IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası

IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası (https://www.ircforumlari.net/)
-   Serbest Kürsü (https://www.ircforumlari.net/serbest-kursu/)
-   -   ŞiirLer (https://www.ircforumlari.net/serbest-kursu/954585-siirler.html)

Dedecan61 10 Mart 2022 19:10

Cevap: ŞİİR ÇIRPINIR- NECİP FAZIL KISAKÜREK
 
Eline sağlık güzel konular..

NurSima 11 Mart 2022 19:56

Hayat Dediğin - Fisun Gökduman Kökcü
 
Hayat Dediğin

Acıların saklandığı ağaç kovuklarına,
Ve yapraklarda parlayan sabah şebnemi gibi gözyaşlarına,
Bak...
Bak ki anla hayatın anlamını...

Fırtınanın kırdığı ağaç dalları gibi kırık gönüllere,
Ve dünyayı titreten, öfkenin anası yıldırımlara,
Bak...
Bak ki anla hayatın acımasızlığını....

Karanlıkta el yordamıyla yolunu arayanlara,
Ve ruhunu kaybedip de yitip gidenlere
Bak...
Bak ki anla hayatın karmaşasını...
Ve ölüp de kurtulamayıp, azap çekenlere,

Ölümü kurtuluş bilip çekip gidenlere,
Bak...
Bak ki anla hayatın anlamsızlığını...

Gözyaşlarını içine akıtanlara,
Ve dilleri lal olup da susanlara,
Bak...
Bak ki anla hayatın utanmazlığını...

NurSima 11 Mart 2022 20:03

Yine Kar Yine Kar - Mehmet Cıngır
 
Yine Kar Yine Kar

Kar kar kar!
Yine kar yine kar
Yüreğime yüreğime
Lapa lapa
Yağar yağar
Gökten melekler gibi iner
Kar…
Bir can dostumuzun
Minicik yüreği donmuş,
Kar ortasında.
Ayakta…
Olmuş kardan heykel .
Dolaşıyor damarlarında
Kan yerine kar.
Üstüne kuşlar gibi konarken
Kar,
Af diledim kar heykelden.

Kar ki,bilirim
Sıcacık yuvan varsa rahmettir.
Rengi süt gibi aktır.
Yüzü pamuk gibi yumuşaktır;
Fakat
Ruhu çelik gibi serttir.

Durun, çiçeklerim açmayın
Kar kar yine kar yine kar!
Durun kanmayın,
Karda yanmayın!

Durun böceklerim dışarı çıkmayın!
Sabırsızlanıyo insanlar,hayvanlar…
Nerde kaldı bu gerçek bahar?
Her yerde kar kar
Yine kar,yine kar…
Durun dostlarım sakın aldanmayın,
Bu bahar yalancı bahar!

Kar kar kar!
Yine kar yine kar…
Sorun gökyüzüne,
Güneşe,bulutlara,aya,yıldızlara
Sabırsızlanıyor çiçekler

NurSima 11 Mart 2022 20:11

Gece alacası - İlyas Kaplan
 
Gece alacası

öyle değil midir gerçekten
üstelik sadece yapraklar mı uçar sonbaharda
şehirlerde uçup gider o koca cüsseleriyle
yalçın dağlarda
ıssız çöller
denizlerde

yaşamaya devam ederler
birer hatıra olarak
yoklayarak zihnimizi
zaman
zaman

renklerde uçup gider
kırmızı , beyaz , sarı, mavi
birbirinden farklı çiçeklerde
bahçemizden yada balkonumuzdan
aydınlık köşelerden hercai menekşelerde
insanlarda gider
geride hatıralar bırakıp

renkleri solmuş fotoğraf karelerinden
o sıcak tebessümlerde kanatlanıp gider
birer birer
hüzünlü bir karedir artık onlar
önceki zamanlardan
uzatılan bir el
bir bakış
bir gülüş

Allah’a inandığımız için
ölümden hiç korkmayız
lakin yokluğumuz
bir garibin boynunu büker diye
tedirgin oluruz bazen
ölüm yeniden dirilmektir aslında
hasret beslemektir
uzun kışlar boyunca
güneş gibi kıpkızıl
sıcacık

nasıl aşık olduğumuzu
neden sevdiğimizi anlatırız çoğu kez
ki nasıl sevdiğimiz anlaşılsın
bilinsin diye kimi sevdiğimizi.
israf ettiğimiz yılların üzüntüsünü yaşarız
yitik bir ömrün muhasebesini yaparız
oturduğumuz yerde öylece
ışığı kör
uzun gecelerce

yitik heyecanları
kırık umutları
buruk acıları konuşuruz
abartırız
peşine düştüğümüz hayalleri
boğuştuğumuz binlerce duygu
küçük bir şelale gibi çağıldar
akar durur

bazen çiçek işte der geçeriz
ufacık bir saksıda
sadece suyla nasıl hayat bulup büyüdüğüne
şaşarız…
güzün bahara nasıl dönüştüğüne
öylesi
bir memleket türküsü paylaşır dudaklarımız
anlatır nasıl sevdiğimizi
üstümüze çullanır kederin bin bir türlüsü

o vakit
çınar ağaçlarıyla gölgelenmiş
uğuldayan bir fırtına çıkar üstümüzde
güvenli bir limana sığınırcasına
arkamıza yaslanıp gözlerimizi kapatırız
incecikten bir su sesi gelir kulağımıza
suyun rahatlatan serinliğine bırakırız
kendimizi

içimizde bir ferahlık hissi
içimizde belli belirsiz
bir mahcubiyet
bir pişmanlık

dallarımızdan serçeler havalanır
hafif yaz rüzgarı eser
yapraklarımızın ahenkli sesleri yayılır havaya
latif bir musiki gibi
yaz gibi işte
biraz savruk biraz uçarı
tatlı tatlı akar nehrimizin suyu
gece alacasında
uzaklara

herkes için günün sonu değildir
gece
aslında kimileri için
bir başlangıçtır

NurSima 11 Mart 2022 20:14

Yürek kıyılarına dalgalar vurdukça - İlyas Kaplan
 
Yürek kıyılarına dalgalar vurdukça

koyu bulutlarla kaplı göğün üstü
feleğin gadrine uğramış sanki
bir yere erecekmişçesine hızla ve kesintisiz
döndükçe büyüyor bulutlar
dönüşteki sır mevsimlere kilitli
akışkan ve coşkun yağmur yağıyor
adımlarım hızlansın mı
yavaşlasın mı
karar veremiyorum

gökyüzüne bakıyorum
yağmur yağıyor
onlara inat
gözyaşlarımı saklıyorum
geceyi izliyorken
sokakları, kaldırımları, evleri
söz geçiremiyorum duygularıma
kafesteki kuş gibiyim

ah… gözlerim
şehrin üstünde aleminin yukarısı
daha yukarısını gözlüyorum haddim olmadan
daha yukarıya
bakıyorum
ezber ettiğim manzara hafızamda
yer gök kıpkızıl
fecr vakti
ihtişamıyla dolu idrakim

her ayrıntı zihnime kayıtlı
kıvrım kıvrım sağa-sola dönüşler
kapılar, basamaklar
kim bilir orada kimlerin adımları var
kimlerin sesleri
kimlerin sessizliği

sonra sokaklar
her yanında kiremit çatılı evler
şadırvan sesi geliyor cami bahçesinden
nasıl tanıdık
nasıl aşına
her ses, her adım sanki
evvelden yaşanmış

hepsi candan bir parça
her daim içimde
can yoldaşı
gün gelir sırdaşım
gün gelir en yakın arkadaştan
daha beri
meftun ,aşık ,sevgili

uzak değildim
uzak değilim
geldim elhamdülillah
ezan-ı Muhammedi okunuyor
müezzinin sesi
nasıl da huzur veriyor
kol saati gibi taşıyorum
namaz vaktini

sanki ilk kez
kıyama duruyorum kıblede
ilk kez namaz kılıyorum camide
rüku edenlerle birlikte rüku
secdeye varıyorum secde edenlerle
ellerim göklere açık
dua ediyorum
alem-i cihan için

değilmiş
gerçek değilmiş
saadet ,mutluluk değilmiş
onlardan da öte
efendimizin (s.a.s.) miracını tatbik etmenin
muştusu var içimde
amin dedim
okudum
amin dedim
amin…

fark eder mi
dillerin renklerin ayrı olması
amin dedik
hep birlikte
birkaç mümin
güneş, yıldızlar
arş, kürs levh-i kalem
amin..
kalu belada ruhlarımız
seslerimiz
aminlerimiz
asılı … avizeler gibi

tüm azalarım aynı anda aynı hisle dolu
bambaşka heyecanla
gerçek değilmiş gibi
kalplerin cezbe gelmesi
veda zamanı şimdi
ikindi namazına
minbere, mihraba

yağmur yağıyor
buğulanıyor gözlerim
baktığım kubbe
sen de mi diyor
ağlama
ne olur…

mahzun ve tek başına
yalnızım
saf saf dizilmiş
dolmuş taşmış
manevi bir huzurla içim
mahzun
hüzünlü

yaz, sonbahar, kış derken
geride kalıyor zaman
yeni bir mevsime yaklaşıyor ruh
kaynayan soğuk bir pınar gibi
ilahi bir his cisimleşiyor gönüllerde
şimdi
bir suya kanmak vakti
içmek ve doymak
ilk ve son defa
unutmak
nefesin buruk tadını

ben müslümanım
ben düşlere dalıyorum bazen
yürek kıyılarına dalgalar vurdukça
yağmur yağdıkça
sesler geliyor
dua sesleri
ezan-ı Muhammedi okunuyor
içimde
beş vakit

NurSima 11 Mart 2022 20:16

Kaybetmek için oynarsın bazen - İlyas Kaplan
 
insan kazanmak için değil
kaybetmek için oynar bazen
kaybetmek istediği para ve aşk değil
kendisidir aslında

sakın
ruhunu cendereye sokan alışkanlıklara ram olma
akli melekelerini saf dışı bırakma
idrakini zayıflatma
tutkularına aldanma
sakın
yüce Yaradan’ın sana biçtiği şerefe gölge düşürme
bir hiç uğruna tüketme kendini
değerini hoyratça çarçur etme

ezberlerini boz
bilincini tazele
düşünceni zayıflatma
unutma
bilgisizliğin karanlığındadır bütün kötülükler
uyuşturucu içki kumar gibi
iradeni kaybetme sakın
dürtülerinin elinde ziyan etme
nefsini…

muhakkak ki kötülükler
canına ve malına kasteder
elinden alır özgürlüğünü
acze düşersin
varoluş gayesini unutursun
söz, eylem ve düşüncelerin fenalığa hizmet eder
oyuncağı olursun şeytanın
aklını, ruhunu kaybedersin

elbette
alkol, uyuşturucu, sigara kendine köle eder
aile bağların zedelenir
depresyona girersin
anlamsızlaşır hayatın
yalnız ve çaresiz hissedersin
kendini…

halbuki
hayat gibi aklında, bedeninde sana emanet
nasıl kullandığının hesabı sorulacak bir gün
süfli isteklerinin peşine takılıp gitmenin
hesabı sorulacak…

evet …evet
ebedi hayatı unuttursan
hüsrana uğrarsın
işte o zaman
şeytan yoluna tuzaklar döşer
felaketler hazırlar istek ve arzularından
bilumum zararlı alışkanlıklardan
tükenişe sürüklenirsin
huzurun kaçar yorgun düşersin
kalbinde ki ışığın söner

zaman geçtikçe
çaresizlik içinde
daha çok sarılırsın kölesi olduğun alışkanlıklara
düştüğün bataklıkta çırpınırsın adeta
çırpındıkça daha da batan
zavallı birine dönüşürsün
özenti ve merak duygularının pençesinde
bunalım geçitlerinde
debelenirsin…

sakın ha
zihnindeki kapalı kapıları açma
zehirlere karşı bariyerleri kaldırma
özenme kötü arkadaşlarına
hat safhada olduğu vakitte
bunalım anlarında
içten içe ruhunu satma
haletiruhiyeni
bozma…

yoksa
kötülüğün ağına düşersin
telafisi mümkün olmayan savrulmalar yaşarsın
felaketler başlar senin için
kara delikler gibi yutarlar seni
içinde yanarsın
alev alev…

şunu bil ki
dijital bir ağdasın
bilincinin ilmekleri başka örtülerle örtülü
beyinde birçok nörokimyasal
nörofizyolojik değişiklikler
kronik beyin hastalığı
ruhsal bunalımlar
karanlık noktalar
iç içe..

bazen kaygı
bazen korkular peydahlanırsın
onca
hayal kırıklığı
başarısızlık
yetersizlikler
içinde ki boşluğu doldurmaz hiçbir şey

depresif hislerin
yoğun arzuların
gelgitli ruh halin
bozuk kalbi ritimler
ardı sıra
inan ki hayat boşluk kabul etmiyor

insan da
boşluk kabul etmiyor
bir hayat arenasındasın
bir sınav zamanında
cüz-i iradeden ölümü kadar
devam eden bir sınav süresindesin
unutma
sakın…

zaafların yüzünden kesintiye uğrayabilirsin
bazen kendini
bazen Rabbini unutacak kadar ileri gidebilirsin
çünkü insan unutkan bir varlık
yüce Allah ile yaptığın anlaşmayı
hatırla
her zorlukla beraber
bir kolaylık var

tercih arefesindesin
iyilik kötülük
kar-zarar
güzel-çirkin
kendine bir çizgi çiz
kuralların ,hudutların olsun
duvarların olsun

bir gün
sayılı nefesin, sayılı ömrün bitecek
bu dünyanın keyfi, zevkleri bitecek
bu dünyanın tuzakları da geride kalacak
o halde
ahret bilinciyle yaşamak yerine
neden ?
dünyana bir getirisi bulunmayan
ahretine bir katkısı olmayan
işlerle uğraşıyorsun

neden ?

NurSima 11 Mart 2022 20:19

Bir Yıldız, Bir Ateş - Savaş Batuhan Keleş
 
Bir Yıldız, Bir Ateş

Geceler tutar insanları
Tavanda anlamsız anlamlar
Kafanın içi çarşı pazar
Kafada fikirler, koşarlar
Duvarlar ona doğru gelir
Duvarların sesi, seslenir
Düşün, bu gece de kimin
Dertlerine ateşlerle gelir

Evsizlerin tiz sesi
Liyakatsiz bir sevgi
İhtişamın bedeni
Feryatların kulağı

Karmakarışık fikirlerin mekanı
Anla barışık sessizliğin sekansı
Kar yağışlı, sisli, serin sokaklı
Tavanları isli, pis evi, teraslı
Havasızdı içi, içinden ter aktı
Kalamazdı içer'de terasa kalktı
Baktı yıldızlara, onlarla savaştı
Bir yıldıza baktı, bir heyecan bastı
İsimsiz parıltılar ona göz kırptı
"Geliyorum" dedi, sesi hayli hırslı
Kapattı gözleri, hayallere daldı
Gökyüzüne çıktı ve tarafsız kaldı

Yalnızlık onu sessiz yapar
Kaldı karanlık gökyüzünde
Yellidir, ömrü yalnız geçer
Geldi esenlik yol sonunda

Ulaştı o yıldıza
Karanlık yıldırmadı

NurSima 11 Mart 2022 20:23

Yer yok mu yüreklerimizde - İlyas Kaplan
 
Yer yok mu yüreklerimizde

her sabah
binlerce çocuğun yetim kaldığı yeryüzüne
açıyoruz gözlerimizi
yakıp yıkılan şehirlerin harabe görüntülerine
kül olup kavrulan insanların sayısına alışa alışa
başımızı yastıklara koyuyoruz

uyuyoruz
talihsiz seslerin ninnisiyle
uyuyoruz
uyanık olmanın ağrısını göze almaktan korkarak
oysa bir yerlerde
bir yerlerde tüm insanlığı uyandıracak
bir cümle olmalı
o cümleyi duyana kadar
uyumamalıyız oysa

her şey normal sanıyoruz
bize giydirilen deli gömleğine razı gibi
oysa yırtılmalı artık o gömlek
kesip atmalıyız rüyanın akışını
o cümlenin gürültüsü gelene kadar

hem ağır bedel isteniyor bizden
hem acil , hem zaruri
sancısız bir sözün yüreğine göç edelim isteniyor
oysa devrimci sözler söyleme vaktidir şimdi
gizli acıları seslendirecek söz dağarcığı lazım bize
sözün kalbinden
kelimelerin sancılarını hissedecek dudaklar lazım

nefeslerimizden sıtmalı heceler dökülmeli
heyecan içinde kıvranan cümleler
ateşli, can alıcı, aceleci olmalı
bir ömür boyu can pahasına taşıdığımız
nefesler olmalı
yok mu
yoksa

bekliyoruz loş gölgelerde
sığınıp vaktin göğsüne
gölge gibi çoğalmayı bekliyoruz
yürüme inceliği düşmüyor aklımıza
keskin bir bıçak gibi
kanadıkça kana bulanıyoruz
yaralarımız daha çok acıyor
ağrısı dayanılmaz
apaçık yaralarımız kanıyor

kendi ellerimizle yok ediyoruz
son ümidi
biricik ışığı
tek gerçeği

şuurumuz
giderek yağmalanıyor
bigane kalıyoruz dayanılmaz acılara
soğuk yüzlere baka baka
olağanlaştırıyoruz can kayıplarını
ümit yıkımlarını

yeter diye haykıran
kesip atan öfkelere yer yok mu yüreklerimizde
nasıl da unutmuşuz hakikati haykırmayı
bir nebzede olsa
yok mu
yer yok mu yüreklerimizde
nasılda susamışız oysa

şimdi
kendimizi mahcup etme vakti
yüreğimizi mahzun etme vakti
ruhumuzu giyindirme vakti
yarınlara ümit olacak bayramlık elbiseleri
canla başla gerçekleştirme vakti hayallerimizi
böylece
utandıracağız aynalarda ki suretlerimizi
birazcık

gökyüzünde ki uçurtmalarımız vuruluyor
bir yandan hayat devam ediyor
içinde bulunduğumuz dünya dönüyor
yaşamadan bilemiyoruz
hangi yağmurda ıslanacağımızı
üstümüze damla yağmur düşmeden
hazin hazin sesler duyulmadan
göklerde

şimdi
şehirlerde bir yabancı gibi sıkılıyoruz
kökü toprakta kalmış
kesilmiş bir ağaç gibi ıstıraplar yaşıyoruz
öncesini
sonrasını
hüznü zevk edinenler gibi

bir şarkı tutturacak kadar gücümüz yok
memleket özleminden yaşadığımız sevdalardan
yürek yaraları da dahil
hepsi bir kitap gibi
çatıları örtülü evlerde yapayalnızız
ahşap çıkmalı geniş saçaklı konaklarda
beyzadeler gibi oturuyoruz

yüreğimize düşürülen korkularla kuyumuzu kazıyorlar
yüreğimizin merkezinde
her ateş cehennem gibi
eriyip
bitiyoruz

yürünen yollar dikenli diye vazgeçilir mi
yürümekten
dikenler içinde diye
gülden vazgeçilir mi hiç
oysa
koklamalıyız hayatı nefes nefes
en az bir gül kadar
en az yaşamak kadar

NurSima 11 Mart 2022 20:26

Bir Kul'um Ben - Davut Arkan
 
Bir Kul'um Ben

Akar gider göz yaşlarım
Bak ağardı ak saçlarım
Sarpa çıktı tüm yollarım
Böyle garip bir kulum ben

Yüreğimde duygularım
Yıkıldı gönül surlarım
Heba oldu şu yıllarım
Böyle garip bir kulum ben

Avucumda hayallerim
Tutmaz oldu şu ellerim
Kelam etmiyor dillerim
Böyle garip bir kulum ben

Gide gide ben yoruldum
Ne arandım ne soruldum
Uslandım artık duruldum
Böyle garip bir kulum ben

Derdimi bilen olmadı
Yaşımı silen olmadı
Yolumda giden olmadı
Böyle garip bir kulum ben

Ben giderim yollar uzar
Gönlümde yaralar azar
Çektiğimi alem yazar
Böyle garip bir kulum ben

İşte geldim gidiyorum
Ben kendini biliyorum
Doğru yanlış görüyorum
Böyle garip bir kulum ben

Yaza yaza derdim bitmez
Kervanım menzile gitmez
Teraziler derdim tartmaz
Böyle garip bir kulum ben

Şu derdimi bilen sensin
Göz yaşımı silen sensin
Rızkımızı veren sensin
Böyle garip bir kulum ben

El açmışım duam sana
Hak yolunda kelam sana
Bu garipten selam sana
Böyle garip bir kulum ben

Canım cananım fedadır
Tarafımız hak yanadır
Kulu kul yapan hatadır
Böyle garip bir kulum ben
Garip kulun düştü dara
Dermansız kapanmaz yara
Cürmüm ile geldim sana
Böyle garip bir kulum ben

Ele güne muhtaç etme
Dermansız dertleri verme
Bu garip kulun affeyle
Böyle garip bir kulum ben

Dönüşümüz sana elbet
Vuslatımız cemal cennet
Bize lazım değil servet
Böyle garip bir kulum ben

Başka bilmem biz bir hiçiz
Olmayınca kerim deriz
Kainat da bilmem neyiz
Böyle garip bir kulum ben

Davud’um söyler giderim
Garibim şaşar beşerim
Kah ağlarım kah gülerim
Böyle garip bir kulum ben

NurSima 11 Mart 2022 20:30

Sen gülüyorsan ben gülüyorum - Erdem Bağcı
 
Sen gülüyorsan ben gülüyorum

iki dünya bir arada......
hem deryada hem karada......
biri mumda biri çırada....
sen yanıyorsun ben eriyorum....

benimlesin hep kalbimde....
hiç ayrılmayız seninle...
beraber çarpıyor ikimizin de....
sen uçuyorsun ben yürüyorum....

nere baksam hem ordasın....
gökte uçan bulutlardasın....
geceleri ayda yıldızlardasın....
sen ışık saçıyorsun ben görüyorum....

titreyen yaprakta sudayız....
batan güneşte ufuklardayız....
bir simitte bir bardak çaydayız....
sen yaşıyorsun ben ölüyorum....

amansız bir derde düştüm....
seninle dünyamı bölüştüm...
giderken son defa öpüştüm....
sen gülüyorsun ben biliyorum....

kavlimiz böyleydi giderken....
ben seni görecektim gülerken....
her sabah güneş gibi erken....
sen gülüyorsun ben gülüyorum....


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:25.

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO
Copyright ©2004 - 2025 IRCForumlari.Net Sparhawk