IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18 Eylül 2016, 19:44   #1
Çevrimdışı
Stockholm Sendromu Ne demek?


-- Sponsor Baglantı --


Stockholm Sendromu Ne demek?

Ülkemizde pek çok kadın, duygusal olarak bağlandığı kişilerin tüm eziyetine, baskısına, gördüğü ruhsal ve fiziksel şiddete rağmen, çeşitli nedenlerle ilişkisini sürdürmeye devam ediyor. “Beni dövüyor ama seviyor” diyerek savunmaya geçen bu kişilerin Stockholm Sendromu yaşadığını ifade eden uzmanlar, bundan kurtulmanın, insanın kendi elinde olduğunu belirtiyor.
1973 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de yaşanan banka soygunu sırasında rehin alınan kişilerin, daha sonra soyguncularla yakınlaşması ve onları haklı bulması, hatta bazılarının soyguncularla evlenmesiyle ortaya çıkan Stockholm Sendromu, günümüz ilişkilerinde de yaşanmaya devam ediyor.


SEVGİ VE BAĞLANMA İHTİYACI
Yaprak Psikiyatrik ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi kurucusu Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, Stockholm Sendromu’nun, dışarıdan bakıldığında çekilmeyecek ilişkilere katlanan, sürdürülmeyecek evliliği sürdüren insanların, kendilerine bunu yaşatan kişiye duyduğu bağımlılığı anlattığını ifade etti. “Bir insan neden kendine eziyet eden bir insanı sever, onu haklı bulur ve ilişkisini sürdürür?” sorusuna yanıt veren Yurdakul, “Bunu farklı şekillerde açıklamak mümkün. Şiddet olaylarında can korkusu, evliliklerde yaşamını finansal olarak sürdürememe korkusu, ikili ilişkilerde bir daha kendisini kimsenin sevmeyeceği korkusu ilişkiyi sürdürmenin mantıklı açıklaması olarak alınabilir. Sürekli olarak kendisini baskılayan, evden dışarı çıkartmayan, gittiği yerlerin fotoğrafını çekip yollamasını isteyen, günün 24 saati baskı kuran birini bir insan nasıl sever ve ilişkisini sürdürür? Bunun temelinde insanın sevgi ve bağlanma ihtiyacı yer alır” dedi.
Pek çok kişinin, “Beni dövüyor ama seviyor” düşüncesiyle şiddeti kabullendiğini belirten Yurdakul, şunları söyledi:
“Kendisini sınırlandırmanın sevginin bir parçası olduğuna inanan, kendisini sürekli olarak onun dediklerini yapmaya mecbur hisseden kişiler, kimi zaman bunun aynısını karşı tarafa uygularken kimi zaman da tek taraflı ve gönüllü olarak bunu sürdürmekte ve bu duruma anlam veremeyenlere de zaten kendisini anlayamayacaklarını söylemektedir.”

TERCİH YA DA BAĞIMSIZLAŞMA SORUNU

Çocukluklarında sevgi görmeyen, sevgi ihtiyacı hisseden insanların bunu daha sık yaşadığını vurgulayan Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, “Bu kişiler, kendilerini seven insanlar için bedel ödemeyi, gerekirse acı çekmeyi göze almakta ve dışarıdan bakıldığında mantıksız ilişkileri böyle sürdürmektedir. Sonuçta bir gün yaşadıklarının anlamsızlığını keşfedip ayrılma yolunu seçtiğinde, karşı taraftan gelen suçlamaları göğüslemek zorunda kalmakta, bunun sonucunda da ya o ilişkiyi bitirmeyi göze alamamakta ve bu şekilde sürdürmekte veya her şeyi göze alıp bu ilişkiden kendini koparmaktadır. Bu bir tercih ya da bağımsızlaşma sorunudur” ifadelerini kullandı.

KURTULMAK İNSANIN KENDİ ELİNDE
Stockholm Sendromu yaşayan kişilerin, yaşadıklarını anlamsız buldukları ve kurtulmayı istedikleri oranda bundan kurtulabildiğini, ancak gerçekten istemeleri gerektiğini anlatan Yurdakul, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kendi başlarına yapamadıklarında psikiyatrik ya da psikolojik yardım almaları gerekmekte, ancak bu sayede daha sağlıklı ilişkilere kavuşabilmektedirler. Stockholm Sendromu bir yazgı değil, tercihtir. Kurtulmak da kurbanın elindedir.”


Alinti.
Stockholm Sendromu Ne demek?

Ülkemizde pek çok kadın, duygusal olarak bağlandığı kişilerin tüm eziyetine, baskısına, gördüğü ruhsal ve fiziksel şiddete rağmen, çeşitli nedenlerle ilişkisini sürdürmeye devam ediyor. “Beni dövüyor ama seviyor” diyerek savunmaya geçen bu kişilerin Stockholm Sendromu yaşadığını ifade eden uzmanlar, bundan kurtulmanın, insanın kendi elinde olduğunu belirtiyor.
1973 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de yaşanan banka soygunu sırasında rehin alınan kişilerin, daha sonra soyguncularla yakınlaşması ve onları haklı bulması, hatta bazılarının soyguncularla evlenmesiyle ortaya çıkan Stockholm Sendromu, günümüz ilişkilerinde de yaşanmaya devam ediyor.


SEVGİ VE BAĞLANMA İHTİYACI
Yaprak Psikiyatrik ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi kurucusu Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, Stockholm Sendromu’nun, dışarıdan bakıldığında çekilmeyecek ilişkilere katlanan, sürdürülmeyecek evliliği sürdüren insanların, kendilerine bunu yaşatan kişiye duyduğu bağımlılığı anlattığını ifade etti. “Bir insan neden kendine eziyet eden bir insanı sever, onu haklı bulur ve ilişkisini sürdürür?” sorusuna yanıt veren Yurdakul, “Bunu farklı şekillerde açıklamak mümkün. Şiddet olaylarında can korkusu, evliliklerde yaşamını finansal olarak sürdürememe korkusu, ikili ilişkilerde bir daha kendisini kimsenin sevmeyeceği korkusu ilişkiyi sürdürmenin mantıklı açıklaması olarak alınabilir. Sürekli olarak kendisini baskılayan, evden dışarı çıkartmayan, gittiği yerlerin fotoğrafını çekip yollamasını isteyen, günün 24 saati baskı kuran birini bir insan nasıl sever ve ilişkisini sürdürür? Bunun temelinde insanın sevgi ve bağlanma ihtiyacı yer alır” dedi.
Pek çok kişinin, “Beni dövüyor ama seviyor” düşüncesiyle şiddeti kabullendiğini belirten Yurdakul, şunları söyledi:
“Kendisini sınırlandırmanın sevginin bir parçası olduğuna inanan, kendisini sürekli olarak onun dediklerini yapmaya mecbur hisseden kişiler, kimi zaman bunun aynısını karşı tarafa uygularken kimi zaman da tek taraflı ve gönüllü olarak bunu sürdürmekte ve bu duruma anlam veremeyenlere de zaten kendisini anlayamayacaklarını söylemektedir.”

TERCİH YA DA BAĞIMSIZLAŞMA SORUNU

Çocukluklarında sevgi görmeyen, sevgi ihtiyacı hisseden insanların bunu daha sık yaşadığını vurgulayan Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, “Bu kişiler, kendilerini seven insanlar için bedel ödemeyi, gerekirse acı çekmeyi göze almakta ve dışarıdan bakıldığında mantıksız ilişkileri böyle sürdürmektedir. Sonuçta bir gün yaşadıklarının anlamsızlığını keşfedip ayrılma yolunu seçtiğinde, karşı taraftan gelen suçlamaları göğüslemek zorunda kalmakta, bunun sonucunda da ya o ilişkiyi bitirmeyi göze alamamakta ve bu şekilde sürdürmekte veya her şeyi göze alıp bu ilişkiden kendini koparmaktadır. Bu bir tercih ya da bağımsızlaşma sorunudur” ifadelerini kullandı.

KURTULMAK İNSANIN KENDİ ELİNDE
Stockholm Sendromu yaşayan kişilerin, yaşadıklarını anlamsız buldukları ve kurtulmayı istedikleri oranda bundan kurtulabildiğini, ancak gerçekten istemeleri gerektiğini anlatan Yurdakul, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kendi başlarına yapamadıklarında psikiyatrik ya da psikolojik yardım almaları gerekmekte, ancak bu sayede daha sağlıklı ilişkilere kavuşabilmektedirler. Stockholm Sendromu bir yazgı değil, tercihtir. Kurtulmak da kurbanın elindedir.”


Alinti.
__________________
Ponçik kızını bekleyen tatliş bir hatun..
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
ruh, ruh sagligi, stockholm sendromu, stockholm sendromu ne demek

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Stockholm Moda Haftası Sokak Modası daiSy Sokak Modası 0 09 Eylül 2016 23:10
TRAWMATİK BAĞLANMA (STOCKHOLM SENDROMU) Lcia Ruh Sağlığı 0 20 Ocak 2015 13:55
Stockholm Katliamı efLatun Dünya Tarihi 0 26 Mart 2012 21:50
Volkan: “Fenerbahçe demek, onur demek, şeref demek” Kalemzede Süper Lig (Anadolu Takımları) 0 02 Kasım 2011 16:56
Stockholm Metrosu/İsveç Afrodit Dünya üzerindeki yerler ve tarihi mekanlar 2 22 Eylül 2011 21:26