![]() |
Cevap: Eskiye Özlem.. ~ANNE SENİ ÇOK ÖZLÜYORUM ... ~ [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Yine akşam karanlığında varmıştık mahalleye.Çukurkayalıklarda oynarken birçok defa düştüğüm için ayaklarım yine yara içinde kalmıştı. Arkadaşlarımdan ayrılıp eve yöneldiğine, annemin avlu kapısının önünde sinirle beni beklediğini gördüm.Daha önce defalarca uyarmıştı beni uçurumlarla dolu o yüksek kayalıklara gitmemem için.Fakat ozamanlar yaramazlık kanıma işlemiş gibi durduğum yerde duramıyordum.Korkuyla yaklaştım yanına.Arkasında birşey sakladığını hissetmiştim.Birkaç adım daha korkuyla yaklaştığımda, elini arkasından çekmiş ve bizim yörede"çıpçık"dediğimiz taze ve kırılması zor bir filiz dalı çıkarmıştı... - "Anne vallahi birdaha gitmeyeceğim... -" diyecek olduğum an ise bana vurmaya başlamıştı. Her vuruşunda esnek filiz dalı vücudumda derin bir kızarıklık ve acı bırakıyordu.-"Ben sana birdaha o uçuruma gitmeyeceksin demedimmi? Yüreğimemi indireceksin benim sen?-" diye bağırıp çağırırken bir yandan gözyaşı döktüğünü görmüştüm.Babam evden koşup zor durdurmuştu annemi.Ben ise "-madem üzülüyor, bana neden vuruyor-" diye içten içe bu durumu sorgulamaktan kendimi alamamıştım.Belki vücudumdaki acıyla bir saat ağladım o akşam.Ve annemle küsmeye karar verdim bu yaptığından dolayı.Yapyığı yemeği yemiyor, bana laf atınca cevap vermiyor,annemle aynı ortamda bulunmamaya özen gösteriyordum... Hemen yanımızda evleri olan amcamlarda yemeğe başlamıştım yemeğimi. Ve tam bir ay hiç konuşmadım annemle.Ne kadar yanıma gelip, arayı yumuşatmaya ve benimle konuşmayada çalışsa da oralı bile olmadım.Geceleri odama geldiğinde uyuyor numarası yapardım.Oda gözyaşlarıyla saçlarımı okşardı.Fakat tüm bunlara rağmen sokak ortasında beni dövmesini affedemiyordum...Biryanda hergün Çukurkayalıklara gitmeye devam ediyordum arkadaşlarımla.Birgün yine oradayken, aramızda bir yarış düzenlemiştik.Kayaların en zirvesine kim çıkarsa yarışı o kazanacaktı.Dizlerimiz yara içinde kalmıştı daha ilk metredelerde.Elimden geleni yapıp en zirveye çıkmıştım dakikalar içinde.Yarışı kazanmıştım.Fakat tam aşağıya ineceğim sırada merdiven olarak kullandığım taşlardan biri biranda ayağımın altından kayınca,küçük bir kaya parçasına zor tutunabilmiştim.Fakat ellerim yorulmaya başlamıştı biraz sonra ve ne yapsam oradan birtürlü kurtulamıyordum. Arkadaşlarıma hemen köye gidip babamı çağırmalarını söyledim.Fakat hasat zamanı olduğu için evde birtek annem varmış o gün.Ve olayı duyunca korkudan yüzü bembeyaz halde gelmişti Çukurkayalıklara.Ve bulunduğum noktaya kadar gelip, beni kurtardı. Biraz aşağıda basabileceğim başka bir taşa erişmeyi sağladı ve ben aşağıya inip annemi beklemeye başladım.Fakat yükseklik korkusu olduğu için başı dönmeye başlamıştı o anda ve biranda tutunduğu yerden ellerini bırakmış ve uçuruma yuvarlanmıştı.Korkudan ne yapacağımı bilemiyor ve sürekli ağlıyordum annemi uçurumun dibinde kanlar içinde gördüğüm için.Babamama biri haber vermiş olacakki, koşarak gelmişti dakikalar sonra. Annemi kucağına aldığı gibi şehre doktora götürdük birlikte... Fakat annem uçurumdan düştüğünde, vücudu çok ağır hasar almıştı.Ve o günden sonra felç kaldı.Ne konuştu, ne yürüyebildi... Hastahaneden eve geldiğimizde salonda büyük bir pasta görmüştüm.-"Canım oğlum doğum günün kutlu olsun-" yazıyordu üzerinde.O akşam yüreğimdeki acı ve suçluluk duygusuyla hiç durmadan ağladım.Ve o günden sonra kendimi hiç affedemedim.Her gece, evdekiler uyuduğunda annemin yanına giderek saçlarını ben okşuyorum bu defa... - "Gülüşünü, benimle konuşmanı okadar özledimki anneciğim...-"derken hıçkırıklara boğuluyordum.Annemin o gün neden beni dövdüğünü şimdi çok iyi anlamıştım.Bana söz dinletemediği için, korkutma yolunu seçmişti... Bana birşey olacak korkusuyla gözyaşı dökmüştü vururkende... Anneler,evlatları için gözlerini kırpmadan canlarını verebilirler...Hadi şimdi hayattalarken uzaktaysa arayalım. Yanımızdalarsa ellerini öpüp ne kadar sevdiğimizi söyleyelim onlara Annelerimizin kıymetini bilmek dileğiyle... |
Cevap: Eskiye Özlem.. Haluk Abi Eğer Yabancı Olsaydı Dünyanın En Kral Aktörü Olurdu. Şuan Türkiye'nin En Kral Aktörü. |
Cevap: Eskiye Özlem.. Alıntı:
Bir cok yabanci filmde zaten sergiledi muhtesem oyunculugunu |
Cevap: Eskiye Özlem.. Alıntı:
Böyle insanların Eğitim vermesi lazım. Şimdi ki Dizler Filimler Saçma |
Cevap: Eskiye Özlem.. Alıntı:
|
Cevap: Eskiye Özlem.. Alıntı:
İzlememek bir seçenektir ben izlemiyorum. Saçmalığa Tahammülümüz yok. Yapmacık Rol. Herkes Holding Patronu Fakir Kız Zengin Oğlan Kafalar Hep Bel Altı O yüzden Haluk Abi Gibiler Şart. |
Cevap: Eskiye Özlem.. Çok güzel anlatılmış, Erdal Yazıcı fotoğrafı ile de pekiştirilmiş. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] “Televizyon yoktu.. Gazete de her zaman olmazdı. Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç! Dışarıda kar... Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki. Kuzinenin üzerinde demir maşa... Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri. Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu... Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli. Ekmek her zaman ekmek gibi... Bir kez olsun kümesten yumurta almamış, bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve fakat alışveriş merkezlerinin restoran katlarında boğucu bir gürültü ve havasızlık içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım... Dışarıda kar... İçeride kanaat... İçeride huzur... Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı. Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç! Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer, kokusuna ram olurduk. Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu. Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar... Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma dizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine, geniş ve besleyici bir masal dünyası... Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret kalacağımız kimin aklına gelirdi? Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi, sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı. Çay da kokardı... Domates de... Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu. Dışarıda kar... İçeride huzur... ... Ne güzel cahildik. Mutluluğun resmini çiziyorduk.. |
Cevap: Eskiye Özlem.. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Yaş ilerledikçe eskiye özlemin başlaması, Denenmiş dostların aranmasından ibarettir aslında... Moda deyimiyle "nostalji ", Tüm geçmişin gözde tütmesi değil, " Gözde ve yürekte tüketilmemiş " dostlukların Bir daha yaşanma isteğidir.... Tayfun Talipoğlu |
Cevap: Eskiye Özlem.. Alıntı:
|
Cevap: Eskiye Özlem.. Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:17. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO
Copyright ©2004 - 2025 IRCForumlari.Net Sparhawk