26 Nisan 2010, 09:09
|
#1 |
| Çevrimdışı
Kullanıcıların profil bilgileri misafirlere kapatılmıştır.
| MONAROZA ve HİKAYESİ
Mona Roza siyah güller, ak güller Geyve'nin güleri ve beyaz yatak
kanadı kırık kuş merhamet ister
Aa! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza siyah güller, ak güller
Ulur aya karşi kirli çakallar
Ürkek tavşanlar bakar da a
Mona Roza, bugün bende bir hal var
YaĞmur iĞri iĞri düşer topraĞa
Ulur aya karşı kirli çakallar
Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yeteçek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek..
Zeytin aĞaçları, söĞüt gölgesi
bende çıkar güneş aydınlıĞına
Bir nişan yüzüĞü, bir kapı sesi
Seni hatırlatır her zaman bana
Zeytin zetin aĞaçları, söĞüt gölgesi
Zambaklar en ısısız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun altında bekleyen rüzgar
ışıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ısız yerlerde açar
Ellerin ellerin ve parmaklarin
Bir nar çiçeĞi eziyor gibi
Ellerinden belli olur bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmaklarin
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat onikidir söndü lambalar
Uykunda turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf gö e bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Akşamlar gelir incir kuşlar
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kiminin sarı
Ah! biri huridir bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları
Ki ben Mona Roza bulurum seni
Incir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki ben Mona Roza bulurum seni
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden tütküler
Benim aşkım uymaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı
Bir soguk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı her tarafımı
Artık inan bana muhacir kızı
YaĞmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyveler sabırla olgunlaşırmış
Birgün ta gözlerimin içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Ya murdan sonra büyürmüş başak
Altın bilezikler o, kokulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki can verir gülümsesen
Bir tüy ki kapalı geceye gün
Altın bilezikler o, kokulu ten
Mona Roza siyah güller, ak güller
Geyve'nin güleri ve beyaz yatak
kanadı kırık kuş merhamet ister
Aa! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza siyah güller, ak güller SEZAİ KARAKOÇ Monaroza Sezai Karakoç'un Şiiridir... Monaroza Sezai Karakoç'un İstanbulda Ünüversitede Okurken Aynı Sınıfta Sevdiği bir kız varmış... Kızın adı MUAZZEZ AKKAYA...Ama Utancından Bir Türlü Açılamamış... Kızda Bunu Seviyomuş Ama Oda Sezai Abinin Ona Teklif Sunmasını bekliyomuş... Bir Sene Bu sessizlik İçinde Geçmiş.. İkinci sende Aynı Şekilde... Kız Dayanamamış ve 3. Sene Köyünden Bi delikanlıyla Evlenmiş.. Tabi Bu sırada Okula devam ediyomuş.. Dördüncü Sene Bi Çocuğu Olmuş... Velhasıl Sezai Abi Yanıp Tutuşuyor.. Fakat Kız Evli.. Ne Yapsın.. Sezai Abide oturmuş MONAROZA Şiirini Yazmış.. Monaroza şiirinin her kıtasının İlk Harflerine Dikkat ederseniz MUAZZEZ AKKAYAM yazar... Muazzez Akkaya Üniversitede parçıldığı ama Açılamadığı o güzel Yüzlü kızdı... Son Sınıftalar ya mezuniyet Törenini Yapacakları Sırada Sezai abiye Bi teklif Sunarlar.. Senin Sesin Güzeldir İyide Şiir Okursun Bi şiir Okuda Sevinelim demişler.. oda Kıramamış.. Çıkmış Pist.. ezberinde Olan MONAROZA'yı Okumuş.. Tabi Mecliste Bulunan MUAZZEZ AKKAYA şiirin kendisine Yazıldığını anlamış... Olayın en çarpıcı Yeride Bundan sonra geçekleşmekde... Neyse Mezuniyet Töreni Bitmiş.. MUAZZEZ AKKAYA Eve Gitiğinde Kendini 3. Kattan Aşağı atarak İntahar etmiş... Olay Budur Ve Hepsi gerçek gibi gerçektir... |
|
| |