IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  Mobil Sohbet, Sohbet ve Sohbet Odaları




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30 Ağustos 2013, 23:05   #1
Çevrimdışı
Hayat'ın gerçeklerinden 1 örnek


sohbet


Umarım zaman ayırırsınız ve okursunuz. Çünkü kendini çaresiz hisseden birçok kişi var dışarıda.
Saat gece on ikiye yaklaşırken odanda tek başına oturuyorsun. Odanın kapısı kilitli. Elinde boş bir kağıt, diğer elinde bir kalem… Ağlamaya başlıyorsun. Kâğıda bir şeyler yazman gerektiğini düşünüyorsun. “Özür dilerim” diye başlıyorsun ama devamını getiremiyorsun. Ne yazacağını, neden başlayacağını bilmiyorsun. Hem kim umursuyor ki? Kimse. Ardında kağıda kocaman “Hoşçakalın” yazıyorsun ve yatağın üzerine bırakıyorsun.

Sabah annen seni uyandırmak için odana geliyor. Kapıyı birkaç kere çalıyor, gözünden sakındığı çocuğunu bir sabaha daha uyandırmak için gülümser bir şekilde kapını tıklatıyor ve adını söylüyor. Ancak içeriden ses yok. Birkaç kez daha çalıyor ancak ses yok. Telaşlanmaya başlıyor kapı kolunu çeviriyor ancak kapı kilitli, babanızı çağırıyor hemen, diğer yandan da kardeşinize bir şey belli etmemeye çalışıyor. Babanız kapıya geliyor, o da birkaç kez tıklatıyor ancak ses yok. Kapıyı hız bir şekilde kırıyor ve içeri gidiyor. Yerde yatan cansız bedeninizin karşısında ikisi de şok oluyorlar. Anneniz dizlerinin üstüne çöküyor, kafanızı elleri arasına alıyor ve adınızı söylüyor, UYAN diyor uyan lütfen uyan diyor ve bir yandan ağlıyor, gözünden sakındığı çocuğunun cansız bedeni kollarında iken kendini çok çaresiz hissediyor. Babanız kendinde olmaya çalışıyor, hemen telefon ile 112’yi arıyor. Bir umut ya, belki kurtarırlar diye ama sen çoktan son nefesini vermiştin. Sesleri duyan küçük kardeşin kapıdan içeri bakıyor. Daha küçük, nereden bilsin ölüm nedir, hala uyuyorsun sanıyor. Anne neden uyanmıyor diyor. Anneniz o sırada kendini suçluyor, “Benim yüzümden, onunla ilgilenmedim neden bunu yaptığını, ne sorunu olduğunu hiç sormadım.”

Saat sabahın dokuzu… Sınıfın kapısı çalınıyor. Okul müdürü içeri giriyor, yüzünde kötü bir haber vereceğinin ifadesi var. Öğretmeninizi kenara çekiyor, kısa bir süre bir şeyler konuşuyorlar. Ne oluyor? Herkeste bir merak… Ardından öğretmeniniz sizin intihar ettiğinizi söylüyor arkadaşlarınıza. Sınıfın popüler çocukları seni aşağıladıkları için suçluluk duyuyor, ödevlerini zorla sana yaptıran, senden alan çocuk kendini suçluyor, okul çıkışında seni sıkıştıran çocuk kendini suçluyor, seninle daha fazla ilgilenmeyen yakın arkadaşın kendini suçluyor. Öğretmeniniz size iyi davranmadığı için kendini suçluyor. Kimse umursamıyordu sizi değil mi? Hiç kimse.

Bir ay geçti, senin odanın kapısı o günden bu yana hiç açılmadı, o odaya kimsenin girmesine izin verilmedi, o oda senin tüm hatıraların ile içinde kaldı. Şarkı söylemelerinle dolu duvarlar, yazılarınla ve resimlerinle dolu masan. Anneniz odayı temizlemek istedi çoğu zaman ama yapamadı. Ne zaman oraya girse, yerde yatan cansız bedeniniz gözünün önüne geldi. Cenazende birçok kişi vardı. Hepsi ağlıyordu, hepsi önemsiyordu, hepsi seni seviyordu.

Bazen hayat insana çok iyi davranmaz. Büyük ve karanlık bir çukura düşmek gibidir ve insanı zorlar. Şiddet, kendini yetersiz hissetme, çirkin görme, umursanmadığını düşünme… Hepsi zaman zaman hayatın belli kesimlerinde kendini gösterir ve çoğu kişi için en kolay kaçış yolu intihardır. Ancak herkes bunlarla karşılaşıyor, şu an bile dünyada birçok insan belki şiddete maruz kalıyor, belki birçok okulda, evde diğerleri tarafından aşağılanıyor ve eziliyor. Ancak her tünelin bir çıkışı vardır, o tünel sonundaki ışığa gitmeli insan. İntiharın güzel bir kaçış yolu olduğunu düşünüyorsanız şuna bakın; şu an intihar ettiniz, geriye ne bıraktınız? Gözü yaşlı birçok insan; aileniz, arkadaşlarınız, sevdikleriniz. Yıkım, suçluluk, acı, kırıklık, umutsuzluk…

Eğer bunu okuduktan sonra yine de intihar etmeyi düşünüyorsanız, yapmayın! Dışarıda size yardım edecek bir sürü insan var, sizi seven ve sizin için her şeyi yapacak olan insanlar var. Ben buradayım, ne zaman başın sıkışırsa, ne zaman bir derdin olursa bana mesaj at. Seni dinlemekten ve sana biraz olsun yardım etmekten mutluluk duyarım. Güçlü ol! Sen yaşamayı hak ediyorsun, mutlu olmayı. İyiye açılan kapıda bazı engeller olur. Onları düşünme ve kendine inan, benim sana inandığım gibi.
Umarım zaman ayırırsınız ve okursunuz. Çünkü kendini çaresiz hisseden birçok kişi var dışarıda.
Saat gece on ikiye yaklaşırken odanda tek başına oturuyorsun. Odanın kapısı kilitli. Elinde boş bir kağıt, diğer elinde bir kalem… Ağlamaya başlıyorsun. Kâğıda bir şeyler yazman gerektiğini düşünüyorsun. “Özür dilerim” diye başlıyorsun ama devamını getiremiyorsun. Ne yazacağını, neden başlayacağını bilmiyorsun. Hem kim umursuyor ki? Kimse. Ardında kağıda kocaman “Hoşçakalın” yazıyorsun ve yatağın üzerine bırakıyorsun.

Sabah annen seni uyandırmak için odana geliyor. Kapıyı birkaç kere çalıyor, gözünden sakındığı çocuğunu bir sabaha daha uyandırmak için gülümser bir şekilde kapını tıklatıyor ve adını söylüyor. Ancak içeriden ses yok. Birkaç kez daha çalıyor ancak ses yok. Telaşlanmaya başlıyor kapı kolunu çeviriyor ancak kapı kilitli, babanızı çağırıyor hemen, diğer yandan da kardeşinize bir şey belli etmemeye çalışıyor. Babanız kapıya geliyor, o da birkaç kez tıklatıyor ancak ses yok. Kapıyı hız bir şekilde kırıyor ve içeri gidiyor. Yerde yatan cansız bedeninizin karşısında ikisi de şok oluyorlar. Anneniz dizlerinin üstüne çöküyor, kafanızı elleri arasına alıyor ve adınızı söylüyor, UYAN diyor uyan lütfen uyan diyor ve bir yandan ağlıyor, gözünden sakındığı çocuğunun cansız bedeni kollarında iken kendini çok çaresiz hissediyor. Babanız kendinde olmaya çalışıyor, hemen telefon ile 112’yi arıyor. Bir umut ya, belki kurtarırlar diye ama sen çoktan son nefesini vermiştin. Sesleri duyan küçük kardeşin kapıdan içeri bakıyor. Daha küçük, nereden bilsin ölüm nedir, hala uyuyorsun sanıyor. Anne neden uyanmıyor diyor. Anneniz o sırada kendini suçluyor, “Benim yüzümden, onunla ilgilenmedim neden bunu yaptığını, ne sorunu olduğunu hiç sormadım.”

Saat sabahın dokuzu… Sınıfın kapısı çalınıyor. Okul müdürü içeri giriyor, yüzünde kötü bir haber vereceğinin ifadesi var. Öğretmeninizi kenara çekiyor, kısa bir süre bir şeyler konuşuyorlar. Ne oluyor? Herkeste bir merak… Ardından öğretmeniniz sizin intihar ettiğinizi söylüyor arkadaşlarınıza. Sınıfın popüler çocukları seni aşağıladıkları için suçluluk duyuyor, ödevlerini zorla sana yaptıran, senden alan çocuk kendini suçluyor, okul çıkışında seni sıkıştıran çocuk kendini suçluyor, seninle daha fazla ilgilenmeyen yakın arkadaşın kendini suçluyor. Öğretmeniniz size iyi davranmadığı için kendini suçluyor. Kimse umursamıyordu sizi değil mi? Hiç kimse.

Bir ay geçti, senin odanın kapısı o günden bu yana hiç açılmadı, o odaya kimsenin girmesine izin verilmedi, o oda senin tüm hatıraların ile içinde kaldı. Şarkı söylemelerinle dolu duvarlar, yazılarınla ve resimlerinle dolu masan. Anneniz odayı temizlemek istedi çoğu zaman ama yapamadı. Ne zaman oraya girse, yerde yatan cansız bedeniniz gözünün önüne geldi. Cenazende birçok kişi vardı. Hepsi ağlıyordu, hepsi önemsiyordu, hepsi seni seviyordu.

Bazen hayat insana çok iyi davranmaz. Büyük ve karanlık bir çukura düşmek gibidir ve insanı zorlar. Şiddet, kendini yetersiz hissetme, çirkin görme, umursanmadığını düşünme… Hepsi zaman zaman hayatın belli kesimlerinde kendini gösterir ve çoğu kişi için en kolay kaçış yolu intihardır. Ancak herkes bunlarla karşılaşıyor, şu an bile dünyada birçok insan belki şiddete maruz kalıyor, belki birçok okulda, evde diğerleri tarafından aşağılanıyor ve eziliyor. Ancak her tünelin bir çıkışı vardır, o tünel sonundaki ışığa gitmeli insan. İntiharın güzel bir kaçış yolu olduğunu düşünüyorsanız şuna bakın; şu an intihar ettiniz, geriye ne bıraktınız? Gözü yaşlı birçok insan; aileniz, arkadaşlarınız, sevdikleriniz. Yıkım, suçluluk, acı, kırıklık, umutsuzluk…

Eğer bunu okuduktan sonra yine de intihar etmeyi düşünüyorsanız, yapmayın! Dışarıda size yardım edecek bir sürü insan var, sizi seven ve sizin için her şeyi yapacak olan insanlar var. Ben buradayım, ne zaman başın sıkışırsa, ne zaman bir derdin olursa bana mesaj at. Seni dinlemekten ve sana biraz olsun yardım etmekten mutluluk duyarım. Güçlü ol! Sen yaşamayı hak ediyorsun, mutlu olmayı. İyiye açılan kapıda bazı engeller olur. Onları düşünme ve kendine inan, benim sana inandığım gibi.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
1, gerceklerinden, hayatın, örnek

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hayat TV frekansı 2013 Hayat TV frekans Ayarları PauL Uydu Dünyası 0 03 Ocak 2013 11:29
Hayat Dolu Sözler-Msn İleti Hayat Sözleri PauL Aşk ve Sevgi Köşesi 0 19 Kasım 2011 17:07