IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25 Ekim 2014, 22:53   #1
Çevrimiçi
Hipnotizma-Hipnotizma Nedir - Hipnotizma Hakkında Bilgi


sohbet


Hipnotizma-Hipnotizma Nedir - Hipnotizma Hakkında Bilgi

Kişide mevcut şuurluluk durumunun başka bir şahıs tarafından çeşitli etkileme yollarıyla değiştirilmesi sonucunda ort Aya çıkan özel Uyku hâli. Hipnotizma veya daha yaygın olan adıyla hipnozda tam bir uyuma durumu söz konu su değildir. Uyutulan kişi sorulanlara cevap verebilir, telkin edilen bâzı istekleri yerine getirebilir. Hipnoz, çok kimsenin zannettiği gibi uyuyanın, uyutanın tamâmen irâdesi altına girmesi değildir. İki taraflı istek ile bu durum meydana getirilebilir.

On sekizinci yüz yılın ikinci yarısında Avusturyalı doktor Anton Mesmer, hastalarının üzerinden mıknatıslar geçirerek bu kişilerde ilgi çekici durumlar ort aya çıktığını gözlemişti. Mesmer’in uyguladığı bu tedâvi sırasında bir çeşit uyku- Bilinç değişmesi durumu ortaya çıkıyordu. Mesmer buna “ hayvan manyetizması” adını verdi ve doktordan hastaya mıknatıs ile geçen bir kuvvet veya etki ile ortaya çıktığına inandı. Fransız bilim Akademisi tarafından toplanan komite Mesmer’in tedâvisinin işlerliğini gördü, ancak onun dayandığı teorik temelleri reddetti ve Paris’te mesleğini yapmasına izin vermedi.

1878’de Fransız sinir mütehassısı J.M.Charcot ve öğrencileri hipnozun çeşitli basamakları olduğunu gösterdiler. Fransız doktoru Bernheim, hipnoz sırasında yapılan telkinin önemini ortaya koydu. Freud de çözümlemekte zor duruma düştüğü vak’alarda hipnozu kurtarıcı olarak görüyordu. Yüzyılımızda da hipnoz üzerinde çalışmalar sürdü ve İkinci Dünyâ Savaşından sonra iyice hızlandı. 1955’te İngiliz tıp Cemiyeti, 1958’de Amerikan Tıp Cemiyeti tıbbî tedâvide hipnozun yerini kabul ettiler.

hipnozla ilgili teoriler çok olup, ol ayı tek başına açıklayabilecek bir teori henüz yoktur. En eski teorilerden birisi, hipnozun bir çeşit uyku olduğudur. Rus ****oloğu İvan Pavlov bunu daha iyi açıklamış ve hipnozu uykuya geçmeden az önce ortaya çıkan, reflekslerin hâlen mevcut olduğu bir geçiş durumu olarak târif etmiştir. 1909’da Sander Frenczi hipnozun bir ana-çocuk anlaşması şeklinde olduğunu iddiâ etti ve yapanın bir cevap alabilmesi, yâhut başarılı olması için nâzik bir anne gibi konuşması gerektiğini belirtmiştir. Pensylvania Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi plastik Cerrahı Frank Marlowe; “Hipnoz, belli bir noktada toplanmış yoğun bir konsantrasyondur.” demekte ve ameliyatlarda narkoz vermeden hipnozdan istifâde etmektedir.

Hipnozun yapılması
Amaçlanan trans halinin (uyku ile uyanıklık arasında bir durum) sağlanabilmesi için çeşitli metodlar vardır. Bunlardan en bilineni “gözlerin karşılıklı tesbit edilmesi”dir. Hipnozcunun gözüne gözlerini diken şahısa giderek gözkapaklarının ağırlaştığı ve rahatlayarak uykuya geçtiği telkin edilir. Gözün sâbit olarak bakacağı herhangi bir nesne de aynı işi görmektedir. Bir başka metod da hipnotize edilene, elinde çeşitli hisler duyduğu ve elinin giderek havada yükseldiği telkin edilir. Şurası iyice bilinmelidir ki, hipnoz işi hipnotize edilenin isteği dışında çok nâdir istisnâlar hâricinde yapılamaz ve kişi direnirse onu uyutmak hemen hemen imkânsızdır.

Muhakkak ki, hipnoz hâlinin en ö nemli özelliği kişide ortaya çıkardığı telkine açık durumdur. Kişi hipnozcu tarafından ortaya konulan fikirleri tereddütsüzce kabul eder. Hattâ kişiye hipnozdan sonra yapacağı şeyler telkin edilince onları da kendiliğinden ve zamanları geldiğinde yerine getirir.

Hipnozla trans hâline geçirilen kişide ortaya çıkan yarı-uyku durumu üç basamaktan birinde olabilir. Bu basamaklar, “hafif”, “orta” ve “derin” hipnoz olarak nitelenir. Hafif trans denilen durumda, gözler kapalıdır, solunum yavaşlamıştır, kişi ancak basit telkinleri hipnozdan sonra yerine getirebilir. Orta derinlikteki trans hâlinde kısmî unutkanlık hâsıl olur, telkin yoluyla bâzı halüsinasyonlar ortaya çıkarılabilir. Derin transta genel unutkanlık ortaya çıkar. Kişi gözleri açık olduğu hâlde bile telkin edilenleri yapar. Bu şekilde kişinin belli bir Vücut kısmında telkinle hissizlik meydana getirilerek cerrâhî girişimler dahi yapılabilir.

Genel inanışın aksine, uyutulanın uyandırılmayıp trans halde sürekli olarak kalması diye bir şey söz konusu değildir. Çünkü hipnoz işlemi karşılıklı anlaşma, istek ve iletişim sâyesinde ortaya çıkar. Bir tarafın işi bırakması veya istememesi ile hipnoz biter.

Hipnozun kullanılışı: Dişçilik, doğum, cerrâhî dallarında hissizlik sağlamak üzere kullanılabilir. Psikiyatristler hastalarına geçmişte olmuş, hatırlamak istemedikleri veya şuuraltına attıkları olayları söyletmek için hipnozdan yararlanırlar. Hipnoz bundan başka çok sigara içme, oburluk, tırnak yeme gibi istenmeyen alışkanlıkları önlemede de kullanılır. “Otohipnoz” şahsın kendi kendine telkin ile trans hâle geçmesidir. Çeşitli işler bu yolla kendi kendinetelkin edilebilir. Örnek verilecek olursa, gece yatarken otohipnoz ile trans hâline geçen ve kendine sabah saat 7.00’ye kadar uyuyup o v akitte uyanmasını telkin eden kişi âdetâ kurulmuş bir saat gibi yedide uyanacaktır.

alıntı
Hipnotizma-Hipnotizma Nedir - Hipnotizma Hakkında Bilgi

Kişide mevcut şuurluluk durumunun başka bir şahıs tarafından çeşitli etkileme yollarıyla değiştirilmesi sonucunda ort Aya çıkan özel Uyku hâli. Hipnotizma veya daha yaygın olan adıyla hipnozda tam bir uyuma durumu söz konu su değildir. Uyutulan kişi sorulanlara cevap verebilir, telkin edilen bâzı istekleri yerine getirebilir. Hipnoz, çok kimsenin zannettiği gibi uyuyanın, uyutanın tamâmen irâdesi altına girmesi değildir. İki taraflı istek ile bu durum meydana getirilebilir.

On sekizinci yüz yılın ikinci yarısında Avusturyalı doktor Anton Mesmer, hastalarının üzerinden mıknatıslar geçirerek bu kişilerde ilgi çekici durumlar ort aya çıktığını gözlemişti. Mesmer’in uyguladığı bu tedâvi sırasında bir çeşit uyku- Bilinç değişmesi durumu ortaya çıkıyordu. Mesmer buna “ hayvan manyetizması” adını verdi ve doktordan hastaya mıknatıs ile geçen bir kuvvet veya etki ile ortaya çıktığına inandı. Fransız bilim Akademisi tarafından toplanan komite Mesmer’in tedâvisinin işlerliğini gördü, ancak onun dayandığı teorik temelleri reddetti ve Paris’te mesleğini yapmasına izin vermedi.

1878’de Fransız sinir mütehassısı J.M.Charcot ve öğrencileri hipnozun çeşitli basamakları olduğunu gösterdiler. Fransız doktoru Bernheim, hipnoz sırasında yapılan telkinin önemini ortaya koydu. Freud de çözümlemekte zor duruma düştüğü vak’alarda hipnozu kurtarıcı olarak görüyordu. Yüzyılımızda da hipnoz üzerinde çalışmalar sürdü ve İkinci Dünyâ Savaşından sonra iyice hızlandı. 1955’te İngiliz tıp Cemiyeti, 1958’de Amerikan Tıp Cemiyeti tıbbî tedâvide hipnozun yerini kabul ettiler.

hipnozla ilgili teoriler çok olup, ol ayı tek başına açıklayabilecek bir teori henüz yoktur. En eski teorilerden birisi, hipnozun bir çeşit uyku olduğudur. Rus ****oloğu İvan Pavlov bunu daha iyi açıklamış ve hipnozu uykuya geçmeden az önce ortaya çıkan, reflekslerin hâlen mevcut olduğu bir geçiş durumu olarak târif etmiştir. 1909’da Sander Frenczi hipnozun bir ana-çocuk anlaşması şeklinde olduğunu iddiâ etti ve yapanın bir cevap alabilmesi, yâhut başarılı olması için nâzik bir anne gibi konuşması gerektiğini belirtmiştir. Pensylvania Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi plastik Cerrahı Frank Marlowe; “Hipnoz, belli bir noktada toplanmış yoğun bir konsantrasyondur.” demekte ve ameliyatlarda narkoz vermeden hipnozdan istifâde etmektedir.

Hipnozun yapılması
Amaçlanan trans halinin (uyku ile uyanıklık arasında bir durum) sağlanabilmesi için çeşitli metodlar vardır. Bunlardan en bilineni “gözlerin karşılıklı tesbit edilmesi”dir. Hipnozcunun gözüne gözlerini diken şahısa giderek gözkapaklarının ağırlaştığı ve rahatlayarak uykuya geçtiği telkin edilir. Gözün sâbit olarak bakacağı herhangi bir nesne de aynı işi görmektedir. Bir başka metod da hipnotize edilene, elinde çeşitli hisler duyduğu ve elinin giderek havada yükseldiği telkin edilir. Şurası iyice bilinmelidir ki, hipnoz işi hipnotize edilenin isteği dışında çok nâdir istisnâlar hâricinde yapılamaz ve kişi direnirse onu uyutmak hemen hemen imkânsızdır.

Muhakkak ki, hipnoz hâlinin en ö nemli özelliği kişide ortaya çıkardığı telkine açık durumdur. Kişi hipnozcu tarafından ortaya konulan fikirleri tereddütsüzce kabul eder. Hattâ kişiye hipnozdan sonra yapacağı şeyler telkin edilince onları da kendiliğinden ve zamanları geldiğinde yerine getirir.

Hipnozla trans hâline geçirilen kişide ortaya çıkan yarı-uyku durumu üç basamaktan birinde olabilir. Bu basamaklar, “hafif”, “orta” ve “derin” hipnoz olarak nitelenir. Hafif trans denilen durumda, gözler kapalıdır, solunum yavaşlamıştır, kişi ancak basit telkinleri hipnozdan sonra yerine getirebilir. Orta derinlikteki trans hâlinde kısmî unutkanlık hâsıl olur, telkin yoluyla bâzı halüsinasyonlar ortaya çıkarılabilir. Derin transta genel unutkanlık ortaya çıkar. Kişi gözleri açık olduğu hâlde bile telkin edilenleri yapar. Bu şekilde kişinin belli bir Vücut kısmında telkinle hissizlik meydana getirilerek cerrâhî girişimler dahi yapılabilir.

Genel inanışın aksine, uyutulanın uyandırılmayıp trans halde sürekli olarak kalması diye bir şey söz konusu değildir. Çünkü hipnoz işlemi karşılıklı anlaşma, istek ve iletişim sâyesinde ortaya çıkar. Bir tarafın işi bırakması veya istememesi ile hipnoz biter.

Hipnozun kullanılışı: Dişçilik, doğum, cerrâhî dallarında hissizlik sağlamak üzere kullanılabilir. Psikiyatristler hastalarına geçmişte olmuş, hatırlamak istemedikleri veya şuuraltına attıkları olayları söyletmek için hipnozdan yararlanırlar. Hipnoz bundan başka çok sigara içme, oburluk, tırnak yeme gibi istenmeyen alışkanlıkları önlemede de kullanılır. “Otohipnoz” şahsın kendi kendine telkin ile trans hâle geçmesidir. Çeşitli işler bu yolla kendi kendinetelkin edilebilir. Örnek verilecek olursa, gece yatarken otohipnoz ile trans hâline geçen ve kendine sabah saat 7.00’ye kadar uyuyup o v akitte uyanmasını telkin eden kişi âdetâ kurulmuş bir saat gibi yedide uyanacaktır.

alıntı
__________________
#HerSeyCokGuzeℒoℒacak..ღ ❦
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
bilgi, hakkında, hipnotizma, hipnotizmahipnotizma, nedir

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Trombosit Nedir - Trombositler Hakkında Bilgi PySSyCaT Biyoloji 0 17 Ekim 2014 10:48
Hipnotizma nedir? Seyra Meal , Fıkıh ve Dini Sorular 0 23 Ağustos 2014 14:19
Kür nedir, kürler hakkında bilgi Amelia Diyet ve Sağlıklı Beslenme 1 07 Şubat 2014 13:47
Ben Nedir? Vücuttaki Benler Neden Ve Nasıl Oluşur? Kırmızı benler hakkında bilgi Zen Sağlık Köşesi 0 05 Şubat 2013 16:36
İmam Hatip Nedir,Hakkında Bilgi. Zen İslamiyet 0 14 Kasım 2012 18:09