IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09 Temmuz 2019, 01:13   #1
Çevrimdışı
Ruh sağlığı, psikoloji, psikiyatri, ve terapi


-- Sponsor Baglantı --


Ruh sağlığı, psikoloji, psikiyatri, ve terapi



Dünya sağlık örgütü sağlığın tanımını “Sağlık, yalnızca hasta veya sakat olmamak değil bedenen, ruhen ve sosyal yönlerden tam bir iyilik halidir.” şeklinde yapmaktadır.İnsanların hayatlarını sağlıklı ve mutlu bir şekilde devam ettirebilmesi için ruh sağlığına önem vermesi gereklidir. Ruh sağlığı kişinin aile, sosyal, mesleki yaşantılarını etkilediği gibi, fiziksel sağlığınıda etkilemektedir. Bu nedenle sağlıklı olmanın koşullarından birisi olan ruhsal yönden iyilik hali son dönemlerde daha çok önemsenmektedir. Ruh hali ile ilgilenen bilim dalıda psikolojidir. Bir çoğumuzun günlük konuşmalarının içerisinde yer almaya başlayan psikoloji konusunda, “Psikoloji nedir?”, “Psikiyatris ve psikolog kimdir?”, “Psikoterapi nedir?” gibi sorularınızın yanıtını bu yazıda bulabilirsiniz.

PSİKOLOJİ ve PSİKİYATRİ NEDİR?

Psikoloji günümüzde var olan tüm bilimsel disiplinlerden en eskilerinden birisidir. Çünkü insanoğlu eskiden beri davranışlarından, insan doğasına ait kurgulardan etkilenmiştir. Bu nedenle bir çok teolojik ve felsefi görüş ortaya atılmıştır. M.Ö. 4. ve 5. yüzyıllarda Platon, Aristo ve diğer Yunan düşünürleri, günümüz psikologlarının ilgilendiği pek çok sorunla uğraşmışlardır. Bellek, motivasyon, algı, öğrenme, rüyalar ve irrasyonel davranışlar gibi pek çok alan bügün de geçmişte de sorgulanmıştır. Fakat psikoloji en eski disiplinlerden olduğu gibi en yenilerinden de birisidir. Bu çelişki 19.yüzyıl psikologlarından Hermann Ebbinghaus tarafından kısaca “psikoloji uzun bir geçmişe fakat kısa bir tarihe sahiptir.” şeklinde ifade edilmiştir. İlk kullanımı Aristo zamanında olan “Psikoloji” kelimesi o zamanlar yaşamın özü, hayatın özü anlamında kullanılıyordu. Günümüzde bir bilim dalı olan psikoloji “Ruh Bilimi” olarak tanımlanabilir. İnsan ve hayvan davranışlarının bilişsel (akıl) süreçleri ile ilgilenen psikoloji, ruhsal ve davranışsal değişikliklerin nedenlerini araştırır. Gündelik hayatımızda ise psikoloji, kişinin kendisinde fark ettiği ve hissettiği her şeyle ilgilidir. Psikiyatri, başlıca ilgi alanı beyin hastalıkları olan bir tıp dalıdır. Psikiyatri bir çok yan dalları içermektedir. Psikiyatri alanında düşünce davranış ve duygu değişiklikleri ile kendini gösteren olumsuz haller yer alır. Psikiyatri bu hastalıkların tanı ve tedavileriyle uğraşır. Psikiyatrik hastalıkların ortaya çıkışında bedensel ve dış ortama bağlı oluşan değişikliklerin etki derecesi hastalıktan hastalığa değişebilir. Örneğin guatr hastalığında sık görülen agresif davranışlar veya depresyon bedensel bir duruma bağlı ortaya çıkmıştır. Guatrı tedavi edilen kişinin bu şikayetleride ortadan kalkar. Fakat bir kayıp, vefaat sonrası yaşanan depresyon ise dış ortama bağlı ortaya çıkmıştır ve depresyonun tedavi edilmesi gerekir.

PSİKOLOG VE PSİKİYATRİS KİMDİR?

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki ruhsal-davranışsal değişimler beyindeki kimyaların değişimine bağlı ortaya çıkabilmektedir. Beyindeki kimyanın değişimiyle ortaya çıkan ruh hastalıklarının incelenmesi, teşhisi, tedavisi ve önlenmesi konusunda uzmanlaşan tıp alanı psikiyatridir. Psikiyatrisler, tıp fakültesinden mezun olmuş ve ondan sonra 4 yıl psikiyatri uzmanlığı yapmış hekimlerdir. Aldıkları eğitimle genel hastalıklar hakkında bilgi sahibi oldukları için fiziksel kaynaklı olduğu düşünülen rahatsızlıkların psikolojik nedenlere dayanıp dayanmadığı konusunda tanı koyabilecek, gerektiğinde tedavi etme bilgisine sahip uzmanlardır. Psikologlar ise, edebiyat fakültesi psikoloji bölümünden mezun olan kişilerdir. Psikologlar, bazı özel eğitimler aldıktan sonra psikoterapi yapmaya hak kazanırlar. Psikoterapi, ruhsal hastalıkların tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. İnsan doğumundan ölümüne kadar pek çok süreçten geçer. Bu süreç farklı yaşam tecrübelerini içerir. Psikoloji, bu yaşam dönemlerinin her birinde insanın ruhsal yapısı ve davranışları nasıl etkileniyor, kişiyi rahatsız eden problemler olursa bu problemin kaynağı nedir, nasıl çözülebilir gibi konularla da ilgilidir. Bu nedenle ruhsal hastalıkların tedavisinde bir yöntem olarak kullanılan psikoterapi, yaşam olayları karşısında uyum sağlayabilme, yaşam olaylarını kendi lehine çevirebilme ya da zaman zaman basit bir sorunun çözümünde de kullanılabilir.

PSİKOTERAPİ NEDİR?

Düşünce, duygu ve davranışları, konuşma, ilişki kurma yolları ile etkileyerek değiştirme ve iyileştirmeye psikoterapi denir. Psikoterapiye verilen anlam çok geniş bir yelpazeye yayıldığı için bütün telkin, ikna (inandırma), rehberlik, eğitim ile kişiyi değiştirme yolları hasta ile hekim arasındaki her konuşma psikoterapi kapsamına girebilir. Ancak iyileştirici psikoterapi deyince, ruhbilim bilgilerine dayanan, eğitimli kişilerce uygulanan, ruhsal bozukluğun iyileşmesi için hasta ile olumlu bir ilişki içinde özel teknikler kullanılan, mutlaka çerçevesi belirlenmiş, yapılandırılmış programı olan ve evrensel uygulanabilirliği olan uygulamalar anlaşılır.

PSİKOANALİZ VE PSİKOANALİTİK PSİKOTERAPİ

Psikoanaliz, hipnoz tekniğini kullanarak hastalarını tedaviye başlamıştı. 1881'de Anna O. adlı hasta Josef Breuer hastanın semptomlarının hipnozaltındayken sözel olarak ifade ettiğinde kaybolduğunu gözlemledi. Daha sonra Sigmund Freud, Breuer'le birlikte çalışarak Histerinin, travmatik bir yaşantı sonucu, o yaşantının bilinç tarafından engellenerek çeşitli semptomlar şeklinde ortaya çıkışı şeklinde açıkladılar. Freud daha sonra hipnoz tekniğini kullanmayıp hastalarını yatağa uzanıp, gözlerini kapatarak semptomları ile ilgili geçmiş yaşantılarına yoğunlaşma yöntemini uyguladı. Bu yoğunlaşma tekniği, hastaların düşüncelerini baskılamadan akıllarına ne gelirse söylemelerinin istendiği serbest çağrışım yöntemini ortaya çıkardı. Bu yöntem günümüzde de kullanılan başlıca yöntemlerdendir. Psikonalizin diğer yöntemlerinden Düşlerin Yorumu'unda Freud bilinç, bilinç öncesi ve bilinç dışını içeren zihnin topoğrafik modelini tanımladı. Psikoanalizde modern gelişmeler, ego işlevlerinin daha çok anlaşılmasına, erken ilişkilerin rolüne ve analistle hasta arasındaki ilişkiye odaklanmıştır. Tedavi süresi belirsiz olmakla birlikte 3-6 yıl bazen de daha uzunda sürebilir. Bu nedenle maddi olarak hastanın ya da sigorta şirketlerinin çok tercih ettiği bir yöntem değildir. Psikoanalitik psikoterapi de ise, hastanın son çatışmalarına ve son dinamik örüntülerine-yani, hastanın diğer kişiler ve kendileriyle sorunlarının analizine odaklanır. Psikoanalizin aksine serbest çağrışım tekniğini az kullanıp, hastanın terapiste olan tepkisini psikoanalizdeki kadar çok yorumlamaz. Psikoanalitik tedaviyi psikoanalizden ayıran şey, genellikle yatağın kullanılmamasıdır.

BİLİŞSEL-DAVRANIŞÇI TERAPİ

Bilişsel Terapi, “olaylar karşısında yaşanan duygular ve verilen davranışsal tepkiler o olaya verilen anlamla ilişkilidir” temel savıyla inşa edilmiştir. Buna göre olaylar karşısında kişinin yaşadığı duygusal ve davranışsal tepkileri anlamak için aklından geçen düşüncelere odaklanmak ve tespit etmektir. Kişinin dünyayı algılaşı, kişinin geçmiş yaşantısında gelişen şemalara dayanan bilişlere (biliçteki sözel ya da resimsel fikirler) bağlıdır. Düşünceler fakedilme ve birbirini etkileme açısından üçe ayrılır. Herhangi bir olay sırasında ya da hemen öncesi ya da sonrasında ortaya çıkan, çok hızlı ve kontrollü olmayan düşünceler “otomatik düşünceler”dir. Daha sonra ise bilişsel yapıda “ara inançlar” yer alır. Ara inançlar, şemalardan hareketle oluşturulan kişinin hayatına dair tutum, kural ve varsayımlardan oluşur. “Şemalar” ise bilişsel yapının en altında yer alır. Kişinin kendisine, diğerlerine, dış dünyaya hayata dair temel bakışını ifade eden zihinsel yapı taşlarıdır. Aaron Beck tarafından geliştirilen bilişsel terapiye göre, kişi tüm deneyimlerini yetenekli ve yeterli olup olmamasına göre yorumlarsa, düşüncelerinde “Herşeyi mükemmel yapmalıyım yoksa başarısız olurum” hakim olur. Davranışçı teknikler, bilişsel teknikler ile baş başa gider. Uyumsuz ve gerçek dışı bilişleri incelemek ve değiştirmek için davranış teknikleri kullanılır. Bu tekniklerin tüm amacı hastaların gerçek dışı ya da abartılı düşüncelerini anlamalarına ve sorunlarla başetme yollarını ve yeni stratejileri öğrenmelerine yardımcı olmaktır. Tedavi planlı, yapılandırılmış görüşmelerden oluşmaktadır. Bu yapılandırılmış görüşmeler günlük işlevleri bozan problem ve kısa sürede tedavi odaklıdır. Problem merkezli, çözümü daha kısa sürede olduğu için hastalar ve sigorta şirketleri tarafından en çok tercih edilen psikoterapi yöntemidir. Her geçen gün başarısı ve etkisi kanıtlanmış Bilişsel-Davranışçı Terapiler bir çok hastalığın tedavisinde uygulanmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapiyi uygulayacak kişilerin bu yöntemin teorik ve uygulama alanında eğitimli terapistler olması gerekmektedir. Aksi takdirde görüşmeler etkili bir profesyonel yardım yerine, tekrarlanan olumsuz tutum ve yargıları sonlandırmayan bir arkadaş tavsiyesine dönüşecektir.




Psk. Aysel ÜLGÜNER
Psikoloji
Ruh sağlığı, psikoloji, psikiyatri, ve terapi



Dünya sağlık örgütü sağlığın tanımını “Sağlık, yalnızca hasta veya sakat olmamak değil bedenen, ruhen ve sosyal yönlerden tam bir iyilik halidir.” şeklinde yapmaktadır.İnsanların hayatlarını sağlıklı ve mutlu bir şekilde devam ettirebilmesi için ruh sağlığına önem vermesi gereklidir. Ruh sağlığı kişinin aile, sosyal, mesleki yaşantılarını etkilediği gibi, fiziksel sağlığınıda etkilemektedir. Bu nedenle sağlıklı olmanın koşullarından birisi olan ruhsal yönden iyilik hali son dönemlerde daha çok önemsenmektedir. Ruh hali ile ilgilenen bilim dalıda psikolojidir. Bir çoğumuzun günlük konuşmalarının içerisinde yer almaya başlayan psikoloji konusunda, “Psikoloji nedir?”, “Psikiyatris ve psikolog kimdir?”, “Psikoterapi nedir?” gibi sorularınızın yanıtını bu yazıda bulabilirsiniz.

PSİKOLOJİ ve PSİKİYATRİ NEDİR?

Psikoloji günümüzde var olan tüm bilimsel disiplinlerden en eskilerinden birisidir. Çünkü insanoğlu eskiden beri davranışlarından, insan doğasına ait kurgulardan etkilenmiştir. Bu nedenle bir çok teolojik ve felsefi görüş ortaya atılmıştır. M.Ö. 4. ve 5. yüzyıllarda Platon, Aristo ve diğer Yunan düşünürleri, günümüz psikologlarının ilgilendiği pek çok sorunla uğraşmışlardır. Bellek, motivasyon, algı, öğrenme, rüyalar ve irrasyonel davranışlar gibi pek çok alan bügün de geçmişte de sorgulanmıştır. Fakat psikoloji en eski disiplinlerden olduğu gibi en yenilerinden de birisidir. Bu çelişki 19.yüzyıl psikologlarından Hermann Ebbinghaus tarafından kısaca “psikoloji uzun bir geçmişe fakat kısa bir tarihe sahiptir.” şeklinde ifade edilmiştir. İlk kullanımı Aristo zamanında olan “Psikoloji” kelimesi o zamanlar yaşamın özü, hayatın özü anlamında kullanılıyordu. Günümüzde bir bilim dalı olan psikoloji “Ruh Bilimi” olarak tanımlanabilir. İnsan ve hayvan davranışlarının bilişsel (akıl) süreçleri ile ilgilenen psikoloji, ruhsal ve davranışsal değişikliklerin nedenlerini araştırır. Gündelik hayatımızda ise psikoloji, kişinin kendisinde fark ettiği ve hissettiği her şeyle ilgilidir. Psikiyatri, başlıca ilgi alanı beyin hastalıkları olan bir tıp dalıdır. Psikiyatri bir çok yan dalları içermektedir. Psikiyatri alanında düşünce davranış ve duygu değişiklikleri ile kendini gösteren olumsuz haller yer alır. Psikiyatri bu hastalıkların tanı ve tedavileriyle uğraşır. Psikiyatrik hastalıkların ortaya çıkışında bedensel ve dış ortama bağlı oluşan değişikliklerin etki derecesi hastalıktan hastalığa değişebilir. Örneğin guatr hastalığında sık görülen agresif davranışlar veya depresyon bedensel bir duruma bağlı ortaya çıkmıştır. Guatrı tedavi edilen kişinin bu şikayetleride ortadan kalkar. Fakat bir kayıp, vefaat sonrası yaşanan depresyon ise dış ortama bağlı ortaya çıkmıştır ve depresyonun tedavi edilmesi gerekir.

PSİKOLOG VE PSİKİYATRİS KİMDİR?

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki ruhsal-davranışsal değişimler beyindeki kimyaların değişimine bağlı ortaya çıkabilmektedir. Beyindeki kimyanın değişimiyle ortaya çıkan ruh hastalıklarının incelenmesi, teşhisi, tedavisi ve önlenmesi konusunda uzmanlaşan tıp alanı psikiyatridir. Psikiyatrisler, tıp fakültesinden mezun olmuş ve ondan sonra 4 yıl psikiyatri uzmanlığı yapmış hekimlerdir. Aldıkları eğitimle genel hastalıklar hakkında bilgi sahibi oldukları için fiziksel kaynaklı olduğu düşünülen rahatsızlıkların psikolojik nedenlere dayanıp dayanmadığı konusunda tanı koyabilecek, gerektiğinde tedavi etme bilgisine sahip uzmanlardır. Psikologlar ise, edebiyat fakültesi psikoloji bölümünden mezun olan kişilerdir. Psikologlar, bazı özel eğitimler aldıktan sonra psikoterapi yapmaya hak kazanırlar. Psikoterapi, ruhsal hastalıkların tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. İnsan doğumundan ölümüne kadar pek çok süreçten geçer. Bu süreç farklı yaşam tecrübelerini içerir. Psikoloji, bu yaşam dönemlerinin her birinde insanın ruhsal yapısı ve davranışları nasıl etkileniyor, kişiyi rahatsız eden problemler olursa bu problemin kaynağı nedir, nasıl çözülebilir gibi konularla da ilgilidir. Bu nedenle ruhsal hastalıkların tedavisinde bir yöntem olarak kullanılan psikoterapi, yaşam olayları karşısında uyum sağlayabilme, yaşam olaylarını kendi lehine çevirebilme ya da zaman zaman basit bir sorunun çözümünde de kullanılabilir.

PSİKOTERAPİ NEDİR?

Düşünce, duygu ve davranışları, konuşma, ilişki kurma yolları ile etkileyerek değiştirme ve iyileştirmeye psikoterapi denir. Psikoterapiye verilen anlam çok geniş bir yelpazeye yayıldığı için bütün telkin, ikna (inandırma), rehberlik, eğitim ile kişiyi değiştirme yolları hasta ile hekim arasındaki her konuşma psikoterapi kapsamına girebilir. Ancak iyileştirici psikoterapi deyince, ruhbilim bilgilerine dayanan, eğitimli kişilerce uygulanan, ruhsal bozukluğun iyileşmesi için hasta ile olumlu bir ilişki içinde özel teknikler kullanılan, mutlaka çerçevesi belirlenmiş, yapılandırılmış programı olan ve evrensel uygulanabilirliği olan uygulamalar anlaşılır.

PSİKOANALİZ VE PSİKOANALİTİK PSİKOTERAPİ

Psikoanaliz, hipnoz tekniğini kullanarak hastalarını tedaviye başlamıştı. 1881'de Anna O. adlı hasta Josef Breuer hastanın semptomlarının hipnozaltındayken sözel olarak ifade ettiğinde kaybolduğunu gözlemledi. Daha sonra Sigmund Freud, Breuer'le birlikte çalışarak Histerinin, travmatik bir yaşantı sonucu, o yaşantının bilinç tarafından engellenerek çeşitli semptomlar şeklinde ortaya çıkışı şeklinde açıkladılar. Freud daha sonra hipnoz tekniğini kullanmayıp hastalarını yatağa uzanıp, gözlerini kapatarak semptomları ile ilgili geçmiş yaşantılarına yoğunlaşma yöntemini uyguladı. Bu yoğunlaşma tekniği, hastaların düşüncelerini baskılamadan akıllarına ne gelirse söylemelerinin istendiği serbest çağrışım yöntemini ortaya çıkardı. Bu yöntem günümüzde de kullanılan başlıca yöntemlerdendir. Psikonalizin diğer yöntemlerinden Düşlerin Yorumu'unda Freud bilinç, bilinç öncesi ve bilinç dışını içeren zihnin topoğrafik modelini tanımladı. Psikoanalizde modern gelişmeler, ego işlevlerinin daha çok anlaşılmasına, erken ilişkilerin rolüne ve analistle hasta arasındaki ilişkiye odaklanmıştır. Tedavi süresi belirsiz olmakla birlikte 3-6 yıl bazen de daha uzunda sürebilir. Bu nedenle maddi olarak hastanın ya da sigorta şirketlerinin çok tercih ettiği bir yöntem değildir. Psikoanalitik psikoterapi de ise, hastanın son çatışmalarına ve son dinamik örüntülerine-yani, hastanın diğer kişiler ve kendileriyle sorunlarının analizine odaklanır. Psikoanalizin aksine serbest çağrışım tekniğini az kullanıp, hastanın terapiste olan tepkisini psikoanalizdeki kadar çok yorumlamaz. Psikoanalitik tedaviyi psikoanalizden ayıran şey, genellikle yatağın kullanılmamasıdır.

BİLİŞSEL-DAVRANIŞÇI TERAPİ

Bilişsel Terapi, “olaylar karşısında yaşanan duygular ve verilen davranışsal tepkiler o olaya verilen anlamla ilişkilidir” temel savıyla inşa edilmiştir. Buna göre olaylar karşısında kişinin yaşadığı duygusal ve davranışsal tepkileri anlamak için aklından geçen düşüncelere odaklanmak ve tespit etmektir. Kişinin dünyayı algılaşı, kişinin geçmiş yaşantısında gelişen şemalara dayanan bilişlere (biliçteki sözel ya da resimsel fikirler) bağlıdır. Düşünceler fakedilme ve birbirini etkileme açısından üçe ayrılır. Herhangi bir olay sırasında ya da hemen öncesi ya da sonrasında ortaya çıkan, çok hızlı ve kontrollü olmayan düşünceler “otomatik düşünceler”dir. Daha sonra ise bilişsel yapıda “ara inançlar” yer alır. Ara inançlar, şemalardan hareketle oluşturulan kişinin hayatına dair tutum, kural ve varsayımlardan oluşur. “Şemalar” ise bilişsel yapının en altında yer alır. Kişinin kendisine, diğerlerine, dış dünyaya hayata dair temel bakışını ifade eden zihinsel yapı taşlarıdır. Aaron Beck tarafından geliştirilen bilişsel terapiye göre, kişi tüm deneyimlerini yetenekli ve yeterli olup olmamasına göre yorumlarsa, düşüncelerinde “Herşeyi mükemmel yapmalıyım yoksa başarısız olurum” hakim olur. Davranışçı teknikler, bilişsel teknikler ile baş başa gider. Uyumsuz ve gerçek dışı bilişleri incelemek ve değiştirmek için davranış teknikleri kullanılır. Bu tekniklerin tüm amacı hastaların gerçek dışı ya da abartılı düşüncelerini anlamalarına ve sorunlarla başetme yollarını ve yeni stratejileri öğrenmelerine yardımcı olmaktır. Tedavi planlı, yapılandırılmış görüşmelerden oluşmaktadır. Bu yapılandırılmış görüşmeler günlük işlevleri bozan problem ve kısa sürede tedavi odaklıdır. Problem merkezli, çözümü daha kısa sürede olduğu için hastalar ve sigorta şirketleri tarafından en çok tercih edilen psikoterapi yöntemidir. Her geçen gün başarısı ve etkisi kanıtlanmış Bilişsel-Davranışçı Terapiler bir çok hastalığın tedavisinde uygulanmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapiyi uygulayacak kişilerin bu yöntemin teorik ve uygulama alanında eğitimli terapistler olması gerekmektedir. Aksi takdirde görüşmeler etkili bir profesyonel yardım yerine, tekrarlanan olumsuz tutum ve yargıları sonlandırmayan bir arkadaş tavsiyesine dönüşecektir.




Psk. Aysel ÜLGÜNER
Psikoloji
__________________
Ben hoşça’ kalırım da, sen şu hayatta gördüğüm en hoş ‘çakalsın’
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
psikoterapi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ruh sağlığı nedir? Ruh sağlığı nasıl bozulur? Cigdem Ruh Sağlığı 0 09 Temmuz 2019 00:55
Ruh Sağlığı ve Psikoloji xena Ruh Sağlığı 0 15 Eylül 2014 16:12
Psikoloji ve Psikiyatri Arasındaki Farklar Nelerdir? Rhytia Psikoloji ve Felsefe 0 14 Haziran 2012 22:31
Psikoloji ve Psikiyatri arasındaki farklar InTheDarK Psikoloji ve Felsefe 0 02 Nisan 2012 20:15
Kur`an ve Psikiyatri Kalemzede İslami Makaleler 0 11 Temmuz 2011 16:54