| Namaz ile zekât ikiz kardeş
"Namaz kılınız ve zekât veriniz" emri Kur'ân-ı Kerîm'de ve hadîs-i şeriflerde hep yan yana zikredilmiştir.
Peygamber Efendimiz Sahâbîlerinden bazı önemli konularda söz alırdı. Buna Mat denirdi.
Bazı Sahâbîlerden "namaz kılmak, zekât vermek ve gönlünde Müslümanlara kin ve kötülük beslememek" üzere söz almıştı.6
Müslüman olmayanları dine davet edecek kimselere de, bu sırayı gözetmelerini emrederdi.
Muâz ibni Cebel'i Yemen'e vali ve zekât memuru olarak gönderirken, ona şunları söylemiştir:
- İnsanları önce Allah'a ve Peygambere iman etmeye davet edeceksin;
- bunu kabul ederlerse onlardan günde beş vakit namaz kılmalarını isteyeceksin;
- onu da benimsemeleri halinde zenginlerden alınıp fakirlere dağıtılmak üzere zekât vermeleri gerektiğini hatırlatacaksın.7
Demek ki, Müslüman olduğunu söyleyen kimsenin namaz kılması, varlıklı ise zekât vermesi gerekir. Çünkü namaz kılmak bedenin borcu, zekât vermek malın borcudur. Malı olan mutlaka zekâtını verecektir. |