![]() |
Cevap: Ağıt Hanımefendi emeğinize sağlık paylaşım için teşekkürler |
Cevap: Ağır Kan Kaybı Keşke şiirlerin bizleri anlattığı kadar cesur olabilse idik .. Neyseki ; şairlerin dillleri ve gönülleri bağlı değil bizler kadar. Onlar bizleri anlatıyorlar ,biz inatla susmayı tercih etsekte .. |
Ağıtlama Ağıtlama - Gönül Duranoğlu Ne zaman elimi uzatsam Bir ölü nokta boşlukta Tersine basılmış fotoğraflar gibi Yanlışları yaşamışız bunca yıl Neden uyarmadık birbirimizi Sen mi erken geldin ben migeç kaldım Nerelere koysam seni bilemiyorum Ak yazım yerine kara yazım olanım “ İki elin kanda olsa gel” diyorsun Yüreğim kan içinde gelemiyorum Kolunu boynumdan çözemediğim Ben bir yol ayrımı bekçisiyim Tutma acılarımı yanar ellerin Yaşansaydı güzel mi olurdu böylesine Nice direnmelerde büyüttüğüm sevgin. |
Cevap: Ağıtlama Hanımefendi emeğinize sağlık paylaşım için teşekkürler |
Ağız-kaside Ağız-kaside - Garcia Lorca Kapadım balkonumu duymak istemiyorum ağıtı ama yalnız ağıt var gri duvarlar ardında Çok az melek var şarkı söyleyen çok az köpek var havlayan bin keman bir avuca sığıyor; Ama ağıt koskoca bir köpek, ağıt koskoca bir melek, ağıt koskoca bir keman, gözyaşı ağzını tıkıyor rüzgarın duyulmaz başka bir şey ağıttan |
Cevap: Ağız-kaside Hanımefendi emeğinize sağlık paylaşım için teşekkürler |
Cevap: Ağır Kan Kaybı Hanımefendi emeğinize sağlık paylaşım için teşekkürler |
Ağzımın Tadı Ağzımın Tadı - Oktay Rıfat Horozcu Ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem, Boğazımda düğümleniyorsa lokma, Buluttan nem kapıyorsam, vara yoğa Alınıyorsam, geçimsiz ve işkilli, Yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa, Denize bile iştahsız bakıyorsam, Hep bu boyu devrilesi bozuk düzen, Bu darağacı suratlı toplum! |
Cevap: Ağzımın Tadı Hanımefendi emeğinize sağlık paylaşım için teşekkürler |
Af Akşamı Af Akşamı - Fazıl Hüsnü Dağlarca Af buyruğuyla açılmıştı hapishane kapısı Taşıyordu koca burunlar tıraşlı enseler kara çeneler Dizleri eğri omuzları çarpılmış sırtlar çıkık dökülüyordu Vakitlere kapanmış büyük karanlıklardan Taşıyordu vay dökülüyordu vay Yırtık pis bitli çirkin Sokağı dolduruyordu terli can uğultusu Geçiriyordu avucunu şaşkınlıkla saçından saçından 9 yıl yatmış Kolunda anası kucağında yavrusu Doldurmustu kapının önünü kalabalık Kimi ta dağ köylerinden koşmuş Kimi ta denizlerden Bir özlem sarmış bağrı ölümden yüce Sevgiyle arıyorlar parçalarını Heybelerinde ekmek destilerinde su Bir türlü inanamıyordu sokaklara sokaklara 20 yıl yatmış Gönüllere sığmaz olmuş kavuşmak duygusu Öyle sarılır ki geçmişe Erir göğsü göğsünde tutuklunun Pişmanlık kavaklar tarlalar davarlar için Pişmanlık gemilere düğünlere ırmaklara Pişmanlık beşiklerden kağnılardan sessiz Yerce gökçe değil insan dolusu Çılgınca kucaklıyordu hepimizi hepimizi 5 buçuk yıl yatmış Taşar içerde kalanların sorusu Çubuk demirler arkasından maviliğe Hem esenliğe ermiş hem yaşlı yelcek Bir yurt türküsü yeniler karanlığı Zaman yeğnik değildir yeğniktir Dön de gör ananı belleyecek Boş koğuşlar kurmuş pusu Sönük gözü aydınlıkla büyüyordu büyüyordu 8 yıl yatmış Çıkınlarda gecenin binlerce gecenin uyunmamış uykusu Bir yorgunluk çökünce yürünmüş yeryüzünden Kalabalıkta dağılır birer ikişer özgür Doğuya batıya kuzeye güneye özgür Yüreklerinde bir çığ Yaşamak sevinci vay Yaşamak korkusu İnmeli yani sıçrıyordu havaya havaya 17 yıl yatmış |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:33. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO
Copyright ©2004 - 2025 IRCForumlari.Net Sparhawk