IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15 Mart 2011, 13:59   #1
Çevrimdışı
Ay
Ay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dünya'nın en tehlikeli kadınları...


sohbet


Seri katiller dolandırıcılar diktatörler ve suikastçiler...
Yaptıkları kötülüklerle tarihe geçmiş insanlar. Şöyle bir saymaya kalksanız hepsi erkektir. Oysa kötülük erkek olmaya has bir şey değil.


Tarih boyu insanlığın anasını ağlatan kötü kadınları okurken kanınız donacak.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Elizabeth Bathory
Doğum: 1560 Ölüm: 1614

Elizabeth Bathory Macar bir kontesti. Hayatının büyük bölümünü Slovakya'daki Csejte şatosunda geçirmişti. O "Kanlı leydi" diye anılıyordu. Kontes Bathory dünyanın en tanınan kadın katiliydi. Suç ortağı olduğu iddia edilen dört kişiyle birlikte düzinelerce genç kızı ve kadını işkence ederek öldürmüştü. Bathory'nin ilk kurbanları şatoda hizmetçi olarak çalışmaya gelen köylü kızlardı. Daha sonra saray hayatını öğrenmek için kendisine gönderilen üst sınıf ailelerin kızlarını da öldürmeye başladı. Pek çok kişiyi de kaçırtıp öldürmüştü.

Bathory kurbanlarını uzun bir süre boyunca acımasızca dövüyor ve onlar ölene kadar karşılarına geçip izliyordu. Ellerini yüzlerini ve cinsel organlarını yakıyor veya sakatlıyordu. Kollarını ısırarak etlerini koparıp açlığa terk ediyordu. ‹ğnelerle işkence yaptığı kışın kızlar donana kadar üzerlerine soğuk su döktürdüğü kızları dikenli kafeslere hapsettiği makasla parmaklarını kestiği de söylentiler arasındaydı. Kontes 1585 ile 1610 yılları arasında en az 650 kadını işkenceden geçirip öldürmüştü. Bathory kurbanların kanlarıyla yıkanmak gibi sapık bir zevke de sahipti. Bu şekilde sonsuza kadar genç kalacağına inanıyor ve bakire kızların kanlarını da içiyordu.

1610'da dedikoduları duyan Kral Matthias Bathory'yi sorgulamaları için adamlarını gönderdi. Bu adamlar biri öldürüldü. Diğeri de kaçıp canını kurtardığında şatoda ölmekte olan iki kız ve odalara kilitlenmiş sayısız yaralı kız gördüğünü anlatmıştı. Bathory 1611'de kendi kalesine hapsedildi. Asil kanından dolayı mahkemeye çıkarılıp yargılanmadı. Şatosunun etrafı tuğlalarla kapatılmıştı. Yemek verilmesi için küçük bir deliği olan bir odaya hapsedildi ve üç yıl sonra açlıktan öldü.


Bir de bunlar var



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Irma Grese
Doğum: 1923 Ölüm: 1945

Irma Grese Ravensbrück Auschwitz ve Bergen toplama kamplarında çalışmıştı. Kötü ve sapkın davranışlarıyla Grese Nazi savaş suçlularının en bilinenlerindendi. Mart 1943'te kadın nöbetçi olarak Auschwitz'e adım attığında kamptaki en yüksek mertebeli ikinci kadın görevliydi. 30 bin Yahudi mahkumdan sorumluydu.

1945'te İngilizler tarafından tutuklandığında aleyhindeki suçlamalar kamptaki esirlere silahla vurarak ve kırbaçla döverek işkence etmek üzerineydi. Hayatta kalanlar Grese'nin Auschwitz'teki suçlarını cinayetlerini gaddarlığını ve cinsel istismarlarını ayrıntılı olarak anlattılar. Sadist eylemlerini esirleri nasıl dövdüğünü eğitimli ve aç bırakılmış köpekleri insanların üzerine saldığını ve gaz odasına gidecek olanları nasıl seçtiğini ayrıntılarıyla tanıklıklarında belirttiler. Grese'nin her zaman çok büyük asker botları giyip elinde bir kırbaç ve silah taşıdığı anlatıldı. Esirlere hem fiziksel hem psikolojik yönden işkence eden ve ucunda sivri demirler bulunan kırbacıyla döven Grese birçok mahkumu da soğukkanlılıkla öldürmüştü.

Binlerce insanın gaz odalarına gönderilmesinden sorumlu tutulan ve güzelliğinden dolayı "Ölüm meleği" diye anılan Nazi kasabı toplama kampları davasında beraber yargılandığı 11 kişiyle 13 Aralık 1945'te asıldı. İngiliz kanununda yargıç kararıyla öldürülen en genç kadındı. Grese'nin ölmeden önce celladına söylediği tek söz ise "Çabuk!" oldu.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Ilse Koch
Doğum: 1906 Ölüm: 1967

Ilse Koch 1937-1941 yılları arasında Buchenwald'ın 1941-1943 yılları arasında da Majdanek toplama kampının amiri olan Karl Koch'un karısıydı. Özellikle dövmeli vücutlara düşkünlüğü ile tanınan Ilse öldürttüğü esirlerin derilerindeki dövmeleri kesip biriktirmesiyle ünlüydü. Kamplarda atıyla dolaşıp canının istediğini kamçıdan geçiriyordu. Mahkumlara karşı sadist davranışları ve acımasızlığı nedeniyle "Buchenwald cadısı" olarak da biliniyordu.

1937'de Buchenwald'da görevli olan kocasının sahip olduğu iktidardan etkilenerek kampın esirlerine işkence etmeye başladı. 1940 yılında bir spor tesisi kurdurdu. Bu tesisin 250 bin marktan fazla tutan masrafının büyük bölümü mahkumların parasından alınmıştı. 1941'de kampta görev yapan az sayıda kadın nöbetçinin şefi oldu. Ilse o kadar ileri gitmişti ki Naziler tarafından bile fark edilip ağır para cezasına çarptırılmıştı. Savaşın bitiminden sonra ise müebbet hapse mahkum edildi. 135 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Koch 1 Eylül 1967'de Aichach kadınlar hapishanesinde kendini astı.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Katherine Knight
Doğum: 1956

Katherine Knight ömür boyu hapis cezasına çarptırılan ilk Avustralyalıydı. Ekim 2001'de ayrılmış olmalarına rağmen boşanma davası devam eden kocası John Charles Thomas Price'ı öldürmekten tutuklandı. Knight bir mezbahada çalışıyordu. Kocası ise sık sık şiddete maruz kalıyordu. Kadın eski kocalarından birinin çenesini kırmış bir başkasının da gözlerinin önünde sekiz haftalık yavru köpeğinin boğazını kesmişti.

29 Şubat 2000 günü Knight ve Price tartışmaya başladılar. Kadın boşanma davasından dolayı çılgına dönmüştü. Kasap bıçağıyla kocasını öldürdü. Otopside adamın vücudunda 37 bıçak izi tespit edildi. Yaraların çoğu çok derindi ve bıçak tüm hayati organlara saplanmıştı. Fakat dehşet daha yeni başlıyordu.

Knight kocasını öldürdükten sonra derisini soymuş ve deriyi oturma odalarındaki kapıya taktığı bir et çengeline asmıştı. Sonra adamın cesedini parçalamış kafasını bir tencereye koyup pişirmeye başlamış ve kalçalarından aldığı eti fırına atmıştı. Yanına da hazırladığı sebzelerle birlikte çocuklarına yedirmeye çalışmıştı. Çocuklar eve gelmeden önce ise polis yetişip kadını tutukladı. Mahkemede kadının ilk vahşet gösterisinin bu olmadığı ortaya çıktı. Knight'ın davası 2006'ya kadar sürdü ve sonunda ölüm cezasına çarptırılarak hapishaneye yollandı.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

[Mary Ann Cotton
Doğum: 1832 Ölüm: 1873

Mary Ann Cotton 20 kadar kişiyi arsenikle zehirleyerek öldürmüş bir İngilizdi. 20 yaşında William Mowbray'le evlendi ve Plymouth'a taşındılar. Beş çocuklu çiftin çocuklarından dördü ateş ve mide ağrısından öldü. William ve Mary Ann bu ölümlerden sonra ülkenin kuzeydoğusuna döndüler ve üç çocuk daha yaptılar. Fakat bu çocuklar da öldü. Koca ise Ocak 1865'te bağırsak rahatsızlığından hayatını kaybetti. Bu noktada Mary Ann hayat sigortasından 35 bin pound aldı. Bu olay daha sonra da sık sık tekrar edecekti.

Yaşayan bir çocuğu ve ikinci kocası George Ward da bağırsak rahatsızlığı geçirip ölmüştü. Bir çocuğu daha ölünce yerel gazeteler bu işin peşine düştüler. Mary Ann'in kuzey İngiltere'nin her yerinde dönem dönem yaşadığını dört kocasının bir sevgilisinin bir arkadaşının annesinin ve on iki çocuğunun öldüğünü ortaya çıkardılar. Bunların hepsi mide ve bağırsak hastalıklarından ölmüştü. Kadın 24 Mart 1873'te asılarak idam edildi. Oldukça titiz bir kadın olduğu bilinen ve tarihe "Kara Dul" lakabıyla geçen Mary Ann Cotton'a celladı acımamış hemen ölmesi için verilmesi gereken damlayı vermemişti. Cotton da bu sebeple ölmeden önce bir hayli acı çekmişti



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Belle Gunness
Doğum: 1859 Ölüm: 1931

Belle Gunness Amerika'nın en azılı kadın seri katillerinden biri. 183 cm boyunda ve 91 kilo ağırlığındaki Gunness iki kocasını ve kendi doğurduğu üç çocuğu öldürdü. Ayrıca kendisiyle evlenmek isteyen erkek arkadaşlarını Myrtle ve Lucy adındaki iki kız kardeşini de katletmişti. Gunness ilk önce evlenmek için koca aradığına dair gazete ilanı veriyordu. Daha sonra fazla şüphe çekmemek için bir süre bekleyen Gunness zamanı geldiğinde koca adayını büyükbaş hayvanlarda kullanılan bir parazit ile zehirleyip gömüyor ve parasına konuyordu.
Son eşini ve çocuklarını öldürdükten sonra çiftlikte çıkan bir yangının ardından yapılan araştırmada üç çocuk bir adam ve kadın olduğu sanılan iki kişinin yanı sıra ahırın altında gömülü olarak 11 erkeğin daha kemikleri bulundu. Kadın olduğu sanılan kişilerin kafaları bulunamamıştı. Katil ise ortadan kaybolmuştu. Gunness'in cinayet işlemesinin esas nedeni para hırsıydı. Raporlara göre 10 yıl içinde 20'den fazla insanı öldürmüştü. Resmi olmayan iddialara göre ise öldürdüğü insan sayısı 100'den fazla. Amerika'nın suç tarihinin unutulmaz figürlerinden biri olan Gunness'e evli kadınları ve çocuklarını öldüren Fransız seri katil Bluebeard'ın lakabından esinlenilerek "Dişi Blubeard" diye de anılıyor.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Beverly Allitt
Doğum: 1968

"Ölüm Meleği" lakaplı Beverly Gail Allitt 1991 yılında pediatri hemşiresi olarak çalıştığı çocuk yurdundaki dört çocuğu öldürüp beşini yaralamaktan tutuklandı. O zamandan beri İngiltere'nin en kötü şöhretli kadın seri katili olarak anılıyor. Kullandığı cinayet yöntemi çocuğa insülin veya potasyum enjekte ederek kalp krizi geçirmesine neden olmaktı. Bu maddeleri bulamadığında da çocuğu boğuyordu. Allitt suçu için mahkemeye çıkmadan önce 58 günlük bir sürede çoğu iki yaşından küçük 13 çocuğa saldırdı ve dördünü öldürmeyi başardı.

Cinayetleri neden işlediği hiçbir zaman tam açıklığa kavuşmadı. Bir teoriye göre Munchausen Proxy Sendromu'ndan mustaripti. Bu tartışmalı kişilik bozukluğunda kişi ilgi çekmek için sorumluluğu ve bakımı kendine ait kişilere fiziksel zarar verme ihtiyacı duyuyordu. Beverly Allitt 2032'ye kadar Rampton Secure Hospital'da tutuklu olarak kalacak. Bu süre içinde toplum için tehlike oluşturacak bir davranışta bulunmazsa 64 yaşında iyi halden serbest bırakılacak.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Kastilya Kraliçesi Isabella
Doğum: 1451 Ölüm: 1504

İspanya kraliçesi I. Isabella Kristof Kolomb'un hamisi olarak da biliniyor. Onun talebi üzerine İspanyol engizisyonunda din temelli temizlik politikası başlatılmıştı. 31 Mart 1492'de Yahudilerin ve Müslümanların sınır dışı edilmesini öngören Elhamra Kararnamesi yürürlüğe girdi. Yaklaşık 200 bin kişi İspanya'dan kovuldu. Kalanlar da din değiştirmeye zorlandı. Fakat büyük bir bölümü Isabella'nın emriyle engizisyon tarafından idam edilmişti.
1974'te Papa VI. Paul I. Isabella'nın kutsanmasını talep etti ve Isabella'nın azize ilan edilmesini sağladı. Terör örgütü El Kaide'nin lideri Usame Bin Ladin ise İspanya'da yapılan bir saldırıdan sonra Kraliçe Isabella'nın İspanya'daki Müslümanları öldürüşünü ve sürgüne göndermesini unutmadıklarını ve bunun intikamını alacaklarını söylemişti. Satrançta vezir olarak bilinen taşın İngilizce adı olan "queen" de Isabella'yı simgeliyordu.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Myra Hindley
Doğum: 1942 Ölüm: 2002

"Çalı katilleri" olarak anılan Myra Hindley ve sevgilisi Ian Brady ‹ngiltere'nin en çok nefret edilen çifti. Myra Hindley normal bir çocukluk geçirmişti ve kendini seven ve üzerine titreyen bir ailesi vardı. 17 yaşında okulu bırakıp dans derslerine başladı.

İşte bu yıllarda içindeki canavar ruhu ortaya çıkaran Ian Brady ile tanıştı ve birlikte yaşamaya başladılar. Ian Myra'yı Hitler tayfasından Rudolf Hess'in anısına "Hessie" diye çağırıyordu. Komşuları çiftin Alman marşlarını ve Hitler'in nutuklarını dinlediğini söylüyordu. Ian ve Myra silah talimi yapıyor birbirlerinin çıplak fotoğraflarını çekiyor ve ufak hırsızlıklar yapıyorlardı. Büyük bir banka soygunu yapma planları zamanla mükemmel bir cinayet işleme arzusuna dönüşmüştü.

İlk kurbanları 1963 yılında öldürdükleri Pauline Reed oldu. Bundan sonra sayısı tam olarak bilinmeyen cinayetleri devam etti. Kurbanlarını genellikle Manchester'daki Saddleworth Moor bölgesindeki çalılıkların bulunduğu alana gömüyorlardı. Myra Hindley bir süre sonra tutuklandı ve valizindeki teyp kayıtları cinayet kanıtı olarak kabul edildi. 10 yaşındaki Lesley Ann Downey'i kaçırıp tecavüz eden sonra -----grafik pozlar vermeye zorlayan ve ardından işkence ederek öldüren cani ikili her şeyi kasede almıştı. Küçük çocuğun çığlıkları ve yakarışları mahkeme üyelerini bile gözyaşına boğmuştu. Fakat ikili konuşmadı ve kurbanlarından birçoğunun cesedi bulunamadı.

1987 yılında Myra kayıp olduğu sanılan 16 yaşındaki Pauline Reed ve 12 yaşındaki Keith Bennett'i de öldürdüklerini itiraf etti ve polislere cesetlerin bulunması için yardım önerdi. Pauline'in vücudundan kalanlar bulundu. Keith Bennett'in cesedi ise kayıptı. 36 yıl cezaevinde yattıktan sonra sonra 2002 yılında 60 yaşındayken ölen Myra Hindley'ın adı İngiltere'de halen nefretle anılıyor. Öyle ki Myra adı 1960'lı yıllardan beri neredeyse hiç kullanılmıyor.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Kraliçe Mary
Doğum: 1516 Ölüm: 1558

VIII. Henry'nin ilk çocuğu Tudor Hanedanı'nın Jane Grey'den sonra ve I. Elizabeth'ten önce gelen hükümdarı olan Mary İngiltere'nin dinini kısa bir süreliğine Roma Katolikliğine geri döndürmesiyle ve idam kararlarıyla hatırlanıyor.

Tarihe "Mary'nin zulmü" olarak geçen dönemde çok sayıda Protestan lider idam edilmişti. Bu nedenle ismi "Bloody Mary" (Kanlı Mary) olarak da biliniyor. Bu dönemde ülkenin ileri gelenlerinden 800 kadar zengin Protestan sürgüne gitmeyi tercih edip ülkeyi terk etmişti. 1553 yılında 37 yaşındayken tahta geçen I. Mary beş yıl hüküm sürdükten sonra 1558 yılında kanserden öldü. Ölümünden sonra tahta geçen I. Elizabeth'le İngiltere yeniden Protestanlığa dönüş yaptı




Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Yeni Zelanda'da yaşamış olan Minnie; yoksul genç kızları çiftliğinde barındırdır. Genelde kurbanlarını hamile genç kızlardan seçen Dean'in en az 3 bebeği öldürdüğü biliniyor



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Eşi Fred West'le 12 genç kadını işkence yaparak öldüren Rosemary, 13 yaşında bir kıza tecavüzden yakalandı. Doymaz bir cinsel iştaha sahip olduğu belirtilen Rosemary West hâlâ hapishanede yaşıyor




Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

11 yaşında zorla evlendirilen Hintli Phoolan Devi, 14 yaşında tüm bir köyün tecavüzüne uğradı. Sevgilisi öldürüldükten sonra kendi çetesini kuran Devi, ‘Haydutlar Kraliçesi' olarak tanınıyor. Kendisine tecavüz eden köye geri dönen Phoolan Devi, emrindeki adamlara köydeki 22 kişiyi öldürttü. 11 yıl hapishane hayatı sırasında cezaevinden milletvekili seçildi. Cezaevinde erkekler koğuşunda kalan Devi bir suikastle öldürüldü.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

1972 ve 1985 yılları arasında 8 çocuğu öldürdü. DNA testi sonucu yakalanan Tinning 20 yıl hapishanede kaldıktan sonra şartlısalıverildi.




Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Karla Homolka, eşi ile birlikte kendi kız kardeşi de dahil olmak üzere 4 cinayetten hüküm giydi. İşlediği cinayetleri videoya çeken genç kadın 12 yıl hapiste kaldıktan sonra 2005 yılında serbest bırakıldı.




Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Çin devriminin mimarı Mao Çe-tung'un eşi Jiang Qing, Komünist Parti içinde zeki hamleleri sayesinde kısa süre içinde yükseldi. Quing'in Çin kültür devriminin arkasındaki esas güç olduğu ileri sürüldü. 500 bin insanın ölümünden sorumlu tutulan Quing, 36 milyon kişiye de de işkence yapılmasından sorumlu tutuldu.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Romanya'nın komünist lideri Nikolay Çavuşesku'nun eşi Elena Çavuşesku, aynı zamanda Başbakan Yardımcılığı görevini yürüttü. Eşiyle birlikte sayısı 40′ı aşkın evde lüks ve ihtişam içinde yaşadı. Ülkesinde soykırım yapmakla suçlanan Elena Çavuşesku 25 Aralık 1989'da yargılandı ölüm cezasına çarptırıldı ve aynı gün eşi ile birlikte infaz edildi. Kaynakwh webhatti.com: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]






Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

'Katil nine' lakaplı Dorothea Puente, sosyal yardım alan ve arkalarında iz bırakmadan kaybolan yaşlı kiracılara oda kiralamaya başladı. Durumdan şüphelenmesi üzerine başlatılan soruşturmada, evinin bahçesinde kafaları olmayan 7 ceset bulundu. Puente, halen ömür boyu hapis cezasını çekmekte





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

New Orleans'ta yaşayan LaLaurie, sadist kişiliğiyle tanınıyor. Evinde barındırdığı köleleri sobaya zincirleyen, sakat bırakan Delphine iki kurbanını tıpkı tırtıl gibi dilimlediği ortaya çıktı. 12 kişinin ölümünden sorumlu tutulan LaLaurie asla yakalanamadı. Kaynakwh webhatti.com: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth, köle ticaretine izin veren ilk İngiliz yöneticisi. Binlerce İrlandalı Katoliğin ölümünden sorumlu olan Elizabeth, yaşamı boyunca hiç evlenmedi ve ‘Bakire Kraliçe' olarak tanındı..
Seri katiller dolandırıcılar diktatörler ve suikastçiler...
Yaptıkları kötülüklerle tarihe geçmiş insanlar. Şöyle bir saymaya kalksanız hepsi erkektir. Oysa kötülük erkek olmaya has bir şey değil.


Tarih boyu insanlığın anasını ağlatan kötü kadınları okurken kanınız donacak.


Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Elizabeth Bathory
Doğum: 1560 Ölüm: 1614

Elizabeth Bathory Macar bir kontesti. Hayatının büyük bölümünü Slovakya'daki Csejte şatosunda geçirmişti. O "Kanlı leydi" diye anılıyordu. Kontes Bathory dünyanın en tanınan kadın katiliydi. Suç ortağı olduğu iddia edilen dört kişiyle birlikte düzinelerce genç kızı ve kadını işkence ederek öldürmüştü. Bathory'nin ilk kurbanları şatoda hizmetçi olarak çalışmaya gelen köylü kızlardı. Daha sonra saray hayatını öğrenmek için kendisine gönderilen üst sınıf ailelerin kızlarını da öldürmeye başladı. Pek çok kişiyi de kaçırtıp öldürmüştü.

Bathory kurbanlarını uzun bir süre boyunca acımasızca dövüyor ve onlar ölene kadar karşılarına geçip izliyordu. Ellerini yüzlerini ve cinsel organlarını yakıyor veya sakatlıyordu. Kollarını ısırarak etlerini koparıp açlığa terk ediyordu. ‹ğnelerle işkence yaptığı kışın kızlar donana kadar üzerlerine soğuk su döktürdüğü kızları dikenli kafeslere hapsettiği makasla parmaklarını kestiği de söylentiler arasındaydı. Kontes 1585 ile 1610 yılları arasında en az 650 kadını işkenceden geçirip öldürmüştü. Bathory kurbanların kanlarıyla yıkanmak gibi sapık bir zevke de sahipti. Bu şekilde sonsuza kadar genç kalacağına inanıyor ve bakire kızların kanlarını da içiyordu.

1610'da dedikoduları duyan Kral Matthias Bathory'yi sorgulamaları için adamlarını gönderdi. Bu adamlar biri öldürüldü. Diğeri de kaçıp canını kurtardığında şatoda ölmekte olan iki kız ve odalara kilitlenmiş sayısız yaralı kız gördüğünü anlatmıştı. Bathory 1611'de kendi kalesine hapsedildi. Asil kanından dolayı mahkemeye çıkarılıp yargılanmadı. Şatosunun etrafı tuğlalarla kapatılmıştı. Yemek verilmesi için küçük bir deliği olan bir odaya hapsedildi ve üç yıl sonra açlıktan öldü.


Bir de bunlar var



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Irma Grese
Doğum: 1923 Ölüm: 1945

Irma Grese Ravensbrück Auschwitz ve Bergen toplama kamplarında çalışmıştı. Kötü ve sapkın davranışlarıyla Grese Nazi savaş suçlularının en bilinenlerindendi. Mart 1943'te kadın nöbetçi olarak Auschwitz'e adım attığında kamptaki en yüksek mertebeli ikinci kadın görevliydi. 30 bin Yahudi mahkumdan sorumluydu.

1945'te İngilizler tarafından tutuklandığında aleyhindeki suçlamalar kamptaki esirlere silahla vurarak ve kırbaçla döverek işkence etmek üzerineydi. Hayatta kalanlar Grese'nin Auschwitz'teki suçlarını cinayetlerini gaddarlığını ve cinsel istismarlarını ayrıntılı olarak anlattılar. Sadist eylemlerini esirleri nasıl dövdüğünü eğitimli ve aç bırakılmış köpekleri insanların üzerine saldığını ve gaz odasına gidecek olanları nasıl seçtiğini ayrıntılarıyla tanıklıklarında belirttiler. Grese'nin her zaman çok büyük asker botları giyip elinde bir kırbaç ve silah taşıdığı anlatıldı. Esirlere hem fiziksel hem psikolojik yönden işkence eden ve ucunda sivri demirler bulunan kırbacıyla döven Grese birçok mahkumu da soğukkanlılıkla öldürmüştü.

Binlerce insanın gaz odalarına gönderilmesinden sorumlu tutulan ve güzelliğinden dolayı "Ölüm meleği" diye anılan Nazi kasabı toplama kampları davasında beraber yargılandığı 11 kişiyle 13 Aralık 1945'te asıldı. İngiliz kanununda yargıç kararıyla öldürülen en genç kadındı. Grese'nin ölmeden önce celladına söylediği tek söz ise "Çabuk!" oldu.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Ilse Koch
Doğum: 1906 Ölüm: 1967

Ilse Koch 1937-1941 yılları arasında Buchenwald'ın 1941-1943 yılları arasında da Majdanek toplama kampının amiri olan Karl Koch'un karısıydı. Özellikle dövmeli vücutlara düşkünlüğü ile tanınan Ilse öldürttüğü esirlerin derilerindeki dövmeleri kesip biriktirmesiyle ünlüydü. Kamplarda atıyla dolaşıp canının istediğini kamçıdan geçiriyordu. Mahkumlara karşı sadist davranışları ve acımasızlığı nedeniyle "Buchenwald cadısı" olarak da biliniyordu.

1937'de Buchenwald'da görevli olan kocasının sahip olduğu iktidardan etkilenerek kampın esirlerine işkence etmeye başladı. 1940 yılında bir spor tesisi kurdurdu. Bu tesisin 250 bin marktan fazla tutan masrafının büyük bölümü mahkumların parasından alınmıştı. 1941'de kampta görev yapan az sayıda kadın nöbetçinin şefi oldu. Ilse o kadar ileri gitmişti ki Naziler tarafından bile fark edilip ağır para cezasına çarptırılmıştı. Savaşın bitiminden sonra ise müebbet hapse mahkum edildi. 135 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Koch 1 Eylül 1967'de Aichach kadınlar hapishanesinde kendini astı.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Katherine Knight
Doğum: 1956

Katherine Knight ömür boyu hapis cezasına çarptırılan ilk Avustralyalıydı. Ekim 2001'de ayrılmış olmalarına rağmen boşanma davası devam eden kocası John Charles Thomas Price'ı öldürmekten tutuklandı. Knight bir mezbahada çalışıyordu. Kocası ise sık sık şiddete maruz kalıyordu. Kadın eski kocalarından birinin çenesini kırmış bir başkasının da gözlerinin önünde sekiz haftalık yavru köpeğinin boğazını kesmişti.

29 Şubat 2000 günü Knight ve Price tartışmaya başladılar. Kadın boşanma davasından dolayı çılgına dönmüştü. Kasap bıçağıyla kocasını öldürdü. Otopside adamın vücudunda 37 bıçak izi tespit edildi. Yaraların çoğu çok derindi ve bıçak tüm hayati organlara saplanmıştı. Fakat dehşet daha yeni başlıyordu.

Knight kocasını öldürdükten sonra derisini soymuş ve deriyi oturma odalarındaki kapıya taktığı bir et çengeline asmıştı. Sonra adamın cesedini parçalamış kafasını bir tencereye koyup pişirmeye başlamış ve kalçalarından aldığı eti fırına atmıştı. Yanına da hazırladığı sebzelerle birlikte çocuklarına yedirmeye çalışmıştı. Çocuklar eve gelmeden önce ise polis yetişip kadını tutukladı. Mahkemede kadının ilk vahşet gösterisinin bu olmadığı ortaya çıktı. Knight'ın davası 2006'ya kadar sürdü ve sonunda ölüm cezasına çarptırılarak hapishaneye yollandı.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

[Mary Ann Cotton
Doğum: 1832 Ölüm: 1873

Mary Ann Cotton 20 kadar kişiyi arsenikle zehirleyerek öldürmüş bir İngilizdi. 20 yaşında William Mowbray'le evlendi ve Plymouth'a taşındılar. Beş çocuklu çiftin çocuklarından dördü ateş ve mide ağrısından öldü. William ve Mary Ann bu ölümlerden sonra ülkenin kuzeydoğusuna döndüler ve üç çocuk daha yaptılar. Fakat bu çocuklar da öldü. Koca ise Ocak 1865'te bağırsak rahatsızlığından hayatını kaybetti. Bu noktada Mary Ann hayat sigortasından 35 bin pound aldı. Bu olay daha sonra da sık sık tekrar edecekti.

Yaşayan bir çocuğu ve ikinci kocası George Ward da bağırsak rahatsızlığı geçirip ölmüştü. Bir çocuğu daha ölünce yerel gazeteler bu işin peşine düştüler. Mary Ann'in kuzey İngiltere'nin her yerinde dönem dönem yaşadığını dört kocasının bir sevgilisinin bir arkadaşının annesinin ve on iki çocuğunun öldüğünü ortaya çıkardılar. Bunların hepsi mide ve bağırsak hastalıklarından ölmüştü. Kadın 24 Mart 1873'te asılarak idam edildi. Oldukça titiz bir kadın olduğu bilinen ve tarihe "Kara Dul" lakabıyla geçen Mary Ann Cotton'a celladı acımamış hemen ölmesi için verilmesi gereken damlayı vermemişti. Cotton da bu sebeple ölmeden önce bir hayli acı çekmişti



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Belle Gunness
Doğum: 1859 Ölüm: 1931

Belle Gunness Amerika'nın en azılı kadın seri katillerinden biri. 183 cm boyunda ve 91 kilo ağırlığındaki Gunness iki kocasını ve kendi doğurduğu üç çocuğu öldürdü. Ayrıca kendisiyle evlenmek isteyen erkek arkadaşlarını Myrtle ve Lucy adındaki iki kız kardeşini de katletmişti. Gunness ilk önce evlenmek için koca aradığına dair gazete ilanı veriyordu. Daha sonra fazla şüphe çekmemek için bir süre bekleyen Gunness zamanı geldiğinde koca adayını büyükbaş hayvanlarda kullanılan bir parazit ile zehirleyip gömüyor ve parasına konuyordu.
Son eşini ve çocuklarını öldürdükten sonra çiftlikte çıkan bir yangının ardından yapılan araştırmada üç çocuk bir adam ve kadın olduğu sanılan iki kişinin yanı sıra ahırın altında gömülü olarak 11 erkeğin daha kemikleri bulundu. Kadın olduğu sanılan kişilerin kafaları bulunamamıştı. Katil ise ortadan kaybolmuştu. Gunness'in cinayet işlemesinin esas nedeni para hırsıydı. Raporlara göre 10 yıl içinde 20'den fazla insanı öldürmüştü. Resmi olmayan iddialara göre ise öldürdüğü insan sayısı 100'den fazla. Amerika'nın suç tarihinin unutulmaz figürlerinden biri olan Gunness'e evli kadınları ve çocuklarını öldüren Fransız seri katil Bluebeard'ın lakabından esinlenilerek "Dişi Blubeard" diye de anılıyor.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Beverly Allitt
Doğum: 1968

"Ölüm Meleği" lakaplı Beverly Gail Allitt 1991 yılında pediatri hemşiresi olarak çalıştığı çocuk yurdundaki dört çocuğu öldürüp beşini yaralamaktan tutuklandı. O zamandan beri İngiltere'nin en kötü şöhretli kadın seri katili olarak anılıyor. Kullandığı cinayet yöntemi çocuğa insülin veya potasyum enjekte ederek kalp krizi geçirmesine neden olmaktı. Bu maddeleri bulamadığında da çocuğu boğuyordu. Allitt suçu için mahkemeye çıkmadan önce 58 günlük bir sürede çoğu iki yaşından küçük 13 çocuğa saldırdı ve dördünü öldürmeyi başardı.

Cinayetleri neden işlediği hiçbir zaman tam açıklığa kavuşmadı. Bir teoriye göre Munchausen Proxy Sendromu'ndan mustaripti. Bu tartışmalı kişilik bozukluğunda kişi ilgi çekmek için sorumluluğu ve bakımı kendine ait kişilere fiziksel zarar verme ihtiyacı duyuyordu. Beverly Allitt 2032'ye kadar Rampton Secure Hospital'da tutuklu olarak kalacak. Bu süre içinde toplum için tehlike oluşturacak bir davranışta bulunmazsa 64 yaşında iyi halden serbest bırakılacak.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Kastilya Kraliçesi Isabella
Doğum: 1451 Ölüm: 1504

İspanya kraliçesi I. Isabella Kristof Kolomb'un hamisi olarak da biliniyor. Onun talebi üzerine İspanyol engizisyonunda din temelli temizlik politikası başlatılmıştı. 31 Mart 1492'de Yahudilerin ve Müslümanların sınır dışı edilmesini öngören Elhamra Kararnamesi yürürlüğe girdi. Yaklaşık 200 bin kişi İspanya'dan kovuldu. Kalanlar da din değiştirmeye zorlandı. Fakat büyük bir bölümü Isabella'nın emriyle engizisyon tarafından idam edilmişti.
1974'te Papa VI. Paul I. Isabella'nın kutsanmasını talep etti ve Isabella'nın azize ilan edilmesini sağladı. Terör örgütü El Kaide'nin lideri Usame Bin Ladin ise İspanya'da yapılan bir saldırıdan sonra Kraliçe Isabella'nın İspanya'daki Müslümanları öldürüşünü ve sürgüne göndermesini unutmadıklarını ve bunun intikamını alacaklarını söylemişti. Satrançta vezir olarak bilinen taşın İngilizce adı olan "queen" de Isabella'yı simgeliyordu.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Myra Hindley
Doğum: 1942 Ölüm: 2002

"Çalı katilleri" olarak anılan Myra Hindley ve sevgilisi Ian Brady ‹ngiltere'nin en çok nefret edilen çifti. Myra Hindley normal bir çocukluk geçirmişti ve kendini seven ve üzerine titreyen bir ailesi vardı. 17 yaşında okulu bırakıp dans derslerine başladı.

İşte bu yıllarda içindeki canavar ruhu ortaya çıkaran Ian Brady ile tanıştı ve birlikte yaşamaya başladılar. Ian Myra'yı Hitler tayfasından Rudolf Hess'in anısına "Hessie" diye çağırıyordu. Komşuları çiftin Alman marşlarını ve Hitler'in nutuklarını dinlediğini söylüyordu. Ian ve Myra silah talimi yapıyor birbirlerinin çıplak fotoğraflarını çekiyor ve ufak hırsızlıklar yapıyorlardı. Büyük bir banka soygunu yapma planları zamanla mükemmel bir cinayet işleme arzusuna dönüşmüştü.

İlk kurbanları 1963 yılında öldürdükleri Pauline Reed oldu. Bundan sonra sayısı tam olarak bilinmeyen cinayetleri devam etti. Kurbanlarını genellikle Manchester'daki Saddleworth Moor bölgesindeki çalılıkların bulunduğu alana gömüyorlardı. Myra Hindley bir süre sonra tutuklandı ve valizindeki teyp kayıtları cinayet kanıtı olarak kabul edildi. 10 yaşındaki Lesley Ann Downey'i kaçırıp tecavüz eden sonra -----grafik pozlar vermeye zorlayan ve ardından işkence ederek öldüren cani ikili her şeyi kasede almıştı. Küçük çocuğun çığlıkları ve yakarışları mahkeme üyelerini bile gözyaşına boğmuştu. Fakat ikili konuşmadı ve kurbanlarından birçoğunun cesedi bulunamadı.

1987 yılında Myra kayıp olduğu sanılan 16 yaşındaki Pauline Reed ve 12 yaşındaki Keith Bennett'i de öldürdüklerini itiraf etti ve polislere cesetlerin bulunması için yardım önerdi. Pauline'in vücudundan kalanlar bulundu. Keith Bennett'in cesedi ise kayıptı. 36 yıl cezaevinde yattıktan sonra sonra 2002 yılında 60 yaşındayken ölen Myra Hindley'ın adı İngiltere'de halen nefretle anılıyor. Öyle ki Myra adı 1960'lı yıllardan beri neredeyse hiç kullanılmıyor.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Kraliçe Mary
Doğum: 1516 Ölüm: 1558

VIII. Henry'nin ilk çocuğu Tudor Hanedanı'nın Jane Grey'den sonra ve I. Elizabeth'ten önce gelen hükümdarı olan Mary İngiltere'nin dinini kısa bir süreliğine Roma Katolikliğine geri döndürmesiyle ve idam kararlarıyla hatırlanıyor.

Tarihe "Mary'nin zulmü" olarak geçen dönemde çok sayıda Protestan lider idam edilmişti. Bu nedenle ismi "Bloody Mary" (Kanlı Mary) olarak da biliniyor. Bu dönemde ülkenin ileri gelenlerinden 800 kadar zengin Protestan sürgüne gitmeyi tercih edip ülkeyi terk etmişti. 1553 yılında 37 yaşındayken tahta geçen I. Mary beş yıl hüküm sürdükten sonra 1558 yılında kanserden öldü. Ölümünden sonra tahta geçen I. Elizabeth'le İngiltere yeniden Protestanlığa dönüş yaptı




Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Yeni Zelanda'da yaşamış olan Minnie; yoksul genç kızları çiftliğinde barındırdır. Genelde kurbanlarını hamile genç kızlardan seçen Dean'in en az 3 bebeği öldürdüğü biliniyor



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Eşi Fred West'le 12 genç kadını işkence yaparak öldüren Rosemary, 13 yaşında bir kıza tecavüzden yakalandı. Doymaz bir cinsel iştaha sahip olduğu belirtilen Rosemary West hâlâ hapishanede yaşıyor




Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

11 yaşında zorla evlendirilen Hintli Phoolan Devi, 14 yaşında tüm bir köyün tecavüzüne uğradı. Sevgilisi öldürüldükten sonra kendi çetesini kuran Devi, ‘Haydutlar Kraliçesi' olarak tanınıyor. Kendisine tecavüz eden köye geri dönen Phoolan Devi, emrindeki adamlara köydeki 22 kişiyi öldürttü. 11 yıl hapishane hayatı sırasında cezaevinden milletvekili seçildi. Cezaevinde erkekler koğuşunda kalan Devi bir suikastle öldürüldü.



Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

1972 ve 1985 yılları arasında 8 çocuğu öldürdü. DNA testi sonucu yakalanan Tinning 20 yıl hapishanede kaldıktan sonra şartlısalıverildi.




Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Karla Homolka, eşi ile birlikte kendi kız kardeşi de dahil olmak üzere 4 cinayetten hüküm giydi. İşlediği cinayetleri videoya çeken genç kadın 12 yıl hapiste kaldıktan sonra 2005 yılında serbest bırakıldı.




Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Çin devriminin mimarı Mao Çe-tung'un eşi Jiang Qing, Komünist Parti içinde zeki hamleleri sayesinde kısa süre içinde yükseldi. Quing'in Çin kültür devriminin arkasındaki esas güç olduğu ileri sürüldü. 500 bin insanın ölümünden sorumlu tutulan Quing, 36 milyon kişiye de de işkence yapılmasından sorumlu tutuldu.





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

Romanya'nın komünist lideri Nikolay Çavuşesku'nun eşi Elena Çavuşesku, aynı zamanda Başbakan Yardımcılığı görevini yürüttü. Eşiyle birlikte sayısı 40′ı aşkın evde lüks ve ihtişam içinde yaşadı. Ülkesinde soykırım yapmakla suçlanan Elena Çavuşesku 25 Aralık 1989'da yargılandı ölüm cezasına çarptırıldı ve aynı gün eşi ile birlikte infaz edildi. Kaynakwh webhatti.com: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]






Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

'Katil nine' lakaplı Dorothea Puente, sosyal yardım alan ve arkalarında iz bırakmadan kaybolan yaşlı kiracılara oda kiralamaya başladı. Durumdan şüphelenmesi üzerine başlatılan soruşturmada, evinin bahçesinde kafaları olmayan 7 ceset bulundu. Puente, halen ömür boyu hapis cezasını çekmekte





Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

New Orleans'ta yaşayan LaLaurie, sadist kişiliğiyle tanınıyor. Evinde barındırdığı köleleri sobaya zincirleyen, sakat bırakan Delphine iki kurbanını tıpkı tırtıl gibi dilimlediği ortaya çıktı. 12 kişinin ölümünden sorumlu tutulan LaLaurie asla yakalanamadı. Kaynakwh webhatti.com: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




Bu forumdaki linkleri ve resimleri görebilmek için en az 25 mesajınız olması gerekir.

İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth, köle ticaretine izin veren ilk İngiliz yöneticisi. Binlerce İrlandalı Katoliğin ölümünden sorumlu olan Elizabeth, yaşamı boyunca hiç evlenmedi ve ‘Bakire Kraliçe' olarak tanındı..
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
dünyanın, en, kadınları, tehlikeli

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dünya'nın En Tehlikeli 5 Yürüyüş Parkuru Desmont Fotoğraf Kulübü 2 03 Şubat 2015 23:51
Dünya kadınları şiddete karşı ayaklanıyor Lucifer Haber Arşivi 0 06 Ocak 2013 16:36
Dünya'nın En Tehlikeli Gölleri Afrodit Dünya üzerindeki yerler ve tarihi mekanlar 0 23 Eylül 2012 10:58
Dünya'nın En İlginç ve Tehlikeli Tırtılı Ay Hayvanlar Alemi 0 14 Kasım 2011 16:47
Dünya'nın en kötü kadınları Lady Ah Kadınlar 0 12 Haziran 2010 18:19