IRCForumları - IRC ve mIRC Kullanıcılarının Buluşma Noktası
  kral sohbet




Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 29 Mart 2009, 02:51   #1
Çevrimdışı
Gelecekteki kültürümüz


sohbet


GELECEKTEKİ KÜLTÜRÜMÜZ

Evet gelecekteki kültürümüz ne olacak? Bugün çevremize baktığımızda, durum pek parlak gürünmüyor. Örneğin, kültürün her yerde ve her zaman en canlı alanlarından biri olan müzik: bir yanda, “süpürgesi yoncadan”ı beş ayrı sesten haykırdığında ileri bir iş yaptığına inanan“seçkinci” anlayış, bir yanda estetiğin her türlü ilkesi üstünde tepinen Arabeskçi “popüler” çizgi. Yeni oluşumun temsilcisi Kibariye, Doğulu mudur, Batılı mı? Bach’a mı yakındır, yoksa III. Selim’e mi?

Gelecek kültürümüzün ne olacağı sorusuna şöyle veya böyle bir cevap vermeye çalışmadan önce bu cevabın hangi alanda verilebileceğini araştıralım. Fabrikada mal üretir gibi, kültür üretilebilir mi? Yani kültür’ün belirli, önceden saptanmış bir yapımcısı yapım tezgahı ve alıcısı var mıdır?

Sanırım geçmişin büyük yanlışı, bu’ sorulara olumlu cevap vermek olmuştu. Yani bugün ortada bir Kibariye olgusü varsa, bunun asıl sorumlusu beş sesli “süpürgesi (Buna karşıt, olumlu örnek de, ünlü Bakanlık klasikleri). Kültür,’ toplumsal olayların en demokratik olanıdır, en kitlesel olanıdır. Tornadan kültür çıkarıp halka dağıtamazsınız Dağıtsanız da, mutlaka zamanla başka bir alternatif çıkacak, herkes ona :koşacak, sizin malınız da e elinizde kalacaktır. Özetle, gelecek kültürün ne olacağı sorusuna ana cevabı verecek olan, kitledir.

Ne var ki bu öncülden kalkıp bir kitle dalkavukluğuna gitmek gerekmez, gidilmesi yanlış olur. Bugünün toplumsal yapısı ve işleyişinde,bilgi ‘uzmanlaşması gibi olaylar kaçınılmaz olduğuna göre, kültürel üretici ile tüketici arasında belli mesafeler var. Bu mesafenin kapanması, kitlenin beklentilerinin doğru saptanmasıyla mümkündür. Bu tür bir saptama ise, her şeyden önce, sezisel ve duygusal yakınlığın kurulmasıyla yaşanan hayat temelinde canlı bir ilişki kurulmasıyla gerçekleşebilir. Bu nedenle ben , her zaman estetik veya kültürel düzeyi evrensel sayılan birtakım ölçütlere göre ne kadar düşük görülürse görülsün, halkın tuttuğuna dikkat etmek gereğini savundum. Ama günümüzün kitle iletişimi teknolojisinde bu dikkatin karşıt biçimler alabildiğini de biliyoruz. Açık söylemek gerekirse, aynı öğeden satış yapmak için yararlanmak da mümkün, bir gerçekliği anlaşılır kılmak için de.

Yaşadığımız çok özel tarihten sonra, bugünkü yapımızın geleneksel saydığımız öğelerini de, Batı’dan gelmiş öğeleri de yok sayamayız. Daha önce söylediğim gibi, her toplumsal- tarihi olgu insanların onun üzerindeki eylemi ve işlemesiyle yeniden anlam kazanabilir. Örneğin Batılılaşmanın temeli olan kapitalistleşme Türkiyenin geleneksel cemaat yapısını parçalarken, oldukça sağlıksız sayılabilecek bir ‘bireyleşme’sürecine de hız verdi, Son dönemde “köşeyi dönme” deyimiyle en iyi özetini bulan bu eğilimin sayısız sakıncaları üstünde durmaya bile gerek yok.. Ama bu bile, mutlak bir olumsuzluk mudur?

Bize göre daha az kapitalistleşmiş, dolayısıyla daha az bireycileşmiş toplumlarda gördüğümüz “lider kültleri” ne baktığımızda , bizdeki bu olumsuz “uyanıklaşma” nın bile yararlı bir panzehir olabileceğini düşünüyorum. Bu bencil ve talancı bireyselliğin yol açacağı pek çok toplumsal sorun olmakla birlikte, birey olarak kendine saygı duyan ve saygı bekleyen insanlardan oluşmamış bir ‘toplumda demokrasi kurulmasını beklemek , büsbütün imkansız (bizdeki bireyciliğin böyle bir saygı kavramını şimdiden yaratmış olduğunu iddia etmiyorum elbette ama hiç değilse ilk adımı atılmış oluyor.)


Alıntı.
GELECEKTEKİ KÜLTÜRÜMÜZ

Evet gelecekteki kültürümüz ne olacak? Bugün çevremize baktığımızda, durum pek parlak gürünmüyor. Örneğin, kültürün her yerde ve her zaman en canlı alanlarından biri olan müzik: bir yanda, “süpürgesi yoncadan”ı beş ayrı sesten haykırdığında ileri bir iş yaptığına inanan“seçkinci” anlayış, bir yanda estetiğin her türlü ilkesi üstünde tepinen Arabeskçi “popüler” çizgi. Yeni oluşumun temsilcisi Kibariye, Doğulu mudur, Batılı mı? Bach’a mı yakındır, yoksa III. Selim’e mi?

Gelecek kültürümüzün ne olacağı sorusuna şöyle veya böyle bir cevap vermeye çalışmadan önce bu cevabın hangi alanda verilebileceğini araştıralım. Fabrikada mal üretir gibi, kültür üretilebilir mi? Yani kültür’ün belirli, önceden saptanmış bir yapımcısı yapım tezgahı ve alıcısı var mıdır?

Sanırım geçmişin büyük yanlışı, bu’ sorulara olumlu cevap vermek olmuştu. Yani bugün ortada bir Kibariye olgusü varsa, bunun asıl sorumlusu beş sesli “süpürgesi (Buna karşıt, olumlu örnek de, ünlü Bakanlık klasikleri). Kültür,’ toplumsal olayların en demokratik olanıdır, en kitlesel olanıdır. Tornadan kültür çıkarıp halka dağıtamazsınız Dağıtsanız da, mutlaka zamanla başka bir alternatif çıkacak, herkes ona :koşacak, sizin malınız da e elinizde kalacaktır. Özetle, gelecek kültürün ne olacağı sorusuna ana cevabı verecek olan, kitledir.

Ne var ki bu öncülden kalkıp bir kitle dalkavukluğuna gitmek gerekmez, gidilmesi yanlış olur. Bugünün toplumsal yapısı ve işleyişinde,bilgi ‘uzmanlaşması gibi olaylar kaçınılmaz olduğuna göre, kültürel üretici ile tüketici arasında belli mesafeler var. Bu mesafenin kapanması, kitlenin beklentilerinin doğru saptanmasıyla mümkündür. Bu tür bir saptama ise, her şeyden önce, sezisel ve duygusal yakınlığın kurulmasıyla yaşanan hayat temelinde canlı bir ilişki kurulmasıyla gerçekleşebilir. Bu nedenle ben , her zaman estetik veya kültürel düzeyi evrensel sayılan birtakım ölçütlere göre ne kadar düşük görülürse görülsün, halkın tuttuğuna dikkat etmek gereğini savundum. Ama günümüzün kitle iletişimi teknolojisinde bu dikkatin karşıt biçimler alabildiğini de biliyoruz. Açık söylemek gerekirse, aynı öğeden satış yapmak için yararlanmak da mümkün, bir gerçekliği anlaşılır kılmak için de.

Yaşadığımız çok özel tarihten sonra, bugünkü yapımızın geleneksel saydığımız öğelerini de, Batı’dan gelmiş öğeleri de yok sayamayız. Daha önce söylediğim gibi, her toplumsal- tarihi olgu insanların onun üzerindeki eylemi ve işlemesiyle yeniden anlam kazanabilir. Örneğin Batılılaşmanın temeli olan kapitalistleşme Türkiyenin geleneksel cemaat yapısını parçalarken, oldukça sağlıksız sayılabilecek bir ‘bireyleşme’sürecine de hız verdi, Son dönemde “köşeyi dönme” deyimiyle en iyi özetini bulan bu eğilimin sayısız sakıncaları üstünde durmaya bile gerek yok.. Ama bu bile, mutlak bir olumsuzluk mudur?

Bize göre daha az kapitalistleşmiş, dolayısıyla daha az bireycileşmiş toplumlarda gördüğümüz “lider kültleri” ne baktığımızda , bizdeki bu olumsuz “uyanıklaşma” nın bile yararlı bir panzehir olabileceğini düşünüyorum. Bu bencil ve talancı bireyselliğin yol açacağı pek çok toplumsal sorun olmakla birlikte, birey olarak kendine saygı duyan ve saygı bekleyen insanlardan oluşmamış bir ‘toplumda demokrasi kurulmasını beklemek , büsbütün imkansız (bizdeki bireyciliğin böyle bir saygı kavramını şimdiden yaratmış olduğunu iddia etmiyorum elbette ama hiç değilse ilk adımı atılmış oluyor.)


Alıntı.
  Alıntı ile Cevapla

IRCForumlari.NET Reklamlar
radyo44.com.tr
Cevapla

Etiketler
gelecekteki, kulturumuz, kültürümüz

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kültürümüz Örf ve Adetten mi İbarettir Sadece.(Analiz) Right Genel Paylaşım 0 02 Nisan 2012 16:52
Gelecekteki Arabamız.. Düş Otomobil Haberleri 4 03 Şubat 2012 12:34
Gelecekteki Bebeğini Gör Afrodit Aile Evlilik ve Çocuklar 28 03 Ekim 2011 23:20