IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası

IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası (https://www.ircforumlari.net/)
-   Tarih (https://www.ircforumlari.net/tarih/)
-   -   Fatih'in Darbecilere Verdiği Ceza (https://www.ircforumlari.net/tarih/406040-fatihin-darbecilere-verdigi-ceza.html)

Kalemzede 28 Ağustos 2011 17:22

Fatih'in Darbecilere Verdiği Ceza
 
Osmanlı padişahlarının 3’te biri askerin müdahalesiyle tahtından oldu. İlk isyan Fatih Sultan Mehmed’e karşı Edirne’de yapıldı. İstanbul’un fatihi[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ikinci kez tahta oturduktan sonra kendisine kazan kaldıran Yeniçerilerin ağasını falakaya yatırıp alaşağı etti...

Cumhuriyet döneminde demokrasinin işleyişi sık sık darbelerle kesildi. Aslında bu bizim eski ve olumsuz bir geleneğimiz. Osmanlı döneminde asker değişik sebeplerle birçok defa isyan ederek yönetime müdahale etti. Osmanlı padişahlarının yaklaşık üçte biri askerin müdahalesiyle değiştirildi. İlk isyan Osmanlı tarihinin en büyük ismi Fatih Sultan Mehmed’e karşı Edirne’de meydana gelmişti.

İSYANLAR VE İSTANBUL

İstanbul[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Osmanlı başkenti olmasından sonra büyüklü küçüklü birçok isyana tanık oldu. Bu isyanlar o kadar ileri boyutlara ulaşıyordu ki[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bazen padişahın mutlak vekili olan sadrazamların kelleleri alınırken[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bazen de bizzat padişahlar tahtan zorla indiriliyor ve daha sonra da öldürülüyorlardı. İsyan patlak verdikten sonra önünü almak oldukça güçtü ve isyancılar[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] birkaç istisna hariç genelde istedikleri kişilerin kellelerinin meydanlarda sallandırılmasını sağlıyorlardı.

Bazen saatlerce[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bazen de günler hatta aylarca devam eden isyanlar İstanbul halkına korkulu günler yaşatıyor[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] günlük hayat tamamen felç oluyordu. Özellikle Atmeydanı[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Osmanlı devri isyanları ile âdeta özdeşleşen bir mekân olmuştu.

Hem Bizans[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hem de Osmanlılar döneminde eğlencelerin yapıldığı ve törenlerin düzenlendiği önemli bir yer olan meydan[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kozların paylaşıldığı[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hanedanın meşruiyetinin tartışıldığı[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] idarecilerin icraatlarının yüksek sesle eleştirildiği ve şehrin kapılarının kapatılmasından sonra askerî grupların farklı unsurlarının birbirlerine kılıçlarını çekip[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] silahlarını boşalttığı; karşılık fetvalarının birbirinin hükmünü hükümsüz kıldığı; tüm bunlar bazen bir padişahın tahttan indirilmesine ve hatta öldürülmelerine kadar ileri gider; bazı devlet adamlarının canlarına mâl olurken[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bazıları için ise ikbal kapılarının ardına kadar açıldığı; özetle her şeyin "devletin bekası ve adaletin temini için yapıldığı"[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kozların paylaşıldığı bir mekândı.

BUÇUK TEPE VAK'ASI

Tarih boyunca isyanların hemen hemen tamamı İstanbul’da meydana gelirken ilk isyanın mekânı Edirne olmuştu. İkinci Murad[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] 1444’te Varna Savaşı’nı kazandıktan sonra Manisa’ya çekilmişti. Ancak Veziriazam Çandarlı Halil Paşa[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İkinci Murad’ın tekrar tahta çıkmasını arzulamaktaydı. İkinci Mehmed’i destekleyen Şehabeddin[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Saruca ve Zağanos paşalarla anlaşamıyordu. Çandarlı’nın barışçı siyasetine karşılık[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] diğer vezirler İkinci Mehmed’i fetihlere[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] özellikle de İstanbul’un fethine teşvik ediyorlardı.

İkinci Mehmed’in ilk hükümdarlığı sırasında[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] yeniçeriler paranın değerinin düşürülmesini bahane ederek ayaklanıp[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Şehabeddin Paşa’nın evini yağmaladıktan sonra Edirne’nin doğusunda bir tepeye çekildiler. İsyan[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] yeniçerilerin maaşlarına yarım (buçuk) akçe zam yapılarak yatıştırılabildi. Ayaklanmanın asıl sebebi ise Çandarlı Halil Paşa’nın[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İkinci Murad’ı tekrar tahta geçirmek istemesiydi. Nitekim isyan karşısında genç hükümdarın zor duruma düşmesi üzerine[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İkinci Murad Manisa’dan gelerek[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] yeniden Osmanlı tahtına çıktı ve oğlunu da Manisa’ya vali olarak gönderdi. Yeniçerilerin ilk isyanları olan 1446’daki "Buçuk Tepe Vak’ası" yeniçerilerin daha sonraki tarihlerde sıkça rol oynadıkları hükümdar değişiklikleri yüzünden iktidara müdahale ile ortak olma sürecinin ilk adımıydı.

YENiÇERi KILIÇLARININ ALTINDAN GEÇEN SULTAN

Fatih Sultan Mehmed tahta çıktıktan sonra Karaman seferine çıktı. Osmanlı ordusunu karşısında gören Karamanoğlu aman dileyince Fatih[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Osmanlı topraklarına geri döndü. Genç sultan Bursa’da iken yeniçeriler sefer bahşişi isteriz diye kazan kaldırdılar. Yolun iki tarafında silahlı saf tutan yeniçeriler[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Fatih’e "Padişahımızın ilk seferidir[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kullara ihsan gerek" dediler. Askerin bu davranışından oldukça rahatsız olup[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] incinen Fatih 10 kese akçeyi askere dağıtıp ortalığı sakinleştirdi. Ardından Yeniçeri Ağası Kurtçu Doğan’ı falakaya yatırtıp[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] görevinden azletti. Yerine Mustafa Bey’i yeniçeri ağası yaptı. Yeniçeri subayları da Fatih’in öfkesinden nasiplerini aldılar. Yayabaşlarını çağırıp[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] "Bu edepsizlik sizin aklınızın kusurudur" diyerek onlara yüzer sopa vurdurup[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] görevlerinden azletti. Yeniçerileri kontrol altında tutmak için kendisine bağlı birkaç bin doğancı ve sekbanı aralarına kattı. Fatih’in askerin isyanına verdiği bu tepki ve yeni düzenlemeler yüzünden yeniçeriler onun saltanatı boyunca birçok zorlukla karşılaşmalarına rağmen bir daha seslerini çıkaramadılar.

OSMANLI ORDUSU

Osmanlı Devleti’nin ilk dönemlerinde asker ihtiyacı daha çok uç beylerinden ve halktan gelen gönüllülerden sağlanmaktaydı. Orhan Bey döneminde fetihler artığından düzenli bir orduya ihtiyaç duyuldu ve Türk gençlerinden bir araya getirilen yaya ve müsellem askeri grubu oluşturuldu. Edirne fethedilip[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Rumeli yönünde devlet hızla yayılmaya başlayınca yaya ve müsellemler asker ihtiyacını karşılayamaz oldu. Devlet de giderek merkezi bir yapı kazandığından merkezde daimi olarak bulunarak hükümdarı koruması gereken bir askeri gruba ihtiyaç duyulmaya başlandı.

KAPIKULLARI

Rumeli yönünde fetihlerin artmasıyla elde edilen esirlerin sayısı da hızla artmıştı. Üçüncü Osmanlı padişahı Birinci Murad’ın veziri Çandarlı Kara Halil ile devlet adamlarından Kara Rüstem devletin ihtiyaç duyduğu merkezi orduyu bu esirlerden meydana getirmeyi düşündüler. Kanun gereği esirlerin beşte biri devletin hakkı olduğundan uç beylerine aldıkları esirlerin beşte birinin padişaha gönderilmesi emredildi. Esirler merkeze gönderilmeden önce hizmet edebilecek duruma gelmeleri için Anadolu’daki Türk ailelerine verilerek burada İslamiyet’in esasları ve Türkçe öğretildi.

Burada üç dört yıl gibi bir sürede istenilen kıvama gelen esirler Kapıkulu Ocakları’nın temellerini oluşturdular. 1402’deki Ankara Savaşı mağlubiyetinden sonra fazla seferin olmaması yüzünden ele geçen esirler azaldığı için Türk tarihinde yeni bir uygulama olan "devşirme sistemi" hayata geçirildi. Bu sistemde Osmanlı devleti sınırları içindeki Hristiyan çocuklarının devşirilmesi yoluna gidildi. Bu usül Çelebi Mehmed döneminde (1413-1421) uygulanmaya başlandıysa da kanunlaşıp bir sisteme kavuşması Fatih Sultan Mehmed’in babası İkinci Murad’ın hükümdarlığı döneminde (1421-1451) oldu. Kapıkullarının en çok bilineni piyade olarak savaşan yeniçerilerdir.

Önce Edirne’de daha sonra da İstanbul’da bulunan yeniçeriler Osmanlı tarihin en önde gelen askeri grubu oldular. Kanunî döneminde meydana gelen Şehzâde Bâyezid isyanından sonra İstanbul’un dışındaki şehirlere de asayişi sağlamak için Yeniçeriler yerleştirildi. İlk başta ok ve kılıçla savaşan yeniçeriler[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Fatih döneminden itibaren tüfek kullanmaya başladılar ve ateşli silahlar sayesinde Osmanlı ordusunun en vurucu gücü oldular. Yeniçerilerin yanı sıra Kapıkullarının ismi fazla bilinmeyen ama oldukça etkili olan kısmı ise Kapıkulu süvarileridir. Kapıkulu süvarileri derece ve maaş itibarıyla yeniçerilerden daha üst bir konumdaydılar.

Padişahın en yakınında bulunup[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] onun savaş ve barışta güvenliğini sağlamakla görevli olan süvarilerin nüfuzları da bu nispetle fazlaydı. Süvariler atlı birlikler olduğundan İstanbul içinde atlarına bakmaları çok zordu. Bu yüzden İstanbul’un dışında veya Edirne[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bursa gibi meraların bol olduğu yerlerde yerleşmişlerdi. Ancak Kapıkulu süvarilerilerinin ileri gelenleri[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] padişahın sürekli yanında olması gerekenler ve bekâr olan süvariler İstanbul’da yaşarlardı.

TiMARLI SiPAHiLER

Osmanlı ordusunun en önemli kısmı ise timarlı sipahilerden oluşuyordu. Timar sistemi sayesinde[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] devlet kalabalık bir askerî gücü merkezî hazineye yük olmaksızın finanse edebiliyordu. Timar bir kısım asker ve memurlara[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] icra ettikleri belirli bir vazife ve hizmet karşılığında imparatorluğa ait devlet topraklarından kendi nam ve hesaplarına vergi toplama yetkisinin verilmesiydi. Sayısı 80 bini bulan timarlı sipahiler 16. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı ordusunun en etkili askerî gücüydü. 16. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa’daki askeri sistemler değişti. Bu dönemde atlı askerler yerine tüfekli pi-yade ön plana çıktı.

Osmanlılar[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] 1593-1606 yılları arasında Avusturya ile yaptıkları savaşlarda timarlı sipahilerin silah ve çarpışma şekilleri açısından artık uygun olmadığını fark ettiler. Devrin şartlarına cevap vermeyen timarlı sipahilerin yerlerini tüfekli askerler aldı. Yeniçeri sayısı arttı. Kanunî döneminde 24 bin olan Kapıkulu askeri sayısı 17. yüzyılın başlarında 40 bine ulaştı. Aynı dönemde timarlı sipahi sayısı ise 80 binden 20 bine düştü. Kapıkulu sayısını artırmanın yanı sıra sarucasekban adı altında Anadolu’dan ücretli tüfekli asker toplandı. Eyalet valileri savaşlara paralı askerlerle gelmeye başladılar.

Erhan Afyoncu

(Bu yazı dizisi Uğur Demir ve Ahmet Önal ile birlikte hazırladığımız ve 2010 başlarında Yeditepe yayınları arasında piyasaya çıkacak "Osmanlı İmparatorluğu’nda Askeri İsyanlar ve Darbeler" isimli kitabımıza dayanmaktadır.)


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:22.

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO
Copyright ©2004 - 2025 IRCForumlari.Net Sparhawk