IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09 Temmuz 2019, 01:06   #1
Çevrimiçi
Popüler çizgi film karakterleri ve çocuk ruh sağlığı


-- Sponsor Baglantı --


Popüler çizgi film karakterleri ve çocuk ruh sağlığı


Çocuk psikiyatrı olarak sosyal gözlem yapmak benim vazgeçilmezim. Özellikle çocukların dünyasında yeni moda olan akımları çok yakından takip ediyorum. Bu sayede onların dünyasına daha iyi ulaştığımı hissediyorum. Son 3 ay içerisinde peş peşe gerçekleşen başvurular dikkatimi çekti. Karton karakterleri gerçek zanneden, onlardan korkan, bir gölgenin içinden veya duvarın arasından yassı hale dönüşerek ortaya çıkacağını zannederek bu karakterleri korkulu gözlerle arayan/ ortaya çıkacağını öngören veya onların büyüsel güçlerini kendilerinde mevcut olduğunu düşünen, yaşları 8.5-11 yaş arasındaki çocuklardan bahsediyorum…

Bu çocukların ortak özellikleri dış dünyaya dair gerçeklik duygularını koruyamıyor veya zorlukla koruyor olmaları. Zamanlarının çoğunu bu karakterlerden bahsederek geçiriyorlar veya onlardan etkilendiklerini gösteren bir davranış sergiliyorlar. Aileleri istedikleri kadar bu karakterlerin hayali olduğunu anlatmaya çalışsınlar, ancak tek karakter konusunda ikna olabiliyorlar. Bir süre sonra başka bir sürükleyici karton karakterle ilgili olarak benzer zihinsel süreçleri yaşamaya başlıyorlar.

“Ben de ……….karakter gibi ölümsüzüm. Bu bıçağı kendime saplasam bana bir şey olmaz!” diyerek, mutfaktan ellerine geçirdikleri bir bıçağı karınlarına saplamaya çalışabiliyorlar.!!!!!!! Bir günün en az 6 saatini bu karakterleri düşünerek, geçiriyorlar. Takıntılı halde akıllarına gelen bu düşüncelere engel olamıyorlar. Bu karakterlerin kendilerine zarar vermesinden ürküyor ve ürperiyorlar. Bazıları, bunun saçma olduğunu bilse dahi bu düşünceleri an’lık olarak “gerçekmiş” gibi yaşayabiliyor. Bazıları, “saçma” olduğunu bilse dahi, bu düşünceleri aklından kovamıyor. Akşamları tek başlarına yatamıyorlar. Bir odadan diğer odaya tek başlarına geçemiyorlar. Bazıları bu karakterleri “gerçekmiş” gibi algılıyor. Kendilerini de bu üstün karakterler gibi “güçlü, yenilmez ve ölümsüz” olarak idrak edebiliyor ve buna göre davranmaya kalkışabiliyor! Bazı çocuklarsa, kendilerini gerçek arkadaşlarından izole edip, tamamen karton karakterlerin hayatını taklit ederek yaşama ve paralel düşünce sürecine girme akışına kapılabiliyor!

Sinir sisteminin gelişmesi açısından çocuklar yaklaşık olarak 9 yaşına kadar somut düşünce aşamasındadırlar. Ek olarak, büyüsel düşüncenin etkisi altındadırlar. Gerçek dışı kavramlara rahatlıkla inanabilirler. Zihinlerini bunlarla meşgul edebilirler. Çocuklar, 9 yaşından sonra soyut düşünce aşamasına geçerler. Gerçek ve gerçek dışı arasındaki farkı ve mecaz anlamları ancak bu yaştan sonra idrak edebilirler. Normal gelişim gösteren bir çocukta dokuz yaşından sonra gerçeği değerlendirme yetisinin bozuk seyretmesi “çocukluk çağı psikozu” ön teşhisini akla getirmektedir. Beyin normal gelişimini tamamlamadan önce, erken dönemde yaşanan böylesine süreçler, beyinsel gelişimi sınırlamaya ve bozmaya yol açar. Öyle ki, çocuğun normal zihinsel gelişimi yakalamasına engel oluşturabilir. Takıntılar (obsesyon) ve bunları nötralize etmek adına yapılan ritüellerle (kompulsiyon) seyreden hastalığı “obsesif kompulsif bozukluk” (OKB) adı verilir. Normal çocukluk döneminin seyrinde 4-5 yaşlarındaki çocuklar “aynılığın ısrarı” temalı bazı ritüellerin gerçekleştirilmesi hususunda ısrarcı davranabilirler. Bir yere giderken aynı yerden geçme, aynı kıyafeti giyme, bazı şeyleri aynı sırayla yapma bunlar arasında sayılabilir. İlerleyen yaşlarda bu belirtiler genellikle geçer. Geçmeyen vak’alarda, çocukluk dönemi OKB’si 7-8 veya 11-13 yaşlarından itibaren başlayacak şekilde kendini gösterebilir. Bu tarz karton karakterlere yönelik aşırı düşünce uğraşları “çocukluk başlangıçlı OKB’yi” tetikleyebilmektedir. Bu hastalığın ana belirtilerinden birisi olan teyit etme ve anlatma kompulsiyonları” bu çocuklarda aniden ortaya çıkabilmektedir. Anne-babalarını saatlerce soru ve teyit alma yağmuruna tutabilmekte ve saatler süren ikna çabalarına rağmen tatmin olamamaktadırlar. Çocuğun zihinsel gelişimi açısından büyük risk taşıyan böylesi durumların ortaya çıkmasını engellemek adına ebeveyn neler yapabilir?

-Çocuğunuzun seyredeceği karton filmi öncelikle siz seyredin. Gerçeğin abartılı şekilde ötesinde ve/veya korkutucu-ürkütücü olan, vahşet ve şiddet barındıran, kötüyü kahraman kılma temalarını savunan filmleri çocuklarınıza seyrettirmeyin.

-Zamanı sınırlayın. Sekiz yaşına kadar bir çocuk günde en fazla 3 karton film seyretmelidir. Bunu da sabah ve akşama yaymak en uygunudur.

-Söz konusu kahramanlar ve işlenen temalar hakkında çocuklarınızla konuşun. Onlara gerçekçi mesajlar vererek doğruyu görmelerini sağlayın. Çocuğunuzun zihinsel süreçlerinde bu kahramanlara yönelik amacını aşan bir “takılma” sezinliyorsanız, hiç vakit kaybetmeden bir çocuk psikiyatrına başvurun ve profesyonel yardım alın. Unutmayın ki, bu konularda çocuğunuza yapacağınız saatler süren uzun açıklamalar, onları tatmin etmekten ziyade, takıntılarını pekiştirecek, ruhsal hastalıklara zemin hazırlayacaktır.

En son olarak da şunu eklemek istiyorum:

Çocukların ruhsal süreçlerine dokunacak böylesine etkili karton filmler çekecek olan yapımcıların, senaryoyla ilgili olarak bir çocuk ruh sağlığı profesyonelinden mutlaka danışmanlık alması gerektiği kanaatindeyim. Unutulmaması gereken bir gerçek, “ruh sağlığı yerinde olan çocuklar, sağlıklı bir toplumun öncüsü ve vazgeçilmezidir”.



Dr. Öğr. Üyesi Neslim DOKSAT
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi
Popüler çizgi film karakterleri ve çocuk ruh sağlığı


Çocuk psikiyatrı olarak sosyal gözlem yapmak benim vazgeçilmezim. Özellikle çocukların dünyasında yeni moda olan akımları çok yakından takip ediyorum. Bu sayede onların dünyasına daha iyi ulaştığımı hissediyorum. Son 3 ay içerisinde peş peşe gerçekleşen başvurular dikkatimi çekti. Karton karakterleri gerçek zanneden, onlardan korkan, bir gölgenin içinden veya duvarın arasından yassı hale dönüşerek ortaya çıkacağını zannederek bu karakterleri korkulu gözlerle arayan/ ortaya çıkacağını öngören veya onların büyüsel güçlerini kendilerinde mevcut olduğunu düşünen, yaşları 8.5-11 yaş arasındaki çocuklardan bahsediyorum…

Bu çocukların ortak özellikleri dış dünyaya dair gerçeklik duygularını koruyamıyor veya zorlukla koruyor olmaları. Zamanlarının çoğunu bu karakterlerden bahsederek geçiriyorlar veya onlardan etkilendiklerini gösteren bir davranış sergiliyorlar. Aileleri istedikleri kadar bu karakterlerin hayali olduğunu anlatmaya çalışsınlar, ancak tek karakter konusunda ikna olabiliyorlar. Bir süre sonra başka bir sürükleyici karton karakterle ilgili olarak benzer zihinsel süreçleri yaşamaya başlıyorlar.

“Ben de ……….karakter gibi ölümsüzüm. Bu bıçağı kendime saplasam bana bir şey olmaz!” diyerek, mutfaktan ellerine geçirdikleri bir bıçağı karınlarına saplamaya çalışabiliyorlar.!!!!!!! Bir günün en az 6 saatini bu karakterleri düşünerek, geçiriyorlar. Takıntılı halde akıllarına gelen bu düşüncelere engel olamıyorlar. Bu karakterlerin kendilerine zarar vermesinden ürküyor ve ürperiyorlar. Bazıları, bunun saçma olduğunu bilse dahi bu düşünceleri an’lık olarak “gerçekmiş” gibi yaşayabiliyor. Bazıları, “saçma” olduğunu bilse dahi, bu düşünceleri aklından kovamıyor. Akşamları tek başlarına yatamıyorlar. Bir odadan diğer odaya tek başlarına geçemiyorlar. Bazıları bu karakterleri “gerçekmiş” gibi algılıyor. Kendilerini de bu üstün karakterler gibi “güçlü, yenilmez ve ölümsüz” olarak idrak edebiliyor ve buna göre davranmaya kalkışabiliyor! Bazı çocuklarsa, kendilerini gerçek arkadaşlarından izole edip, tamamen karton karakterlerin hayatını taklit ederek yaşama ve paralel düşünce sürecine girme akışına kapılabiliyor!

Sinir sisteminin gelişmesi açısından çocuklar yaklaşık olarak 9 yaşına kadar somut düşünce aşamasındadırlar. Ek olarak, büyüsel düşüncenin etkisi altındadırlar. Gerçek dışı kavramlara rahatlıkla inanabilirler. Zihinlerini bunlarla meşgul edebilirler. Çocuklar, 9 yaşından sonra soyut düşünce aşamasına geçerler. Gerçek ve gerçek dışı arasındaki farkı ve mecaz anlamları ancak bu yaştan sonra idrak edebilirler. Normal gelişim gösteren bir çocukta dokuz yaşından sonra gerçeği değerlendirme yetisinin bozuk seyretmesi “çocukluk çağı psikozu” ön teşhisini akla getirmektedir. Beyin normal gelişimini tamamlamadan önce, erken dönemde yaşanan böylesine süreçler, beyinsel gelişimi sınırlamaya ve bozmaya yol açar. Öyle ki, çocuğun normal zihinsel gelişimi yakalamasına engel oluşturabilir. Takıntılar (obsesyon) ve bunları nötralize etmek adına yapılan ritüellerle (kompulsiyon) seyreden hastalığı “obsesif kompulsif bozukluk” (OKB) adı verilir. Normal çocukluk döneminin seyrinde 4-5 yaşlarındaki çocuklar “aynılığın ısrarı” temalı bazı ritüellerin gerçekleştirilmesi hususunda ısrarcı davranabilirler. Bir yere giderken aynı yerden geçme, aynı kıyafeti giyme, bazı şeyleri aynı sırayla yapma bunlar arasında sayılabilir. İlerleyen yaşlarda bu belirtiler genellikle geçer. Geçmeyen vak’alarda, çocukluk dönemi OKB’si 7-8 veya 11-13 yaşlarından itibaren başlayacak şekilde kendini gösterebilir. Bu tarz karton karakterlere yönelik aşırı düşünce uğraşları “çocukluk başlangıçlı OKB’yi” tetikleyebilmektedir. Bu hastalığın ana belirtilerinden birisi olan teyit etme ve anlatma kompulsiyonları” bu çocuklarda aniden ortaya çıkabilmektedir. Anne-babalarını saatlerce soru ve teyit alma yağmuruna tutabilmekte ve saatler süren ikna çabalarına rağmen tatmin olamamaktadırlar. Çocuğun zihinsel gelişimi açısından büyük risk taşıyan böylesi durumların ortaya çıkmasını engellemek adına ebeveyn neler yapabilir?

-Çocuğunuzun seyredeceği karton filmi öncelikle siz seyredin. Gerçeğin abartılı şekilde ötesinde ve/veya korkutucu-ürkütücü olan, vahşet ve şiddet barındıran, kötüyü kahraman kılma temalarını savunan filmleri çocuklarınıza seyrettirmeyin.

-Zamanı sınırlayın. Sekiz yaşına kadar bir çocuk günde en fazla 3 karton film seyretmelidir. Bunu da sabah ve akşama yaymak en uygunudur.

-Söz konusu kahramanlar ve işlenen temalar hakkında çocuklarınızla konuşun. Onlara gerçekçi mesajlar vererek doğruyu görmelerini sağlayın. Çocuğunuzun zihinsel süreçlerinde bu kahramanlara yönelik amacını aşan bir “takılma” sezinliyorsanız, hiç vakit kaybetmeden bir çocuk psikiyatrına başvurun ve profesyonel yardım alın. Unutmayın ki, bu konularda çocuğunuza yapacağınız saatler süren uzun açıklamalar, onları tatmin etmekten ziyade, takıntılarını pekiştirecek, ruhsal hastalıklara zemin hazırlayacaktır.

En son olarak da şunu eklemek istiyorum:

Çocukların ruhsal süreçlerine dokunacak böylesine etkili karton filmler çekecek olan yapımcıların, senaryoyla ilgili olarak bir çocuk ruh sağlığı profesyonelinden mutlaka danışmanlık alması gerektiği kanaatindeyim. Unutulmaması gereken bir gerçek, “ruh sağlığı yerinde olan çocuklar, sağlıklı bir toplumun öncüsü ve vazgeçilmezidir”.



Dr. Öğr. Üyesi Neslim DOKSAT
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi
__________________
Ben hoşça’ kalırım da, sen şu hayatta gördüğüm en hoş ‘çakalsın’
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
cocuk psikolojı, obsesyon

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çocuk'luğunuzda En Çok İzlediğiniz Cizgi Film Hangisiydi ? Sır Antikacı 8 24 Haziran 2018 11:09
Tüm zamanların en popüler çizgi filmi artık Android'de! yaSmin Oyun Dünyasından Son Haberler 1 05 Aralık 2013 09:21
Uyuşturucu Kullanan Çocuk Karakterleri Lady Ekstra 1 18 Mayıs 2010 21:28
Sinema Tarihinin En İyi Giyinen Film Karakterleri Kralice Sinema Dünyası 0 12 Haziran 2008 14:40