraber canlanmaya başlar.


Bazen depresyon hayat tarzı haline gelebilir. Kişi bu durumun bir duygu bozukluğu olduğunu göremeyebilir. Bunu kişiliğinin parçası zannedebilir. Hayatının içine girmiş böyle bir rahatsızlık hayat kalitesini düşürmekle kalmaz, boşa giden yıllara sebep olabilir.



Bunun yanında başka psikolojik belirtiler de sık görünebilir. Mesela takıntılar olabilir. Ekonomi, din, felsefe, aşk, düzen vb. meselelerle aşırı uğraşmalar olabilir. Sinirlilik olabilir, belli belirsiz depresyonun belirtilerini bastırmak için alkol alma gibi alışkanlıklar edinme olabilir. Kumara aşırı merak duyma olabilir. Halk arasında yanlış genel bir kanı da asında depresyondan kaynaklanan bu durumun kişiliğe bağlanmasıdır.

Bedensel uğraşlar çok ön planda olabilir; kişi ağrılarından şikayet edip doktora sık gidebilir. Yapılan muayenelerden fiziksel bir problem çıkmasa da bu durum devam eder. Hastanın aklına bu durumun psikolojik olduğu gelmez. Sıkıntılar daha çok beden organlarıyla dile getirilir. Bu durum kişinin bedensel şikayetlerinin kronikleşmesine sebep olmaktadır. Genelde bedensel şikayetler abartılı olur. Ağrının sırt, bel, baş, dizde olması gibi cilt, mide, bağırsak, tansiyon sorunları, unutkanlık, terleme, cinsel bozukluklar, kilo kaybı, uykusuzluk yaşanabilir.

Uygulanan tıbbi tedaviye psikiyatrik tedavide eklenmezse iyileşme gecikir.



Eğer ‘’ Kendimi anlayamadığım şekilde belli bir zamandır hüzünlü ve mutsuz hissediyorum’’ diyorsanız.
Yukarıda sıraladığımız şikayetleriniz varsa ve sebebi anlaşılamıyorsa,
Yaşamın kontrolü sanki uzaklaşmış gibiyse ve duygusal daralma yaşıyorsanız,
Sanki çöküşte çırpınıyormuş gibi geliyorsa, kendinizi yalnız hissediyorsanız,
Etrafınızdaki insanlardan uzaklaşmış ve sizi anlayamadıklarını hissediyorsanız,
Bir, iki alana aşırı yoğunlaşmış ve yaşamın diğer alanları sizi ilgilendirmiyorsa,
Yaşamı ıskalıyor gibiyseniz,
Üzerinizden atamadığınız bir ağırlık varmış ve canlanamıyor gibiyseniz,
Boşa çabalar gibiyseniz, yeterli olmak için çok çabalıyor ve yetmiyor gibiyse,


SİNSİ GELEN BİR DEPRESYON KAPINIZI ÇALMIŞ OLABİLİR.

Alıntı:
Uzm. Psk. İzzet Kan Makalelerinden
Yaşamın akışı içerisinde yolunda gitmeyen olaylarla karşılaşabiliriz. Sarsıcı olaylar, yaşamak üzerimizde pek çok duygu yükünün ağırlığını taşıtır, iz bırakır. Bazen yaşamın ağırlığı altında kaldığımızı hissederiz. Yaşamda acı tatlı pek çok olay yaşarız. Bunların bir kısmı bireysel kaynaklıdır. Aile içi tartışmalar, boşanmalar, hastalıklar, dostlarla kavgalar, bozuşmalar, hayal kırıklıkları, ekonomik, sosyal, kültürel, bireysel ihtiyaçların giderilememesi gibi. Geçmişte yaşanan acı olayların hatırlanması bizim yüreğimizi burkabilir.


Bazı olaylar ise toplumsal kaynaklıdır. Ekonomik krizler, savaşlar, terör, kazalar, deprem gibi felaketler. Bunlar toplumun çoğu kesimini etkiler. Genel bir kanı olarak çeşitli yaşam krizlerinin veya tatsız anların bizi bunalıma, depresyona sokacağını düşünürüz. Bu tip olaylar ilk başta travmatize edici olsa da arkasından gelebilecek depresyonu şiddetlendirir. Ancak biz yazımızda böyle sebebi açık bir depresyondan bahsetmeyeceğiz. Bilinenin aksine illa ki depresyon için açık, bu kadar açık, bir sebebe gerek yoktur.

İnsan genelde yaşamdan tat alan bir varlıktır. Ancak depresyon kişinin eskiden yaşamaktan tat aldığı şeylerden artık tat alamama durumudur. Depresyonda görünen duygulanım normal halden değişiktir. Karamsarlık, çökkünlük, istek ve ilgi kaybı, çevreye, kendisine ve geçmişe dönük olarak olumsuz bir tutum içine bürünme vardır. Sadece duyguların bir değişimi değil, düşünce ve davranışlarda da negatif bir değişimdir. Çeşitli tipleri ve ağırlıkları vardır. Depresyonun tiplerini diğer yazılarımızda bahsetmiştik.


Depresyonun ağırlığı yaşamın çeşitli alanlarında kendini farklı şekillerde gösterebilir. Bazen ilgiler tamamen ortadan kalkabilir. Bazen de ilgiler kalkmaz ama daralır, bazı ilgi alanları aşırılaşabilir ve diğerlerine izin vermez. Farklı duygu halleri ve bunlara yönelik tutumlarını şöyle örnekleyebiliriz. Üniversite öğrencisi bir genç odaya kapanıp evdeki zamanını daha çok uyuyarak geçirip, az konuşarak ailesine ilgi göstermeyebilir. Okula gitme isteği sönmüş olabilir. Sadece arkadaşlarıyla beraber olup eğlenmek isteyebilir.


Bir başka gencin de arkadaşlarına ilgisi azalmış olabilir, ancak gününü bilgisayar başında oyun oynayarak kendi başına geçirmek ihtiyacı hissedebilir. Bilim adamları depresyonu belirlemek ve tanıyabilmek için depresyonu yaşan kişiler üzerinde yaptıkları araştırmalarla ortak bir belirtiler kümesini tanımlanmıştır. Depresyonun şiddetini takip edebilmek için uzmanlar depresyonu bilimsel ve ölçülebilir hale getirmişlerdir. Böylece bu durumun açıklanması ve tedavinin etkinliğini görmek daha kolay hale gelmiştir. Aslında herkesin kendine özgü depresyonundan bahsetmek daha doğrudur.


Depresyonun kişiye özgü yönü ne kadar fazlaysa onu tespit etmek o kadar zorlaşır. Depresyon, belirtileri arka planda kalır veya hiç görülmezse o kadar sinsileşir. Hatta kişinin depresyon rahatsızlığının olduğunu, kişi, çevresi ve ailesi aklına gelmeyeceği gibi ismi de konulamaz. Bu doğrultuda psikolojik belirtiler görmezden gelinir. Yaşamsal ve duygusal sorunlar küçümsenir hatta reddedilebilir. Aslında yaşama bakış açısı, beklentisi, mükemmeliyetçiliği, algılama farklılığı, yaşam felsefesi vb. depresyona zemin oluşturacak şekildedir. Nasıl ki küçük kıvılcımlar yangına sebep olursa, küçük ve sessiz adımlarla gelen depresyon çok tehlikeli ve felaketçi sonuçlar doğurabilir. Kişi o şartlar altında bu durumun ortaya çıkması için hiçbir sebep olmadığını hissedebilir.


Hayatınızda krizler yaşadığınızda ya da bir travma geçirdiğinizde keder ve sıkıntı yaşamak ayrı bir durumdur. Ancak bunları atlattığınızda, hayatınızı düzene soktuğunuz bir anda depresyona girmiş olmak allak bullak edici bir durumdur. Bunların dışında da altta yatan, derinde olan sebepleri fark edebilirsiniz. Çocukluğunuzdan kalan unutulmuş acılar, geçmiş kayıplar, haksızlıklar, geçmiş suçluluklar depresyonla beraber canlanmaya başlar.


Bazen depresyon hayat tarzı haline gelebilir. Kişi bu durumun bir duygu bozukluğu olduğunu göremeyebilir. Bunu kişiliğinin parçası zannedebilir. Hayatının içine girmiş böyle bir rahatsızlık hayat kalitesini düşürmekle kalmaz, boşa giden yıllara sebep olabilir.



Bunun yanında başka psikolojik belirtiler de sık görünebilir. Mesela takıntılar olabilir. Ekonomi, din, felsefe, aşk, düzen vb. meselelerle aşırı uğraşmalar olabilir. Sinirlilik olabilir, belli belirsiz depresyonun belirtilerini bastırmak için alkol alma gibi alışkanlıklar edinme olabilir. Kumara aşırı merak duyma olabilir. Halk arasında yanlış genel bir kanı da asında depresyondan kaynaklanan bu durumun kişiliğe bağlanmasıdır.

Bedensel uğraşlar çok ön planda olabilir; kişi ağrılarından şikayet edip doktora sık gidebilir. Yapılan muayenelerden fiziksel bir problem çıkmasa da bu durum devam eder. Hastanın aklına bu durumun psikolojik olduğu gelmez. Sıkıntılar daha çok beden organlarıyla dile getirilir. Bu durum kişinin bedensel şikayetlerinin kronikleşmesine sebep olmaktadır. Genelde bedensel şikayetler abartılı olur. Ağrının sırt, bel, baş, dizde olması gibi cilt, mide, bağırsak, tansiyon sorunları, unutkanlık, terleme, cinsel bozukluklar, kilo kaybı, uykusuzluk yaşanabilir.

Uygulanan tıbbi tedaviye psikiyatrik tedavide eklenmezse iyileşme gecikir.



Eğer ‘’ Kendimi anlayamadığım şekilde belli bir zamandır hüzünlü ve mutsuz hissediyorum’’ diyorsanız.
Yukarıda sıraladığımız şikayetleriniz varsa ve sebebi anlaşılamıyorsa,
Yaşamın kontrolü sanki uzaklaşmış gibiyse ve duygusal daralma yaşıyorsanız,
Sanki çöküşte çırpınıyormuş gibi geliyorsa, kendinizi yalnız hissediyorsanız,
Etrafınızdaki insanlardan uzaklaşmış ve sizi anlayamadıklarını hissediyorsanız,
Bir, iki alana aşırı yoğunlaşmış ve yaşamın diğer alanları sizi ilgilendirmiyorsa,
Yaşamı ıskalıyor gibiyseniz,
Üzerinizden atamadığınız bir ağırlık varmış ve canlanamıyor gibiyseniz,
Boşa çabalar gibiyseniz, yeterli olmak için çok çabalıyor ve yetmiyor gibiyse,


SİNSİ GELEN BİR DEPRESYON KAPINIZI ÇALMIŞ OLABİLİR.

Alıntı:
Uzm. Psk. İzzet Kan Makalelerinden
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
depresyon, gelen, sinsi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Doğumla birlikte gelen depresyon Zen Ruh Sağlığı 0 02 Kasım 2012 22:05
Depresyon çökkünlük depresyon tedavisi ELa__ Ruh Sağlığı 0 21 Mayıs 2012 16:23
Dün Gece Sinsi Sinsi Yaklaşan Bir Gölge Gibi Sarmaladı Yokluğun Beni... Candy Şiir, Hikaye ve Güzel Sözler 0 07 Eylül 2010 14:09
PKK’nın sinsi planı Feronia Haber Arşivi 0 19 Ağustos 2010 13:20
Google'dan sinsi bir adım! Slipknot Arama Motorları Haberleri 0 30 Haziran 2010 15:23